HIZLI ARAMA
| Şiir arşivi Kural güncellemesi nedeniyle eski şiirler silinmek yerine arşivlendi. Burdan gözatabilirsiniz ;) |
| | #1 (permalink) |
![]() ….Özledigim…. Kayıt: 23.12.2006
Mesajlar: 4.105 İtibar Gücü: 25 | Mavi Bir Ölüm.. Mavi Bir Ölüm yine sana sesleneceğim senin kim olduğunu hiç bilmeden, senin kim olduğunu en çok bilerek isyankar zambakların, çılgın nilüferlerin dört nala açarak kiraz çiçeklerinin, dudak kıvrımlarına yoldaş olacağım sarı bir hüzün, kızıl bir gurur ve siyah bir öfkeyle konuşacağım sana sana oklardan değil, yaydan bahsedeceğim gülün dikenlerinden değil, gülleri ve dikenlerini doğurmaktan yorulmayan topraktan söz açacağım akan su gelmeyecek kelimelerime, suyu şefkatla kucaklayan sessiz taşların canını yakan damlaları dillendireceğim yine sana sesleneceğim, senin kim olduğunu hiç bilmeden, bilmek istemeden alaaddin'in sihirli lambasından çıkan cin, bana gelseydi ve ne dilersem dilememi isteseydi, hiç bir şeyi elde etmeyi dilemezdim bir şeyden vazgeçmeyi isterdim sadece hayatta bir şeyden vazgeçmem lutfedilseydi... bedeli herşeyim olsa bile sana seslenmekten vazgeçmek isterdim garip değil mi? sana seslenmekten vaçgeçmediğimi, bundan hoşlandığımı düşünüyorsun belki de oysa sana seslenmek, bütün hesaplarımı gördüğüm bu dünyadaki tek geride kalmiş hesap benim için bu dünyadaki tek yük bu seslenişin kalbini avcumda tutabilmek kürek mahkumu için kürek ne ise, benim için de sana seslenmek o bir yandan gemiyi ufka ulaştırmanın tek yolu öbür yandan bileklerimden sızan kanların, gönlümü işgale yeltendiği bir rotanın can suyu oysa ben sana küreklerden değil, gemiden bahsetmek isterdim! atalarım bana kadınlara gökyüzünü, gemileri ve yelkenleri anlatmayı öğrettiler sen kürekleri, yağlı urganları, geceyi siyaha gömen fırtınaları ögretmeye calışıyorsun sana ellerimle dokunarak, gözlerimle okşayarak göstermek isterdim rüzgarla şişen beyaz yelkenleri ama senin vaktin yoktu ben bunu hiç anlayamadım kavminin kadınlari bana öğretmediler ki! bazı kadınların beyaz güvercinlerden daha çok siyah apoletleri sevebileceğini sana sesleniyorum ve gözlerim bileklerinden parmak uçlarına kadar toplanmış kan pıhtılarını seyrediyor kürekleri bırakmıyorum önce yücelttiğin, sonra terk ettiğin aşkın onuru için kalemi bir an elimden düşürmüyorum Ankara kalesinin önünde sana sesleniyorum benden kaçıp cennete gitmek isteseydin, seni cennetin kapısına kadar götürürdüm bana gelmek için seni korkutan cehennem olsaydı cehennemle konuşurdum seni ona anlatabilirdim oysa sen ne cenneti isteyecek kadar aşk oldun ne de cehennemi isteyecek kadar ayrılık "seviyorum seni ama" dedin, "hoşçakal" diye ekledin "şimdi gitmeye mecburum, belki yine gelirim, umarım gelirim" son sözün oldu cennetin ve cehennemin dillerini, savaş mağaralarını ve aşk şiirlerini, gazelleri ve boleroları öğreten atalarım senin sözlerinin anlamını ögretmediler, hiçbir şey söylemedin gittin ayrılığın dilsiz olduğunu ben senden öğrendim dilsiz olanın yaşayabileceğini sen ögrettin bana ve kalemime ilk defa yaban gözlerle baktım yine, yeniden, sadece sana sesleneceğim müebbet bir aşk dışında bildiğim tüm duyguları terk edeceğim sana sesleneceğim yine seni sadece kuru bir sevgiyle değil derin bir hüzünle, binlerce yıllık bir gururla ve pervasız bir öfkeyle sevdiğimi duyumsuyor musun? mütevazi bir sevgiyle değil, küstah bir aşkla sevdim seni ben osmanlı gibi kollarımın yetışemediği bir aşkı kucaklamaya çalışırken sen köprülerin ülkesi venedikteki son sancağı kışın üşümemek için şal yaptın kendine neden bilmiyorum özlemin artıyor içimde zaman geçtikce eksilir demiştin oysa atalarımın öğrettiklerine ters düşse de, sana inanırım bilirsin zamanla unutursun demiştin, niye daha derinleşiyor öyleyse? derinleşiyor özlemin ve gönlümde bir iç savaşta dökülen kanları, coşturuyor ayrılık sözlerin öfkelerin kararlılığını aşka katık ederek konuşacağım bedenim bu dünyayı terk edene kadar öyle sanıyorum ki hüzünle ve acıyla pek barışık olmadığım için benden uzun yaşıyacaksın benden sonra kelimelerim gelecek gönlüne onların benden geldiğini bir tek sen bileceksin küstah bir aşkla seveceğim seni ben savaş ve ölümle haşır neşir olan kelimeler dışındakileri unutmaya gayret edeceğim ömrümün geri kalanında sana sesleneceğim yine ben seni beyrut gibi sevdim ama sana ne Mağrib'i ne de Manhatten'ı anlatamadım Bağdat'ı ve Şam'ı işgale yeltenmişken venedikten gelen ihanet tarumar etti ordularımı sarı bir keder, kızıl bir kibir, siyah bir isyanla konuşacağım sana senin kim olduğunu hiç bilmeden ağlayan zambakların, dudak kıvrımlarına yoldaş olacağım senin kim olduğunu en çok bilerek kavmimin bana vaad ettiği tüm aşkları terk edeceğim müebbet bir aşk, sarı bir hüzün, kızıl bir gurur ve siyah bir öfkeyle konuşacağım bu dünyayı terk etme müjdesi gelene kadar... hüznü, gururu ve öfkeyi bilseydim keşke hüznümün beni aşan taşkınlığını gururumun binlerce yıl önce'den miras kalmış hoyratlığını öfkelerimin hiç bir zaman sona ermeyecek ve azalmayacak kararlılığını anlayabilseydim, anlatabilirdim sana seninle yaşanan bir aşktan sonra ayrılığın ölüm bile olsa, MAVİ BİR ÖLÜM olacağını. Ömer Çelik... |
| |
| | #2 (permalink) |
![]() bir düş-tük kırıLdık.. Kayıt: 12.10.2006
Mesajlar: 3.515 İtibar Gücü: 65 | Eğer,Şayet,Lakin Birbirinin aynıymış gibi,üç kelime.Oysa değil işte,aynı değil ve aynı;taşıdıkları mutsuz ifade adına. Seni seviyorum,Eğer beni terketmezsen. Seni seviyorum,Şayet beni aldatmazsan. Seni seviyorum,Lâkin işimi de seviyorum. Senin için o adamı arayıp iş isteyeceğim şayet sen de bana kırmızı kazağını verirsen. Sana hayranım lâkin saç modelini sevmiyorum,değiştirmelisin. Kim bilir kaç kez kuruluyor buna benzer cümleler gün boyunca. Kaç kez duyuluyor ve kaç kez söylüyoruz.Nicedir uzak kaldık şartsız ve koşulsuz sevgi cümlelerinden. Seni Seviyorum. Sadece sen olduğun için.Gürültülü kahkahan,dağınıklığın,iştahın,sabah huysuzluğun,savrukluğun,küsmene rağmen. Seni Seviyorum. Sen de beni sev diye değil. Seni çok seviyorum, o kadar çok seviyorum ki yanımda mutsuzsan eğer;benden uzakta mutlu ol, diyebilecek kadar. Ne varsa seninle ve senin sesinle, ne varsa elde kalan paylaşarak. Eğer birgün gitsen de, Şayet beni benim seni sevdiğim gibi sevmesende seviyorum. Lâkin gitmeni hiç istemiyorum.. |
| |
| | #3 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Bende hala emanetin sakli duruyor. Aslinda senin bana vermis oldugun en degerli hediyen desem daha dogru olur,ancak senden ne varsa bende kalan kutsal emanetin olarak kabul ediyorum ve ebediyyen de öyle kalacak. Onu bana yagmur altinda vermistin hatirliyor musun? Hani rengarenk ciceklerle kapli bir bahcenin ortasindaydik.Aniden bahar yagmuru bastirmis ve iliklerimize kadar sirilsiklam islanmistik.Senin bakislarin yerdeydi benimkilerse sende.Sonra sen basini hafifce kaldirmistin.Gözlerin dolu doluydu,gözbebeklerin isil isil.Önce ayirt edemedim yanaklarindan asagi süzülen damlaciklari.Ellerimle boynuna,cehrene yapis yapis olmus siyah zülüflerini tel tel ayirdim, ve damlaciklara dokundum hafifce;IPILIKTI.Parmak uclarimla hissettigim iliklik ise yüregime kor gibi düsmüstü. Nasil dayanirdim. Basini gögsüme yaslamistin ve ben narin bedenini bir ahtopot gibi kollarimla sarmistim. Gözyaslarin iste o zamandan beridir emanetindir bende.Ne zaman seni düsünsem,seni hayal etsem,seni istesem basucumda hemen emanetine siginirim.Iste bak,siyah gece de sahittir buna.Hatta yildizlar ve parlak ay bile.Uzaklardan parildayarak,los isiklarini odama doldurarak sahitlik ederler. Ben emanetlere asla ihanet etmem.Emanete hiyanet benim alametim degil cünkü.Bunu sen de bilirsin degil mi? Hadi söyle...Sende aslinda bir emenet degil miydin bana? ve ben bir cam küre gibi kirmamaya özenle dikkat etmiyor muydum seni. Bana hediyelerin en güzelini biraktin da gittin.Yillardir yüregimde olusan tortu tabakalarini cözdü,eritti emanetin.Katilasan kalbimim üzerine saganak olup yagdi gözyaslari. Bir günes gibi doguvermistin hayatima aniden,ve ben sana dönmüstüm yüzümü.Senin sicakligina,parlakligina,sevgi ve ilgine dönmüstüm yüzümü.Ben sana dönmüstüm özümü.Hayatima girisin gibi cikisin da ani olmustu. Sevgiliyi hep yanimda,yanibasimda,kollarim arasinda ister,öyle hayal eder,öyle arzulardim.Asik masugunun dizleri dibinde olmali derdim.Gözden irak olan gönülden de irak olur diye düsünürüm. Öyle degilmis be güzelim. Atalarin her dedigi de dogru degilmis. Ne kadar uzakta olsanda;hatta aramizda kitalar,okyanuslar ve gecit vermez sarp daglar olsa da yine de benim gönlümdesin. Böylesi daha iyi. Ask ve sevgi fakiri dünya zemininde hakiki aski yasattin bana,ya da yüregimin derinliklerinde sakli sonsuz aski kivilcimlayip harekete gecirdin. Alipta basimi cekip gitmek isterdim hep.Nereye gittigimi bilmeden,ardima dönüpte bakmadan cekip gitmek.Hakiki ask ve sevginin oldugu yere gitmek...ama artik gitmek degil kalmak istiyorum: cünkü yüregimde bir güzelin sureti,hayalimde bir dilberin resmi var bir de onun bende hala emaneti sakli duruyor. |
| |
| | #4 (permalink) |
![]() ….Özledigim…. Kayıt: 23.12.2006
Mesajlar: 4.105 İtibar Gücü: 25 | SİYAH GÖZLERİNE BENİ DE GÖTÜR Daha dokunmadan kurudu irem Çöllere bir türlü yağamıyorum Yeni bir koşunun başlangıcında Biraz deprem sonrası Biraz şehir hülyası Bir kalp yangınından geriye kalan Siyah gözlerine beni de götür Artık bu yerlere sığamıyorum. Pembe uçurtmalar yolladığından beri Sarardı tiryaki menekşeleri Sonbaharın tozlu kafeslerinde Sevgi turnaları yakalıyorum Turnalar gidiyor; ben kalıyorum Avareyim, asudeyim, yorgunum Bilmiyorum neden sana vurgunum Erzurum garında banklar üstünde Uyku tutmuyor karanlıkları Yitik düşlerimi kovalıyorum Gölgeler gidiyor; ben kalıyorum. Binbir türlü kokuyorsa yaylalar Siyah gözlerine beni de götür Baharın koynundan koparıp sana İpek bir mendile sardığım yüreğimle Şehzade gülleri gönderiyorum Umutlar kalıyor; ben gidiyorum. Bütün yelkenlileri, deniz fenerlerini Kaptanları sorgulayan Yanından geçen küheylanların Korku tufanına yakalandığı Siyah gözlerine beni de götür Güneş ülkesinden gelen yiğitler Benzeri olmayan bir dünya kursun Cellat, ayrılığın boynunu vursun. Usul usul intizarı çürüten Bu hercai diken, bu çılgın arzu Sürüklüyor imkansız muştuların Eşiğine gönül vadilerini Bir ağaçtan düşen yapraklar gibi Düşüyorum tanyerine Ya topla yaralı kırlangıçları Ya da bu vefasız şarkıyı bitir Özgürlüğe giden tutsaklar gibi Siyah gözlerine beni de götür... |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| MaVi Bir ÖLüm !!! | ahSenTi | Şiir Köşesi | 7 | 17-01-2008 08:40 |
| ÖLÜ MAVi | FoRuM_MeLeGi | Şiir Köşesi | 3 | 23-05-2007 16:24 |
| Mavi | asi_girl | Şiir arşivi | 9 | 10-08-2006 11:13 |
| MaVi öLüm | !NC!PéR!S! | Paylaşmak İstedikleriniz | 6 | 07-08-2006 22:02 |
| ben ondan bir yudum mavi istemiştim mavi yudum bir ondan ben | poem | Paylaşmak İstedikleriniz | 0 | 15-06-2006 11:20 |