HIZLI ARAMA
| Türkiye Hakkında - Genel - Parti olaylarına pek girmeden Türkiye yararına yazılar yazınız. Siyaset kesinlikle yasaktır! |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 24.06.2006 Yaş: 18
Mesajlar: 2.063 İtibar Gücü: 17 | ..buyrun.. bıkaç e-kartla bırlıkte bıde hbr paylaşmak ıstedım Şehit Mehmet mayın kurbanı VATAN ŞEHİTLERİ - Binlerce şehidin binlerce gazinin ve 15 yıldır ağlayan Türkiye'nin öyküsü - VIII Osman SERTOĞLU Hainler Mehmet'e, tatbikat için gittiği Şile'de kıydı. Araziye mayın döşeyen PKK'lıar, tatbikat alanını kana buladı. Şehit anası Güler Ayabak "Allah kimseye evlât acısı yaşatmasın" diyor. Henüz 20 yaşındaydı, ileriye dönük hayalleri, umutları vardı. Askerden döndükten sonra evlenip mutlu bir yuva kuracaktı. Ta ki o kara gün gelene kadar. Tarih, 24.11.1987. Mehmet, bağlı olduğu bölükle beraber, Şile'de bulunan bir araziye tatbikat için gitti. Araziye vardıklarında Mehmet herkesten önce araçtan inerek ilerlemeye başladı. Cesurdu, korkmuyordu, gözüpek bir askerdi. Mehmet Ayabak'ın tek düşüncesi vardı. "Hedefini 12'den vurup, düşmanların gözünü korkutan bir asker olmak" ÖLDÜREN ADIM Arkadaşlarından önde giden Mehmet henüz arazide birkaç yüz metre yürümüştü ki, kulakları , sağır eden bir patlama oldu. Gencecik fidan Mehmet Ayabak'ın vücudu toprağa yığıldı patlamanın ardından. Ve acı haber çabuk duyuldu baba ocağında. Güler Ana oğluna hem babalık hem de analık etmişti. Babası onları terk etmiş ve Güler Ana, Mehmet ve kızını tek başına yetiştirmişti. Oğlu askere gitmeden önce evi geçindiriyor ve annesinin her ihtiyacını karşılıyordu. Askere gittikten sonra ise kız kardeşi evi geçindirmeye başladı. Annesinin artık en büyük hayali tezkeresini almış oğluna kavuşmak ve onu evlendirmekti. Ancak Şile'den gelen acı haber Ayabak ailesini perişan etti. Güler Ana'nın bu acıya dayanacak gücü kalmamıştı. Tek oğlu biricik Mehmet'i 20 yaşında toprağa verecekti. Buna ne beyni ne vücudu dayandı. Oğlunun öldüğünü duyunca ana kalbi dayanamadı ve Güler Ana o dakika kısmi bir felç geçirdi. Oğlunun öldüğünü kabullenemeyen ana yüreği artık Şirinevlerdeki evinde Mehmet'inden kalan üç mektup ve bir fotoğrafla teselli buluyor. Şehit annesi oğlu Mehmet'in acısı anlatırken sesi titriyor. "Oğlumun hasreti beni yakıp kavurdu, Artık ağlaya ağlaya göz pınarlarım kurudu. Diğer şehit anaları gözünde oğullarının değeri neyse, benim de, oğlumun değeri o kadar çok büyük. Oğlum çok iyi dürüst ve çalışkan birisiydi. Ailesine çok düşkün ve benim sözümden dışarı çıkmayan, kimsenin hakkını yemeyen, haksızlığı sevmeyen bir insandı. Oğluma devamlı gel oğlum askerden önce seni evlendirelim diyordum. Oğlum da bana, Anne tamam evlenirim de, gitmek var dönmek yok, demişti. Bundan dolayı oğluma, tamam, sen askere git-gel seni evlendireceğim, dedim. Askere gitti ve dönemedi. Şimdi ondan kalan 3 tane mektupla ve bir fotoğrafla avunuyorum. Onlara bakıp bakıp ağlıyorum. Bazen Allah'a dua ederken "Neden onun canını aldın keşke benim canımı alsaydın diyorum. Onun önünde yaşayacak daha çok yıllar vardı. Evlenecek yuva kuracak ve çocukları olacaktı. Oysa benim hayatım sadece onlardı. Bir oğlum ve bir kızım, işte bazen bunları düşünüp hayata isyan ediyorum." Güler Ana oğlu için şehit olacağını anlamıştı sanki diyor. Sürekli konuşmalarında "Ben gencim ama bu vatan için ölmeye hazırım. Yeter ki vatan sağ olsun. Şehitlik en önemli mertebedir" diyordu. Hatta bir gün genç Mehmet annesine şu cümleleri sarf etmişti: ŞEHİT OLACAĞINI BİLİYORDU "Acemi birliği bittiği zaman, 10 günlük iznine geldi. Askerlerin boyunlarına taktığı kolyeyi gösterdi ve bana, Anne, bak bu kolyeyi, şehit olacağım zaman, dilimin altına koyacaklar, dedi. Ben de, öyle konuşma yavrum, Allah korusun, dedim. "Meğer oğlum herşeyi hissetmiş ve şehit olacağını düşünmüştü. Onu öylesine çok özlüyorum ki, özellikle geceleri burnumun direkleri sızlıyor. Hatta çoğu zaman onu rüyamda görüyorum ve birbirimize sarılıp ağlıyoruz, işte o zaman rüyamın hiç bitmemesini istiyorum. Çünkü uyandığım zaman kollarım bomboş gözlerim yaşlı yataktan kalkıyorum. Bu çilenin ne zaman biteceğini bilmiyorum. Hayatta en acı şey evlat acısıymış yeni anladım." ANNE OĞULUN SON KONUŞMASI Güler Ana oğluyla yaptığı son konuşmasını ise hiç unutmuyor. Onun sesi kulaklarında çınlıyor. Bakın nasıl anlatıyor Güler Ana oğlu Mehmet'le konuşmasını: "Mehmedim bana telefon açtı ve anne abim yanıma gelmesin, biz tatbikata çıkacağız. Tatbikat bittiği zaman belki izin alıp yanınıza gelebilirim dedi. Bu onunla son konuşmam oldu. Bir daha oğlum Mehmet'i ne görebildim, ne de konuşabildim. Şimdi diyorum ki keşke onunla daha uzun konuşsaydım. Şu an sanki o anı yaşıyorum. Çok üzgünüm. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın." BİNLERCE ŞEHİTTEN BİRİ Şehit Mehmet'ten kalan tek hatıraya ise gözü gibi bakıyor Güler Ana. Oğlundan kalan 3 mektup neredeyse onu hayata bağlıyor. Okuyup okuyup gözyaşlarına boğuluyor acılı anne. Oğlunun kendi el yazısıyla yazdığı mektubu bazen öpüyor ve kokluyor. Evet, Mehmet Ayabak da vatan uğruna şehit verdiğimiz binlerce kişiden biri. Onun da askere giderken hayalleri vardı. Ama O da diğer şehitler gibi herşey bir yana "Vatan Sağolsun" deyip ölümün üzerine korkusuzca gitti. Belki hayalleri gerçekleşmedi ama en kutsal makamlardan birine yani ŞEHİTLİĞE yükseldi. Şehit Künyesi Adı-Soyadı: Mehmet Ayabak Yaşı: 20 Ölüm Tarihi: 24.11.1987 Doğum Yeri: Siverek MEHMETlN SON MEKTUBU İşte Güler Ana'nın ağzından oğlunun mektubu: "Sevgili ve canımdan çok sevdiğim anneciğim. En güzel günlerin seninle olmasını dilerim. Eğer sen de oğlun, Mehmet'ten nasıl olduğunu soracaksan, Allah'a şükür çok iyiyim? Anneciğim burası çok güzel bir yerdir. Size mektup yazmamın sebebi, kafamın karışıklığından kaynaklanıyor. Ben sizleri çok merak ediyorum. Babam nasıl, çalışıyor mu? Çalışıyorsa bana bildir. Anneciğim benim yanıma gelirsen çok sevinirim, eğer gelmek istersen, Cumartesi-Pazar günleri gelin. Bütün kardeşlerime sonsuz selamlarımı sunar, en güzel günlerin onların olmasını dilerim. Anneciğim, teyzemlerden mektup alıyor musunuz? Bana bildirin. Mektubuma son verirken, tekrar sonsuz selamlarımı sunar, hasretle ellerinden öperim." Komando Olmak Onurumuzdur Olur ya bir çatışmada ölürsem, Arkamdan yas tutmayın. Bırakın toprağımda rahat içinde yatayım. Bedenimden komandomu çıkarmayın, Onlar benim kefenim olacak. Başımdan mavi beremi çıkarmayın, O benim şanım, şerefim, olacak. Ayağımdan botlarımı çıkarmayın, Onlar nice yollar aşacak. Şehit olursam sırat köprüsünden geçecek. Elimden tüfeğimi almayın, O benim mezarıma sembol olacak. Yaramın kanını silmeyin, Ahiret'te hesabı sorulacak. Göğsümden kör kurşunu çıkarmayın, O benim madalyam olacak (alıntıdır) ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Allah o şerefsızlerın belasını versın.. inş bu şehıtlerın kanı yerde kalmaz kalmıjak Rab bımın de ıznıyle.. başkada bişi demıcem.. |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Kayıt: 24.06.2006 Yaş: 18
Mesajlar: 2.063 İtibar Gücü: 17 | Ynt: ..buyrun.. NİĞDE - Saldırıda ağır yaralanan Uzman Çavuş Özkan Öztürk, tedavi gördüğü Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde (GATA) tüm müdahalelere karşın kurtarılamadı. Öztürk’ün cenazesi, bugün memleketi Niğde’de düzenlenecek törenin ardından toprağa verilecek. 16 Temmuz’da, Bingöl’ün Genç ilçesi Yazkonağı Jandarma Karakolu’na teröristler tarafından açılan taciz ateşi sonucu Uzman Çavuş Özkan Öztürk ağır yaralanmıştı. -alıntı- daha nereye kadar gdecek?? |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() Kayıt: 21.04.2006
Mesajlar: 2.756 İtibar Gücü: 21 | Ynt: ..buyrun.. Bu akşam yıldızlar saramış gibi Tepeler titreşir hava kış gibi Bir dağın sırtında dağ varmış gibi Omuzlamış bir Mehmed'i Mehmedim Can askerim ![]() Uyurken seyrettiğim, o yatak boş şimdi... Uzaklardan kokun gelmez oldu, asker oğul... Gözpınarım dolu dolu, baba yüreğim incindi, Kirpiklerin arasından sel akar asker oğul... ![]() Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber Sana ağûşunu açmış duruyor Peygamber ![]() Bu öyle bir iman öyle cehid ki, Secde eder cümle canlı ve bitki, Bir temmuz akşamı Allah şahit ki, Şaha kalkmış vatan idi Mehmedim... ![]() Babam vardı bir ağlamayan Yakışmaz bana yakışmaz diyordu Annem bir köşede yüregine indiriyordu göz yaşlarını Bir şey olmuşu ama kimse bana birşey demiyordu... ![]() Yazık olsun uygar denen bu çağa Nice yiğitleri kardı toprağa Mehmed'ime kurşun sıkan alçağa Yumruğumu sıktım, sıktım ağladım. ![]() Minarelerde sabah ezanı okunurken Kan kusuyor kalleş düşman ateş ederken Allahu ekber der gazi şehit yere düşerken Tarih yazdı gazilerle birlikte şehitler |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() Kayıt: 21.04.2006
Mesajlar: 2.756 İtibar Gücü: 21 | Ynt: ..buyrun.. ![]() Yine bugün; Alabildiğine sevdalı esiyor rüzgar, Esebildiğince deli. Yağmur bardaktan boşalırcasına yağıyor; Dolu,dolu... Buram,buram kokuyor toprak. Hüzünler yaprak yaprak açıyor. Bugün; Bütün çiçekler mahzun, Yapraklar yeşilliğince ürkek şimdi. ![]() ŞEHİTLERİN VERDİĞİ ZARAR Şehitler verir mi, yaşayanlara zarar? Gece harekete, geçermiş güya mezar. Bazı şehitler de, cesedine bürünüp, Konuşurlarmış hep, insanlara görünüp. Sorulmuştu bana, bu soru bir sohbette, Cevap vermeliydim, susamazdım elbette; -Ölü değildir ki, o şehitler bilirim, Yalnız ben bilemem, şehitleri gören kim. Şehitler bizlere, asla etmez eziyet, Ama mevcuttur tam, bunun tersi vaziyet. Hiç etmediğimiz, kalmadı şehitlere, Kemiklerini hep, çiğneriz de kaç kere. Dikmeyiz çoğuna, basit bir mezar taşı. Dindirilmemiştir, yakınının göz yaşı. Nerde canlarını, verdikleri değerler? Bizce kıymetli mi, bırakılan eserler? Var mı ruhlarını, şad edecek bir nesil? Şehidi bilmeyen, güven verir mi, nasıl? Hangi ruh idi ki, şehidi şehit yapan? Şimdi o ruh yiyor, tırpan üstüne tırpan, Temelde dinamit, üstte bayram havası, Kaç kişiye derttir, şehitlerin davası? Duyun, arşa çıkmış, şehitlerin sancısı! Bizler şehitlerin, hovarda mirascısı. Son nefes Kuran'la verilirdi hem ezber, Şimdi Kuran'dan da, uzak tutulur gençler. Altta şehit dolu, üstte haçlı mezarı, O haçlı ki bizim, için hazır hızarı. Ölüme koştular, dilde hep Allah Allah! Evladının çoğu, gücü edinmiş ilah. Şehitlerden asla, zarar görmeyiz bizler, Bizim yüzümüzden, onların ruhu sızlar... Mirasın hesabı, Allah'a verilecek, Şehitlerden korkmak, değil utanmak gerek! |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Kayıt: 24.06.2006 Yaş: 18
Mesajlar: 2.063 İtibar Gücü: 17 | Ynt: ..buyrun.. Yazık olsun uygar denen bu çağa Nice yiğitleri kardı toprağa Mehmed'ime kurşun sıkan alçağa Yumruğumu sıktım, sıktım ağladım. ![]() Ebedi bu vatan Türk'ündür Türkün olacak Bu vatan Türk'tür her kes bunu bilsin Vatana ihanet eden bu vatandan gitsin Bu vatan Türk'tür Türk kalacak Ebedi bu vatan Türk'ündür Türk'ün olacak Biz varız bu topraklarda biz Bu vatan bizimdir böldürmeyiz biz Bu toprak için canımızı feda ederiz biz Bu ülkeye ihanet edeni yok ederiz biz Bu vatan Türk'tür Türk kalacak Ebedi bu vatan Türk'ündür Türk'ün olacak Türk, kurt, Laz, Çerkez hepsi bir ırktan Hiç ayrılır mı kardeş et tırnaktan Hak peygamberde yana bütünlükten Bu vatan Türk'tür Türk kalacak Ebedi bu vatan Türk'ündür Türk'ün olacak |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Arkadaslar İştE Pecete-Mendil koleksiyonu...:) buyRun boL çeşiT keRmesE buYruN:) | Law | Fotoğrafçılık ve Resimler | 12 | 06-12-2008 13:03 |
| Sw Derdine Son Buyrun ! | anvil | Knight Online | 12 | 08-05-2008 19:20 |
| buyrun dua listeme....... | MüpTeLa | Dini Konular | 4 | 08-09-2007 22:12 |
| aşk mı buyrun | Gecem | Paylaşmak İstedikleriniz | 9 | 25-07-2006 21:34 |
| BUYRUN BUYRUN DA SIYIRIN KAFAYI :))) | ^^DoLCe^^ | Flash Oyunlar | 5 | 25-07-2006 07:07 |