HIZLI ARAMA
| Şiir arşivi Kural güncellemesi nedeniyle eski şiirler silinmek yerine arşivlendi. Burdan gözatabilirsiniz ;) |
| | #21 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.843 İtibar Gücü: 27 | Ynt: Yok & YaLnıZ ![]() Ayrılığın tam öncesi Bir adım öncesi Ne kadar varsan, Bir adım sonrası O kadar ayrılık... Tam ortada Soğuk bir çizgi gibi duruyor, Şu an..! Ben yine de git istiyorum artık; Beni, bana verdiklerini düşünmeden Kendini alıp da git istiyorum. Bir an önce o acıyı hissetmek Yine o akşamlarda ki Gidişlerinde olduğu gibi Kafeste serçe gibi Çarpmak istiyorum, Odanın duvarlarına kanatlarımı... Gece daha çok uzun Ne kadar kalırsan Yokluğun o kadar büyüyecek Biliyorum...! Hadi kendini al, Gecemden al, ve git Bundan başka yol olmadığını bilmek, Ayrılığın kendisinden de çok, Acı veriyor bana *Ayrılığı da al ve git*...!!! |
| |
| | #22 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.843 İtibar Gücü: 27 | Ynt: Yok & YaLnıZ ![]() Ayrılık Gözlerini ufka dik,gün batımını seyret, Bir anda gökyüzünü kaplar yalın bir ateş, Tutuşur uzaklarda bir gönül alev alev, Belki de ayrılığın rengidir o kızıllık. Birbirine ulaşamayan dertli dağların, Yalnızlık türküsüdür,başlarında dumanlar, Öyle durgun,öyle suskun,o kadar heybetli, Belki de ayrılığın şeklidir,sarp kayalık. Sonsuz bir öfke gibi esen rüzgarı dinle, Hasretin ağırlığı yüklü sırtına sanki, Hırçın bir tokat misali çarpar yeryüzüne, Belki de ayrılığa isyandır o hırçınlık, Sıkıntılı, simsiyah ruh karartan bulutlar, Yağdırır yeryüzüne sanki gözyaşlarını, Birdenbire bir aydınlık,sonra da gürültü, Belki de ayrılığın sesidir o tiz çığlık. Gönlüm, günbatımı gibi tutuştu yanıyor, O dağlar gibi yalnız,rüzgar gibi hırçınım, Yağmur bulutları gibi gözlerim ağlıyor, Bence sevgi bittiğinde, başlıyor ayrılık. |
| |
| | #23 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.843 İtibar Gücü: 27 | Ynt: Yok & YaLnıZ ![]() Ayrılık Bir daha görememekmidir Ayrılık Bir daha duyamamakmıdır Beni çağıran sesini Bir daha hissedememekmidir Bana dokunuşlarını Tenimin alev alev yandığını Sonsuz bir bekleyişmidir Ayrılık Hiç çalmayacak kapının zil sesiyle uyanmak Bir yerlerde olduğu bilmek Ama dokunamamakmıdır Ayrılık Bir tren istasyonu Sallanan el midir Ayrılık Yada bir vapur düdüğü Geminin limandan ayrılışımıdır Ayrılık Bir mektubun son satırımıdır Bir kaç solmuş resim Bir kaç anı Bir veda mıdır Ayrılık Hayır sevgilim hayır Yanımda olduğunda bile Sana ulaşamamak Sesimi duyuramamak Sana dokunamamak Sessiz yılgın tükenmiş Öylece beklemektir Ayrılık |
| |
| | #24 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.843 İtibar Gücü: 27 | Ynt: Yok & YaLnıZ ![]() kasvetli bir sonbahar sabahı Hava soğuk Bıçak gibi keskin bir rüzgar Ayva ağacının dalları vuruyor pencereme Toprak. Yeşilden sarıya dönen yapraklara örtülmüş Yağmur yağacak Severim sonbahar yağmurlarını Ruhum yıkanır Bu yağmurlarda Mis gibi toprak kokusu ile Ama içimdeki kasvet geçmez Tortu olur kalır Ne yapsan nafile Yalnızlılk Sarıp sarmalar beni Yine de tek kişilik yalnızlık Dostumdur Birlikte yaşanan Yalnızlıkları da bilir bu gönlüm o daha da acıdır Bir kuş kondu pencereme gözgöze geldik o sıcak bir dam altı peşinde Bense bir muhabbet Demli bir çay eşliğinde tatlı bir sohbet Bir dost el Bir sıcak kalp düşlerimde Dönüştürürmü bu sonbaharı ilkbahara Hazan mevsimi yaşayan ruhum Kanatlanırmı ilkbahara Bilmiyorum Yaşanmadan bilinmez ki Ama o dost eli O sıcak kalbi yine de bekliyorum Bu soğuk sonbahar akşamında |
| |
| | #25 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.933 İtibar Gücü: 20 | Ynt: Yok & YaLnıZ ![]() Islak Adımlar Ben, geceyi hiç görmedim, uzatmalı akşamüstlerinde keşfettim büyüleyici gözlerini... Ben, geceyi hiç görmedim Uzatmalı akşamüstlerinde keşfettim Büyüleyici gözlerini... Elden düşme isyanları işittim Tereddütlü sayfalarla doldururken elyazması aşkımı... İşkenceler emzirirken düşüncelerimi Gözlerime kara bulutlar çarpıyordu Islak adımlar atıyordum, şafağa doğru... Günbegün biriktirdim antika aklımla Fısıltı kokan hediyelik gülüşlerini Devâsa hayallerle yaklaştım incecik vuslat rıhtımına Kiralık gözyaşları bıraktım yanına bengisu katarak... O bakışın hâlâ aklımda... Bekliyorum hıçkırık tüküren iskelede Bir sonraki durak Her aynaya bakışımda rast geldiğim Yalnız âşıklar karargâhı... Başlıyor kelimelerimle boğulmuş bir fırtına Hapsediyorum uykusuzluğa nikâhlı gecelerimi Islak adımlar atıyordum incecik vuslat rıhtımına... Üşümüş bir gölgede, Ömürlük sevdâmın varlığını hissettim, Hıçkırık tüküren iskelede... Adımlarımı takip ettim kalabalık çığlıklarımla Mevsimlik sıkıntılar satın aldım Alın teri duygularımın yanına Yıllarca umdum miras bir muştu... Bıktım artık ‘Ne zaman ?’dan Kalbim yorulmuştu... Bir yalnızlığa sahiptim ben, Her aynaya bakışımda, Geçinip gidiyorum işte Vergisini vermeden |
| |
| | #26 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.933 İtibar Gücü: 20 | Ynt: Yok & YaLnıZ ![]() BEKLENEN ŞARKI Gözlerinin içine başka hayal girmesin Bana ait çizgiler dikkat et silinmesin İstersen yum gözlerini tıpkı düşünür gibi Benden evvel başkası bakıp seni görmesin Kıskanırdım seni ben kendi gözümden bile Nasıl verirdim seni birgün yabancı ele Sana gelen yollarda daima beni bekle Benden evvel başkası bakıp seni görmesin |
| |
| | #27 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.933 İtibar Gücü: 20 | Ynt: Yok & YaLnıZ ![]() yaşıyoruz zamanın farklı köşelerinde.. bazen bilinmedik bir uğultu sarıyor benliğimi.. yamurla rüsgarın sevişmesi gbi.. bakakalıorum öylece.. imrendirici bir melodi.. yeniden doğma hissi veriyor bazen ve bazen de huzur.. sonra birden açıyorum gözlerimi.. hangi ara rüyaların beni bu denli sardığının farkına varamıyorum. içim acıyor..nefessiz kalıyorum.. uğultunun geldiği yeri bulma çabam bitmiş..gücüm kalmamış.. zaten sahte bir sesszlikmiş duyduğum yanılsama.. zaman akıl almaz bir hızla akarken günden geceye, ben en iddialı yarışcı edasıyla bekliyorum yıldısların doğacağı o muhteşem anı.. hissetmişsindir belki..her yıldıs bir mutluluktur bende.. karanlık çoğaldkça yeryüzünde gündüz düşlerinin yerini büyük kabuslar alıyor her seferinde.. yalnızlık kokulu bir ruh bendeki.. geceler benmdi…. ve sen….. şimdi ise korku dolu kadehlerim var kırılsa bile ses çıkarmayan.. ama bekliyorum ve beklicem nefes aldıkça.. çünkü ben sadece kalbimi koydum kalbinin üstüne ve var oldum her açan çiçekte..her gülümsemende.. biliyorum ki elbet yeniden hayat bulacak yıldızlar ve yeniden her yamur damlasıla düşcem yeryüsüne. doğacağım zamanın birinde uğultunun geldiği yere.. |
| |
| | #28 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.843 İtibar Gücü: 27 | Ynt: Yok & YaLnıZ ![]() Arayış kurgular düzüyorum beynimde senaryolar uçarı bir boşluk yaşıyorum başrolde adı tam konulmamış bir boşluk figüranlar: hayat, ölüm ve sarhoşluk ayrılıktan dem vuranlar bahtsız insanlardır bence şehrin en şizofren köşesinde, varoşlarda yalnızlığa hapsolan rakılı aşklar beyaz peynir ve enginar huzur vermiyor artık düşler görüyorum karma karışık kısa metrajlı siyah-beyaz bir yapım kim bana düşman, kim barışık belirsin diyorum artık 'iyiler' ve 'kötüler' yoksa nereye kadar gider bu kirli aşk bu körpe ayrılık bu masum hasret acaba nerde biter şu küflenmiş nefret? neden hep Yeşilçam filmleri izliyorum sanki? niçin hoşuma gidiyor bunlar? Mecnunun hikayesi ne saçma! ayrılık şarkıları istemem artık mor fistanlı notalar kulaklarım muhabbet türkülerine aşık ey kara kışta, kara batmış, kara sevda vurgundur gönül, seher yeli değmemiş sevgilere ikindi güneşinin soldurmadığı titremeler her buse dudaklarımda puslu bir alyans ve her alyans bir ışıktır geceye sabaha gebe sevişmeler, anlamsız düş mü bu, gerçek mi bilmem? kör bıçak paslı gezer zihnimde ey orta boy, az kudurgan şiirler artık avuçlarım kapalı hırsızlara 'tırnak içi' cümleler çekilsin diyorum aradan büyük harfle yazılmayan kırık dizeler... duyun: rol yok bu hikayede vefasız selamlara pazar yok ey rengi sarısında kaybolmuş öksüz duygular... faturalı sevdalar kansız büyüyor bugün sokaklar kahpe düşlerin koynunda ıssız ve münhal dereceler, o kadından bu erkeğe lanetli aşklar pembe gecelerde yalnız adı var mı lügatlerde ölümün ve hayatın? rüzgar olup uçtu mu tanımsız ayrılıklar? merhamet memuru katiller... kim bilir... hangi gönlü okşuyor en saf yeriden kaderin mürekkebi şefkat dişi sökülünce vesvesenin korkudan çıldırırken şeytanlar inlerinde ahraz gönüllere tomurcuk olan neyse odur işte oruçlu ruhuma sahur göğsümün en orta yerinde kanayan bir özlem ve mahzun kalplere yağmur kendimi bulmak isterken kendimde aklım bir aslan pençesinde tutsak duygularımsa… eh işte, yürüyor ağır aksak kalbim aşka mağlup, beynim başka şeylere bazen pembe düşünüp siyah konuşuyorum gün ortasında karanlığa koşuyorum bazen yeni bir doğuş arıyorum günahsız rahimlerden sonsuzluk ateşini harlıyorum içimde arzular yakıyor beni götürüyor kör bir yola zekamı sağ elime alıyorum, hislerimi sola fena-beka sınırları açıldı sorular azık olmuş cevaplarım pusula geçildi zaman-mekan albasmalı bohcalarımsa mihrap aşklarım tanrı oluyor içimde hislerim kah ince, kah hovarda koşuyorum dibi görünmeyen karanlığa ah şu deli sevda! ondan gelmiştir işte ne gelmişse başıma... bazen kaybediyorum kendimi melek girmez sokaklarda kendimi seyrediyorum bazen ateşten bir aynada şu deli sevda var ya… bazen derinliklere çekiyor beni ıssız koruluklara bazen de çingene pazarına aklımı tırnaklarımın ucuna alıyorum çölde su arıyorum gölde ateş güneş arıyorum toprağın altında bir soru düğümleniyor boğazıma katıksız lokma, demir leblebi bu hayat acaba yaşamaya değer mi? buruşturup yoksa çöpe mi atmalıyım onu? kör bir bıçakla kısasa ne dersiniz? böylece gelir belki kahpe düşlerin sonu yoksa Hira’ya mı sığınmalıyım, yarı mahcup? Olimpus’a mı çıkmalıyım budalaca? kafamda bin türlü tuzak belki de bir balığın karnından bakmalıyım hayata ıslak dehlizlerde kovalamalıyım gölgemi devlerle çarpışmalıyım Ergenekon’da ya bir nebi ya bir bozkurt yol göstermeli bana pıhtılaşan sorular durulmalı artık aptal duygu âmâ akıl korkak zeka... belki de köprü olmalıyım susuz bir dereye insanlar hoyratça ezmeli beni geçenden kırk dolar almalıyım zorla geçmeyenden altmış akça olur ya… belki de yağmur olup yağarım çölleri sularım göz yaşlarımla yıldız olup geceyi aydınlatırım gökten sonra tek bir soru kalır geriye, beynimi kemiren hadi... işkencesiz bir cevap bulsana var mısın, yok musun ey 'ben'? ne karakol, ne berzah, ne sırat... hiçliğe atılmış bir ok musun yoksa? 'evvel zaman içinde titreyen ahir hayat' |
| |
| | #29 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.843 İtibar Gücü: 27 | Ynt: Yok & YaLnıZ ![]() ***ZOR*** Biliyorum zor Çok zor böyle yaşamak Kalpten sevmek için yürek ister; İrade ister. Nerdesin ey... Yoksun işte Biliyorum sıradan bir şey sen için, Seni sevmem... Zor sensiz yaşamak Çiçekleri çok seviyorum Demek gibi Sana, seni seviyorum Demek isterdim. Beni sabahala buluşturan Geceyi nasıl seviyorsam Ovaları yeşerten, Yağmuru nasıl seviyorsam, Fukarayı doyuran Ekmeği nasıl seviyorsam Seni de öyle seviyorum. Aşk bu Ne gezer oryantik hayatta; Sevda bu Ne arar bar köşelerinde; Mutluluk bu Nasıl olsun sevenleri ayıranların gözünde. Öyle sevmişim ki seni Daha nasıl anlatılır bu aşk bilemiyorum. Biliyorum zor Çok zor Böyle yaşamak. Zor sensiz güneşe varmak, Zor sensiz çiçekleri sevmek, Zor sensiz seni sevmek. İnan ÇOK ZOR!!! |
| |
| | #30 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.843 İtibar Gücü: 27 | Ynt: Yok & YaLnıZ ![]() ürperti içinde ıslaklığı kurumamış kaygıların var yüzünde ellerin zavallı kedi yavrusu kıyıda yürümeyi unutmuş ayakların başka dilden konuşuyor bedenin kaç zaman oldu yıldızlara bakıp hayal kurmayalı çıplak ayaklarınla çimlerde yürümeyeli adımıza şarkılar okunmuş haberin yok uzun ayrılıklarla geçti ömrün ayrılıklara gömüldü en güzel hayallerin ayrılıklar alıp götürdü sende olan ne varsa iyi ama hiç mi aklına gelmedi ellerin hiç mi aklına gelmedi yağmurun kokusu damda bacaklarını sarkıtarak şarkı söylemen hiç mi aklına gelmedi suskun bir süreci bahar mevsimine gül rengine dönüştüren sen bu kadar kolay mı yarattığın tarihsel sözleri yıkmak bu kadar basit mi yapay mı taşıdığımız soluklar biçimsel miydi taşıdığımız soluklar sarılmalar ayrılığı son mu sandın gerçekten inanmıyorum bu kadar aptal olduğuna seni teselli etmeyeceğim yalancı masallarla avutmayacağım sana içten olmayacağına inandığım için sarılmayacağım sadece sende olanı istiyorum |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Yalnız Bir Opera | KãRdé£éN | Şiir Köşesi | 10 | 16-10-2007 18:55 |
| /* itirafım da yalnız */ | WingmaN | İtiraf Ediyorum | 3 | 06-08-2007 20:27 |
| Sen, Yalnız Sen ! | KãRdé£éN | Paylaşmak İstedikleriniz | 7 | 05-02-2007 00:38 |
| Sen Yalnız Sen | Lider | Paylaşmak İstedikleriniz | 0 | 17-11-2006 10:17 |
| Yalnız değilsiniz | @izci@ | Spor Meydanı | 0 | 11-10-2006 08:58 |