| | Sarmalandığımız sam yelinin;sap,saman,toz ve dumanı altında Şam Şehrinin kayısılara olan ilgisine kayıtsız kalmak yerine,hayata ön kaydımızı yaptırıp,nüfus kütüğümüzün yeşereceği günleri beklemek,seni bilememekten daha zor.Arz-ı endam eylemiş güneşin,raşitizmden gereğinden çok uzakta bir köşesinde,halihazırda ayrılığa ön ayak kavgamız sonucu,yüzüm bir Picasso tablosundan hareketle,neo-klasik acılara hazır.Biraz Prozac,biraz Pasifflora ile çarkıfelek çiçeklerini seyre dalmış,elimde bir pergel,felek ve çemberi ile ilgili fizibilite edalarında oturuyorum,gölgende.Gölgen bir ışık,ıslık rüzgar,ıslak rüzgar,karışık duygular ve sana okuyarak harcadığım ömür...
"İyi,bir bakıma rahatsızlık vericidir."(Kafka-Aforizmalar oktav defteri G)
İyiliğin,iyimser eğri yollar boyunca uzar.Dört yol ağzı,kocaman açık bir aslan ve vahşi doğa ile vahşi dua arasında sıkışmış trafikte,Afrikayı bulmak zor olmaz..
İç uyaklar ve uyluklarımızdaki uyumsuzluğun kozmik sepetinden ayrılan benlik,bizlik olmak için mayalanmış bulutların altında yağmur ağlantısı,alt üst ve ters-yüzlerimize sinmiş güherçile gülümsemeler,küf koksa da,halen güzel.
Değirmenin suyunu buğulu bir bardakla Don Kişot'a uzatalım,üzümünü şıraya yeltendiğimiz bağ sahibi ile kalbimiz kırık,prefabrike sevdalarımızı söküp bir dağa,bir daha demirliyiroz gemimizi.
İSKELE
Gemi azıya almış bir atın,atıp tuttuğu gemsiz,gemisiz,gamsız,ipsiz sapsız aşkın peşinde sürgün,prangalarımızın yeni ve parlak olmasından hiddetle sevdaların yan etkisi göz ve göğsümüzde bir darlık,varlığımız manidar.Bir bakıma seni seviyorum.Yoğun bakıma kaldırıyorum aşkı,koroner sancılar,kalbimizden korner atışları ile tüm sevgimi,sana olan platonik aşkımın tonik kısmında eritip aşkı bir simyacıya emanet ediyorum.(Keşke) bu vapur iskelesi (olsaydı) sen ve ben kümelerimizin kesiştiği yer ("F" aşka giderken) aşk fonksiyonuna götürseydi mutlak cümlelerimizi,parantezleriz (keşke) içiçe...
ÇAYIR
Avatarımdaki çayırda yanyana yatmışız."G" harfinin hemen üstündeyiz.Oradayız bakarsan...Güneş mi?Üst paragraflardan aldım senin için.Öğle güneşi sıcacık,göz kapaklarımızın ardında mavi,sadece yalnız.Eski yıldız,yeni buzağı,yaşlı buzdağı,balık ağı saçmalığından ellerim asimetrik,sadece göğsümüzün içinde atmaya cesareti olan organ,geceyarısı damlatan musluklardan hallice,sinirlerimizi asite yatırmış...
Tabii ki,alışılagelmiş bir şekilde bu yazı biter...
Seni seviyordum ama sen yoktun...
Aslında vardın,ama nereye vardığını söyleyemem... | |