HIZLI ARAMA
| Şiir arşivi Kural güncellemesi nedeniyle eski şiirler silinmek yerine arşivlendi. Burdan gözatabilirsiniz ;) |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 29.10.2006
Mesajlar: 30 İtibar Gücü: 0 | Üzgünüm ÜZGÜNÜM Seni düşünmek korkutuyor beni Seni sevmek. İki ayrı dünyaların insanı olur ya İşte biz de aynen öyle gibiyiz. Seni seviyorum hem de çok. Ama... Engeller,engeller... Tamam, aşk bu engelleri ortadan kaldırır Ama bu kaldırılmayacak bişey. Ne olur kızma bana. Kızmazsın biliyorum. Ama çok üzüleceğini Ve perişan olacağını da biliyorum İkimiz için de en iyisi bu Ayrılmak! Seni ne kadar sevsemde Sana ne kadar aşık olsam da Ayrılmak gerek O gün fırtınalar kopacak Yer gök ağlayacak Biz ayrılıyoruz diye İsyan edecek herşey Çiçekler küsüp solacak, Kuşlar üzüntüsünden ötmeyecek, Böcekler ölüm orucu tutacak, Bütün hayvanlar yas tutacak. (Belki biz böyle görmek istediğmiz için böyle olacak) En çokta sen kahrolacaksın biliyorum Ama... Buna mecburum... Beni affet üzgünüm... Seni sevdiğimi unutma bitanem HOŞÇAKAL!...... Şiiri okurken mümkünse Jale'den üzgünüm adlı parçayıda dinleyin harika oluyor. |
| |
| | #2 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Takılı kaldım sensizliğin orta yerinde... Karanlıkların tam ortasında bir kukla gibi asılı bekliyorum çaresiz. O kukla ki beklemekte olduğu oynatıcısı çoktan intihar edip gitmiş uzaklara... O kukla ki çoktan bitmiş sevildiği vakitlerde atılmış bodrumun bir köşesine, yakılmak için beklemekte habersiz... Ve o kukla ki çoktan kopmuş bacağı eli... Tıpkı ben gibi... Tıpkı katlettiğin sevdam gibi... Biz gibi... Sensizliği içime çekerek oturduğum sahilde,hüzünle dans ediyorum şimdi... İşte bir damla akıyor sol yanağıma,usul usul iniyor yüreğime, ilmek ilmek işliyor sensizliği benliğime... Akşam geliyor bulunduğum sahile şimdi.... Deniz coşmak istiyor, ben atlamak ve kulaç kulaç akmak sana... sonra... Sonra deniz vazgeçiyor, Ben... Ben unutuyorum yüzmeyi, boğulmaktan korkuyorum, Ve tıpkı deniz gibi vazgeçiyorum.... Vazgeçişimin ardına geliyor gece,hafif bir esinti yalıyor saçlarımı.. İnce bir sızı karanlığın tam ortasında hissettiriyor kendini... Adını SeN koyuyorum... Bulutlar gelmeye başlıyorlar derken... Son ışığımı da kapatıp yok ediyorlar Ay'ı bu gece sebepsiz... Derken Sensizlik işliyor iyice yüreğime... Sızım artıyor.. Sızım dayanılmaz olup kriz halini alıyor... Adını sensizlik koyuyorum bu sefer nedensiz... Bırakıyorum seni o kıyıda,boğulmaktan korkuyorum derken... Sensizlik koynumda dönüyorum karanlıklara,sol yanağımda bir damla yaşla... |
| |
| | #3 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | Bizden esirgediğin her şeyi; özgürlüğünü, cesaretini, kendini hep bir başka hayata ertelerken... Sessizliği çözen yeni bir kalp atışıyla uyandı gerçekler uykusundan. Bu umut’suzluk: Gerekçesiz geç kalmasıydı yaşamın anlamının. Seni özlemiyorum nicedir, şiirlerine sığmayan bir adama yazıyorum gecikmiş tüm yazıları… Düşlerime dar ettiğin bu tek kişilik yatak daha kaç uykusuz geceye razı olacaktı; hangi gidişin gözlerimde ağlayabilir artık; kaç yarın akmadan seni bekleyebilir damarlarımda ve daha kaç sözcük boyun eğmeliydi yüreğimden damıttığım bu lâl acılara? Sana kendini koru diye verdiğim silahla vurmaya kalkıştın beni; üç kelimeyle, üç kurşun sıkar gibi… Bir başkasıyla değil, aslında kendinle ihanet ettin sen bana… Keşke.. keşke affedebilseydim seni! Aşka zamanın yoktu, ne de cesaretin. Her seferinde bir tek bana dönebileceğini bilerek gittin. Ama bu son gidiş, son atlayışındı içindeki derin boşluğa; ellerini uzattınsa da, görmedim! Şimdi yok değil hiç’sin! Söz dizimlerine sığmadı affın, yüreğine de, temiz tutmayı beceremediğin geçmişimize de… Alınacak tek bir nefes bile kalmadı düşlenen çalıntı mutluluklardan. Sen bir puzzle’ın kayıp parçası olmayı seçtin. …bari içimdeki çocuğun oyun arkadaşı olarak kalmayı becerebilseydin. Biz seninle konuşurduk… Bazen bir tek beden, tek bir ruh gibi; bazen herkes ve her şey adına bir tek cümleyle, saklamadan ve saklanmadan… Kendimizi anlattığımızı düşünürken, aslında kendimizi anladığımızı fark ederek konuşurduk. Hatırlasana, ne çok gülerdik. Sen, çok içerdin bütün o büyümeyen erkek çocukları gibi.. bir de martılar vardı ve benim seni bile sinir eden şu kahve meselem… Konuşmak… çıplak, fütursuz, kendiliğinden… seninle bir tek, ama hayatla baş başa kalınca en çok, bunu özlüyorum! Olsun… Senden nefret etmeden ölmek ist(em)*iyorum; sakın dönme! “Benden çektiğin kopyalarla verdin hayatın tüm zorlu sınavlarını. Tanrı katında takdir-i şâyan da olsan… benden sınıf geçemezsin artık!” |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| ARKADAŞLAR ÇOK ÜZGÜNÜM | karakız | İtiraf Ediyorum | 47 | 27-02-2009 00:40 |
| Zico: Üzgünüm | Kr㣠| Son Dakika Haberleri | 0 | 16-09-2007 03:50 |
| Çok Üzgünüm | Hayâ | Nefret Ediyorum | 30 | 02-09-2007 10:10 |
| Cok üzgünüm :( | Osmanlıkızı | İtiraf Ediyorum | 29 | 17-08-2007 09:53 |