HIZLI ARAMA
| Şiir arşivi Kural güncellemesi nedeniyle eski şiirler silinmek yerine arşivlendi. Burdan gözatabilirsiniz ;) |
| | #141 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Ynt: ..::yokluğun renGi BeYaZ::..GozyaSi`m::... Yağmur çiselerken Olmuşum sırılsıklam Sokaklarda böylece yürüyorum Seni görüyorum Yağmurların içinden Geliyorsun bana doğru O gülen yüzünle Oysa bir yabancı o gelen Seni sanıyorum her zamanki gibi İşte seninle oturduğumuz park İşte sarılıp müzik dinlediğimiz bank Yağan yağmurla ıslanmış Yok burası başka bir yer Yanılmışım o yer sanmışım Gözlerimin buğusuyla Yol boyunca arıyorum Görmek istiyorum seni Ah bir sesini duysam Konuşsak yine eskisi gibi hergün Binlerce kez beni kavuran İçimdeki özlemin geçse Dayanılmaz oldu özlemin İsyan etmiyorum, çünkü içimdesin Bedenim hergün Çok sevmenin acısıyla Biraz daha ölsede Sevdikçe daha çok seviyorum Özledikçede daha çok seviyorum.... |
| |
| | #142 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Ynt: ..::yokluğun renGi BeYaZ::..GozyaSi`m::... Bilemezsin ki Seni nasıl sevdiğimi, bilemezsin ki Özlemek nasıl olur özlemeyince Hayal etmeyi hayallerde yaşamayinca Her nefeste hava gibi, su gibi içmedikçe Bilemezsin ki. Nereye baksam sen varsın, Rüzgarda kıpırdanan her yaprakta, Denizde oynaşan her dalgada, Semadan yere düşen her damlada Göremezsin ki. Sevdam bana her geçen gün keder verse de, Şahit olan herkes �sen aşıksın� dese de, Her parlayan hüzmeye sen diye süzülsem de, Sana her saniye, seviyorum desem de Duyamazsin ki. Gördüğüm her rüyayı sana yorsam da, İnsanlara umarsız seni sorsam da, Akan gözyaşlarımla kendimi boğsam da, Ömrüm boyunca her gün sen diye solsam da Sezemezsin ki. Sensizliği sevgilim sen, bilemezsin ki. |
| |
| | #143 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Ynt: ..::yokluğun renGi BeYaZ::..GozyaSi`m::... Yanıyorum. Bazan duman oluyorum bazan su. Bazan, kapkaranlık oluyorum gecelerce, sabahlara inat. Bazan, sapsarı bir yaprak yağmurlarca ıslak toprak oluyorum. Her günbatımında yanıyorum, sensizliğe yanıyorum. Uykusuz gecelere sığmıyor düşlerim. Bulutlar, gökyüzünden gözlerime iniyor. Gökgürültülü akşamlarda kıyametler kopuyor, mevsimler hazana döndü haberin varmı? Akşamlarım serin geceler, buz tututyor. Ben yanıyorum. Sensizliğe yanıyorum. Yağmur damlaları ateş olur düşer yüreğime. Yıllar, kar olur saçlarıma konarlar. Elbistan akşamlarının yıldızları söner, tozar yollarda hasretin. Düşünüyorum, hep seni düşünüyorum, içime ateş düşüyor, yanıyorum. Sensizliğe yanıyorum. Ruhumda, dört mevsimi bir anda yaşıyorum. Dünya dönüyor ya, hazana takılıyor. Boğuluyorum, boğazımı sıkıyor anılar bir türkü takılıyor dudaklarıma, sağır akşamlara inat, söylüyorum. Sana da ulaşmıyor feryadım, sen de duymuyorsun. Bir ateşin ortasına düştüm, yanıyorum. Sensizliğe yanıyorum. Gökyüzü delinsin, yer çöksün geceler, yıldızlarını döksün umurumdamı. Sensiz uykulara pas vermiyor gözlerim, saatler döndükçe ben de dönüyorum. Bir sigara çekiyor canım, seni anıyorum. Sigaramın ateşi yanıyor ben yanıyorum. Sensizliğe yanıyorum. |
| |
| | #144 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Ynt: ..::yokluğun renGi BeYaZ::..GozyaSi`m::... Serin bir kasım akşamı Ilık, o kadar çok ılık bir rüzgar çarpıyor yüzüme İnadına seni hatırlatıyor kasımda Birden konuveriyorsun aklımın odağına Güzel geliyor öylece camdan bakmak, insansız sokağa. Salak bir şarkı çıkıyor, bozulmayan tek fonksiyonu radyo olan müzik setinde Duygulanmak isteyen benliğimin inadına. Takmıyorum, sana kilitleniyorum. Dudaklarımın asla yapamadığı şeyi düşüncelerimle yapıyorum. Bugün özel bir gün; en bol şekerlisinden Arıyorum sevdiklerimi; sana da en kuytu cebimde bir jeton ayırıyorum Olur ya! Ararsan karşılık verebileyim. Beni bilirsin... Aramam İlk adımı atmak için oldukça engelliyim. Elimden tutulması lazım. Elimden tutman lazım. Rüzgar soğumadan, Gece basmadan, Her zamanki oyuncağım umutsuzluğumla, ayağı sakat bir çocuk gibi başbaşa kalmadan; Ellerimi tut. |
| |
| | #145 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Ynt: ..::yokluğun renGi BeYaZ::..GozyaSi`m::... Bir bilsen ne cok denedim gecenin koynuna sevdami birakip gitmeyi, bir bebegi cami avlusuna birakir gibi.... Yine de dayanamadim seni üvey yüreklere emanet etmek düsüncesine... Kac sefer düzenledim kendi icimde, seni kalbimden atmak icin.. Ama her gidis ayni yöndeydi sana ulasmak üzere... Anladim ki gözlerim rehindi gözlerinde.... Askin zincirdi bileklerimde ve yüregimde.... Oysa bir görüslüktü yüzün yillara yetecek kadar.... Bir dokunusla erimek gibi imkansiz, bir kivilcimla tutusuvermek gibi ani ve gecici saman alevi gibi... Bakislarimi kaldirmaya cesaret edememistim hic o son görüsü de yitirmemek adina.... Sen ise o son görüsü de yanina alip gittin.... Ayriliga gecikmis mazeretler bicerken fark ettim bir yanimin uzun süredir acimakta oldugunu... Kendimle cenk ederken, matemi sapliyordum yesermis sevgilerin orta yerine.... Akacak gözyasi olmuyorsun gözlerimde uzun zamandir. Sanirim aciyi sen diye sevmeye baslamisti kalbim .... Artik isimsiz gidislerinin dönüsünü beklemeye tahammülüm yok benim... Sizimi bir kenara birakip yola düsmek zamani geldi de geciyor belli ki... Simdi siyahla kefenleyip derin kirec kuyularina atiyorum sana dair pembe düslerimi... ...Ve senin virgüllerine meydan okuyup, keskin bir nokta ile bitiriyorum hayatimda �sen� le baslayan tüm cümleleri ... |
| |
| | #146 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | Ynt: ..::yokluğun renGi BeYaZ::..GozyaSi`m::... Sensiz, karanlık şehrin sokaklarında Deli bir aşık gibi dolaştım Biraz masum, biraz ürkek ama habersiz Yanlızdım.. Yüzüme vuruyordu sokak lambaları O zaman çıglıklarımın arkası kesilmedi Korkutuyordu yoklugun.. İşte o zaman akan gözyaşlarımı hissettim yanağımda. İsyanlarım uykusuz sabahları bulur.. Gel artık İstanbul seni özlüyor........... |
| |
| | #147 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | Ynt: ..::yokluğun renGi BeYaZ::..GozyaSi`m::... Herşeyin sebebi sendin belki.. Beni yüreğimden alıp,bir hancer gibi yüregine kazımak, geceler boyu adını sayıklayıp,söylemekten yorulup hecelemek, yasanmıs en agır cezadır . Evet sendin herşeyin sebebi . Kahrederdi senin masum gülüşün, ve o en anlaşılmaz saflığın herseyi anlatıyordu kara kaşların altındaki bakışların ...... Fıtınalar estirdin sönmüş volkanlarıma, ama mutluluk senin hakkındı... Defalarca dalıp dalıp gittiğimi, Boş ve anlamsız hayatıma anlam kattığını... Sana olan sevgimi şairler bile anlatamadı. Anladımki yine ben sana anlatabilirdim.. Evet sendin herşeyin sebebi.. Şuursuzca yaşamışım hayatı sen olmadan... Güneşin ayı görmediği gerçek gibi SEVİYORUM SENİ.. İsterdimki seni hep gün ışığında seviyim Batmasını dilemezdim o zaman güneşin. Yoksa biterdi sevgim anlatır sana gün ışığı. Korkar oldum gölgeni görmesem bile evet sendin herşeyin sebebi.. |
| |
| | #148 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: ..::yokluğun renGi BeYaZ::..GozyaSi`m::... Veda acısı kabuğumu soydu benim..Ne varsa sana dair aldı götürdü, ben yenilendim.Bu defa kirlenen sendin.. Güneşin benim için parladığı bir günde adıma toplanmış onca kalabalığa aldırmadan,elimde tutuğum çiçek buketinden kopardığım minik bir gülle savurdum seni Dolmabahcenin en derin en dalgalı denizine.. Birazdan adım okunacaktı ve günlerdir özenle arayıp bulduğum bir aşk şarkısında,arkamda usul usul süzülen iki adam boyu duvağımla alkışlar arasında çıkacaktım sevdiklerimin karşısına.En yakınlarım senin ne denli deli olduğunu bildikleri için gelebilme ihtimalini düşünerek gözlerini kapıya dikmişlerdi..Gördükleri an bitmişti işin,,benden söylemesi.. O gün davetliler arasında değildim,,bu kez herkesi davet eden bendim..İşte başlamıştı müzik,çıkma vakti gelmişti,,ritm bozukluğu yaşayan kalbimi susturmak epey zordu.Bir elimle ömrümde bir kez giymeyi umud ettiğim kocaman eteğimi yürümemi kolaylaştırmak için, kaldırıyordum,, diğer elimle bana hayran hayran bakan gözlere el sallıyordum.”Burdayım!Merak etmeyin her şey yolunda” der gibi.. Masaya geldiğimde gözlerim kimi arayacağını şaşırmış etrafına bakınıyor olsa gerek ki yakın arkadaşımın göz kırpışından anlamıştım..Şimdilik “asayiş berkemal” idi.. Sıra ağızdan çıkıp hayatını soyadınla birlikte değiştiren o dört harfli kelimeye gelince yanıma baktım..Senelerdir senin açtığın yaraları iyileştirmek için çırpınan adama..Pes ettiğim her dakikada yılmadan beni yenilmeye calışan adama..Her ağlama krizinde başımı göğsüne yaslayıp beni sakinleştirmeye çalışan adama..Kalbini yaralı yüreğimle birleştirmek için 2 sene uğraşan ve kaybettirdiğin refleks,his ve duygularımı bana geri kazandırmaya çalışan adama.. Kimilerine göre bu yaptıklarından ötürü light, kimilerine de kimsenin kolay kolay olamayacağı kadar yürekli gözüken,,aslında neşeli,huysuz,kaprisli,sevimli ve bir o kadarda mert adama uzun uzun baktım..Kalabalığı bozan şüpheli bir fısıltıya “Evet” le karşılık verdim.Bu yaptığımın en doğrusu olduğunu bana en derinden hissettirircesine kulağıma gelen alkış ve ıslıklar kendimle gurur duymamı sağlıyordu sanki..12Haziran saat 17:30'da yüreğin hızlı çarptıysa bilki bundandır..Eğer bıraktığım yüreğin hala varsa.. Sıra “O “na gelmişti.Hiç düşünmeden “Tabiki Evet” dedi.Artık tüm salon alkıştan inliyordu..Nikah memuru kendince öğütler verdikten sonra bizi karı-koca ilan etti.Hiç susmayan alkış yeniden yükselmişti..İlk saniyelerde bu tabire alışmak tuhaftı.Kendi kendime tekrar ettiğimde bile garip geliyordu..”karı-koca”..Benmi?Kiminle peki?Heh tamam.Kısalı uzunlu çizgilerle alçalıp yükselen grafik gibi gidip gelen aklımı toparlamak için bahceye çıktığımda adımlarım daha bir sert ve daha bir kararlıydı.İçimdeki hisler öyle sıradan da değildi.. Gelinliğin bana çok yakıştığını söyleyen bir grup insandan süslü iltifatlar alıyordum.Herkes beni tebrik ediyordu..Bende kendimi.. Bana çektirdiğin onca eziyeti,terke makul bir gerekçe ararken sabah güneşinde uykuya daldıgım saatleri,halimin içler acısı halini görüp bir şey belli etmeyen ama ara sıra az ve öz cümlelerle hep yanımda oldugunu hissettiren babam heyecanıma ortak olmuş olacakki nikah esnasında kalp krizi geçirmiş.”Miş” diyorum çünkü bunu bahceye çıkıpta bir türlü göremediğim babamı sorduğumda söylemek zorunda kalan eş dosttan duymuştum.Kuruttuğun göz pınarlarımda kalan ve gün boyunca belki stresten belki heyecandan zor tuttuğum o son damla yaşımı akıtmamak için bir bahanem de kalmamıştı artık.Sen hiç defalarca prova edilip dikilen bir gelinliğin içinde,suratındaki makyaja aldırmadan hıçkıra hıçkıra ağlayan bir gelin gördünmü? Yanlış izlenimler olmasın diye elimden tutup beni arabaya bindiren “O “ uzaklaştırdı beni hayatımın kararını verdiğim o kocaman yerden.Yol boyunca sarılıp teselli etmek yine “o”na düşmüş olacak ki elini elimden hiç ayırmamıştı.Ben pes ettiğimi ilan etmiştim herkese,,memurda bizim karı-koca olduğumuzu... Akşam şerefimize verdiğimiz yemeğe bile en son giden bizdik.Babamın yoğun bakımda olduğunu içime gömerek davetlilere gülücükler saçan bir gelindim ben.Akan makyajımı düzeltmek için bulduğum bir aynanın karşısında bile cama yansıyan ben değildim inan buna. Gece sabaha kavuşmak üzere idi ki bu durum alışık olduğum durumlardan biriydi.İçimin acıdığını en iyi haliyle bilen “o” “Hadi” dedi.Babana gidelim.Sabahın 4 ü olmasına rağmen arabaya bindiğimiz gibi soluğu Acıbadem de aldık.O vakitte hele ki yoğun bakıma girmek kolay bir şey olmamasına rağmen gelinliğin içinde ağlayan bir kız görmekten dolayı üzgün olan bir doktor beni babamın yanına götürdü.Uyuyordu..Ama çıkartmamaya calıştığım ayak seslerimizden olsa gerek uyanmıştı hemen.1 dakika sonra babamın kalkmaya çalıştığını gören doktor “tamam çıkıyoruz” deyip aldı beni çıkardı dışarıya.Heyacanlanmaması için bu gerekliymiş.Tüm bunları yaşarken ben, sen hangi kalpte lodos estiriyordun? İçimde hiç harcamadan kötü günler için sakladığım bir ümit yoktu artık,yoluma ışık tutan “O” bir ömür “Umudum” olacaktı bundan böyle..Sen,asırlaşmış kütüphanenin tozlu raflarında eskimeye yüz tutmuş sevgililer atlasında “i” harfini açınca çıkacaktın insanın karşısına. Adına tutan ahtlarımı yazdım son kez gelin ayakkabımın altına.Silindi gitti..Peşini bırakmayacak belki..Ama sen serin tut kalbini..Ne zaman ısındı ki? Sensiz kurduğum,mutlu olduğum yeni hayatıma girdim yazın ilk günlerinde.Yanımda olmasından gurur duyduğum,dokunduğumda huzur bulduğum bir tenin gölgesinde gidiyorum sağımı solumu kollayarak yeni yaşlarıma doğru. Bundan böyle,yüreğimin onarılmasına sabırla izin verdiğim,çocukken düştüğümde sadece dizimi kanatan seni tanıdığımda ise içimi kanatan hayatta var olabildiğim için,senin seçtiklerini görüp kendimle gurur duyduğum için,hak etmediğin sevgimi senden alıp katlayarak başkasına verdiğim için bana Helal sana da Uğurlar Olsun..! |
| |
| | #149 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: ..::yokluğun renGi BeYaZ::..GozyaSi`m::... Bir gece yarısı sancısısın SEN!! Bir prangasın gecenin karanlığında ayaklarıma saplanan!! Bir hayalsin SEN, olur olmaz zamanlarda görünüp kaybolan... Kahramanı olmayan bir masalsın SEN... Bir ağıtsın SEN Hiçbir şeye yakılmış... Su gibisin her gece sızıyorsun beynime. Hayatsın, gerçeksin SEN! Bir gece yarısı esen bir rüzgarsın SEN... Saçlarımın arasından geçip giden bir rüzgar.. Kahrolası yelkovan her seferinde saplanıyor parmaklarıma... Bir zamansın SEN, birimi olmayan ölçüsü olmayan bir kavramsın.. Gece yarısı ayak seslerimsin. Bir parça ay gibisin, sürekli parlayan..İnsan korkuyor senden.. Ansızın ortaya çıkan bir sancısın, olur olmaz zamanlarda kendini hatırlatan... Yalnızlığımsın... Bu yüzden mi seviyorum yalnızlığı?? Her gece geliyorsun yanıma garip bir tebessüm ve inanılmaz bir sessizlikte gülümsüyorsun bana... Ağzımı bile açmıyorum, büyü bozulup peri masalı bitecek diye... Penceremde bir ışık, ruhumu güneş gibi ısıtıyor... Seviyorum yalnızlığı sen varsın yanımda.. Yalnızlığımın yeni bir tarifi var artık. Sen olmasaydın Sevmezdim belki geceleri. Sen varsın nefesimde.. Varsın üzerimden gitsin yıllar, Yalanda olsa, Hayalde olsa, Sessizlikte olsa benim rüyam bu.. KİMENEKİ......... Kafamı Çevirdiğim Her Yerdesin..... |
| |
| | #150 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | Ynt: ..::yokluğun renGi BeYaZ::..GozyaSi`m::... Keşke söyleye bilsem sana, Kendime bile söyleyemediğim sırlarımı, Usulca eğilip kulağına fısıldasam, Sevdiğimi ... Günlerce hiç olmadığına inandırdım , Aylarca didiştim durdum kendimle. Sana yenilmemek için gecelere yenildim, Yokluğuna yenilmemek için yalnızlığa yenildim. İnsanları koyamadım yerine, Şarkılar söyleyemedim, Dolaştığın sokaklara bulaşmadım, Adının geçtiği sözleri duyamadım. Aylarca hiç olmadığına inandırdım kendimi, Geceleri bir türlü uyuyamadım. Yokluğun ağır geldi bana , Çiçekleri kucaklayamadım , koklayamadım onları, Yokluğun acı verdi bana, Güneşli günlerde gülemedim. Selam vermedim insanlara, Sesimi duysunlar istemedim, Konuşmadım onlarla, Elimi uzatmadım kimseye, Ağlamadım , ağlayamadım. Bilsinler , gülsünler istemedim. Ateşler yaktım gecelere, Kor demirlerle dağladım ellerimi, Şiirler yazmasın diye sana, Bir daha denizleri sevmedim, yakamozları da, Saçlarımıza karışan kumlara basamadım. Aylarca hiç olmadığıma inandırdım kendimi, Ne kadar tanıdık insan varsa, Ne kadar bildik yer varsa bir daha görmek istemedim. Yokluğun çok acı verdi bana , Belki de varlığından da çok, Bunu da bilmeni istedim. |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Huzursuz Bacak Sendromu | Life_is_beautiful | Sağlık | 1 | 16-06-2009 10:31 |
| Ruhum Sana AŞik | kalem20 | Paylaşmak İstedikleriniz | 1 | 03-06-2008 22:24 |
| GozyaSi | !NC!PéR!S! | defg | 24 | 30-12-2007 20:57 |
| ...AyriLik...(Aci;Gozyasi;MutsuzLuk) | BuRcu | Paylaşmak İstedikleriniz | 24 | 13-12-2007 20:20 |
| Baker raporu PKK'yı huzursuz etti | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 08-12-2006 12:40 |