HIZLI ARAMA
| Trabzon Trabzon resimleri, şehir merkezi, tarihi yerleri, camiler, şehir tiyatroları, geçim kaynağı, üniversiteler, devlet kurumları, hastaneler, türbeleri, şarkıları, türküleri, halk oyunları, şiirleri, sanatçıları, ozanları, ve daha fazla bilgiler. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() "G£c£_£$iNTİ$i " Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 10.314 İtibar Gücü: 67 | KÜLTÜRÜN TARİHİ GELİŞİMİ Bilinen tarihi geçmişi en az 4000 yıl öncesine dayanan Trabzon, konumu itibarıyla tarihin bütün evrelerinde tüm dünyanın ilgisini çekmiş ender kentlerden biridir. Coğrafi önemi, tam bir geçiş noktasında bulunması, değişik medeniyetlere ev sahipliği yapması Trabzon'u önemli kılan etkenlerin başında gelmektedir. Böylesine köklü geçmişe sahip bir kentin kültürel hayatı da renkli olmak zorundadır. Bir kere Trabzon bildiğimiz "kent kültürü"nü yüzyıllardan bu yana bünyesinde yaşatmaktadır. Ticari ve idari merkez olarak Trabzon'da yüzyılların ötesinden bu yana kurulu bulunan eğitim-kültür-ticaret merkezlerinin varlığı ketin etrafıyla birlikte canlı ve süregelen bir kültürel birikime sahip olduğunun göstergesidir. Büyük Türk Padişahı Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon'u 1461'de fethinden sonra daha da gelişen Trabzon'da kültür kurumlarının varlıklarına bir çok tarihi belgede rastlamamız mümkündür. Cumhuriyetin ilanından sonra Mustafa Kemal ATATÜRK'ün "Halkı zeki, üretken, girişimci ve çalışkan" olarak nitelendirdiği Trabzon'da çok gayretli çalışmalar yapılmış, eğitim ve kültür hareketlerine büyük önem verilmiştir. Dünyaca ünlü gezginlerin ziyaret ettiği Trabzon, yüzyıllar boyunca, bütün dünyanın ilgisini çekmiştir. Ksenophon'dan, Evliya Çelebi'ye, Fallmerayer'den, Frunze'ye kadar yüzlerce seyyahın ziyaret edip düşüncelerini tarihe birer belge olarak aktardıkları "seyahatnamelerde"ki ana buluşma noktası "gizemli doğası, coğrafi konumu, Orta Asya, Kafkasya, Uzakdoğu, Ortadoğu'nun İstanbul ve Avrupa ile ilişkisinde önemli bir ticaret ve kültür merkezi" oluşundan kaynaklanan kentin vazgeçilmezliğidir. TARİHİ ZENGİNLİKLERİMİZ İlimizde Kültür Bakanlığı tarafından tescillenmiş ve koruma altına alınmış 550 tarihi tescilli kültür varlığı bulunmaktadır. Bunun yanısıra "tabiat varlığı" olarak belirlenmiş ve koruma altına alınmış bölgelerimiz de bulunmaktadır. İl merkezi ve ilçelerde sayısız tarihi esere rastlamak mümkündür. Bunların başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz : "Trabzon Kalesi, Kalepark, Yenicuma Camii, Cephanelik, Su Kemerleri, Akçakale, Ayasofya, Küçük Ayvasıl, Ortahisar Camii, Molla Nakip Camii, Kudrettin Camii, Hüsnü Göktuğ Camii, Kızlar Manastırı, Kaymaklı Manastırı, Kuştul Manastırı, Sumela Manastırı, Santa Maria Kilisesi, Gülbaharhatun Camii, İskenderpaşa Camii, Tophane Hamamı, Sekiz Direkli Hamam, Meydan Hamamı, Çeşmeler, Köprüler, Atatürk Köşkü, Memişağa Konağı, Erdoğdu Bey Camii, Musa Paşa Camii, Saraçzade Medresesi, Ortahisar Muvakkithanesi, Emir Mehmet Türbesi, Hamzapaşa Türbesi, Bedesten" Karadeniz kıyısında kurulmuş en eski kentlerden biri olan Trabzon'da yukarıda kısaca isimlerini sunduğumuz eserlerin dışında her bir köyde ve mahallede sevimli çeşmeler, evler, köprüler bize tarihin geçmiş sevimli yüzünü yansıtmaktadır. Akçaabat Orta Mahalle, Sürmene evleri, Ortahisar mahallesindeki eski Türk evleri, konaklar bugün bile işlevlerini yürüten diğer irili ufaklı tarihi eserlerin hepsi ilimizin birer kültür ve tabiat varlığıdır. TRABZON KÜLTÜR KURUMLARI Tüm yerleşim birimlerine kadar inmiş okullarımızın yanısıra Trabzon'un kültür hayatına renk veren, yeşermesini sağlayan kütüphane ve kültür merkezleri açısından da oldukça zengin Trabzon'da, İlköğretim çağından - yüksek eğitime kadar aranılan bütün eğitim kurumları bulunmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu'nun 17 vilayetinden biri olan Trabzon fetihten sonra yoğun bir kültürel gelişmeye sahne olmuştur. Bu gelişme içinde kütüphanelerin rolü büyüktür. Tarih seyri içinde kütüphanelerimizden söz etmek istiyoruz : & Saraçzade Kütüphanesi : Saraçzade Mustafa Efendi tarafından 1762 tarihinde kurulmuştur. Ortahisar Camii'nin karşısında bulunan mescidin üst katında bulunmaktadır. & Fetvahane Kütüphanesi : Trabzon Valisi Hazinaderzade Osmanpaşa tarafından 1845 tarihinde hizmete açılmıştır. Ortahisar Camii'ne batı yönünde bitişik yer alan bu kütüphanede önemli eserler bulunmaktaydı. Trabzon'un işgali sırasında Rus asar-ı atika müzesi müdürü prof. İnavovitch Ouspenski tarafından 497 kitap seçilerek Rusya'ya nakledilmiştir. & Ortahisar Kütüphanesi : Ortahisar Camii doğu tarafında yer alan bir odasında 1842 yılında valiliğinin son yılında Trabzon Valisi Hazinedarzade Osman Paşa tarafından açılmıştır. & Hatuniye Kütüphanesi : 1844 yılında Gülbahar Hatun Camii külliyesi içinde Trabzon Valisi Hazinedarzade Osman Paşa tarafından açılması tasarlanmasına rağmen, onun ölümü üzerine kardeşi Abdullah Paşa tarafından açılmıştır. & Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Kütüphanesi : Milli Mücadele yıllarında Trabzon'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin kütüphanesi olarak hizmet vermiştir. Trabzon halkını milli mücadele fikri etrafında birleştirmek için kurulan bu kütüphaneye çeşitli yollardan kitaplar hediye edilerek zenginleştirilmiştir. & Trabzon Muallimler Cemiyeti Kütüphanesi : Mustafa Reşit Tarakçıoğlu tarafından Trabzon'da kurulan Muallimler Cemiyeti olarak faaliyet gösteren kuruluşun kütüphanesi idi. "Gelecek kuşakların modern irfan ve milli düşüncelerle cihazlanmaları, milli duygularla hürmetli vatanperver, çalışkan eleman olarak yetiştirilmelerini temin için kurulan Muallimler Cemiyeti"nin kitaplarının daha sonra kurulan Trabzon Halkevi Kütüphanesi'ne devredilmiştir. & Trabzon Türkocağı Kütüphanesi : Gençlerin kahve köşelerinden kurtulmasını temin etmek maksadıyla Trabzon'da Türkocağı tarafından ilk kez 1925 yılında Çocuk Kütüphanesi kurulmuştur. Milli şuurun güçlenmesini amaçlayan Türkocağı'nın kütüphanecilik faaliyetleri de bu amaç doğrultusunda sürmüştür. & Trabzon Halkevi Kütüphanesi : Trabzon Halkevi 24 Haziran 1932 yılında kurup, kütüphanesini hizmete açtı. Kütüphane 1943 yılında 3000 ciltlik kitaba ulaştı. Çıkardığı "İNAN" isimli dergi ile kentin kültürel hayatına katkıda bulundu. 47.000'e ulaşan kitap sayısı ile okuyucu hizmetlerini geniş halk kitlelerine yaydı. & Trabzon İl Halk Kütüphanesi : Trabzon İl Halk Kütüphanesi 1 Ekim 1927 yılında hizmete açıldı. Açıldığı sırada adı Milli Kütüphane idi. Daha sonra Trabzon Genel Kütüphanesi olarak adı değişti. 1960 yılından itibaren de İl Halk Kütüphanesi olarak tüm Türkiye'de birliktelik sağlanmış şekilde bugünkü ismini almıştır. 19 Mayıs 1966 tarihinde Kütüphaneler Genel Müdürlüğü tarafından 400.000 liraya yaptırılarak bugünkü Atapark'daki yerine taşınmıştır. Daha önceleri bugün Gazeteciler Cemiyeti olarak hizmet veren meydandaki tarihi binada faaliyetini sürdürmekteydi. İl Halk Kütüphanesi bugün 50.000'i aşkın kitabı, yıllık 100.000'i aşan okuyucusu ile bilgisayarlı sisteme geçmiş vaziyette hizmet vermektedir. Ayrıca nadide el yazmaları ve "şeriye sicilleri" ile de araştırmacılara ve tarihe ışık tutacak kaynak eserlere sahip önemli bir kültür merkezidir. Bugün Trabzon'da kütüphanecilik hizmetleri kırsal alana kadar yayılmış ilçelerimizin yanısıra beldelerimizde de halk kütüphaneleri hizmet vermektedir. Ayrıca Trabzon Belediyesi'nin Semt Kütüphaneleri ile İsmail Hakkı Berkmen Tarih Kütüphanesi kent merkezinde önemli hizmet vermektedir. Karadeniz Teknik Üniversitesi'nin bünyesinde hizmet veren kütüphanesi daha çok akademik personel, öğrenci ve araştırmacılara hizmet vermektedir. HORONLARIMIZ Horon bir tutkudur Trabzon'da Kemençenin kıvrak sesi bir yerden yankılanmaya görsün, ya da davulun zurnanın nağmeleri işitilmeye... Başlar önce ayaklar oynamaya. Sonra eller havaya kalkar... Sonra bir sihirli alemin içinde genişler de genişler horonun halkası... Horon gibi canlı, hızlı bir halk oyunu yoktur. Vücudun tümünün iştirak ettiği yegane oyundur denilebilir horona. Genelde erkek ve kadın diye horonları ayırmamakla birlikte erkek horonlarının daha sert, kadın horonu ise daha yumuşak figürlerle oynanmaktadır. Horon dizisi iki kişiden oluşsa bile içlerinden biri mutlaka horonbaşıdır. Horonu ya çalgıcı ya da içlerinden usta olan bir horoncu yönetir. Horoncuların coşkularını canlı tutmak, horon kurmak, aşağı almak, değişik horon düzenine geçmek için horoncubaşı farklı komutlar verir. Horoncular "yürüyürü, dik oyna, kim ula, dikkat dikkat, ha uşak ha, alaşağı, ula ula, aloğlu, kim kim kim, şaşma, horonu bozma, taktum,..." gibi horoncubaşı tarafından verilen komutların ne anlama geldiğini bilirler ve horon düzenini buna göre sürdürürler. =Düz Horon : Genellikle kadınlar tarafından davul zurna, kemençe eşliğinde oynanır. =Akçaabat Sallaması : Genellikle davul, zurna eşliğinde Akçaabat yöresinde oynanır, erkek oyunudur. Sıksara'ya geçiş öncesi bir oyundur. Ağır bir yapıya sahiptir, giderek hızlanır. =Sıksara : Trabzon halkının karakteristik yapısını simgeleyen en önemli horon türlerimizdendir. Atak, canlı vücudun bütün bölümlerinin harekete geçtiği kıvrak ve sanat gücü yüksek bir oyundur. Kemençe ile ve davul, zurna ile de oynanabilir. =Kız Horonu : Düz horondur. Hareketleri basittir. Türkü eşliğinde de oynanır. Atma türküleri meşhurdur. Oyun esnasında söylenen türküler bu oyunu ilginç kılar. Kemençe ile oynanır. =Sürmene Sallaması : Özgün ve hareketli bir oyundur. Kemençe ile oynanır. Davul ve zurna ile de oynanır. Özellikle Sürmene'de oynanan bu oyunun özel figürleri zevkle izlenir. =Bıçak Oyunu : İki kişi tarafından bıçakla oynanır. Müzik ve ritm sıksaraya çok benzer. Karşılıklı bir savaşı, mücadeleyi andıran figürleri vardır. Oyuncuların ellerindeki bıçakları çok iyi kullanmaları gerekir, yoksa oyunun heyecanı içinde birbirlerini yaralayabilirler. =Vaybeni : Genellikle Çaykara ve çevresindeki köylerde oynanır. Türküye dayalı oyundur. Atışmalı türkülerin söylendiği horonda bir tarafın söyleyecek sözü kalmayana dek devam eder. TÜRKÜLERİMİZ Kısa ve nettir türkülerimiz. Öyle lafı geveleme, eğirme, büğürme yoktur türkülerimizde. Ne denecekse söylenir. Hüküm verilir, mesaj iletilir. Kısadır, acıdır özlemler, sevinçler, sevgiler, yergiler hep bir türkülerde dile gelir. Coşku dolu yürekler kemençenin eşliğinde söyler türküsünü. Söyler türküsünü de, yol olur bu türkü dağ aşar, deniz aşar, gurbet aşar sevgilinin gözünde kimi zaman bir damla yaş, kimi zaman da gülen yüzde bir çiçek olur açar... Yöre türkülerinde sadece sevda yoktur. Savaş, sel, çığ, vurgun, toprak kayması, gibi durumlarda yakılan ağıtlar birer türkü olmaktan çok destanımsı özellikler taşımaktadır. Halk edebiyatımızın en yaygın ürünlerinden olan mani biçimindeki türkülerimiz kendiliğinden doğaçlama olarak dökülür, kemençenin tellerinde ezgi olur. |
| | |
| Gecem için teşekkür edenler 7 kişi. | CaN'da CaN (29-01-2007), deli_sansar (25-11-2008), faruk (30-01-2007), |
| | #2 (permalink) |
![]() _FaFa_ Kayıt: 20.06.2006
Mesajlar: 7.875 İtibar Gücü: 65 | vayy bee en güzel şekliyle anlatmışsın herşeyi ellerine ve yüreğine sağlık dicek söz bile bulamıyom yaa |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() Kayıt: 23.07.2006
Mesajlar: 1.794 İtibar Gücü: 19 | youtube'den bide hoptek(trabzon kolabastı) koysaydın tam süper olacakmış ![]() eline saglık.... |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() "G£c£_£$iNTİ$i " Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 10.314 İtibar Gücü: 67 | Saolun arkadaslar ![]() you düşündümde vazgectim abartmayayım diye |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Kayıt: 25.01.2007 Yaş: 23
Mesajlar: 2.636 İtibar Gücü: 0 | gecem tsk paylasımlarını beklıyorum?? |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() "G£c£_£$iNTİ$i " Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 10.314 İtibar Gücü: 67 | |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Kayıt: 25.01.2007 Yaş: 23
Mesajlar: 2.636 İtibar Gücü: 0 | keywords: Trabzon kültür, kent kültürü, kültürel özellikleri, özelliği Karadeniz'in hırçın dalgaları vurdukça Trabzon sahillerine, yeşilin tüm güzellikleri içinde yaşayan insanımız, dağlarında sert esen rüzgarlarını arkasına alarak, yaylaların kış yalnızlığından yaz coşkusuna dönüştüğü zamanda bir de horona kalktı mı kadınlı kızanlı, çocuklu, dedeli, neneli, seyreyle sen o zaman "cümbüş"ü. Yaylanın soğuk suyu bağrımızı ne kadar delerse delsin, kemençenin sesi de ayrı bir serinliktir bizim için. Horondaki ahenk, türküdeki sevgi, yayla düzündeki çiçek, peştemal daki renk, çemberdeki nakış, cepkendeki dikiş, hele o gözlerdeki bakış daha anlamlıdır bizde... Kimi "Paris'te Son Tango"yu bilir... Bilmez ki Kadırga'da horon sonsuzdur... Doğa ile insanın el ele tutuştuğu andır horon... Bir halkadır. Sevgi halkasıdır horon... Dağda da düzde de... Salonda da, sokakta da oynanır horon. Bitmez bir coşkudur... Sönmez bir ateştir... Gün doğanda başlar, gün batanda biter... Hayat devam eder. Balıkçı kürek çeker, hamsi ağa takılır, mısır koçandan ayrılır, tütün dama dizilir, çay yaprağı kırılır, karayemiş salkım saçak, fındık harmana serilir, kızlar süslenir, oğlanlar damat traşı olur, kızılağaç yaprak açar , istiriç yaprak döker , kardelenler boyun uzatır , vargitler hüzünlenir ama horon bitmez, horon halkası küçülmez, büyür büyür büyür, tüm Trabzon'u, Karadeniz'i, , Türkiye'yi oradan da tüm insanlığı sarar... Sevgi ile, coşku ile... ! YERLEŞIK KENT KÜLTÜRÜ Bilinen tarihi geçmişi en az 4000 yıl öncesine dayanan Trabzon, konumu itibariyle tarihin bütün evrelerinde tüm dünyanın ilgisini çekmiş ender kentlerden biridir. Coğrafi önemi, tam bir geçiş noktasında bulunması, değişik medeniyetlere ev sahipliği yapması Trabzon'u önemli kılan etkenlerin başında gelmektedir. Böylesine köklü geçmişe sahip bir kentin kültürel hayatı da renkli olmak zorundadır. Bir kere Trabzon bildiğimiz 'kent kültürü'nü yüzyıllardan bu yana bünyesinde yaşatmaktadır. Ticari ve idari merkez olarak Trabzon'da yüzyılların ötesinden bu yana kurulu bulunan eğitim -kültür -ticaret merkezlerinin varlığı kentin etrafıyla birlikte canlı ve süregelen bir kültürel birikime sahip olduğunun göstergesidir.Büyük Türk Imparatoru Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon'u 1461 tarihinde fethinden sonra daha da gelişen Trabzon'da kültür kurumlarının varlıklarına bir çok tarihi belgede rastlamamız mümkündür. Cumhuriyetin ilanından sonra Mustafa Kemal Atatürk'ün "Halkı zeki, üretken, girişimci ve çalışkan" olarak nitelendirdiği Trabzon'da çok gayretli çalışmalar yapılmış, eğitim ve kültür hareketlerine büyük önem verilmiştir. Dünyaca ünlü gezginlerin ziyaret ettiği Trabzon, yüzyıllar boyunca, bütün dünyanın ilgisini çekmiştir. Ksenophon' dan, Evliya Çelebi'ye, Fallmerayer' den, Frunze'ye kadar yüzlerce seyyahın ziyaret edip düşüncelerini tarihe birer belge olarak aktardıkları "seyahatnamelerde"ki ana buluşma noktası "gizemli doğası, coğrafi konumu, Ortaasya, Kafkasya, Uzakdoğu, Ortadoğu'nun Istanbul ve Avrupa ile ilişkisinde önemli bir ticaret ve kültür merkezi" oluşundan kaynaklanan kentin vazgeçilmezliğidir. Bugün modern dünyanın yeniden keşfettiği ve değer verdiği Trabzon'da eğitim ve kültür kuruluşlarının yoğunluğunun yanısıra sivil toplum kuruluşlarının da kültürel çabaları ayrı zenginlik kaynağı olarak kentin renkli kimliğinin bir göstergesi olarak karşımızda durmaktadır.Görsel sanatlardaki yoğunluğun yanısıra, tiyatro, sinema, müzik, plastik sanatlar, edebiyat, karikatür, basın yayın, radyo-tv kuruluşlarının varlığı, kültürümüzün birer parçası olarak hizmetlerini sürdürmektedir. Trabzon basını Türkiye genelinde isim yapmış gazeteci ve yazarları yetiştirmekle kalmamış, aynı zamanda ulusal medyanın günlük gazetelerinin basıldığı en son teknoloji ile donatılmış matbaalarının da ilimizde faaliyet gösterecek kadar zenginliğe ulaşmıştır. Geçen yüzyılın başından beri mahalli gazeteciliğin merkezlerinden biri olan Trabzon'da gerek Milli Mücadele dönemlerinde, gerekse daha sonraki yıllarda ve halen günümüzde de sürdürülen günlük gazete yayını gerçek bir kültür merkezi olmaya hak kazanmış bir kentin zenginliklerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Zengin bir tiyatro tarihine sahip Trabzon'da 18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren "şehir tiyatrosu" bulunduğunu bilmekteyiz. Trabzon'un kültürel yapısında önemli bir yer tutan amatör spor kulüplerinin sporun yanısıra kültürel faaliyetlerde de bulunduğu, amatör tiyatro toplulukları, Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği koroları kurduklarını ve faal olarak bu dalda hizmet verdiklerini de belgelerde görmekteyiz. Bugün Türk ve dünya futbol tarihinde önemli bir yere sahip Trabzonspor'un temelini oluşturan o günkü amatör spor kulüplerinin gençlerin aynı zamanda fikri açıdan da gelişmesine büyük önem verdikleri bir gerçektir. Bütün bu tarihi ve kültürel zenginliklerimizin yanısıra insanımızın yaratıcı müteşebbis, hoşgörü sahibi kimliği ile ortaya çıkan ve "Temel" tiplemesi ile ünü sınırlarımızın dışına çarpan mizahi yönümüzdeki ince zeka parıltıları da kültürümüzün "Nükte"dan kısmının dışa vuran en önemli özelliklerinden biridir. Üç beş cümlede koca bir hayatın içinden süzülüp gelen tepkisel davranışların söze yansıyan kısmında mizah vardır. Sosyal içerik vardır. Hoşgörü vardır. karamsarlık yoktur. Çatışma yoktur, birlik vardır. Temel bir simgedir. Hoşgörünün, hazırcevaplığın, çözümün, yaşarken doğan fıkraların baş aktörüdür Temel. Fadimesi de yanındadır, Cemal arkadaşı da, Dursun Emicesi de... |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() "G£c£_£$iNTİ$i " Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 10.314 İtibar Gücü: 67 | fırtına saol konuıyu renklendirdigin için ![]() dia saol yorumun için |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| YaLın - HerseY seNsiN | CaN'da CaN | Türkçe Şarkı Sözleri | 9 | 28-09-2008 08:56 |
| ojeler hakkında hersey | chernobiil | Bayanlara ÖZEL | 0 | 07-11-2007 21:43 |
| Hersey sensin | Gecem | Paylaşmak İstedikleriniz | 9 | 25-06-2007 10:08 |
| AnneLer Günü hakkında herSey..! | !NC!PéR!S! | Paylaşmak İstedikleriniz | 17 | 17-05-2007 11:04 |
| ana kart adına hersey | firtina_cocuk | İnternet ve Network | 0 | 19-02-2007 22:22 |