ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Türkiye Hakkında - Genel - Parti olaylarına pek girmeden Türkiye yararına yazılar yazınız. Siyaset kesinlikle yasaktır!

Cevapla
Alt 12-05-2006, 19:28   #1 (permalink)
magnus82
Yeni 2de1'ci
 
magnus82 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 28.04.2006
Mesajlar: 26
İtibar Gücü: 0


öcalan zirvesinin perde arkası

Öcalan zirvesinin perde arkası

Koalisyon hükümeti, Abdullah Öcalan’ın idamını saatler süren tarihî zirvenin ardından ertelemişti. Aksiyon, zirvenin kodlarını deşifre ediyor.

--------------------------------------------------------------------------------

PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın Kenya’’dan getirilmesi, sanıldığının aksine Türkiye’yi rahatlatmadı. Başka yönlerden ‘sıkıntıları’ beraberinde getirdi. ‘Türkiye’nin huzuru, Güneydoğu meselesinin çözümü’ neredeyse Öcalan’a endekslendi. Doğrusu, siyaseti de etkiliyor ‘İmralı sendromu’. CHP lideri Deniz Baykal’ın Terörle Mücadele Kanun Tasarısı’na (TMKT) kim tarafından eklendiği hâlâ açıklığa kavuşturulamayan maddeye dayanarak ‘Apo salıverilecek’ iddiasını ortaya atmasının ardından kopan fırtına, bu sendromun eseriydi. 20 yıllık baş ağrısı, ‘siyasi koza’ dönüşmüştü.

Aslında, bugün AK Parti’yi köşeye sıkıştırmak için kullanılan ‘İmralı’, daha önce MHP’nin canını yakmıştı. “Apo asılacak” söylemi, bu partinin en iddialı vaadiydi. Ancak, şartlar farklı gelişecek; ülkücüler, 1999’da hükümet olunca idam dosyasının Başbakanlık’ta bekletilmesine razı olacaktı. Her ne kadar, MHP eleştiri oklarından kurtulamamıştı ama ‘infazın ertelenmesi’ asker ve Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) doğrudan dâhil olmadığı bir devlet kararıydı. Dönemin başbakan yardımcısı Hüsamettin Özkan da, “Devlet Bahçeli’yi Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) raporları sayesinde ikna ettik.” diyecekti.

Yıllar sonra gelen bu açıklama, ‘Abdullah Öcalan’ın idam cezasının infazının askıya alınmasıyla’ sonuçlanan 2000’deki tarihî zirveyle ilgili önemli bir ayrıntıydı. Peki, zihinlerdeki tazeliğini kaybetmeyen o zirvede gerçekte ne olmuştu? MİT’in uyarıları neydi ve Bahçeli’nin önüne somut bir rapor konulmuş muydu? İşte, Aksiyon, benzeri sorulara cevap aradı, zirveye katılan isimlere ulaştı. Onların anlattıklarından, kısa ama gelişmelerin perde arkasına ışık tutacak, hem de bugün yaşananları daha anlaşılır kılacak bir tutanak çıktı ortaya.

DONDURAN OCAK

Tarih, 12 Ocak 2000... Yer, Başbakanlık Binası’nın (eski) ikinci katı... Koalisyon partilerinin liderleri ve ilgili bakanlar, ülkenin geleceğiyle ilgili bir karara imza atmak için bir aradalar... Genişçe masanın etrafındakiler, ellerinde dosyalar müzakereye hazır. Hepsi de tanıdık: DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit (Başbakan), MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli (Başbakan Yardımcısı), ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, Cumhur Ersümer (Başbakan Yardımcısı-ANAP), Hüsamettin Özkan (Başbakan Yardımcısı-DSP), Dışişleri Bakanı İsmail Cem (DSP), Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk (DSP), Sanayi ve Ticaret Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu (MHP) ve Devlet Bakanı Mehmet Ali İrtemçelik (ANAP)...

Konu hassastı, hukuki ve siyasi sonuçları olacaktı. Zirvenin, ‘bıçak sırtında seyretmesi’ de kaçınılmazdı. Nitekim öyle oldu. İlk sözü, Başbakan Bülent Ecevit aldı. Uzun bir sunuş yaptı. İdam dosyasının neden Başbakanlık’ta bekletilmesi yani infazın ertelenmesi gerektiğini anlattı. Gerekçelerini, ‘devletin hassas kurumlarının’ kendisine sunduğu çalışmalara dayanarak sıraladı. Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan rapora değindi önce. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AHİM) 30 Kasım 1999 tarihli ve Öcalan’ın başvurusunun incelenmesi tamamlanıncaya kadar infaz sürecinin işletilmemesini talep eden ihtiyati tedbir kararı ile ilgiliydi rapor, bu karara uyulmasının zorunlu olduğu ana fikrini içeriyordu. Gerisini, tanıkların anlattıklarına bırakalım:

Bülent Ecevit: Bu noktaya kadar, hep uyumlu çalıştık. Birlikte, uyum içinde kararlar aldık. Problem yaşamadık. Uyumu burada da gösterelim. Dosyanın, AİHM karar verinceye kadar Başbakanlık’ta bekletilmesi doğru olur.

İsmail Cem: Türkiye’nin altına imza attığı uluslararası sözleşmelere uyması, verdiği sözleri yerine getirmesi bunu gerektiriyor.

Hüsamettin Özkan: Dosya TBMM’ye gönderilirse, şu prosedür işleyecek. Dosyayı önce, Adalet ve Anayasa karma komisyonu görüşecek. Sonra genel kurulda oylama yapılacak.

Mehmet Ali İrtemçelik: İdam kararı için yürütmeyi durdurma kararının muhatabı hükümettir. Dosyanın buna rağmen TBMM’ye havale edilmesi, devletin taahhüdünü yerine getirmemesi sayılır. AB süreci sıkıntıya girer. AİHM kararını bekleyelim. Dosyayı da şartlı bekletelim. İdamın kaldırılması gibi eş zamanlı diğer tedbirlerle değerlendirelim.

İsmail Cem: Bu konuda, devlet politikası olmalı. İdama dış dünya nasıl bakar? Anlatamayız. İyi düşünmeliyiz. AB üyeliğimiz zora girer. Dışlanma sürecine gireriz. İzole oluruz. Kenarda, köşede bırakılırız. AİHM’den çıkacak neticeye kadar dondurulsun. İnfaz edilmemesi için her tedbirin alınması lazım.

BAHÇELİ: ADAM ASMA MERAKLISI DEĞİLİZ

Hikmet Sami Türk: Hukuki yönden bakılsın olaya. Bu da dosyanın Başbakanlık’ta bekletilmesini gerektiriyor. AİHM’nin kararı bu yönde.

Mesut Yılmaz: Hükümet başarılı gidiyor. Konunun iki boyutu var. Hukuki yönü bizim işimiz. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde taahhütlerimiz var. AİHM’nin ihtiyati tedbir kararına uymalıyız. Dosya, burada beklesin. Siyasi boyutunda ise mevki biz olmayalım. MGK kararı gibi çıksın. Başka bir gündemle bu konuyu müzakere edelim. MGK, infazla ilgili hiçbir görüşme ve değerlendirme yapmadı. Bu eksiklik.

Devlet Bahçeli: AİHM’nin ara kararı çok boyutlu olarak ele alınmalı. Verilecek cevap üzerinde çalışılmalı. İç hukuk açısından, Anayasa’nın 87. maddesi açık. Dosya Başbakanlık’ta tutulamaz. Yargı kararlarının geciktirilemeyeceği ilkesi ortada. Bu bekletme, Anayasa ihlali anlamına da gelebilir. Konu, Başbakanlığa inisiyatif bırakmıyor. Başbakanlık, sevk makamıdır. O zaman diğer idam dosyaları neden sevk edildi. Biz adam asma meraklısı değiliz. Ama bir yargı kararı var ve bu hukuki karara uymak zorundayız. Hukuki süreci başlatmak durumundayız.

Ecevit: İç ve dış konular birbirine girmiş. Ulusal hukuk ile uluslararası hukuk iç içe girmiş. Ulusalar arası hukuku göz ardı edemeyiz. Bekletelim başbakanlıkta. Hem ben, insan olarak, ilkesel olarak idam cezasına karşıyım.

İsmail Cem: İdamın kaldırılacağına dair sözleşmeyi imzaladık.

Devlet Bahçeli: “Bu devlet Apo’yu asamaz” anlayış oluşmamalı. Meclis’e gönderelim. Diğer idam dosyalarına ne prosedür uyguluyorsa, buna da öyle baksın. 52 dosya, olur 53. Sevk edip, ne karar verirse versin Meclis kararına saygı duyalım. Terör suçları hariç, idamın kaldırılmasına da o zaman bakarız. Dosyanın gönderilmesi ile idamın kaldırılmasını eş zamanlı yapalım. İdam yaftası da, bu adamın üzerinde kalsın.

Ecevit: Meclis’e gönderdiğimizde, ya diğer dosyalar arasından o dosya çekilip ele alınırsa? Ne olur o zaman?

ECEVİT’TEKİ MİT DUYUMLARI

(Başbakan Bülent Ecevit, söz alarak Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) raporunu gündeme getiriyor ve raporda şu görüşlerin yer aldığını aktarıyor: “PKK’nın yapacağı 7. Kongresi’nin kararları beklensin ve stratejisini görelim. Öcalan’ın siyasi olarak nasıl kullanılacağı üzerinde durulmalı. İdam süreci uzatılırken, koz olarak kullanılıp kullanılamayacağı düşünülmeli. Tunceli’de meydana gelen son hadiselerde, PKK’nın bir grubu Öcalan’ı dinlememiştir. Örgüt içinde farklı görüşler ve fraksiyonlar mevcuttur. Bunlar, süreci kullanma amacında.)

Bülent Ecevit (Devamla): MİT’in duyumlarına göre, infazın gerçekleşmesi durumunda PKK’nın eylemleri artacak. Sıkıntılı bir süreç başlayacak. Ülkeyi kan gölüne döndürmeye hazırlanıyorlar. Yine, MHP teşkilatları ve mensuplarına saldırı olacağı duyumları var. MHP’li bakanlara ve milletvekillerine suikastlar olabilirmiş. MİT, bana böyle bir şey söyledi.

BAHÇELİ: BİR ÜLKEYE SÖZ MÜ VAR?

Devlet Bahçeli: Hukuki süreci başlatmak durumundayız. Ardından, yeni bir hamle ve eylem yapmalıyız. MİT’in kullanma meselesine gelince, ona da dosyayı Meclis’e sevk ettikten sonra bakarız. Şartı biz koşalım. Türkiye olarak şart koşacak yerde şart koşulacak olmayalım. Rapordan, duyumlardan bahsediliyor. Rapor dediğiniz ne? Bir rapor mu var? Bu raporları verenler, raporunun arkasında dursun. Öyle duyumlara sahipsen, tedbir alacaksın. Eğer, tehditler varsa, devlet bunları engellemek içindir. Duyumlar karşısında bir şey yapılmaması acziyet değil mi?

(MHP lideri Devlet Bahçeli bir ara Başbakan Bülent Ecevit’e dönerek, “Devlet olarak, başka bir ülkeye bu kişiyle ilgili taahhüdümüz var mı?” diye sordu. Ecevit, bu soruya cevap vermedi.)

Bahçeli (Devamla): Dosya, TBMM’ye gönderilmezse, MHP olarak hükümetten çekilelim. Koltuk sevdalısı değiliz. Söz verdik, kararlıyız. Bekletilmesinde ısrar edilirse hükümetten çekiliriz. Siz devam edersiniz. Daha önce de kendi aranızda hükümet oldunuz. İdam konusunda da uyumlusunuz. Biz dışardan destek verir, Türkiye’yi hükümetsiz bırakmayız. Buyurun, biz yokuz.

Bahçeli, ani bir hareketle önündeki dosyaları aldı, şaşkın bakışlar arasında toplantı odasını terk etti. Herkes, şaşkındı. Koalisyonun bitmesi an meselesiydi. Hüsamettin Özkan, “Makamınıza alayım efendim.” diyerek Ecevit’i dışarı çıkarttı. Şaşkınlık henüz geçmemişti ki, Bahçeli, Mesut Yılmaz’ı odasına davet etti. İki lider, burada baş başa uzun bir görüşme yaptı. Bahçeli yumuşadı. O günü yaşayanlara göre, Yılmaz, Bahçeli’ye istihbarat raporlarına itibar etmesi gerektiğini anlattı. Ardından da, ortağına şu sözü verdi: “Erteleme sürecinde, PKK eylemleri sürerse dosyanın Meclis’e gönderilmesi konusunda sizinle aynı yönde oy kullanacağım.”

Bu sözlü garanti Bahçeli’yi rahatlatmıştı. Ancak, garantiye diğer ortakların da katılması ve bunun yazılı hale getirilmesi gerekiyordu. Bu kez kamuoyuna yapılacak açıklama metninin yazımında tartışmalar baş gösterdi. Bülent Ecevit’in kaleme aldığı metin üç kez Bahçeli’nin önüne geldi. Bahçeli, her defasında bazı bölümleri çizerek geri gönderdi. Metne “PKK’nın kararı Türkiye aleyhinde kullanması durumunda infaz sürecine derhal geçilecek.” ibâresinin eklenmesiyle, 7,5 saat süren maraton da noktalandı.

Buna karşın, aradan altı yıl geçti. ‘Öcalan sorununda’ maraton hâlâ sürüyor. Aslında, dönemin hükümet ortaklarının aldığı karar ‘şartların’ da zorunlu kıldığı bir uzlaşmaydı.

O ZİRVE VE TARİHÎ KARAR

Zirve öncesi, dönemin koalisyon hükümetini (57’nci) oluşturan DSP-MHP-ANAP liderlerinin uykularını kaçıran gergin bir atmosfer hâkimdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) idamın infaz sürecinin işletilmemesi yönünde karar alması, dosyanın durumunu tartışmalı hale getirmişti. Kararın muhatabı Başbakanlık mı yoksa TBMM miydi? DSP ve ANAP’a göre, ‘dosya başbakanlıkta bekletilmeliydi’. MHP ise dosyanın bir an önce Meclis’e gönderilmesi için bastırıyordu. Diğer yandan, MGK konuyu görüşmemiş, asker kanadı ‘Biz tarafız’ demekle yetinmişti. Böylece, sorumluluğu almak zorunda kalan koalisyon liderleri çareyi önünde tek seçenek duruyordu: Sorunu zirvede çözmek. Ortakların zirvede aldığı ve Başbakan Bülent Ecevit tarafından kamuoyuna açıklanan tarihî karar ise şöyleydi: “Koalisyonu oluşturan DSP, MHP ve ANAP’ın genel başkanları, bugün Başbakanlık’ta yaptıkları toplantıda, AİHM’nin terörist başı Abdullah Öcalan hakkındaki kesinleşmiş idam cezasının infazının bir süre ertelenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararını ayrıntıları ile değerlendirmişlerdir. Bilindiği gibi Türkiye’nin de yargı yetkisini kabul etmiş olduğu AİHM’nin Türk yargısınca verilmiş kararları değiştirmesi hiçbir şekilde söz konusu değildir. Anayasamızdan ve uluslararası taahhütlerimizden kaynaklanan süreç tamamlandığında, dosya gereği için ivedilikle TBMM’ye gönderilecektir. Genel başkanlar, hukuka saygı içinde aldıkları bu kararın, terör örgütü ve yandaşı çevrelerce milleti ve devleti ile Türkiye’nin yüksek menfaatleri aleyhine kullanılmak istendiğinin değerlendirilmesi halinde, erteleme süreci kesilerek infaz sürecine derhal geçilmesi hususunda görüş birliğine varmışlardır
magnus82 Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 12-05-2006, 19:56   #2 (permalink)
ErGeNeKoN_
Kendini aşan 2de1'ci
 
ErGeNeKoN_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 21.04.2006
Mesajlar: 2.756
İtibar Gücü: 21


Ynt: öcalan zirvesinin perde arkası

ellerine sağlık güzel bir yazı o dönemde apo yu asmıyanlar milletin kara defterine yazılmıştır
ve mhp demiyorum çünkü ülkücülerin suçu değildir sayın bahçeli hükümetten çekilseydi
o zaman şimdi hükümette pkk sempatizanları yerine vatenperverler olacaktı...
ErGeNeKoN_ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
O operasyonun perde arkası Kr㣠Son Dakika Haberleri 0 29-11-2007 13:20
Çarşı'daki cinayetin perde arkası Kr㣠Son Dakika Haberleri 0 07-09-2007 00:00
Chirac-Merkel zirvesinin gündemi Türkiye Haberci Son Dakika Haberleri 0 04-12-2006 22:00
Liderler zirvesinin ana konusu genişleme Haberci Son Dakika Haberleri 0 04-12-2006 13:00
Doğu'ya asker sevkiyatının perde arkası CiwCiw Son Dakika Haberleri 1 29-04-2006 00:16





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847 848