HIZLI ARAMA
| Şiir Köşesi Şiir aşıkları; buyrun.. En güzel sözler buraya.. |
![]() |
| |
#11 (permalink)
|
![]() Hąγąt Gúz£Ldi® Kayıt: 07.02.2007 Yaş: 22
Mesajlar: 5.375 İtibar Gücü: 35 | ![]() Ben ayrılıkların şairi Yalnızların ozanıyım Sen masallar okurken daha Ben acıların yazanıyım... Haklısın aramızda dağlar denizler var Haklısın aramızda uçurumlar Senin sevdaların üç günlük masal Benim sevdalarım Allahıma kadar... "Elma şekeri mi sandın aşkı Ne şiirin şiir ne şarkın şarkı Hele bir kırılsın feleğin çarkı İşte ben o zaman görürüm seni" Hala "Tahta masalara" yazıyorsam adını "Aşk kitaplarında" arıyorsam tarifi aşkın "Kahır mektuplarında" yeniden buluyorsam seni Ve "ıslak mendillere" siliyorsam gözyaşlarımı "Eyvahlar" çekiyorsam her biten aşkın ardından " Bana sor ayrılığı- yalnızlığı bana sor" diye haykırıyorsam Ve "sabahçı kahvelerinde" bir çay gibi demliyorsam hasretini Ve "inadına " özlüyorsam o "çaykarası" gözlerini Bu benim ilk aldanışım değil Bu benim son yıkılışım değil Bırak bu sahte gözyaşlarını Üzülme "benim için üzülme" Üzülme bu son için üzülme Ben yeterim kendime... Varsında bir dağ gibi büyüsün hasretin içimde Varsında her gece bir kemanın tellerinde ezilsin kalbim Varsında bir daha değmesin ellerime ellerin Asla pişman değilim... Hatırla bir adam diyordun hatırla Ömür boyu sevsin beni ömür boyu İşte o deli İşte o çılgın İşte "o adam benim" Çünkü ben "Aşkı ölümsüz bilenlerdenim" AHMET SELÇUK İLKAN ( ASİ ) |
| | |
| | #12 (permalink) |
![]() Hąγąt Gúz£Ldi® Kayıt: 07.02.2007 Yaş: 22
Mesajlar: 5.375 İtibar Gücü: 35 | ![]() ANNEM İÇİN Bir günümüz bile sensiz geçmezken Şimdi mezarına hasretiz anne... Issız bir mezarlık, kimsesiz bir yer Gölgesinde ulu, loş bir mâbedin Bir yığın toprakla bir parça mermer Sırrıyla haşr olmuş orda ebedin. Bir yığın toprakla bir parça mermer, Üstünde yazılı yaşınla, adın; Baş ucunda matem renkli serviler Hüznüyle titreşir sanki hayatın. Seni gömdük anne yıllarca evvel Göz yaşlarımızla bu ıssız yere Kimsesiz bir akşam ziyaya bedel Matem dağıtırken hasta kalblere. Kimsesiz bir akşam, ezelden yorgun Hüznüyle erirken Dicle de sessiz, Öksüzlük denilen acıyla vurgun Bir başka ölüydük bu toprakta biz. AHMET HAMDİ TANPINAR ![]() AĞLAMA Ağlama, gözleri kızarmış çocuk! Tek damla yaşın düşmesin yere. Bak, tek güzelliğimiz yokluk, Sana bir öğüt; ağlama boş yere. Ne olursa olsun hiçbir şey değmez, Senin bir damla gözyaşına. Ağlayana kimse boyun eğmez. Kimse bakmaz kimsenin yaşına. Ne kadar kötülük, pislik varsa; Sen herşeyi tertemiz öğren. Eğer yüzüne gözyaşı yağarsa; Seni garip sanır her gören. Ağlama sakın çocuk, ağlama! Korkmayana zarar gelmez, bunu bil. Sevgini hep söyle, sakın saklama. Aklından korkuyu, gözünden yaşı sil. AHMET HAMDİ TANPINAR ![]() ben sana mecburum Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur? Karanlıkta bulutlar parçalanıyor Sokak lambaları birden yanıyor Kaldırımlarda yağmur kokusu Ben sana mecburum sen yoksun Sevmek kimi zaman rezilce korkudur İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur Tutsak ustura ağzında yaşamaktan Kimi zaman ellerini kırar tutkusu Birkaç hayat çıkarır yaşamasından Hangi kapıyı çalsa kimi zaman Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor Durup köşe başında deliksiz dinlesem Sana kullanılmamış bir gök getirsem Haftalar ellerimde ufalanıyor Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem Ben sana mecburum sen yoksun Belki Haziranda mavi benekli çocuksun Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor Ne vakit bir yaşamak düşünsem Bu kurtlar sofrasında belki zor Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden Ne vakit bir yaşamak düşünsem Sus deyip adınla başlıyorum İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin Hayır başka türlü olmayacak Ben sana mecburum bilemezsin.. ATTİLA İLHAN |
| | |
| | #13 (permalink) |
![]() Hąγąt Gúz£Ldi® Kayıt: 07.02.2007 Yaş: 22
Mesajlar: 5.375 İtibar Gücü: 35 | BİLİR MİSİN? Tam sınırdan kaçarken vurulmak nedir bilir misin? Nöbetçiler ha gördü, ha görecek Parmaklarının ucu dikenli tellere değdi değecek... Ama... Bir adım daha atamazsın. Uzanıp tutamazsın; Göz pınarlarında donup kalır hayallerin Planların, kaçışın, kurtuluşun Ve deler sevgi dolu yüreğini Sevgi bilmeyen bir kurşun. Bir okyanus da boğulmak nedir bilir misin? Batan bir gemiye el sallayamamak, Oturup ağlayamamak, Birkaç kulaç ötedeki Bir tahta parçasını tutamamak, Nedir bilir misin? Sevmek nedir bilir misin? Bir şeyler tutuşur yüreğinde kıpır kıpır Bütün benliğini sarar, ısıtır. Her gülüşte yeniden doğarsın Ve bin kere ölürsün her iç çekişte Nasıl anlatsam bilmem ki. Yani 'sevmek' işte. Duymak nedir bilir misin? Duymak, ama anlatamamak Çemberini kıramamak kelimelerin. Tam dilinin ucuna gelmişken söyleyememek 'Seviyorum' diyememek Yani ölümü yaşamak nedir bilir misin? |
| | |
| | #14 (permalink) |
![]() Hąγąt Gúz£Ldi® Kayıt: 07.02.2007 Yaş: 22
Mesajlar: 5.375 İtibar Gücü: 35 | ![]() Bir eylüldü başlayan içimde Ağaçlar dökmüştü yapraklarını Çimenler sararmıştı Rengi solmuştu tüm çiçeklerin Gökyüzünü kara bulutlar sarmıştı Katar gidiyordu kuşlar uzaklara Deli deli esiyordu rüzgar Dağılmıştı yazdan kalan ne varsa Yaşanmamış bir mevsim gibiydi bahar Neydi o bir zamanlar Sevmişliğim, sevilmişliğim O heyheyler, o delişmenlikler neydi Ne bu kadere boyun eğmişliğim Ne bu acıdan korlaşan yürek Ne bu kurumuş nehir; gözyaşım Önümdeki diz boyu karanlıklar da ne Ne bu ardımdaki kül yığını; elli yaşım Beni kötü yakaladın haziran Gamlı, yıkık eylül sonuma Bir ilk yaz tazeliği getirdin Masmavi göğünle Cana can katan güneşinle Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime Çiçekler açtı dokunduğun Çimler büyüdü yürüdüğün Ve güller katmer oldu güldüğün yerde Başımda senin kuşların kanat çırpıyor şimdi Oldurduğun yemişlerin ağırlığından Dallarım yere değiyor Güneşi batmadan saçlarının Bir dolunay doğuyor bakışlarından Gün boyu senden bir meltem esiyor yanan alnıma Uykusuz gecelerim seninle apaydınlık Başım dönüyor, of başım dönüyor yaşamaktan Ölebilirim artık Ölme diyorsan; gitme kal öyleyse Sarıl sımsıkı, tenim ol, beni bırakma Baksana; parmak uçlarım ateş Lavlar fışkırıyor göz bebeklerimden Hadi gel, tut ellerimi, benimle yan Benimle meydan oku her çaresizliğe Benimle uyu, benimle uyan Birlikte varalım on üçüncü aylara ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
| | |
| | #15 (permalink) |
![]() Hąγąt Gúz£Ldi® Kayıt: 07.02.2007 Yaş: 22
Mesajlar: 5.375 İtibar Gücü: 35 | ![]() Bir yıl daha bitiyor İşte bu kadar duru,bu kadar yalın bu kadar el değmemiş sıradan bir gerçeği daha kolları bağlı hayatımızın bir şiire nasıl dahil edilir bir yılın son günleri her sonda her başlangıçta ve her defasında alır gibi bir başkasını karşımıza perdeler çekip,ışıklar söndürüp oturup yatağın içine bir başımıza sorgulamak kendimizi öğrenmek ikizin anadilini,ikinci belleğimizi öğrenmek kendimizle hesaplaşmanın buzul ilişkilerini bu aynaların dehlizlerinde gezinirken görürüz karanlık günlerimizin kenar süslerini biterken bir yılın son günleri biliyoruz takvimler belirlemez değişimin mevsimlerini gençlik ikindilerini kargınmış bir çocuktuk büyüdüğümüzden beri II. bir yıl daha bitiyor düşlerim,tasarılarım,yarım kalmış onca şey her yıl biraz daha kısalıyor öncekinden bana mı öyle geliyor yoksa daha mı hızlı ilerliyor zaman insan yaşlanırken? III. kırdım mı incittim mi birilerin kimleri kazandım,yitirdiklerim kimler? kendimi yineledim mi yazdıklarımda? yeniden düşünmeliyim dostluklarımı,ilişkilerimi dağınık yatağım,mutsuz yatağım çoğalttın mı eksiklerimi gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı yitirdim mi yoksa masumiyetimi? borçlarımı ödedim mi? doğru seçtim mi soruların fiillerini? tırnaklarım kesilmiş,dişlerim fırçalanmış,saçlarım taranmış, giysilerim ütülü,odam düzenli mi? ödünç aldığım kitapları geri verdim mi? geri verdim mi aldıklarımı: aşkları,dostlukları,sevgileri,güvenleri,bağları kitaplara,sayfalara,satırlara borcumu ödedim mi? yokladım mı duygularımı hala sevebiliyor muyum insanları? ovmalı gümüşlerimi,bakırlarımı,cila geçmeli ahşaplarıma ovmalı umutları saklı tutumalı gelecek inancını,yarınları,eksik etmemeli ağzımızdan hançer kıvamındaki karamizah tadını şimdi oturup uzun bir hasretlik mektubu yazmalıyım Yavuz'a sonra köşe başından bir demet çiçek alıp öyle başlamalıyım akşama yeni bir yıla ama nedense her şeyin tadı dağılıyor ağzımda bir sap çiçek mi taşısam yoksa ağzımın kıyısında aydınlık rengi vursun diye gözlerimdeki buluta MURATHAN MUNGAN |
| | |
| | #16 (permalink) |
![]() Hąγąt Gúz£Ldi® Kayıt: 07.02.2007 Yaş: 22
Mesajlar: 5.375 İtibar Gücü: 35 | ![]() Burada, çocukça korkularım tarafından bastırılmış halde bulunmaktan çok yoruldum, Ve eğer gitmek zorundaysan Hemen gitmeni dilerim Çünkü varlığının hala burada oyalanıyor Ve beni yalnız bırakmayacak Bu yaralar iyileşecek gibi gözükmüyor. Bu acı fazla gerçek Zamanın silemediği çok fazla şey var Ağladığında, tüm gözyaşlarını silerdim Çığlık attığında, tüm korkularınla savaşırdım Tüm bu yıllar boyunca elini tuttum. Fakat hala bana tamamen sahipsin Sen beni tınlayan ışığınla büyülerdin. Şimdi geride bıraktığın hayat tarafından bağlandım Yüzün, benim bir zamanlar tatlı olan rüyalarımı ziyaret ediyor Sesin, tüm akıl sağlığımı kovaladı Bu yaralar iyileşecek gibi gözükmüyor. Bu acı fazla gerçek Zamanın silemediği çok fazla şey var Kendime gittiğini söylemek için çok uğraştım Ama hala benimle olmana rağmen Baştan beri yalnızım Evanescence (My İmmortal) |
| | |
| | #17 (permalink) |
![]() Hąγąt Gúz£Ldi® Kayıt: 07.02.2007 Yaş: 22
Mesajlar: 5.375 İtibar Gücü: 35 | ![]() Bu sabah uyandığıma uyanacağma pişman oldum, Keşke o gıcık yataktan kalkmasaydım Keşke o haberlere bakmasaydım Kulaklarım sağır gözlerim kör olsaydıda Senin o haberini almasaydım Demek sende gittin sonunda Demek sende yalnız bıraktın beni Peki benim yürekler yakan sevdama ne olacak Kim ağlatacak beni, Kim güldürecek ? Kim bu diyardan alıp mutluluğa götürecek Beni kim bi kaç satırda anlatacak. Off... Bugün hava bana nispet yaparcasına Beni kahredercesine güllük gülistanlık Kimi sevgilisiyle el ele dolaşıyor Kimi sokaklarda oyunlar oynuyo. Benim ise gözlerimden yaş yerine kan akıyor Acım ızdırabım çok büyük Yasım ömür boyu benim. Ben seninle doğmuşum, seninle ölürüm Aldığım nefesleri yaşamaktan saymazsak Yürüyen cenaze olmuşum kimin umrunda ? Off... Sende bindin o sessiz gemiye Sende uçup gittin bilinmezlere Çıra gibi yaktın yüreğimi Dağladın gözlerimi. Bugün, bugün benim doğum günüm Aslında bugün benim ölüm günüm. Ben bugün doğduğumu sanmışım sadece Bugün senle beraber bende öldüm. Keşke ben doğmasaydım, sen ölmeseydin. Peki, takvimler bu günü bir daha utanmadan sıkılmadan Bir daha nasıl gösterecek ? Dipsiz kuyularda sessiz çığlıklarla haykırdığımız zamanda Bu ayrılık sana hiç yakışmadı be sevdalım. Söylemesi bile ızdırap veriyor bana. Sevdamın bekçisi olan o bedenin dokuz tahtaya nasıl sığacak O kalleş eller o kara topragı Yorgan niyetine senin üzerine nasıl örtecekler Nasıl nasıl nasıl... (anonim sanırım) Konu eLFiDa tarafından (03-05-2007 Saat 19:37 ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #18 (permalink) |
| Kayıt: 20.11.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 2 İtibar Gücü: 0 | hepside birbirinden güzel şiirler.paylaşım için çok tşkler. |
| | |
![]() |
LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://www.2de1.com/siir.kosesi/55592-secme.siirlerii.html | ||||
| Gönderen | For | Type | Tarih | |
| YouTube - ibrahim sadri ben seni öylesine sevmi�tim | This thread | Refback | 15-05-2007 22:29 | |
| YouTube - ibrahim sadri ben seni öylesine sevmi�tim | This thread | Refback | 13-05-2007 19:39 | |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Savaş Karşıtı Şiirler | DiLrUbA | Şiir Köşesi | 39 | 08-02-2009 19:34 |
| DİNİ ŞİİRLER | @izci@ | Dini Konular | 26 | 06-08-2007 23:21 |
| Dİnİ Şİİrler... | sro_mert | Dini Konular | 1 | 25-07-2007 15:46 |
| FiLmLeRden Seçme DiyalogLaR :)) - | ölümlü yazar | Mizah & Eğlence | 0 | 09-06-2007 15:46 |
| seçme resimler | @izci@ | Fotoğrafçılık ve Resimler | 7 | 10-03-2007 15:30 |