HIZLI ARAMA
| Şiir arşivi Kural güncellemesi nedeniyle eski şiirler silinmek yerine arşivlendi. Burdan gözatabilirsiniz ;) |
| | #391 (permalink) |
![]() Kayıt: 27.07.2006
Mesajlar: 2.061 İtibar Gücü: 17 | ![]() Seni, anlatabilmek seni. İyi çocuklara, kahramanlara. Seni anlatabilmek seni, Namussuza, halden bilmeze, Kahpe yalana. Ard- arda kaç zemheri, Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu. Dışarda gürül- gürül akan bir dünya... Bir ben uyumadım, Kaç leylim bahar, Hasretinden prangalar eskittim. Saçlarına kan gülleri takayım, Bir o yana Bir bu yana... Seni bağırabilsem seni, Dipsiz kuyulara, Akan yıldıza, Bir kibrit çöpüne varana, Okyanusun en ıssız dalgasına Düşmüş bir kibrit çöpüne. Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin, Yitirmiş öpücükleri, Payı yok, apansız inen akşamlardan, Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene, Seni anlatabilsem seni... Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır Üşüyorum, kapama gözlerini... Ahmet ARiF |
| |
| | #392 (permalink) | |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Alıntı:
HİÇ ??? Hiç bir insanı unutmak, bir insandan vazgeçmek, bir insanı hayatından sonsuza kadar çıkartmak zorunda kaldın mi hiç? Hani ölmüş gibi, hani uzatsan da elini tutamayacağını bilmek gibi, her an kapından içeri gülümseyerek gireceğini bekleyip ama aslında hiç gelemeyeceğini de bilmen gibi. Ne zor şey değil mi ölmediğini bilmek , ama ölmüş gibi ulaşılmaz olması artık o insanın sana, ne kadar katlanılmaz bir gerçek değil mi sen hala bu kadar sevgili iken? Özlemek, bu kadar özlemek, etini kemiğini yakarcasına özlemek... Çok kötü değil mi? Bu kadar özleyip onu görememek, ona dokunamamak, onu işitememek, artık sonunun "pi" hali değil mi? Biliyorsun değil mi? Ne kadar umutsuz bir arayıştır o, kalabalık caddede geçen binlerce yüze bakmak belki bir kez daha görebilmek için o yüzü, belki biraz önce geçti bu kaldırımdan diye düşünmek, belki şu an arkamda yürüyen insanların içinde bir yerde demek, belki şu an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar yaşamak ne zordur değil mi? Ne kadar eritir insanı fark etmeden. Sen de biliyorsun değil mi bunları? Bir sinema koltuğunda sende iki kişi gibi oturdun mu hiç? Hiç iki kişi gibi zevk aldın mı bir konserden yalnız başına. Güzel bir kafe keşfettiğinde, güzel bir film seyrettiğinde, güzel bir şarkı dinlediğinde güzellikleri oranında eksik kaldıklarını hissettin mi paylaşamadığın için onunla. Bir barın kalabalığında hiç yarım vücudunla sallandın mı ortada? Hiç iki kişilik beyninle yarım insan olabildin mi? Baktığında aynana sadece yüzünün bir yarısını gördüğün oldu mu hiç? Sana hayatındaki en büyük yoksunluğu yaşatandan nefret edemediğin zamanlar oldu mu hiç? Gözünün içine baka baka kolunu bacağını kesen bir insanın yüzüne sevgi dolu bir gülümseme ile bakabildiğin zamanlar oldu mu hiç? Hayatta inandığın bütün değerlerini altüst eden birisine aşk şiirleri yazabildin mi? Onu içinde korumanın seni yok etmek olduğu zamanlara feda oldun mu hiç? İçinde ağlayan çocuğa umut şarkıları söyleyemediğin, özlemini, susuzluğunu, açlığını gideremediğin zamanlar oldu mu hiç? Kanayan yarasını gördüğün ama merhem olamadığın zamanlar. Gücünün, hani o tanrısal gücünün bir çocuğun ağlamasını susturamayacak kadar olduğunu gördüğün zamanlar oldu mu hiç? Hiiiiiiiç.... Hiiç... Hiç... Bir hiç | |
| |
| | #393 (permalink) |
| Kayıt: 23.06.2006 Yaş: 25
Mesajlar: 75 İtibar Gücü: 13 | Aksam Erken Iner Mahpushaneye Aksam erken iner mahpushaneye. Ejderha olsan kar etmez. Ne kavgada ustaligin, Ne de çatal yürek civan olusun. Kar etmez, inceden içine dolan, Alip götüren hasrete. Aksam erken iner mahpushaneye. Iner, yedi kol demiri, Yedi kapiya. Birden, aglamakli olur bahçe. Karsida, duvar dibinde, Üç dal gece sefasi, Üç kök hercai menekse... Ayni korkunç sevdadadir Gökte bulut, dalga kaysi. Baslar koymaga hapislik. Karanlik can sikintisi... "Kürdün Gelini"ni söyler maltada biri, Bense volta'dayim ranza dibinde Ve hep olmayacak seyler kurarim, Gülünç, acemi, çocuksu... Vurulsam kaybolsam derim, Çirilçiplak, bir kavgada, Erkekçe olsun isterim, Dostluk da, düsmanlik da. Hiçbiri olmaz halbuki, Geçer süngüler namluya. Baslar gece devriyesi jandarmalarin... Hirsla çakarim kibriti, Ilk nefeste yarilanir cigaram, Bir duman alirim, dolu, Bir duman, kendimi öldüresiye, Biliyorum, "sen de mi?" diyeceksin, Ama aksam erken iniyor mahpushaneye. Ve disarda delikanli bir bahar, Seviyorum seni, Çildirasiya... Ahmed Arif |
| |
| | #394 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | ~ Alışma Bana ~ Alışma bana, ne yapacagım belli olmaz, bugün varım, yarın birden yok olurum... Dokunma bana, kapanmamış yaralarla doluyum, canımı acıtma bi yara da sen açma... Sevme beni, yogun duygularımda kaybolursun, tutuştururum... İsteme beni, yasaklarla bogusursun, engellerle doluyum... Çözmeye çalışma sakın, seninle karışır iyice kördüğüm olurum... Anlama beni, ben kendimi anlarım, ben böyle mutluyum... Aşkı yaşatmamı isteme asla, ben aşka yıllardır inanmıyorum... Güveniyosan kendine inandır beni aşkın varlıgına, sonucunda öyle bi aşk yaşatırım ki, vazgeçemezsin, tutkun olurum... Yıkabilirsen duvarlarımı, sakın bırakma beni, tüm tutkularım ve gücümün arkasında, hala minik bir çocugum, büyütemezsen kaybolurum... İbrahim Taner Ateş |
| |
| | #395 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder. Dante gibi ortasındayız ömrün. Delikanlı çağımızdaki cevher, Yalvarmak, yakarmak nafile bugün, Gözünün yaşına bakmadan gider. Şakaklarıma kar mı yağdı ne? Benim mi Allahım bu çizgili yüz? Ya gözler altındaki mor halkalar? Neden böyle düşman görünüyorsunuz; Yıllar yılı dost bildiğim aynalar? Zamanla nasıl değişiyor insan! Hangi resmime baksam ben değilim: Nerde o günler, o şevk, o heyecan? Bu güler yüzlü adam ben değilim Yalandır kaygısız olduğum yalan. Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız; Hatırası bile yabancı gelir. Hayata beraber başladığımız Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir; Gittikçe artıyor yalnızlığımız Gökyüzünün başka rengi de varmış! Geç farkettim taşın sert olduğunu. Su insanı boğar, ateş yakarmış! Her doğan günün bir dert olduğunu, İnsan bu yaşa gelince anlarmış. Ayva sarı nar kırmızı sonbahar! Her yıl biraz daha benimsediğim. Ne dönüp duruyor havada kuşlar? Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim? Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar. N'eylesin ölüm herkesin başında. Uyudun uyanamadın olacak Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında? Bir namazlık saltanatın olacak. Taht misali o musalla taşında Cahit Sıtkı Tarancı |
| |
| | #396 (permalink) |
![]() ИΘŤħiNg Kayıt: 19.01.2007 Yaş: 25
Mesajlar: 389 İtibar Gücü: 14 | ![]() Geçen günlerde tv de GENÇ BAKIŞ programında okunan bir şiir çok hoşuma gitmişti ve sizinle paylaşmak istemiştim...'! Adam Gibi Adam Olmak çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse sen aklı başında kalabilirsen eğer herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır hem kendine güvenebilirsen eğer bekleyebilirsen usanmadan yalanla karşılık vermezsen yalana kendini evliya sanmadan kin tutmayabilirsen kin tutana düşlere kapılmadan düş kurabilir yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer ne kazandım diye sevinir ne yıkıldım diye yerinir ikisini de önem vermeyebilirsen eğer söylediğin doğruyu ve gerçeği büken düzenbaz kandırabilir diye safları dert edinmezsen ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz ve yeniden koyulabilirsen işe döküp ortaya varını yoğunu bir yazı turada yitirsen bile yitirdiklerini dolamaksızın diline baştan tutabilirsen yolunu yüreğine, sinirine “dayan” diyecek direncinden başka şeyin kalmasa da herkesin bırakıp gittiği noktaya sen dayanabilirsen tek başına herkesle düşüp kalkıp yine de erdemli kalabilirsen unutmayabilirsen halkı krallarla gezsen de dost da düşmanda incitemezse seni ne küçümser nede büyültürsen çevreni her saatin her dakikasına emeğini katarsan alın terine hakçasına bölüşürsen vicdanındaki adaleti her şeyiyle dünya önüne serilir korktuğun yerde el öpmez hükümran olduğun yerde ezmezsen oğlum adam oldun demektir üstelik ADAM GİBİ BİR ADAM Şiir: Rudyard KİPLİNG (1865-1936) Şiir çeviri: Bülent ECEVİT |
| |
| | #397 (permalink) |
![]() Kayıt: 12.01.2007 Yaş: 24
Mesajlar: 2.627 İtibar Gücü: 18 | Seninle yaşlanmak istiyorum. Seneler geçsin, sen beni bil, ben Seni bileyım istiyorum. Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım. Yaşayalım kı, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Sen çok dertlenip, içip, arkadaşlarınla eve Gelmelisin. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi. Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim. Güzel günlerimizi, evimizde, bır şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen Dostlarla ucuz biralar içerek... Böylece yaşamalıyız işte. Sonra çocuğumuz olmalı, düşünsene, senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın. Ve ben söylenerek sıranı almalıyım. Yorgun olduğum için Yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın. Hava soğukken Birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız. Zaman su gibi akıp giderken, herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü De olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce Aklar ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehırden. Kavgasız, her sabah gürültüyle uyanılmayan, sessiz bir yere Gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip, benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli zıyaretimize, geçmışteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız... Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde. Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, Sadece mutluluk olmalı yüzümüzde, birbirimizi sevmenin gururu olmalı "her şeyde". Can YÜCEL |
| |
| | #398 (permalink) |
![]() I'm RoNiN™ Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 17.496 İtibar Gücü: 99 | Ayrılırken Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir. Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk, Erken içeceğimiz bir ilaç gibi. Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk. Bu saatte gözyaşları, yeminler, Boş bir tesellidir inandığımız. Perde kapanıyor, filim bitiyor işte, O hiç bitmeyecek sandığımız... Görüyorsun, konuşacak bir şeyimiz kalmadı. Sadece bakışlarımızda hüzün. İste ayrılık bu; hiç beklemediğimiz... O ikiz kardeşi ölümün. Anlıyorum bir daha görüşemeyeceğiz Bu son buluşmamızdır seninle Yeni bir hayata başlayacaksın artık Onunla, o yeni sevgilinle. Anlıyorum artık o öpecek ellerini Kulağına askı o fısıldayacak İçinde bir pişmanlıktan başka Benden eser kalmayacak. Sigaranı sondur, kalkabiliriz On adim sonra yollarımız ayrılmalı Sakın ağlama ve bir şey söyleme bana İnsan ayrılırken bile büyük olmalı. Ümit Yaşar Oğuzcan |
| |
| | #399 (permalink) |
![]() I'm RoNiN™ Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 17.496 İtibar Gücü: 99 | Ben nice ayrılıklar gördüm ömrümce Kuşlar gördüm; kırılmış kolu, kanadı Ayrı düşmüş sevdiğinden kuşlar gördüm Hiç bir ayrılık bana bu kadar komadı Ayrılığın bir ağrıdır vurur şakaklarımda Ve büyür gözlerimde bir okyanus kadar Derinden ses verir içimde bir tel Sonra, birdenbire kırılır, kopar Yeryüzü çekilir altından ayaklarımın Geçer başıma çöken bir tavan gibi gökyüzü Durmadan çalınır kulaklarımda Şarkıların en hüzünlüsü Seni alıp uzaklara giden otobüs Benim üzerimden geçer hışımla Devrilir, bakakalırım ardından Bir sel gibi akan gözyaşımda... Artık ne yapsam boş, teselliler faydasız Karanlık gitgide en derinlere çeker beni Çaresiz, bütün sokaklarında bu şehrin Böyle perişan beklerim dönmeni Dolaşır birbirine yorgun ayaklarım Ellerimi koyacak bir yer bulamam Nereye gitsem, en koyusu acıların Ne yana baksam, çıldırtan bir akşam İstemem ben bu ömrü, bu talihi istemem Böyle durup durup senden ayrılmak varsa Orada bir mezar kazılır benim için Ayrılığın nerede başlarsa. ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN |
| |
| | #400 (permalink) |
![]() I'm RoNiN™ Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 17.496 İtibar Gücü: 99 | ANNE NE YAPTIN? Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı? Sanki karnında fazla yaramazlık mı ettim? Senden istemiyordum ne tacı ne sarayı Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim. Bir kere doğurdunsa sonra niçin büyüttün? Kundakta beşikte de bir zahmetim mi vardı? Koynundan niçin attın yavrunu bütün bütün. Bilmiyor muydun ki o yalnızlıktan korkardı? Sütünden tatlı mıdır anne sanki bu hayat? Bana sorsana anne yaşamak bir hüner mi? El aç yalvar gündüze geceye boyun uzat Bu uğurda bir ömür çürütmeye değer mi? Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim Anne istemiyordum ne tacı ne sarayı Anne karnında fazla yaramazlık mı ettim? Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı? CAHİT SITKI TARANCI |
| |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Şairlerden Seçmeler | Life_is_beautiful | Slaytlar | 3 | 02-03-2008 15:21 |
| En İyi Giyinen Ünlü Kim | Ruhsar | Magazin Haberleri | 0 | 17-12-2007 17:04 |
| ÜnlÜ Testİ | manga140 | Flash Oyunlar | 2 | 12-09-2007 21:08 |
| ünlü Heykeller.... | **waterlily** | Fotoğrafçılık ve Resimler | 1 | 23-11-2006 21:49 |
| En Çok Tıklanan Ünlü? | sema_n | Magazin Haberleri | 0 | 19-06-2006 21:35 |