HIZLI ARAMA
| Şiir Köşesi Şiir aşıkları; buyrun.. En güzel sözler buraya.. |
![]() |
| | #101 (permalink) |
| Kayıt: 25.01.2007 Yaş: 23
Mesajlar: 2.636 İtibar Gücü: 0 | elıne sağlık zuzucumm cok guzeller |
| | |
| | #102 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | SEVGİ GAZELİ Canım, kanım yoluna fedâdır yâ Resulullah, Seni seven, sevdiren Hüda'dır yâ Resulullah Bir çağa değil elbet, çağrın bütün çağlara, Solmayan, eskimeyen nidâdır yâ Resulullah Korur günah kirinden, senin kutlu sancağın Sarar bizi rahmetin, ridâdır yâ Resulullah Dünyaya diz çöktüren nice koca sultanlar Huzurunda bir köle, gedâdır yâ Resulullah Bir serinlik uzatır çölde yanan gönüle Dolar hicret bestesi, sedâdır yâ Resulullah Sensiz âlem kupkuru; ruhsuz, anlamsız, çirkin Sensizlik saadete cüdâdır yâ Resulullah Sırrı Er |
| | |
| | #103 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | ![]() Ey Sevgili Gelir misin rüyama bir kez göreyim cemalini Engelliyor günahlarım gül yüzünü görmeyi Arzum ahirette cennete seninle girmeyi Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa Sensiz dünya zilletle boğuluyor Asr-ı saadet günleri hasretle çekiliyor Toplumun ahlakı gitgide çöküyor Ne olur biraz gül bana Habib-i Kibriya Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa Geceler karanlık, yokluğunda her saniye Ay doğmuş, güneş batmış ne çare bu çileme Tutamazsam elini sırat üzerinde Ne olur biraz gül bana Nebi-î Kibriya Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa Bir bilal olamadım ezanın için Çıkıpta sahraya, kavrulmadı ayağım elim Sen varken, sensiz olmak bilmem niçin Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa Yasin Onat |
| | |
| | #104 (permalink) |
| Kayıt: 16.01.2007 Yaş: 21
Mesajlar: 1.202 İtibar Gücü: 14 | şiir yarışması birincisi Şair: Hakan Alper Sönmez Şiir:Gönlümün Sultanı Naz makamının Efendisi, gecelerimin lem’ası… Biliyorum bu gece de beni yalnız bırakmadın… Hissedebiliyorum varlığını,Sıcaklığını ve kokunu … Duyuyorum; Gecenin sessizliğinin bile duyulduğu bu zamanda Damlaların tenimle konuştuğunu duyuyorum, Onların dahi Sana, salat ve selamını duyuyorum… Az önce Rabbimi ve Seni andım Ey Sevgili, Boş hayallerim, günahlarım, acizliğim ve gafletimden dolayı Rabbimin af, Senin şefaat kapını gözyaşımla çaldım… Çünkü biliyorum ki; Af ve şefaat fermanın mürekkebi gözyaşıdır. Duası ağlamak ve sermayesi ümit olan bir ÜMMETİN olarak Kapına geldim, Yine diz çöktüm önünde, kerraten beyat ettim… Ümmetin olarak dedim, Dedim çünkü ümit ettim… Senin tarafından sevilmek için, Ümmetin olabilmek için Seni sevmek yetiyorsa Seviyorum, elbette seviyorum, canımdan çok seviyorum Ey Sevgili, En Sevgili, Gönlümün Sultanı… Hem, hem nasıl sevmem ki; Sen, Sevginin kaynağı değil misin, Rabbimin Habibi, Resulü Sensin… Sen, Mevlamın övdüğü değil misin, Dürrü yekta, Hatibi enbiya Sensin.. Sen, Sevginin kaynağı, varlığın sebeb-i vücudu değil misin,? “Levlake levlak, lema halaktul eflak” sözünün muhatabı Sensin… Sen, Hz. İsa’nın müjdelediği, Hz. İbrahim’in muştuladığı değil misin? 18 bin aleme rahmet olarak gönderilen Sensin… Nasıl sevmem Seni Ya Rasulallah… Seviyorum, elbette seviyorum, canımdan çok seviyorum… Bakiliğimiz oldun, faniliğimizin içinde Yolum, Senin yolun olunca Senden başka kime bel bağlayayım. Nurum ve şefaatim Senden gelecekse Seni bırakıp kime gideyim… Allah (c.c) ‘ ın duası içinde Sen, Senin duan içinde ben varken Söyle, Seni bırakıp kimi seveyim… Ey Sevgili ; Bak, salati fecr vakti yaklaşmakta… Susma… Ne olur susma, kalbime dokun, bu karanlık odamı nurunla şereflendir. Ey Fahri Kainat; Kapına geldim diyorum, susuyorsun… Şefaat dileniyorum, susuyorsun… Kalkan ellerime dokun diyorum, susuyorsun… Susma, ne olursun susma Sevgili… Biliyorum , ellerim kirli, zihnim bulanık, nefsim hodbin.. Ama yine biliyorum ki Sen, Sana uzanan ellerimi geri çevirmezsin Çünkü Sen Ahmed-i Mahmud-u Muhammed Mustafa (sav) ‘sın, Habibi kibriyasın…Hatemu’n Nebiyyinsin… Sen değil miydin “ Yeryüzünde Allah-ü teala’nın seyyah melekleri vardır, ümmetimin selamını bana ulaştırırlar” buyuran. Sana binler, Sana yüz binler, Sana milyonlar, Sana kainatın zerratı adedince Salat olsun ya Rasulallah, Selam olsun ya Nebiyallah, Salat ve Selam olsun ya Habiballah… Ne olur cevapsız bırakma bu mücrimi Biliyorum günahkarım ama Senin sevginin üzerine hiçbir sevgi tanımadım, Senin kadar hiçbir sevgiliyi arzulamadım, hasret kalmadım… Bak Rasul, bak şu damlalara… İnan, inan senin için akıyor. Rabbim biliyor ki; bir o kadar da içime damlıyor… Bu damlalar hürmetine, Senin sevginin hürmetine şereflendirir misin beni, Alır mısın selamımı… Tıpkı, yıldızlarından olan Hubeyb (r.a) ‘ın Mekke’den Sana gönderdiği selamı Medine’de ayağa kalkarak aldığın gibi benim selamımı da alır, Ümmetinden sayar ve “Ve Aleykes Selam Hakan” der misin… Ve şu gece gibi zifiri karanlık olan yüreğimi nurlandırır mısın… İşte, işte bak karşı apartmandaki komşum Hayrullah amca… Yine beni yalnız bırakmadı, Her gece olduğu gibi aldı penceresi önündeki yerini. Belli, o da bekliyor birisini, O da bekliyor Sevgililer Sevgilisini… 14 asır geçti ama hala talaal bedrularla bekleniyorsun Ey sevgili… Kimileri ümmeti Muhammed karanlıklar içinde diyor Ben inanmıyorum, inanmıyorum Ya Rasulallah. Madem ki Sen karanlığı boğan nurunla doğdun, karanlığın adı anılmaz Sen karanlık gecelerimize sabahsın, Kışta özlenen baharsın, Senli gönüllerde gece yaşanmaz Karanlık Seni görmeyen gözlerde, Kadrini bilmeyen gönüllerde olsa gerek… Ey Nebi… Bilmiyorum, Sana ahir zaman ümmetinin hangi halini şikayet edeyim! Senin aşkınla yanmayan kalpleri mi Senin nurundan mahrum ruhları mı Seni görmeye layık olmayan gözleri mi Senin unutulduğun haneleri mi… Neleri unuttuk şu fani hayat meşgalesi içinde bir bilsen, Ne cürümler işledik utanmadan, Bahaneler yaptık üstüne üstük havadan sudan… Ya Rasul, kapında ümmet olamadık, Gül değil diken dahi olamadık, Toprak değil taş dahi olamadık Belki rıza gösterdik kadere ama Sana layık ümmet olamadık… Sen dünyaya geldiğin anda bile “ümmeti ümmeti” diye ağlarken Biz Sana kısık sesle bile olsa selam gönderemedik, Seni savunamadık, anlatamadık…L Buna rağmen biliyorum ki Sen bizi unutmazsın.. Sahi unutmazsın değil mi Sevgili… Ne olur affet bizi… Efendim, artık elim kalemi tutamaz, gözüm kağıdı göremez oldu yaşlardan, Yüreğim ağrıyor artık, yüreğim sızlıyor… Gücüm takatim kalmadı artık, yardım et… Ey şefkat yağmuru, ey mü’minlerin umudu! Şefkat kanatlarınla kucakla beni, Sen sil göz yaşlarımı, Bırakma beni ve bırakmama izin verme Seni… Ve Rabbime sesleniyorum; Ey ahdinde vefalı, ey vefasında kuvvetli, ey kuvvetinde yüce, ey yüceliğinde yakın, ey yakınlığında latif, ey lütfunda şerif, ey şerefinde aziz, ey izzetinde azim, ey azametinde mecid, ve ey yüceliğinde hamid olan Rabbim… Kalbim Sana emanet, biliyorsun beni ve biliyorsun bendeki Seni…. Ulaştır selamımı ve sevgimi… Esselatu vesselamu aleyke ya Resulallah, Esselatu vesselamu aleyke ya Habiballah, Esselatu vesselamu aleyke ya Seyyidel evveline vel ahirin Ve selamun alel murselin ve alihim velhamdulillahi Rabbil alemin… “GuL” kokusu doldu odama… http://www.islamisite.com/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&p=34329#343 29 www.islamisite.com |
| | |
| | #105 (permalink) |
| Kayıt: 16.01.2007 Yaş: 21
Mesajlar: 1.202 İtibar Gücü: 14 | Ben BÖyle Olmamaliydim... ![]() BEN BÖYLE OLMAMALIYDIM… Ben böyle olmamalıydım! İsmini duyunca, boynum düşmeliydi omzuma, İçime bir ateş düşmeliydi, Ayaklarımın feri kesilmeliydi, Kendimden geçmeliydim sonra, Adını sayıklamalıydım adımı unuttuğumda, Ama bunu kimse duymamalıydı, Seni mahşere kadar saklamalıydım… Ben böyle olmamalıydım! Nisan akşamlarını ıslatırken yağmur, Bahar, şarkılarını söylerken karanlığa, Çalan her kapıya, “sensin” diye koşmalıydım… Gece yıldızlarını serpince göğe, seni görmek için uyumalıydım. Ayak sesleri gelmeliydi uzaktan, ben hep sana yormalıydım. Şarkılar kime söylenirse söylensin, sana diye dinlemeliydim. Türküler dolmalıydı odama. “Ben bir selvi boylu yardan ayrıldım” deyince bir ses, “selvi boylu yar” sen olmalıydın. “Kömür gözlüm, ateşine düşeli” senin için söylenmiş söz olmalıydı Ama bunu kimse bilmemeliydi. Seni mahşere kadar saklamalıydım. Böyle olmamalıydım! Kelimeler Taif’i taşıyınca kulaklarıma, daha yüzüme çarpmadan Taif rüzgarı, Taşların izi çıkmalıydı yüzümde. Uhud anılırken, dişlerime sızı düşmeliydi. Haremde bir ikindi vakti, kem gözler çevrilince sana, Ve vefasız eller uzanınca yakana, İçim daralmalı, nefesim kesilmeliydi. Sen ötelere hazırlanırken, öteler senin için süslenirken, Son kez baktığın pencerede hayal edip seni, Perdenin son kez kapanması gibi kapanmalıydı gözlerim. Sonra içime doğru gerilip, seni bize lutfedenin ismini haykırıp, “ALLAH”(cc) deyip, düşmeliydim yere. Ama bunu kimse bilmemeliydi. Seni mahşere kadar saklamalıydım. Ve mahşer günü, uzaktan seni seyretsem, sana yakın olmak için can atsam, Beni engelleseler, “sen kim, yakınlık kim” deseler, Ben ağlamaktan konuşamasam, gözlerini çevirsen bana, Benim cennetim bana bakan gözlerindir ve tebessüm etsen Ama bunu kimse görmese, seni ebede kadar saklasam Dursun Ali Erzincanlıdan bu şiiri birde sesli dinlemelisiniz... ![]() http://klip.wordpress.com/2007/03/24/222/ |
| | |
| | #106 (permalink) |
![]() ::K @ L B ! M D € $ ! N :: Kayıt: 16.11.2007 Yaş: 16
Mesajlar: 1.706 İtibar Gücü: 24 | "Ne olur" Lebbeyk diye, çıktığınız da yola. Bin başım olsa, koyarım bu yola. Kurban olam, senin nebi soyuna. Ne olur, bizleri de unutma efendim. İhram bezini, bağlarken beline. Orada olsam, kapanırdım eline. Gel de, gelirim sÜrÜne sÜrÜne. Ne olur, bizleri de götÜr efendim. Bırakırsan, yanarım kor ateşte. Dualarım seninle, her nefeste. Dergahın önÜnden, her geçişde. ölÜrÜm, beni de götÜr efendim. Akıyorken, içime kanlı yaşlar. GÜlemem , gÜl demen bana gardaşlar. Bakar halime, ağlar kurtlar, kuşlar. Yanına , köleni de al efendim. "Murat Sen" |
| | |
| | #107 (permalink) |
![]() ::K @ L B ! M D € $ ! N :: Kayıt: 16.11.2007 Yaş: 16
Mesajlar: 1.706 İtibar Gücü: 24 | çok güzel paylaşımlarınız gerçekden herkesten Allah razı olsun emeğinize yüreğinize sağlık Allah yar ve yardımcınız olsun...... |
| | |
| | #108 (permalink) |
![]() ^^GüLE MeftuN^^ Kayıt: 28.03.2008
Mesajlar: 120 İtibar Gücü: 8 | Esselatu vesselamu aleyke ya Resulallah, Esselatu vesselamu aleyke ya Habiballah, Esselatu vesselamu aleyke ya Seyyidel evveline vel ahirin Ve selamun alel murselin ve alihim velhamdulillahi Rabbil alemin… Allah hepinizden razı olsun cok güzel şiirler .... |
| | |
| | #109 (permalink) |
| Kayıt: 17.04.2008 Yaş: 20
Mesajlar: 55 İtibar Gücü: 5 | Efendim! Şu yaşlı gözlerde kalmadı derman Bekliyorum yolunu, Sensiz her saniye bana zindan Ey Canan! Sensiz cennet bile ziyan Acep dayanır mı kalbim, ne kadar sürer ki bu hicran? Zindan bana herşey, Sen olmayınca, bağrımda nâlân. Gittin gideli yüzler buruk, gözler ıslak, Geride bıraktıkların, Sana vurgun, Sana tutsak. Bîçareyim, ıssız bir çölün ortasında garip bir dîvâneyim, Sana adım atmak ister kalbim, ama olmuyor kederdeyim. Aşkın sarsın bütün benliğimi ve kavursun kor ateşler gibi beni, Yoksa halim harab, günahlarımla başbaşa virâneyim. Gittin gideli yüzler buruk, gözler ıslak, Geride bıraktıkların, Sana vurgun, Sana tutsak. Gecelerin koynunda, uzaklarda düşleyip sayıklarken Seni, Sultanlığın karşısında oracıkta yığılırken görsünler beni, Arkamdan desinler; bu kitmir de kimin nesi? Ve bir ses inlesin: o, Resûlun sâdık bendesi. Gittin gideli yüzler buruk, gözler ıslak, Geride bıraktıkların, Sana vurgun, Sana tutsak. Cananım! Sensizlik dayanılmaz oldu, Gel artık, bak ruhum yapraklar gibi soldu.. aLıntı.. |
| | |
| | #110 (permalink) |
| Kayıt: 17.04.2008 Yaş: 20
Mesajlar: 55 İtibar Gücü: 5 | Güllerin ateşini onu derenler bilir. Yüreğin ateşini kalbe girenler bilir. Bilmez gülün kadrini pervane-veş yanmayan Kıymetini güllerin sırra erenler bilir Yılda bir defa kurban keserler halk-ı alem ıyd için Dem-be-dem saat-be-saat ben senin kurbanınım. Alem halkı bayramda yılda bir kez kurban keserler. (Ey Sevgili!)Ben her zaman, her saat senin kurbanınım. Herkes güle,bülbül olmaya hazırdır. Bülbül gül olduğunda güzelce şakır. Bülbülün anlamıdır gül. Bülbülün kanıdır gül… Diken gülle gül kokar… Gönüller ki Gül’e hasret!.. Gül sözleri edelim, gül düşleri görelim gül gecelerinde. Gönülleri yıkayalım gül suyuyla… Gönlüm ki Gül’e hasret!.. Güzellik Gül’e, sevgi bana düşmüş,sevginin ve vefanın bülbüle düştüğü gibi… “Gül gülse daim,ağlasa bülbül aceb değil…” “Zira kimine ağla demişler, kimine gül” Gül yeter ki gülsün ona gülmek yakışır.Bense ağlamaya razıyım.Aşk da tatlı bir gözyaşı değil midir zaten,sevdiğini güldürmek için yapılan işler uğruna… Ey Gül’üm gülümseyişlerin vursun yüzlerimize, nur içinde nur olsun. Güzelliğin hakiki sevenleri, sevecekleri hakiki güzelliği seninle tanısınlar ve seni ansınlar.Yaşasın senin için ağlayan her dize şiirde ve senin için parlayan her damla nehirde… Ey Sevgili kapına geldik aşkı öğret bize ve aşkını ver yüreklerimize, her şey SEN olsun şu dünyada ve olmasın SEN olmayan dünya da... Dertsiz olmak dert olarak yeter… Gönlüm ki GÜL’e Hasret ! aLıntı.. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Resimli Şiirler ( Tek resimler buraya ) | !NC!PéR!S! | Resimli Şiirler / Resimli Şarkı Sözleri | 7419 | 01-07-2009 12:54 |
| KıSa ŞiiRLeR | !NC!PéR!S! | Şiir arşivi | 354 | 21-01-2007 14:05 |
| <><>< Karma ŞiirLer ><><> | WhirLpooL | Şiir arşivi | 83 | 04-10-2006 16:05 |
| Asi Yüreğimdeki Şiirler | univercity10 | Şiir arşivi | 78 | 06-09-2006 17:12 |
| GoLge'den şiirler | GoLGe | Şiir arşivi | 7 | 17-08-2006 21:48 |