#1 (permalink)
15-09-2007, 13:49
|
SEVDE YARDIMCI Sırlı Acı Müptelâsı
Kayıt: 01.06.2007 Yaş: 18 Mesajlar: 2.196 Rep gücü: 24 |  | |  | | | Asaletini konuşturma hayatın, seni senden daha iyi tanıyanlara sormalısın kendini... Kırgındı kalbi. Küçük çatlaklar birleşerek büyük sızıntıya sebebiyet veriyordu. Sonuna geldiğini düşündü. Son muydu? Her intihar girişiminde bir hata payı bırakıyordu yeni doğacak ölümlere. Eline bir bardak aldı. Gönlü gibi çatlaklarla dolu bir bardak. Su olmak istedi. Bardaktan damlayan her damlacığa kendi adını verdi. Damlalar düştükçe yere, göller oluşuyordu kimsesizliğin ikliminde. Bardak kayıyordu elinden. Tutmak için çabalamadı. Düşüyordu ve düştü. Etrafına cam kırıkları toplantı. Saçılmadı, toplandı... Düşen bardak çok şey kaybettirdi. Umut dediğini de ayaklarının altına serpiştirdi. Bir süre öyle kaldı. Etrafındakilere baktı. Çıplak ayaklarıyla önce üzerinden yürüdü. Hissetmiyordu ama ayaklarından kırmızı bir sızıntı süzülüyordu. Bu neydi? Kalbinden gelen kayıplar mıydı. Evet. Daha önce akıp gitmesi gerekenler şimdi serbestti artık. Gezinmeyi bırakıp cam parçalarını toplamaya başladı. Ayaklarındaki sızıntıyı biraz da ellerinden çıkarmak istemiş olmalı ki elleriyle bastırdı ca-n-mların üzerine. Sesini duymuyordu kulakları. Acının tabirini tercüme ederken sesi, dili konuşmaya küsmüştü sanki... Sağ bileğinden bir damar kesmişti cam parçası. Bu, kalbinden kesilen bir damara işaretti. "Can" dedikleri neden onu itip kakmıştı? Sevmiyordu artık hiçbirini. Ailesinin de onlara uyduğunu görünce felç geçirmiş kötürum bir hasta hissetti kendini. Etkileri kalmıştı, nefes alıyordu hayattaydı ama hala felçliydi. Kapıdan çıkıp eczaneye gitti. Eczacı bayan doktora gitmesini söylediyse de dinlemedi. "Kimseye ihtiyacım yok!" Diyordu. Sargı beziyle bileğini sardı. Ayaklarına da kendi elleriyle pansuman yaptı. Ama kanayan bir yer olmalıydı ki, sargı bezleri de fayda etmiyordu. Kalbi paramparçaydı. Hissiz kalmıştı fakat görüntüye başkalarının hissettiklerini açığa vurmaması için sarmalıyordu acelece. Eve geldi. Düşünmüyordu kimseyi ve artık hiçbir şey bilmiyordu. Elinden kayıp düşen bardak çok şey kaybettirmişti. Aklından bir sorunu mu vardı? Yani DELİ miydi? Annesi şüphelendi ve sorular soruyordu üst üste. Bıktı. Dinlemek istemiyordu yanlışları. Kendisinin bir HATA olduğunu bilmek istemiyordu artık. Kaçmak istemedi. Yatağına sırt üstü uzanmış tavanı seyrediyordu. Ne görüyordu? HİÇBİR ŞEY. Ablası geldi. Annesiden çıkmasını ve kimsenin odaya girmemesini istedi. Verilen emir anneye ağır geldi. Buruk bir şekilde salona geçti. Yaralı ellerinden tuttu kardeşinin. Bakmıyordu ablasının yüzüne. Konuşturmaya çalıştıkça kardeşini, faydasızlaşıyordu her söz. Yorulmadı. "Neden yaptın?" da demedi. Anlattı ona geçmişini. Onun doğduğu günü. Dinliyor muydu. Dinliyor olmalı. Kulakları ne kadar itiraz etse de hala bir parça ablasına yer vardı kalbinde. Çizgi çekmişti diğerlerine. Ablası doktora götürmek için ikna etti. Konuşmadı sadece verilen istikamete doğru devam etti. İlacın yarasına sürülen acısını da işitmedi. Kan durmuyordu kalbinde. Sızıntı değildi akanlar. Kan kaybediyordu, birden uzun bir nefes aldı. Pansumanı bitmemişti. Ellerinden tutan ablasının gözlerine baktı ve haykırarak ağladı. Nefesi kesildi. Ses çıkmıyordu, ablası heyecanlandı ve korku onu çıldırtmaya yetecekti neredeyse. Kardeşi kayıyordu hayattan. Yalvarıyordu hiç kimseye yalvarmadığı kadar. Sedye ile taşındı hastahanenin odasına. Bütün doktorlar başındaydı. Nefes almıyordu. Kalbi durmuştu. Ailesi geldi bir solukta ve diğer çevresi. Komaya girmişti. Ama NEDEN! Birbirine soru dolu gözlerle bakıyorlardı. HATA hepsinindi. Ve şimdi ölüyordu. Hayır yaşayacaktı. Herkes tek bir şey diliyordu. Eski sağlığına kavuşmasını. Eskiden sağlıklı mıydı? Hastaydı hem de çok. Ve geçirdiği kalp krizi diğerlerinin kalbini yoklamaya yetti. Onların da KALBİ var mıydı? Olsaydı eğer onu yıpratırlar mıydı. Nihayet bütün dualar yerini bulmuştu ve nefes alıyordu. Ailesinin durumu iyi değildi. Kan kaybı durdu nihayet. Günler sonra hastahane odasına aldıklarında bir çok çiçekle karşılaştı. Gerçek çiçekler neredeydi? Sahte kokuları üstlenmiş çiçekleri odasından çıkarttırdı. Kalbinin kanaması durmuştu. Tebessüm etti ve anladı ki kalbi yerinde artık yoktu... 18:16 14/9/7 VesseLam Ruhumu Dinlendiren Bir Parçayı Da Eklemek İsterim Adare Bizzat Kalemimden Sökülenlerdir... Sizlere Sunarım... GüNCeLLeMe VesseLam | |  | |  |
Konu zuzu tarafından (19-09-2007 Saat 00:26 ) değiştirilmiştir..
|
| |