ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Sağlık Hastalıklar ve şifaları yaşadığımız sağlık sorunlarımızı burada paylaşalım!

Cevapla
Alt 20-08-2007, 15:11   #1 (permalink)
KãRdé£éN
Sevda Çiçeğim
 
KãRdé£éN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
·´¯`·-ღ caηısı ღ-·´¯`·
Kayıt: 18.06.2006
Yaş: 22
Mesajlar: 15.688
İtibar Gücü: 150


Exclamation ..:: Aşılar ::..

AŞILAR

İnfeksiyon hastalıkları halen dünyada çocuklar arasında en fazla ölüm nedeni olmaya devam etmektedir. Mikroorganizmaların çoğu birden fazla antibiyotiğe direnç geliştirmektedir. Bu nedenle antibiyotiklerin yeri sınırlı kalmakta, aşının önemi ortaya çıkmaktadır. Ayrıca antibiyotikle tedavi pahalı olduğu gibi kişi hasta olduktan sonra uygulandığı için son çare olarak kullanılmaktadır. Aşılamanın amaclarını şöyle sıralayabiliriz;
  • Aşılanan kişiyi korumak
  • İnsandan insana bulaşan hastalıklarda hastalığın toplumda kontrol altına alınmasını, eliminasyonunu sağlamak
  • Poliomyelit ve çiçek gibi bazı hastalıklarda eradikasyonu sağlamak
Anayasamızın 49. maddesi "Devlet, herkesin beden ve ruh sağlığı içinde yaşayabilmesini ve tıbbi bakım görmesini sağlamakla ödevlidir" demektedir.

İyi bir hekimin kendisine başvuran her çocukta "bu benim çocuğum olsa idi ne yapardım ?" diye düşünüp öyle karar vermesi, yönlendirmesi ve öneride bulunması gerekir. Ücretsiz aşılama Sağlık Ocaklarında ve Ana Çocuk Sağlığı Merkezlerinde yapılmaktadır.
Sağlık Bakanlığının bütçesi genel bütçenin % 2 si kadardır. Bir yılda çocuk başına aşı için bütçeden ayrılan pay 1 Doları geçmemektedir. Bu koşullarda, Sağlık Bakanlığının imkanları ile herkesi ücretsiz olarak ABD ve Avrupa standartlarında aşılamamız imkansızdır. Ancak ekonomisi gelişmiş sanayi ülkelerinin bile çoğunda aşı ücretsiz olmayıp sağlık sigortası veya bağlı bulunduğu kurum ödemektedir.
Sağlık Bakanlığının önerdiği aşı takvimi aşağıdadır.
  1. BCG
    • 2. Ayda
    • İlkokul 1. sınıfta ( PPD kontrolu ile )
  2. DBT ve POLİO
    • 2. ayda
    • 3. ayda
    • 4. ayda
    • 16. ayda
    • İlkokul 1. sınıfta ( sadece polio )
  3. KIZAMIK
    • 9. ayda
    • 15-59. ay arasında
    • İlkokul 1. sınıfta
  4. HEPATİT B
    • 3. ayda veya doğumda veya2. ayda
    • 4. ayda 1. ayda 3. ayda
    • 9. ayda 6. ayda 9. ayda
  5. Td
    • İlkokul 1. sınıfta
    • İlkokul 5. sınıfta
  6. T Lise 1. sınıfta
KãRdé£éN Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
 
KãRdé£éN için teşekkür edenler 3 kişi.
junglemund (26-08-2008), Notheart (20-08-2007), zuzuuu (24-08-2007)
Alt 20-08-2007, 15:12   #2 (permalink)
KãRdé£éN
Sevda Çiçeğim
 
KãRdé£éN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
·´¯`·-ღ caηısı ღ-·´¯`·
Kayıt: 18.06.2006
Yaş: 22
Mesajlar: 15.688
İtibar Gücü: 150


BCG AŞISI


İlk ayını dolduran bebeklere uygulanmaktadır. Bu aşının koruyuculuğu uygulanan diğer aşılar düzeyinde olmasa da tüberküloz menenjit ve miliyer tüberkülozdan % 65 oranında koruduğu için ve ülkemizde tüberküloz insidansının yüksekliği nedeniyle yapılması gerekliliği vardır. Bu aşı, ABD ve İngiltere gibi tüberküloz insidansının düşük olduğu ülkelerde rutin olarak yapılmamaktadır. Ancak HIV olgularının artması ve ilaçlara dirençli suşların gelişmesi nedeniyle gelişmiş ülkelerde de tüberküloz sorun olmaya devam etmektedir. BCG aşısının ciddi yan etkileri azdır. İmmün yetmezliği olanlarda dissemine BCG itis'e neden olabilir (2/1.000.000) . Koruyuculuk oranı daha yüksek tüberküloz aşıları geliştirilmeye çalışılmaktadır.



DİFTERİ-TETANOZ-BOĞMACA "DTB" AŞISI

Ülkemizde rutinde kullanılan bu aşının içindeki boğmaca aşısı " tüm hücre aşısı" denilen alı olup, besiyerinde üreyen bakteri ve toksininin formaldehid ile inaktive edilmesi yöntemiyle yapılamktadır. Bu aşı uygulanan çocuklarda sıklıkla ( % 10-50 ) oranında enjeksiyon yerinde kızarıklık, şişlik, ağrı, hareket kısıtlılığı, ateş, ağlama görülmektedir. Nadiren de yüksek ateş ve konvulsiyon görülmektedir. Gelişmiş sanayi ülkelerinde asellüler boğmaca aşısı (aB) kullanılmaktadır. Asellüler boğmaca aşısında yan etkiler 5-10 defa azalmaktadır. Ancak bu aşı oldukça pahalı olup bakanlığa bağlı sağlık merkezlerinde rutinde kullanılmamaktadır. Bazı tıp fakültesi aşı polikliniklerinde ve özel muayenehanelerde ücretini kendi ödeyenlere uygulanmaktadır. Asellüler boğmaca - Difteri - Tetanoz aşısı ileriki yıllarda bol üretilerek fiyatı düşürülürve ülkemiz ekonomisi düzelirse, o zaman bu aşı rutin uygulamaya girebilir.
KãRdé£éN Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 20-08-2007, 15:13   #3 (permalink)
KãRdé£éN
Sevda Çiçeğim
 
KãRdé£éN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
·´¯`·-ღ caηısı ღ-·´¯`·
Kayıt: 18.06.2006
Yaş: 22
Mesajlar: 15.688
İtibar Gücü: 150



ÇOCUK FELCİ AŞISI


Ülkemizde oral çocuk felci aşısı "OPV" kullanılmaktadır. Bu aşı attenüe zayıflatılmış virüs içerdiği için ilk aşılananlarda 760.000 aşıda bir olguda komplikasyon olarak felç görülmektedir. Bu aşı immün yetersizliği olanlara, immüno-supressif tedavi görenlere, kortikosteroid tedavi alanlara ve yakın temaslılarına yapılırsa risk çok daha fazla " 6800 kat" artmaktadır. Bu nedenle ülkemizde de bu grup hasta ve yakınlarına OPV önermiyoruz. ABD ve İskandinav ülkeleri ise seyrek de olsa görülen OPV komplikasyonları nedeniyle ülkelerinde inaktif intramüküler poliomyelit aşısını "IPV" kullanmaktadır. Bizim ülkemizde 2 yıldan beri poliomyelit olgusu yoktur, ancak polio kontrolunun yetersiz olduğu kuzey Irak sınırından her an bulaşma olabilir, o nedenle rutin aşılamalarda ve kampanyalarda OPV kullanılmalıdır. Ancak bireysel aşılamalarda ve özel muayenehanelerde ücretini kendi ödeyenlere IPV yapılmaktadır.
Bizim ülkemizde ne zaman rutin IPV aşı uygulamasına geçileceği ayrı bir araştırma konusudur.





KIZAMIK ve KIZAMIK-KIZAMIKÇIK-KABAKULAK " KKK" AŞISI

Ülkemizde rutinde "Sağlık Bakanlığına bağlı kurumlarda" yalnız kızamık aşısı tablodaki gibi kullanılmaktadır. Ancak gelişmiş ülkelerin hepsinde ve gelişmekte olan ülkelerin bir kısmında ( Doğu Akdeniz bölgesindeki 23 ülkeden 8 inde) KKK aşısı kullanılmaktadır. Ülkemizde de bir çok tıp fakültesinde ve özel muayenehanelerde aşı ücretini kendi ödeyenlere 12-15 ayda ilk aşı ve okula başlarken (4-6 yaş) ikinci aşı "rapel" yapılmaktadır. Konjenital kızamıkçığa bağlı sakatlıkları ve kabakulak komplikasyonlarını (ensefalit, sağırlık, orşit gibi) önlemek için bu aşının bir an önce rutine girmesi önerilmektedir.
KãRdé£éN Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 20-08-2007, 15:14   #4 (permalink)
KãRdé£éN
Sevda Çiçeğim
 
KãRdé£éN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
·´¯`·-ღ caηısı ღ-·´¯`·
Kayıt: 18.06.2006
Yaş: 22
Mesajlar: 15.688
İtibar Gücü: 150


HEPATİT B AŞISI


Türkiye hepatit B infeksiyonu yönünden orta endemisite bölgesinde yer almaktadır. HBsAg taşıyıcılığı toplum genelinde % 3.9-12.5 olarak verilmekte olup bu oran bölgelere göre değişir. Anti-HBs pozitifliği % 20.6-52.3, hepatit B infeksiyon seroprevalansı % 25-60 arasında değişmektedir. Hepatit B nin başlıca bulaş yolu horizontal yolla olmakla beraber diğer tüm yollar da ( vertikal, parenteral, cinsel temas ) infeksiyonun yayılmasında etkilidir. Hepatit B infeksiyonu5 yaşın üzerindeki çocuklarda ve yetişkinlerde % 5-10, 1-5 yaş arasındaki çocuklarda % 30, perinatal infeksiyon geçiren bebeklerde % 90 oranında kronikleşir.
Hepatit B infeksiyonunun yayılımını önlemenin en etkili yolu temas öncesinde duyarlı kişilerin aşılanmasıdır. Hepatit B aşısı tüm yenidoğan bebeklere doğumdan hemen sonra rutin olarak önerilmektedir. Aşı 0-1 ve 6. aylarda intramüküler olarak yapılır. HBsAg pozitif anneden doğan bebeklere ilk 12 saat içinde HBIG (Hepatit B hiperimmünglobulin 0.5 ml) ve aşı farklı anatomik bölgelerde uygulanır. Prematüre bebeklere aşı anne HBsAg negatif ise vücut ağırlığı 2 Kg olana kadar ertelenir. Ancak anne HBsAg pozitif ise doğar doğmaz aşı ve HBIG uygulanmalıdır. Hepatit B aşısı % 90-95 oranında koruyucudur. Sağlıklı çocuklarda aşı sonrası serokonversiyonun test edilmesi gerekmez. Ancak riskli kişilerde üç dozluk aşıdan sonra anti-HBs yanıtı gelişmediyse bu kişiler tekrar aşılanır. Aşı enjeksiyon yerinde hafif ağrı yapabilir. Aşının multipl skleroz veya demiyelinizasyonu reaktive ettiği ileri sürülmüş, ancak elde edilen verilere göre ilişki olmadığı bildirilmiştir. Ülkemizde rutin hepatit B aşısı yenidoğan bebeklere yapılmakta ve ücret Sağlık Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.



HAEMOPHILUS INFLUENZA TİP B ( Hib ) AŞISI


Ülkemizde Hib menenjiti, pnömonisi ve diğer invazif hastalıklarının mortalite ve morbiditesini gösteren geniş çaplı araştırmalar maalesef yoktur. Okul, yuva ve kreşlerde yapılan araştırmalarda nazofarenks kültürlerinde taşıyıcılık oranı % 22-52 arasında bulunmuştur. ABD de Hib aşısından önce ( 1980 ) yılda 25.000 infeksiyon, 13.000 menenjit ve 500 ölüm görülürken, aşıdan sonra ( 1995 ) infeksiyon 1300, menejit 86 ve ölüm 5 e düşmüştür.
Gelişmiş ülkelerin çoğunda kojüge Hib aşılarırutin aşı şemasına girmiş ve bu ülkelerde invazif Hib infeksiyonu ortadan kalkmıştır. Ancak gelişmekte olan ülkelerde rutin aşı şemasında olmadığı için aşı özel olarak yapılmaktadır. Hib infeksiyonlarının özellikle de menenjitin mortalitesi yüksektir ve ağır komplikasyonları vardır. Bu nedenle Hib aşısının, bir an önce Sağlık Bakanlığı rutin aşı şemasına girmesi gerekmektedir.
KãRdé£éN Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 20-08-2007, 15:16   #5 (permalink)
KãRdé£éN
Sevda Çiçeğim
 
KãRdé£éN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
·´¯`·-ღ caηısı ღ-·´¯`·
Kayıt: 18.06.2006
Yaş: 22
Mesajlar: 15.688
İtibar Gücü: 150




SUÇİÇEĞİ AŞISI


Suçiçeği tüm dünyada ve ülkemizde yaygın olarak görülen, çocukluk çağının en bulaşıcı hastalıklarındandır. Hastalık çok bulaşıcı olduğu için aşı yapılmayan toplumlarda insanların % 90 dan fazlası yetişkin çağa gelmeden hastalığı geçirmektedir. Türkiyede her yıl 1.2 milyon civarında çocuk goğmaktadır. Bu çocukların % 90 dan fazlası 18 yaşından önce su çiçeği geçirdiğine göre ülkemizde yılda ortalama 1 milyon su çiçeği hastalığı görüldüğünü söyleyebiliriz. Suçiçeği geçiren çocuğun yuva, kreş ve okula gitmemesi gerekir.
Suçiçeğinden sonra streptokok ve stafilokokların neden olduğu invazif yumuşak doku enfeksiyonları sık görülmektedir, ayrıca pnömoni, akut serebellar ataksi (1/4000), enesefalit, Reye sendromu, hepatit, glomerulonefrit, artrit, osteomyelit, myokardit, trombositopeni, purpura fukminans, dissemine intravaskuler koagülasyon (DİK) nadir de olsa görülmektedir. Lösemili, malign tümörlü, immün yetmezlikli çocuklar ile, immünoterapi, radyoterapi ve kortikoterapi gören çocuklar su çiçeğine yakalanırsa hastalık çok ağır, hatta ölümcül seyretmektedir.
Son dönemde yapılan çalışmalarda suçiçeği komplikasyonlarında artış olduğu ve hastalığın önemli morbiditeye neden olduğu gösterilmiştir.
Aşı 1974 yılında Japonya'da M. Takahashi tarafından geliştirilmiştir. 1995 yılından beri ABD de suçiçeği aşısı (Oka suşu) rutin olarak kullanılmaya başlanmıştır. Aşıdan önce yılda 11.000 çocuk hastaneye yatırılır ve 100 çocuk ölürken şimdi bu rakamlar çok azalmıştır.

Aşı hastalık geçirmemiş çocuklara 1 yaş ile 12 yaş arasında bir defa yapılmaktadır. 13 yaşından sonra ise 4-8 hafta arayla 2 doz önerilir. Aşı konjenital immün yetmezliği olanlara, malignite ve immunsupressif tedavi alanlara yapılmaz. Ayrıca 1 yıldır remisyonda ve laboratuvar değerleri normal olan akut lenfoblastik lösemilere önerilebilir. Aşının ağır hastalıktan koruma etkinliği % 95 olarak bilinmektedir.



HEPATİT A AŞISI


Hepatit A hastalığı ülkemizde bölgelere göre farklılık göstermekle birlikte yapılmış bazı çalışmalara göre, genel olarak dünyada orta veya yüksek endemik ülkeler arasındadır ve hastaneye yatan akut viral hepatitli olgularda, A hepatiti çocuklarda ilk sırayı almaktadır.
Hastalığın klinik bulguları yaşa bağlı olarak asemptomatik infeksiyondan anikterik (sarılık olmadan) veya ikterik (sarılıkla birlikte) infeksiyon, hatta mortalite ile seyredebilen ciddi infeksiyona yol açan bir dağılım gösterebilir. 6 yaş altında genellikle (>% 90) asemptomatik seyreder. 6 yaş üstü çocukların % 70 den daha fazlası asemptomatik iken erişkin hastaların % 80 e yakını semptomatiktir. Çocuklarda semptomlar; yorgunluk, karın ağrısı, bulantı kusma, kas ağrısı bulgularıyla, genellikle akut solunum yolları infeksiyonu bulgularına benzer şekildedir ve bu tabloya ikter (sarılık) eşlik edebilir veya etmeyebilir.
Amerikan Pediatri Akademisi çocuklara hepatit A aşısının 2 yaş üzerinde yapılabileceğini önermektedir. Daha erken tavsiye edilmemesinin gerekçeleri arasında, devam eden maternal antikorların (anneden geçen antikorlar) aşının etkisini azaltabilmesi yanında, küçük çocuklarda hastalığın genellikle hafif veya asemptomatik geçmesi de rol oynar. Genellikle dünyada hepatit A aşısı için önerilen standart bir yaş yoktur. Risk grubu ve ülkelerin hatta bölgelerin kendi özellikleri ve maternal antikorların kaybolma süresi bu kararda kritik rol üstlenmektedir. Hastalığın rastlanma oranının yüksek olduğu ve periyodik salgınların olduğu bölgelerde rutin aşılama önerilmektedir. Ülkemiz şartlarında hepatit A aşısı 2-6 yaş arasında yapılmalıdır.
KãRdé£éN Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 20-08-2007, 15:21   #6 (permalink)
KãRdé£éN
Sevda Çiçeğim
 
KãRdé£éN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
·´¯`·-ღ caηısı ღ-·´¯`·
Kayıt: 18.06.2006
Yaş: 22
Mesajlar: 15.688
İtibar Gücü: 150




ÇOCUK FELCİ AŞISI

Bu aşı ağız yoluyla doğrudan ya da çocuğun direnç göstermemesi için kesme şekere emdirilerek verilebilir. Aşılama sonucu oluşan antikor düzeylerinde yıllar geçtikçe düşme eğilimi görülmekle birlikte,doğru ve yeterli dozlarda yapılmış aşılama yaşam boyu koruma sağlayabilir.

Sakıncalı durumlar: Bağışıklık sistemi baskılanmış,örneğin ışın tedavisi gören,kortizon ve kanser ilaçları alan kişilerde bağışıklık oluşturma tepkisi zayıfladığından aşı yapılmamalıdır.Aşının dölüt yada gebelik üzerinde olumsuz etkisini gösteren bir kanıt yoktur.Ama önlem olarak gebe kadınlara ve aşıdan sonraki üç ay içinde gebe kalmayı düşünenlere aşı uygulaması önerilmez


DİFTERİ AŞISI

Difteri günümüzde çok ender görülen bir hastalıktır.Ama hangi yaşta olursa olsun yaşamsal tehlike yaratır.Difteri aşısı boğmaca ve tetanos aşısıyla birlikte uygulanır.Bu aşılama işlemi on yılda bir uygulanır.

Tepki ve komplikasyonları: Bebeğe yapılan ilk aşı önemli bir tepkiye neden olmazken,erişkinlerde aşıya bağlı tepkiler sık görülür.Genellikle aşı yapılan yerde kızarıklık,şişlik ve ender durumlarda ateş görülebilir.Bu belirtiler 2-3 gün içinde kaybolur.

Sakıncalı durumlar: Difteri hastasıyla karşılaşan kişiler iki grup altında toplanabilir.Birin-ci durumda hastayla ilişkiye geçen kişi son difteri aşısını ya da yineleme dozunu en çok 5-6 yıl önce olmuştur.İkinci durumda ise kişi ya hiç aşılanmamıştır ya da son aşılamanın üzerinden uzun yıllar geçmiştir.Difteri aşısı akut dönemindeki ve henüz iyileşmemiş hastalarda,gebelik ve emzirme döneminde,egzama,kurdeşen gibi alerji kökenli deri hastalıklarında uygulanmamalıdır.Kesin olarak uygulanmaması gereken durumlar ise kötü huylu tümör gibi ağır kronik hastalıklar ile şeker hastalığıdır.


TETANOS AŞISI

Tetanos ağır seyreden ve genellikle ölümle sonuçlanan bir enfeksiyon hastalığıdır.Kırsal kesimlerde de oldukça etkili biçimde sürdürülen zorunlu aşı uygulamasıyla denetim altına alınmıştır.Aşının bağışıklık yapıcı etkisi en az 5 yıl sürer.Bu yüzden yasalarla zorunlu kılınmasa da 5 yılda bir yinelenmelidir.Bu hastalık bazı meslek gruplarında da sıklıkla görülür:çiftçiler, çobanlar,hayvan yetiştiricileri,çöpçüler,toprak yol yapım,maden ,fabrika,sporcular, askerlik hizmetinde bulunanlar...vs

Tepki ve komplikasyonları:Ender olarak aşı yerinde kızarıklık,şişlik yapabilir.Ama bunlar birkaç gün içinde geçer.


BOĞMACA AŞISI

Boğmaca çok kolay bulaşan,zatürreeye,havale nöbetlerine ve beyin işlevinde bozukluklara yol açabilen ağır bir enfeksiyon hastalığıdır.Hastalık en çok çocuklarda görülür ve belirtiler özellikle bu yaşlarda ağırdır.Boğmaca aşısı genellikle difteri ve tetanos aşısıyla birlikte uygulanır.

Tepki ve komplikasyonları:En yaygın komplikasyonları kızarıklık ve şişliktir.Boğmaca aşısına bağlı tepkilerin yaşla birlikte arttığı görülmektedir.


KIZAMIK AŞISI

Yaygın bir çocukluk hastalığı olan kızamık,bazen çok tehlikeli boyutlara varıp kulak enfeksiyonuna,bronşit,zatürree gibi komplikasyonlara neden olabilir.Çocukların büyük bölümü kızamığa okul çağlarında yakalanır.Bu nedenle çocuğun henüz hastalığın bulaşabileceği topluluklara girmeden aşı olması gerekir. Günümüzde kızamık aşısı kızamıkçık ve kabakulak aşısıyla karma olarak uygulanmaktadır.

Tepki ve komplikasyonları: Aşılanan çocukların %6’sında aşıdan 6gün sonra görülen ateş,5-6 gün kadar sürebilir.Ender olarak kızamık döküntüleri görülebilir.


KABAKULAK AŞISI

Kabakulak,okul çağındaki çocuklarda sık görülen bir enfeksiyon hastalığıdır.Genellikle tükürük bezlerini etkiler,ama başka organlarda da enfeksiyona yol açtığı olur.Aşı %90 oranında 10 yıl süreyle yeterli bağışıklık sağlar.Aşı tavuk embriyonundan üretilen kabakulak virüsü kültüründen elde edilir.Bu nedenle yumurtaya karşı alerjisi olduğu bilinenlere uygulanmamalıdır.


KIZAMIKÇIK AŞISI

Kızamıkçık,çocukluk çağının en hafif geçen enfeksiyon hastalıklarından biridir.Genellikle hastalığın farkına bile varılmaz.Kızamıkçık virüsünün en büyük tehlikesi,gebelik döneminde geçirilen enfeksiyonlarda ortaya çıkar.

Yan etkiler ve komplikasyonları: Kızamıkçık aşısının yan etkileri genellikle hafif ve kısa sürelidir.Ama bazı durumlarda birkaç ay sürebilir.En sık görülen yan etkiler kurdeşen,çeşitli döküntüler,kırıklık,ateş ile boyun ve koltukaltı lenf bezlerinde şişmedir.Bazen erişkin kadınlarda 2-3 gün süren orta şiddetli eklem ağrıları görülebilir.


HEPATİT AŞISI

Virüs kökenli hepatit tüm dünyada önemli bir sağlık sorunudur.Bugüne değin virüs hepatitine neden olan beşten çok virüs saptanmıştır.Bunlar A,B,C,D ve E tipleridir.

Nasıl yapılır:Hepatit B aşısı,erişkinlere kolun dış yüzeyinden kas içine,bebeklerde kalçanın üst bölümüne uygulanır.Yeterli bağışıklık sağlamak için ilk dozdan sonraki birinci ve altıncı aylarda aşı yenilenmelidir.Bağışıklık en az 4-5 yıl sürer ve bu süre sonunda aşının yinelenmesi önerilir.

Yan etkiler ve komplikasyonları:En sık görülen yan etkiler aşı yerinde kızarıklık,kaşıntı ve şişliktir.Bunlar çok hafif seyreder ve genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolur.Ender olarak ateş,bulantı ve yorgunluk görülebilir.Aşı hepatit B virüsüne karşı tam bir bağışıklık sağlar.


VEREM AŞISI

Son yıllarda Türkiye’de görülme sıklığı önemli oranda yükselen verem,dünya ölçeğinde de yaygın bir enfeksiyon hastalığı olma özelliğini korumaktadır.

Nasıl yapılır: Aşı deri içine verilerek uygulanır.Eskiden ağız yoluyla uygulanmış,ama bağışıklık oluşturacak kadar yüksek miktarda antikor oluşumu sağlamayan bu yöntemden vazgeçilmiştir.Verem aşısı çiçek aşısına benzer biçimde iğneyi deriye birkaç kez batırarak ya da deriyi çizerek uygulanabilir.Verem aşısı çok dikkatli yapılmalıdır.Deri altına değil kesinlikle deri içine uygulanmalıdır.En sık kullanılan bölge kolun dış yüzüdür. Uygulama bölgesinde 3 hafta sonra birkaç milimetre çapında bir lezyon belirir.Oluşan küçük yara 2-3 ayda geride bir nedbe dokusu bırakarak iyileşir.

Etkisi: BCG aşısı bebekleri 5 yaşına değin %80-90 oranında korur.Bu koruma 10 yaşına değin %80’e erişkinlerde %50’ye düşer.Bazı durumlarda koruma tam değildir.Ama her durumda aşı hastalığın vücuda yayılmasını engeller.

Kimler aşılanır: Yeni doğanlara ve tüberkülin testi negatif sonuç verenlere aşı uygulaması önerilirken,aşağıda risk gruplarında bulunanlara aşının uygulanması gerekir.
  • Beş-on yaşlarında,hastalığın yaygın olduğu toplumsal ve ekonomik düzeyi düşük bölgelerde yaşayan ve tüberkülin test sonucu negatif olan kişilerde,
  • Beş-on beş yaşlarında,aile bireylerinden birinde verem saptanan ya da önceden verem hastalığı geçirmiş ve tüberkülin testi negatif sonuç veren kişiler,
  • Sanatoryumda görevli personelin çocukları içinde tüberkülin testi negatif çıkanlar,
  • Sağlık kuruluşlarında çalışan ve tüberkülin testi negatif olan kişiler,
  • Tüberkülin testi negatif çıkan tıp öğrencileri,tıp fakültesine kayıt sırasında,
  • Tüberkülin testi negatif çıkan ve askerlik görevine başlayan kişiler.
Komplikasyonları:Verem aşısından sonra genel bir komplikasyon görülmemiştir.Aşı yanlışlıkla kişinin vereme yakalandığı bir dönemde uygulanırsa,hasatlığın kuluçka süresi kısalır,yerel lezyon hızla yayılır ve ateşle birlikte hastalığın tüm belirtileri ortaya çıkar.Yerel komplikasyonlar aşının uygulandığı bölgedeki lenf bezlerinin büyümesidir.Şişlik 1-2 ayda kaybolur.


ÇİÇEK AŞISI

Dünya Sağlık Örgütü’nün 8 Mayıs 1980’deki 33.toplantısında çiçek hastalığının bütün dün yada ortadan kalktığı açıklanmıştır.Elde edilen başarı,bütün dünyada yürütülen çiçek aşısı kampanyalarına bağlıdır.Türkiye’de de zorunlu olarak yapılan çiçek aşısı,Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamaları doğrultusunda uygulamadan kaldırılmıştır.
KãRdé£éN Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 20-08-2007, 15:26   #7 (permalink)
KãRdé£éN
Sevda Çiçeğim
 
KãRdé£éN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
·´¯`·-ღ caηısı ღ-·´¯`·
Kayıt: 18.06.2006
Yaş: 22
Mesajlar: 15.688
İtibar Gücü: 150


GRİP AŞISI


Grip aşısı inaktive (ölü) bir aşıdır ve her yıl tek doz olarak uygulanması önerilmektedir. Grip aşısının her yıl tek doz olarak uygulanmasının önerilmesinin nedeni grip virüsünün (influenza virüsü) hemen her yıl genetik yapısını değiştirmesi ve farklı bir virüs olarak ortaya çıkmasıdır. Her yılın grip aşısı içerik olarak birbirinden farklılık gösterir. 2005 yılının grip aşısı ülkemizde Eylül ayında piyasaya çıkmıştır. Grip aşısı 8 yaş altındaki çocuklara ilk kez uygulanacağı zaman bir ay ara ile iki doz olarak önerilmektedir. Takip eden senelerde tek doz aşı uygulanması yeterli olmaktadır.

8 yaşından büyük çocuklara ve erişkinlere grip aşısı ilk kez uygulanacağı zaman da dahil olmak üzere tek doz olarak önerilmektedir. 3 yaşın altındaki çocuklara grip aşısı yarım doz olarak uygulanmalıdır.

Grip aşısının etkinliği dolaşımdaki virüs tipleri ile uyuma, yaşa ve aşılanan kişinin sağlık durumuna göre değişmekle birlikte %70-90’dır. Sağlıklı erişkinlerin %90’ını hastalıktan korumaktadır. Yaşlılar ve altta yatan hastalığı olan kişilerde gribe karşı koruyuculuk oranı bir miktar azalmakla birlikte grip nedeniyle gelişebilecek komplikasyon ve ölümleri önlemekte etkindir. Yaşlılarda hastaneye yatışları %50-60, ölümleri %80 oranında azaltmaktadır. Grip aşısının uygulanması için en uygun zamanlar Eylül-Ekim-Kasım aylarıdır. Ancak salgınlar Mart-Nisan aylarına kadar devam edebildiği için hastalığı geçirmedikçe ve aşı bulunabildiği sürece Ocak-Şubat ayları ve sonrasında da aşı uygulanabilmektedir. Grip aşısından sonra kesin koruyuculuğun başlaması için en az 10-14 günlük bir süre gerekmektedir.


Grip Aşısı Olmalı mı Olmamalı mı?

Sonbahar ve grip aylarının baş belası gripten korunmanın en etkili yolu sağlıklı beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, yeterince istirahat etmek ve sigaradan uzak durmak gibi davranışlarla bağışıklık sistemini kuvvetli tutmaktan geçer. Öksüren ve hapşıran kişilerden hele de ağız ve burunlarını kapatmıyorlarsa uzak durmak ve sık sık elleri yıkamak korunmada etkili yöntemlerdir. Ancak her ne kadar korunursak korunalım grip bizi orada bulabilecek kadar bulaşıcı bir hastalıktır.

Grip günümüzde aşı ile önlenebilen bir hastalıktır. Gelişmiş ülkeler grip aşısını genellikle programlarına almış ve vatandaşlarına ücretsiz olarak sunmaktadırlar. Ülkemizde grip aşısı rutin olarak yapılmamaktadır, ancak aşı özellikle risk altındaki gruplara önerilmektedir.


Grip aşısının önerildiği gruplar ;

1) Gribin yaşamsal risk oluşturduğu ve tıbbi açıdan mutlaka aşılanması önerilenler:

• 65 yaşından yaşlılar
• Şeker hastaları
• Astım hastaları
• Kronik akciğer hastaları
• Kronik kalp ve damar sistemi hastaları
• Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler
(kronik kan hastalığı olanlar, kanser hastaları, immunsupresif ilaç kullananlar)
• Huzurevi, bakımevi vb ortamlarda yaşayanlar

2) İkincil risk grupları: 1. risk grubunda yer alanlarla yakın temasta olanlar ve;

• 50-64 yaş arası kişiler
• kronik tıbbi rahatsızlıkları bulunan huzur evi ve diğer kronik bakım kuruluşlarının tüm yaşlardaki sakinleri
• astım dahil pulmoner ve kardiyovasküler sisteme ait kronik hastalıkları bulunan erişkinler ve çocuklar
• bir önceki yılda (şeker hastalığı dahil) kronik metabolik hastalıklar, böbrek disfonksiyonu, hemoglobinopatiler, veya bağışıklık sisteminin baskılanması nedeniyle düzenli tıbbi takip veya hastaneye yatırılmaları gerekmiş olan erişkinler ve çocuklar
• Sağlık Personeli
• Yukarıda belirtilen risk grupları ile aynı ortamda yaşayanlar
• Huzurevi, bakımevi ve benzeri yerlerde çalışan personel

3) Özel gruplar:

• Hamile bayanlar (4 aylıktan itibaren)
• HIV ile enfekte kişiler
• Sık seyahat edenler
• Gribin tıbbi ve ekonomik olumsuz etkilerinden korunmak isteyen kişiler (iş adamları, üretimde çalışanlar, sporcular vb)

Grip aşısı kimlere uygulanmamalı?
Grip aşısı 6 aylıktan küçük çocuklara, hamileliğinin ilk 3 ayının içinde bulunanlara ve ciddi yumurta alerjisi olanlara uygulanmamalıdır.

Grip aşısının yan etkileri nelerdir? Grip aşısı sonrası %15-20 oranında aşı yerinde ağrı, kızarıklık, şişlik oluşabilir. Tüm vücudu etkileyen yan etkiler ise son derece nadirdir (%1’in altında) ve ateş, halsizlik, kas ağrısı gibi yan etkiler (eğer görülürse) aşıdan 6-12 saat sonra başlamakta ve 1-2 gün içinde kendiliğinden geçmektedir. Her biyolojik üründe olduğu gibi grip aşısı uygulanmasından sonra da alerjik reaksiyon görülebilir.

Aşılarınızı her zaman tam teşekküllü sağlık merkezlerinde veya hekim kontrolünde uygulatmanız önerilir.. Grip aşısı +2-+8 derece arasında buzdolabında saklanmalı ve kesinlikle dondurulmamalıdır.

Grip aşısı sonrası grip hastalığının görülmesi olsa olsa bir tesadüf olabilir, ancak salgın sırasında aşı yapıldığında bu tesadüf hiç de nadir değildir. Grip aşısı teknik olarak inaktive yani ölü bir virüs aşısı olduğundan vücuda virüs verilmez ve aşıya bağlı grip hastalığı oluşamaz.

Bilimadamları hastalığı önlemek için kullanılan altı ayrı çeşit grip aşısını bire düşürmek konusunda yeni bir gelişme katettiler. Belçikalı bilimadamlarına göre, 'hemagglutinine' ve 'neuraminidase' proteinlerinin bileşiminden oluşan M2 proteinin aşı solüsyonlarında kullanılması sayesinde, insanlar tek bir aşı ile gribe karşı önlem alabilecekler. Bugüne kadar hastalığı önlemek amacıyla piyasadaki altı çeşit aşıdan birini kullanabilmek için bazı testlerden geçmek ve uygun aşı çeşidi belirlemek gerekiyordu.Aşı, bir önceki senede en sık karşılaşılan virüs tipine karşı, Dünya Sağlık Örgütü'nün önerileri doğrultusunda hazırlanmaktadır. Her yıl Ekim-Kasım aylarında tek doz şeklinde yapılmalıdır. Aşı ile koruyuculuk sağlıklı kişilerde %80'lere varmaktadır; yaş ilerledikçe koruyuculuk %50-60'lara inmekle birlikte hastalığın hafif geçirilmesi sağlanmaktadır.


Kimler aşı olmalıdır?

Bazı durumlarda "öldürücü" bile olabilen gripten korunmanın tek yolu aşı. Aşının yararlı olması için salgın başlamadan önce yapılması gerekiyor. 65 yaş üstündekilere, ilk 3 ayından sonra hamilelere ve çocuklara grip aşısı öneriliyor. Birbirine yakın çalışan iş arkadaşları, yaşlılar, astım, şeker ve kronik solunum hastaları, öğretmenler, öğrenciler, askerler, hac ve umreye gidenler grip için yüksek risk grubunda bulunuyor.

Şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, yüksek ateş, titreme, kuru öksürük ve baş ağrısıyla ortaya çıkan gripten korunmak için, salgın başlamadan önce aşı yaptırarak, önlem alınması istendi. Uzmanlar, gribin önemli bir salgın hastalık olduğuna ve birçok kişinin bu rahatsızlıktan dolayı zor dönemler yaşadığına dikkat çekiyor.

Grip aşısı, genel olarak 65 yaş ve üzerindeki bireylerle, grip sonrası hastalık riski olan herkese, 6aylık bebeklikten itibaren yapılmalıdır. Çünkü ağır seyirli hastalık nedeniyle hem işgücü kaybı ve dolayısıyla ekonomik kayıp olmakta hem de özellikle risk gruplarında ölümle karşılaşabilmekteyiz. Aşı yapılması gereken bu yüksek risk grupları şunlardır: 1. 65 yaş ve üstündeki kişiler (özellikle bakımevlerinde kalanlar), 2. Kronik hastalığı olan kişiler: Kronik kalp, akciğer (astımlılar dahil), karaciğer, böbrek hastalığı, şeker hastalığı ve diğer endokrin sistemi hastalığı olanlar, 3. Kronik hastalık dışında bağışıklık sistemleri zayıflamış olan kişiler: Kanserli-lösemili kişiler, bağışıklık sistemi hastalığı olanlar, organ ve kemik iliği nakli yapılan kişiler, 4. Uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuk ve gençler. Ayrıca risk grubundaki kişilere grip bulaştırabilecek sağlıklı kişilerin de (örneğin hastanelerde yoğun bakım, yenidoğan, nakil, bağışıklığı zayıf hastaların bakıldığı bölümlerde çalışan doktor, hemşire, hastabakıcılar; kreş ve huzurevleri çalışanları; birlikte yaşayan aile bireyleri,...) aşılanması önerilmektedir.Hamile kadınların da, gripten korunmak için gerekli önlemleri alması gerektiğine işaret eden uzmanlar, hamilelik sırasında bulaşan gribin, bebekte ve anne adayında çeşitli komplikasyonlara neden olduğuna işaret ediyor. İlk 3 ayından sonra tüm hamilelere grip aşısı öneren uzmanlar, 6 ayından itibaren bütün bebeklere de grip aşısı yaptırılması gerektiğini kaydediyor.


Aşının yan etkileri var mıdır?

Aşı, embriyonlu yumurta kesesinden elde edilmektedir; bu nedenle yumurta allerjisi olanlar kullanmamalıdır. Aşı sonrası nadiren, hafif geçen, nezle benzeri bir tablo oluşabilir. Aşı yerinde kızarıklık ısı artışı, hafif ateş kas ağrıları, kırıklık hissi olabilir, 1-2 günde düzelir. Ateşli hastalığı olanlara, bu iyileştikten sonra aşı önerilir. Gebe kadınlarda 3.aydan sonra ve yenidoğan dönemi bebeklerine aşı yapılabilir. AİDS'lilere de aşı yapılabilir.


Grip aşısı nasıl temin edilir ve yapılır?

Aşı, ticari olarak eczanelerde bulunmaktadır. Recetesiz alınabilir. Fakat bir hekime danışarak yapılması bir çok açıdan faydalıdır. Grip aşısını devlet ödemez. Aşı uygulaması, erişkinlerde omuz kası içine veya cilt altına, 2 .yaşın altındaki çocuklarda uyluğun ön-yan kısmına bir sağlık personeli tarafından yapılmalıdır. Her sene aşı içeriği değiştiğinden o sene üretilen aşı ile aşılanmalıdır. Bu şekilde yapılan aşı, kişiyi 1 yıl kadar gripten korur.
KãRdé£éN Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 20-08-2007, 15:35   #8 (permalink)
KãRdé£éN
Sevda Çiçeğim
 
KãRdé£éN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
·´¯`·-ღ caηısı ღ-·´¯`·
Kayıt: 18.06.2006
Yaş: 22
Mesajlar: 15.688
İtibar Gücü: 150


AŞILAMANIN TEMELİNDEKİ İLKE

Aşılamanın temelindeki ilke,bakteri ve virüs gibi enfeksiyon etkenlerini yada çeşitli zehirli maddeleri belirli işlemlerden geçirdikten sonra kişiye vererek vücudun bu maddelere karşı antikor üretmesini,yani bağışıklık kazanmasını sağlamaktır. Böylece vücudun,hazırlıklı olduğu hastalık etkenlerinden biriyle karşılaştığında, önceden, oluşmuş antikorlar sayesinde bu maddelerle savaşması kolaylaşır.


AŞILARIN BİLEŞİMİ

Aşılar ya hastalık etkeni olan mikroorganizmalardan(bakteri,virüs vb)yada bunların ürettiği zehirlerden yapılır.Vücuda verilmeden önce çeşitli işlemlerden geçirilen aşının hastalık yapıcı etkisi ortadan kaldırılır.Ama bu işlemler aşının antijen özelliğini ve vücutta antikor oluşturma etkisini engellemez.

Başlıca aşı tipleri şunlardır:

Canlı aşılar-Enfeksiyon etkeni mikroorganizma ısıtma,kimyasal işlem gibi çeşitli yöntemlerle zararsız hale getirilerek vücuda verilir. Bazen de enfeksiyon etkenine benzeyen daha zararsız bir mikroorganizma kullanılır.Örneğin,çiçek aşısında inek çiçek hastalığının etkeni,verem aşısında da hastalık yapma gücü zayıflatılmış BCG denen verem basili kullanılır. Ölü mikropların kullanıldığı aşılar-Örneğin boğmaca ve kolera hastalıklarında bu tip aşılar kullanılır. Mikropların ürettiği zehirleri(anatoksin)içeren aşılar-Bu tip aşılarda formol gibi kimyasal maddeler yada ısı kullanılarak zehrin hastalık yapıcı etkisi yok edilir,ama antikor yapımını uyaran etkisi korunur(tetanos aşısı,difteri aşısı vb).


AŞILARIN ETKİ MEKANİZMASI

Canlı aşılarla vücuda giren mikroorganizmalar çoğalmaya başlar,ama bunlar etkisizleştirilmiş olduğundan üremeleri hastalıkla sonuçlanmaz yada ancak çok hafif belirtiler gelişir.Sonuçta gerçek mikropların oluşturduğuna benzer bir bağışıklık ortaya çıkar.Aşılanmadan en erken 2-3 hafta sonra gelişen bu bağışıklık yıllarca sürer. Ölü aşılar ve anatoksinler hastalık belirtilerine yol açmaz,ama vücutta bunlara karşı antikor üretilir.Gene de tam bir bağışıklık oluşması için aşı dozu birkaç kez yinelenmelidir. Bunların yarattığı bağışıklık canlı aşılarınki kadar uzun süreli değildir.Yeni doğanlarda ve Süt çocuklarında bağışıklık sistemi tam olarak olgunlaşmadığından,aşılara yanıt( göreceli olarak)zayıftır.İlk aşı(karma aşı)yaşamın ikinci ayından sonra yapılır.Aşıya en iyi yanıt çocukluk ve ergenlik döneminde alınır.Daha sonra bu etki azalır.


YAN ETKİLERİ

Yan etkiler aşının özelliklerine göre değişir.Canlı aşı yapıldıktan sonra gelişen yan etkiler,gerçek hastalığın hafif bir biçimi gibidir.Örneğin kızamık aşısından sonra hafif ateş ve döküntü ortaya çıkabilir. Etkisizleştirilmiş maddeler içeren(örneğin,ölü bakteri yada virüsler,anatoksinler)aşılar ise kızarıklık,aşının uygulandığı yerde şişlik ve ağrı gibi yerel,ateş ve kırıklık gibi genel durumlara yol açabilir. Aşı komplikasyonları ağır ve hafif olarak ikiye ayrılabilir.Hafif komplikasyonlar aşıdaki çeşitli öğelere karşı gelişen alerji tepkimelerinin deride yol açtığı belirtiler ile aşının uygulandığı bölgedeki lenf bezlerinde şişkinlikten oluşur. Ağır komplikasyonlar ise daha az görülür ve anafilaktik şok(ikinci kez karşılaşılan bir antijene karşı şiddetli alerji tepkisi), çırpınma nöbetleri(özellikle çocuklarda boğmaca, kızamık,çiçek gibi aşılardan sonra)yada çok ender olarak beyin iltihabı gibi durumlara neden olur.


AŞILAMA YAPILAMAYAN DURUMLARDA

Özellikle canlı aşı uygulamasının sakıncalı olduğu durumlar arasında ateş,ishal,genel bitkinlik,enfeksiyon hastalıkları,kalp hastalıkları,gebelik ve bebeğin erken doğmuş olması olabilir.

Kortizon tedavisi görenlere aşı uygulanmaz.Çünkü kortizon bağışıklık sistemini etkileştirerek aşının içindeki maddeye karşı vücudun antikor üretmesini önler.

Kötü huylu tümörü olan hastalara canlı aşı uygulaması yapılmaz.Kanserin etkisiyle baskılanan bağışıklık sistemi nedeniyle ölü aşı ya da anatoksin aşısı da yeterli antikor üretmediğinden yararlı olmaz.

Merkez sinir sistemi hastalığı bulunanlara boğmaca aşısı kesinlikle uygulanmaz.Bu hastalara zayıflatılmış canlı aşılar uygulanırken de çok dikkatli olunmalıdır.Sindirim sistemi hastalığı bulunanlara çocuk felci aşısı uygulanmamalıdır.Alerjik özellikleri olan kişilerde ise yumurta proteini içeren aşıların kullanılması sakıncalıdır.Antihistaminik türü ilaçların koruyuculuğu altında öbür aşılar dikkatli bir biçimde uygulanabilir.böbrek ya da karaciğer hastalığı bulunanlara BCG aşısı uygulanmamalı,difteri ve tifo aşısı uygularken de çok dikkatli olunmalıdır.
KãRdé£éN Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 20-08-2007, 15:37   #9 (permalink)
KãRdé£éN
Sevda Çiçeğim
 
KãRdé£éN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
·´¯`·-ღ caηısı ღ-·´¯`·
Kayıt: 18.06.2006
Yaş: 22
Mesajlar: 15.688
İtibar Gücü: 150



Bağışıklık Nedir?

Yeryüzünde, insan sağlığına zararlı birçok mikrop, virüs ve bakteri mevcuttur. İnsanlar, bunların etkilerinden vücudu dış etkenlere karşı savunan "bağışıklık sistemi" ile korunur. Vücut, kendine zarar verebilecek tüm etkenlere karşı hiçbir ayrım yapmadan savunma yapma kabiliyetiyle donatılmıştır. Ayrıca her hastalığa başka bir tür mikrobun yol açtığını bilme ve onları ayırt etme yeteneği de bahşedilmiştir. Bu yetenek, vücuda giren mikropları tanımlayarak, onları etkisiz hale getirecek silahların üretimini sağlar. Bu silahlara antikor denir. Doğal olarak vücut ilk kez karşılaştığı mikroplara karşı antikor üretmiş değildir. Örneğin, kızamık mikrobu olan bir çocuğun vücudu ancak bu mikropla karşılaştıktan, yani hastalığı kaptıktan sonra kızamığa karşı antikor üreterek onunla savaşabilir. Bu yüzden bir kez kızamık geçiren bir vücut, artık bundan sonrası için kızamığa karşı savunma mekanizmasını geliştirmiş demektir ve bu hastalığa bir kez daha yakalanmayacaktır.

Ne var ki bir kez geçirildiğinde bile ölüm, sakatlık, zeka geriliği gibi ciddi sonuçlara neden olabilen ağır hastalıklar vardır. Dolayısıyla sağlıklı bir yaşam için alınması gereken ilk önlem, vücuda bu hastalıkları hiç geçirmeme gücünü veren aşılanmadır. Aşılanma, hastalıklardan korunmak için en etkin, en güvenli ve en ekonomik yoldur.


Aşı Nedir?

Aşı, canlının bünyesinde hastalığa sebep olabilme gücüne sahip mikropların güçlerinin zayıflatılarak vücuda verilmesidir. Mikrobun bünyesi hasta edemeyecek kadar zayıflatılmış hali vücutta hemen ona karşı antikor oluşumunu sağlar ve bağışıklığın ortaya çıkarılmasına sebep olur.

Aşıların tedavi edici özelliği yoktur. Bu yüzden yakalanma riski olan hastalıkla karşılaşmadan önce yapılmalıdır.



Aşılar cinsine göre ağız yoluyla alınır yada enjekte edilir. Hangi yoldan yapılırsa yapılsın aşı vücudun savunma mekanizmasını harekete geçirerek vücudu hastalıktan korur.

Vücudun oluşturduğu antikorlar güçlerini hastalıkla sadece bir kez karşılaştıklarında değil sürekli olarak gösterir. Aşının geçerlilik süresi boyunca ilgili mikrobun hastalık yapması önlenmiş demektir.

Aşının koruyucu etkisi, uygun yaşta ve uygun aralıklarla yapılmasına bağlıdır. Araştırmalar sonucunda, her aşı için bir takvim geliştirilmiş, aşının etkinliğinin tam olması için bu takvimin uygulanması önerilmiştir. Çocukluk insan vücudunun hastalıklara karşı en zayıf dönemdir. Bebeklerin çok sayıda hastalıktan korunması gebelik döneminde anneye yapılan aşılarla başlar. Örneğin; anne adaylarının gebeliğin son üç ayında bir ay ara ile iki doz tetanoz aşısı olması, hem anne hem de bebek için hayati önem taşır.

Bebeklik döneminde en sık Hepatit B, Verem, Difreni, Tetanoz, Zatürre, Boğmaca, Çocuk Felci, Menenjit, Kızamık, Kızamıkçık, Karabakulak, Suçiçeği hastalıkları görülmektedir. Ciddi sonuçlar doğurabilecek bu hastalıkların engellenebilmesi bebeklerin aşı takvimine göre aşılanmasıyla mümkündür.

Lütfen, en değerli varlığımız olan çocuklarımızın sağlıklı geleceğini riske etmeyiniz.

Aşı Zarar Verir mi?

Günümüz tıp teknolojisinin gelişmiş koşullarıyla üretilen aşılarda yan etki olasılığı yok denecek kadar azdır. Aşı yapıldıktan sonra çok nadir olan vücutta ve aşı yerinde bazı hafif yan etkiler olabilir. Bunlar nadir olmakla birlikte, ateş, ağrı, kızarıklık şeklinde görülür ve genellikle kısa süreli olup, tedavi gerektirmezler. Aşı uygulamalarından sonra yine bir çok ender olarak hafif alerjik reaksiyonlar görülebilir.

Aşı yapmamayı gerektiren durumlar var mı?
Bilimsel araştırmalar, halk arasında hafif ateş, ishal, öksürük, burun akıntısı, zayıflık gibi durumlarda aşı yapılamaması inanışı çürütmüş aşının bu durumlarda da gerekli ve yapılabilir olduğunu kanıtlamıştır.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bildirisine göre, bir çocuğa aşı yapılması sırasında hekim kontrolünden geç-mesi gerekli durumlar şunlardır;

Lösemi, Lenfoma gibi kötü huylu hastalığı olan ve diğer kanserli çocuklar. Örneğin; Aktif verem hastalıkları

Ağır derece Zatürre, böbrek Yetmezliği, metabolizma hastalığı gibi hastane tedavisi gerektiren durumda olanlar. Örneğin; Kortizon tedavisi görenler, Işık tedavisi(Radyo Terapi görenler)

Bu hastalığı olanlara aşı konusunda kararı hastayı izleyen hekimin vermesi gerekir. Yukarıda belirtilen hastalıklar dışında hastalığı olan ya da sağlam olan tüm bebek ve çocukların aşı takvimine uygun olarak mevsim ayırt edilmeden gerekli tüm aşıları yapılmalıdır.
KãRdé£éN Çevrimiçi   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 24-08-2007, 12:33   #10 (permalink)
zuzuuu
Kendini aşan 2de1'ci
 
zuzuuu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
hEiDi TaDındA yaSasaM HayaTI!...
Kayıt: 07.08.2007
Mesajlar: 3.134
İtibar Gücü: 62


tesekkürler paylasım için
zuzuuu Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Aşı takvimine yeni aşılar eklendi **Zerd@** Sağlık 1 23-07-2008 00:27





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847