HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() Hąγąt Gúz£Ldi® Kayıt: 07.02.2007 Yaş: 22
Mesajlar: 5.375 İtibar Gücü: 35 | Bir Sandal Seçtim Beynimin Okyanusunda.. ![]() Bir sandal seçtim beynimin okyanusunda ve bağışladım kendimi,geçmişimi.Tebessümdür şimdi anılar,insanlar,aşklar… gitmelere dair sözcükler biriktirdim saklı diye bilinen varlığından daha emin olamadığım kalbimin ücra köşelerinde... Gitmek diyorum da aklıma ne valiz ne gözyaşı ne de sallanan bir el ya da hoşçakal geliyor.Gitmek diyorum da bir yerler sızlıyor bir yerlerde ağıtlar yakılıyor,duyuyorum…Hiç görmediğim hiç bilmediğim şehirlerden,insanlardan bahsediliyor. İşte o zaman anlıyorum mekanlarda değilim ben,zamanları aşıp gelen bir hüznün,aynı isyanın aynı türkünün sözcüklerini beraber yazıyoruz;hiç görmeden varlığından bile emin olmadan,sadece hissederek… Önce sakladım ne varsa,neyim kaldıysa yaşanan…Baktım,saydım,bağırdım hepsine teker teker…Sonra parçaladım geçer sandım yok edilince ,oysa yokluk nedir bilirdim,bilirdim sahip çıkmanın ısıttığını ruhun,kendimle mi inatlaşma mı bu bilemedim… Afrika da ölen bedenler için bir şey yapmayıp ama yine de vicdan azabı duyuyorsak,hayallerimiz düşlerde kalıp somut dünya da kendine bir toprak bulamıyorsa hala,büyüklerimize kızıp aynı yanlışları zaman deyip doğruya çeviriyorsak,beyazın aydınlığından korkup denemekle bulunur diye karalıyorsak,kendi seçtiklerimize kızıyorsak ama yine de seçmeye devam ediyorsak,sonra da _izm leri sorgulamadan boyun eğiyorsak,aydın gözüküp hala gençlikten umut kesiyorsak… ![]() Daha bir sarılırım hayata,daha da sorgularım kalp ile beyin arasındaki uçurumları… Aynı gökyüzündeysek,aynı yıldız kayınca dilek tutuyorsa hala yürekler… Tutarım sözcüklerimi,gitmeleri ertelerim… Sesindeki tınıya hasret kulaklar…Sukutumdur çığlığım,benzemek düşer sen değil de sendeki ben olana…Gidiyorsun ya kimseler görmeden,adını asmadın boşluğa,doldurmadın cevapların içini,üç nokta kaldı geriye,/uzat/ dedin bir hayalin içinde,/uzat da gelirsin bir gün yanıma…/. Gidiyorsun ya içtiğim suya gülüşünü katarak,geçiyorsun ya 40 yıl öncesinden kalma bir ağa edasıyla…dağlar delinir yürekte,yürekte toprak parçaları,geçtiğim yerlere senden de izler kalsın diye… Benzemek düşer sen değil de sendeki bana… Bir sandal seçtim şimdi ve bağışladım kendimi,geçmişimi,… Tebessümdür şimdi anılar,insanlar,aşklar… alıntı |
| | |
| | #2 (permalink) | |
![]() Her şey geçecek,biliyorum:) Kayıt: 16.06.2006
Mesajlar: 3.024 İtibar Gücü: 20 | Alıntı:
çok etkiledi beni bu yazı.. tşkler | |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() Hąγąt Gúz£Ldi® Kayıt: 07.02.2007 Yaş: 22
Mesajlar: 5.375 İtibar Gücü: 35 | yorum için ben teşekkür ederim |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() DiKKaT !!! MeLeK WaR :)) Kayıt: 22.05.2007 Yaş: 25
Mesajlar: 4.820 İtibar Gücü: 30 | canımmmm ![]() çok güzel |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Kayıt: 05.10.2007
Mesajlar: 129 İtibar Gücü: 8 | tesekkürler insani okurken böyle felaket bisekilde etkiliyor cok güzel olmus ellerine saglik |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() "G£c£_£$iNTİ$i " Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 22
Mesajlar: 10.314 İtibar Gücü: 67 | Küflü yağmurların kopardığı dudaklarıma utangaçlığımı asıp yine sana geldim sevgili faili meçhul cinayetin tek tanığı gecede..Rüzgarla oynaşan sonbahar yapraklarını ayaklarımla dövüp sensizliği eskittim taş dibeklerin kör topal satırlarında…Bedenime karanlığın ütüsüz gömleğini geçirip, tozlanmış hatıraların gölgelerinde seni aradım sabah ezanına kadar. Köşe bucak sesini aradım yüreğimi yalpalayan rüzgarın koynunda. Bir umut diye seni sordum hükümsüz adreslere yol alan bulutlara.. Olur ya sana dair tek bir iz bulur , her gece onun sıcaklığında ayazlara kafa tutabilir miyim diye sorgulara aldım geceyi emziren karanlığı…Dört mevsim gülümseyen gözlerini sordum elvan elvan kokan çiçeklere..Seni sordum beni senden alan takvimlere. Şehrin eskimiş kaldırımlarında senin izin diye her taşın altında bana bırakılmış bir anı aradım durdum.. Yine sana dair tek birşey bulamadım. Biliyorum her gün arayıp her defasında bulamasam da inatla seni arayacağım tozlanmış hatıralarda. Sana söz sevgili; sensiz her gece yalnızlığında harf harf ölüme susup, sensizliğe doğan her günde senin izini arayacağım nefes aldığım her taşın sen kokan gölgesinde…Her gün bir önceki günden daha azimli, daha umutlu olarak…. Unuttun mu sevgili..Karanlığın ince eleğinden avuçlarıma savrulmuş acıya inat bana dik durmayı sen öğretmiştin. Gönül payıma düşen hüzne inat dudaklarımdan etrafa yayılan gülüşlerle hayata gülümsememi sen söylemiştin. Ben sana dair hiçbir şeyi unutmadım. Hatıralarında tozlanmış siyah- beyaz bir filmin karelerinde gezinsem de, ben seninle yaşanmış hiçbir anıyı sensizliğe gömmedim. Yağmurun gökten tel tel toprağa süzülürken yorulup ince kaşlarında dinlendiğini, kör yangınların bile küllenmeden senin kirpiklerinde serinlediğini ve yazgımın soğuk avuç içlerinde gezindiğini hiçbir zaman unutmadım ki sevgili. Hüviyetime işlenmiş soyadım gibi adının her bir harfini “ ölümsüz aşkla “ sol yanıma nakışladım sevgili... Rüzgârın pencereyi zorlayıp kulaklarımıza şarkımızı fısıldadığı gecede okumalıydım sana yazdığım şiirleri. Her satırı sen kokan şiirlerime şahitlik eden gözyaşlarını avuç içlerimde saklayıp susuz kalmış ceylanlara içirebilseydim keşke.. Sen, sırtını bana dönüp ellerini ay ışığına uzatmışken avuç içlerine gülüşlerimi serebilseydim.. Kalem kaşlarının her hareketini yakalayıp gülüşünün her figürünü gökyüzünün eşsiz tuvaline küçük ellerimle çizebilseydim. Gökyüzünde bizi izleyen pamuksu bulutların üzerinde saatlerce dans edebilseydik seninle.. En sonunda hasretin bağrına susturulmuş kelimelerimizi bırakıp avaz avaz birbirimize susabilseydik gözlerimizin durgun sularında.. Ey gözümü kırpmadan canımı acılarına adadığım kadın.. Seni, en çok akşamın perdelerime düştüğü vakitlerde aradım. Kalabalıkların sokaklardan elini eteğini çekip suskunluğa büründüğünde perde perde kanayıp durdu sana gecikmişliğim. Baktığım her kadın sana benziyordu, aldığım her nefes gözlerimde sana nemliyordu sevgili..Çalan her telefonda sesin , vurulan her kapının ardında sen olmalıydın…Döndüğüm her sokak başında gözlerinle karşılaşmalı, gördüğüm her kabus sonrası korkularımı sen unutturmalıydın bana… Her uykudan senin sesinle uyanmalı, her gözyaşımdan sonra ıslak kirpiklerimi gülüşlerinle sen kurutmalıydın sevgili…. Gece; sıcak gamzelerine düşerken, biz seninle ayrı duvarlara yaslanıp aynı sevdayla kurutuyoruz aynı satırlara düşmüş gözyaşlarımızı. Geleceğe bağışlanmış yarınlarımızı dudaklarımızda saklayıp tozlanmış anılarımızda uyutuyoruz gözleri uykusuz kalmış sabır taşlarımızı…Kirlenmiş gökyüzünden sağdığımız her yağmur damlasına birbirimizin adlarını işleyip iadesiz mektupların gözü yaşlı satırlarına eğiyoruz başımızı. Oysa bir kavuşsaydık seninle, bulutlardan iplik iplik düşen yağmurlara inat güllerin kanadığı bahçelerde delicesine dans edecektim seninle. Sonra da yüzünde beliren sıcak gülüşlerde ıslak gözyaşlarımı kurulayacaktım…Yüzü bahar işlemeli çicekleri kücük ellerimle ben serecektim kapına.. Ve ölmeden önce, gözyaşlarımla yıkadığım yıldızları son kez ben örecektim bahar kokulu saçlarına.. Şimdi gözbebeklerimde kanıyor yokluğun dua dua. Kimi zaman dağlardan kopup gelen bir “ sel “ gibi bentleri aşıp yalnızlığından taştım. Kimi zaman da takvimlerinden düşüp solan” gün” gibi karanlığa karışıp dudaklarından kaçtım. Uzun köprüler kursam da varlığına, sesine mühürlenmiş son kelimen olamadım. Camlarına vuran sonbahar yağmuru olup aksam da ayak ucuna, nefesine sürgülenmiş can olamadım. Tek bir kelime etmeden sus ve ağlama ne olur. Dinle beni. Bırak sevdamız “ ayrılıklarda “ tozlansın. Hatıralarımıza devasa mezarlar kazılsın.. Acıya bükme belini ne olur. Bana dik durmamı söyleyen sendin, ne çabuk unuttun. Eğme başını kaldırımlara. Boynu bükük gezme ne olur. Dik dur yalnızlığa. Bu savaş bitmedi daha. Varsın olsun, aşktan öte tek bir silahımız kalmasın. Varsın olsun tek dayanağımız hatıralar bile bize sırtını dönsün. Bak ben bıraktığın yerde, yüreğinin en derin yerinde seninleyim sevgili. Sen benden gitmek zorunda kalsan da, ben hiçbir yere gitmedim. Yüreğinden öteye gitmedim ki sevgili... Ben seni ölümsüzlüğüme bağışladım. Ben seni " sol yanıma " dua dua nakışladım sevgili.. Duyuyor musun denizin sesini ? Türkü türkü bizi çağırıyor her notasında.. Soğuk ellerini uzat bana. Yalın ayak gezinelim dalgaların arasında. Köpüğü kirlenmemiş denizin Mavi sularına kazıyalım ölümsüz sevdamızı.. Hissediyor musun güneşin sıcak nefesini ? Dua dua toprağa bizi anlatıyor her satırında.. Üşümüş yüreğini daya sırtıma. Gülüşlerimizle serilelim bulutların koynuna… Avuçlarında gezinirken güneşin, Sıcak yüzünde kurulayalım ıslak gözyaşlarımızı. Görüyor musun mevsimlerin en taze çiçeğini ? Harf harf bizi çağırıyor her tomurcuğunda Dağılmamış saçlarını uzat rüzgâra… Elvan elvan saçlarına örülsün baharlar… Yazılırken kelebeklerin sırtına vuslatımız, Bir kır düğününde Sonsuzluğa kazıyalım adlarımızı… |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Kayıt: 29.10.2007
Mesajlar: 33 İtibar Gücü: 0 | Günler geçiyordu üzerinden; Sana hissetirmeden görünmek istemeden...Senin gözüdeki şerit ve adımlarındaki kararlılık yine bir balyoz gibi bindi üstüme...Sen ilerledikçe onlar geçmeye devam ediyordu,bense bendeki seni silmeni izliyordum.Oysa başaramıyordun ... dedim ya, sen zannediyordun, ben izliyordum. Omuzlarımdayken ellerin ve bile bile sürüklerken uçurumun ucuna doğru bedenimi,çok fazla şey düşünemiyordum.Sana bırakmıştım kendimi,belki diyordum,belki bir ruyadayım.Her sabah kalktığımda keşke ruya görmüş olsaydım dediğim gibi. Sindiremiyordum sonuçta ,uyanmak istiyorum uyanamıyorum.Birkaç ay öncesini hatırlıyorum,çatlamış dudaklarımın arasından söyleniyorum kendi kendime..Aptalsın hemde kendini cezalandıracak kadar aptalsın. Ben seni bırakırken uçurumdan öyle bir tutdunki kolumdan o kadar sıcakdıki ellerin bırakamadım yavaş yavaş çektim kendime. Bir daha olmasın diye sırf sen üzülme diye çıkarttım gözümdeki bandı, güvenmen için senin gözlerine takdım. Şimdi baktığım zaman yüzüne,keşke bıraksaydım diyorum,keşke bıraksaydımda bu acı bir daha yaşanma aşanmasına gelmeseydi.Daha düşmeden bu duruma geldiysem eğer yere çakıldıktan sonra ne olurdu tahmin edemiyordum. Çıplak ayaklarınla yürüyordun,sivri taşlara ve dikenlere basmamaya çalışıyordun ama okadar fazlaydılarki kanayan ayakların söylemesede biliyordum.sen acıyordun bebeğim.belki göremiyorum ama hissediyorum.Durduğu zaman bu ayaklar biliyordumki sonbirdefa daha dönmeyecekti uçurumun kenarına.Bırakmak için uzatdığında beni aşşağıya sana doğru son bir kez uzanıyorum;senin bana uzandığın kadar sıcak değil belki ama daha güçlü ve daha umutsuz! Günler geçiyordu üzerinden,farkında olmadığından değil sen istediğin için. |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() || NefeSimSin || Kayıt: 02.06.2007 Yaş: 17
Mesajlar: 9.366 İtibar Gücü: 58 | ELLerinize sağLık.. TeşekkürLer.. |
| | |
| | #9 (permalink) |
![]() Hąγąt Gúz£Ldi® Kayıt: 07.02.2007 Yaş: 22
Mesajlar: 5.375 İtibar Gücü: 35 | Rüzgârın pencereyi zorlayıp kulaklarımıza şarkımızı fısıldadığı gecede okumalıydım sana yazdığım şiirleri. Her satırı sen kokan şiirlerime şahitlik eden gözyaşlarını avuç içlerimde saklayıp susuz kalmış ceylanlara içirebilseydim keşke.. Sen, sırtını bana dönüp ellerini ay ışığına uzatmışken avuç içlerine gülüşlerimi serebilseydim.. Kalem kaşlarının her hareketini yakalayıp gülüşünün her figürünü gökyüzünün eşsiz tuvaline küçük ellerimle çizebilseydim. Gökyüzünde bizi izleyen pamuksu bulutların üzerinde saatlerce dans edebilseydik seninle.. En sonunda hasretin bağrına susturulmuş kelimelerimizi bırakıp avaz avaz birbirimize susabilseydik gözlerimizin durgun sularında.. gecem yüreğine sağlık canım benim ![]() Günler geçiyordu üzerinden; Sana hissetirmeden görünmek istemeden...Senin gözüdeki şerit ve adımlarındaki kararlılık yine bir balyoz gibi bindi üstüme...Sen ilerledikçe onlar geçmeye devam ediyordu,bense bendeki seni silmeni izliyordum.Oysa başaramıyordun ... dedim ya, sen zannediyordun, ben izliyordum. yüreğine sağlık infinite paylaşım için teşekkürler ![]() forum meleğimmmm burcuummm karam64 ![]() yorumlarınız için ben teşekkür ederim ![]() |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Mustafa SANDAL | ^^SuLuBoYa^^ | Sanatçılar | 2 | 19-05-2008 10:41 |
| Adana'da sandal alabora oldu: 1 ölü | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 02-04-2007 09:40 |
| Gece,Mum ve Sandal | ^^DoLCe^^ | Paylaşmak İstedikleriniz | 9 | 08-02-2007 01:31 |
| Eski milli boksörlerden Sandal vefat etti | Haberci | Son Dakika Haberleri | 0 | 12-12-2006 10:40 |