| | LCD monitörlerin fiyatlarının ucuzlaması, fiyatlarından dolayı düşünmeyenleri LCD monitör almayı düşündürür hale geldi. LCD monitör çoğu kullanıcı için yeni bir teknoloji olduğu için, neyin ne olduğunu tam olarak bilemeyebiliyor.
Sizlere, LCD monitör alırken dikkat etmeniz gereken önemli iki konu hakkında bahsetmek istiyoruz: LCD panellerin kalitesi ve ölü pikseller.
LCD monitörleri mükemmel bir şekilde sıfır hata ile üretilmiyor. Üretilirken bir takım ufak hatalarla birlikte gelebiliyorlar ve hatalar büyük olmadığı sürece bu monitörler piyasaya veriliyor. LCD monitörlernin görüntüsü oluşturan milyonlarca transitörden bir tanesinin bozuk olması, "ölü piksel" olarak tabir ettiğimiz, sürekli karanlık veya sürekli beyaz duran piksel(ler)i oluşturabiliyor. Bu ölü piksellerin sayısı fazla olursa, rahatsız edici olur.
Her firma, high-end ve pahalı ürünleri haricindeki ürünlerini ciddi anlamda teste sokmaz ve piyasaya monitörün belirli noktalarında ölü pikseli olan ürünleri de verebilirler. Belirli sayıdan sonraki ölü piksele sahip olan monitörler garanti kapsamına alınıyor fakat, bu garanti sistemi üreticiden üreticiye değişiyor. Genel olarak izlenen politika, ölü piksellerin monitörün neresinde, kaç mm^2 alan içerisinde olduğu ve aydınlık/karanlık ölü piksel olup olmamasına göre değişiyor.
Monitörler genel olarak, şekilde gördüğünüz gibi bölümlere ayrılarak değerlendiriliyor. CTX'in izlediği politika hakkında bilgi verirsek, sanırım bir fikriniz olabilir.
- A noktasında, yani monitörün ortasında bir tane bile aydınlık ölü piksel varsa monitör değişiyor. Ancak bu bölgede en fazla iki tane karanlık nokta varsa bu normal kabul ediliyor. Yani monitör değiştirilmiyor.
- 15'' ve 17'' LCD'lerde B bölgelerinde eğer 3 aydınlık nokta varsa monitör değiştirilmiyor. Ama örneğin 3 aydınlık nokta varsa ve 3 de karanlık nokta varsa, değiştiriliyor. Çünkü sınır 5.
- Eğer iki ölü piksel arasında 10mm'den az bir mesafe varsa monitör değişiyor.
- 18'' LCD'lerde ise 5 aydınlık nokta normal. Ancak karanlık ve aydınlık ölü noktalar 8'den fazla ise monitör değiştiriliyor. 10mm kuralı burada da geçerli.
Bazı yerler fark alıp size ölü piksel garantili monitör satabiliyor. Yani önceden kontrol ediliyor monitör.
Her ihtimale karşı, alacağınız LCD monitörde ölü piksel(ler)le karşılaşmak istemiyorsanız, monitörü almadan önce çalışır vaziyette detaylı ve dikkatli bir şekilde incelemenizi öneriyoruz.
Bir diğer önemli konu ise, alacağınız LCD monitörün görüntü kalitesi. Mesela, 15" olarak üretilen LCD panellerin hepsinni görüntü kalitesi %100 aynı olmuyor. LCD monitörlerin görüntü kalitesi A+, A, B ve C gibi sınıflandırılıyor. Pahalı, profesyonel ve yüksek fiyatlı ürünlerin hepsi özenle seçilmiş olduğu için A+ sınıfında, yani en iyi kaliteye sahip sınıfta oluyor. LCD monitörler üretilirken, ürünlerin sınıflara dağılma oranı vardır. Örneğin, 15" LCD üretilen bir üretim bandında, %82 A sınıfı, %10 A+, %6 B sınıfı, %2 C sınıfı olma ihtimali var. Bu rakamlar değişebilir. Yani alacağınız LCD monitör, A+ sınıfından da olabilir, C sınıfından da. C sınıfında olan monitörler kendini hemen belli ediyor; görüntüler çok kötü oluyor. A+ ve A arasında farkedilebilir bir fark yok. B sınıfı ile A sınıfı arasındaki farkı anlamak için LCD monitörlere çok vakıf olmak gerekiyor. Ama C sınıfı olursa, bunu rahatlıkla anlayabilmek mümkün.
Alacağınız LCD monitörden hoşnut kalmak istiyorsanız mutlaka görerek, mümkünse aynı modelde iki monitöre bakıp karşılaştırmanızı önereceğiz. LCD monitörlere az para verilmiyor; nereden baksanız en az 400$ gidiyor. Bu kadar para verip almışken, en düzgününü almalısınız.
Bir PC Ortalama Ne Kadar Güç Çekiyor?
Son zamanlarda Forum'larımızda çok sık bir şekilde dile getirilen ve maillerinizde çok sık sorduğunuz bir soru var: "Bir PC ortalama olarak ne kadar güç çekiyor?" İşin bilincinden olan kullanıcılar için bu sorunun cevabı oldukça önemli. Parçalarınız ortalama olarak ne kadar fazla güç çekiyorsa, o gücü gerçekten sağlayabilecek kasa güç kaynağı almak istiyor. Düzgün çalışma ortamı ve ileride yapacağınız donanımsal terfiler için alacağınız güç kaynağının sunduğu çıkış gücü önemli olabilir.
Forum'larda gördüğümüz kadarıyla, okuyucularımızın tercih ettiği veya bizim sizlere önerdiğimiz sistemler için genelde gerçek 300W'lık güç kaynakları yeterli olabiliyorken, çok etli butlu sistemlerde alacağınız güç kaynağının sizler için yeterli güç sağlayamayabilir.
Sisteminizde kullandığınız parçaların ne kadar güç çektiğini tam olarak hesaplayabilmek için ilk dikkat etmeniz gereken nokta, hangi parçanın hangi kanalı kullandığını bilmeniz. Zira, bazı üst düzey güç kaynakları haricindeki güç kaynakları genellikle +5V ve +3.3V kanalları devre paylaşımı ile çalıştığından +5V ve 3.3V kanalından verilen güç, bir diğer ifade ile "Combined Power", ortak kullanılır.
Bilgi olması açısından, sistemlerimizde kullandığımız parçaların hangi kanalı kullandıklarına bir tabloda bakalım:
Kanal
Anakart +3.3V, +5V, +12V
İşlemci +12V
Ekran Kartı +5V
Bellek +5V
Veri Depolama Aygıtları (HDD, CD-RW vs.) +5V, +12V
İşlemci fanı +12V
USB Aygıtı +5V
//DerLeme//ALıntı//ventuRe// | |