HIZLI ARAMA
| Şiir arşivi Kural güncellemesi nedeniyle eski şiirler silinmek yerine arşivlendi. Burdan gözatabilirsiniz ;) |
| | #541 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: RuhuM Sensiz HuzuRsuz..GozyaSi`m hayatın nefesleri tıkadığı, hüzünleri damlalara bulayıp gönül hanelerine yağdırdığı anlardayım.. ayrılığın buram buram içime işlediği, eksikliğinin yükünü kaldıramayan yüreğimle, ayrılıkların ve sevdaların başşehri vurgundayım.. sağım olmazlar, solum sen.. içimde derin pişmanlıklar.. her günün, her saniyenin dayanılmaz azabı delip geçerken yüreğimin ceplerini, bir iç intiharın kanattıklarıyla çaresizliklerdeyim.. senden arta kalanları topladım.. götüreceklerim hazırda.. bir veda cümlesi kurabilmek adına bütün iç çekişlerim.. dilim, lal.. çığlıklarım karabasan korkularında, sessiz.. söylenecek her veda vurgusu bir vurgun.. dilime dolanan her söz bir kurşun.. bir kurşunla vurulan iki kişi.. vaktim bol, kapı arası cümlelerimi tüketip, yaşanmışlıkları da asarak suratıma yol almalıyım.. içimde senden çaldıklarım, geride beni bırakarak.. ayaklarıma dolanan sevdaları da görmezlikten gelmeliyim.. geçmişin azaplarını, her günü işgal eden, her anı dayanılmaz atfeden sevgi ve hasret yığınlarını atıp omuzlarımdan, yitmeliyim yine.. beklemenin dayanılmaz heyecanının yanına eklediğim vicdan azaplarını da alıp gitmeliyim.. hayat kayıp giderken avuçlarımdan, usumda sana dair yaşanmışlıklar kalsın diliyorum.. ve dahi gönlümde.. hüzünlerim sana doğru.. gözlerimin pimini çek, yağsın her yanıma hatıralar.. bir iyi dilek daha tut hakkımda.. seni terk etmişliğimde ihtiyacım olacak dualarına.. susma.. saniyelerin yıllara özendiği anlar yaşıyoruz, hüzünlerin yaşanmışlıkları katlettiği.. susma.. bağır hadi, haykır haksızlığımı! hatta vur bitsin dilimin sevgi sancıları.. yeter ki susma.. susuşun, vurgunum olur.. |
| |
| | #542 (permalink) |
| Kayıt: 11.07.2006 Yaş: 26
Mesajlar: 354 İtibar Gücü: 13 | Ynt: RuhuM Sensiz HuzuRsuz..GozyaSi`m GÖKTEN DÜŞTÜ GECEME LEYLİ Düştün geceme dünyayı aydınlatan yıldırım gözlerimde tragedya peşinden sürüklendim şubat beyazdı bir gece aydınlığında sesin uzak,bedenin özlemdi. Atilla BİRKİYE Ka'be'nin duvarına adını yazdırmaktı, sormadan ,sorgulanmadan eteğini salındırarak cilve yapan Fahriye Ablaydı kimi zaman yıllar sonra anımsatmaktı kendini şöylece: "Ne güze komşumuzdun sen Fahriye Abla "diye uçurtmam olup uzatmandı ellerini uzaklardan senin Barış olman ,benimse İnci "Gözyaşlara dokunamamaktı ellerle" ya da Leylaydı ıssız bir çölde her zerrenin sustuğu andı düşünmekti varlığını gözlerini ,anlatamamaktı bir başkasına yalnız çeşmin'deki yaşlara türkü yakabilmekti dudaklarında yaşatamamaktı bir başkasını Sütübozuk olup ,lanetli sokaklarda yegane dolaşmandı,içinde beni yaşatarak penceremden akan damlada ,görmekti gözlerini ve yavaşça akmaktın içime hiçbir zaman sabahları getirememekti içinde seni lisanım yapabilmemdi sence sevip ,sence yaşayabilmekti hayatı sence konuşmaktı ebediyen bir vapuru daha uzaklaştırmaktı limandan yeni doğan güneşe, yüzünü dönebilmekti arsızca isyan edilerek yaşanan ,amansız yolculuklarda "Yaş otuzbeş yolun yarısı" deyip gelmekti bir yarı durağa bir o kadar da bağlanmaktı mutlulukla hayata kalbinin,bedeninin ,günlerinin yarısı olup ,seni sen yapıp bir bedende birleştirmekti her şeyi ayrılmaktaydın son Kerem olarak yüreğimden sevdalıların ise son ağlayanı ben düşecektim karanlık gecene bir yıldız gibi Adımı bile anma yıllar sonra yakıştıramam diline ve her şeyin sonu diyebilmekti kaldıramıyorum ağırlığını ...GİT ( Uçurtmayı vurmasınlar filminden "Barış ve İnci" izlemeyenlere de tavsiyedir izleyin) |
| |
| | #543 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: RuhuM Sensiz HuzuRsuz..GozyaSi`m yüReqine saqlıq ![]() Suss... Konuşma... Sen hep sus! .. kokusunu duyduğun yosunlar gibi sus! .. Martıları kim anladı bugüne kadar? Üstelik de çığlıkla anlattıklarının sırrına kim erdi? Ama, sabahın bu ilk saatlerinde, martılarımın ilk çığlığını, bir demet halinde, iyot kokan sahillerimin ilk sana duyurmakta... Yosun kokuyor martıların sesleri... Ayak izlerine bitiyorum... Sularım çalkantıda! Ayak izlerine doluyorum! Ayak izlerine bir sandal, iki de martı düşürüyorum. Seni seviyorum... |
| |
| | #544 (permalink) |
| Kayıt: 24.06.2006 Yaş: 18
Mesajlar: 2.063 İtibar Gücü: 17 | Ynt: RuhuM Sensiz HuzuRsuz..GozyaSi`m ![]() ... Artık bıktım hüzün doLu gemiLerin hep gözLerimin kıyısına demir atmasından.. ve artık sıkıLdım gözLerimin sahiLine adını yazmaktan.. ... OLucaksa bir şeyLer... Feda ediLecekse uğruna... işte burdayım !! işte Tam burada !! KArşında !! Devir üstüme onca Veda'yı;kaLdırabiLirsen !! içimden geLen sesi dinLememe fırsat vermeden,kapat dudakLarımı dudakLarınLa.. Nefessiz KaLsın bedenim.. SoLuksuz sarıLdığım bedenine... Son kez baktığım , ama bir daha bakışLarımı ayıramadığım gözLerine.. ELLerine... YüReğine ... Söylüyorum...Duyuyor musun?... Sesinin uLaştığı ufkun en yorgun savaşcısı iLan edip KâLbimi , sürgüne vur .. !! YüReGiN...! Ne BeNi sürgün edecek kadar Katı... Ne de Geri Dönecek Kadar YuMuŞaK... MaNtığın sussa diyorum... Ben sussam diyorum... GözLerimi gözLerine bıraksam da... DamarLarımızda konuşsaK ... ? Ne dersin?... -alıntı- |
| |
| | #545 (permalink) |
| Kayıt: 09.08.2006
Mesajlar: 521 İtibar Gücü: 13 | Ynt: RuhuM Sensiz HuzuRsuz..GozyaSi`m Sen benimle olabildiğin kadar varsin Beklemiyorum daha fazlasini Ama bende mutlu olmak istiyorum Son çarem…. Seninle, seni sensiz yaşayabilmek olur Marifettir hayatlari birleştirebilmek Iki canin, bir bütün olmasiyidi hayalimdeki Birlikte mutlu olmak istiyorum Son çarem….. .......... .......... |
| |
| | #546 (permalink) |
| Kayıt: 24.06.2006 Yaş: 18
Mesajlar: 2.063 İtibar Gücü: 17 | Ynt: RuhuM Sensiz HuzuRsuz..GozyaSi`m Gülüşün,öpüşün Gözlerimin içine masumca bakışın Her şeyinle varsın bende Vazgeçemiyorum,ya da vazgeçmek istemiyorum Sensiz yaşamak,sensiz kalmak zor geliyor bana! Sevmek,aşık olmak nedir bilir misin sen? Sevdiğin yokken Onunla olmak onu yaşamaktır Yokluğunda yolunu beklemektir,vazgeçmemektir Unutmamaktır... Kadehinde bir yudum şarap olmalıdır sevgili İçince; Seni sarhoş eden... Seni ısıtan... Ve Sıcaklığıyla yakıp kavuran Aşk böyle bir seydir Sevgiliyse yokluğunda yok dedirtiren değil Yokken kendini yaşattıran ve yaşayan için önemli olandır Sende benliğimde beni sarhoş eden Sen yokken bile seni doyasıya yaşadığımsın sevgilimsin Çünkü sen benim vazgeçilmezimsin... * alıntı |
| |
| | #547 (permalink) |
| Kayıt: 09.08.2006
Mesajlar: 521 İtibar Gücü: 13 | Ynt: RuhuM Sensiz HuzuRsuz..GozyaSi`m Yokluğunda bocalarken ben bu saatlerde, bir garip esentidir başımı döndüren...Ayakta durmakta zorlandıkça her seferinde, bir iç çekiştir içimdeki közü alevlendiren…. Pencereden gördüğüm bulutların birkaç göz yaşı belki.. Birkaç inci tanesi… Çıkıp ıslansam diyorum boş kaldırımlarda, usulca söyledikleri sesiz şarkılara eşlik etsem… Nafile, tenimde ki alevi de, yüreğimde ki ateşi de söndüremez ki… Sen gideli hüzün bulutları yerleşti gözlerime, saçlarımın sarısı beyazlara yüz bağladı, mahzun kaldı yüzüm, duygularım ağlamaklı… Artık hiç gelemeyeceğini bilsem de, seni o bıraktığın yerde beklemeyi öyle istedim ki… İlk zamanlar güzeldi yokluğunda köşe bucak seni aramak… Anılarımın her canlandığında, bulduğumu sanarak, bir çocuk gibi şımarmak güzeldi… Şirin şımarıklıklarımın ardında can yakmaya başladın… Git gide azaldı baktığım kuytu köşeler… Sonra yarım kaldığımı anladım… Yokluğun, karşımda görmeye alışkın olmadığım bir yabancı gibi duruyordu ve çırıl çıplaktı yüreğim… Utandım… Kaçtım… O da özlüyormuş benim bir tanem, Çok üşüyormuş ben olmayınca, Öyle yazıyor son mektubunda…. Şimdi sen de aynı yağmurlara bakıyorsun, biliyorum…Aynı mahzun yüzünle sende dalıyorsun uzaklara… Boş kaldırımlara çarparak dağılan inci tanelerini gördükçe, aynı sessiz şarkıyı söylüyorsun benimle… Bıraktığın yerlere gelmek istiyorsun… Ben yokluğunla köşe kapmaca oynarken, kapının ardında seni bulmamı, yine küçük bir kız çocuğu gibi şımarıklıklar yapmamı düşlüyorsun… Üşüdüğünü duyuyorum çıplak caddelerdeki melodide… Sarılmamı bekliyorsun, biliyorum… Her gelişinde yeniden başlardık ya yaşamaya… Yaşamak istiyorsun… O da özlüyormuş benim bir tanem, Hep ağlıyormuş ben olmayınca, Öyle yazıyor son mektubunda… Aynı geceye uyuyoruz sevgilim. Aynı düşlerde buluşuyoruz. Aynı şarkıdır kulaklarımızda çınlayan, dalıp giden gözlerimiz aynı ufuklarda, yüzümüzün dalgın, mahzun ifadesi, saçlarımızın beyazlara ev sahipliği yapışı bile aynı… Özlediğin kadar özleniyorsun sevgilim… Sevdiğin kadar seviliyorsun… Birbirimizden habersiz söylediğimiz aynı şarkıda, dilimden hiç düşmüyorsun…. Caddelerde rüzgar, aklımda aşk var, Gece yarısında eski yağmurlar, Şarkı söylüyorlar, sessiz usulca, Özlediğim şimdi çok uzaklarda… |
| |
| | #548 (permalink) |
| Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 4.387 İtibar Gücü: 22 | Ynt: RuhuM Sensiz HuzuRsuz..GozyaSi`m Üşüdükçe, uzuyor gece... Sis çöküyor içime! .. Uzadıkça, üzüyor gece! .. Mevsimleer, dökülüyor kurşun rengi ağaçlardan; kavruk sarı! .. Topraktan kök... Ve çeneden diş sökülür gibi koptu elin avucumdan; bir beyaz güvercin gibi oturuyorken parmaklarımın arasında! .. Böceklere terkedilmiş yuvalar gibi, şimdi boomboş avuçlarım... Korkuyorum; İçime bakmaktan! ..... Sen olsaydın, ne koyardın yokluğunun adını? .. Üşüdükçe, uzuyor gece... Üzüyor üşüdükçe ve içimi sis bastıkça, hatırlıyorum; sen ve ben 'bir' olurduk... Bir 'bütün'lüktü bu birlik, çokluktu; yokluk değil... Az değildik bir iken; fazlaydık, ve yoğunduk... Çoğulduk, ve zengindik... Çoktuk bir'ken! Ya şimdi? .. Topluyorum, topluyorum, toplayıp duruyorum kendimi yalnızlığımla... Ben, bir... Ve bir de yalnızlığım, asla 'iki' etmiyor! .. Lokmamı kırsam bile paylaşmak için; avucumda kalıyor... Sözüm, dudağımda kalıyor ve gözüm; kucağında kapanıyor yine, yalnızlığımın! .. Toplanmaya çalışsam da olmuyor... Doksandokuz parçamın her biri bir köşede; boncuklarım saçılmış bir araya gelmiyor! .. Üşüyorum... Üşüyor gece... Üşüdükçe, uzuyor; uzadıkça üzüyor ve sis çöküyor içime! .. Mevsimler dökülüyor kurşun rengi ağaçlardan; kavruk sarı, ve savruk sarı bir yel esiyor içimde! .. ..... Fırınlar tutuşmuyor çırasız, kaynamıyor tencereler ocaksız... Ben, üşüyorum; şöminede kül gibi... Bilerek, yokluğundan soğuk mevsim olmadığını! .. Adı var da her şeyin; ne deniyor olmadığın mevsime? .. Bilmiyorum... Yokluğundan daha soğuk bir mevsimi tanımadım ki... Bilmiyorum sensizlikten daha soğuk bir mevsim... |
| |
| | #549 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: RuhuM Sensiz HuzuRsuz..GozyaSi`m Kaç gölge tüketti kendi kendini, kaç…kaç şiir yarım kaldı masamda . Feryatlarımı boğdukça yastığımda, kaçıncı darbeyi aldı kırılganlıklarım. Ufalandı bulutlarım. Mavi mavi serpildiğine bakma üzerime, ölümü seriyor aslında düş tarlamdaki pamuk çiçekleri, sensizliğin toprağını örtüyor. Güneşin ışığında bile zifiri duran penceremin önünde , bana hayatı mı anlatacaksın ? Selvi duruşunun gölgesinde kalan yaşam mı yakın bana ? Buğulu bakışlarında , mart gülüşünde ki umut mu yarınlar ? Yanında olurken dokunamamak mı ukte sevda ? |
| |
| | #550 (permalink) |
| Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 4.387 İtibar Gücü: 22 | Ynt: RuhuM Sensiz HuzuRsuz..GozyaSi`m Sokulmadan kollarımın arasına, nereden bileceksin ki sen; sıcağı? .. Ve dokunmadan dudaklarıma; Yumuşağı? .. Yüreğimde; gözyaşların, gözyaşlarımla kucaklaşmış yatıyor! .. Kalbimi dinle! .. Kalbimi dinle! .. Kalbimi dinle; 'ne' diyerek atıyor? .. Sokulmadan kollarımın arasına, nereden bileceksin ki sen, sıcağı? .. Ve belli mi; Bir rulo gibi önümde yuvarladığın yolumun, nerede duracağı? .. Üflesen, savrulacağım... Kuşunu yitirmiş bir tüy gibiyim! .. Veya koca bir silgi ile dünyam silinmiş gibi ayağımın altından! .. ..... Ve sanki hatırlasam bakışlarını; Kavrulacağım! .. Bu nasıl donduran bir yangın, yahut ateşten tipi? .. Üstelik bir fikrim de yok; zaman varolmadan önce mi, yoksa sonra mı geçti avucuna gönlümün ipi? .. Gökler zeytin, yerler kömüür ve deniz katran karası... Bir ben varım kanayan, gök rengi; şimmşek gibi kamçılar dolandıkça başıma! .. Bir ben miyim... Bir ben miyim, kooskoca bir yaradaki kurt gibi gezinen bu leş kokulu dünyada? .. Bir ben miyim arayan gelinciğini, çöp dağlarında? .. Yollar nasır tuttu! .. Nerdesin? .. ..... Kahpeler hasır tuttu; satmadım hayalini! .. Aç kaldım, açık kaldım, aklı dolaşık, gönlü kırışık kaldım; satamadım... Satmadım hayalini! .. Ama sokulmadan kollarımın arasına, nereden bileceksin ki sen sıcağı? ... Ve görmeden bakışlarımı, ...ve dokunmadan dudaklarıma, ...ve dinlemeden yüreğimi; Yumuşağı? .. |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Huzursuz Bacak Sendromu | Life_is_beautiful | Sağlık | 1 | 16-06-2009 10:31 |
| Ruhum Sana AŞik | kalem20 | Paylaşmak İstedikleriniz | 1 | 03-06-2008 22:24 |
| GozyaSi | !NC!PéR!S! | defg | 24 | 30-12-2007 20:57 |
| ...AyriLik...(Aci;Gozyasi;MutsuzLuk) | BuRcu | Paylaşmak İstedikleriniz | 24 | 13-12-2007 20:20 |
| Baker raporu PKK'yı huzursuz etti | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 08-12-2006 12:40 |