HIZLI ARAMA
| Şiir arşivi Kural güncellemesi nedeniyle eski şiirler silinmek yerine arşivlendi. Burdan gözatabilirsiniz ;) |
| | #1 (permalink) |
![]() ….Özledigim…. Kayıt: 23.12.2006
Mesajlar: 4.104 İtibar Gücü: 25 | Demedim mi... DEMEDiM Mi? ORAYA GiTME DEMEDiM Mi SANA? SENi YALNIZ BEN TANIRIM DEMEDiM Mi? DEMEDiM Mi BU YOKLUK YURDUNDA HAYAT ÇESMESi BENiM? BiR GÜN KIZSAN BANA, ALSAN BASINI YÜZBiN YILLIK YERE GiTSEN DÖNÜP KAVUSACAGIN YER BENiM DEMEDiM Mi? DEMEDiM Mi SU GÖRÜNENE RAZI OLMA, DEMEDiM Mi SANA YARASIR OTAG KURAN BENiM ASIL. ONU SÜSLEYEN, BEZEYEN BENiM DEMEDiM Mi? BEN BiR DENiZiM DEMEDiM Mi SANA? SEN BiR BALIKSIN DEMEDiM Mi? DEMEDiM Mi O KURU YERLERE GiTME SAKIN. SENiN DURU DENiZiN BENiM DEMEDiM Mi? KUSLAR GiBi TUZAGA GiTME DEMEDiM Mi? DEMEDiM Mi SENiN UÇMANI SAGLAYAN BENiM. SENiN KOLUN KANADIN BENiM, DEMEDiM Mi? DEMEDiM Mi YOLUNU VURURLAR SENiN, DEMEDiM Mi TÖVBENi BOZARLAR SENiN. OYSA SENiN ATESiN BENiM, SICAKLIGIN BENiM DEMEDiM Mi? ONU SÜSLEYEN BEZEYEN BENiM DEMEDiM Mi? BEN BiR DENiZiM DEMEDiM Mi SANA? SEN BiR BALIKSIN DEMEDiM Mi? DEMEDiM Mi O KURU YERLERE GiTME SAKIN. SENiN DURU DENiZiN BENiM DEMEDiM Mi? KUSLAR GiBi TUZAGA GiTME DEMEDiM Mi? DEMEDiM Mi SENiN UÇMANI SAGLAYAN BENiM. SENiN KOLUN KANADIN BENiM, DEMEDiM Mi? DEMEDiM Mi YOLUNU VURURLAR SENiN, DEMEDiM Mi TÖVBENi BOZARLAR SENiN. OYSA SENiN ATESiN BENiM, SICAKLIGIN BENiM DEMEDiM Mi? (alıntı) |
| |
| | #2 (permalink) |
![]() ….Özledigim…. Kayıt: 23.12.2006
Mesajlar: 4.104 İtibar Gücü: 25 | yâr güzel olmalı, olunca civelek olmalı bahar olmalı bahar, baharda akşam olmalı bir pencere olmalı, denize karşı ve her şeyden evvel insan, âşık olmalı pişman değil, perişan değil ümitsiz de değil, âşık dediğin sabırlı olmalı |
| |
| | #3 (permalink) |
![]() ../TURKEI:D/.. Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 12.995 İtibar Gücü: 98 | ezberimde gülüm! Çekildi gözlerime dünden bu güne bir perde Örüldü mazime sisten bir duvar,taş bastığım kalbimle Umudum yad ellere,hayalin esen yellere Unutmak..artık ezberimde gülüm! Zaman içimi delip geçiyor kanıyorsun Sesindi ruhuma eşgin damla damla susuyorsun Gözlerimde derin hiç'in yaş olup akıyorsun Unutmak.. artık ezberimde gülüm! Sen bir sönerken ben bin kez yandım Sandığın aydınlığa koşarken ben karanlığı kucakladım Sustum,kırıldım,ağladım,kendimi yalanla aldattım Unutmak..artık ezberimde gülüm! eline saglik arkadasim |
| |
| | #4 (permalink) |
![]() bir düş-tük kırıLdık.. Kayıt: 12.10.2006
Mesajlar: 3.515 İtibar Gücü: 65 | Bilmez miyim hiç bütün bu sözler ne der ona Bu sözler ve bu sözlerin içinde çırpınan uzaklıklar Dolaşıyorum bir başıma, ortalıkta kimsecikler yok Kıyılar da bomboş, kır yolları da Soluğumu duyuyorum ara sıra, bir onu duyuyorum Duymuyorum belki de, biliyorum yalnızca Ayaklarımın altında yaban naneleri, kekikler Yol kenarında bir kapı, tahta Peki, kim yitirmiş evini, ya da Hangi yitikle yok olmuş o yapı Kimbilir Vuruyorum yokuş aşağı, kıyıya Bir taşın üstüne oturuyorum Ben oturur oturmaz Çıkıyor kuytularından bütün görünümler Ve ufak bir oyun oynuyor bana doğa Alıp alıp götürüyor gözlerimi bıkmadan Kısalıp uzayan bir çift yılan balığını andıran gözlerimi Güneşin şavkından yuvarlanan çakıllara Tam o sıra bir vapur yanaşıyor iskeleye uzun sürecek bir sonbahar taslağı gibi Denize yeni sürülmüs bir tarlaya benziyor, uyanık, diri Ve işin tuhafı bense Alışıyorum gittikçe Her gün bir parça daha alışıyorum yalnızlığıma Ürperiyorum bir ara arkamdaki ayak sesinden Ve bu yüzden mi bilmem Durup bir süre çevreme bakar gibi yapıyorum Sürüyle kus havalanıyor defnelerin içinden Sürüyle, evet, hatırlıyorum birden Nicedir unutmuşum saymayı bile günleri Dağılıp gitmişler herbiri bir yana Kuşlar gibi, onlar da Benimse ne gidecegim bir yer Ne de özlediğim bir şey var Öyleyse neden yazıyorum bu sözleri ona Bu biraz sevdaya benzeyen, biraz da sevdasızlığa Böyle gelişigüzel, böyle kırık dökük Sanki hiç kimselerin kullanmadığı bir gün kalmış bana. Uzun bir cumartesiyi hatırlıyorum, saat on iki Dalıp gidiyorum, düsünüyorum da, saat on iki Bir sigara yakıyorum, bir kağıda bir iki dize yazıyorum Yerini iyi bilen, onurlu bir iki sözcük daha Ama hiç kımıldamıyor, akrep de, yelkovan da Yani tam böyle birşeye benziyor zaman Yılgın ve çarpıcı renkler içinde pek kımıldamayan Çıkageliyor sonra, saat on iki. Anlıyorum Yaşam elbette uzun biz duyabildikçe sevgiyi Yalnızca bunun için uzun Yani sevgiyle de sevebilir insan, sevdayla da Örneğin Bir sevgiyi yontup onarmak için Döğüşmek de sevgidir Ve benim bildiğim kadarıyla Her şeydir bir insan, her şeydir Yalandır kısalığı yaşamın Ve özellikle insan dediğimiz şey İnançli bir insan soyunun parçasıysa. Sonunda başbasa kalıyoruz gene Başbaşa kalıyoruz doğayla ben İşte az önce yağmur da başladı, cumartesi günlerden On temmuz cumartesi Bir vapur daha kalkıyor iskeleden Ve yağmur hızlanıyor biraz Uzanıp yatsam diyorum otların üstünde çırılçıplak Tam öyle yapıyorum Şimdi yağmuru seviyorum, şimdi yağmuru seviyorum, yağmuru seviyorum |
| |
| | #5 (permalink) |
![]() ….Özledigim…. Kayıt: 23.12.2006
Mesajlar: 4.104 İtibar Gücü: 25 | Mevsimlerden Bahardı Yorgunum! Biraz dinlen diyorsun, nasıl? Yağmur yağıyor,damlaların camdan aşağı süzülüşü bile kederli. Sessizliğin sesine kulak vermeyeli çok olmuş . Dokunmak gelmiyor içimden sevinçli günlerin hafızamdaki görüntüsüne. Solmuş çiçeklerim var aklımda. Bahçem belki de uzun zamandır bu kadar küskün. Zafiyet geçiren tutkularım var şimdi. Zafiyetlerimi sevemem. Kum saatlerindeki milyonlarca kum tanesinden biriymişçesine, akıyorum vaktimi doldurmak için. Vakit dolmak bilmiyor! Keşfetmek için çıktığım bu sonuz yolculukta, neler keşfettiğimi sormak isteyenlerin, yüzümde gördükleri bunca keder, onlara susmaları gerektiğini hatırlatıyor. Susmak içli bir tını bu sabah; ciğerlerim de yankılanıyor! Börülcelerim var aklımda, hatmilerim, eskitemediklerim var... Neden eskimeye başladıklarını bilmek istiyorum. Neden? Yorgunum gerçekten! Tik tak sesleri arasında akrebin yelkovana aşkı takılıyor gözüme. Bu kadar çabaya rağmen arada bir kovuşmaları ve aynı heyecanlar koşturup durmaları ne kadar anlamlı! Yazmayı özlemişim, yazmaktan vakit bulmazdım aşka, şimdi aşktan yazmaya vakit yok, oysa aşk için yazılacak bunca şey varken, neden bu yorgunluk! Mevsimlerden bahar, belki de suçlu o! Suç denilen şey, karanlıkta bulur yüreğindeki gökkuşağını. Her yağmurun ardından sarılır yakasına, sevmez umutlarımı. Fıtratındadır bezginlik insanoğlunun. Yaşadığına kanaat etmezde, nedenlerine takılıverir. Neden daha iyisi olmadığına... Aşka tutulurda, aşkı sorgular aşka rağmen. Bulunamayanların en başında yer alan ne varsa, elde edince değersiz gelir; adı insan olanlara. Veryansın eder benim gibi. Takılır eksiklerine... Mevsimlerden baharda olsa, suçlu bir türlü bulunamaz. (alıntı) |
| |
| | #6 (permalink) |
| Kayıt: 24.06.2006 Yaş: 18
Mesajlar: 2.063 İtibar Gücü: 17 | Öldü.... Iki dakika önce............................ Yapayalnız kaldı ruhunu yitirince Geceymiş.... tek başınaymış.. ona ne!? Öldü dedim ya size! Tam da iki dakika önce.. Sevadadan mı? değil... Hayat kavgası mı? hayır! Ruhunu diyorum.. ruhunu yitirdi!! Öldü dedim ya size.. daha ne diyeyim? Sebepsiz kaçışlar planladı durdu hep.. En sonunda başardı: Ne istedi ruhundan? Neden kıydı? Sormayın.... Bana sormayın dedim size! Bırakalımda bunları, kulak kabartalım neler söyledi yüreği: Ey ellerimden akıp giden zaman,gözlerimde damlayan gençlik! Ellerimde harcını kardığım umutlarım ve inşaasına bir türlü başlayamadığım sıcacık evim. Sen ey sevgilim!!! Gitmekteyim! Kapısı ardına dek açık yüreğimin Hayır, hayır hasta felan değilim! Hayır! Seni delice sevmekteyim! Sonbaharı yaşamadan kış doldu ceplerime...Hergün kar yağıyor da o karda yürüyemiyordum artık! Üşüdükce içime kapanıyorum. Kapandıkca yazıyorum, yazıyorum, yazıyorum.. sonra sinirlenip yazdıklarımla sigarami yakıyorum! Gözlerden uzak olmalıyım ben, sözcükler bana ulaşmamalı, duymamalıyım o garip şiirleri. Bir saatlik derin uyku için herşeyi vermeliyim. Hem telefonlarımıda kapattım tüm terkedilmişliklerimi de yanıma aldım gidiyorum şimdi Ufacık bir cocuk gördüm yolda giderken. Ufacık bir öpücük kondurdum yanağına, üşüdüm... Ihtimal ki arkamdan kimse bakmıyordu. Evet evet.. gitmeliyim artık, avutmalıyım kendimi. Ama ne acı.............................ölmekteyim!! -alıntı- |
| |
| | #7 (permalink) |
![]() ….Özledigim…. Kayıt: 23.12.2006
Mesajlar: 4.104 İtibar Gücü: 25 | Ara Notlar... Ara Notlar Olmuyor kardeşim olmuyor Şair olmak çok zormuş, inandım Yakışmaz bize yenik düşmek derdim Ama, veya, oysa yenildim işte Hem de onulmaz biçimde Başım dik değil insanlar arasında Ne yüreğim kavi ne ayağım seyirtken Ne özlemim kaldı ne özlediğim Tükendim bittim anlayaçağın... Bıktım hayatı beceriksizce yaşamaktan Beylik sloganlardan, mürayi merhabalardan Ne dava haramisi Ne entellektüel sanat çığıtkanı Ne ütopya devşirmeni Hepsi insan olabilmek içindi çabamın Yada insan kalabilmek için... Gidiyorum, Yüreğimde pörsümüş bir yığın hüzün Yarına taşıyamadığım mavilikler Didiklenmiş sevdam ve insanlık onurumla... Gidiyorum, Kördüğüm iklimlerin gri öpüşlerinden Şaşı bakışlarından, sahte gülücüklerinden Yalan tevazulardan, hesaplardan uzağa, uzaklara... Kendime dönüyorum Gidiyorum işte! Ellerimde rengarenk bulut harmanı, Örtülmemiş yüz hatlarımla. Alın çizgilerinin en soylu isyanıyla Yaşamana bak Şöhret ve para taşlarıyla öğüt yüzakını İğdiş et vakarını İnsanlarda vurulur mihenge Son gülen iyi güler unutma... Gidiyorum, Vaveyla istemem arkamdam Ne alkış ne kargış Yenilmek bize yakışmaz Bil gene de Karanlığa akça sözüm Karaya ak yüreğim olsun istedim Olmadı, yapamadım, yenildim işte Gidiyorum, Hoşçakal, Hoşçakal... (alıntı) |
| |
| | #8 (permalink) |
![]() ….Özledigim…. Kayıt: 23.12.2006
Mesajlar: 4.104 İtibar Gücü: 25 | Kamelyam Kamelyam Serin kavak yelleri esiyordu başımda Ümit ekmiştim nadasa bıraktığım tüm tarlalara Alnımdaki teri kurutsam diye Bağrımı açtığım rüzgarlar Tutam tutam Saçlarımı götürdüler Nasıl anlatsam Kurşun sıktılar hayallerimin En umulmaz yerinden Kamelyam Akşamüstleri horozlar ötmezmiş Köy sokaklarında alımlı gezmezmiş köy kızları Ay tutulmayadursun Tüfeği dayarlar Uğursuz sayarlar 'Hele dur! Destursuz girme', dediler bu kapılardan Yıllar yılı acıyla bağladılar ellerimi Yasak koydular gözlerime Seven göze yasak olur mu demediler Oturmadılar sofralarıma, yemediler Ateşle korkuttular Zaten yanmışım buram buram Ezikliği yüreğimde tüm sevgilerin Kamelyam Senin için bastığım adımlara mayın döşediler Eşkiyalar kesti yollarımı Sana gelmek için rüyalarımda uçtum geceleri Uykularımı böldüm en kuytusunda karanlığın Kadermiş, değişmezmiş! Yıllar yılı boşuna aldandım Med yapmışlar ikimizi ayırıyorlar, oynuyorlar Kamelyam Gitti de beni, gitti de... Tanınmaz insanların balosuna gitti de Bıkmışlığın ezgisi yalnızlıktan Bir sükûtun nabzı damarlarımda Düğüm düğüm içimde Başka dünyaların çoçuğuyuz biz Başka dünyaların çoçuğu... Kamelyam Çok şeyleri elde etmeye yetmiyor sevgimiz Oraya yaz mektuplarını Ararsan Simeranya'ya Allah'a ısmarladık Kamelyam Kamelyam... (alıntı) |
| |
| | #9 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | kurallar gereqi açtıqınız konular birleştirilmiştir teşekkürler |
| |
| | #10 (permalink) |
![]() ….Özledigim…. Kayıt: 23.12.2006
Mesajlar: 4.104 İtibar Gücü: 25 | ansızın bir karasu iner deniz fenerinin gözlerine fener kör olur ve ağır ağır uyanmaya başlar deniz dibinin devleri koç sürüsü dalgalar toslaşır gerine gerine ötede yıkkın bir balıkçı köyünün çiçeksiz evleri evler ki denizlerde olup bitenleri bilmez bense bu kaderi iyi bilirim, benim adım kepezyıldızlar olmadı mı, dolunay olmadı mı gökyüzü de kördür yüreğindeki kara bulutlar durmadan yıldırımlar kusar yorgun bir gemi oturur kayalara karışır birbirine dua ve küfür korkuysa şapkasını her zaman kapkara bir dala asar bir yosun tarlasında dinlenirken gördüm ölümü kaç kez selam verip geçti gülümseyerek, ben korkusuz kepez kaç sünger ve inci avcısının kanına girdi bu denizler kaç taze gelin ihtiyarladı bu ufuklara baka baka her sabah neşeli bir ıslık aydınlığına evden çıkıp gidenler ya döndüler ya da hiç dönmediler yaralı akşamlara yalnız kalmayınca aç kalmayınca oğlak, kuzu melemez ben ne dramlar yaşamamışımdır bu kıyıda, ben kepez mutlu insanlar da gördüm gelip kollarımın arasında sevişen ama uzun sürmedi şıngır mıngır kristal ömürleri ne çığlıklar işittim rüzgarlardan mevsim mevsim değişen hele de yitik ekmekler gibi ayrılık türküleri tedirgin martıların kanatları vakte vururken gez ben dilsiz bir görgü tanığıyım, benim adım kepez gün kısalır, bir gece de değişir renk renk haritam gün uzar, sızlayan sütlü bir göğüstür tarih-i kadim sırdır, ayıptır gördüklerimin hepsini anlatamam gemiler gelip geçerken kaç dilden hüzünlü şarkılar dinledim gül yanaklı, lale dudaklı ne güzeller gördüm gitti gelmez ben hep aynı yerde beklerim, benim adım kepez bazen denize küser de gökteki yıldızlarla konuşurum bazen gidemediğim yerleri okşamak isterim bulamam ellerimi ay doğarken başlar en uzun süren sarhoşluğum asırlar kemirse de koparamazlar zincirlerimi kimse kirli ayaklarıyla üzerimi tepeleyemez ben beş vakit sabrın gül suyuyla yıkanırım, benim adım kepez (alıntı) |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| 'Galatasaray'a alerjim var' demedim | Haberci | Spor haberleri | 0 | 18-07-2007 04:40 |
| 'Arşiv yok' demedim Sarafian şov yapıyor | Haberci | Dünyadan haberler | 0 | 17-03-2007 04:00 |
| Fransız doktordan yalanlama: 'Öcalan zehirlendi' demedim | Haberci | Dünyadan haberler | 0 | 10-03-2007 01:00 |
| Zico: Şampiyonluğu kaybettik demedim | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 09-03-2007 15:50 |
| 'Şen gelirse hoca olurum demedim' | @izci@ | Fenerbahçe | 0 | 21-09-2006 06:38 |