HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Sen Sevmeyi Bilmiosun..! eni sevmek, hiç bu kadar acıtmamıştı yüreğimi... Bugün seni o kızla otururken gördüğümde, sanırım bütün benliğimi kıskançlık duygusu kemiriyordu.. (sanıyor olamaz mısın dediğini duyar gibiyim) o gülüşün, o şen kahkahaların kulağımda uğulduyor ve yüreğimdeki kuş çırpınıp duruyordu. Soğuktu, ayazdı, kar yağıyordu... Kapıyı örtsem soğuk giderdi belki.. Ama beni üşütenin soğuk olduğundan emin değilim.. Seni bu kadar çok sevdiğimi bende bilmiyordum... Şu son üç gündür herşey anlamını öylesine yitirdi ki, ne düşündüğünü düşünmekten, düşüncelerimin arasındaki onlarca soruya bir cevap alabilmiş değilim... Sanırım sen değiştin... O iki hafta önceki Cumartesi gününü hatırlıyorum da, sana aşkımı itiraf ettikten sonra ilk kez yalnız kalmıştık, utanmıştım gözlerine bakmaya... Ama içimde tarifsiz bir mutluluk vardı. Seninle birlikte mutlulukta gitti ve hasret sardı dört bir yanımı, bu büyük sevda ürkütmüşmüydü seni, minicik yüreğimdeki kocaman sevgi?.. Oysa ben seni sadece sevmiştim... Seninde beni sevdiğine inanarak... Sanırım insan neyin nasıl olmasın isterse ona inandırıyor kendini. Bugün öğrendiğim pek çok şeyden biri... Geleceğin gün, beraberinde götürdüğün o mutlulukları pembe kutularıyla tekrar bana getireceğini düşünmüştüm (inanmıştım mı demeliydim) ama sanki, sen o benim sevdiğim adam değildin... Pembe kutularında getirdiğin, sadece hüzünmüş... Bugün anladım.... Ve bugün anladığım bir şey daha vardı (ki bu gerçekten en zor olanıydı) benimle yalnız kalmaya korkuyor, gözlerini gözlerimden kaçırıyordun... Mesafeler küçük sevgileri azaltır demiştim, hatırlıyor musun, sanırım seninki yok olup gitmişti aramızda kalan yollar arasında... Bugün daha önce herhangi bir kadına, herhangi bir aşkını anlattığın, ya da anlattığını sandığın (özür dilerim, senin için çok özel biriydi değil mi?) ve ilk okuduğumda yüreğime kıvılcımlar düşüren o satırları tekrar okudum, belki aradığım biraz ışık, biraz umut, belki biraz sevgiydi.. Belkide seni anlamaya çalışıyordum. ama neyi fark ettim biliyor musun?.. Sen sevmeyi bilmiyorsun.. Sonra anlattığın başka bir hikaye geldi aklıma, hani kadın sana ‘sen beni sevmedin’ demişti... Haklıydı... İkisi aynı kadınmıydı bilmiyorum. açıkçası bilmekde istemiyorum zaten... Bilmek istediğim tek şey ‘kalbim acıyor’ dediğinde ne kadar doğru olduğu... Dizelerden birinde ‘yalan!...’ demişsin... Doğrularım ve yanlışlarım o kadar çelişkideki bugünlerde, sen ‘’rahat ol’’ dediğinde, pişmanım, söylediklerimi söylenmemiş, yaşadıklarımızı yaşanmamış say, algılıyorum... (algılayamamak bulaşıcımı sencede) İnsan sevdiğini değiştiremediğinde, kendisi benzermiş ona, farkında olmadan... Gene duymak ister miydin gerçeği; sen sevmeyi bilmiyorsun.. Hadi kandırma kendini de, sevgi mesafelere yenik düşmez ki... Kalbim acıyor ve acım tarifsiz. Pınarı dolmuş gözlerimi tırmalayan hayalin, gülümsüyor bana... İnanmadığın bir şeye, beni de inandırdığını düşünüyorum ... Belki pişmansın, belki düşmansın kendine... Anlamı var mı senin için bilmiyorum... Ama şu satırları okudum az önce... Sanki şair benim duygularımı dile getirip, sana yazmıştı; Önce ışığı gördüm gözlerinde Sonra karanlığı... Bir anda buldum; Ve bir anda yitirdim seni... Bir tek şeyi unutma, seni sevdim ben... Karşılıksız, çıkarsız, gerçekten... O yüzden zorlama kendini.. Önce kendine itiraf et sevmeyi bilmediğini, sonra bana, sevemediğini beni... Aklınca benden uzak durup, beni koruyorsun öyle mi?.. Hayır... kandırma kendini... sen sevmeyi bilmiyorsun.. |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Sen Sevmeyi Bilmiosun..! Gitmek kolaydır..." Sen kolayını seçtin.Yani kaçtın.Oysa mücadele etmen gerekmez miydi? Yani her şeye rağmen, yani ne olursa olsun, yani biliyorsun işte niye söylüyorum ki! Bak, bana değil arkanda bıraktıklarına yada önünde kazanacaklarına...istersen uzaklara bak. Denize bak. Maviliğine değil enginliğine. Tuzuna bak. Nasılda acıtır yarayı ama güzeldir yinede hem de soluğunu kesecek kadar, seni alıp gidecek kadar başka dünyalara.... Sor, başkalarına değil kendine sor. Bil ki, cevabını zor olsa da vermek, kendi içindedir. Beyninde değil sakın yanlış anlama yüreğinin ta içinde... Düşün, bir salkım söğüt misali uzanırken hayallerine kırılacağını, yıkılacağını, bilmiyor muydun? Sırf bu yüzden yani o ince sızıya olan isteğinden değil miydi bunlar? Onun için uzanmamış mıydın her gün yeni heyecanlara.? Sormayacağım nereye gidiyorsun diye. Döneceksin biliyorum. Peki döneceksen ne önemi var gittiğin yerin? Veda etme ne olur, veda etmeyeceğim sana...! Kabul etmiyorum zaten şunun şurası dost değil miyiz seninle, ekmek tuz misali... Bir yudum su değil miyiz arkasından buz gibi, şu yaz sıcağında? Ya git Allah'ını seversen. Dönüp dönüp hoşça kal deme bana. Biliyorsun böyle hoş kalmak olmaz .Tamam kabul ederim zifiri karanlık bassa, yollarımız ayrılsa ama ne hava karardı ne yollarımız ayrıldı. Hadi git o zaman git! Ama ne için, nereye? Hani kaldırım taşlarına bırakmamış mıydık, geçtiğimiz yollarda sessiz isyanlarımızı; hani her kuruduğunda boğazımız bir damla suyla değil de umutlarımızla ıslatmamış mıydık, hani yüreğimizi uzatıp bir kış güneşine ısıtmamış mıydık kırıklarından sızan zemheriye karşı, hani alıp başımızı gitmemiş miydik ayaklarımızdaki prangalara rağmen....? Evet sen kolayını seçtin! Apansız veda ettin umutlara... Dönüp arkanı eskimiş emanetlerini istiyorsun yorgun kaldırım taşlarından. Yaza aldanıp da mı terk ediyorsun kış güneşini ve kırdığımız bütün zincirleri tekrar mı geçiriyorsun nasırlı bileklerine.... Tamam öyle olsun. Ama durup durup hoşça kal deme bana, biliyorsun böyle hoş kalmak olmaz. Hoşça kal deme ne olur. Çakıl taşları çiğner gibi içim ürperiyor. |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Sen Sevmeyi Bilmiosun..! "Kayboldugum Yerdesin" Boş ver yinede beni. boş ver sadece anlatılanlara bak sen .. Hayatının eşiti para demeyi ögren ve bırak duygularını onlarda kim.. Hani boş yere yazıyormuşum hatırlatmasını yapma aklıma migdeme vuran faşist yaptırımları ve hiç bir zaman yazılmayan köşe yazılarımı hayata ve yaşatılanlara inat kalemime yoklugu yaşamama, acılarıma, acıya gülebilmeme ve sana .... evet ve sana - ragmen hala yaşıyorum ya .. ben bile şaşırıyorum kendime gençligim ınanmadan .. Yok artık bitti gene içimdeki isyanlar kaygılanmadan yaşamak zorunda olamadan biten öykülerim kalbime attıgım bir kaç çizik.. bu denli aşkım.. yanlızlıgım... ve herşeye ragmen yine sen kayboldugum yerdesin |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Sen Sevmeyi Bilmiosun..! "SeN Ne SaNDıN Ki........." Başın göğe erdimi ki sevgili ? En büyük sen oldun mu ? Herkes seni parmakla gösteriyor mu artık,işte bu o diyorlar mı? Yazık...Neler yaşamıştık oysa,neler hissetmişti şu kalbimiz,nasıl üzülmüştük mesafelerin uzunluğuna...Yazık be AŞKIM,sessizce çekip gitmek yakışıyor mu bu aşka??? Hayret!Bakmaya doyamazdın gözlerime...Ya şimdi yüzüme bile bakmıyorsun..Nasıl başardın bunu..Nasıl yıkmaya elverdi yüreğin anıları... Olmadı değilmi?Bulamadın benim gibisini,bulamadın böyle seveni..Çünkü bende hainlik yoktu...Sırf sen vardın,sevdan vardı..Şimdiyse sen yoksun ama hala sevdan duruyor aynı yerinde... Dinlemedin bile giderken,demek hatırda kalmadı..Sen değilmiydin saatlerce telefonumu bekleyen,sen değilmiydin beni göremeyince üzülen!!!Benimde hayallerim vardı kendime dair...Ne zaman seni düşünsem,ne zaman rüyaya dalsam hep sendin yanımda...Evlenirken sendin kolumdaki,gülerken yanımdaki sendin...Güzel bir yer görsem,orada hayal ederdim ikimizi...Ayakkabı görsem ayağın,yüzük görsem parmağın..Her güzel şeyde sen gelirdin aklıma..herşeyi sana yakıştırırdım..Herşeyim SENDİN!! Delimi diyorsun?Dersin tabii!!Sensiz kalmadığın için dersin,sensizliğin hasretini çekmediğin için dersin..Sensiz kalda gör..Nasıl korkarsın güneş doğacak diye,insanlar uyanacak seni dşünemeyeceğim,sana birşeyler yazamıyacağım diye nasılda korkarsın..SENSİZ kalda gör!!! Çıkamazsın dışarı,kaçarsın insanlardan..Kendini geceye mahkum edersin..Ağlarsın güneş doğarken,çilem başlıyor diye..Başını yastığa koyarsında uyuyamazsın..Ve nihayet yine güneş batar...Sensizliğin resmine bakarsın aynada... Eski günler geliyorda birer birer aklıma..Beraber şarkılar söylerdik..En güzel şarkılar ikimizindi..En güzel besteler hep bizim içindi..Mutluyduk sevgilim değilmi??Aldığım nefes,içtiğim su,yürüdüğüm yol,herşeyde senden izler varken söyle nasıl unutabilirim seni?Yinede bana çok şey öğrettin..Başta sevmeyi sevilmeyi..Ben herşeyi paylaşmak istedim seninle ömrüm boyunca..ama sen bu sorumluluğu almadın üzerine.. Birinden,delice sevdiğin birinden ayrılmak zorunda olmak ama ayrılırken onuda içinde götürmek,ondan uzaklaştığın her adımda içinde onun büyüdüğünü,içine sığmadığını hissetmek..bütün bunların acısını duydun mu hiç??? Senden yine vazgeçmedim..Ellerim unutmadı sıcaklığını.. Şimdi yeni birini arıyormuşsun,yeni sevgili..Beni yıkmak derbeder etmek için mi bu yolu seçtin..Daha insaflı olupta öldüremezmiydin beni..Taparcasına sevdiğim için günahkarım zaten Allah'ın huzurunda..Ne olur tatlı canıma kıymayı ellerime bırakma,sen yap şu işi al canımı ellerinde ölmeyi nasip et bari bana... Yıllardır istediğim mutluluğu bulmuştum senin kollarında..İnkar edemem bunu asla..Bak bunu sana korkakça değil işte böyle cesurca söylüyorum...SENİ HALA ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUM... Ben gidiyorum artık..Kaderimmiş yanlızlık..Bundan sonra sevmek haram bana..Hele evlenmek mi başkasıyla? Hayır sevgilim ASLA!!!Sana böylesine taparken giremem bir başkasının günahına.. DEMEK BİTTİ DİYORSUN ÖYLEMİ?? Duygular vardır hiç anlatılamayan... Sevgiler vardır kelimelere sığmayan... Yollar vardır aşılması güç olan... Vedalar vardır insanı bir ömür ağlatan... Ve bazı insanlar vardır hiç unutulamayan... Sanma sakın beni sevipte bırakanlardan... BENİM SEVGİM MEZARA KADAR OLANLARDAN!!! sen ne sandın ki |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Sen Sevmeyi Bilmiosun..! Aklımda çekip gitmeler var şu günlerde... Tüm yolları tıkadığımı zannederken bir film afişinde gördüm gitmelerimi... Onları da yok edemem ki... Her şeyi silsem, yok saysam neye yarar? Çekip gitsem buralardan... Çekip gitsem her şey geride mi kalacak? Tüm yükümle gideceğim aslında farkındayım... Kendimle... Kişiye kendinden daha büyük yük yoktur sanırım... Kendimi bırakıp gitsem... Mümkünse gitsem... Kendimi cumbadaki masada, kahvemle ve Ahmet Altan'la bırakıp gidebilseydim, yanıma da sadece sigaramı ve özbenliğimi alabilseydim... İşte o zaman çekip gitmelerim ne güzel olurdu... Durağan bir otel odasında, hareket halinde bir sigaranın dumanıyla... İşte ilk nefes... Çok acı çekiyorum ben... Ardından ikinci nefes... Evetttt, çokkk acıyor içim... Üçüncü nefes... Ağlamak istiyorum... Dördüncü nefes... Ağlıyorum işte... Beşinci nefes... Gözlerimden acımla birlikte akıyor yaşlar... Altıncı nefes... Artık susmak istemiyorum... Yedinci nefes... Konuşmaya başladım bile... Sekizinci nefes... Git lütfen... Giderken sessiz ol ama... Dokuzuncu nefes... Yalnız kalmalıyım... Onuncu nefes... Problemler çözümü içinde taşır, hadi onu bulalım şimdi... On birinci nefes... Ama önce asıl problemi bulalım... On ikinci nefes... Hadi bul şu problemi... On üçüncü nefes... Buldum galiba... On dördüncü nefes... Hadi beni öldürsene... On beşinci nefes... Biraz daha yanayım... On altıncı nefes... Zerrem kalmamalı yanmayan.. Ve son nefes... Aman Allahım bu küller ben miyim? İşte böyle bitmeli o sigara... Ve ben yanıp küle dönmek istiyorum işte böyle... Hikayedeki gibi olmalı... Küllerimden yeniden doğmalı... Aklımda çekip gitmeler var şu günlerde... Tüm yolları tıkadığımı zannederken bir film afişinde gördüm gitmelerimi... Film gibi gerçek hayatlarda, masalsı küllerden yeniden doğmak isteğimi gördüm... Gitmelerim... Çekip gitmelerim... Yanmalarım... Tek zerrem kalmayana dek yanmalarım... Doğmalarım... Küllerimden masalsı doğmalarım... Gitmelerim... Ve güllerin içinden, ve küllerin içinden dönüp gelmelerim |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Sen Sevmeyi Bilmiosun..! Yüreğini Kanatmıyor Mu Zaman? Aşkı bedenlerimize, çiçekleri parfümlere kurban ettik. Rüzgarın yerini pervane aldı. Sevgi şehvetin tuzağı oldu. Göz yaşlarımızın kalbimizle bağlantısını kopardık. Ruhumuzu yitirdiğimizin farkına bile varamadık. Gönlümüz gönlümüze esir düştü. Ağlamayı unuttuk çünkü kalplerimiz ölü. Ölmekten kaçıyoruz çünkü yaşamayı unuttuk. Kimseyle konuşamıyoruz, kimseyi dinleyemiyoruz çünkü kendimizle kavgalıyız. Sözler kalbimize inmiyor çünkü kalplerimize giden yolları kapatmışız. Tenlerimiz kalplerimizi esir etti. Aşkından verem olanlar şimdi bir hayal. Artık kıskançlık krizleri geçiriyoruz. Bulut nasıl ağlar, nar çiçeğini kim boyar,kumrular nasıl kur yapar,bülbüller birbirlerine hangi aşk sözlerini fısıldar, bilmiyoruz anlamıyoruz. Semaların dilini çözememişsen,sevgi kalbine kılavuz olamamışsa,hala meyveyi ağaçtan, suyu buluttan biliyorsan, nasıl yaşayabiliyorsun dünyada?. Dar gelmiyor mu bu mekan sana? Yüreğini kanatmıyor mu zaman? .... Yüreğinizde sevgi tomurcukları hiç solmasın! |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Sen Sevmeyi Bilmiosun..! Bir geldin. Hasretini bıraktın zindanıma. Karanlık karanlığa düştü. Gece gecenin üstüne indi. Parmaklıklar dağıldı; yüzün esir aldı beni. Taşlar toz oldu; özlemin taş kesildi. Gözlerine zincirlediler gözlerimi. Gidişin hüzünlü bir sonbahardı, unutmadım. Yıldırımlar düşürdün bakışından göğsüme… Saçlarım beyaz alev aldı. Yandım. Taş üstünde taş oldum. Suskunluğum utançtan duvarlar ördü. Sağnak sağnak yağmur oldum, yağdım küskünlüğümün çölüne. Çığ olup kendi yalnızlığıma katlandım. Uzaklığını yorgan yaptım çıplak ruhuma. Sözün güneşin yüzünü güldürürdü, unutmadım. Sessizliğin yeniden yeniye yanmış bir kül gibi. Rüzgâr aldı nefesimi. Buzdan sütunlara çarpıldı sesim. İçimin içinde bir gurbet oldun. Sen gittin gideli, dağlar yollardan saklanır oldu. Öyle derinleşti ki vadiler; gölgeler içine girmeye nazlandı. Bütün çöllerin tozlarını yutmuş gibi dudaklarım, ah etmekten bile usandı. Susuşun ibret dolu bir kitaptı, unutmadım. İçimde hep su sesi arıyorum. Denizler kurumuş… Lâl dudaklar susmuş.. Kıyılardan çekilmiş hayat; kemikler un ufak olmuş. Çöllerinden geçiyorum sensizliğin. Sessizliğin çığlığını büyütüyorum yüreğimde. Gelişin bir taze bahardı, unutmadım. Kalbine girdiğim yollara pusular kurulmuş. İnsan insana kavuşmuyor artık. Anka kuşları dirilmiyor yeniden. Küller bile yanmış yakılmış; ateş yeniden kendine gebe kalmıyor artık. Hıçkırıklar yalanın harmanına karışmış; gelmiyor gelemiyor yittiği yerden. Bakışın canlara can katardı, unutmadım. Bütün bağlardan kurtuldum. Geceleri gecelerin koynuna sürdüm. Bütün ışıkları gözlerinin karasına çaldım. Yanağının kıyısına geldim. Ellerinin ateşinden serinlik umdum. Gözlerim seni gördüğü için güzel. Işık senin yüzüne vurduğu için aydınlık. Yağmur senin göğsüne dokunduğu için serin. Rüzgâr senin tenine vurduğu için nefeslenir. Dualar senin dudağına dokundu diye göklerin kapısına dayanır. Duruşun dağların başını dik tutardı, unutmadım. Günahlarımı biliyorum, utanıyorum. İsyanlarım çok oldu; yüzüme bakamıyorum. O kadar unuttum ki, unuttuğumu hatırlamıyorum. Bana nasıl bakacağını merak ediyorum. Ürperiyorum. Ürperiyorum. Ya tanımazsan beni… “O beni sevmedi!” dercesine görmezden gelirsen ağlayan gözlerimi? Hayır, hayır, böyle olmayacak, emin olmak istiyorum. Senin müşfik bakışında, toprağın yağmura doyması gibi sonsuz bir serinliğe kavuşacağım. Senin bakışında sonsuz bir hülyânın eteğine varacağım. Özlemin cennetin kokusu bana, sana susadım. Ne hüznü eksilir ne sana doyar bu gönül. Sen gittin, çiçekler ezildi dünyada. Sen gittin, rüyaları boğuldu bebelerin. Sen gittin, sesi duyulmaz oldu derelerin. Sen gittin, yüreklerden kan çekildi. Sen gittin, can tenden usandı. Sen gittin, dağ dağa küstü. Sen gittin, alev üşüdü. Sen gittin, aşk kalplerden çekildi. Kıyılara vurdu aşıkların cesedi. Vuslatın cennet çiçeği bana. Baharlardan hep seni sordum. Senin serinlettiğin suları içiyor ceylanlar. Martılar senin yürüdüğün göklerde geziniyor. Kelebekler senin yüzünün değdiği bahçelere yayıyor kanatlarını. Bebelerin senin tebessümünü içiyor ana sütünden evvel. Şu dar göğsümün kozasından çıkmaya çalışıyorum. Sonsuz genişliklerin sırrı iki dudağının arasında saklı. Bir kelâm söyle n’olur! Her hecenin arefesinde seni duymak istiyorum. Hitabın denizleri taşırıyor kıyılarıma, nereye baksam sana dokunuyorum. Sev beni cananın olayım. İçimden aksın bütün ırmaklar. Senin kıyılarını kucaklayan kocaman bir derya olayım. Rüzgârlar savursun beni, yağmurların hepsi alnıma düşsün, taşların hepsi göğsüme düşsün. Senin ayaklarını öpen kocaman bir dağ olayım. Çöller savrulsun, dağlar aradan çekilsin, yokuşlar ve inişler bitsin ki yürüdüğün yollara toz olayım. Senin hasretinle yanar her yanım, bütün ufuklardan seni umarım. Çöldeyim, susuzum. Dudağın bana Leylâ. Kuyularda Yusuf’um. Sözlerin bana Züleyhâ. Ateşlerde İbrahim’im. Gözlerin bana deryâ. Sancılar içinde Meryem’im. Bakışın bana İsâ. Yaralar içinde Eyyub’um. Hasretin bana şifâ. Ölüler içinde bir ölüyüm. Ellerin bana musallâ. " |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Sen Sevmeyi Bilmiosun..! Aşk, Uydurduğumuz En Güzel Yalan! Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye gittiğin değildi önemli olan... Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin... İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti. Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti. “Bana kalan, Beni kalansız bölen bu şehir. Ah! bu şehir, yalan şehir” demek isterdim; ama yalan olan sendin. Benim yarattığım, inanmak için yıllarımı harcadığım kocaman bir yalandın sen. Gerçek olduğunu gördüm. Sen gittin... Aslında içimden giden sevgili değildi. Ben sadece, yalanıma inanmıştım. O, gerçekti... Aşk bitmişti. Düşünüyorum da acaba aşk, ruhumuzun derinliklerinde yaratılan koca bir yalan mı? Şiirde, müzikte ya da sözde, nerede aşk varsa orada bir de yalan yok mu? Aşk ve yalan, güzel ile çirkin, iyi ile kötü gibi birbirini besleyen, değiştiren ve dönüştüren; biri olmadan diğeri varolamayan ya da anlamsız kalan evrimin temel dinamiklerinden ikisi olabilir mi? Ya da aşk, yalana sesdeş mi? “Seni seviyorum” derken, aslında içimizde yarattığımız en güzel yalana övgüler mi düzüyor, kendimize olan hayranlığımızı mı dile getiriyoruz? “Bir gün içimden gittin, anladım.” Aşk, uydurduğumuz en güzel yalan! Ve aşk, yalan varsa aşktı. İnsanın doğasında var. Doğrular ne kadar da az cezbeder bizi. Yasaklı ya da yanlış ne varsa, yaptıklarımız hanesine yazmak isteriz. Durduralamaz bir dürtüdür bu. Yalanı bazen istem dışı kullanırız. Söyleyen biz değilizdir ama, söyleten ta kendimizdir. İçimizdeki yasaklı kimliktir O: Mülkiyet duygusu ve egosu olağanüstü gelişmiş; ihtiraslı, doyumsuz ve aşka her zaman hazır. Pembedir, mavidir ve daha çok kırmızı. Cıvıl cıvıldır, yerinde duramaz. Yaz gibidir: Islak ve sıcak. Zaafları vardır, yasak ve güzel olan herşeye. O cennetteki en güzel meyveyi tadan, ilk ihaneti gerçekleştirendir. Kısacası O, yaşayan tarafımızdır. En güzel anılarımız, en heyecanlı anlarımızdır... Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye ve neden gittiğin değildi önemli olan... Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin... İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti. Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti. |
| | |
| | #9 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Sen Sevmeyi Bilmiosun..! Sahillerimde ayak izlerin kalıyor. Ayak izlerin sıradan değil, biliyormusun? “Demek, sıradan olmayanların ayak izleri de sıradan olmuyormuş” diyorum. Ayak izlerini seviyorum! .. Ve içimdeki deniz; yalayıp durmakta, sahilimde kalan öpülesi ayaklarının izlerini! .. Ve de usul usul sokulup, sana dokunup durmakta... Güneş vurmuş gibi kızarmış yanaklarını; utanmış olmalı, diyorum! .. Tek aşinası sensin kumsallarımın... Nedendir bilmem, senden başka kimsecikler uğramaz buralara. Ya da tek sana açılıyor bu sahilin kapıları. Ve de olanca güzelliği bir tek sana sunmakta... Makuldür... Sabahın ilk saatleri bu. Gecelerim; koyu lacivert renklerinden ilk sana soyunmakta. Ve; günün ilk ışıklarıyla birlikte; hayalinin rengiyle bütünleşip, pastel tonların, muhayyilendeki tonunu kuşanmakta... Yosun kokuyor martıların sesleri! .. İyi ki, varsın diyorum. Zira yokluğunda, fırtınalarım kum savururdu buralarda... İyi ya; ya senin içindeki denizden ne haber? O da beni gezdiriyor mu kıyılarında? Ve ayak izlerime ve bana dokunup duruyor mu? .. Gizli gizli okşuyor mu hayallimi? .. Ve; uyutuverecekmiş gibi bağrında beni, mahmurlaştırıyor mu senin gözlerin gibi benim gözlerimi? .. Suss... Konuşma... Sen hep sus! .. kokusunu duyduğun yosunlar gibi sus! .. Martıları kim anladı bugüne kadar? Üstelik de çığlıkla anlattıklarının sırrına kim erdi? Ama, sabahın bu ilk saatlerinde, martılarımın ilk çığlığını, bir demet halinde, iyot kokan sahillerimin ilk sana duyurmakta... Yosun kokuyor martıların sesleri... Ayak izlerine bitiyorum... Sularım çalkantıda! Ayak izlerine doluyorum! Ayak izlerine bir sandal, iki de martı düşürüyorum. Seni seviyorum... Bu yosun kokuları hiç bitmesin... Ve sen; gönlümün kıyılarından hiç eksik olma diyorum! Terledikçe açıl denizlerime, zira ihtiyacımsın... Mahrum kalmasın suyum tuzundan, mahrum kalmasın sahillerim ve yosunlarım kokusundan. Esirgeme ayak izlerini sahillerimden. Ayaklarını; izlerini, seviyorum! .. |
| | |
| | #10 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Sen Sevmeyi Bilmiosun..! Hayallerimdesin Yüreğim bir serceninki gibi nazenin ve de titrek ve de ilkbaharada açılmaya hazırlanan bir tomurcuk tanesi gibi heyecenlı ve de ürkek ...ruhum yeniden umutlara ve de hayllerde geziniyor..yüreğim bugün ne kadar üzgün olsa da - senin gülümsemen ve de senin umutlarıla ayaktayım.. aslında bugün efkarlıyım ve de bu gece rüyalarımda senin hayalini kurmak isterdim ve de bir gece olsa da senin hayaline saralıp uyumak vede hiç kalkmamak yada sıcak söminenin yanında dizlerinde umutlarımı hayallerimi anlatmak sabaha kadar.....yada yagmurlu bir gece sana tüm aşk şiirlerini okumak sırılsıklam olurken ....ne dersin bilmiyorum ama hislerim yüreğimde yüreğim sesssiz ve de söylemek istedikleri var...gözyaşlarını silmek soguk ellerimle yada rüzgarda dagılan saclarına dokunmak İyilik meleği olup da yatagını dünyanın tüm çicekleriyle süslemek....yada dizlerinde uyumak...kalbindekilerini gözlerinde bulmak....unutmak yada anlatmak istediklerimizi dillerimiz değil de ruhumuz ve gözlerimiz anlatsa sonu ne olursa olsun....gece kararsa da gözlerinin ışıltısıyla tüm gece seni izlemek benim seni izlediğimi bilsen de.....o gece kelimeler değil de kalbimiz konuşsa ..... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sevmeyi oyuncak zannedenlere.. | Saripapatya | Paylaşmak İstedikleriniz | 9 | 07-11-2007 00:06 |
| ben istemedimki sevmeyi | hilebaz | Paylaşmak İstedikleriniz | 8 | 28-09-2007 18:59 |
| Sevmeyi Biliyormuyuz? | DiLrUbA | Paylaşmak İstedikleriniz | 0 | 10-02-2007 14:22 |
| Seni Sevmeyi Özledim | KãRdé£éN | Paylaşmak İstedikleriniz | 1 | 24-12-2006 16:00 |
| SevMeyi AnlayAbildik Mi?? | Gecem | Paylaşmak İstedikleriniz | 9 | 17-12-2006 22:45 |