haklısın ne diem

ee kurt kocayınca...
Sen değil miydin bana “sensiz geçen her gün bir işkence, sen olmazsan nefes almak bile zor… sensiz ölüm ne kadar kolay gelir bana “ diyen…
Yokum aylardır yokum. Uzaklara dalmış gitmişliğimin üzerinden bir bahar geçti, üzerinden ikinci mevsim geçti geçecek…
Nerdesin?
Yolculuklara alışkın değil ruhum, uzaklarda yalnızlığımın izlerinden yeni bir yol çizmişliğime değil. Verilen sözlerin yerine gelmediğinden sanırım, yalanlara boyun eğmek yerine inanır gibi gözükmekten yorulmuş gönlüm. Şimdi şimdi daha iyi anlıyorum. Uyuyormuşum, yola düşünce anladım. Uyandım. Yollarda öğrendim. Çarpan rüzgar, ıslanan tenimde uyanan ruhum, dişim battıkça parmaklarıma, soğuk havalarda savruldum…
Ne istasyonlar aldı beni, ne duraklarda dinlenecek bir bank. Yok ki beni anlayacak bir akşam.
Sabahladığım, konakladığım otel odalarında dinledi beni dört duvar…
Gözyaşlarım masalardaki örtülerde kaldı. Ahh artık gençte değilim. Bu ömrümün geç kalmış kaçamağıydı. Geri dönmeyi düşünmek değil şikayetim. Bir haber, bir arama belirtisi bile yok ki sevgiliden.
Nerdesin?
Bir yanım;
Nerede hani o silinecek sözlerin.?
Gel yine de ben dinlemeye razıyım. Yine de sen beni bırakıp uzaklara gidince, yalnız yastığımı gözyaşımla ıslatıp uykularımı kaçırmaya razıyım… Ne de olsa ilk göz ağrım, sevgilimsin.
Bir yanım;
Gelme artık, sensiz ikinci bir ömür bu. Bazen naz’a çekse de yüreğim kendini alışmaya başladı, Yaralarımın üzeri kabuk bağladıkça tatlı tatlı kaşınması kaldı. Olsun kış ayları soğukluktan unuturum daha çabuk. Isınması zor yüreğim belki çabuk unutur senin sıcaklığını ne dersin. Belki de artık zamanıydı, deşilen ruhumun ve isyanlarımın artık huzur bulma düşüncesi. Her şeyi kafasına takan düşüncelerimin dinlenme zamanı.
Uyumaya niyetim yok boş sözlere. Sensiz uyunmuyor desem de…
Nerdesin demeyeceğim artık sevgilim. Git istediğin şehre, istediğin ülkeye hatta ne zaman istersen git. Artık sorgusuz sualsiz hatta aldatılmışlıklarıma bile aldırmadan seni azad ediyorum.
Yanında olmayışımın sevincini çığlıklar atarak kutla. Hatta partiler ver. Hani allı güllü hanımların kollarında. Hani konuşmayı bilmeyen, et yığınına dönmüş, erkek diye yalvaran bakışlarına gizlenmiş kahpelikleriyle yalana düşmüş kadınların gecelerine eşlik et.
Artık umurumda değil.
Yalnızlığımın keyfini süreceğim sevgilim. Adın hala çok güzel… Yağmurları hatırlatsa da bana… İçinde hep seni taşıyacağım ağladığımda. Ömrüm yettiği sürece kaçacağım senden ve senin gibi sevgisiz sevgililerden…
Ne zaman uyansam uzak bir memlekette
Kokusunu arıyorum evimin
İçinde bıraktığım güllerin kokusunu
Her sabah yüzüme doğan güneş
Isıtmasa da, ellerin vardı
Gözlerin vardı bana bakarken yandığım
Özlemine hasret kalıp ağladığım
Memleketimin yağmurları vardı
Telaşeden uzak ansızın gelen
Ansızın gidiveren yağmurlar
alıntı