HIZLI ARAMA
| Şiir Köşesi Şiir aşıkları; buyrun.. En güzel sözler buraya.. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 36
Mesajlar: 54 İtibar Gücü: 14 | Pembe ve Duru İnce narin kanatlı uçurtmadır kalbin Duru yağmurlarda yıkanmış şair nefesi kokan Bir şebnemsin ki, Şems’le buluşur güneşin bahçesinde Yaprağına düşersin saklı kalan acıların Mevlana’dır gözbebeklerinde ay Döner gün boyu dalgın Ateş olur hüznün şahdamarında Pembe kuşkular gördüm avuçlarında akan Saçlarını ören mahcup cihangir Pembe mızrak taşır bakışlarında Bilmezsin ki, seher vakti Kubbe-i Hadra’dan Bir bumerang gibi yükselen çığlıkların Parçalanır, hatıralarda sessiz Bekler doğuşunu karanlıkların Tebessümün ne kadar mumdanmış öyle Yıldızlar çiçek kokluyor Natürmort çizgilerinde yüzünün Bir ter damlasında pırlantalar Akkor bir göz oluyor ardın sıra Şehzade yalnızlığı içindesin, elçiler Hünkâr kırmızısı yanılgılarla gelmiş Sürgün bir ah ve çile Pembedir hangi rüzgâr dokunuyorsa tenin Nasıl şuh bir ayin ki gamzelerinde renkler Duru bir süreyyadır tenhada gölgen bile Nurullah GenC Konu Parkie tarafından (17-05-2007 Saat 23:45 ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() '_bÜyÜk iNsaN_' Kayıt: 20.12.2006
Mesajlar: 3.742 İtibar Gücü: 47 | teşekkürler tekrardan paylaştığınız için |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() ღYiğitseN UsLandır beniღ Kayıt: 26.04.2007
Mesajlar: 4.718 İtibar Gücü: 46 | Parkieee canım yüreğine sağlık seni artık daha sık görces dimi burda Acılarında yüreğinde bulamazsan beni Arama beni ; zifiri karanlıklardayım . Gelmeyeceğimi düşünme asla. Bir gün güneşe çıktığımda Kahverengi gözlerini bırakacağım yüreğime. Gülüşünle baharları sunacağım gözlerime. Ellerin yangın, Gözlerin fırtına yeri olsa da Yeminliyim bir gün Bir avuç güneşimle sana gelmeye. ismail sarıgene |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 36
Mesajlar: 54 İtibar Gücü: 14 | Hicran Rüzgârı Hicrân rüzgârıyım, işkence seli Kuşandım sevginin intizârını Mecnun, yüreğine saldığım deli Bitmeyen bir aşkın ihtirâsını Hicrân rüzgârıyım; alevden tahtım Benliğim hasretle büyüyen bebek Kerem'i Aslı'nın 'âh'ına yaktım Kanatlarım ateş saçan kelebek Hicrân rüzgârıyım; ellerim kanlı Yağmur oldum, şimşek gibi parladım Ferhat, dağı yaran bir delikanlı Emrah'ı Selvi'ye müptelâ kıldım Nurullah Genç |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 36
Mesajlar: 54 İtibar Gücü: 14 | eLya İnsallahh ) Yasakla Arkadasim Sizden Degerlimi? |
| | |
| | #6 (permalink) |
| Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 36
Mesajlar: 54 İtibar Gücü: 14 | Hüznün Lalesidir Dünya şehzade nûn aşkıyla ağlıyormuş intizâr rebâbın renklerinde uşşâkın isyanı var vuslat inkılabıyla uyandırdı ruhu râst ismin âhımla açar, nigâhımla şarkılar sabâda kâküllenen ocak esrârı yıkar çiçeklenir lâcivert ismin, ummana çıkar çoğalır umman ile letâfet çeşmeleri yeşerince erguvan, onurum kabre sızar tedâiler üzgünse, oyada lâledir kalp üslûp aynada gezer; titrer neyde ıztırap ıtrî nevâda tambur, gül atar üstümüze karargâhında leylak olunca ümmî türâp hüzzâmla kanatlanır ümîdimin elleri lekesiz pervâneler yıkar ihtilâlleri âhımla açar ismin; yanar puslu lâmbalar ebedî ülfetimi kuşanır hayalleri Nurullah Genç |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 36
Mesajlar: 54 İtibar Gücü: 14 | Hüzzam Yangınları Birinci yangın Ve bir gün sarsılacak içinde son tebessüm Dudaklarında şarkı buzları, nağme kanı Sen bildiğin gibi dur yolların ortasında Gömmenin gölgesi yok bekleyişler yurduna Gökte saçların için gül arayan hakanı Dudaklarında şarkı buzları, nağme kanı F damlatıyor yüzün toprağıma bembeyaz Sen yine de habersiz yürü kalbinde şehrin Bir gün elbet dumanı dağılır tepelerin Adım binlerce hüzzam olacak; ruhuna yaz F damlatıyor yüzün toprağıma bembeyaz Nasıl böyle bigane kalıyorsun ey bahar Kıvılcımlar rengârenk acılarla geliyor Bir alev yağmurunun suları çiseliyor Bulutların ardında o yanardağ tenin var Nasıl böyle bigane kalıyorsun ey bahar Ellerim kâh humuslu, kâh kil kıvamındadır İster misin her yanım karakışla donansın Yolcu susamış, bırak, içip hülyana kansın Zaman son bir fanusun kırılan camındadır Nurullah Genç |
| | |
| | #8 (permalink) |
| Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 36
Mesajlar: 54 İtibar Gücü: 14 | Gözlerin Çağırıyor Beni eflatun sular süzülüyor aynalardan damlacıklarında hicranlı yüzün ben kapıları aldatıyorum gün be gün sen pencereleri ben denizlere bakarak martılara yalanlar söylüyorum sen gemilere sonra liman bilmez korsanlara terk edip ıssız adalara sürüyorsun dizelerimi gitmek istiyorum çakıp da kaybolan şimşekler gibi gel gör ki, önümde hatıralar mahzeni parmak uçlarımda paslı çiviler bütün zindanları yıkarak birer birer gözlerin çağırıyor beni gözlerin en soylu atların koştuğu bir bahar gezegeni çeşmelerin bakınca gülümsediği ırgatların göklere yöneldiği latince bilenlerin nergis akşamlarında göllere meydan okuyup kıyısında şarkılar dinlediği tutkular değirmeni inciterek aşk kitaplığındaki bütün harfleri kirpiklerinde efsane şairlerin mağrur kalemleri gözlerin çağırıyor beni kaşlarının cilveli bir ahu gibi ömrümüze düştüğü günden beri köleleri ağlattın ey sevda semenderi adı konulmamış yıldızlardan koparak vadilerde biriken yalnızlığım kalbimi avuçlarına almış tutuyor sana doğru çölde bir kuyuya mı bırakayım ellerimi geceye otağ mı kurayım buzullar ortasında ne yapayım bilmiyorum ey acılar bedesteni biraz ateş ve hüzün biraz köpük ve leylak gözlerin çağırıyor beni gittim son ışığından bakışlarının kırdım kanatlarını bin bir gece masallarında zümrüdüanka kuşlarının şimdi nasıl da yürüyorum dağlara karşı farkında mısın umursamıyorum boğazımda düğümlenen yolları bulutları susturuyorsun söylemesinler diye turnaların toprağa dökülen eşsiz definelerini damıt kalbini kuşkulu yokuşlardan kurtul karanlığından fotoğrafların her köşede ısırgan edalı kan evleri her menzilde leylayı küçümseyen kaktüsler ne seni görüyorum hayatın boşluğunda ne de son anlarında resmini büyütüyor yokluğunla savaşan intihar temrinleri gizlenme ardına fesleğenlerin bahaneden bıkmıştır bezirganlar, mevsimler yüzeyde ve sancılı haykırışlar uğruna derinden ve telaşsız bir uyanıştır şiir bu yüzden zehre batmış urganlar gül kokulu bu yüzden gözlerine ayarlıdır saatler o öpüp okşadığın yaprak akkorsa şimdi kim bilir hangi zaman gönlüme uğramıştır kollarına aldığın mutluluk servileri bana dokunduğunda sessizce ağlamıştır simyası bozulduysa dilimin, kelimeler bir volkandan geriye kalan ırmaklar gibi bilinmez ki nereden akmıştır yüreğime geçerek en azılı köprülerden, duraksız varmak için sevdanın tükendiği ülkeye duygularına ölüm yüklüyorum ömrümün yaklaştığım her sahil tutuyor ellerimi mor bir yangın, hercai dalgalar, kum taneleri çakallar iniyor dağlardan apansız ardımsıra gölgeler, gökkuşağı rengarenk uçurtmalar gibi kaplıyor göklerimi gözlerin çağırıyor beni oysa ben hiç görmedim dünyada gözlerini takılmadım engellerine nilüfer bakışlarının bir ses beklediysem yankılansın diye evrenimde kalbinden benim adıma sevdalı bir vuruşun özlemiydi süsleyen sokaklarımı, şehirlerimi gözlerin çağırsa da beni çağırmadan kalbin çatlayan gözlerimi görmeden ellerinde hangi toprakların yayılıp hangi tohumların yeşerdiğini tutunmayacağım zamana dilenci gibi hala uzaklardan işaret parmağıyla gözlerin çağırsa da beni gidiyorum; adımlarım yaz kurdu, güz kefeni Nurullah Genç |
| | |
| | #9 (permalink) |
| Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 36
Mesajlar: 54 İtibar Gücü: 14 | Gözler Sende sevgidir zaman ve Leyla'dır Kulak ver, tükenmeyen âh ü zârıma, gözler Ey, dikenli yolları gökyüzüne bağlayan Bir hayali dilberin çehresinde parlayan Mehtabım gülümse de kalbimde gül büyüsün Sen ki, güzel gözlerin belki en büyüğüsün Güneş gibi, ufkumda doğup da yanan gözler Ruhumun yağmurunu içip da kanan gözler Geceye mi çırpınış, gurbete mi bu hasret Bitmeyen bir susuzluk ve sönmeyen hararet Ortasında kalmışsın; saçların darmadağın Gülşenim, yıkılmadan saray gibi otağın Hayatın donbaharı kuşatmadan rengini Yitirmeden şu billur ve masmavi engini Beni al kollarına, uyut sonsuza değin Yüzümde dalgalansın o simsiyah eteğin Göreyim elmas gibi parlayan nakışları Gönlümü çiçek çiçek sırlayan nakışları Papatya bir simada sana taht kurmuş Allah Ne olur, üzme beni; çektiğim her derin âh İçimden bir parçayı koparıp götürüyor Ve hicrân sis misali, her yanımı bürüyor Mehtabım, yıldız gibi süsle kâküllerini Koklayayım kalbimde yeşeren güllerini Islanmış sinesine çekiver bir baharın Uyandır şarkısıyla beni, kanaryaların Duaya kalksın elim, başım şükre uzansın Sesim dudaklarıma mahpus iken, uyansın Ve matem kuyusundan çekeyim ellerimi Toplayayım yerlere düşmüş hayallerimi Kapkaranlık dünyama bir ışık yakan gözler Bana, benimmiş gibi, ümitle bakan gözler Nurullah Genç |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Pembe msn ifadeleri | KaLpsiz | Msn ifadeleri | 9 | 10-03-2008 14:03 |
| pembe patikler | sirenka | Canlı dizi izle | 0 | 02-09-2007 23:20 |
| Nükhet Duru: Neco'dan geri aldım | Haberci | Magazin Haberleri | 0 | 10-12-2006 00:03 |
| Azerbaycan Türkçesi ve Bizim Yeni Duru ve Kuru Türkçemiz | Raid_IRON | Paylaşmak İstedikleriniz | 4 | 12-10-2006 18:17 |
| Nükhet Duru: Yaz bitmeden evleneceğim | CiwCiw | Magazin Haberleri | 3 | 14-05-2006 21:58 |