HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Catısız Hayaller.. (HaYaTım a) ![]() Gün, eteklerini toplayıp şehrimi terk ederken , ben gecenin karanlığını aydınlatacak gözlerine yalınayak koşuyorum. Şehrimin bozkırlarında filizlenen iğde dallarını toplayıp avuçlarından mutluluklarını içmeye geliyorum. Akşam kızıllığı düşerken okyanuslara, seni hayal ediyorum bulutların avuçlarında. Sana gelirken ayaklarıma batan dikenleri toplayıp " yanakların " diye yüreğinden öpüyorum onları. Seni fısıldıyorum çiçeklerin yüreklerine. Susamış çardak kuşlarına avuç içlerimde biriktirdiğim gözyaşlarını sunuyorum. Dualarını alıyorum nice yetim kuşların. Sana kavuşmanın heyecanında alnımdan terler akıyor toprağın dudaklarına..İliklerim titriyor gözlerini solurken ... Kanımda tarif edemediğim telaş anaforları. Dilimde mutluluk yağmurlarında bestelenmiş sevda türküleri. Ellerimde dalından yeni koparılmış bir nefeslik çiğdemler. Gözlerinde geceyi emzirmeye geliyorum. Ve dizlerinde göz kapaklarımı dinlendirmeye geliyorum. Gözlerindeki Cennetin zemzem kokan sularında delicesine kulaç atmaya geliyorum. Güneş karanlıkları elerken avuçlarında sana yağmaya geliyorum. Yağmurun ıslaklığını giyinip üzerime dudaklarındaki vuslatı öpmeye geliyorum. Gelirken uçurumlara hayallerimden köprüler kuruyorum. Çiğ tanesi ıslaklığındaki kirpiklerine uzanıp güneşi senin yüreğinde karşılamak istiyorum. Geldiğimde” hayalen “ kollarına sarılıp varlığını soluyacağım. Göğündeki beyaz bulutlarla yıkayacağım hasretinde küllenen dudaklarımı. Çatısız hayallerimde bedenimi senin gözlerine kapatıp sabah ezanı okunmadan göz kapaklarından güneşe selam durmalıyım. Gece, güne yenik düşmeden ben uykuya dalmış kardelenleri uyandırmalıyım. Ve tenini gül kokulu yağmurlar yıkarken , ben kırgın düşlerimi göğsüne yaslayıp senin avuçlarında mutlulukları kana kana içmeliyim. Sana küçük ellerimden gecenin karanlığında nice hayali yıldızlar çizmeliyim. Güllerle yıkanmış saçlarının kokusuyla ılık meltemleri kıskandırmalıyım. Rüzgar, yavru ceylanları üşütmeden ben utangaç yanaklarından toprağa bir cemre misali yuvarlanmalıyım. Her soluk aldığında dalgaların kıyıları dövdüğü zamanlardan kalma kırık uçurtmalarımı toplayıp yeni fideler ekiyorum ezik gül bahçelerine. Goncalar düşerken yüzün coğrafyasına, ben kuytu köşelerde ay teninin kokusunu soluyorum. Küçük ellerimle bakır tenli bulutların yüreğine “gözlerini “ çiziyorum. Bu gece “ gözlerindeki Cenneti “ soluyup sabah güneşini senin yanında karşılamak istiyorum. Sonra varlığının sıcaklığına uyanıp senin avuçlarından mavi semaya kanatlanmalıyım. Yüzünün ince çizgilerinden kayıp güneşin eteklerine koşmalıyım. Pencerene gün doğmadan yüreğimle alnına baharları , dudaklarımla gözlerine yıldızları bırakıp engin okyanuslara koşmalıyım. Geldiğimde yüreğimin sıcaklığını hissetmeyeceksin. Göz kapakların hulyalara dalarken ben yatağına gülleri serpiştireceğim. Usulca saçlarını tokasından çözüp yıldızları işleyeceğim saç tellerine. Yumduğun avuç içlerini sen fark etmeden açıp ince çizgilerine yaslanıp mutlulukları soluyacağım. Kurumuş dudaklarına gözlerimin ıslak nemini bırakıp ayak uçlarına taze papatyaları sereceğim. Ve kuşluk vakti, dudaklarımla usulca yüreğini öpüp pencerenden güvercinin ayak uçlarına tutunup şehrime döneceğim. Sabah uyandığında gözlerinin sevdaya gülümsediğini fark edeceksin. Güneşin, bu sabah tenini bir başka ısıttığını ve hoyrat rüzgarın dağınık saçlarını usulca taradığını hissedeceksin. Suskun duvarlar dile gelip kulağına “ sevda “ türkülerini fısıldayacaklar. Ve bu sabah ekmeğin kokusu bir başka olacak. Rüzgarın, koynuna baharları doldurduğunu ve omuzlarında nice yetim kuşların soluduğunu fark edeceksin. Avuç içlerinin anlamsız terlediğini ve dudaklarının sebebsiz titrediğini hissedeceksin. Penceredeki boynu bükük ciceklerin sana seslendiğini duyar gibi olacaksın. Ve en sonunda aynaya gülümsediğinde beyaz peçeteye yazılı şu notu okuyacaksın ; “ Gül yüreklim ; Bu gece, yüreğine uzanıp sabaha kadar ılık nefesinde gezindim durdum.Kah kirpiklerinde rüzgarları kovaladım kah avuç içlerinde yavru keklikleri uyandırdım. Dizlerine başımı yaslayıp sabaha kadar her soluğuna bir dua ekledim. Varlığının huzurunda nice seni seviyorum kelimelerini fısıldadım kulağına. “ Geldiğinde niye uyandırmadın beni “ der gibisin. Biliyorum. Uyandırmaya kıyamadıım işte. Eğer uyandırsaydım seni , gül kokulu Melek’lerin yüreğini güllerle yıkamasına ve yetim güvercinlerin dudaklarına baharı bırakmasına engel olacaktım. Kıyamadım o kuru dudaklarından öpmeye. Kıyamadım işte. Ve giderken her zaman beni soluman icin yüreğimi “ ılık nefesine “ bıraktım. . Kıyamadığım yüreğine nice seni seviyorum cümlelerini yolluyorum…” “ İyi ki varsın . Nefesine dokunamadığım, Yüreğimde soluduğum cansın. Sen, kıyamadığımsın, Mutluluklarda nefes aldığımsın…” "Kıyamadığımsın" ![]() |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() Koca Hestiy Aya Bedenem Kayıt: 08.06.2006
Mesajlar: 1.606 İtibar Gücü: 16 | Ynt: Catısız Hayaller.. (HaYaTım a) Geldiğinde niye uyandırmadın beni “ der gibisin. Biliyorum. Uyandırmaya kıyamadıım işte. Eğer uyandırsaydım seni , gül kokulu Melek’lerin yüreğini güllerle yıkamasına ve yetim güvercinlerin dudaklarına baharı bırakmasına engel olacaktım. Kıyamadım o kuru dudaklarından öpmeye. Kıyamadım işte. Ve giderken her zaman beni soluman icin yüreğimi “ ılık nefesine “ bıraktım. . Kıyamadığım yüreğine nice seni seviyorum cümlelerini yolluyorum…” “ İyi ki varsın . Nefesine dokunamadığım, Yüreğimde soluduğum cansın. Sen, kıyamadığımsın, Mutluluklarda nefes aldığımsın…” "Kıyamadığımsın" ![]() yüreqine saqlık injim |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Catısız Hayaller.. (HaYaTım a) saol gözlerine saqlık ![]() Gene aynı yerden yazıyorum sana... Sen aynı yerde misin bilinmez. Ayrılığımızın arkasından aylar geçti, geçiyor. Belki geleceksin diye bekledim. Gelecek misin? Giden unutulurmuş bİtanem... Ben unutamadım, sonra çok ağladım, sensizliğe dayanamadım, sensizlikte yandım. Sonra elime kalemimi alıp hep yazdım. Kitaplığımda çok şiirlerim var, çok sevdaları anlatan yazılar... Aslında sen unutulursun, gidenlerin hepsi unutulur ama ya yaşananlar... Unutmaya çalışırken hatırlanan o anlar.. Sana bunları hatırlatıyorum ben unutmasam da belki sen unutmuşsundur diye... Ağlamıyorum da artık çünkü sen öğrettin bana gülmeyi, sen öğrettin bana hayatla alay etmeyi... Bana o kadar şey öğrettin ki! Şimdi nasıl unutayım, kendime baktıkça hatırlıyorum seni... Şimdi seni çok özlüyorum çok... ama biliyorum sende unutmadın beni gittiğin yerlerde... gözün de arkada olmasın sevdiğim beni bıraktığın yerde yaşıyorum... Sensizlikte zor çekilmiyor ama bunu bile öğrettin bana... Daha neler neler öğrettin... Tek başıma yaşayabileceğim bir hayat bıraktın bana... Sen bana güzelliği, doğruluğu bıraktın ve bir gün beni arasan aynı yolda bulacaksın. Senden sonra ayakta durmakta zorluk çektim, farkındasın biliyorum ara sıra yıkıldım. Şimdi ayakta durabiliyorum ama arada seni yanımda istiyorum. Bir arıyor sesini duyuyorum. Sana bir defa da olsa sıkıca sarılmak istiyorum. Dayanamayacağını söylüyorsun. Şimdi sensiz yollardayım, gelmeyeceğini bilsem de beni bulunmayan bir dürüstlükle sevdiğini ve hep seveceğini biliyorum.... |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Catısız Hayaller.. (HaYaTım a) Yitik zamanlarda , sensiz gecelerden biri daha . Yalnızlığını yaşıyorum. Kışdayım , penceremden görünen bahar olsa da . Etraf çiçeklenmiş, börtü böcek sarmış olsa da sensizliğin ürperten soğuğundayım... Titriyor ellerim. Üşüyorum, ellerimi ısıtmaya çalıssam da titriyor bedenim. Yüreğimin sıcaklığı ellerimin soğukluğuna iyi gelmiyor ki... Seni istiyor seni özlüyor bebek ellerim. Bir çay koyuyorum ısınmak için. Ellerimi fincana değdiriyorum ısınmıyor . Sıcak sıcak yakıyorum onları buğusu tüten fincanda. Oysa tenim acısa da ellerim üşüyor. İçim daha çok titriyor. Uzaklarda bir yerler de tenin üşüyor. Biliyorum. Sen giderken dinlediğim şarkıyı açıyorum. "Acıya Gülmek" diyor belli belirsiz aralıklar ile. Yüzün geliyor aklıma benden ayrılmayan hayalin. "Gitmem gerekli. Senin iyiliğin için" Üşüyorum, rüzgar esiyor, cadde tanınmaz oluyor ağlıyorum. Hiç tanımadığım bir mağazada bir kadından mendil almış akmış gözyaşlarımı siliyorum. Kapkara olmuş gözlerim ile etrafa bakıp kendime gelmeye çalışıyorum. Bu ben miyim? Üşüyorum, titriyorum . Odamdayım, senli zamanlar yaşıyorum. Birden patlak veren bahar yağmuru ile yüzümü poyraza çevirip kendimi sokağa bırakıyorum. Islanıyorum, ıslanıyorum. İnsanlar kaçacak yer arıyor. Titreyen bedenim ile gittiğin yerde seni arıyorum . Oysa ... Üşüyorum, üşüyorum... |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Catısız Hayaller.. (HaYaTım a) Dudaklarımın arasına kondurduğum son sigaramı uzattım ateşine. Çakmak söndüğünde çıtırdayarak alev aldı tütünüm. Dumanını bıraktı deniz esintisine. Oturduğum bankta, sigaramla dalıp gittim; Karşıyaka’ya, vapurlara, martılara. Kordondayım. Yalnız, yaşlı, bitik. Denizime bakıyorum, insanın sevdiğine baktığı gibi. Esintisi bol, dalgaları coşkun Ege’nin yine. Düşüncelere daldım onca geçen senelere, anılara ve bir de o bahara… Yine bu cennet yerdeydim, yine bu bankta. Tek bir fark vardı bugün ile arasında o günün. Yanımda bana eşlik eden sigara ve çakmağım değil, sevgilimdi. Ela gözlerinde delikanlılığımı keşfettiğim yarenim. Ama bu sefer o da farklı. Konuşmuyor, dudaklarını aralamıyordu. Sarı saçlarının her bir teline kendimi adadığım kadın yanımda sus pus olmuştu. Ege mavisinde bir şeylerin cevaplarını arıyordu, dalmıştı uzaklara. Elimi uzattığımda pamuk tenine çekivermişti elini. İçim parçalanıyordu, lokma lokma kordona yayılıyordum. Göz pınarları iyice dolmuş olmalıydı ki bırakıvermişti bir damla irice yaşı. Mavi ceketinin kolunda bana ağlamıştı damla. Parmağımı damlayı almak için uzandığımda çekmişti yine kolunu benden çok uzaklara. Paramparçaydım artık, bitmiştim. Sebebi belirsiz bir engel ikimizi ayırmıştı. Kıpkırmızı dudaklarını aralamıştı, “hah konuşacak artık, söyleyecek sebebini bu zindanlığın” diye umutlandığımda yüzümü bir tebessüm kaplamıştı. Ama konuşmamış, ellerini titreyen dudaklarına götürmüştü. Derin bir nefesin ardından bana çevirmişti buğulu gözlerini. Ben ise donakalmış, ağlayan bedenime laf geçirme aşamasındaydım. Gözlerini kapatıp son busesini kondurduğunda, dudaklarıma anlamıştım gideceğini. “Dur,gitme!” dememe fırsat vermeden eliyle ağzımı kapatıp ayağa kalkmıştı. Ve gitmişti arkasına bakmadan, parçalanmama aldırmadan. Onca sevdaya, gözyaşına rağmen; gitmişti… Yıllar sonra bugün, bu bankta onu arıyorum; dağılışımı. Kalbim acıyor. Simsiyah gözlerimle, kırış kırış tenimle, kırlaşmış saçlarımla; her şeyimle onu arıyorum. Terk edilişime haykırıyorum bu banktan. Sigaram bitiyor. “Son fırt” dedikleri son nefesi de ciğerlerime çekiyorum ve İzmir’e son kez bakıyorum. Kalbim yeniliyor acısına bunca yılın ardından, gözlerim kapanırken vücudum ağırlaşıyor. O banktayım; son kez onu öptüğüm, kokladığım bankta. O banktayım yalnız ve ölü… |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Catısız Hayaller.. (HaYaTım a) Kıyamadıqım yohksun üşüyorum... yoqluqun kanatıyor içimi |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Catısız Hayaller.. (HaYaTım a) ßütün soruları silmek istiyor yüreğim anlamını yitirdi hepsi bir bir.. bildiğim sana, maviye hasretliğim sol yanım maviye tutsak... mavi de sensin.. sol yanım da sen yoksun... mavilerim saat kadranına, umutlar bir sonraki vuruşa gülüşleri hiç sorma.. gece mavilerindeyim... sabahı yudumlamak sevdasına.. Diyorsun ki; Gece ne kadar mavi olursa olsun gün ışığını gizemine sarmalar mavi ne kadar yaşanasıdır o zaman? Gün batımı kızıllığı ve mavi ötesi dokunuşlarda hangi çizgiler barındırır kaçak yolcu yüreğimi? ama örtse de karanlık zifiri renksizliğiyle yine de tüm gece mavilerine, gün-batımlarının en yakan kızıllığına inat bir yerde solarken hiç dokunulmamış dokunuşlarda, bin yerde halâ gün ışığı olacak bu korsan sevda.. tüm gün batımlarına karşı yaşayacak yüreğinde hiç solmayacak mavilerim tek yürek.. tek beden.. ve mavinin tüm coşkusu... Teşekkürler sevdam... sunduğun her mavi dokunuş, ve umuda kesmiş her vuruşu için yüreğimizin... ...En Sol yanım Ve İsmi yasaklanmıslığım... Nerdesin? Yokluğunda yüreğini soluyup, Aşkına her rengi yazdığım Resim resim yüreğime işlediğim sevdam... ......... Seni Seviyorum... |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Catısız Hayaller.. (HaYaTım a) Yine sabah ezanında uyandım. Duvarlara yaslanıp beni izleyen karanlık ve dün geceden beri yüreğimde konaklayan puslu yalnızlık vardı odamda.. Sessizlik ve sensizliğin içinde suskunluğa bürünmüştü benliğim. Anlamsız girdabın içinde küflü çığlıkların esiri oluyordum.Üzerimdeki battaniyeyi aralayıp ezanı dinlerken seni aradım karanlığın içinde. Seni ve sesini özlemiştim. Gülüşlerini, yüreğini arıyordum gözlerimin mavi denizlerinde. Bulamıyordum sevdaya dair bir nefes. Gözüm bir an cep telefonumu aramıştı.Hala tek bir cevapsız çağrı bile yoktu. Bir cevapsız cağrıya bile razıydım oysa. Yoktu , yoktu işte... Derin sessizliğin içine bıraktım gözyaşlarımı. Islanan kirpiklerimi yine duvarlar silecekti anlaşılan. Yine yorgun gecenin ayazlarda hırpalanmış sabahına uyanacaktım.Off isyanlar yine gebe kalacaktı yüreğimde. Sevdanın içinde yalnızlığa düşecektim yine.. Her iki yanı ateşe verilmiş bir mektup gibi yalnızlığın içinde külleniyordu yüreğim.... Ben seni özlemiştim. Dudaklarımın suyu özlediği gibi gözlerini özlüyor, kuru toprağın yağmuru beklediği gibi ılık nefesini bekliyordum. Zaman hala en son konuştuğumuz gecede kalmıştı sanki..Herşeyi ertelemiş senin dudaklarından dökülecek birkaç satıra bırakmıştım kendimi. Sesini, nefesini özlüyordum ; tenini değil..Gözlerini görmek değil; yüreğinin beyazlığında gülümseyen ılık nefesine doğru akmalıydım. Sen yoktun ve herşey karanlıktı.. Sesinle aydınlanacak bir kaç cümleye bile razıydım..Tek bir cümle, tek bir satır... Sadece senin ve benim olduğum umut kokan cümleleri özlemiştim.. Hiçbir şeye aldırış etmeden çölün ortasında susuz kalmış göçebe gibi senin hasretini içiyordum. Severken özlemin ateşinde kavruluyordum. Yoktun yine, severken bile özlüyordum seni.Özlemin aldı başını ve nice boşluklar açtı yüreğimde. İsminin geçmediği cümlelerim hep kuraktı. Sesinin çınlatmadığım odam ise karanlığa düşmüş yetim bir cığlıktı. Dalından koparılmış cicek gibi mahzun, yılları devirmiş bir çınar gibi suskundu yüreğim. Nefesini özlüyordum. İçine delicesine çekip iki dudağının arasından hayata ödül diye bıraktığın ılık nefesini arıyordum . Tek bir kelimeden kurulmuş sevdana hasrettim ben. Tek nefesine, tek cümlene hasrettim.. Güneşin avuçlarında eriyen bir buz parçası gibi yavaş yavaş ölüyordum. Oysa ben senin gözlerinde ölmeliydim.Varlığında son bulmalıydı dizlerim.Yapayalnız ölmek istemiyordum. Benin senin gözlerinin çarmıhına gerilip kuru toprağa cansuyu diye kanlarımı sermeliyim.. Yalnızlığın ve karanlığın yollarında yitip gidiyorum. İçimdeki kılcaldamarlar hasretindeki ızdıraba yenik düşüyordu. Oysa senin gözlerin olmalıydı darağacım. Oysa senin yüreğin olmalıydı ayaklarıma ölüm diye sürdüğüm kör bıçağım.. Senin dudaklarına büzülüp senin varlığından kuvvet alıp methiyeler düzmeliyim Azrail' e. Ölümü senin kollarında onur bilmeliydim..Ben senin gözlerinde ölmeliydim.... Kıyısız sahiller gibi yetim, mevsimsiz baharlar gibi öksüzüm sen yokken. Biliyorum sende delicesine seviyorsun beni..Ben de seviyorum seni ama anla ne olur gün geçtikçe içimdeki hasretinin kor alevleri büyüyor. Ben hasretten, seni kaybetmekten değil; karanlığı solurken varlığında ölememekten korkuyorum. Satırlarımı sana sitem diye alma ne olur. Sadece seni özleminin yangınıyla kapına düşüyorum.. Gün geçtikçe büyüyor içimde anlamsız çığlıklar. Üzerimde kalıyor suskun karanlıklar. Geceler devriliyor gözlerime. Altında kalıp ölmekten değil; senin omuzlarından kanatlanıp gözlerinin darağacında ölememekten korkuyorum... Şimdi zamanı hasretine kurup sabaha ve güneşe kapatacağım gözlerimi. Ve sesini duymadan, nefesini ciğerlerimde solumadabn gözlerinin darağaçlarında hazır bekleteceğim yüreğimi. Metruk zemheriyi sırtlanıp sensiz gecen saatlerin öcünü almak için yalınayak tüm karanlıkları ezeceğim. Yumruklarımı sıkıp karanlığın içinde gözlerini hatırlatan, senin sıcaklığını anlatan birşeyler arayacağım içimde. Bulacağım elbet. Ama sesini duyamamanın soğukluğu içinde yatak bildiğim kaldırım taşlarına sarılacağım. Hasretini üzerime bir battaniye gibi serip seni bekleyeceğim kimliksiz satırların yorgun ağıtlarında. Ve korkularıma sıcak sesinle cevap vereceğin günü iple çekeceğim.. Darağacına astığım hasretini gözlerindeki ışıkla, karanlık uykulara emanet diye bıraktığım üşüyen tenimi sesindeki sıcaklıkla gecenin dar vaktinde uyandırmak dileğimle..Yoksa yüreğini yolla nefesimi hayattan kesecek kör bıçağım olsun sevgin. Yoksa gözlerini yolla daracağım olsun kirpiklerin. Yolla ki, senin kollarında ölmeyi yüreğim onur bilsin.. |
| | |
| | #9 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Catısız Hayaller.. (HaYaTım a) чα ßєпiмlє oluяsuп ßU Hαчαττα... чα dα нαчαl oluя кαlıяıм яuчαlαяıпdα... чα $αRкıп oluя kαlıяıм dudαkLαяıпdα... чα dα uzαkταN qeLєN ßi sєs oluя кαlıяıм кulαкlαяıпdα... чα чαLαп oluяsuп duпчαмdα... чα dα τєк GєяCєк чαPαяıм TαPαяIм sαпα... |
| | |
| | #10 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: Catısız Hayaller.. (HaYaTım a) Her sabah gibi yine güneş doğdu. Bu sefer karşılamadım, çok bozuldu. Yakama yapıştı hemen.. -Sana ne oldu? Sıcak ellerini tuttum ve ittim onu.. -Üşüyorum, görmüyor musun? Yetmiyorsun, anlamadın mı hala. Her sabah her sabah; ne var gelip duruyorsun? Durdu, hafifçe kendi etrafında iki yana döndü, düşünür gibi.. -Sen aşıksın dedi. Ben hep aşıktım oysa. Dayanabildiğim zamanları kendinden bilmişti. Gücünü sunarken kendisini ölümsüz zannetti. En büyük hatası da bu oldu... Ama üşümek zamanları onun bilmediği birşey di. Anlayamadığı da buydu. -Yetmemek- Buz kalıpları içinde aldığım nefeslerin havaya buhar olarak yazdığı feryatları göremedi. Ya buluta girdi ya da görmemezlikten geldi. Mevsimlerle uğraşırken,aşkları da yönetirim sandı,yanıldı.. Çünkü aşklar güneşe değil, gümüş bir ay ışığına sevdalıydı. Uzaklara, denizlere ve gülen gözlere... Güneşin sıcaklığı olmasa en fazla ölüm gelir.. Aşkın sıcaklığı olmasa ölmekten beter yaşam gelir.. Bin defa öldürür de yine de o son nefesi verdirmez insana.. Her ölen de pişman ölür, avuçlarında kurumuş bir gül kurusu... Çareler tükenmiş olsa da hayal kurar, engeller olsa da umut eder.. Vazgeçmez ama... Uzaklaşır, boyun eğer, susar, vazgeçmez... Sevmek böyle olur. Kadir-kıymet bilir.. Nadirdir, nadidedir ama her yanı ağulanmış bir yürek gibidir.. Söküp atamazsın. Ve dilerim bildiklerim doğrudur.... Yenibaştan öğrenmeye ne niyetim, ne de gücüm var artık. Aşk git başımdan... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| HayaLLer.. :) | BurcuUu_ | Fotoğrafçılık ve Resimler | 25 | 16-12-2007 11:40 |
| Şu an Üzerinde ne var Hayatım:) | M'LANCOLY | Mizah & Eğlence | 12 | 25-11-2007 10:06 |
| benim hayatım | --simgo-- | Kendi kaleminizden şiir ve deneme yazılarınız | 4 | 03-05-2007 14:32 |
| Hayaller..... | £R$$!İN | Bilelim Öğrenelim | 0 | 12-04-2007 08:51 |
| Hayatım Umutsuzluk.. | SweetWitch | Paylaşmak İstedikleriniz | 1 | 26-02-2007 16:44 |