HIZLI ARAMA
| Şiir arşivi Kural güncellemesi nedeniyle eski şiirler silinmek yerine arşivlendi. Burdan gözatabilirsiniz ;) |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 09.10.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 134 İtibar Gücü: 12 | CANINI SEVDİĞİM Anladım seni sevmek neymis........... Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım. Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, Kendi yolumu çizdiğimde anladım. Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil.. Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.. YÜREĞİNDE AŞK OLMADAN GEÇEN HERGÜN KAYIPMIŞ, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım... Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, Neden hiç ağlamadığını anladım.. Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım.. BİR İNSANI HERHANGİBİRİ KIRABİLİR, AMA BİR TEK EN ÇOK SEVDİĞİ ACITABİLİRMİŞ, Çok ACITTIĞINDA anladım.. Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım.. YALAN SÖYLEMEMEK DEĞİL, GERÇEĞİ GİZLEMEMEKMİŞ MARİFET, Yüreğini elime koyduğuında anladım .. "SANA İHTİYACIM VAR,GEL ! " diyebilmekmiş GÜÇLÜ OLMAK,Sana ''git'' dediğimde anladım.. Biri sana ''GİT'' dediğinde, '' KALMAK İSTİYORUM '' diyebilmekmiş sevmek, Git dediklerinde gittiğimde anladım.. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım... Özür dilemek değil, '' AFFET BENİ '' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım.. Ve GURUR, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş, SEVGİ DOLU YÜREKLERİN GURURU OLMAZMIŞ , Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.. Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım.. istediği.. Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş.. SENI COK SEVIYORUM GÜLÜM |
| |
| | #2 (permalink) |
| Kayıt: 09.10.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 134 İtibar Gücü: 12 | Yanımdayken Aradım Seni Yanımdayken Aradım Seni Sen varken de aradım seni, yokluğunda olduğu gibi, belki seversin diye beni, çözmeye çalıştım seni.... karanlıkta aradım seni, korkmadan, soğuk kaldırımlarda aradım, bıkmadan, artık bıktım yokluğundan, soruyorum seni, her tanıdığından.... sensizliği kaldıramam bilirsin, bilirsin de nerdesin, sen şu yarama tek çaremsin, sen hergün ağlattığın yüreğimsin.... satırları senle doldurdum, her geçene seni sordum, hiçbir şeyden değil, sensizlikten yoruldum, artık kalbime adını koydum... |
| |
| | #3 (permalink) |
| Kayıt: 09.10.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 134 İtibar Gücü: 12 | SEVGİ ÜSTÜNE SEVGİ ÜSTÜNE Sarp ve kayalıklıdır sevginin yolları, Ama içinize ateş düştü mü izlemekten geri durmayın, Gerçi sözleri düşlerinizi darmadağın edebilir. Ama sizinle konuştuğu zaman yine de ona inanmamazlık etmeyin, çünkü başınıza tacı oturtacak olan da, sizi çarmıha gerecek olan da sevgidir. Tıpkı; püsküllerin mısırı sarışları gibi sevgi de sizi kendisine sarar. Soyunmanız ve önünde çıplak kalmanız için sizi zorlar, Bembeyaz kesinceye dek evirir, çevirir, acı verir canınıza. Boyun eğdirinceye dek ezer, yoğurur sizi. Sevgi, tüm bunları başarır, yeter ki siz kalbinizin sırlarını öğrenin ve bu yolla hayatın yüreğinden bir parça olun. Ama diyelim ki, korkulara kapılmışsınız ve sevgiden salt bir huzur ve zevk bekliyorsunuz. O zaman bir an önce çıplaklığınızı örtün ve sevginin zorlu düzeninden uzaklaşıp mevsimleri olmayan bir dünyaya sığının daha iyidir. Karşısındakine kendinden başka birşey vermez sevgi, ve kendinden başka hiçbirşeyi geri almaz. Çünkü sevgi kendi kendini bütünler ve kendi kendine yeterlidir, sevginin kendini mutlu etmekten öte hiçbir arzusu yoktur. Ama eğer sevgiye kapılmışsanız ve tutkularınız olsun istiyorsanız, şunları kendinize seçin; - Tutkunuz, sevginin içinde erimek olsun, - Tutkunuz, aşırı duygusal davranışların getireceği acıları tanımak olsun, - Tutkunuz, kendi sevgi anlayışınızla kendinizi vurmak olsun, Varsın istekle ve coşkuyla aksın kanınız. - Tutkunuz, kanatlanmış bir yürekle sabaha gözlerinizi açıp, sevgi dolu bir güne başlayabiliyor oluşa teşekkür etmek olsun, - Tutkunuz, gün öğleye eriştiğinde oturup sevginin heyecanını düşümek olsun. - Tutkunuz, gün akşama erdiğinde evinize minnet dolu bir yürekle dönebilmek olsun. Ve yüreğinize gömdüğünüz sevgili için iyi birşeyler dileyip yatın, Dudaklarınızda onu yücelten bir şarkı olsun... |
| |
| | #4 (permalink) |
| Kayıt: 09.10.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 134 İtibar Gücü: 12 | SEN.... Tan ağarmaya, gün ilk ışıklarını göndermeye başlarken üzerime, gülümseyen güneş olup doğmalısın günüme ve yaşamalıyım tüm günü gönlümce seninle.. Yüzümü paklayan su kadar aziz, içtiğim demli bir bardak çay kadar sıcak, yediğim lokma kadar kutsal olmalısın. Bir sevda tohumu olmalısın, yüreğime ekmeliyim seni. Göz yaşlarım can suyu, sevgim güneş olmalı.. Kök salmalı, dallanıp budaklanmalı, yeşile bürünüp canıma can katmalısın. Bir bahar günü yağan yağmur olmalısın, ıslattığın çimenlerin üzerinde yalınayak yürümeli, doyasıya hissetmeliyim seni... Sonra rengarenk bir gökkuşağı olmalısın. Her renge bin anlam katmalısın. Bir balıkçının mavi sulara attığı ağ olmalısın, sonunu bilerek atılmalıyım kucağına ve nasibim diye sarılmalısın bana.. Bir volkan misali alev alev yakmalısın kavurmalısın içimi ve savurmalıyım sevdadan yana kalan son küllerimi. Bir uçurtma olmalısın, semada süzülen ve bir parçan olmalıyım seninle sevinip seninle üzülen... Çeyizim olmalısın, göz nuru dökülen motifler gibi, ilmek ilmek işlemeli, ipek bohçalara sarmalıyım seni. Sonra gece olmalısın , bir mahrem örtü gibi örtmelim üzerime seni, gözlerin yıldız misali parlayıp taçlandırmalı beni… Sen, aldığım nefes olmalısın, Sen, ekmeğim suyum olmalısın beni yaşatan, Sen, güneşim olmalısın içimi dışımı ısıtan.. Sen, lokmamı paylaştığım dostum, Sen, sırrıma ortak olan kardeşim, Sen, başımı göğsüne yasladığım anam, Sen,özlemle beklediğim sevgilim, Sen, koynunda sabahladığım eşim olmalısın. Sen, aşk olmalısın canımı acıtan, kızgın çöl kumlarından soğuk sulara atan… Sen bana can olmalısın… Canıma can katmalısın. Ve... hep öyle kalmalısın… |
| |
| | #5 (permalink) |
| Kayıt: 09.10.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 134 İtibar Gücü: 12 | Ynt: CANINI SEVDİĞİM AŞK NEDİR Sesini duyduğunuz anda avuçlarınız terlemeye,kalbiniz deli gibi çarpmaya başlıyorsa... Bu aşk değil HOŞLANMAK'tır. Ellerinizi ondan çekemiyor;sürekli dokunmak,sarılmak istiyorsaniz... Bu aşk değil ARZULAMAK'tır. Yanınızda bir tek o olduğu için onu istiyorsanız.. Bu aşk değil YALNIZLIK'tır. Herkes onunla olmanızı beklediği için onunlaysanız.. Bu aşk değil SADAKAT'tır. Size sıcak,yakın davrandığı için onunlaysanız... Bu aşk değil KENDİNE GüVENSiZLiK'tir. Uzulmesini istemediginiz icin onunlaysaniz... Bu aşk değil ACIMAK'tır. Ona değer verdiğiniz için hatalarını hoşgörüyorsanız.. Bu aşk değil ARKADAŞLIK'tır. Bütün gün ondan başka hiçbir şey düşünmediğinizi söylüyorsanız.. Bu aşk değil KOCA BİR YALAN'dır. Onun iyiliği için kendinizden çok şey feda edebiliyorsanız.. Bu aşk değil YARDIMSEVERLİK'tir. O üzgünken sizin de kalbiniz acıyorsa.. İşte bu AŞK'tır. Tarif edemediğiniz bir çekim yüzünden ondan bir türlü kopamadığınızı düşünüyorsanız.. İşte bu AŞK'tır. O herkese güçlü görünmesine rağmen içindeki zayıflığı hissedebiliyorsanız.. İşte bu AŞK'tır. Başkalarını da çekici bulmanıza rağmen hiç pişmanlık duymadan onunla kalmaya devam edebiliyorsanız.. İşte bu AŞK'tır |
| |
| | #6 (permalink) |
| Kayıt: 09.10.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 134 İtibar Gücü: 12 | Ynt: CANINI SEVDİĞİM Adını koyamadım yalnızlığımın Islak ve dar sokaklarda yaşardım yalnızlığı Ve o zaman aklıma gelmezdi ağaracağı saçlarımın. Babamı kaybettiğimde yaşamıştım ilk acımı Daha sonra ise seni sevdiğimde. Bilmezdim ki ayrılığının Ölümün yansıması olacağını yüreğimde. Ben umutlarıma ip bağlayıp salmıştım gökyüzüne Küçük bir uçurtmanın kanatlarında sana gelmiştim. Rüzgarsız havalara alışıktım ben Fırtınana yenildim... Sen deli bir kısrak, ben isimsiz kahraman Nasıl da sevmişim seni anlayamadım. Bir bir kaybettim güzelliklerini Gözlerime yaşlar doldu ağlayamadım. Sevdalarımı isimsiz bir limana boşalttım Ve uğruna döktüğüm göz yaşlarımdan Küçük küçük denizler yaptım... Kulak asmadım yalnızlığıma Kulak asmadım acılarıma Ben hep seni gözyaşımda yaşattım... Adını koyamadım yalnızlığımın Sevda dedim ben bu karamsarlığa Hiç bestelenmeyecek şiirler yazdım sana Hiç söylenmeyecek şarkılar yaptım. Bir tarafını aldırdım kalbimin Bir tarafını sana bıraktım... Mühürlenmiş gözlerimin dermanı sendin. Her nereye baksam seni görürüm. Gözlerin idam sehpası olmuş Hasretin çöreklenmiş bağrımın ortasında Çek git sevdiğim ne olacak sonunda Ya beni öldürürsün, yada ölürüm Issız sokaklarda sabaha karşı Ezanlar yükseliyor minarelerden. Yüzüm kabeye dönük, dilimde dualarım Rabbimden seni istiyorum ben Öksüz bıraktığın yüreğime dön Gel ey gönlümün mihrabı yeniden... |
| |
| | #7 (permalink) |
| Kayıt: 09.10.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 134 İtibar Gücü: 12 | Ynt: SEN.... Sözlerin aklımda yada aklımın ardında, Hayalin karşımda yada sesin kulağımda, Ya ben çıldırıyorum, yada çok özlüyorum, Ya özlemek, yada özlenen çok özel BİRTANEM. |
| |
| | #8 (permalink) |
| Kayıt: 09.10.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 134 İtibar Gücü: 12 | Benim Yaşlarım İnsan 5 yaşına gelmeden anlıyor; açlığın öldürdüğünü, soğuğun dondurduğunu, ateşin yaktığını... Sevgisizliğin insanın canını acıttığını... Duyguları, nesneleri, kişileri, çevresini tanıyor. Her şey ona çok büyük görünüyor: Ev, masa, anne, baba... 10'una gelmeden oyunla, sayılarla, harflerle tanışıyor. Azgın bir iştahla öğreniyor. Kız ya da erkek olduğunu fark ediyor. Dünyanın evde, okulda kendisine anlatılandan da büyük olduğunun ayırdına varıyor. *** 15'inde, tam da en çok kendini sevdireceği çağda, sivilcelenen yüzünden, değişen bedeninden utanırken aşkı keşfediyor. Dış dünya kadar iç dünyanın da büyük salonları ve kendisinin bile bilmediği odaları olduğunu, açıldıkça o odalardan devasa bahçelere çıkıldığını hissediyor, büyüleniyor. Şarkıların içinde sevdalar gezdirdiğini, şiirin her türden hasreti dindirdiğini anlıyor. Aşk acısını öğreniyor. Yine de seviyor; ille seviyor, inadına seviyor. 20'sinde putlarını yıkıyor, başkaldırıyor, kanatlanıyor. Her şey ona küçük görünüyor: Ev, masa, anne, baba... "Dünya küçükmüş; büyük olan benim" efelenmeleri başlıyor. Lakin dünya bunu bilmiyor. O yüzden 20'ler çoğu zaman hayal kırıklıklarıyla geliyor. *** 25'inde ayaklar biraz yere değiyor. Okul bitiyor, iş telaşı başlıyor. Sınıfta öğrenilenlerin akı, sokaktaki gerçeklerin karasına çarpıp grileşiyor. Yolu hızlı gelenler çabuk yorularak, sevdiğini bulanlarsa kalbinden vurularak evleniyor genelde... 5 yıl önce uzak bir ülke olan "istikbal", daha yakına geliyor. "Bir denizde yangın çıkarma" hayali erteleniyor. "Dünya zor"laşıyor. *** 30'unda muhasebeye başlıyor insan: "Dünya hâlâ beni tanımadı, üstelik galiba ben de dünyayı tam tanımıyorum" dönemi... Mevcut bilgilerin sorgu yeri... Kuşkunun beyliği... Tehlikeli yaşlar: "Bunun nesine hayran oldum ki ben" pişmanlıkları, "Hakkımı yediler" sızlanmaları, sırta saplanan hançerler, çelmeler, dost kazıkları, ağır ağır olgunlaştırıyor insanı... *** 35, yolun yarısı... Hiç okul asmadan, evden kaçmadan, bir terasta sevdiğiyle öpüşüp bir çadırda uyanmadan 20'sine gelenler için gecikmiş telafi çağları... Daha önce hiç yüz verilmemiş ana-babaların sözüne yeniden kulak kabartılan yaşlar... Olgunluğun karasuları... 40'ında eski kotlar dar gelmeye, saçlara ak düşmeye, aile büyükleri yaşlanıp ölmeye başladığında bocalıyor insan... Panik, kadınları kuaföre sürüklüyor, erkekleri araba galerilerine; ve ikisini birden yeni sevda hayallerine... Yiten gençliğe, boyalı saçlarla, içe çekilen karınlarla, kırmızı arabalarla çare aranıyor. *** 45'inde "istikbal" denilen o uzak ülkenin toprağına ayak basıyor insan... Hem ölüm yarınmış gibi, hem hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamasını öğreniyor. Eski dostlar, hatıralar kıymete biniyor. Didişmenin yerini sükûnet, böbürlenmenin yerini nedamet, kinin yerini merhamet alıyor. "Keşke"ler "iyi ki"lerle, hırslar hazlarla yer değiştiriyor. Bu dünyayı silkelemekten, daha iyi bir dünya için kavga vermekten vazgeçmeseniz de, öbür dünya umuduna da kulak kabartıyorsunuz, ara sıra... *** Genellenemez tabii; bunlar benim yaşlarım. Sonrasını bilmiyorum henüz; öğrendikçe yazarım. |
| |
| | #9 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Ynt: CANINI SEVDİĞİM Şiir bölümünde her üyenin sadece 1 başlık açma hakkı vardır. Açmış olduğunuz iki konu tek başlık altında birleştirilmiştir. Lütfen şiirlere bu başlık altında devam edelim ![]() Teşekkürler.. |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| AĞrima Gİdİyor SevdİĞİm | Gecem | Paylaşmak İstedikleriniz | 10 | 14-09-2007 14:13 |
| “ERKEK OLUP SEVDİĞİM KIZLA EVLENECEĞİM...” | sema_n | Son Dakika Haberleri | 0 | 18-07-2006 22:29 |
| SANAL'MI SEVDİĞİM | Lider | Paylaşmak İstedikleriniz | 2 | 11-06-2006 03:18 |