ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Sağlık Hastalıklar ve şifaları yaşadığımız sağlık sorunlarımızı burada paylaşalım!

Cevapla
Alt 13-06-2006, 12:40   #1 (permalink)
B!tter chocolate
İşi kavrayan 2de1'ci
 
B!tter chocolate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 22.04.2006
Yaş: 23
Mesajlar: 1.440
İtibar Gücü: 17


BEYİN İÇİNDE İKİNCİ BİR BEYİN KEŞFEDİLDİ

Bir grup Avrupalı, Amerikalı ve Asyalı bilim adamının keşfi, biyoloji ve tıp dünyasını sarsacak: Beş yıldan beri burada sürdürülen araştırmaların ve aynı zamanda Amerika ve Avrupa’nın bazı üniversitelerindeki çalışmaların sonucunda nöronların (sinir hücreleri) insan aklının tek "efendisi" olmadığı belirlendi.

İsviçre, Lozan’da Leman gölü kıyısında kurulu laboratuvarda bir araya gelen bir grup Avrupalı, Amerikalı ve Asyalı bilim adamının keşfi, biyoloji ve tıp dünyasını sarsacak. Beş yıldan beri burada sürdürülen araştırmaların ve aynı zamanda Amerika ve Avrupa’nın bazı üniversitelerindeki çalışmaların sonucunda nöronların insan aklının tek "efendisi" olmadığı belirlendi.

Science at Vie fransız bilim dergisi, bu bulgunun bilim dünyası için tam bir şok dalgası olduğunu yazdı ve bu bulgunun temelinde, nöronlar dışındaki diğer beyin hücrelerinin de kilit roller üstlenmesi yattığını belirtti..

Bilim dünyasının şimdiye kadar göz ardı ettiği bu hücreler, bilgileri beynin bir ucundan ötekine taşıyarak nöronlara eklemlenen gerçek bir iletişim ağı kuruyorlar.

İki ayrı görüş

Daha doğru bir ifadeyle, bunlar nöronların etkinliğini senkronize etmek üzere "orkestra şefi" görevini üstleniyorlar. Bu fazla yetenekli hücreler de yıldızı andıran biçimleri nedeniyle astrosit (astre= Fransızca yıldız) olarak adlandırıyor. Daha doğrusu bunlar, beyin hacminin yüzde 50’sinden fazlasını kapsayan gliyal adlı hücrelerin büyük ve kuraldışı sülalesinin bir bölümünü oluşturuyor.

Bu ünlü gliyal hücreler 19. yüzyılın ortalarından beri biliniyor! Peki o halde niçin bunca zamandır bunların önemi göz ardı edildi?

Alman doktor Rudolf Virchow 1856 yılında bunları keşfetti. Bunları "glue" (tutkal) sözcüğünü çağrıştıran "gli" olarak adlandırdı.

Böylece gliyal hücrelerin o tarihten itibaren yalnızca beyindeki boşluğu doldurmak için varoldukları sanıldı.

Ve 1835’te varlıkları belirlenmiş olan nöronları Ğsinir hücreleri- izole etmek, beslemek ve pasif olarak savunan ilkel hücreler olarak değerlendirildi.

Şimdi Lozan’daki enstitü çalışanı Pascal Jourdain şöyle diyor: "50’li yıllardan beri, beyindeki faaliyetleri kaydetme yöntemi, nöronlarda ’elektrik akımı’nın yayılmasına dayanır. Oysa astrositler (yıldız hücreler, gliyalar) elektrik açısından hemen hemen sağırdır, çünkü onların alışverişi kimyasal yoldan gerçekleşir."

Yıldız hücrelerin farklı yapıları, bazı molekülleri fosforlu hale getiren yöntemlerin geliştirildiği 90’lı yıllarda yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Böylece yıldız hücrelerin başka yetenekleri belirlenmeye başladı. Lozan’daki kuruluşta bir araya gelen bu araştırmacılar her şeyi nöronlarla açıklayan "nörologlar"a karşı, kendilerini "gliyologlar" adıyla tanımlıyor.

İki kuram karşı karşıya

Geçerli nöroloji teorisine göre, kafatasımızın içi, sinaps adlı bağlantı noktalarından oluşan geniş bir iletişim ağı şeklindedir.

Ancak İsviçre’deki ekipten Andrea Volterra, yıldız hücreleri göz ardı eden bu yaklaşımın beyni kısmen açıklayabildiğini belirtiyor. Ona göre, bu hücrelerin nöronlar arasındaki bağlantı noktalarını sarıp sarmalayan ve bir tür manşon görevi üstlenen uzun kollara sahip olduklarını ifade ediyor.

Nitekim "gliyologlar" beyin ortamını yapay olarak canlandıran hücre kültürleri üzerinde gerçekleştirilen in vitro deneylerde şimdiye kadar kimsenin aklına gelmemiş olan bir şey fark ettiler: Beyin iletişimi yıldız hücrelerin kararlı etkisiyle sağlanıyordu.

Araştırmacılardan Pascal Jourdain şu açıklamada bulunuyor:

"Klasik modele göre, bir nöron bir başka nörona mesaj gönderdiğinde, ilk önce bir elektrik akımından geçiyor. Bu akım sinaps düzeyine vardığında, nörotransmetörlerin (sinir iletici kimyasalların) serbest kalmasını tetikliyor. Bu kimyasal mesajlar daha sonra ikinci nöronun yüzeyinde yer alan reseptörlere sabitlenecekler, bunlar da diğer sinapsa elektrik akımı gönderecekler ve bu tetikleme zincirleme sürüp gidecektir."

Hareketleri yavaş

Yıldız hücreler bu bilgi akışını kolaylaştıracak, yavaşlatacak ve hatta durdurabilecek yöntemlere sahipler. Üstelik eldeki bulgulara göre astrositler bir sinapstaki bilgileri bir diğer sinapsa aktarabiliyorlar. Yani bilgiler sadece nöronlar aracılığıyla değil bir başka yolla da beynin bir ucundan diğerine iletiliyor.

Peki bu yol nasıl işliyor? Astrositlerin içinde aşırı miktarda kalsiyum iyonu üretimine yol açan bir dizi kimyasal tepkime söz konusu. Bu tepkimeler bir astrositten diğerine dalga dalga yayılıyor. Gliyologlar, bir tür kalsiyum dalgasından söz ediyor.

Ama bu dalganın yaydığı bilgiler çok ağır hareket ediyor. Sinirlerdeki elektrik akımı saniyede en az 1 metre katederken bunların hızı en çok saniyede 15-30 mikrometreye çıkabiliyor. Biri hızlı diğeri yavaş bu iki ağın kullanımı, beynimizin ekinliklerini daha iyi koordine etmesini sağlıyor.

Ancak gliyologlar laboratuvar ortamında bu bulguları elde etseler de in vitro ortamda gerçekleştirilen gözlemleri onaylayacak canlı hayvan üzerinde verilere sahip değillerdi.

Hayvanda gözlendi

2004 yılı sonunda Amerikalı araştırmacı Hajime Hirase ilk kez canlı bir farenin kafatasının içinde yıldız hücreleri in vivo görmeyi başardı. Bunu da laboratuvarlarda şimdilik pek yaygın olarak kullanılmayan bifoton mikroskop sayesinde başardı.

Bu aygıt moleküllere zarar vermeden onların dokular içindeki hareketinin izlenmesini sağlıyor. Hajime Hirase, yıldız hücreleri doğrudan inceleyebilmek amacıyla hayvanın kafatasında iğneyle küçük bir delik açtı.

Şimdilik bu yöntem beynin derinliklerine nüfuz edilmesine olanak sağlamadığı için yetersiz olsa da araştırmacılar yakında astrosit iletişimi hakkındaki teorilerini kanıtlayacak bulgulara ulaşacaklarından eminler.

Üstelik astrositler yalnızca iletişimde rol oynamayıp yeni nöron ve yeni sinapsların oluşumunda da vazgeçilmez nitelikteler. Beynin yaşam süresince sürekli maruz kaldığı değişimler öğrenme ve anımsama işlevlerinin temeli olduğuna göre bu özellik büyük önem taşıyor. Beynin bu esnekliği de astrositlerin salgıladığı kimyasal maddelerden kaynaklanıyor.

Yıldız hücreler çok gerekli

90’lı yılların sonunda Stanford Üniversitesi’nden Ben Barre ve ekibi nöronlarla gliyal hücreleri birbirlerinden ayıran ve bunları haftalarca kültür ortamında tutabilen özgün bir yöntem geliştirdiler.

Ekip nihayet 2001 yılında nöronların gliyal hücrelerin yokluğunda kültive edilmeleri halinde yeni oluşan sinapsların az sayıda ve etkisiz olduğunu belirledi.

Bu etki kültür ortamında asıltı halinde yeniden bir araya gelen bir ya da birkaç maddenin serbest kalmasının sonucu. Geriye bu maddelerin doğasının kesin olarak saptanması kalıyor.

İşte bu hedefe varmak amacıyla da halihazırda pek çok ekip canla başla çalışıyor.

Sonuç olarak, yıldız hücrelerin yaşamımız boyunca nöronların doğuşunu kontrol ettiğini söyleyebiliriz. 1997 yılından beri, olgun yaşta bile beynin özellikle de bellek sürecinde önemli bir rol oynayan hipokampta kök hücrelerden yeni hücreler üretebildiğini biliyoruz.

Bu bölgedeki yıldız hücrelerin de kök hücreleri nörona dönüştüren, henüz tanımlanmamış molekülleri serbest bıraktığı belirlendi. Kısacası yıldız hücreler beynin mimari yapısının başlıca organizatörleri olarak görülebilir. Oysa bu hücrelerin şimdiye kadar bütünüyle edilgen oldukları sanılıyordu!...

Einstein’ın zekası

Albert Einstein’ın beynine 1980’li yıllarda otopsi yapma izni verilen ilk araştırmacı olan Marian Diamond, "bir sırrın anahtarı tam da gözünüzün altında olabilir ve siz yıllarca bunu görmeden yanından geçebilirsiniz" diyor.

Einstein’ın beyninin sırrı neydi? Aslında ünlü dahinin beynindeki nöronların sayısı ve fizyonomisi sıradan insanlarındakinden farklı değildi.

Bununla birlikte, beyninde nitelikli işlere rezerve edilmiş bazı bölümlerdeki gliyal hücre sayısının inanılmaz derecede yüksek olduğu belirlendi.

Bu gözlem o yıllarda bilim adamlarını hayretler içinde bırakmıştı.

Ancak artık bu durumun nasıl açıklanacağı biliniyor. Marian Diamond, Einstein’ın ve daha genel olarak, hayvan soyunun en yüksek orandaki gliyal hücrelerine sahip insan türünün zekasının gelişiminde gliyal hücrelerin önemli bir rol oynadığının artık bilindiğini kaydediyor.

Kısacası zeka ne kadar gelişmişse o kadar fazla gliyal hücreye sahip. Tıp dünyasında bir devrimin yakın olduğundan kimsenin kuşkusu olmasın.

"Gli"nin nöbetçi ve korumacı rolü

Yıldız hücreler "gli" adlı bir dizi beyin dokusuna aitler. Yıldız hücreler dışında gli, mikrogli ve oligodentrosit adlı belli başlı iki tür hücreye daha sahiptir. "Kol"la donanmış hücrelerden oluşan mikrogli beynin bağışıklık sisteminin temelidir; sinir sistemini enfeksiyon v.b. saldırılara karşı korur. Kısa süre önce yapılan bir araştırmaya göre, bu hücreler çevredeki alanları denetlemek için kollarını buralara göndererek beynin durumunu denetlerler. Bunlar beynin nöbetçileridir. Oligondentrositlerin ise sinir liflerini sarmal halinde saran uzantıları vardır. Bunlar böylece sinirlerdeki elektrik akımını koruyup kolaylaştıran, izole edici kılıf niteliğindeki miyelini üretirler.
B!tter chocolate Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 13-06-2006, 18:39   #2 (permalink)
@izci@
Kendini aşan 2de1'ci
 
@izci@ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 17.884
İtibar Gücü: 49


Ynt: BEYİN İÇİNDE İKİNCİ BİR BEYİN KEŞFEDİLDİ

Paylaşımın için sağol
@izci@ Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Uyuyan Erkegİn Beyİn Gucu Azaliyor Gecem Erkeklere ÖZEL 2 21-07-2007 15:27
Besİnlerİn Beyİn Fonksİyonlari Üzerİnde Etkİlerİ KaaN Sağlık 0 02-07-2007 17:47
Beyİn KanAmAsı [OKUYUn] PariLine_ Hikayeler ve Efsaneler 0 05-06-2006 12:10
BEYİN KANAMASI GEÇİREN VE GATA'DA AMELİYAT EDİLEN ESKİ BAŞBAKAN KOMADA... @izci@ Son Dakika Haberleri 0 19-05-2006 15:12





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847 848