VEYSEL
Ben-Bu hikâyenin anlatıcısı. Veysel’i dün erik ağacının altında ağlarken buldum. Soramadım neden ağlıyorsun diye. ’Dur’ şimdi beni de ağlatacaksın demedim. İzledim. Ağlamadım. Yazdım.
Ben-Veysel. Bir bisiklet tamircisi çırağıyım. Üç aylık, sonra gideceği bir okul olan çıraklardan değil son üç aylık tatilinde olan bir çırağım. Söyleyemedim Babama okula devam etmek istediğimi. Babam, okula gitmek istediğimi hiç bilmedi. Bir bisiklet istediğimi de hiç bilmedi. Ben söylemeden alsın istedim. Çünkü istemeden almıştı beni okuldan.
Ben-Veysel’in babası. Veysel’in yaşına rağmen ne kadar akıllı olduğunu bilirim. Bisiklet istediğini de bilirim. Bana söylemeyecek kadar gururlu olduğunu da, okuldan almamın ne kadar yanlış olduğunu da, aynı zaman da paranın gerekli olduğunu da bilirim. Bir bisiklet aldım Veysel’e. Ustasına verdim, Ona vermek üzere.
Ben-Ramazan usta. Veysel kadar büyük bir çocuk görmedim. Yakınımızda ki eski okulunun çıkış zili çalınca ‘usta ben tuvalete kadar gidiyorum’ diye çıkar, okulun yakınında ki oyun parkından öğrencileri izlerdi. Geldiğinde yüzü hep üzgün olurdu. ’Al şunlardan biriyle biraz dolaş ’ derdim. Yüzünde ki mahkeme duvarını kırmak için. ’Yok, usta bunlar benim değil, olmaz’ derdi… Babasının verdiği bisiklet nerdeyse 3 aydır burada.
Ben-anlatıcı. Veysel akıllı bir çocuktu. O bisikletin yaklaşık 3 aydır orada olduğunu biliyordu. Ustasına ‘Usta hani ayakkabıcılarda falan oluyor ya, bir ay içinde alınmayan ayakkabılardan mesul değiliz falan diye’ ‘Eee’ ‘bizde öyle bir tabela assak ya buraya’’ dedi. Ustasının kabul etmesi üzerine tabela asıldı. Veysel ‘Usta şu 18 vitesli mavi bisiklet 3 aydır burada yarında kimse almazsa bir çocuğa veririz değil mi? ‘ dedi. Ustası o bisikleti zaten Veysel’ e verecekti. Zaten Babası da ‘Al bu bisikleti usta. Eğer Veysel burada 3 ay sabrederse bu bisiklet onun olur. hak etmiş olur.’ demişti. ‘Olur, evladım’ dedi ustası Veysel’e.
Ben-Veysel. Ustam o bisikleti bugün bana verdi. Meğer o bisikleti oraya bırakan babammış. Benim için almış. Benim o işte sebat edip etmeyeceğimi görmek içinde hemen vermemiş.
Ben-Erik ağacı. Dün, Veysel’in neden ağladığını anlatıcıya anlatan benim. Köklerimi ıslatan o çocuk babasına ağlıyordu. Babasının kendisine aldığı bisiklet yüzünden ışıksız kalan evi için ağlıyordu…
Yasin ÇETİN