HIZLI ARAMA
| Sağlık Hastalıklar ve şifaları yaşadığımız sağlık sorunlarımızı burada paylaşalım! |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() Ben Mevlana Deyilim,Adam OLun öyle GELIN Kayıt: 11.05.2007 Yaş: 22
Mesajlar: 2.080 İtibar Gücü: 17 | Haydi Yogaya Yoga Mantralar ![]() Yaptığımız yoga çalışmalarında, evrene ve birbirimize iyi niyetlerimizi sunmak ve yaptığımız çalışmalardan sadece kişisel değil, genel olarak tüm evrene fayda dilemek için her yaptığımız çalışmanın başında ve sonunda bir mantra okumaktayız. Verdiğimiz başlangıç ve bitiş mantraları, yogasana çalışmalarında (yani hafta içi akşamları yapılan çalışmalarda) kullanılmaktadır. Başlangıç Mantrası Om Sahanavavatu Sahanou bhunaktu Saha viryam karavavahai Tejasvinavadhitamastu Ma vidvişavahai Om Şanti, Şanti, Şanti (Evren) Hepimizi korusun hepimizi beslesin Birlikte büyük bir enerji ile çalışalım Çalışmamız aydınlatıcı olsun ve meyve versin Birbirimizden nefret etmeyelim Om, huzur, huzur, huzur Bitiriş Mantrası Sarve bhavantu sukinah Sarve santu niramayah Sarve bhadrani paşyantu Ma kascit dukha bhagbhavet Om Şanti, Şanti, Şanti Hepimiz mutlu olalım Hepimiz hastalıklardan uzak olsun Hepimiz uğurlu olan şeyleri görelim Kimse acı çekmesin Om huzur, huzur, huzur. |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() Ben Mevlana Deyilim,Adam OLun öyle GELIN Kayıt: 11.05.2007 Yaş: 22
Mesajlar: 2.080 İtibar Gücü: 17 | Yogada vejetaryenlik düşüncesi ![]() ![]() ![]() Yoga’nın temel ilkelerinden biri “Ahimsa” yani “Öldürmemek”tir. Burada öldürmemekten kasıt, yaşama saygı duymaktır. Yoga’yı biraz takip etmiş olanlarınız, yoga’nın kelime olarak “evrenle bir olmak” demek olduğunu bilirler. Elbette, burada kast edilen, Yoga’nın bizi evrenle bir olmanın yöntemini gösteren bir yol olmasıdır. Evrenle bir olma yolundaki aşılması gereken belki de en zor şey, bireyselliği bir kenara bırakıp, bütünselliğe geçmek, yani “ben” yerine “biz” diyebilmek, bütünü sevebilmek ve bütünün farkına varabilmektir. Peki ama bu kadar basit bir gerçeği dile getiren bir felsefenin takibi niye bu kadar “zor” olarak algılanıyor? Bunun cevabını bulmak için, günlük yaşantımızı gözden geçirmemiz aslında yeterli: Bizler kendimizi bu beden olarak kabul ederiz, yani bunun anlamı şudur: “Bu beden dışındaki herşey benim dışımdadır.” İşte bunu dediğimiz anda, Yoga’dan uzaklaşmaya başlarız, çünkü bu düşünce tarzı, evreni “ben” ve diğerleri (çevremdeki her şey) olarak ikiye böler. Bu görüşe göre, ikilikçiliğin olduğu yerde de, korku, öfke ve arzu vardır, çünkü benim dışımda “bir şeylerin” olması benim “o şeyleri” arzulamama, arzuladığımı elde edememem halinde öfkeye yol açar, arzuladığımı elde etsem bile bu kısa süreli bir tatmin verecek ve bir süre sonra bu arzu yerini bende olmayan “başka bir şeyin” arzusuna dönüşecek ve bu zincirden kurtulana dek böyle sürüp gidecektir. Peki biz nelerden korkarız? Bir aslan kendisine korkutucu gelmez, halbuki ceylanlar için korkutucudur, işte aynı şekilde biz de “biz olmayan” şeylerden korkarız. Birliğin olduğu yerde korku barınamaz, çünkü bu ışığın olduğu yerde karanlığın barınması gibi mümkün olmayan bir durumdur. Birliğin olduğu yerde arzu yer alamaz, çünkü benim dışımda sahip olmadığım bir şey var olamaz. Yoga yapmanın bir ön şartı var mı sorusu tüm öğrenciler tarafından sorulan temel bir sorudur. Genelde de verilen cevap aynıdır: “Hayır yoktur.” Ama öğrenci gün geçtikçe, öğretmenin vejetaryen olduğunu, mümkün olduğunca organik gıdalar aldığını, alkol, tütün ve diğer her tür uyarıcı ve uyuşturuculardan uzak durduğunu, içtiği sudan uyku saatine belli bir kurallar zincirine bağlı kalmaya çalıştığını görerek, tereddüt etmeye başlar : “Acaba bana herşey söylenmiyor mu?” Burada aslında öğretmenin söylemeye çalıştığı şey şudur: Evrenle bir olabilmek adına yapılması gereken standart “kurallar” yoktur, bir öğrenci bunların hiç birini yapmadan da göz açıp kapayıncaya kadarki zaman içinde –bu yaklaşık 1 saniyedir- yogaya ulaşabilir. Ancak, günümüz dünyasına baktığımızda, bu kadar çabuk ve kesin bir şekilde yogada başarılı olmak çok azımıza nasip olmaktadır; tersine yoga’ya ulaşma; uzun çalışma, azim, kararlılık, sabır, inanç (öncelikle kendimize, sonra yoga’ya) gerektirmektedir. Sri Sankaracharya, Yoga’nın 4 aracı –olmazsa olmazı- olduğunu söylemektedir: Bunlar: 1. İnanç 2. Adanma 3. Meditasyon 4. Özgürlüğe ulaşma arzusudur. Dikkat ederseniz Sri Sankaracharya bu kurallar içine et yememek, günde sadece 6 saat uyumak, mantra okumak, yoga duruşları yapmak gibi “şimdi bunun evrenle bir olmakla ne alakası var” diyeceğiniz maddeleri listelememiştir. Peki o halde tüm bu çalışmalar neden yapılmaktadır? Kısaca aşağıda özetlemeye çalıştım: 1. Öykünme: Öncelikle öğrenciden “sanki öyleymiş gibi” yapması istenir. Mesela öğrenci belki ilk başlarda derin meditasyona dalamayacaktır ama yine de sanki derin meditasyondaymış gibi sabit bir şekilde sakin ve rahat bir pozda ortalama 20 dakika meditasyon yapması istenir. Elbette burada kast ettiğimiz, öğrencinin taklite kaçıp bunu bir alışkanlık haline getirmesi ve yerinde sayadığı halde, kendini ve çevresini kandırması değildir. 2. Arınma: Tüm bu çalışmalar, bizi arındıracak birer “kriya” yani arındırma çalışmalarıdır. 3. Kalbin açılması: Biz ne yaptığımızı aklen bilmesek de; beden bilir, zihin bilir, ruh bilir. Bu nedenle, başlangıçta yapılan tüm bu çalışmalar bizim kalbimizi açacak ve evrensel bilgiyi almamızı kolaylaştıracak birer araç olacaktır. Yoga’nın temel yapıtaşı, insanın sadece bu bedenden ibaret olmadığı, ama bunun gerisinde –ismi ne olursa olsun- bir enerji olduğudur ve aslında amaç, araç olan bedeni kullanarak, yoga’ya ulaşmaktır -yani beden bizim gerçek özbenliğimiz değildir. Bu nedenle, biz yaptığımız çalışmalarla öncelikle evren olmanın nasıl bir şey olduğunu anlamak adına “sanki öyleymiş gibi yaparak” anlamaya böylelikle zamanla arınmaya, ve kalbimizi açarak evrensel bilgiyi almaya çalışırız. Yoga görüşüne göre, evren titreşimlerden oluşmuştur. Madde ağır bir titreşime sahipken, örneğin düşünce çok daha süptil bir titreşime sahiptir, bu nedenle de madde görülebilirken, düşünce gözle görülemez. İşte Yoga’ya göre, evrenin gerçek mahiyetinin ne olduğunun anlaşılması için bu süptil titreşime ayak uydurmak gereklidir, bunun da yolu ancak bu titreşimi algılayacak frekansta yani aynı titreşimde bulunmakla olur. Bu nedenle, Patanjali Yoga Sutralarında “Yoga ile çevredeki dünya şartları değil siz değişeceksiniz, ve siz değişseniz bile diğerleri için herşey eskisi gibi kalmaya devam edecektir” demektedir. Siz titreşiminizi yükselttiğinizde (yani süptilleştirdiğinizde) dünyayı yepyeni bir gözle görmeye başlarsınız ve düşünce gibi daha önce göremediğiniz formlar size görünür hale gelmeye başlar. Böylece yine Patanjali’nin Yoga Sutralarında bahsettiği diğer insanlara mucize gibi gelen meyveler ortaya çıkmaya başlar, bir yogi düşünceleri okuyabilir, bir atom boyutuna inebilir, herşeyi içine alacak kadar genişleyebilir, yıldızlara dokunabilir gibi. İşte, kullandığımız araç olduğunu söylediğimiz bedenimizin titreşimlerinin yükseltilmesinin yollarının her biri, Yoga’da yapılan çalışmalara denk gelir: et yememek, yoga duruşlarını günlük olarak YAPMAK:: |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() Ben Mevlana Deyilim,Adam OLun öyle GELIN Kayıt: 11.05.2007 Yaş: 22
Mesajlar: 2.080 İtibar Gücü: 17 | Derin gevşeme tekniği ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Duruş: Şavasana Bu teknikte tüm bedeni yönlendirmeli olarak gevşeteceğiz ve beden farkındalığını bırakacağız. Adım 1: Bele Kadar Gevşeme Ayak parmaklarımızı gevşetiyoruz. Tabanlarımızı gevşetiyoruz Ayak bileklerimizi gevşetiyoruz. Tüm ayaklarımız tamamen gevşek olmalı. Aşağıdan yukarıya doğru baldırlarımızı gevşetiyoruz. Dizlerimizi tamamen rahat bırakıyoruz. Aşağıdan yukarıya doğru uyluklarımızı gevşetiyoruz. Kasıklarımızı ve kaba etlerimizi gevşetiyor ve tamamen rahat bırakıyoruz. Bele kadar tüm bedenimizin gevşediğini hissetmemiz gerkiyor. Bacaklarımızın bedenimizin diğer bölgelerine göre olan farkını hissediyoruz. Şekil ve ağırlığının ortadan kalktığını, tamamen gevşediğini hissediyoruz. Şimdi bu farkındalığı daha da artırmak için birlikte bir kez Akara. Derin bir nefes alalım... (yüksek sesle A sesi çıkarıyoruz) Adım 2: Gövdenin gevşemesi Göbek bölgemizi gevşetiyoruz, diyaframımız, karnımız, midemiz tamamen gevşesin. Aşağıdan yukarıya doğru göğsümüzü gevşetiyoruz. Nefesimizdeki hafifliği hissetmemiz gerek. Sanki bir kuş kadar hafif nefesler alıp veriyoruz. Sırtımızın alt bölümlerini, orta ve üst bölümlerini gevşetiyoruz. Omuzlarımızı gevşetiyoruz. Yukarıdan aşağıya doğru üst kollarımızı gevşetiyoruz. Dirseklerimizi gevşetiyoruz. Yukarıdan aşağıya doğru alt kollarımızı gevşetiyoruz. Bileklerimizi, avuç içlerimizi ve parmaklarımızı tamamen yere bırakıyoruz. Baş dışında tüm bedendeki hafifliği hissediyoruz. Sanki orada yokmuş gibi, sanki havada yüzer gibi olduğumuzu hissediyoruz. Şimdi bu farkındalığı artırmak için birlikte bir kez Ukara. Derin bir nefes alalım... (yüksek sesle U sesi çıkarıyoruz) Adım 3: Başın gevşetilmesi Boynumuzu gevşetmeye başlıyoruz. Boynun ön bölümleri, yan bölümleri ve arka bölümlerini gevşetiyoruz. Çene, yanaklar, dudaklar, burun gözler ve göz küreleri, kaşlar, alın bölgesi ve tümüyle baş derisi tamamen gevşetiyor ve rahatlatıyoruz. Şimdi bu farkındalığı artırmak için birlikte bir kez Makara. Derin bir nefes alalım... (yüksek sesle M sesi çıkarıyoruz) Adım 4: Tüm bedenin gözden geçirilmesi Şimdi bedenimiz tamamen gevşek ve rahat. Gevşememiş birkaç kasın kalma ihtimaline karşı bedeni bir kez daha aşağıdan yukarıya gözden geçireceğiz. Ayaklar, ayak bilekleri, baldırlar, dizler, uyluklar, kasık bölgesi, kaba etler, karın, mide ve diyafram, aşağıdan yukarıya tümüyle göğüs bölgesi, omuzlar, yukarıdan aşağıya doğru üst kollar, dirsekler, alt kollar, bilekler ve eller. Boyun ;ön, yan ve arka bölümler, çene, yanaklar, dudaklar, burun, gözler, kaşlar, alın ve tümüyle baş derisi. Tamamen gevşetiyor ve rahatlatıyoruz. Tamamen yere bırakıyoruz. Şimdi bu duyguyu kuvvetlendirmek için birlikte bir kez tek nefeste AUMakara. Derin bir nefes alalım... (yüksek sesle tek nefesi üçe bölerek A-U-M seslerini çıkarıyoruz) Adım 5: Beden bilincini terk ediş Artık tamamen gevşek ve rahatız. Beden sanki orada değilmiş sanki havada asılı gibi. Tamamen gevşek ve rahat. Şimdi kapalı gözlerimizin ardında pırıl pırıl masmavi bir gökyüzü hayal edelim. Masmavi, bulutsuz ve engin bir gökyüzü... Şimdi yavaş yavaş bu gökyüzüne doğru yükselelim ta ki bu gökyüzüne ulaşana kadar. Artık tamamen gökyüzünün içindeyiz. Burada yavaş yavaş acele etmeden genişlemeye başlayalım. Genişleyelim, genleşelim, tamamen bu gökyüzü haline gelelim, tıpkı bir yağmur damlasının okyanusa düşmesi ve okyanus içinde kaybolması gibi biz de şuurumuzu kaybetmeden gökyüzünde eriyelim. Böylece onun tüm değerlerini hissedelim, enginliğini, sonsuzluğunu, her yerde oluşunu ama hiçbir şeyden etkilenmeyişini, sessizliğini, huzurunu, büyüklüğünü, değişmezliğini ve her yerde var olan Bir’liği hissedelim... Tüm bu değerlerin kendi öz değerlerimiz olduğunu fark edelim ve bir müddet bu şekilde kalalım... Adım 7: Geri dönüş adımları Şimdi yavaş yavaş kendimizi bu gökyüzünden ayırmaya başlıyoruz. Artık kendimizi gökyüzünden ayırdık, gökyüzünü hala gördüğümüz halde artık biz gökyüzü değiliz. Yavaş yavaş buraya, bu odaya geri döndük. Bedenimizi hissetmeye başlıyoruz... Ama biraz önce hissetmiş olduğumuz evrensel birlik ve sonsuzluk duygusu hala bizimle. Herşeyde bulunan birliği ve tüm değerleri hala hissediyoruz. Böylece bedende olduğumuz halde şuurumuz geçmişe göre daha açık. Artık biliyoruz ki biz evrenin biricik çocuğuyuz! Şimdi bu duyguyu kuvvetlendirmek için birlikte bir kez Omkara. Derin bir nefes alalım.... (yüksek sesle Om sesini çıkarıyoruz) Adım 8: Tam ve kesin olarak geri dönüş Bedenimizi tam olarak hissetmek için önce ayak parmaklarımızı ve ellerimizi hafif hafif hareket ettirmeye başlıyoruz. Tam olarak bedeni hissettiğimizde bacaklarımızı birleştiriyor, kollarımızı bedenimize yaklaştırıyoruz. Sol ayağımızı yere basıp, dizimizi kırıyoruz. Sol elimizi göbeğimize koyuyoruz. Sağ elimiz başımızın gerisinde olsun. Şimdi yavaşça sol ayağımızdan güç alarak sağ yanımıza doğru dönüyoruz. Bacaklarınızı üst üste koyup, sol kolumuzu kalçamıza koyuyoruz. Tek bir çizgide kalıp ve dengemizi hissediyoruz. Şimdi her iki elimizi yere basıp ve ellerimizden güç alarak doğruluyor ve oturuyoruz. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Tembel kızlar için Yoga | Deli_Sibz | Bayanlara ÖZEL | 7 | 07-07-2008 09:25 |
| YOGA Bayan /Erkek sporu | NİRVANA | Uzakdoğu sporları | 28 | 22-09-2007 14:38 |
| Yoga kalbe iyi geliyor | @izci@ | Sağlık | 0 | 10-03-2007 11:08 |
| MaSa BaŞıNDa YoGa | __ n i L i m __ | Beslenme ve Diyet | 0 | 06-02-2007 17:34 |
| Yoga | defne | Sağlık | 0 | 11-12-2006 11:52 |