HIZLI ARAMA
| Şiir arşivi Kural güncellemesi nedeniyle eski şiirler silinmek yerine arşivlendi. Burdan gözatabilirsiniz ;) |
| | #21 (permalink) |
![]() şeqeyimsin Bi BiBitanemsin Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 10.962 İtibar Gücü: 45 | ![]() SEVDIM DEMEK DILE MAHSUS... Sevdim demek dile mahsus, Seven olmak yurek ister. Cicek vermek ele mahsus, Gulsuz gelmek yurek ister. Her can sevilme pesinde, Her goz cennetin dusunde, Su omrun genclik yasinda, Akli celmek yurek ister. Gonlu bastan sona acip, En kahirli yolu secip, Dost elinden zehir icip, Candan gulmek yurek ister. Bir gun kibire uymadan, Yaptigin hayri saymadan, Her kotu sozu duymadan, Gonul almak yurek ister. |
| |
| | #22 (permalink) |
![]() şeqeyimsin Bi BiBitanemsin Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 10.962 İtibar Gücü: 45 | ![]() Özleme Dair....... Yüreğimi sıkıştıran bu kesif hüzün, belki de terketmişlere özgü gizli bir terkedilme duygusudur.. ... Özledim seni... Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir... Beynimi uyuşturu*yor özlemin... Çok sık birlikte olamasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca yıl içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlı*yorum. Yokluğun, hatırlandıkça yüreğime sapla*nan bir sızı olmaktan çıkıp mütemadi bir boşluğa dönüşüyor. Sabahlara seni ok*şayarak başlamaları akşamları, her işi bir kenara koyup seninle başbaşa karşılamaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, hırlaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, se*vimli ha*şarılığını, çocuksu küskünlüğünü... Nasıl da serttin başkalarına karşı be*ni savunurken; ve ne yumuşak, bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken... ya da kolyeni çözdüğümde kollarıma atlarken... Hasta olduğunda, o korkunç kriz ge*celerinde günler, geceler boyu nöbet tuttuk başında... o şen kahkahalarına yeniden kavuşabilmek için sessiz dualar ederek... "Atlattı" müjdesini kutlarken yor*gun bedenindeki yaraları okşayarak, doktorun böldü sevincimizi: "Yaşayamaz artık bu evde... yüksek binalar ve be*ton duvarların gri kentinde" dedi, "O gitmeli... ve kendine yeni bir hayat çizmeli..." Bilsen, ne zor gitmen gerektiğini bile bile "Kal" demek sana... Ne zor, senin için ebedi mutluluğun beni unut*mandan geçtiğini bilmek... Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur olduğumuzu görmek ve sana bunları söyleyemeden "Git artık" de*mek... "Beni ne kadar ça*buk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa" demek sa*na ne zor... Sesimi, kokumu çe*kip alıvermek beynin*den, sesin, kokun hâlâ beynimdeyken. .. ... seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakma*nı istemek senden... ... yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek... ... ve sonra kendi ellerimle bindirip seni yabancı bir arabanın arka koltuğuna, birlik*te güneşlendiğimiz on*ca yazı, yanyana titreş*tiğimiz onca kışı, pay*laştığımız bunca acıyı, onca kahkahayı ve bütün o uzak yeşillikleri katıp yorgun bedeninin yanına, ar*kandan pişmanlık gözyaşları dökmek ne zor... ... ne zor hiç tanımadan seni emanet ettiğim bir şoföre "Hızla uzaklaş buradan ve gidebileceğin kadar uzağa git" demek... ... yokluğunu beklemek, ne zor... * * * Bunları düşündükçe, şu anda uzakta bir yerlerde üşüdüğünü sezinleyerek panikliyorum. Bütün engel*leri aşıp terkedilmiş caddeleri, kimsesiz sokakları. yalnız bulvarları arşınlayarak sana ulaşmak, sessizce başını okşamak, kulağına sevgi sözcükleri fısıldamak ve yavaşça üzerini örtmek geçiyor içimden... Paylaştığımız bir mazinin, yitirdiğimiz bir geleceğe dönüşmesinden hicran duyuyorum. Gizli gizli hüzünlendiğim akşamlardan birinde, terketmişlere özgü bir terkedilme korkusunu da yüre*ğimin derinlerinde duyarak sana koşmak, yaptıklarım ve daha çok da yapamadıklarım için özür dilemek ve "Geri dön bebeğim" demek istiyorum: "Geri dön... kulüben seni bekliyor can dündar İnsan Her sabah kalkar kaşlara,kirpikler İkinci güneş doğar her insana Uyanır düşten bütün güzellikler Bedenle doğa gelir heyacana Yeni bir güne hoş bir seda ile Dilden merhaba dolaşır her dile Coşar duygular gönülden gönüle Akar gider can içinden canana Durdurak bilmez bir an insanoğlu Yetmez geçse de günü dolu dolu Azmin elinde kanadıyla kolu Uğraşı ile ter döker zamana Didinir durur can gidene değin Elden ayaktan çekilene değin Yaşar uğruna bir dilim ekmeğin Ne mutlu öpüp başına koyana Zaman tüneli uzayıp ta gider Üstünden nice kullar gelir geçer Nihayetinde son duraksa kader Çaresiz inmek düşer yaşayana "тєѕα∂üƒєη" ∂üη gє¢є ѕєηι göя∂üм яüуαм∂α. αğℓαуαяαк υуαη∂ığıм тєк нαтıяℓα∂ığıм. ηєя∂єѕιη νє ηє уαρмαктαѕıη ѕιм∂ι ؟ вєη нαℓα ѕєηι ѕöуℓüуσяυм. вєℓкι вιя güη тєѕα∂üƒєη вєℓкι вιя güη тєѕα∂üƒєη тєℓєƒσηℓαяα вєη вαктıм gιттιğιη∂єη вєяι. вєη özℓє∂ιм єη çσк ѕєηι. ηєя∂єѕιη νє ηє уαρмαктαѕıη ѕιм∂ι ؟ вєη нαℓα ѕєηι ѕöуℓüуσяυм. вєℓкι вιя güη тєѕα∂üƒєη вєℓкι вιя güη тєѕα∂üƒєη ![]() Sana gitme demeyeceğim Üşüyorsun ceketimi al. Günün en güzel saatleri bunlar, Yanımda kal. Sana gitme demeyeceğim. Gene de sen bilirsin. Yalan istiyorsan yalanlar söyleyeyim. İncinirsin. Sana gitme demeyeceğim, Ama gitme, Lavinia. Adını gizleyeceğim Sen de bilme, Lavinia. Özdemir Asaf (1957) ![]() Caddelerde sisli, puslu bir kis ikindisi. Agaçlarda salkim salkim eski zamanlardan kalma anilar... Yapraklarda yere düsmeye hazirlanan yagmur damlalari... Bir yaprak kipirdiyor iste, gümüsi bir damla usulca yere düsüyor. Sen sanki, yapraklarin arasindan bana müzipçe gülüyorsun. Beni her zaman sasirtirsin zaten. Beni her zaman güldürmeyi bilirsin. Farkina bile varmadan bir sarki dökülüyor dudaklarimdan "Caddelerde rüzgâr, aklimda ask var." ![]() Rüzgâr keskin isligi ile sarkima eslik ediyor. Istasyon Caddesi'nin tenhaligi nedense ilk defa içime dokunuyor. Arabaya binsem ve birlikte gezdigimiz yerlere gitsem, evimde siirler okuyarak telefonunu beklesem, telefonunun gelmedigi zaman seni baska yerlerde arasam. Sonra sen gelsen yanima, yine "seviyorum" desen, ben yine senin gözlerinde sorsuzluga mahkum edilen askimi görsem. Ayrica sarkilar gerçek oldu bu kez. Caddelerde rüzgâr, aklimda ask var ![]() Yalnizim, üsüyorum, özledigimse çok uzaklarda. Bahçeme melekler yagiyor, hepsi de tanidik. Senden dogan, gözlerinde hayat bulan, bizi koruyan, kollayan ve en önemlisi ikimizi bir araya getiren melekler... Son kez yine seninle gezmistik oralari. Sen kimbilir belki de, uzak bir kitanin, uzak bir sehrindesin simdi. Benimse herseyim ayni. Geceleri bodrum katlarina yagmur daha çok yagiyormus, bugünlerde bir tek bunu ögrendim. Bir de geceleri daha uzun sanki, bitmek bilmiyor. Bana anlatmak için neler biriktirdin içinde? Benim sana anlatacagim yeni birseyler yok. Dedim ya, her sey ayni. Ama sanki biraz mahsunluk çöktü üzerime, bir de gülüslerim sanki biraz azaldi. Sen olsaydin hemen anlardin. Sen benim herseyimdin. Arkadasim, dostum, ögretmenim, talebem, sevdigim. ![]() Kosulsuz bir sevgiyle sevdim seni, baglandim. Sen kimbilir belki de, uzak bir kitanin, Uzak bir sehrindesin simdi. Benimse içimde kocaman bir bosluk var. Hayir, Üzülmüyorum, içimdeki boslukta birtek özlemin yankilaniyor Hayir, sana anlatmak için yeni seyler biriktirmiyorum içimde, çok istesen hikayeler uydururum. Ama hikayelerimden önce itiraflarim olacak. Kendimden bile gizledigim duygularimin itiraflari. Sana asik olmaktan delice korktugumu, sana bakarken içimin titredigini. Daha pek çok, sirrimi anlatacagim sana. Gerçi anlatmama gerek yok, sen zaten hepsinin çoktan farkindasin. .. Sen kimbilir, belki de uzak bir kitanin, uzak bir sehrindesin simdi. Bense odamda senden uzak. Hayir beni merak etme, üzülmüyorum Biliyorum, ikimizde yoktuk bu ask basladiginda ve çok iyi biliyorum, sonsuzluga mahkum edildi bizim askimiz. Dedim ya, beni merak etme. Üzülmüyorum. Yalnizca biraz, biraz üsüyorum... ![]() Tekrarlanıyorum.... Her nefeste karşılıksız girişler istiyorum köşküm sandığım, Kuyularıma... Sanırım hala ben bekliyorum tavizi... Ve çıkmasın istiyorum karanlıktan , yetinsin yukarıdaki kendine hayrı olmayan , Ve biri aşağı baktığında da kaybolan ışıkla... Aydınlığı da özlemesin.. Bu yüzden girenlerin sesleri kulaklarımı tırmalarken Daha da dibe batarken anlık yakalanmış mutluluk kareleri, Ben çekip kendimi çıkaramıyorum.. Tekrarlanıyorum... İşte orada dediğim yer işaret ettiğim yerin karanlığında saklı duruyor.. O kişi dediğim beden de kaldığım hücrenin karşısında Adına ‘’içimden geldiği gibi’’ dediği aydınlanma kampanyasında... Ama seyircileri hep hayattan geçerken bir anlık konaklamış oluyor oyununda. Sadece bir kısmı olabiliyorlar özgürlüğünün... Anlamıyorsun ki, başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter senin tek perdelik oyunun... Zaten kimse de feragat etmiyor kendi hür benliğinden.. Tekrarlanıyorum.... Son anlarında olduğum söyleniyor hücre hapsimin.. Af sanırken bakışların idamım oluyor... Ufak penceremden baktığımda, Esen bir soğuk , ağır rüzgar, Darağacımdaki ipi sağa sola sallıyor... Tekrarlanıyorum... Ne kadar çok bittim , sabrım kalmadı hibe etmişim daha henüz fragmandayken farkına vardım.. Ufacık bir sahneyken oynamam gereken başaramadım... Gelecektin, Gülecektin, Sevecektin, Ben yalnızca vazgeçmeyecek ve sen de gitmeyecektin. .. Yapamıyorum , Tekrarlıyor , tekrarlanıyorum.. Tekrarlanıyorum.. Tekrarlanıyorum... Kafamı kaldırdığımda yine aynı kuyu , aynı hücre , Yukarıya yağmurlu bir gözle bakıyorum... Gelip giden aydınlığa razı aşıklar arıyorum... Tekrarlanıyorum.... ![]() Gözlerim mavi değil ama, Yüreğim bu yaz denizlerin mavisini aldı, Sevgime umut yaptım, Şimdi bakıyorum denizler karanlık gibi, Benim gibi ve ben, Seni düşünüyorum iki karanlık orman gibi…. aklımdaki dağınık kelimeler, onda cümlelerini kurmuşlardı… gözlerime baktı. gözyaşları inatçıydılar, düşmeyeceklerdi. elim yüzüne gidince gözlerini kapattı. yüzünü elime yasladı, güzel gözleri kayboldu, bir damla gözyaşı dayanamayıp, yüzünün kıvrımlarında gezinirken daha fazla gitmesin istedim, sildim. utangaç ruh hali yüzüne yansıdı, gülümsedi. görmeyen dünyasında mutluydu, elimi çekemedim. zaten ayrılmayı beceremezdim… sevgim hiç ayrılmasın, o sıcak kalbinden uzaklaşmasın istiyordu. mutluyduk, mutlu olacaktık. zaten vedaları beceremezdim… gözlerini açtı, gözlerine baktım… öptüm… zaten ayrılıkları beceremezdim, kapının sessizliği yaran çığlığını geride bıraktım… ardıma bakmadım, zaten vedaları sevmezdim… … geri döndüğümde, o yoktu. bir an ne konuşabildim, ne düşünebildim, sadece içimdekini, o acı veren düğümleri çözmek istedim, artık geç kaldığımı anladım. söylenemeyen sözlere, gidilemeyen yerlere, susarak anlatılan anlara, geç kalmıştım. o gideli çok olmuştu. gelinmezdi gittiği yerden. bir daha görmedim o gözleri, tutamadım o sıcak elleri.. |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sevmek... | shimal | Paylaşmak İstedikleriniz | 11 | 25-10-2007 11:27 |
| sevmek.. | ___SuNrİsE___ | Paylaşmak İstedikleriniz | 13 | 13-01-2007 18:14 |
| sevmek | Lider | Paylaşmak İstedikleriniz | 6 | 22-12-2006 09:42 |
| Sevmek ve Aşk | blackangel | Paylaşmak İstedikleriniz | 0 | 03-12-2006 11:29 |
| Sevmek..? | !NC!PéR!S! | Paylaşmak İstedikleriniz | 8 | 28-06-2006 11:23 |