HIZLI ARAMA
| Şiir arşivi Kural güncellemesi nedeniyle eski şiirler silinmek yerine arşivlendi. Burdan gözatabilirsiniz ;) |
| | #431 (permalink) |
![]() # ^a£e£uyia # asq'm Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 10.863 İtibar Gücü: 50 | uykusuzum yine her zamanki gibi rüya görmeyeli belki aylar oldu sen kimbilir hangi tatlı rüyalardasın kimin düşlerindesin ben ise rüyalarda bile hasretim sana ne meret bişeymiş bu aşk eğer aşk dedikleri bu ise doğru kişiyi tam buldum derken doğru kişi dediğin aslında en yanlış kişiymiş filmlerdeymiş o güzel mutluluklar hayata geçirmek o kadar kolay değilmiş tam gülmeye başlıyorsun hayatın güzelliklerine onunla alışıyorsun o senin alışkanlığın oluyor ama sonradan hiç bişey olmamış gibi alıp başını gidiyor ben kendi kendimi yiyip bitiriyorum kendi hatalarımı arıyorum ama onun da yok muydu hataları diye düşünüyorum vardı benden de çoktu belki ama görmeyen hep ben oluyordum ve üzülen, terkedilen yine ben oluyordum haykırmak istesen de sevdiğini kelimeler düzülür boğazıma içimden geçenleri bir bilsen görebilsen sevebilsen ya da ben UNUTABİLSEM... |
| |
| | #432 (permalink) |
![]() ˙·KüçüĞüm˙· Kayıt: 10.08.2006
Mesajlar: 2.289 İtibar Gücü: 53 | Bırak beni Yolun uzun Sen gelene kadar alışıktım zaten Neye dersen sensizliğe diyemem biliyorum Çünkü bir tek ona alışamadım ben Ben bir tek sensiz boğaz gezmelerime alışamadım Her denizi gördüğümde içim burkuldu Sensiz maç izleyişlerime alışamadım Alışamadım senin olmadığın yerlerde senden bahsetmeye Bırak beni Her geçen saniye bir o kadar zorlaştırıyor ağlamamayı Ben ne sensizliğe alıştım,ne de senle olmaya Ve ben ne üşümeye alıştım ,ne de senin sıcaklığına Sensizliğe alışamadım ben Alışamadım o şarkıyı sensiz dinlemeye Alışamadım seni sensiz sevmeye Seni sensiz sevmek En zor olanı bunu bil Ne bir sıcaklıktır karşılığı Ne de bir gülüş Bu aynı zamanda senin yokluğunu sevmektir Ve sen geldiğinde sensizliği özlemek Seni sensiz sevmek En zor olanı bunu bil Çünkü ben seni sensiz de sevebilmişsem Sensiz de yaşayabilirim demektir Ve senin gelmen özlem dindirir sadece Aşkımı büyütmez benim Çünkü ben seni sensiz de sevebilirim... |
| |
| | #433 (permalink) |
![]() # ^a£e£uyia # asq'm Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 10.863 İtibar Gücü: 50 | Ve bulut kapattı gözkapağını. Boğazımdaki düğüm çözüldü. Yanağımdan o yağmur damlası süzüldü. Sen "yağmur"umdun sakladığım, Gözlerimden döküldün ağladığımda. Çoğaldıkça yakan bir sevdaydın. "Su" sandığım an ateş oldun. Bermuda’nın sırrı sende gizliydi. Geldim... gidemedim. Çok sevdim. Belki de Kaf Dağı’nın ardındaki Simurg sendin. Dokunsam bitecek gibiydin. Ulaşsam, "olmayacaktın" sanki. Yokluğun varlığını şakağından vuracaktı. Gelmedim, hep var olasın diye. Gelmedim, hiç bitmeyesin diye. İçimde sana dair ne çok şey... Şimdi düşünüyorum da Meğer ne büyükmüşsün. Bir kalbi içine alacak kadar. Ve aslında sen ne küçükmüşsün. Bir kalbin içine sığacak kadar. Sen "ben" olmuştun. Ben senle dopdoluydum. Kapını çalsam, "Kim o?" dediğinde; "Senim" diyebilirdim. Ah "ben", senim. Ben senim... "La" notasını duymak için dinledim şarkıyı. Başlığını koyup bitirecektim şiiri. Kitaın kapağına bakmak yetecekti. Yetmedi. Şelalenin dönüşü olmayan noktasındayım şimdi. Bir dala tutunacak olsam, Dal sensin. Düşsem suyun derinliğine, Derinliktesin. Mecnun Leylaya şiir yazmış mıydı acaba? Yoksa yanına "kalem" yerine "kalbini" mi almıştı? Sadece inlemiş miydi gecelerde? Sen de beni gerçekten sevdiğinde, Kelimelerini uçurumdan atar mısın? "Söz" yerine "öz"ünü bana sunar mısın? Yusuf iradesini buldu. Züleyha aciz oldu. Ben seni sevdim. Fildişi kulelerde aşk katına indim. Şimdi vakit şarkıların sesini kısma, Susma, Unutma zamanı. Yaşanmamışçasına hafızaya ket vurma zamanı. Ne varsa sana dair yüreğimde. Sırra kadem basmalı artık.Vakit geldi. Bak işte , Sırattan geçiyor sevgimiz. Sus ve yürü. Bu senfoniye kulak ver. Değil mi ki, bu gitmek bir dönmeye gebe; Ve bu dönmek, hiç bitmemeye... Sen şimdi kapat gözlerini. Müziği dinle, aç sesini. Unut beni... |
| |
| | #434 (permalink) |
![]() ˙·KüçüĞüm˙· Kayıt: 10.08.2006
Mesajlar: 2.289 İtibar Gücü: 53 | ![]() Sustum! ne kadar susulacaksa o kadar sustum! kendimle konuşuyorum şimdi yalnız... yalnız yüreğimle dokunuyorum sesimi kimse duymuyor... sustum sustu dudağımdaki şarkı, gözlerimdeki şiir yaraları yalayan rüzgar, akıp giden nehir gözlerim konuşuyor yalnız! sustum! bin ah sürüp dudaklarıma sustum! sustu benimle deniz, sustu deli dalgalar, sustu martılar... umutlarımı sarıp rüzgarlara uzaklara savuruyorum her gece yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne kimse görmüyor... saçı ağarmış hayaller nemli kirpiklerle bulutlandığında gözlerim gökte şimşek olup çakıyorum kimse görmüyor... Sustum! tuz basıp yaralarıma! içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi yaslanıp yalnızlığın duvarına kalabalık sokaklara gül döküp kimsesiz geziyorum gönül ülkemi kimse bilmiyor... sustum! sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak acılar konuşuyor şimdi yalnız yaralı gönlümün sızıları konuşuyor tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir atıyorum uçurumlardan kimse görmüyor mavi rüzgarların saçlarını kokluyorum dudaklarını öpüyorum uçurumların içimde incecik bir sevgi ürperiyor sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme gelmiyor beklediğim bahar yaralar merhem tutmuyor gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara mendil silmiyor yağmur dinmiyor sevdiğim bilmiyor sustum sustu benimle sarı sabır, sustu hasret, sustu zaman sustum yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata kimse duymuyor ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat ey kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi yaralar merhem tutmuyor ben sustum acılar konuşuyor yalnız ben sustum susmuyor yüreğimi kavuran kasırga pencereme vuran yağmur damlaları susmuyor her gece dışarda inleyen rüzgar bahar gelmiyor, kuşlar sevinmiyor yıldızlar küs güneş doğmuyor... |
| |
| | #435 (permalink) |
![]() # ^a£e£uyia # asq'm Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 10.863 İtibar Gücü: 50 | Gidişin ölümüm olacak, Biliyorsun... Yüreğim ağıtlar yakacak. Pervasız kuşlar konacak kirpiklerime, Ve sen bunu bile bile, Gidiyorsun... Gözyaşlarım yol bulur yanaklarda, Yollar ebede gider, bilirsin... Yüreğim de yolcudur bu yolda.. Dün... Ağlayan bir insan gördüm şu kaldırımda, Belki de sen bu kişiyi İyi biliyorsun... Sevgiyse istediğin, bende senin için var. Hem bir ömürlük yetecek kadar. Vefaysa, biçilir kefenim kefeninle. Sadakat dediğin de nedir ki, Bir çift: "Öleceğim seninle." Duygularım kilitlendi gözlerimde. Anahtarı yalnız sende olduğu halde, Bilmem ki, hala ne istiyorsun... Söyle, istediğin nedir benden? Daha çok sevemem kimseyi senden. Izdırabı yüklenmiş şu tenden Hala ne istediğini bilemezken, Yıkılmaz bir inatla, Ve seni benden alacak bir çift kanatla "Gideceğim" diyorsun. Kolaydır senin için "gidiyorum" demek. Biliyorum, zor olacak ayrılığı benimsemek. Ya seni unutmak için bunca emek, Bir valizin kapağında sıkışıp kalıyor, Ve sen herşeyi anlıyor, Gülümsüyorsun... Sensiz manasını yitiriyor şarkılar. Mısralar yol kenarında bir ot parçası Bu silinen bakışların manası Hepsi gideceğini söylüyor.. Nafile... Şimdi daha zalimsin eskisinden. Ve sen... Küçük bir tren penceresinden, El ediyorsun... |
| |
| | #436 (permalink) |
![]() I'm RoNiN™ Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 17.520 İtibar Gücü: 100 | Hey bir zaman bakıp bakıp Seyrine doyamadığım! Şimdi gurbette bırakıp Sesini duyamadığım! Evde kapanıp kaldın mı? Seyrana çıkıp güldün mü? Başkalarının oldun mu? "Benimsin!" diyemediğim! Akıtıp gözüm yaşını Hatırlarım gülüşünü; Kıvırcık saçlı başını Göğsüme koyamadığım! Dik yamaçların selisin, Sen benden daha delisin, Şimdi kimlerin kulusun? Başını eğemediğim! Nasıl vurgunum bilirdin, Niçin benden yüz çevirdin? Kimlerin koynuna girdin? Öpmeğe kıyamadığım! |
| |
| | #437 (permalink) |
![]() _FaFa_ Kayıt: 20.06.2006
Mesajlar: 7.875 İtibar Gücü: 65 | Gönül sırları saklayan bir kaledir. Dikkatli ol kalenin kapısı açık kalmasın. Mum dili yüzünden yanar. Arif bunu bilir, bu yüzden ağzı kaplıdır. Şimdi sus gönlüm. Sus ve teslim ol. Fani umutlarla tükenmekten vazgeç. Dünya buna değmeyecek kadar kısa. Sabır zamanı kısa. Bir şimşek ışığının parıltısı kadar kısa. Unutma ey gönül, burası dünya… Sefası da fani, cefası da… Fakat ebediyyet var, ebedi vatan. Bir ateş mahzeni var ki, orada sabah olmayacak, horozlar da ötmeyecek. Orada sabretmek imkansız. |
| |
| | #438 (permalink) |
![]() _FaFa_ Kayıt: 20.06.2006
Mesajlar: 7.875 İtibar Gücü: 65 | sen benim , hayata dair tek anlatım bozukluğumdun. gereksiz yardımcı eylemlerimiz, çelişen sözcüklerimiz, zamanı ve mekanı yanlış kelimelerle kutsanmış, aşkımız vardı bizim. öznesiz cümleler kurardık seninle. öznemiz olsa yüklemimiz olmazdı, öznemiz nesnemize bile uymazdı... sen benim,hayata dair tek anlatım bozukluğumdun -miş'li geçmiş zamanlarımın hikaye bileşik fiiliydin. çekimlenemeyen zamanlar bıraktın bana birde tamlanamayan sıfatlar. oysa ; tamlayanla tamlanandık seninle gereksiz çoğul ek kullanımlarımız, noktalama eksikliğimiz yoktu. zaten hayatımızda üç noktadan başka nokta yoktu. gittin!.. yan cümleciklerimin yüklemi eksik kaldı. sen benim birinci tekilimdin zaten hayatımda tek tekil sendin!... |
| |
| | #439 (permalink) |
![]() _FaFa_ Kayıt: 20.06.2006
Mesajlar: 7.875 İtibar Gücü: 65 | ![]() Umudun son bulduğu yerde başlar yolculuklarım. Havaya, suya, toprağa fazla gelişin cam kırıklarıyla, Durmaz; tutamaz kendini göz pınarlarım. Milyonlarca insan... Ve işte en fazla Benim yalın ayaklarım. Havaya, suya, toprağa isyanım var bugün! Beynimden vurulmuş gibi bekliyorum yaşamayı. Hiçbir şey kendiliğinden değil... Verilmemiş. Hiçbir şey benim gibi değil Yenik ve yenilmemiş. Havaya, suya, toprağa isyanda ne var! Güneş her gün doğmuyor mu gökyüzünde? Yalan değil! Yalan değil gökyüzündeki kuşların Bir gün birdenbire yerlere çakıldığı. Yalan değil, Benim henüz uçamadığım. Feleğe isyanımda da ne var! Kimi derviş olarak gelir dünyaya: Ezik; kahrolası bir talihle başbaşa... Kimi de abad olarak yaşar. Çark da onun, çarkçıda. Ne abad olabildim, Ne de derviş. Yalnız bana bir elveda. Umudun son bulduğu yerde başlar yolculuklarım, Bana fazla olan her şeyi göz pınarlarımdan kusarak. Tıs sesleri arasında şahlanan sürgünüme bir adım kala, Ne kuş olup uçabildim. Ne de derviş olup bir sadaka... Yalnız her şeyden bir elveda. Murat Serkan Önder |
| |
| | #440 (permalink) |
![]() # ^a£e£uyia # asq'm Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 10.863 İtibar Gücü: 50 | Şubatın ondördü Bir cumartesi gecesi Taksim''de bir oğlan öpüyor bir kızı Kızın elinde bir gül, Dudağında bir gülüş. O saat milyonlarca sevgi sözcüğü Dökülüp dudaklardan, havada asılı kaldı. Yersiz yurtsuz, sahipsiz kimsesiz. Olmaz umutlar, gelmez baharlara kaldı. O saat bozkırda bir adam Günün ak ışığına hasret Bir türlü gelmek bilmeyen Eceline lanet okuyordu. Derinlerde bir rüyayı özleyerek Gözyaşlarında boğuldu. Ve o saat Çok uzaklarda Bir gül kanıyordu. Öylesine bir gündü Kendi yalnızlıklarında yaşadıkları... |
| |
LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://www.2de1.com/siir.arsivi/8154-asla.vazgecme.zuzu.html | ||||
| Gönderen | For | Type | Tarih | |
| AsLa vAzGeÇmE**::..zuzu..::** - Herşeyde biraz 2de1 | This thread | Refback | 09-11-2006 11:07 | |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sorular ve Cevaplar ile Zuzu | yusuf | 2de1 Röportaj | 83 | 18-09-2007 17:17 |
| zuzu doğum günün kutlu olsun canım | eLFiDa | Tebrikler / Kutlamalar / Taziyeler | 37 | 19-07-2007 22:36 |
| ^^zuzu^^nun MİZAH KÖŞESİ | zuzu | Mizah & Eğlence | 41 | 05-01-2007 19:03 |