ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Psikoloji Felsefe Sosyoloji Psikoloji Felsefe Sosyoloji dersi bilgi bankası, paylaşımları.

Cevapla
Alt 06-11-2007, 10:22   #1 (permalink)
Gecem
ηιﻮђt קяเภ¢єรร
 
Gecem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
"G£c£_£$iNTİ$i "
Kayıt: 20.04.2006
Yaş: 22
Mesajlar: 10.314
İtibar Gücü: 67


yunan felsefesinin doğuşu

Milâddan 500-600 yıl öncelerinde İran devleti Avrupayı da hâkimiyeti altına alıp etkinliğini yaymaya çaba harcamıştır. Bu girişimleri, özgürlük âşığı küçük bir ulus olan Yunanlıların direnişi ile karşılaştı. Yunanlılar İranlıların çok güçlü donanmasını yok etmeyi ve ordusunu denize dökmeyi başardı. Böylece kültür çevremizin tarihinde yeni bir ulus olarak Yunanlılar sahneye çıkmış oldu.

Yunanlıların İranlıları bozguna uğratmaları, ulusal birliklerini belgeleyen tek görüntü olarak kalmıştır. Çünkü bu özel karakterli ulus, Babil, Mısır ve İranlıların aksine, sürekli olarak dağınık bir yaşam sergilemiştir. Yunanlılar tarihlerinin hiçbir döneminde sistemli ve bütüncül bir devlet kuramamışlardır.

Sürekli biri ötekiyle çatışmış ve iç savaşlar ile kendilerini yıpratıp bitirmiştirler. Yunanca'da "polis" kelimesinin hem kent hem de devlet anlamına gelmesi dikkat çekicidir. Yunanda her kent bağımsız bir devletti. Çatışmalar yalnızca bu bağımsız kent devletleri arasında olmaz, aynı kent içindeki sınıflar ve bireyler arasında da sürdürülürdü.

Eski Yunanlılar tam anlamıyla sen-ben çekişmesi içinde yaşayan insanlardı. Onların örgütlü ve sistemli bir devlet kuramamış olmalarının önemli nedenlerinden biri bu kişilik yapılarından kaynaklanır. Siyasal açıdan büyük sakıncalar taşıyan bu özellikleri, bir bakıma olumlu sonuçların da hazırlayıcısı olmuştur.

Şöyle ki; Yunanlılarda rahipler sınıfının oluşması bu karakter yapılarının bir sonucu sayılmalıdır. Yunanistan'da zamanla rahipler sınıfının yerini düşünürler topluluğu almıştır. Yunan dinini rahipler değil şairler yaratmıştır. Bu dinin babasının Homer olduğunu söyleyebiliriz. Bu sanat çeşnili dine karşı, daha dinin kuruluşunda, fikir eleştirileri başlatılmıştır.

Eski Yunanlılar üç büyük kabileden oluşmuştur: Köy kökenlilerin oluşturduğu Eolia'lılar, güneyde oturan ve asker kökenlilerin oluşturduğu Doria'lılar (Ispartalılar bu boydandır), tüccar ve denizci kökenlilerin oluşturduğu İonia'lılar. Denizci ve tüccar her ulus gibi İonia'lılar da meraklı ve araştırıcı idiler.

Aristo'nun dediği gibi, bilimin temelinde merak ve araştırmacılık ruhu ve yeni bir şey karşısında duyulan şaşkınlık vardır. Gerçek felsefenin yaratıcısı Yunanlılardır. Ancak felsefeyi İonia'lı Yunanlar yaratmıştır demek daha doğru olur. İonia'lılar çeşitli yerlerde ve de özellikle Anadolu sahillerinde koloniler kurmuştur.

Yunan kültürünün yüksek düzeyli ürünlerini ilk kez M.Ö. 600 yıllarında bu İonia kolonileri oluşturmuştur. Bu gelişme uzun sürmemiş, kuruluşlarından yarım yüzyıl sonra kolonileri İranlılar işgal etmiştir. Bundan sonra İranlıların Yunanistan'ın Avrupa yakasına saldırıları başlar.

Bilindiği gibi, Yunanlıların birleşmesiyle bu saldın sonuçsuz kalmıştır. Zafer ile sonuçlanan İran savaşları Yunanistan'ın gerek siyaset, gerek kültür bakımından yükselmesine yol açmıştır. Söz gelişi M.Ö. 400-300 yılları arasında Atina'da Eflatun ve Aristo gibi iki büyük düşünürün yaşamasına tanık oluruz. Fakat Atina'nın siyasal üstünlüğü fazla sürmemiştir. Atina ile Isparta arasında otuz yıl süren bir savaş Atina'nın siyasal üstünlüğünün yok olmasına neden olmuştur.

M.Ö. 300 yıllarında Yunanistan'ın kuzeyinde yeni bir güç ortaya çıkmıştır: Makedonya. Hızla gelişen bu devlet sonraları İskender'in yönetiminde büyük ve efsanevi Asya seferlerine başlamıştır. İskender'in Asya seferleri kültür tarihi bakımından önemli sonuçlar doğurmuştur.

Bu seferler sayesinde Doğu ve Batı kültürleri arasında karşılıklı diyalog kurulmuştur. Bu iki kültürün karşılaşmasında "Hellenizm" adı altında bir akım oluşmuştur. Hellenizmin karakteristik özelliği, bir yandan Yunan kültür ve düşüncesinin o zamanki Doğuya yayılması, öte yandan Doğunun dini düşüncelerinin Batıya girmesidir. Hellenizm, bu karşıt yönlerden gelen akımların birbiriyle karışıp birleşmesinden oluşmuştur.

Hellenizm çağının siyasi alandaki en büyük olayı, Roma İmparatorluğunun kurulmasıdır. Roma batıda güçlü bir devlet sistemi kurmayı başarmıştır. Roma, kültür çevremiz için çok önem taşıyan "Koma Hukuku"nun yaratıcısıdır. Roma'nın büyümesi sonunda Yunanistan, M.Ö. 146 yılında, siyasi bağımsızlığını yitirmiş ve bir Roma eyaleti durumuna gelmiştir.

Ancak Yunanistan kültür rehberliğini korumuş, Romalılar kültür yönünden Yunanlıların öğrencisi olmaktan kurtulamamıştır. Dini etkiler konusunda Doğu hem rehber ve hem de hâkim olmuştur. Nitekim bu Hellenistik dönemde Doğudan gelen çeşitli din etkileriyle büyük monoteist dinler doğmuş, önce Hıristiyanlık, sonra da İslâmiyet görülmüştür.

Böylece kültür çevremizin ilk dönemine ait tarihin ana hatlarını belirlemiş olduk. Yunan felsefesi de bu tarihi çerçeve içinde yerini almış ve sonraları Hellenistik felsefe adını alarak oluşumunu sürdürmüştür.

Acaba Yunan felsefesini ve onun tarihini hangi kaynaklardan öğreniyoruz? Yunan felsefesini, öncelikle bize kadar kalan çok sayıdaki metinlerden öğreniyoruz. Söz gelişi bugün Eflatun'un eserlerinin hemen tamamı, Aristo'nun eserlerinin ise büyük bir bölümü elimizde bulunuyor.

Eflatun'dan önceki ve sonraki filozoflardan da pek çok bilgiler bize kadar ulaşmıştır. Bu bilgilerin sentezi de hemen hemen yapılmış durumdadır. Yunanlılar özellikle Aristo'dan beri, felsefe tarihi ile ilgilenmişlerdir. Yunanlı felsefe tarihçilerini iki kümede toplamak gelenek olmuştur: Biyograflar ve doksograflar. Biyograflar inceledikleri filozofların özellikle öz geçmişlerini tasvir ederler. Bize kadar ulaşan biyografik yapıtların önemlilerinden biri de, M.S. II. yüzyılda yazılan Laert'li Diogenes'inkidir.

Diogenes bu yapıtında bildiği filozofları sırası ile sayar ve bunların öz geçmişleri ve yapıtları ile ilgili bilgi verir. Diogenes'in söz konusu yaptığı tüm yapıtları kendisinin görmüş olabileceğini var saymak oldukça güçtür. Olsa olsa o, bugün bizim tarafımızdan bilinmeyen bazı felsefe tarihi kaynaklarından yararlanmış olabilir.

Doksograflar ise, sözgelişi evrenin ya da yaşamın başlangıcı gibi, yalnızca belirli tek bir felsefe problemini ele alır ve bu problem ile ilgili çeşitli filozofların görüşlerini, kanaatlerini (doksa) tasvir ederler. Doksografların başında Aristo'dan söz etmek haklı bir davranıştır. İlk bilimsel çalışmayı başlatan Aristo, ele aldığı konu ile ilgili olarak kendinden öncekilerin neler söylediğini, neleri bulduğunu ortaya koymaya özen göstermiştir. Bunun içindir ki Aristo, Yunan felsefe tarihi açısından, çok önemli doksografik bir kaynaktır.

Aristo'dan sonra da doksografik araştırma yapanlar olmuştur. Bunların içinde, özellikle, Aristo'nun takipçisi olan Theophrastos önemlidir. Theophrastos'tan sonra yazılmış olan bazı doksografik yapıtlar bize kadar ulaşmış ise de bunların hangi kaynaklardan yararlanılarak yazılmış olduklarını kesin olarak bilememekteyiz. Antik felsefe konusundaki bilgilerimizi işte bu sözünü ettiğimiz kaynaklardan elde etmiş bulunmaktayız. Biz özellikle Aristo'nun verdiği bilgilerden hareket edeceğiz.

Aristo, haklı olarak, felsefede ilk kez evrenin kaynağı konusunu ele almıştır. O, "evrenin kaynağı-" konusunun, kendisinden önce, yalnızca teolojik açıdan ele alındığını haber veriyor. Daha sonraları ise teologlara karşı olan fizikçilerin ortaya çıktığından söz ediyor. Teologlar törelerle gelen Mitolojiden hareket ettikleri halde, fizikçiler gözlemleri temel almıştır.

Teologlardan da önce şair Hesiod bu konuyla ilgilenmiştir. M.Ö. yaklaşık 700 yılında yaşamış olan Hesiod, kuzey Yunanistanlı bir çiftçi ailesinin çocuğudur. Kendisinden bize "Teogoni" adlı yapıtından birkaç bölüm kalmıştır. Hesiod bu yapıtında eski Veda yazıtlarında ortaya atılan soruyu yineler: Tanrılar yokken acaba ne vardı? Tanrıların kaynağı nedir"?

Hesiod'a göre herşeyin başlangıcında kaos vardır. Buna yaratıcı gücün sembolü olan Eros ve toprağı simgeleyen Gaia katılır. Hesiod'un herşeyin başlangıcına yerleştirdiği bu ilk güçler hem somut ve hem de soyutlaştırılmış şeylerdir.

Hesiod evrenin başlangıcında ne tam anlamıyla somut ve ne de tam anlamıyla soyut olan, fakat bu ikisi arasında aracılık yapan varlıkları kabul etmekle, Tanrıların yalnızca somut olarak benimsenmesi görüşünden uzaklaşır, bunları kavram olarak anlamak yolunu benimser. Bu tür düşünen, Hesiod'dan başkaları da vardır. Biz onları dikkate almayacağız ve yalnızca Aristo'nun "fizikçi" dediği düşünürlerden söz edeceğiz.

Fizikçiler, Tanrıların kaynağı ve onların var oluşları ile ilgili efsanelerden ve problemlerden değil de doğrudan yapılan gözlem ve deneysel olaylardan hareket ederler. Hesiod'un yapıtının adı olan "Teogoni", Tanrıların meydana gelişi anlamını taşır. Fizikçilerin yapıdan ise "Doğa Konuşundu" adını taşır.

Teologlar Tanrıların kökünü araştırdıkları halde; fizikçiler, doğanın nereden geldiğini, doğanın kökünün ne olduğunu araştırır. Bunlarla ilgili sorular sorar. Onların doğa dedikleri ise hepimizin bildiği denizlerin, karaların, bitkilerin, hayvanların ve insanların dünyası olan doğadır.
Gecem Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Güneşin Doğuşu KaaN Fotoğrafçılık ve Resimler 8 11-10-2007 13:15
Türk Felsefesinin Tarihi M'LANCOLY Psikoloji Felsefe Sosyoloji 0 11-10-2007 03:22
Marsta GÜneŞİn DoĞuŞu GiRL_Léé Fotoğrafçılık ve Resimler 2 25-06-2007 15:02
Felsefenin Doğuşu NİRVANA Üniversiteler 0 23-02-2007 00:46
Kartalın Doğuşu... MoRiaNTeS Hikayeler ve Efsaneler 1 02-02-2007 02:08





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847