HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 21.04.2006
Mesajlar: 74 İtibar Gücü: 14 | Bir Bitişin ÇığLığı...Duydunuz mu? Kararınız ne olursa olsun acı çekeceğinizi bildiğiniz durumlarda, bir karara varmak çok güçtür. Özellikle sevgi ilişkilerini bitirirken, ayrılıkların da başlangıcında. Bir şey olur, bir şey yaşanır ya da olması gereken gerçekleşmez. İşte o zaman içinden bir parça kopar insanın. "Bu bana göre değil, hak etmiyorum ben bunları" diye düşünür. Aşk varsa, sevgi oluşmaya başlamışsa, başını hızla bir yere vurduğunda hissettiği acıdan daha keskin bir acı kaplar ruhunu. İsyan etmek, bağırmak, çağırmak,"kendine gel,yaptığını fark et" demek ister. İlk sarsıntı bazen bir kucaklaşmayla, bazen bir özür ya da özrü sembolize eden bir davranışla, daha kötüsü bazen hiç konuşulmadan geçer gider. Ama ardı arkası kesilmiyorsa incinmelerin ya da farklılıklardaki yansımaların, yürekteki acı büyür iyice. Ve başlar çatışma. Yürek, ilkel toplumlardaki tamtamların çığlığıyla sarsılırken, akıl yüreği sakinleştirmeye, çözüm üretmeye çabalar. Paramparça hisseder kendini insan. Benliğe, doğrulara, sağlıklı birlikteliğe duyulan özlemle, sevgiliye duyulan özlem arasında takılı kalır. İlkel çalgıların ve çığlığın ritmi artarsa eğer, yani var olanlara yenileri eklenirse, akıl daha çok frene basar. Bu kez "kendine gel!" denen, kendisidir. Çünkü aynada görülen, göz kapakları düşmüş, dudakları sarkmış yüz, artık mutlu değildir. Yapılacak tek bir şey vardır. "Ya olduğu gibi kabul et ve acı çekme ya da çık git."Bilir bilmesine bunu yürek de, gitmeyi istemez. Bedenini uzaklaştırmayı değil, onu göğsüne sokmayı ister. Sarılmak, daha çok bir olmak. Hele bir de paylaşılan zaman ve yaşam parçaları çoksa,umutlar ve hedefler beraber konduysa, emek harcandıysa var olmak için, daha da güçleşir gitmek. Tüm bunlar yaşanırken benlikte ve ruhta, artık bir arada oluşun da tadı kalmaz. Çünkü ne "bir" olunabilir bu sorularla, ne de gidilebilir bu özlemle. Tamtamın sopası, her soluğa denk düşer böylesi zamanlarda."Seni Seviyorum" o ilkel sestir aslında. Sevgi yener mi aklı? Bazen. Ama hep o incinmeye, yeniden hayal kırıklığına uğramaya hazır oluş halde sürer ilişki. Kişi, bilir bir gün bağların kopacağını. Sadece süreyi uzatmaya, kopuşu geciktirmeye yarıyordur davranışları. Bazen de akıl galip çıkar, yüreği de yanına çekerek. "Tamam" diye düşünür insan. "Onu çok seviyorum. Bedeninin sıcaklığını, sarılmasını özlüyorum. Ama kumaşın dokuması farklı işte. Tutmuyor birbirini. Farklılıklar, olanlar ya da olmayanlar bu kadar sarsıyorsa beni; kendimi, "ben"ime olan saygımı korumak için bitirmeliyim ilişkimizi." Ve geriye dönüp yaşananlara bakar. "Denemediğim yol kalmış mı? Yeterince süre vermiş miyim sorunların çözümü için? Çaba göstermiş miyim gerçekten?"diye sorar. Her şey denenmişse bile, son bir şans vermeden ilişkiye, çıkıp gidemez. "Şu olaya, bu zamana kadar yaşarım, yaşatmaya çalışırım sevgimi. Tekrar oturur konuşur, anlatmaya, anlamaya çabalar,olamazlığına emin olmadan koparmam içimdeki duyguyu"diye düşünür. Ve yaşar. Eğer sevgi gerçekse, kişilikler sağlıklıysa, farklılıklar aşılamaz boyutta değilse, çözülür sorunlar. Ama aksi durumda, tek yol kalır hayatta; Gidiş. Hem de gelişi olmayan bir gidiş. Denenmiş elbisenin provasının olmayacağını bilerek, geride hiçbir şüphe, akılda hiçbir keşke, yürekte hiçbir ümit bırakmadan, çıkıp gidilir. Acı çekilmez mi? Hem de nasıl çekilir. Yine de bilir ki insan, beraber olduğu sürece hep acı çekecek, acı çekme ihtimaline karşı hep tetikte duracak, mutluluk, huzur üretemeyecek. Bu yüzden haykırır yüreğinin olanca gücüyle: "Hadi şimdi vurun bakalım tamtamlar. Şimdi daha hızlı, daha güçlü çığlıklar atın. Başka ses duyamaz hale getirin beni. Ama ben gidiyorum. Çünkü bir süre sonra susacağınızı biliyorum. Alın bir vuruş da benden. Biten ilişkiye, gönderilen sevgiliye, içimdeki acıya! Yine de gidiyorum." Ne dersin, hepimizin bir “Bitiş Çığlığı” vardır değil mi? Sanırım bu sorunun cevabı genelde evettir. Çünkü her şeyin bir ömrü vardır. İlişkilerinde bir ömrü vardır. Önemli olan o ömrü en güzel biçimde yaşamak ve acıyı asgariye indirmek ve bir şeyleri kırmamaktır. |
| | |
| SessizLik için teşekkür edenler 3 kişi. |
| | #2 (permalink) |
| Kayıt: 21.04.2006
Mesajlar: 74 İtibar Gücü: 14 | Ynt: Bir Bitişin ÇığLığı...Duydunuz mu? Kararınız ne olursa olsun acı çekeceğinizi bildiğiniz durumlarda, bir karara varmak çok güçtür. Özellikle sevgi ilişkilerini bitirirken, ayrılıkların da başlangıcında. Bir şey olur, bir şey yaşanır ya da olması gereken gerçekleşmez. İşte o zaman içinden bir parça kopar insanın. "Bu bana göre değil, hak etmiyorum ben bunları" diye düşünür. Düşünür düşünmesine ya yine de vazgeçemez ondan.. Neden? Çünkü onun varlığının acı vermesi bile onsuzluktan daha çok mutlu eder yüreğimi… Acı çekilmez mi? Hem de nasıl çekilir. Yine de bilir ki insan, beraber olduğu sürece hep acı çekecek, acı çekme ihtimaline karşı hep tetikte duracak, mutluluk, huzur üretemeyecek. Bilse dahi kaçar.. Ya düzelirse.. Hem seviyor.. Belki… Ömür böyle geçer gider… Ama .. Ama sadece bir ana kadar,o andan sonra istemese de terk eder onu acı sevdası.. Ne dersin, hepimizin bir “Bitiş Çığlığı” vardır değil mi? Vardır elbet…Ve hep olmaması için başlanır.. |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Kayıt: 21.04.2006
Mesajlar: 74 İtibar Gücü: 14 | Ynt: Bir Bitişin ÇığLığı...Duydunuz mu? Gidiyorum bu defa... Ağlama,kızarmış gözler görmeyeyim ardımda, Yarım kalmış gülümseme misali bakma! Yapma!Gidiyorum.. Bırakırsan gideceğim.. Bırakmasan öleceğim-yine gideceğim- Atacağım bu bedeni geceye Kurban olacak bu aşk bir heceye-Sen! Ellerim cebimde,gözlerim yerde... Senli hatıraları akıtacagım siyah kaldırımlara Soğuk taşlarında yanacak ellerim.. Sensiz bir güneş doğacak üstüme Sensiz bir ışık göreceğim-oluyormu acaba- Bu ışık bana çok-senden sonra, Bu sıcak bana çok -buzdan sonra... Gidiyorum demiştim... Gittim.. Bittim.. Söz veriyorum "sana","bana", Sensizliği görmeyeceğim... Bir güneşten kaçarken Başka bir güneş uğruna öleceğim... |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Kayıt: 21.04.2006
Mesajlar: 74 İtibar Gücü: 14 | Ynt: Bir Bitişin ÇığLığı...Duydunuz mu? Aşkın keskin yanına mı rastlanır hep? Rastlanır da gidip her defasında kanatılır mı bu yara?.. Nerden çıktın "sen"? Gidişin neden gelişin kadar sessiz değil? Neden gidemiyorsun? Neden gitmeme izin vermiyorsun?... |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Kayıt: 21.04.2006
Mesajlar: 74 İtibar Gücü: 14 | Ynt: Bir Bitişin ÇığLığı...Duydunuz mu? Tutma ellerimi,üşümüş ellerinle Dokunma saçlarıma ,içimi ürpertme "gitme" deme titreyen dudaklarınla Bakma gözlerime Öpme!.. Yapamam .. Gidemem... ![]() |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | Sadece hoşça kal deyip gittim diye; yüreğin hala küskün biliyorum...Elveda çok büyük bir kelime. Sığmadı dudaklarımın sınırları içine. Sözlüğümden haberdar olacak kadar çok kalmadın sevgili , yüreğimde. Benim “hoşça kal” ım yazılmış yanlışlıkla elveda kelimesinin yerine...Kim bilir belki de bir hoşça kal en çok bu aşktaki kadar yakışır elveda hanesine...Bazen sözcükler biz farkına bile varmadan, kayıp gider dilimizden; bizim bile yerleştirmekte güçlük çekebileceğimiz en uygun yere..... |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | Bakma gözlerime Çoktan perde indi üstlerine Bakarsam dayanamam ağlarım Sarılma ne olur Böyle bir şefkat fazla bana Hep isterim sonra, alışırım Sevme be güzelim beni. Gönül sayfamı çoktan kapadım Dokunma sakın bana..! Yüreğim yaralı.. Seninde canını acıtırım.....! |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() # ^a£e£uyia # asq'm Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 10.863 İtibar Gücü: 50 | Yürek, ilkel toplumlardaki tamtamların çığlığıyla sarsılırken, akıl yüreği sakinleştirmeye, çözüm üretmeye çabalar. Paramparça hisseder kendini insan. Benliğe, doğrulara, sağlıklı birlikteliğe duyulan özlemle, sevgiliye duyulan özlem arasında takılı kalır. İlkel çalgıların ve çığlığın ritmi artarsa eğer, yani var olanlara yenileri eklenirse, akıl daha çok frene basar. Bu kez "kendine gel!" denen, kendisidir. Çünkü aynada görülen, göz kapakları düşmüş, dudakları sarkmış yüz, artık mutlu değildir. ellerine sağlık güsel paylaşımdı |
| | |
| | #9 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | Kapı çalar...Sabahın erken saatlerinde. Açarsınız. Sütçünüzdür gelen. Sütçünün litreliğinden kabınıza dökülen beyazlıkta sabahın güzelliğine kavuşursunuz. Gözünüzde pırıl pırıl bir sabah kahvaltısı canlanır. İçinizden "Bugün kahvaltıyı bahçede yapalım" diye geçirirsiniz. Kapı çalar... Gelen postacıdır. Kucağında büyükçe bir paket. Uzattığı kağıda imza atarsınız. Daha önceden ısmarladığınız kitaplara kavuşmanın sevincini yaşarsınız. Zaten tatilde olduğunuzdan bu kitaplara çok ihtiyacınız vardır. "Artık canım sıkılmayacak " deyip keyiflenirsiniz. En çok merak ettiğinizi alıp şezlonga uzanırsınız. Kapı çalar...Kapıya koşarsınız. Yıllardır görmediğiniz bir dost gelmiştir. Sevinirsiniz. Sohbetleriniz saatler boyu hatta bütün gün sürer. "Yaşamak ne güzel" dersiniz içinizden. Hele böyle dostlar varken. Kapı çalar...Dürbünden bakarsınız. Kimseyi göremezsiniz. Dönüp yeniden koltuğa gömülürsünüz. Bir daha çalar. Bakarsınız, yine kimse yok. Tam o sırada bir daha çalınca kapıyı açarsınız. Komşunuzun oğlu, elindeki sopayla zile uzanmakta. Meğer tuzları bitmiş. İçeriden tuz getirirken kendi kendinize söylenirsiniz. "Elbette göremem. Keratanın boyu bir metre." Bu küçük hadise neşelendiriverir ortalığı. Kapı çalar...Düşüp bayılacak kadar şaşırırsınız. Askerdeki oğlunuz haber vermeden izne çıkmıştır. "Oğlum benim" diye hasretle kucaklarken göz yaşlarınızı zaptedemezsiniz. Mutluluğunuz oğlunuzun izni kadar uzar... Kapının her çalışında sanki mutluluğa koşmaktasınız. Huzur tüter gözlerinizden. Her sessizlikte kulaklarınız zil sesi arar... Ve kapı çalmaz... O gün en büyük misafiriniz gelir. Adeta kapıyı kırmıştır. Alıp gider sizi,şaşırırsınız. "Niye haber vermedi?" diye içinizden geçirirken; "Doğduğundan beri zile basmaktayım" der. Bir şeyler söylemek istersiniz o an. Ama o andan sonra diliniz dönmez.Ölüm sessiz sedasız gelivermiştir... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bunları Bir Kadından Hiç Duydunuz Mu | CiwCiw | Bayanlara ÖZEL | 8 | 26-03-2009 22:55 |
| Böyle evlenme teklifi duydunuz mu ? | Ruhsar | Erkeklere ÖZEL | 23 | 09-10-2007 22:56 |
| BiR BiTiŞin HiKayeSi | PaçoSS | Hikayeler ve Efsaneler | 4 | 07-08-2007 14:30 |
| BÖyle Bİr Evlenme Hİkayesİ Duydunuz Mu? | nUv@nd@ | Dini Konular | 10 | 27-03-2007 21:14 |
| böyle bir evlilik duydunuz mu? | tuse | Dini Konular | 10 | 11-10-2006 04:29 |