#1 (permalink)
12-09-2006, 09:38
|
Kendini aşan 2de1'ci
Kayıt: 20.04.2006 Mesajlar: 17.887 Rep gücü: 46 Rep derecesi:  | Barzani hücreleri  | |  | | | Barzani hücreleri
ABD’nin Irak’ı işgalinden sonra ülkenin Kuzeyindeki Türkiye aleyhine gelişmelerin bir araya getirince ,Başbakan’ın dün yazdığım sözleri daha da önem kazanıyor…Başbakan bir tv kanalında şöyle demişti;
“Irak’a gitmiş olsaydık bugünkü tablo olmazdı, bugün çok daha farklı bir tablo olurdu. Ben bunu açıkça söylüyorum. İnanarak altını çizerek söylüyorum. Şu andaki olumsuz tablo bugün böyle olmayacaktı. “
Bu sözlerin can alıcı kelimelerini de hatırlayalım..
“Irak’ta bize verilecek bölge belli idi. Neresiydi Kuzey Irak…”
Konuyu dün ayrıntılı yazdım,Kuzey Irak’ta oluşumuzun önü TBMM’de kesildi CHP ve bazı Ak Partililerin oyları ile..CHP’nin makul izahı var,kendilerinin tezkereye Kuzey Irak vurgusunun yapılmasını istediklerini ,hükümetin bu konuda adım atmadığını söylüyorlar.Redoyu kullanan Ak Parti Milletvekillerine gelince onların arasında “Barzani ile ilişkileri” olan kimliklere dikkat çekiliyor…
Yani Başbakan’ın da yakındığı “Kuzey Irak’a girilememesi” durumunda Barzani’nin ayak izlerine rastlanıyor..Hem de bazı “uzantılardan” söz edilerek..
Bu “ilişkileri” doğrulayacak olaylara rastlanıyor ve hala süren ilişkilerle Türkiye aleyhine bir faaliyet hemen fark ediliyor…
Ağustos ayı içerisinde Irak merkezi yönetiminin Dış İşleri Bakanı Hoşyar Zebari Ankara ve İstanbul’a geldi.Zebari Talabani-Barzani birlikteliğinin yıldızlarındandır…ABD’nin gözdesi,kurulması hedeflenen devletin kurmaylarındandır.Bu kişinin Ankara’da karşılanışında ilginç manzaralar yaşandı.Ankara’da karşılanışında kırmızı halının başında kendisini bekleyen dokunulmaz kimlikli malum zevatla sarmaş dolaş olmaları görülmeye değerdi..Ardından da üstü hala kapalı olan bir “İstanbul” buluşması” oldu Zebari’nin…
Sadece bu “temas” Barzani-Talabani birlikteliğinin Türkiye üzerindeki “ahtapot kolları” nı göstermesi açısından önemliydi.
Türkiye’nin sürüklenmek istendiği akibet artık vatandaşın evlerinde konuşulur haldedir..Şehit cenazelerinin acısından yola çıkıldığında endişelerin nasıl dalgalandığı görülmektedir…Ve Cumhuriyetin savunma insiyatifinin “içeriden” nasıl örselendiğini gösteren olaylar ardı ardına gelmektedir.Kuzey Irak’a asker gönderilmesi Barzani eli ile,Ankara’daki uzantılara gerçekleştirildi ise devamının nasıl geldiğini de bilmek lazım…
Kerkük’ün üzerindeki oyunlara seyirci kalmanın ötesinde,bölgede görev yapan askerimize çuval geçirme olayında Talabani’nin peşmergeleri ve teşvikleri vardı,yaptıkları yanlarına kar kaldı.Bağdat büyükelçiliğimize göreve giden güvenlik ekibimize saldırıda da parmak izlerine rastlanıldı..
Gelelim Temmuz ayına..
Temmuz sonlarına doğru Kuzey Irak’ta,Türkiye’ye saldırı üssü olarak kullanılan yapılanmalara karşı bir istihbarat çalışması için bölgeye giren güvenlik birimi tuzağa düşürülür.Görevli birim tuzaktan kurtulur ve araştırma yapılır…Sonuç vahimdir..Söz konusu birimin faaliyet alanı nokta hedef olarak Ankara’daki bazı işbirlikçiler tarafından Barzani’ye aktarılmıştır.. Söz konusu işbirlikçilerin ABD ve İsrail ile ilişkilerinden de söz edilmektedir…
İşin ilginci,Türkiye aleyhine Barzani lehine Ankara Kuzey Irak hattında koşuşturan tiplerin işlerini öyle pek gizli saklı yapmadıklarıdır!..Bunlar pasaportunu taşıdıkları Türkiye’yi delik deşik hale getirirken bir yandan da giderek zenginleşiyorlar…
Barzani ihaleleri ile!..
Ve devlet protokollerinde boy gösteriyorlar…Bunların içinde resmi kimlikleri olanlar,cebinde basın kartı taşıyanlar,müteahhitlik belgesi sahipleri olanlardan bahsediliyor!..
Başbakan “Kuzey Irak’a girecektik giremedik” diye bir yarayı işaret etti..
Ama işte o kadar!..
Behiç KILIÇ | |  | |  | |
| |