HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | Son çakıl Taşı ![]() Balonlarım olmalı benimde renklerle bürülü olan, Bende çocuksu ve mavimsi bakmalıyım hayata, Sahiller beni içine almak için çağırmamalı, Elime aldığım balonlarımla ve mavimsi hayallerimle… Sahili izlemeliyim, sadece izlemeli, Sahille bütünleşip yok olmamalıyım yani… İskelede bir başıma oturmuş olmalıyım. Elimde ki balonların ipini sıkı tutarak uçurmalıyım, Masmavi denize ve mavimsi hayallerimle… Boynumu eğmeliyim sonra, sahipsiz ve tek kalmışçasına, Pişmanlıklarım da olmalı, hayal kırıklıklarım da Düşüncelerimin en derininde… Umutlarım da olmalı, hayallerim de Sonra dostlarımı ve beni seven insanları da almalıyım düşüncelerime,… Dostlarımı ayırmalıyım bir bir kim yanımda olduysa, Ardından her bir dostum için çakıl taşı fırlatmalıyım denize, Sevdiğim insanı da koymalıyım aynı kefeye Ve bana hayranlık duyanları da… Onları da dostlarım gibi çakıl taşlarıyla fırlatmalıyım. Birden canımın acıdığını ve yüreğimin sızladığını hissetmeliyim Gözlerimden anlam veremediğim bir şekilde halde yaş gelmeli Anlamaya çalışmak için silkinmeliyim kendimce Ve her bir dostum ve sevenlerim için Ayırdığım çakıl taşlarına bakmalıyım ürkerek ve titreyerek Bakmamalıydım diyerek de kendime hayıflanmalıyım Gözlerime inanmamalıyım, yüzüme su çarpıp tekrar bakmalıyım Ama avuçlarımın arasında, sadece bir taşın kaldığını görmeliyim Gördüğüm de sevinmeliyim ve kim acaba diye merak etmeliyim İşaretli olan kısma baktığım da, Yüzümdeki tebessümün yerini burukluk almalı, Gözlerim nemlenmeli ve ben o zaman anlamalıyım, Neden canımın acıdığını ve yüreğimin sızladığını, Avucumun içinde ki kalan son çakıl taşın kime ait olduğunu… Avucumun içinde ki çakıl taşı, ne bir dostuma, nede bir sevgiliye ait, O işaretlenmiş olan çakıl taşı bana ait olmalı… Ama bu nasıl olurdu, benim nice dostlarım vardı, Bana sırt çevirmeyen ve hep yanım da olan… Beni ne sevenler vardı, aşklarını ölümsüz kılan… Peki hani neredelerdi, ben mi istedim denizin dibine vurmalarını Ben mi istedim hayatımdan bir film şeridi geçip, kaybolmalarını Avucumun içinde son kalan çakıl taşı Bana hayatı belki de bu yönünden göstermeliydi Hayatta herkes kendi için değerliydi Hatta ölümümüze kadar hep yanımızda olan kendimizin ta kendisiydi. |
| | |
| sweet_ için teşekkür edenler 5 kişi. | BurcuUu_ (11-09-2007), DeJJaVu (11-09-2007), One (12-09-2007), Ruhsar (12-09-2007), __ n i L i m __ (11-09-2007) |
| | #2 (permalink) |
![]() Bu kız Kalıcı :P Kayıt: 27.10.2006
Mesajlar: 5.829 İtibar Gücü: 56 | SEN GİT AŞK BANA KALSIN Her gidişine ayrı anlam yüklüyorum, yapma Allah aşkına ! Ya hep kal benimle söz etme gidişlerden, yada silinsin ismin de cismin de... Oynama benimle, dengemi bozuyorsun. Aşkı yaşayacak yürek bırakmıyorsun insanda, böyle değildin sen... Bittiyse heyecanın bileyim ben de. ''Seni çok seviyorum'' diye başlayan ve ''Ama...'' ile devam eden cümleleri duymaktan bıktım. Seviyorsan seviyorsundur, aması olmaz bu işin. Üstelik bir cümlede 'Ama'' varsa bir önceki yargının hiç bir hükmü yoktur artık. ''Seni çok seviyorum ama birlikte olmamız imkansız...'' İmkansız diyebiliyorsan eğer sevmiyorsun demektir. Bahanelerin arkasına sığınma. İnsanların hayatına sorgusuz sualsiz girip, darmadağın eden, sonra da hiç bir şey söylemeden gitmeye çalışanlardan nefret ediyorum. Böyle misin sen de? Gerçekten gitmek mi istiyorsun? Yürekli ol biraz, haydi konuş. Söyle gitmek istediğini. İki çift sözü hak etmedi mi bu aşk? Yaşanılan bunca şeye hiç mi saygın yok? Ah ben, niye yanılıyorum hep? Niye tam ''İşte bu'' dediklerim sömürüyor aşkımı? Biraz daha mı katı olmalıyım? Biraz daha mı kapalı tutmalıyım kapılarımı? Bazen bu dünyadan olmadığımı düşünüyorum. Bu devrin adamı değilim. Oyun çeviremiyorum, hesap yapamıyorum. Bana ait olmayan kişiliklere bürünüp bir plan dahilinde hareket edemiyorum. İnsanız biliyorum, hepimizin zaafları var, hepimiz egolarımıza boyun eğebiliyoruz. İyide hep beni mi bulacak bunlar? Hiç bir kaygıya yer vermeden, hiçbir hesabı düşünmeden açsaydın bana yüreğini, işte o zaman görürdün bir aşkın nasıl bir efsaneye dönüşebileceğini. Sen gözlerini kapıyorsun, bir sen varsın, başka hiç kimseye bakmıyorsun. Her şey senin çevrende şekillenmeli, her şey sana göre düzenlenmeli. Beceremiyorum böyle davranmayı kusura bakma. Aşk, tam teslimiyet ister. Kendini aşkın kollarına ya bırakırsın ya da bırakmazsın. ''Bir yanım dışarıda kalsın'' dediğin noktada aşkı boğarsın. Yok edersin o güzelim duyguyu. Bu yüzden hep cesurların işidir aşk. Kaçışları, yalanları, aptalca oyunları kabul etmez. Aşk, saf, duru insanları sever. Kafasında bin bir tilki dönenler aşkı yaşayamaz. Arınmalısın. En saf, en duru haline dönmelisin ki, yaşayabilesin aşkı. Kısacası sevgilim, sana göre değil bu iş. Senin yolun açık olsun, bırak aşk bana kalsın... Mehmet COŞKUNDENİZ |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() ♣ aLı$ma baηa! ♣ Kayıt: 21.07.2006 Yaş: 21
Mesajlar: 5.036 İtibar Gücü: 46 | ![]() Dün gece yazmadım, saatlerce susarak dinledim kendimi. Dünü, yarını, hatta bu zamanı yaşamadan sadece kendime baktım. Hüznün ortasına çöreklenmiş, etrafımdaki duvarları büyütmeyi yeğlemişim bunca vakit. Dibi tutmuş düşler bir de... Soğuk ve tuhaf bir gecede nefesimle ısıtmaya çalışıyorum ellerimi, bahar henüz gelmedi bana, utangaç ve korkak yanımı alıp da götürmedi içimden. Ne zor ne kolay, vurdum duymaz bir kahpelik var dilimde. Anlatsam neye yararki, benim yanımda olmadıktan sonra, neye yarar hep yanındayım demeler, sırtı dönünce unutulacak değil mi bunca kelime, ne yaşadıkki herhangi biriyle, boş, hayal, saçmalık... Kırılan yanlarımı yapıştırmaya çalışıyorum ama olmuyor yine de, olmuyor, zaman bana inat benden önce davranıyor yine... ne tuhaf... Bugün eski defterleri karıştırırken eski fotoğraflarımı gördüm, mutlu yüzle bana bakan gözleri... Çok değil, bir kaç yıl oldu neredeyse intihara meyilli teşhisi konulduğum gün. Hem o gün bu gündür deyip, her fırsatta ölüme yürüyorum, alışkanlık olmuş, bir anda dayanıyor bıçak boğazıma, bir anda buluyorum kendini apartmanın en son katında, bir an onlarca hap geçiyor, sanki şeytan boşaltıyor kinini benim ellerime, zor, hâlâ yaşıyorum... Hâlâ yaşamak için anlamlar buluyorum. Resimlerin kenarlarını yakıp tarihleri silmek ve yeniden gülebilmek için onları saklamayı istemek kimin işine gelecekki. Bak işte bu benim gülen yüzüm, ben bir zamanlar mutluydum, desem, hadi dedim, kime ne? Kime ne benim karman çorman hayatımdan, kime ne aşka sürgün bir imla hatası olduğumdan, kime ne? Olsun, kızgınlığımı gölgeleyen güneş var tepemde, bana bakan gök var, ve yağmurlar hâlâ... MutLuyum be, ben böyLe de mutLuyum. Eski hayatlar kalmış hayatımın içinde, farketmez artık, bana ne, ölen ölmüş, ne bu ızdırap, ne bu keder, varsın bir penceresi açık kalsın yüzümün dünyaya, soğukmuş, sıcakmış, umrumda olmasın, ne güzel işte, doğumunu bilmediğim bir çocuğun kollarına asılıp yeni bir dünya kuracağım kendime, papatya kokulu yatağımında kar taneli sabahlar olacak havada, ama olsun, aşkın bin türlü zamanında benli senli değil; bizli sevişmeler bulacağım... Ne çok seveceğim yeniden, ne çok, adına cümleler kurup adıyla anılacağım. Derken sustum bu gece.. koynuma ilişen bir hüzün düştü yere. Sessizce, korktum, ben ve ben bir olup sindim köşeye, sustum. Mutlumuyum, ki düşer hüzün böyle korkakça yere, binlerce parçası batmaz mı rüyalarında yürürken, düşünmez misin, ben varım, seninim derken senin de yokuşunu almışım heybeme, anlamaz mısın saçlarının perçeminde intihar ettiğimi, görmez misin gözlerinde senin için bir ömre değer biçtiğimin, diline geleni söylemez misin kulağıma eğilip de, hani bir laf etsen dinmez mi sanırsın bu ızdırap, bu hüzün... Ne olur düşürme beni ellerinden desem, sesim gelir mi sıcaklığına benden önce, varsın uzak olsun mesafeler, varsın pencerenden sokaklara yayılan hasret olsun, damla olsun yüzüme nur veren, varsın sesimsiz olsun her şey, gözlerim olmasın baktığın yerde beni görmeyen... Hüzün parçalıyor beni bu gece. Gidenlerin türküsü sızıyor içime, uzaklığın sanrısız gerçeği. Ki bir demet papatyayla düştüm yollarına, yol aldım, çıkan karanlıklara bile aldırmadım, günler sana bulandı, sen bana, ben hasrete bulandım hasretse hüzne. Kemiriyor şimdi senden yoksunluğum ellerimi, sıvasız göğüm dalgalanıyor sana dergah bildiğim bulutlar üstünde, bir fırtına, bir dehşet, deprem gibi çöküyor her sesim, boşluğuna... Yoksun diye... Yokum diye değil... Yokluğum hece hece yokluğunla sevişiyor diye... Görüyor musun, benden uzaktayken, bu gece de bitti hasretinle. Adım adım sana doluyorum, dinle, bir sabah uyandığında kapında sesimin ahengiyle raks edecek bir gülüş, hâlâ saklı içimde... |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | niLimm,firariiimm ellerinize sağlık teşkkürler |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Dayan Yalnızlığım... Kayıt: 29.07.2007 Yaş: 21
Mesajlar: 1.094 İtibar Gücü: 0 | Ellerinize sağlık. |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() || NefeSimSin || Kayıt: 02.06.2007 Yaş: 17
Mesajlar: 9.366 İtibar Gücü: 58 | ELLerinize sağLık fıstıkLarım benim.. |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | Teşekkürleerr |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sabır Taşı | siirkosem | Şiir Köşesi | 1 | 04-09-2007 15:44 |
| Ay taşı | Ruhsar | Astroloji & Burçlar | 2 | 13-08-2007 02:16 |
| Çakıl | Notheart | abcç | 2 | 29-07-2007 00:53 |
| Çakıl Taşlarım ... | _P!nK_ | Paylaşmak İstedikleriniz | 2 | 22-02-2007 22:19 |
| Son cakıl taSı | !NC!PéR!S! | Paylaşmak İstedikleriniz | 2 | 22-01-2007 22:44 |