HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() ^^Günışığı^^ Kayıt: 01.04.2007
Mesajlar: 3.019 İtibar Gücü: 26 | Selam Olsun ''Martılara'' Bir gün bir uyandım bu acınası şehirde, baktım ayrılıklar almış başını yürümüş. Her yerde bir ayrılık şiiri, ayrılık masalı, ayrılık romanı… En olmadı içler acısı bir not sıkıştırılmış ayrılık sonrası gönderilen çiçeklere. Şu sarhoşlara sorsanız “Ah ulan sevdiğim” diye başlarlar, cümle bitmeden, muhtemelen acının tesir ettiği en güzel yere dokunmuşsunuzdur ki sızar kalırlar. Hiç dikkat ettiniz mi yarımdır ellerindeki şişeler. Çünkü onların en yakın dostları –şarap-, ihanet etmez; etse etse şu kahrolası hayat eder. Öyle de olmalı; çünkü yorgunlukta bir köşede sızmış kalmış vücutları. İşte ben ayrılığın bu kadar vurduğu bir kıyıda uyandım bir sabah. Başladım geceden kalma denizyıldızlarını toplamaya… Öyle ya ne kadarını denize geri atarsam kârdır. Dev bir dalga gelip koparana kada,r yine devam ederler kayalarla olan arkadaşlıklarına… Sonra döndüm sahil kenarında küçük bir çay bahçesine girdim. Sessiz sedasız bir zamanda, aklımı gözlerimin sarılıp bırakmadığı ufuktan alıp önüme koydum. Tek başıma savaşmaya karar verdim; yalnızlığa inat. Başladım şiirler, şarkılar, hikâyeler, romanlar, mektuplar yazmaya… Hepside aşk için, sevgi için. “Dünyadan sevgiden güzel bir şey var mı?” diye başlardı ilkokuldaki mutluluk konulu kompozisyonlarımız… Sonra devam ederdi, “Annemizi, babamızı, kardeşimizi sevmeliyiz...”. Biz daha küçücükken bildiklerimizi, büyürken unuttuk. Hâlbuki ağaç yaşken eğilirdi, biz yaşken kuruduk. Sevgi ağaçların can suyudur dediler; inandık içmeye, içirmeye geldik… Aşk, aşk dediler; evlenmekten, çift olmaktan bahsedip durdular. Ama bir dedenin torununa olan aşkını hiç anlatmadılar. Ya da annemin saçlarımı okşarken hissettiğim o tarifsiz duyguyu. Masallara bile kattılar da biz fark edemedik; güneşin aya, çiçeğin suya olan aşkını… “Aşk nedir ?” dediler de “Tarifsiz, öyle büyük bir sevgidir ki…” dedik. Öyleyse ne oluyordu gözümüzü bile kırpmadan izlediğimiz bebekler, yeni aldığımız arabanın yerinde olup olmadığını dakika başı kontrol edişlerimiz ya da eski bir dostumuzu gördüğümüz o kısacık anlar… Ve de kiralık aşlarımız… Örneğin doksan dakika kalbimizi çıkarıp meşin bir yuvarlağa koymamız… Yaaaaa gördün mü ayrılık efendi, işte ben bunları görmeyen kör bir gecenin en sükutlu anında uyandım, daha biraz önce hayallerimin denizinde martılara mektup yazmaktaydım… Şimdi “Aşk var mı?” diye sorduğumda bir onlar “gag”lıyor zaten…. Selam olsun “Martılara”… Konu BurcuUu_ tarafından (16-12-2007 Saat 19:03 ) değiştirilmiştir. Sebep: aynı konu mevcuttu.. |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() ^^Günışığı^^ Kayıt: 01.04.2007
Mesajlar: 3.019 İtibar Gücü: 26 | Bana Biraz Gülermisin ? Merhaba gülen gözlü arkadaşım! Dudağındaki tebessümü kaybetmemişsin daha. Ne güzel dünyaya gülen gözlerle bakabilmek ve insanlara tebessümler saçabilmek senin gibi. Biliyorum, üzülüyorsun donuk gözlerle karşılaşınca... Ne yapalım arkadaşım! Herkes senin gibi olamaz... Aslında bütün insanlar senin gibi olmalı. Bilseler bir tebessümle neler yapabileceklerini. Bir çocuğun gözlerindeki ışıltıyı, bir tebessümle nasıl görebileceklerini, sıkıntılarla dolu bir insana nasıl dünyaları verebileceklerini bilseler... Gülen gözlerin buzları nasıl erittiğini, kalpleri nasıl birleştirdiğini bilseler, eminim onlar da senin gibi olmak isterlerdi Ve sevgi saçıyorsun gülen gözlerinle arkadaşım sıkıntılarla dolu bir insana, nasıl dünyaları verebileceklerini bilseler ve gülen gözlerin buzları nasıl erittiğini, kalpleri nasıl birleştirdiğini bilseler, eminim onlar da senin gibi olmak isterlerdi. Sevgi saçıyorsun gülen gözlerinle arkadaşım. Saf ve hiç beklentisi olmayan bir çocuk gibi... Hayır arkadaşım! Sevgi,sadece sevgiliye duyulmaz. Sevgi evrenseldir Hiç kimse altın yığınları gibi kasasına kilitleyemez onu, Onun yeri kalplerdedir Onun yeri bir bahçıvanın ellerindedir, sevgi tohumları saçabilmek için... Evet,sevgi her yerdedir Yeter ki sen onu bulmak iste. Sevgiyi bulmak kolay, zor olan onu elinde tutabilmekte. Unutma arkadaşım! Sevgiyi duyabilmekle de is bitmiyor. Sevgiyi göstermek de gerekiyor. Hayat kısa arkadaşım, bugün olan yarin yok! Sevgiyi göstermek beklemeye gelmez, yarin çok geç olabilir. Elindekini kaybetmeden kıymetini bilmeli. Simdi koş sevdiğinin yanına.. Önce ona gülen gözlerle sımsıcak bir gülümse ve "seni seviyorum" deyiver, içinden gelen en sıcak sesinle Bu senin gibi bütün canlılara karşı sonsuz bir sevgi duyan bir insan için hiç de zor değil.. Bu yalnızca, yüreğinin buz kapladığını zanneden insanlara biraz zor gelecekte. Ama onlar da senin gösterdiğin cesareti gösterdiklerinde, kalplerinde sevgi kıpırtılarını hissettiklerinde ve ağlamayı öğrendiklerinde, inan her şey onlar için ve bütün insanlar için daha güzel olacak. |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() ^^Günışığı^^ Kayıt: 01.04.2007
Mesajlar: 3.019 İtibar Gücü: 26 | Sevgiyi Duymak "Bebeğimi görebilir miyim" dedi yeni anne. Kucağına yumuşak bir bohça verildi ve mutlu anne, bebeğinin minik yüzünü görmek için kundağı yüzünü görmek için kundağı açtı ve şaşkınlıktan adeta nutku tutuldu! Anne ve bebeğini seyreden doktor hızla arkasını döndü ve camdan bakmaya başladı Bebeğin kulakları yoktu... Muayenelerde, bebeğin duyma yetisinin etkilenmediği sadece görünüşü bozan bir kulak yoksunluğu olduğu anlaşıldı. Aradan yıllar geçti, çocuk büyüdü ve okula başladı. Bir gün okul dönüşü eve koşarak geldi ve kendisini annesinin kollarına attı . Hıçkırıyordu... Bu onun yasadığı ilk büyük hayal kırıklığıydı; ağlayarak "Büyük bir çocuk bana ucube dedi..." Küçük çocuk bu kadersizliğiyle büyüdü. Arkadaşları tarafından seviliyordu ve oldukça da basarili bir öğrenciydi. Sınıf başkanı bile olabilirdi; eğer insanların arasına karışmış olsaydı. Annesi, her zaman ona "Genç insanların arasına karışmalısın" diyordu, ancak ayni zamanda yüreğinde derin bir acıma ve şefkat hissediyordu Delikanlının babası, aile doktoru ile oğlunun sorunu ile ilgili görüştü; "Hiçbir şey yapılamaz mi?" diye sordu. Doktor "Eğer bir çift kulak bulunabilirse, organ nakli yapılabilir" dedi. Böylece genç bir adam için kulaklarını feda edecek birisi aranmaya başlandı. İki yıl geçti bir gün babası "Hastaneye gidiyorsun oğlum, annen ve ben, sana kulaklarını verecek birini bulduk ancak unutma bu bir sır" dedi.Operasyon çok basarili geçti ve adeta yeni bir insan yaratıldı. Yeni görünümüyle psikolojisi de düzelen genç, okulda ve sosyal hayatında büyük basarılar elde etti. Daha sonra evlendi ve diplomat oldu. Yıllar geçmişti, bur gün babasına gidip sordu: "Bilmek zorundayım, bana bu kadar iyilik yapan kişi kim? Ben o insan için hiçbir şey yapamadım..." Bir şey yapabileceğini sanmıyorum" dedi babası, "fakat anlaşma kesin, su anda öğrenemezsin, henüz değil..." Bu derin sır yıllar boyunca gizlendi. Ancak bir gün açığa çıkma zamanı geldi... Hayatinin en karanlık günlerinden birinde, annesinin cenazesi basında babasıyla birlikte bekliyordu. Babası yavaşça annesinin başına elini uzattı; kızıl kahverengi saclarını eliyle geriye doğru itti annesinin kulakları yoktu. "Annen hiçbir zaman saçını kestirmek zorunda kalmadığı için çok mutlu oldu" diye fısıldadı babası "..ve hiç kimse annenin daha az güzel olduğunu düşünmedi değil mi?"!" Gerçek güzellik fiziksel görünüşe bağlı değildir, ancak kalptedir! Gerçek mutluluk, gördüğün şeyde değil, asil görünmeyen yerdedir... Gerçek sevgi, yapıldığı bilinen şeyde değil,yapıldığı halde bilinmeyen şeydedir Sevgilerimle.... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Selam olsun | deryadeniz | Dini Konular | 0 | 22-01-2008 09:00 |
| Cennete yürüyenLere seLam Olsun ... | _aLmİrA_ | Dini Konular | 8 | 19-12-2007 17:24 |
| herkeze selam olsun | YaSaMaK_Bu_DeGiL | Tanışma / Kaynaşma | 35 | 13-10-2007 02:39 |
| İlk Postunuz Sıcak Bir Selam Olsun | Navier | Tanışma / Kaynaşma | 28 | 14-08-2007 04:41 |
| Hz. Meryem'in örtüsünü taşıyanlara selam olsun... | Raid_IRON | Dini Konular | 4 | 17-09-2006 18:01 |