HIZLI ARAMA
| Şiir arşivi Kural güncellemesi nedeniyle eski şiirler silinmek yerine arşivlendi. Burdan gözatabilirsiniz ;) |
| | #51 (permalink) |
![]() I'm RoNiN™ Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 17.537 İtibar Gücü: 101 | Ynt: ATATÜRK'E ÖZEL ATAM İZİNDEYİZ! Atam, hala yaşıyorsak: Edepsizlik sayesinde! Altı oku soruyorsan, Politika dehlizinde! Hele partin senden sonra, Devrimlerin tavizinde! Vasfedeyim halimizi, Kalemime ver izin de! Yobazlarla gericiler, Onlar bizden daha zinde! ’Atam, Atam..’ derler ama, Bir adınız var sizin de.. Halkçılıkla devletçilik: Anlatamam, çok hazin de.. Çoktanberi sahteciler, Ağır çeker her vezinde! Tek umut var, o da yalnız, Amerikan dövizinde! Sorma Ata’m, halimizi, Hal mi kaldı anlatacak.. İşte geldik dizindeyiz! Yata yata çok yorulduk, Tatil yaptık, izindeyiz! Sanayide henüz daha, Cafer için lazım diye, Amerikan bezindeyiz! Geçeceğiz Avrupa’yı Ama şimdi izindeyiz! Hocamız var, hacımız var, Uçan kuşa borcumuz var, El oğlunun ağzındayız! Ama bizi zor bulurlar, Bahar, yaz, kış izindeyiz! Evet, doğru söylemişsin: ’Türk milleti çalışkandır! ’ Biz de senin tezindeyiz! Dinlenmekten yorulduk da, Onun için izindeyiz! Zinde kuvvet diye söz var, Kimse bilmez adresini, Ah izindeyiz, vah izindeyiz! Bugün değil, bu yıl değil, Çoktan beri izindeyiz! İlerledik Ata’m öyle, Şimdi görsen tanımazsın: Amerikan tarzındayız! Arasan da bulamazsın, Otuz yıdır izindeyiz! ~ Aziz NESİN ~ |
| |
| | #52 (permalink) |
![]() I'm RoNiN™ Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 17.537 İtibar Gücü: 101 | Ynt: ATATÜRK'E ÖZEL ON KASIM MEKTUPLARI - 1 - ATATÜRK'E Yine harmanımız rüzgâr bekliyor; Es yine es yine, samanı savur. Çak yine, çak yine, Masmavi Şimşek! Bu kutsal çorağın özlemi yağmur. İn yine, in yine, Sarı Yıldırım! Ayrıklı tarlayı aydınlat, kavur. Bugün de gecede sayıklayan var, Bugün de yobazca adımız gâvur Dal şu yüce dağlar gibi tekneye Sevgi ekmeğini mayala, yuğur. Doğ yine, doğ yine yurdun üstüne Sensiz yüreklerin ateşi soğur.. - 2 - SEVGİLİYE Üç şeyin üstüne can-baş koymuşum: Anayurt, Atatürk ve sen, sevdiğim! Kavak yeli esmez benim başımda Atatürk rüzgârı esen, sevdiğim! Diz çök Anıtkabrin mermerlerine Herkesi kıskanıp küsen sevdiğim Mustafa Kemal'in neferiyim ben; Haklısın kölesi desen, sevdiğim! Belki çıkacağız yine savaşa Ki kalasın sen sağ-esen , sevdiğim! Öp beni alnımdan, uğurla, bekle Erliğimden şüpheliysen, sevdiğim! - 3 - ATATÜRKÇÜLERE Öyle sırtüstü yatıp dinlenecek gün değil; Daha yapacağımız çok şeyler var, çocuklar! Ne kadar erken yağdı, gördünüz ya, yeniden Nice güvendiğimiz dağlara kar, çocuklar! İlerden, ta uzaktan el ediyor durmadan Batılı arkadaşlar; vaktimiz dar, çocuklar! Toplandık mı başbaşa, verdik mi el ele biz Su çekilir, dağ çöker, bora susar, çocuklar! Hele kuru kütükler ayıklansın bir kere Tadından çatlayacak dallarda nar, çocuklar! Sizi bir bir tanıyıp alnınızdan öpmeye Mustafa Kemal yolda, hey bahtiyar çocuklar! - 4 - YENİ MİLLETVEKİLLERİNE Haklısınız, bir büyük millete vekilsiniz; Göğsünüz, kıvanç dolu, gerildikçe gerilir. Bilin ki Atatürk'ün kurduğu Ankara'ya Atatürk'ün yolundan yürünerek girilir. Anıtkabre gidip de yürekten baş eğmeyen Günü gelir çarpılır, düşer, yere serilir. Bir avuç yobaz için, bir sürü cahil için Devrimi çiğneyecek ayak varsa, kırılır. Bir de bakarsınız ki her meydanda bir kere Her genç Türkte bir kere bir Atatürk dirilir. Bir an unutmayın ki Atatürk ülkesinde Ahiretten önce de Yüce Divan kurulur... ~ Behçet Kemal ÇAĞLAR ~ |
| |
| | #53 (permalink) |
![]() I'm RoNiN™ Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 17.537 İtibar Gücü: 101 | Ynt: ATATÜRK'E ÖZEL AĞIT Yok gayri bizlere uyku dünek vay, Kime bel bağlayak, kime dönek vay, Vay amansız ecel, alçak felek vay, Türklük yüreğini dağlasın gayrı, Cihan da bizimle ağlasın gayrı. Ağla gözüm ağla, yaşlar dil olsun, Kurumuş dereler baştan sel olsun, Çiçek kara açsın, çayır kül olsun, Türklük yüreğini dağlasın gayrı, Cihan da bizimle ağlasın gayrı. En büyük, en güzel, en yiğit kayıp, Dereler denizler çağlar ağlayıp, Rabbim de gözyaşı dökmezse ayıp, Türklük yüreğini dağlasın gayrı, Cihan da bizimle ağlasın gayrı. Her gittiği yerde o şan verirdi, Aslan bakışını görse erirdi, Kaşları yeleden nişan verirdi, Türklük yüreğini dağlasın gayrı, Cihan da bizimle ağlasın gayrı. Bakışları şimşek gibi çakardı, Yarını görürdü, düne bakardı, Kürsüye çıktı mı, arşa çıkardı, Türklük yüreğini dağlasın gayrı, Cihan da bizimle ağlasın gayrı. Her belâyı önler, arda atardı, Dermandı her dalda, hemen yeterdi, Babamızdı, elimizden tutardı, Türklük yüreğini dağlasın gayrı, Cihan da bizimle ağlasın gayrı. Kaybını yıldızlar bile bileler, Kırıla kanatlar, sola yeleler, Kurt kuş duyup cenazene geleler, Türklük yüreğini dağlasın gayrı, Cihan da bizimle ağlasın gayrı. Millet Atan gitti, başın sağ olsun, Ölümü devr açsın, yeni çağ olsun, Dağlar birer birer yanar dağ olsun, Türklük yüreğini dağlasın gayrı, Cihan da bizimle ağlasın gayrı. Gitti, her ocağın söndü alevi, Yeryüzü dediğin bir ölü evi, Cihan türbe olsa almaz o devi, Türklük yüreğini dağlasın gayrı, Cihan da bizimle ağlasın gayrı. Dönmüş denizler gözyaşı taşına, Dünya ortak çıkmış Türk'ün yasına, Her evden bir ölü çıkmışcasına, Türklük yüreğini dağlasın gayrı, Cihan da bizimle ağlasın gayrı. Gökler ağıtlardan titriyor kat kat, Düştü üstümüze gerilen kanat, Onsuz dünya yarım, insanlık sakat, Türklük yüreğini dağlasın gayrı, Cihan da bizimle ağlasın gayrı. O hep dolu tuttu, boş atmadıydı, Söz verince yaptı, aldatmadıydı, On beş yıl tek burun kanatmadıydı, Türklük yüreğini dağlasın gayrı, Cihan da bizimle ağlasın gayrı. Bizdendi sevinci, bizdendi derdi, Biz uyurduk, o bizleri beklerdi, Uyudu, nöbeti bizlere verdi, Türklük yüreğini dağlasın gayrı, Cihan da bizimle ağlasın gayrı. Kuru yapraklara benzedik bu güz, Her göz kan içinde, sapsarı her yüz, Milyonlarız bir babadan öksüzüz, Türklük yüreğini dağlasın gayrı, Cihan da bizimle ağlasın gayrı. Gök düşsün toprağa, toza belensin, Mezarına gece yıldız elensin, Şehitler doğrulsun, nöbet dolansın, Türklük yüreğini dağlasın gayrı, Cihan da bizimle ağlasın gayrı. Dünya hem kahr olur, hem onu gömer, Yıldızlar kandildir, semalar kemer, Sus, boğulayazdın, sus Aşık Ömer, Türklük yüreğini dağlasın gayrı, Cihan da bizimle ağlasın gayrı... ~ Behçet Kemal ÇAĞLAR ~ |
| |
| | #54 (permalink) |
![]() I'm RoNiN™ Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 17.537 İtibar Gücü: 101 | Ynt: ATATÜRK'E ÖZEL NÖBETÇİ MİLLET Yaradan hey Yaradan ! Dört yıl değil bin yıl geçse aradan Sensin ateş diye kanımızdaki Sesin ışık diye önümüzdeki ! Ey yanımızdaki Beş on mermere, bir avuç toprağa sığan Sınırsız mavi umman hey ! Yeni kıyılar bulur, yeni yarlar kazardın Sen her köpürüp taşmanda; Her konuşmanda Milletin alın yazısını yeniden yazardın. Bakışların inanmayanı ezerdi Sağ kolun bir tırpana benzerdi: Başlardı yurt tarlasında düşüncenin hasadı. Cümlelerin ya örsten kalkardı Ya çıkardı kından. Başak saçların sarkardı harman alnından: Halk, biçilmiş ekin gibi, düşerdi dizlerine. Milyonlar katılırdı sözlerine Mıknatısa koşan zerreler gibi. Köhne kanaatler, köhne küreler gibi Sözünde çarpışıp düşerdi. Tam sustuğun gün kıyamet oldu Tam konuştuğun anlarsa mahşerdi: Rab, gökte "dinleyin" derdi meleklerine; Yıldızlar girerdi yeni mahreklerine; Nehirler kavuşurdu yeni denizlerine: Halk biçilmiş ekin gibi düşerdi dizlerine. Şimdi nöbetçi olmak için Anıtkabrine Tamamlayabilmek için tavafını Sarmış yalın kılıçlar gibi etrafını Tutuyor nöbet. Bu millet: Bu, vaktiyle ayaklarını ummanlar yalayan Bu, üç kıtayı atının nallarıyla damgalayan Bu, Timur'u, Atilla'yı, Oğuz'u Bu, Yıldırım'ı, Fatih'i, Yavuz'u Bu, seni yetiştiren ulu millet. Vakar ve haysiyetle dimdik Uyanık, tetik Anıtkabrinde tutuyor nöbet. Dünya dönüp dolaşıp Boğazlaşıp dalaşıp Ergeç ve ancak Milli misaklarda karar kılacak. Ey en büyük usta! Düşünen olmadı bu hususta Senden evvel ve senden ileri. İlk müjdeyi, ilk haberi Senden almıştı cihan Ta o zamandan Anlayamadığına yansın. Sen, dünyanın dönüp dolaşıp geleceği Uğrunda milyonların seve seve öleceği En büyük maksat için Dünyaya ilk karşı koyansın. Nasıl içimizdeysen bütün varınla İşte öylece dünya davalarındasın! O ışık saçların, o alev sözlerinle O gök gözlerinle sen. Ey ıssız geceler içinden Bize eşsiz sabahı getiren! Ey asırlardır dul bayrağın eşi Ey geceyarılarımızın güneşi Ey ışık saçlar Ey yele kaşlar Ey çekilmiş hançer bakışlar Ey fikri döven şakaklar Ey kalem parmaklar Ey ay-yıldızlı el Ey en güzel Ey en büyük Ey Atatürk! Getir dudaklarını bir bir alnımıza koy Dağlansın ateşinle bu soy. Oy Atatürk oy... İrkilmez Ata çocuğu irkilmez: Zaptedilmez, Atam, zaptedilmez Biz varken senin hisarının burçları: Bakışlarımız kılıç uçları Bekliyoruz devrimini biz. Çökmeyeceğiz diz İsterse hayat zehrolsun İsterse refah kahrolsun İsterse kurşun düşsün yanımıza belimize İsterse geçinmek için bir dilim Kuru ekmek geçmesin elimize. Halel gelmez bizim ateşimize; Dünya düşse peşimize Yer sarsılsa yerinden Ne senden geçeriz, ne senin eserinden ... ~ Behçet Kemal ÇAĞLAR ~ |
| |
| | #55 (permalink) |
![]() I'm RoNiN™ Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 17.537 İtibar Gücü: 101 | Ynt: ATATÜRK'E ÖZEL ATATÜRK'Ü DUYMAK Ulu rüzgarlar esmedikçe, Yaşamak uyumak gibi. Kişi ne zaman dinç? Dalgalanırsa bayrak, bayrak gibi. Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz? Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik, Ekmek olmak için önce Buğday olmak gibi. Silinir sözlüklerden sen hatıra geldikçe Cılız sözler: usanmak, yorulmak, durmak gibi. Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene, Bir ışık-kaynak gibi. En yakınlar zamanla fersahlarca uzak gibi; Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz Daha da yakınsın, daha da sıcak. Bıraktığın toprak gibi. Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz: Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi. Ancak senin havanda sağlıklar, esenlikler; Olmaya devlet cihanda Atatürk'ü duymak gibi... ~ Behçet NECATİGİL ~ |
| |
| | #56 (permalink) |
![]() I'm RoNiN™ Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 17.537 İtibar Gücü: 101 | Ynt: ATATÜRK'E ÖZEL RESİM Her gün Enginlerden engin Yücelerden yüce Bir duygu sarar bizi Bu sınıfa girince. Yanda, bir uçtan bir uca. Mavi deniz Odanın içinde güneşleri bulunca. Isınırız. Enginlerin engini deniz olsa Deniz ufak! Yücelerin yücesi güneş olsa Güneş küçük! İlk günü gördük, nerden geldi: Duvardaydı Denizleri, güneşleri Küçülten büyüklük. Kürsünün üstünde bir resim: Gözleri denizlerden mavi Bakışları güneşlerden sıcak. Dört mevsim. Kürsünün üstünde: Atatürk'üm, arkasında al bayrak Kolları kavuşturmuş göğsünde. Bu resimle başlar bizim günümüz Karşımızda Atatürk'ü gördükçe Kıvançla dolar, taşar gönlümüz. Öğretmenimizin kürsüde Verdiği dersi Dinler bizimle birlikte Atatürk'ün resmi. Çalışkanız, çünkü Çalışınca Bakarız, Atatürk güldü. Bir yanlışlık yapsak Bulutlanır gözleri Anlarız Atatürk üzüldü. Gelsek kürsünün dibine Görür bizi Eğilince. Kalksak, gitsek gerilere Otursak arkalarda; Başımızı kaldırmadan duyarız: Atatürk orada. Öteki odalarda Başka başka resimleri Ata'mın. Atatürk'üm artık ömrüm oldukça Bu resminle karşımdasın! Yok hiç birinde Bundaki tılsım Değişen çizgilere Canlı gibi bu resim. Öyle canlı ki sanırım Bende bir gün okulu bitirince Uzanan ellerinle Okşanacak sırtım. Öyle canlı ki, sanırım Karanlık bile olsa Aydınlanır yollarım. Tıpkı sınıftaki gibi Yapacağım bir işte Bu resmindir rehberim: Kötülüğe uzanırsam Çat kaşlarını Tutulsun ellerim . Tıpkı sınıftaki gibi Bütün ömrüm boyunca Yaptığım her işte İyi, doğru oldumsa Sevincini belli et. Gülümse ! Yaprak yaprak dökülürken önümde Her yıl dört mevsim; Sınıflar içinde yalnız bu sınıf Resimler içinde yalnız bu resim ! ~ Behçet NECATİGİL ~ |
| |
| | #57 (permalink) |
![]() I'm RoNiN™ Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 17.537 İtibar Gücü: 101 | Ynt: ATATÜRK'E ÖZEL DAĞ BAŞINI DUMAN ALMIŞ Bir sisli kasım sabahıdır bu; Düştüler yollara Kırklar Yediler.. Dağ başını duman almış kardeşim, Gün doğmayacakmış, dediler. Baktım ki bütün gökyüzü baştan başa tenha, Bir kapkara matem sarıyor memleketi, Her sineyi bir kapkara yas dolduruyor, Ev ev bacalardan taşıyordu. Bir sisli kasım sabahı baktım, Baştan başa öksüz koca bir yurt, Taş taş döğünüp ağlaşıyordu. Nereden çıktı bu ferman nereden? Dağ başını duman almış kardeşim, Ansızın bir karayel esti meğer pencereden, Karıştı tarihin sayfaları.. Toz duman içinde Anafartalar! Samsun, Erzurum, Sivas, Baş döndürücü bir hız geçiyor memleketi, Nefesler tıkanıyor, adımlar şaşıyordu. Büyüdü ellerim, ayaklarım, kafam! Sakarya boylarında bir yanık türkü, Akdeniz'i gösteriyor Mustafa'm! Kağnılar mermi değil, iman taşıyordu. "Dağ başını duman almış" kardeşim, "Gümüşdere durmaz akar." Bir dert ki kemirir içimiz kasım sabahları, Bir dert ki yakar! Yeni bir bayrama girmişti vatan, Her taraf mutlu ve hür, Tuttu baştan başa Türk yurdunu bir resmi geçit, Yürüyor koskoca millet, Yürüyor başta Atam, Devrim devrim geçiyor memleketi, Tepelerden gece gündüz aşıyordu. Med miydi, cezir miydi bilinmez, Bir seyrediyor şöyle uzaktan uzağa, Bir yaklaşıyordu. "Rabbim yeni bir mucize versin, diye Türk'ü Gönderdi bu dünyaya muhakkak Atatürk'ü." Böyle söylerdi kesik kollu dedem. Gördüler de analar babalar o kara günleri, "Allah gönderdi Gazi'yi, Allah yüzümüze bakmış." Dediler. Ama bir gün Bir sisli kasım sabahı Dağ başını duman almış, kardeşim; Gün doğmayacakmış, dediler! Baktım ki bütün gökyüzü baştan başa tenha Bir kapkara matem sarıyor memleketi, Her sineyi bir kapkara yas dolduruyor, Ev ev bacalardan taşıyordu. .......................................... Bir sisli kasım sabahı baktım, Hâlâ vuruyor nabızlarımızda, Hâlâ yaşıyordu. Lâkin kesilip dinmedi ruhumda o sancı, Hâlâ o yetim bakışlarımda Donmuş bir avuç hâtıra kalmış! Dağ başını duman almış kardeşim, Dağ başını duman almış! ~ Bekir Sıtkı ERDOĞAN ~ |
| |
| | #58 (permalink) |
![]() I'm RoNiN™ Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 17.537 İtibar Gücü: 101 | Ynt: ATATÜRK'E ÖZEL ATATÜRK KURTULUŞ SAVAŞINDA ..................................... Ne bulutlar gitti, ne padişahlardan bir haber geldi. Kemal Paşa derler bir yiğit vardı. Bu sefer de millet türkülerle Kemal Paşaya haber saldı. - V - Kemal Paşa, yenilmez yiğit, şanlı komutan! Savaş girer gibi yetiş bize! Yetiş bize, çöllerde bile olsan! İnanç doldur, güç doldur içimize! Bin kere yurdumuzu kurtaran! Bir görseydin ağlardın hâlimize! Kuşun kanadında türküler Kemal Paşanın gönlüne vardı, Cevabından önce kendi geldi. - VI - Bir gemi yanaştı Samsun'a sabaha karşı, Selâm durdu kayığı, çaparı, takası, Selâm durdu tayfası. Bir duman tüterdi bu geminin bacasından, bir duman, Duman değildi bu! Memleketin uçup giden kaygılarıydı. Samsun limanına bu gemiden atılan Demir değil! Sarılan anayurda, Kemal Paşanın kollarıydı. Selâm vererek Anadolu çocuklarına Çıkarken yüce komutan, Karadeniz'in hâlini görmeliydi. Kalkıp ayağa ardısıra baktı dalgalar Kalktı takalar, İzin verseydi Kemal Paşa Ardından gürleyip giderlerdi. Erzurum'a kadar. Bu ne inançtı ki, Kemal Paşa Atının teri kurumadan Sürüp geldin yeni yeni savaşların peşinde - VII - Bir selâm gibi gitti Erzurum'a, Bin selâm gibi geldi Sivas'a Erzurum'dan. Dağlar alçaldı yol vermeğe, Temizlendi ılkımından karından. Analar, bacılar yola döküldü, Cephane taşıdı arkasından. Irmaklar suyundan faydalandı, Ağaçlar dalgasından. Yer gök inledi bir yol daha Kurtuluş savaşından. ..................................... Düşman koymuş meydanları kaçıyordu. - XI - Kattı Kemal Paşa'nın ordusu düşmanı uğruna Pişman eti anasından doğduğuna. Çevirdi Sakarya, çevirdi süvariler, Veryansın etti topçu, Veryansın etti piyadeler. Kattı Kemal Paşa'nın ordusu, sürdü gitti, Yetiştikçe vurdu düşmana. Hayın düşman sarhoş gibi sallana sallana On beş günde İzmir'i dar buldu, Ölen kurtuldu, sağ kalan teslim oldu. Kaçtı gemiler. Alnı sargılı, kolu sargılı, boynu sargılı, Ahmet'ler, Bekir'ler, Ali'ler, Mahmut'lar, Kâzım'lar, İsmail'ler Peşlerinden yettiler, Diz çöküp Kordonboyu'na Ta yürekten çekip tetiği Gemilere yaylım ateş ettiler. Bu ne inançtı ki, Gazi Paşa! Atının teri kurumadan Sürüp gittin yeni yeni savaşların peşinde. - XII - Sana borçluyuz ta derinden Çünkü yurdumuzu sen kurtardın Hasta, yorgun düşmüştük Yaralarımızı iyice sardın .. Yiğittin, inanç doluydun, yapıcıydın Sanatkardın, denizler kadar engin Kimsenin görmediğini görürdü Sevgiyle bakan gözlerin .. Dedin ki: Bu millet, bu büyük millet Yüzyıllar boyu geri kalmış Bu yurt, bu güzel yurt, bizim yurdumuz Her yanından yaralar almış .. Dedin ki: Bir güzel savaşmalı Kurmak için yeniden Bilgiyle, inançla, coşkunlukla "Öğün, çalış, güven" .. Sana borçluyuz ta derinden Işığısın bu yurdun Dilimizi, ulusallığımızı öğrettin bize Çünkü cumhuriyetimizi sen kurdun .. Hürriyeti sen yaydın içimize Halkçıyız dedin halk içinden İnançta hür yetiştirdin bizi Borçluyuz sana ta derinden .. Devrimlerle yüceltti, çok yüceltti Bu milleti temiz ellerin Sana borçluyuz ta derinden En büyüğü Mustafa Kemal'lerin... ~ Cahit KÜLEBİ ~ |
| |
| | #59 (permalink) |
![]() I'm RoNiN™ Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 17.537 İtibar Gücü: 101 | Ynt: ATATÜRK'E ÖZEL HAVZA YOLLARINDA MUSTAFA KEMAL Mahmur dağının başında bir duman bi duman Mustafa Kemal'in başında daha bir duman Dağ düşünür gündüz gece başından duman gitmez Mustafa Kemal düşünür gündüz gece başından duman gitmez Dağların başından duman eksik olmaz Soy yiğidin başından duman eksik olmaz .. Mahmur dağının dumanlarına baktı da dedi Mustafa Kemal, Köroğlu olmak ne güzel şu dağlarda Tutmak gece gündüz denizlerin yolunu, yol vermemek Üşümek, ateş yakmak, yola düşmek ne güzel Bölmek orta yerlerinden gemilerin getirdiği güneşi Bir sana bir bana sermek ne güzel .. Çakal dağının eteğine vardı ki Mustafa Kemal Vakit alaca karanlık, dağın eteğinde bir kahve Kahvede düze inmiş eşkıya, Karadeniz uşakları Kaynıyor Erzurum işi semaver, çay demleniyor Uyanmış su gözleri adamların susuz gözleri sıcak Mustafa Kemal baktı, tanıdı hepsi halk .. Oturdular, hep beraber çayı içtiler Ordan burdan, dereden tepeden konuştular Sabah güneşi gelip bağdaş kurdu bir yana Yarı karanlıktı yüzleri birden aydınlandılar Acı çekmiş, susamış, dağ çizgileri sert Mustafa Kemal'in gözlerinde tek tek ışıdılar .. Çıktı kavak yaylasına oh, dedi Mustafa Kemal Ölmez be, insan bu vatanı sevince Halk kokusudur güller çimenlerden gelir Ovaları sürenler aşağıda, ormanlarda bıçkı sesleri Dağılmış Mahmur dağının dumanları Çekip cümle türküleri bir dere ışıltısıyla akar .. Havzaya vardım ki, kulağımızı koyalım bir Bağımsız yaşamak diyelim bir, dinle ne ses verir Havza pazarına inmiş allı morlu köylüler Çıkarlar ormanlardan gizli gizli, çağıralım bir Gelirler toplanırlar ateşimize onlar için yaktık Özgür yüreklerinin soluğunu üflesinler bir .. Sevelim dedi, Mustafa Kemal, sevelim bir Selam verelim bir, selam alalım bir Halk olmak ne güzel şeydir arkadaşlar Şu sabah çayını içelim bir kardeşçe sıcak Yüzümüzü yunalım şu derede bir Sonra kursunlar darağacını kavgamıza Asarlarsa assınlar bizi düşlerimizden ! ~ Ceyhun Atuf KANSU ~ |
| |
| | #60 (permalink) |
![]() I'm RoNiN™ Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 17.537 İtibar Gücü: 101 | Ynt: ATATÜRK'E ÖZEL ON KASIM'LARDA YÜRÜMEK Atatürk'üm işte 10 Kasım yine Dalgalanır ağaçlarla oğullar Dalgalanır oğullarla nineler Dalgalanır ninelerle genç kızlar Özlemin ta yüreğime işlemiş Seni bulmak, seni görmek için ben Bütün toprakaltıyla barışacağım .. Ereceğim sana usta, barışta, başarıda Öyle Güçlüsün ki Güçleneceğim Öyle yücesin ki, yüceleceğim Düşüne düşüne seni kocaman kocaman Dağlara, dağlara karışacağım .. Ozan mıyım, ordu muyum, su muyum anlaşılmaz Çağlar upuzun allığı yüreğimde ülkünün Sanki bayrak bir kalemdir, sanki gökler bir kağıt Sanki ellerim gece Sanki ellerim gündüz Yazacağım seni daha, bir daha Ben senin ölümünle yarışacağım ... ~ Fazıl Hüsnü DAĞLARCA ~ |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Gitme | fatihk | Şiir Köşesi | 4 | 30-12-2007 16:38 |
| 110 - Gitme . . | One | Resimli Şiirler / Resimli Şarkı Sözleri | 9 | 16-12-2007 08:43 |
| GiTme... | PaçoSS | Şiir Köşesi | 4 | 05-09-2007 15:21 |
| ..Gitme..Gitme meleğim..Sen gitme... | goldengirl | Paylaşmak İstedikleriniz | 13 | 09-08-2007 07:07 |
| GİT(gitme)... | aSi MeLeq | Paylaşmak İstedikleriniz | 15 | 13-07-2006 22:44 |