HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Caresiz aSk.. Bazen öyle bir iliskiye tutulursunuz ki, ne sevebilir,ne terkedebilirsiniz. Kör kütük baglanmissinizdir aslinda... En güzel yillarinizin, aci tatli hatiralarinizin ortagidir; iç çekismelerinizin müsebbibi, yazilarinizin ilhami, sohbetlerinizin konusudur. Gözyaslarinizda, bilinçaltinizda, kahkahanizdadir. Korkunca saklandiginiz bir siginak,cosunca öptügünüz bir bayrak...Sevdaniz riyasiz, çikarsiz, karsiliksizdir.Sinirsiz ve nihayetsiz; "Ölmek var, dönmek yok"tur. * * * Lakin gün gelir anlarsiniz; içten içe bir seylerin kanadigini... Tutkulu sevdalarin gizli hançerleri baslar parildamaya...Surasindan, burasindan elestirmeye koyulursunuz: "Söyle görünse, öyle demese, degisse biraz ya da eskisi gibi olsa..." Baskalarini örnek göstermeye, "Bak onlar nasil yasiyor" demeye baslarsiniz. Hem birlikte yasayip, hem özgür olmanin yollarini ararsiniz. Askinizin gözü kör degildir artik, yanlisini görür düzeltmek istersiniz. "Eskiden böyle miydi ya.." diye baslayan sohbetlerde açilir elestirinin kapisi; açildikça, bastirilmis itirazlar yükselir bilinçaltindan... Böyle süremeyecegini bilirsiniz. Degissin istersiniz. O, sevgisizliginize yorar bunu... Ihanete sayar. Tutkulu iliskilerde ihanetin bedeli ölümdür. "Ya sev böyle ya da terket" diye gürler... * * * Bir zamanlar bir gülücügüyle alacakaranligi isitan o rüya, bir kabusa dönüsür birden... Kapatir gönlünün kapilarini, yasaklar kendini size... Hoyrattir, bakmaz yüzünüze... Zehir akar dilinden, konusturmaz, suçlar,yargilar mahkum eder. Mühürler dudaklarinizi, yirtar atar yazdiklarinizi, siler sizi defterden... "Iyiligin içindi hepsi, seni sevdigim için..." dersiniz,dinletemezsiniz. Ayrilirsaniz asamayacaginizi bilirsiniz, lakin böyle de sevemezsiniz. Ihanetten kirilmistir kaleminiz; severek, terk edersiniz... * * * "Madem öyle..."nin çagi baslar ondan sonra...Madem ki siz böylesine tutkunken, o hep baskalarini seçmistir, madem ki kiymetinizi bilmemistir, o halde "günah sizden gitmistir". Lanet ederek bu karsiliksiz aska, çekip gitmeleri denersiniz. Askin göçmenlik çagi baslar böylece... Daha özgür olacaginiz limanlara demirlerseniz bir süre... Ne var ki unutamaz, uzaktan uzaga izlersiniz olup biteni... Etrafi bir sürü ugursuzla dolmus, kurda kusa yem olmustur. Deli kanlilar, eli kanlilar, ugruna ölenler, sirtina binenler sarmistir çevresini... Gurur duyar onlarla, koynunda besler, gözünü oysunlar diye... Ugruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla... "Bana ne... kendi seçimi" diye omuz silkmeye çabalarsiniz bir süre... Ama sonra... ansizin kulagimiza çalinan bir sarki ya da kapi araligindan süzülüp gelen bir koku, hatirlatir onu yeniden... Yaban ellerde, baska kollarda ondan bahseder aglarsiniz. Kokusunu özlersiniz; türküsünü söylemeyi, sarkisini dinlemeyi, yemegini yemeyi, elinden bir kadeh raki içmeyi... Karsi nehrin kenarindan hasret siirleri haykirirsiniz, sular kulagina fisildasin diye... Dönüp ''Seni hala seviyorum" diye bagirmak geçer içinizden...Dönemezsiniz. Göremedikçe baglanir, uzaklastikça yakinlasirsiniz. * * * Anlarsiniz ki bir çaresiz asktir bu, ne onunla olur, ne onsuz... Hem kollarinda ölmek, kucagina gömülmek arzusu, hem "Ne olacak sonunda"kuskusu... Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz. Sürünür gidersiniz... |
| | |
| aSi MeLeq için teşekkür edenler 3 kişi. |
| | #2 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Caresiz aSk.. Seni Cok Seviyorum... Sana Doyamamak, Hasret, ÖzLem DedikLeri Bu OLsa Gerek... Her An Seni Duymak, Her Anini Hissetmek, Yanibasinda Seni YasayabiLme IhtimaLLerini Gözden Gecirdim Az Önce... Her IhtimaL Beni Daha da Baska ÖzLemLere Götürdü. Oysa O IhtimaLLerin BeLki de Cok Az Bir Yüzdesini PayLasacagim SeninLe... Su Yasam DeniLen Karmakarisik Durumu KaLdiramadigim Bu GünLerde Sen Bana Yasamimi Yeniden Hediye Ettin... ÖyLesine SindiriLmistim ki Kendi Dünyama, Gercek Dünyaya Dair OLan Her Sey'den Kendimi Yavas Yavas Cekmeye BasLadigim Bir Zamanda Cikiverdin Karsima ve Seni Hayatimin Bir Parcasi OLarak ALdim GönüL Bahcemden Iceriye... Iyi ki GeLdin Melegim... Senin Bana Su Kisacik Zamanda VerdikLerin AsLinda Nea Kadar da CokLar... ve Sen biLmiyorsun Cogunu... Artik InsanLara BahaneLer Sunmuyorum, IstemedikLerimi anLatiyorum Acikca ve Hayir Demeyi Ögrendim... Bazi ZamanLarda Derdini PayLasacagin En Yakin Dostuna BiLe Susmanin Meziyet OLdugunu... KimbiLir Daha NeLer Vereceksin Ögrenmeye Ac Beynime Daha NeLer NeLer Ögreteceksin... BunLar Senin Görevin OLmayacak, Ben Sadece Senden ALmam GerekenLeri BeLki de Sana Sormadan Fikrime YerLestiriverecegim... Ya Ben, Ben NeLer VerebiLirim ki Sana... Sana Sadece Sevgimi, Sana Sadece DostLugumu, Sana Sadece Tertemiz Bir Ben VerebiLirim... Ben'den Baska ; Sevmek Nedir ; ÖgretebiLirim Ancak Eger Tabii Sende Istersen... Sana Dair Yazmak, Seni SeninLe PayLasmak, Beni SeninLe PayLasmak... ÖzLüyorum Seni, Her Dakika Daha da Büyüyor ÖzLemLerim... Isterdim ki SihirLi Iksiri Iceyim Görünmez OLayim ve Her Dakika Senin Yaninda KaLayim. Her Dakikani, Her Saniyeni, Her Anini SeninLe PayLasabiLeyim... Melegim Seni Cok Seviyorum... |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 589 İtibar Gücü: 15 | Ynt: Caresiz aSk.. vazGeç direnme kalbim vazgeç bekleme sesini duyna yok boşa sitem etme unut onun gibi unut sende kaç denedim seni silmeyi bir kalemde ne çağre kaç kez öldüm uykusuz gecelerde anılarla vurdum senelerce hep baş ucumda hala saklarım her sözü vurgun o satırları yok yırtıp atamaDım hayır yakamadım o mektubu bırakıp gitti gideli ne aradı ne sordu vefasız uyuttu beni buralarda zaman durdu ah dönmedi unuttu beni |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Ynt: Caresiz aSk.. Sensiz yaşayamayacağımı anla artık Gözlerimden bu düşünceleri al artık ne olur… Kaybolan zamanların ardından bakıyoruz sadece…Hadi artık, geçip giden zamana ayak uyduralım… Tut ellerimden de beraber yol alalım… Bir daha geçen zaman dönebilme şansımız yok, bilmiyorsun sanırım… Bilmiyorsun ki bu kadar uzaksın zamandan… Hayallerim sönük, yaşamaya çalışırken ben… Sen nerelerdesin… Uzun zaman oldu dokunmayalı sana… Senden bekliyorum artık, sen uzat bu seferde özlem dolu olmasını umduğum ellerini… Çıldırmak üzereyim… Dursun zaman, konuşmasın kimse, görmesin yalan gözler, sussun bütün insanlar, sadece….. Sadece sen konuş… Seni seviyorum de… Yeniden yeşersin, yeniden can bulsun dünya(m)… Hadi… Yüreğimden can koparıyorlar sanki… Lütfen tut ellerimden artık…Yoruldum çok…. Sensiz yaşayamayacağımı anla artık… Sev beni… Ömrümü serdim ayaklarının altına sadece sev beni.... |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Ynt: Caresiz aSk.. Gelmeyin üstüme Bugün efkarımı pazara çıkarmıyorum Her şey bende kalsın sensizlik bende Bir sebebi var ise Onu da kendime bırakıyorum Sorma arkadaşım Ayrılık denen kelimeyi Sorma kapılarında mecnun gezdiren bahaneyi Ben o yarin derdine Unutmuşum dermanımı Sorma arkadaşım külü dumanı A ustosta saçlarıma ya an karı Kapılarında kul diye Mecnun olup çöl diye Sana geldim vur diye Halım nedir sor diye Yıkılmadım gör diye Gelmeyin üstüme Neyi alıp satayım Bugün efkarımı pazara çıkarmıyorum Dermanı yok bu sevdayı sordum kendime Geceler yoldaş oldu döndüm kendime Ey aşk Ey derin kuyu Ey soruldukça kanayan soru Nem olsun sen olmayınca Dünya malı nem olsun Her gün pazar kurulsa aşk meydanında Benim sensiz satacak nem olsun Gelmeyin üstüme Sakladı ım bir ayrılı ın sırrıdır Kor ateşler sümmanisi Ey her şeyin sebebi Gör diye gözlerinle divaneni Durmuşum yoluna bir ömür beklemeyi durmuşum Nem olsun sen olmayınca Dünya malım nem olsun Hergün pazar kurulsa aşk meydanında Benim sensiz satacak nem olsun... |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Ynt: Caresiz aSk.. ¤ Ahu Gözlerin, Ah O Gözlerin ¤ Ahu gözlerinle tutukladın beni, hiç suçum yokken, ah o gözlerinle, Gönlüme hükümlerin en ağır hükmünü verdin, Öyle vurdun ki prangaya her yanımdan, kıpırdayamam, Biliyorum, ölümle biter ancak bu mahkumluğum gönül hapishanende, Gülüm, tutukluluk sevilir mi ? Ben seviyorum işte, ölesiye seviyorum sana mahkumluğumu, Aldırmam gözyaşlarımın tükenmesine, Değişmez işkencem olsunlar hep isterim ki, Seviyorum dedim ya, sevmez miyim, nasıl sevemem, Hele bir de sevimli iki gardiyanım var ki, sormayın dostlar, Değişmesini asla istemediğim, Ahu gözlerin, ah o gözlerin, gardiyanlarım, Gülüm, daha ağırı gerek bana, bunlar çok hafif, Daha beteri gerek, daha akıl almazı, daha iç burkutanı, Zulümlerin, işkencelerin,acıların, Hele ki daha öldürücüsü, hasretin, Beni toplama kampına sürmeli, öldüresiye çalıştırmalı, Günlerce aç ve susuz bırakmalı beni, Kovmalı buralardan denizaşırı uzaklıklara, Kovarken de işkenceye devam, boş bırakmamalı bir anımı, Forsa gibi yıllar yılı kürek çektirmeli,acımamalı, Çünkü göreceğim her işkence, çekeceğim her eziyet, Bir gün bana mükafat olacak tır sonunda, Ve biliyorum ki gülüm, Ferhat'ın deldiği kayalardan da katı, Gönül duvarlarını böyle aşabilirim ancak, Zerre zerre kazıyarak, adımı yazacağım kalbine, Ve gireceğim apansız hiç ummadığın bir anda, Gönlündeki hücreme, Haykıracağım oradan, seni ne çok sevdiğimi herkes duyacak, İn, cin, kaf dağının ardındakilere varana dek, herkes duyacak, Ahu gözlerinle, ah o gözlerinle, Sen de göreceksin, gözlerinin mahkumunu yıllarca boşuna mahkum ettiğini... |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Ynt: Caresiz aSk.. SEVGİNİN SADECE SÖZÜNÜ EDENLERLE, ONU YAŞAYANLAR ARASINDA NE FARK VARDIR Sormuşlar ermişlerden birine; "Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yasayanlar arasında ne fark vardır?" "Bakın göstereyim" demiş ermiş. Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar icinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar. Ermiş "Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz" diye bir de şart koymuş. "Peki" demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan. Bunun üzerine "şimdi..." demiş ermiş. "Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe." Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıltılı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. "Buyurun" deyince her biri uzun boylu kasıklarını çorbaya daldırıp, sonra karsısındaki kardeşine uzatarak içmişler çorbalarını. Böylece her biri diğerlerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan. "İşte" demiş ermiş. "Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymamış düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır. Şüphesiz bunu da unutmayın. Hayat pazarında alan değil veren kazançlıdır her zaman..." |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() Bildiğin Meleq İşte :) Kayıt: 20.04.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 8.501 İtibar Gücü: 32 | Ynt: Caresiz aSk.. Bulunduğu yerden ilk giden terk edendir. Giderken ordu kadar güçlü görünür gözüne, O giderken terk edilenin işi bitmemiştir. Kalmak ve gidişini seyretmek kalır geriye. Kalan kişi ağırsa, onun da ordu gibi durması icap eder. (Değilse salya sümük ağlayabilir ki ben tasdik etmiyorum.) Hareket etmek yok... Ağlamak yok... El sallamak yok... Nefes zaten alınmaz... Canın yansa da... Koşup dur demek gelse de... Bağırmak istesen de... Yapmaman gerekir. Yapılmaz. Şayet yağmur yağıyorsa ve gidenle arandaki mesafe göz yaşlarını belli etmeyecekse, Doyasıya ağlanabilir. Fakat terslikler üst üste gelecek ya, Kalana eziyet edilecek ya, Sigara içilmekte güçlük çekilebilir. Avuç içi yapmak kısmi çözüm olabilir. Mevsim yazsa ağlanmaz ama. En azından o gidinceye kadar. O gidince kopar bir şeyler, Eksilirsin... Eve yürüyerek dönmek falan istersin, Bunlar tuhaf şeyler... Giderken kullandığı araca ( ki bu çoğu zaman otobüs olur ) küfür etmek benim açımdan caizdir. Fakat hangi küfürlerin edileceği konusunda yardımcı olamam, Seçme, ağzına geleni say derim. Bu noktada kişinin aklına filmlerdeki gibi otobüsün önünü kesmek gibi sözde parlak fikirler gelebilir. Şimdi bir üst satırda “sözde” kelimesini neden kullandın hocam dersen. Böyle şeyler filmlerde olur derim. Otobüsün önünün kesip şoförden muavinden dayak yemene ne gerek var. Zaten terk edilmişsin, vuran vurmuş bünyene... Madem gitmesini istemiyorsun o giderken neden delikanlılık yapıp ordu gibi durdun değil mi? Tutup kolundan nereye gidiyorsun lan demedin? Demek ki aranızda bir şey var... Bu tip ayrılıklarda zaman devadır kişilere. Bu yaranın eczanelerde hapı şurubu bulunmaz. Sakinleştirici geçici çözümdür. Sinirinden duvara yumruk atıp elini yaraladıysan, Git demire kafa at şuurunu da kaybet, beynini parçala derim. Ayrılık bu kadar acı vermemelidir kişilere. Dediğim gibi belli bir zaman geçince ayrılığın üzerinden toparlanırsın... Parçalama kendini tamam mı... |
| | |
| | #9 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | ![]() Sen yokken gittim Korkularımın üstüne Hiç ardıma bakmadım Gümüş şiirler yazdım sen yokken Çok yangın çıktı yüreğimde Küllerini bile savurmadım Irak denizlerin fırtınasıydım Uzak iklimlerin sert rüzgarları Kulaçlarken denizinde gurbeti Kanlı savaşlarım, Belalı sevdalarım olmadı hiç Ama hep sustum, Hep ağladım, hep yandım sen yokken. Bekliyorum dönüşünü yeniden, Bir gelsen, Hayatın önünden alsan beni Bir gelsen, Sellerin önünden alsan beni Bir gelsen, Ölümlü düşlerimden alsan beni. Çok durdum güneşe karşı bir başıma Savrulurdum rüzgarlarında sensizlik denizinin Sen yokken, Az dolaşmadım gönlümün kuytularında Üşüyen karanfilim şimdi buruşuk parmaklarda Bir kırağı ayazıydım gecenin kollarında Zifirlerinde sadece ben üşürdüm. Hiç aldırmadım esen rüzgara Hiç dinlenmiş bir yürekle çıkmadım ortaya Yinede hiç yıkılmadım giden trenlerin ardından Ama bütün yangınlar beni yaktı önce Hep ortasında kaldım vurgunların Vurgun nedir ki? deme Bir babanın serzenişi nasılsa öyle Bayrakları indirilmiş, Bozguna uğramış bir hisardım sen yokken Hep sustum, Hep yandım, hep ağladım sen yokken. Bir gelsen, Yangınlardan alsan beni, Bir gelsen, Dünyalarımdan alsan beni, Bir gelsen, Şafaksız gecelerden alsan beni, Ama ne zaman gelsen, Akşam kızılı gözlerimle bulacaksın beni... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Çaresiz babaya 'bakan' sözü | Kr㣠| Son Dakika Haberleri | 0 | 14-01-2008 17:50 |
| ağlıyorum çaresiz | AzeL | Fotoğrafçılık ve Resimler | 12 | 11-10-2007 03:35 |
| çaresiz kalmak.. bazende bitmek | aemermer | Fotoğrafçılık ve Resimler | 8 | 24-09-2007 05:02 |
| Aykut çaresiz kaldı | @izci@ | Galatasaray | 0 | 17-03-2007 13:15 |
| Aşk Yaralı dır Ve Neredeyse Çaresiz Hale gelmiştir. | !NC!PéR!S! | Paylaşmak İstedikleriniz | 4 | 23-11-2006 13:20 |