HIZLI ARAMA
| Şiir Köşesi Şiir aşıkları; buyrun.. En güzel sözler buraya.. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() Hąγąt Gúz£Ldi® Kayıt: 07.02.2007 Yaş: 21
Mesajlar: 5.375 İtibar Gücü: 35 | SeÇme Şİİrler!! ![]() ÖYLESİNE SEVMİŞİM Şimdi gidiyorsun, git Bütün sabahları üşüdüğüm Bütün gördüğüm senli günlerim, onlar da gitsin İçimde bir şarkı Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin Yıldızları da alsana yanına gökyüzünden Sevdiğimiz şarkıları da Pencareme konan yusufcukları da Bana karanlığı bırak Beni bırak, beni böyle bırak Böyle ansızın, böyle yakışıksız Böyle anlamsız, böyle dağınık Öyle kapıda susuşun Öyle sarsak, öyle serkeş, öyle çerkes duruşun Koy beni sensizliğe Ve otursun içime kül gibi kor yangının Şimdi gidiyorsun, git Hadi git Hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al da git Hadi kanatma Hadi yıkma Hadi dokunma Zaten ben seni öylesine sevmiştim Şimdi gidiyorsun, git Bütün sabahları üşüdüğüm Bütün gördüğüm senli günlerim, onlarda gitsin İçimde bir şarkı Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin İbrahim Sadri ![]() Demedim mi bu hasret bitirir seni Ay dolanır gider, yalnız kalırsın. Her gün yeni baştan dağılır, ufalırsın Demedim mi yüreğim sevme! İşte ne gözyaşı, ne yemin, ne söz Geri dönen hangi güvercinin var? Senin hangi çiçeğini sakladı bahar? Demedim mi aklım inanma! Birgün naza çeker kendini demedim mi? Görmesen, zindana döner bu şehir Görsen, umursamaz, aldırmaz kafir. Demedim mi gözlerim bakma! Demedim mi bu ürperten sıcaklık Bu taze güzellik kaybolur birgün? Sonra boşu boşuna aranır, dövünürsün Demedim mi ellerim dokunma! Demedim mi birgün susar şarkılar Sesine ses veren rüzgarlar olur İstediğin kadar artık bekle dur Demedim mi kulağım duyma! Bir gün çıkıp gideceği belliydi Ayan-beyan belliydi anlayamadın. Başka bir rüyada şimdi o kadın Demedim mi kollarım sarma! Bütün çektiklerim senin yüzünden Gölge bile geçirmezdin bir zaman üzerinden Ah! Şimdi paramparça oldun binbir yerinden Demedim mi gururum kırılma! ![]() Konu eLFiDa tarafından (23-04-2007 Saat 17:38 ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() Hąγąt Gúz£Ldi® Kayıt: 07.02.2007 Yaş: 21
Mesajlar: 5.375 İtibar Gücü: 35 | ![]() Bazen acı dinmez, bazen de yağmur Sevgilim gülümse, her şey unutulur Suskunuz bu akşam üstü Hasrete yanmışız, neylersin Bir gün, bu mahzun sevdadan geriye Kalırsa, sadece o hüzün kalır.. Sen de anladın ki yapa-yalnızız... Buluşmamız yasak, Görüşmemiz uzak... Devrilmiş kadehler gibi, dönüyor başımız, Neylersin... Ah güzelim, İncinmiş bir sesi vardır yağmurun; Yanaklarına vurduğunda hissedersin. Ve bir veda sözcüğü, saçlarına, Titreyen bir öpücükle dokunduğunda; Bu anı dondurmaya yetmez nefesin. Bir film sahnesi gibi Akar gider ayrılık, Neylersin... Biz zaten hiçbir romanda Kendi hayatımıza rastlamadık. Bütün şarkılar bizi yanlış anlatmıştı. Ve bütün bulmacalar yarım bırakılmıştı. Tenha sokaklarda üşüyüp durdu sırtımız. Oysa tuttuğumuz balıkları bile Yeniden denize bağışlamıştık. Biz, hayata dair Hiçbir yanlış yapmamıştık... Neylersin... Biz bu sonucu haketmedik, Hayır, etmedik... Ömrümüz bu talana lâyık değildi. Bazen acı vurdu, bazen de yağmur Hiç gülmedi yüzümüz, Hiç büyümedi gülümüz... Bizi yalnızca akşamlar kucakladı, Biliyorsun, Sabaha çıkmayan bir yoldu yürüdüğümüz... Bir gün, bu öykünün sonuna gelince Ansızın desem ki: hoşça kal canım! Unutursun, Mecburen unutursun... Yıldızlar söner, bu aşk da biter! Bazı gün hatırlayınca, sessizce ağlarız. Neylersin... Ah bebeğim, ah.. Kekremsi bir tadı vardır gözyaşının, Dudaklarına sızınca farkedersin. İçindeki vurgun aşklar mezarlığında, Ayrılık, ölümden üste yazılınca, Gideni durdurmaya yetişmez sesin... Bir inme gibi dolaşır bedeninde pişmanlıklar, Neylersin... Biz zaten hiçbir sinemaya Tam vaktinde yetişemedik. Bütün vapurlar bizden önce kalkmıştı. Ve bütün biletler biz gelmeden satılmıştı. Boşuna telaşlarda yorduk günlerimizi. Oysa Nuh'un Gemisi'nde bile Bize yer kalmamıştı. Ve hiçbir mutluluğa adımız kaydolmamıştı. Neylersin... Biz bu aşkı sürdüremezdik, İnan, sürdüremezdik... Kalbimiz bu heyecana müsait değildi. Bize hep acılar kaldı, bize hep yağmur... Unutmasan bile artık Unutur gibi yapacaksın. Ve buruşturup-buruşturup attığım kağıtlarda, Hiç bitiremediğim Bir şiir olarak kalacaksın... Yusuf Hayaloğlu ![]() Her şey yapılabilir bir beyaz kağıtla Uçak örneğin Uçurtma mesela Altına konabilir biri ötekilerden Kısa olduğu için sallanan bir masanın Veya şiir yazılabilir Süresi ötekilerden kısa bir ömrün üzerine Bir beyaz kağıda her şey yazılabilir Senin dışında Güzelliğine benzetme bulmak zor Sen iyisi mi sana benzemeye çalışan her şeyden Bir gülden, bir ilk, bir sonbahardan sor Belki tabiattadır çaresi Senin bir güle bu kadar benzemenin Ve benim bilinci nasırlı bahçıvan çaresizliğim Anlarım bitkiden filan Ama anlayamam Toprağın güneşle konuşmasını Sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla Sen bana ışık ver yeter Bende filiz çok Köklerim içimde gizlidir Gelen giden ,açan solan, bere budak yok Bir şiir istersin İçinde benzetmeler olan Kusura bakma sevgilim Heybemde sana benzeyecek kadar Güzel bir şey yok Uzun bir yoldan geldim Tedariksiz,katıksız bir yolcuyum Yaralı yarasız sevdalardan geçtim Koynumda bir beyaz kağıt boşluğu Her şeyi anlattım Olan olmayan, acıtan sancıtan Bilsem ki sana varmak içindi Bütün mola sancıları Bütün stabilize arkadaşlıklar Daha hızlı koşardım Sever adım gelirdim Gözlerinin mercan maviliğine Sana bakmak, suya bakmaktır Sana bakmak, bir mucizeyi anlatmaktır Sana sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır Aşk sorgusunda şahanem Yalnız kelepçeler sanıktır Ne yazsam olmuyor;çünkü bilenler hatırlar Hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar, Bahçıvanlar değil,tüccarlardır. Sen öyle göz,sen öyle toprak ve güneş ortaklığı Sen teninde cennet kayganlığı iken Sana şiir yazmak ahmaklıktır. Bir tek söz kalır dişlerimin arasında Ben sana gülüm derim ,gülün ömrü uzamaya başlar Verdiğim bütün sözler sende kalsın isterim Ben sana gülüm derim ,gül sana benzediği için ölümsüz Yazdığım bütün şiirler sana başlayan bir kitap için önsöz Sana bakmak,bir beyaz kağıda bakmaktır Her şey olmaya hazır Sana bakmak,suya bakmaktır Gördüğün suretten utanmak Sana bakmak,bütün rastlantıları reddedip bir mucizeyi Anlatmaktır Sana bakmak,Allah'a inanmaktır. Yılmaz Erdoğan Konu eLFiDa tarafından (28-04-2007 Saat 00:50 ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() Hąγąt Gúz£Ldi® Kayıt: 07.02.2007 Yaş: 21
Mesajlar: 5.375 İtibar Gücü: 35 | ![]() aşk benim hiç senin olmamış Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık, sadece olmayacaksın. Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda. Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra. İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim. Hani hep kızardın ya “Konuş konuş konuş” derdin, haykırabilir miyim şimdi korkaklığını. Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin, susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …? Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farzetmeli, unutmalı. Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim. Var olduğum her yer aşk(ın) şehri olmalı artık, yeniden sevmenin, sevilebilmenin yeri her yer, zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için. Evet, sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim bu anılar sokağına. Kopan takvim yaprakları sensiz geçen günleri saymamalı, bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım. Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim. Kabullenebilmeli, hazmedebilmeli, aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim. Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım, sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için. Zira yoksun. Sanki benim hiç senim olmamış, sanki bizi hiç yaşamamışız, sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmış ve sonra yarım bırakmışız gibi. Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti, Yaşanmışlığına, yitikliğime hiç aldırmadan, Sanki benim hiç senim olmamış gibi… Semih Tanrıver |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() !! A r ı z a l ı m ♥ !! Kayıt: 03.04.2007 Yaş: 26
Mesajlar: 3.972 İtibar Gücü: 75 | yusuf hayaloğlu hastasıyım zaten sagol emegıne saglık |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | Ellerine sağLık tatLım.. |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() Hąγąt Gúz£Ldi® Kayıt: 07.02.2007 Yaş: 21
Mesajlar: 5.375 İtibar Gücü: 35 | teşekkürler beğenmenize sevindim !!!! sweet,saol canım (; |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Seni Seviyorum Demek İsterdim Seni seviyorum demek isterdim ölesiye bir duyguyla, taparcasına dil dökmek ve saçlarım ağarmadan söylemek isterdim seni sarmak isterdim sonsuzlukla delicesine sevmek bir sarhoş gibi adını sayıklamak ve bağırarak kollarında ölmek isterdim gülüm ... Ahmet Kutsi TECER |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() Hąγąt Gúz£Ldi® Kayıt: 07.02.2007 Yaş: 21
Mesajlar: 5.375 İtibar Gücü: 35 | ![]() Ala gözlerine kurban olduğum Hep senin derdinden yanar ağlarım Kime arzedeyim garip halimi Ellerin yanında görür ağlarım .. Benden kaçar sevdiğim, gayrden kaçmaz Dahi pek küçüktür, aşıkın bilmez Yalvarsam Mevla'ya dileğim geçmez Yüzümü yerlere sürer ağlarım .. Yine düşt'ayrılık vücut şehrine Yürek mi dayanır dilber cevrine Sürülünce insan mahşer yerine Hak'kın divanına durur ağlarım .. Kerem der bu firkatla yanarsam Tükenir ömrümüz bir gün ölürsem Bu hasretle kıyamete kalırsam Kefenim boynuma sarar ağlarım ... Aşık Kerem ![]() Vazgeçtim Çocukluğumdan Sevmekten korkma beni Ben gelincik değilim Korkma dağılmaz yapraklarım Karışmam rüzgara Asıl sevmezsen kırılırım. Hadi korkma Tut ellerimden Çocukluğuma götür beni Eski zor yıllara değil ama. Güle oynaya parka götürdüğün, Kapımızın önünde evcilik oynadığım Anne değil En küçük En sevilen çocuk olduğum Hatta şımartıldığım, Annemin balkonumuza kurduğu salıncakta Umarsızca sallandığım çocukluğuma Göğe değercesine. Sokakta ağlarken bulduğum o yavru kediyi Bodrumda Kapımızın önünde Ya da banyoda değil Odamda beslediğim Onu şefkatle ısıttığım çocukluğuma. Kaygısızca okul yolunu tuttuğum Çocukluğuma götür beni hadi Ve büyük bir sevinçle eve döndüğüm Eski zor yıllara değil ama. Eğer öyleyse Vazgeçtim çocukluğumdan. Vazgeçtim Yemyeşil çimlerde yuvarlanmaktan Kucak dolusu çiçekler toplayıp Rengarenk saçmaktan gökyüzüne Vazgeçtim. Eğer o eski zor yıllara götüreceksen beni Ben vazgeçtim çocukluğumdan. Bırak elimi! inciperisi paylaşım için teşekkürler ![]() Konu eLFiDa tarafından (28-04-2007 Saat 00:51 ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #9 (permalink) |
![]() Hąγąt Gúz£Ldi® Kayıt: 07.02.2007 Yaş: 21
Mesajlar: 5.375 İtibar Gücü: 35 | ![]() ANIMSAR MISIN DOĞDUĞUN ZAMANI? SEN AĞLARKEN HERKES SEVİNÇLE GÜLÜYORDU. ÖYLE BİR HAYAT YAŞA Kİ, HERKES AĞLASIN ÖLDÜĞÜNDE, SEN MUTLULUKTAN GÜLÜMSE... Herkesin hayatında en az bir kere, bazen hiç tanımadığı bazen de çok iyi tanıdığı bir " EL" onun için dönüm noktası olmuştur.Bazen de o kurtarıcı el kendisi olmuştur bir başkası için.. Kimi için bu el bir söz olurken bazısı için de bir kitaptaki önsöz olmuştur.. Kimi, Bir arkadaşının hatıra defterini doldururken karşılaştığı küçük bir şiirde... Kimi, Yatağında uzanırken kulağına gelen bir şarkıda rastlamıştır ona... Kimi, Karıştırırken eski bir derginin sayfalarını bir öyküde bulmuştur dirilişi. Kimi, Bir takvim yaprağının üzerinde bulunan " Günün sözü" nde yakalamıştır onu. Kimi, Arkadaş hatırına gittiği bir filmin son sahnesinde... Kimi de, O insanla karşılaştıktan sonra yaşamının yönünü değiştirmiştir... Ama her zaman bir insan bir kitap veya herhangi bir neden hep olmuştur, olacaktır... Bir caminin avlusuna ölmek üzere terkedilen bir bebeğe uzanan "EL" onu bir yuvanın güvenliğine teslim eden bir polis olabilir.. Annesinin kucağında, anlamsız ve umutsuz bakışlarını çevreye yönelten dumandan boğulmak üzere olan çocuğa ve annesine uzanan "EL" bir itfaiyenin şefkatli eli olabilir... Moralsiz, çöküntü içinde, rüzgar önünde savrulan bir yaprak gibi amaçsız bir şekilde dolaşan öğrenciye uzanan "EL" bir öğretmenin güzel bir sözü, bakışı veya şefkatli bir şekilde dokunuşu olabilir... İşte bu yüzden GÜNEŞİNİ SAKIN SÖNDÜRME, ÜMİDİNİ ASLA YİTİRME... .....anonim....(yazarı bulamadım!!) |
| | |
| | #10 (permalink) |
![]() Hąγąt Gúz£Ldi® Kayıt: 07.02.2007 Yaş: 21
Mesajlar: 5.375 İtibar Gücü: 35 | Yağmur yağıyor. Mutfak camındayım. Nasıl üşüdüğümü bilemezsin. Menekşelerim çiçek vermiyor artık anne. Söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama… Şimdi telefon açsam sana, sesini duymak da yetmiyor ki. Hep aynı cümleler; “Babamlar nasıl, ilacını aldın mı?” Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde. Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi. Bazen mutfakta dalıp giderdin yemek yaparken, tahta kaşıkla tencerenin başında öylece ne düşünürdün acaba? Özlemek çok fena anne. Anlamak seni; daha da fena… Omuzlarım ağrıyarak uyanıyorum sabahları. Benim kızımın omuzlarımı ovmasına daha çok var. Gittikçe sana mı benziyorum ben, ya da “Annenin kaderi kıza” dedikleri doğru mu? “Baban eskitir her şeyi kızım” demiştin bir kez, anlamamışım meğer, eskiyormuş anneciğim. Omzunu ovacak kalmıyormuş meğer aynı evin içinde. Şimdi duysan bunları ne üzülürsün; mutsuz mu kızım diye, çoktan kendinden vazgeçmiş bir sesle. Mutsuz değilim de anne, yağmura ve mutfağımdaki kedere çare bulamıyorum. Evimi topluyor, toz alıyor, patlıcan kızartıyor, televizyon seyrediyor, akşam çalan kapıyı açıyorum, açtığımı gören olmuyor. Pişirdiğim yeniyor da, güzel olmuş denmiyor. Çay demleniyor, demleniyor, demleniyor… Kederim mutfağımın her yerine yerleşiyor. Ah nasıl eskiyor her şey anne, nasıl eskiyor. Eskilerimi de atmaya kıyamıyorum. Seni çok özlüyorum. Bana yasakladığın bahçeler, sana da mı uzaktı hep? Gidemeyişine ağladın mı sende? Ne zaman eskiyor sevgiler? Ödenen bedellerin acısı geçince mi? İşte böyle, kalbimde bir acı. Şarkılar seni söyler. İclal AYDIN |
| | |
![]() |
LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://www.2de1.com/siir.kosesi/55592-secme.siirlerii.html | ||||
| Gönderen | For | Type | Tarih | |
| YouTube - ibrahim sadri ben seni öylesine sevmi�tim | This thread | Refback | 15-05-2007 22:29 | |
| YouTube - ibrahim sadri ben seni öylesine sevmi�tim | This thread | Refback | 13-05-2007 19:39 | |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Savaş Karşıtı Şiirler | DiLrUbA | Şiir Köşesi | 39 | 08-02-2009 19:34 |
| DİNİ ŞİİRLER | @izci@ | Dini Konular | 26 | 06-08-2007 23:21 |
| Dİnİ Şİİrler... | sro_mert | Dini Konular | 1 | 25-07-2007 15:46 |
| FiLmLeRden Seçme DiyalogLaR :)) - | ölümlü yazar | Mizah & Eğlence | 0 | 09-06-2007 15:46 |
| seçme resimler | @izci@ | Fotoğrafçılık ve Resimler | 7 | 10-03-2007 15:30 |