ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani.

Cevapla
Alt 14-06-2007, 02:00   #21 (permalink)
ZaLiM
İşi kavrayan 2de1'ci
 
ZaLiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.931
İtibar Gücü: 20


38
Beni Sigaraya İtecek Durumlardan Kaçınmalı mıyım?


Şimdiye kadar önerilerim üzerinde hep ısrarla durdum. Sizden ricam bunları tekliften çok talimat olarak görmenizdir. Önerilerim geçerli ve pratik nedenlere dayandığından ve bu nedenler binlerce araştırma tarafından onaylandığından dolayı ısrarlıyım.

Sigarasızlığa alışma döneminde sigara içmeyi heveslendirecek olaylardan kaçınılmalı mı kaçınılmamalı mı sorusuna korkarım kesin bir yanıt veremeyeceğim. Buna herkesin kendisinin karar vermesi gerekiyor. Yine de size yardımcı olacağını umduğum bazı önerilerde bulunabilirim.

Yaşamımızın sonuna dek sigara içmeyi sürdürmemize korkunun neden olduğunu söylemiştim. Bu korkunun iki aşaması vardır.

1. Sigarasın nasıl yaşayabilirim?
Bir tiryakinin akşam geç saatte dışarıdayken sigarası bittiğinde girdiği panik duygusudur. Sigara özleminden kaynaklanmamıştır, bağımlılığın yarattığı psikolojik korkudur –sigarasız yaşanmaz! Bu korkunun en yoğun halini son sigaranızı içtiğinizde duyarsınız; oysa o anki sigara özleminiz çok daha hafiftir.

Balıklama atlamayı öğrenmekte olan herkesin yaşadığı türden, bilinmeyene karşı duyulan bir korkudur bu. Atlama tahtası aslında 30 cm. yüksekliktedir ama iki metre gibi gözükür. Suyun derinliği iki metrenin üzerinde olduğu halde insana 30 cm gibi gelir. Atlamak cesaret ister. Başınızı vuracağınızdan eminsinizdir. Atlamak en zordur, ona cesaret edebilirseniz gerisi kolaydır.

Aslında diğer bakımlardan güçlü bir iradeye sahip tiryakilerin neden sigarayı bırakmayı hiç denemediklerinin veya ancak birkaç saat sigarasız kalabildiklerinin açıklaması budur. Günde bir paket sigara içen tiryakiler vardır, sigarayı bırakmaya karar verdiklerinde bu kararı vermemiş olsalardı içecekleri bir sonraki sigaradan çok daha önce bir sigara yakarlar. Bırakma kararı bir panik yaratır ki, bu da stres doğurur. Bu beynin “yak bir tane” dediği anlardan biridir fakat artık yakamazsınız. Bir şeyden yoksun kalırsınız –stres artar. Beyinden gelen sinyal tekrar başlar –sigorta atar ve siz bir sigara yakarsınız.

Merak etmeyin. Bu panik yalnızca psikolojiktir. Bağımlılık korkusudur. Aslında nikotine hâlâ bağımlı olduğunuz halde artık tiryaki değilsinizdir. Paniğe kapılmayın! Bana güvenin ve atlayın.

3. Korkunun ikinci aşaması daha uzun bir süre için geçerlidir. Gelecekte bazı durumların sigarasız aynı zevki vermeyeceği veya sigara olmadan güçlüklerle başa çıkılamayacağı korkusu bu ikinci aşamaya örnektir. Endişelenmeyin. Bir kez atladıktan sonra bunun tam tersini düşüneceksiniz.

Sigara içmeyi heveslendirecek olaylardan kaçınma konusunda iki önemli nokta vardır.

1. “Evde sigara tutuyorum, içmesem bile orada olduklarını bilmek bana güven veriyor.”
Sigaralarını saklayan insanların başarısızlık oranının atanlarınkinden daha yüksek olduğuna inanıyorum. Sanırım bunun nedeni sigarasızlığa alışma döneminde yaşanan kötü bir anda evde hazır bekleyen sigarayı içmenin gayet kolay olmasıdır. Yüzünüzü kızartıp dışarıya çıkarak sigara almanız gerekirse vazgeçme şansınız daha fazladır. Siz dükkana gidinceye kadar sigara isteğiniz geçmiş olur zaten. Yine de başarısızlığın asıl nedeninin tiryakinin işin başında kesin karar vermemesinden kaynaklandığına inanıyorum. Başarının iki anahtarını anımsayın.
• Kesin karar vermek
• Artık sigara içmemek zorunda olmamanın zevkine varmak

Neden evinizde sigara tutarsınız ki? Hâlâ yanınızda sigara taşımak gereksinimi duyuyorsanız, kitabı yeniden okumanızı öneririm. Çünkü bu sizde jetonun daha düşmediği anlamına gelir.

2. “Sigarasızlığa alışma döneminde stresten ve insanlarla birlikte olmaktan kaçınayım mı?”

Stresten kaçınmanızı öneririm. Baskıyı artırmanın hiçbir anlamı yok. İnsanlarla birlikte olmak konusunda ise tam tersini yapmanızı öneririm. Dışarı çıkın ve yaşamın tadını çıkarmaya başlayın. Bağımlılığınız devam etse bile artık sigaraya muhtaç değilsiniz. Bir partiye gidin ve artık sigara içmek zorunda olmadığınızı müjdeleyin. Yaşamın sigarasız çok daha güzel olduğunu göreceksiniz –bir de küçük canavar bütün zehriyle vücudunuzdan çıktığında her şeyin ne kadar güzel olacağını düşünün.


39
Sigaradan Kurtulduğunuzu Keşfettiğiniz An


Sigaradan kurtulduğunuzu keşfettiğiniz anı sigarayı bıraktıktan yaklaşık üç hafta sonra yaşarsınız. Gökyüzü birden açılmaya başlar ve o anda beyninize yer etmiş aldatmacaların bütün izleri silinir: Bundan sonra kendinize sigara içmeye gereksinim duymadığınızı söylemek yerine artık son ipin de koptuğunu ve yaşamınızın geri kalan bölümünden bir daha sigara gereksinimi duymadan zevk alabileceğinizi fark ettiğinizi söyleyin. O andan itibaren diğer tiryakileri acınacak insan olarak görürsünüz. “İrade yöntemi” uygulayan tiryakiler artık sigara içmek zorunda olmadıkları için sevinmelerine karşın özveride bulundukları duygusundan bir türlü kurtulamadıkları için bu anı yaşamazlar.

Ne kadar çok sigara içmişseniz bu an size o kadar güzel gelir ve bütün bir yaşam sürer.

Kendimi hayatta çük güzel şeyler yaşamış şanslı bir insan olarak görürüm başıma gelen en güzel şey ise sigaradan kurtulduğumu keşfetmekti. Yaşadığım diğer güzel anları düşündüğümde beni çok mutlu ettiklerini anımsıyorum ama aynı mutluluğu bir kez daha duyamıyorum. Ama artık sigara içmemenin verdiği sevinç aklımdan hiç çıkmıyor. Bugün moralim bozuk olduğunda ve bir destek aradığımda o iğrenç ota bağımlı olmamamın ne kadar güzel olduğunu düşünürüm. Sigarayı bıraktıktan sonra benimle temasa geçen kişilerin yarısı da yaşamlarındaki en güzel olayın sigaradan kurtulmak olduğunu anlatırlar. Sizi o kadar güzel bir yaşam bekliyor ki!

Bu yazdığım kitap ve düzenlediğim seanslardan edindiğim beş yıllık deneyim sayesinde birçok tiryakinin sigaradan kurtulduğunu anladığı anın yukarıda söylediğim gibi üç hafta değil birkaç gün sonra gerçekleştiğini öğrendim.

Ben o duyguyu daha son sigaramı söndürmeden önce yaşamıştım. Tek kişilik seanslar yaptığım ilk zamanlarda bazen karşımdaki tiryaki daha seans bitmeden “tamam başka bir şey söylemenize gerek yok, Allen. Her şeyi anladım, artık bir daha sigara içmeyeceğimi biliyorum.” Derdi. Grup seanslarında kişiler bir şeş söylemeseler de ben olayın ne zaman gerçekleştiğini bilirim. Aldığım mektuplarda okuyucular bazen daha kitabı okurken bu anı yaşadıklarını yazıyorlar.

İşin mantığını anlayıp talimatların hepsine uyarsanız sigaradan hemen kurtulursunuz.

Bugün gruplarıma vücudun duyduğu nikotin eksikliğinin yaklaşık beş gün sürdüğünü ve aşağı yukarı üç hafta içinde kişinin özgürlüğüne kavuştuğunu söylüyorum. Bir bakıma böyle bir süre vermek hoşuma gitmiyor. Bunun iki nedeni var. Birincisi bazı insanların kendilerini beş gün veya üç hafta eziyet çekeceklerine hazırlamaları. İkincisi kişinin kendini “Beş gün veya üç hafta dişimi sıkarsam sonunda harika bir şey olacak.” düşüncesiyle inandırması. Belki o beş günü veya üç haftası iyi geçer de ondan sonra herkesin başına gelebilen, sigarayla ilgisi olmayan kötü bir gün yaşar. Sigaradan kurtulduğunu hissetmeyi bekleyen kişi kendini birden bir depresyonun içinde bulur ve güvenin sarsılmasına yol açabilir.

Hiç süre vermezsem bu kez kişi yaşamının sonuna dek bir şey olsun diye bekler. Sigarayı “İrade yöntemi” ile bırakmaya çalışanlar büyük bir olasılıkla bu yüzden başarısızlığa uğrarlar. Önce insanın sigaradan kurtulduğunu hemen fark ettiğini söylemeyi düşünüyordum fakat bu kez de hemen fark edemeyenler güvenlerini yitirip o anın hiç gelmeyeceğini düşüneceklerdi.

İnsanlar bazen o beş gün, üç hafta sürelerinin önemi olup olmadığını merak ediyor, kendi uydurmam mı olduğunu soruyorlar. Bu süreler tabii kesin değil ama yıllardır edindiğim sayısız deneyimlere dayanıyor. Yaklaşık beş gün sonra kişi sigaradan başka şeyler de düşünmeye başlar. Çoğu tiryaki sigaradan kurtulduğunu bu süre içinde keşfeder. Eskiden hemen sigaraya başvurduğunuz bir stres anını yada sigarasız zevk alamadığınız toplumsal olayları birdenbire yalnızca sigarasız geçirmekle kalmaz sigara düşüncesini aklınıza bile getirmezsiniz. O andan itibaren iş çocuk oyuncağına döner. Artık özgür olduğunuzu bilirsiniz.

Sigarayı “irade yöntemi” yardımıyla bırakmaya çalıştığım zamanlarda başkalarının da söylediği gibi en ciddi girişimlerin bile yaklaşık üç hafta sonra başarısızlığa uğrama tehlikesiyle karşı karşıya geldiğini fark ettim.

Sanırım bunun nedeni şudur: Sigara içme gereksinimi yok olur. Kişi kendine bunu kanıtlamak ister ve bir sigara yakar. Tadını beğenmez ve bağımlılıktan kurtulduğunu kanıtlamış olur. Fakat vücuduna üç haftadır yoksun bıraktığı nikotini yine vermiştir. Sigarasını söndürür söndürmez nikotin vücudunu terk etmeye başlar. Şimdi içinden bir ses: “Daha kurtulamadın, bir tane daha iç.” diye fısıldar.

Bir sonraki sigarayı hemen yakmaz, çünkü yeniden bağımlılık kazanmak istemez. Şöyle biraz zaman geçmesini bekler. Bundan sonraki ilk denemede “Geçen sefer tekrar başlamadım, şimdi bir tane daha içersem yine bir zararı olmaz.” diye düşünür. Fakat yanlış yola girmiştir bile.

Bu sorunun çözümü sigaradan kurtulduğunuzu hissetmeyi beklemek yerine son sigaranızı söndürdükten sonra artık sigara olayının kapandığını kabul etmektir. Yapabileceğiniz her şeyi yaptınız. Nikotini kestiniz. Artık dünyadaki hiçbir güç özgürlüğünüzü elinizden alamaz. Şimdi artık yaşamdan zevk almaya bakım, böylece sigaradan kurtulduğunuzu fark etmeniz fazla uzun sürmez.
ZaLiM Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 14-06-2007, 02:01   #22 (permalink)
ZaLiM
İşi kavrayan 2de1'ci
 
ZaLiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.931
İtibar Gücü: 20


40
Son Sigara


Zaman konusunda karar verdiğiniz an son sigaranızı içmeye hazırsınız demektir. Yalnız önce aşağıdaki iki önemli noktayı inceleyin.

1. Başaracağınıza inanıyor musunuz?
2. Kendinizi üzgün yada huzursuz mu hissediyorsunuz yoksa yakında olacak harika şeyin heyecanı içinde misiniz?

Hâlâ emin değilseniz kitabı bir kez daha okuyun.
Kesin kararınızı verdiyseniz son sigaranızı için. O sigarayı tek başınıza ve bilinçli olarak için. Çektiğiniz her nefese, tadına, kokusuna, kansere yol açan ve ciğerlerinize dolan dumanına, damarlarınızda biriken zehir maddelerine ve bedeninize giren nikotine dikkat edin.

Söndürdüğünüzde bütün bunları bir daha tekrarlamak zorunda olmamanın ne kadar güzel olacağını düşünün. Esirliği özgürlükle değişmek karanlıklar dolu bir dünyadan çıkıp güneş içine girmek gibi sevinç verici bir olaydır.
ZaLiM Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 14-06-2007, 02:01   #23 (permalink)
ZaLiM
İşi kavrayan 2de1'ci
 
ZaLiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.931
İtibar Gücü: 20


Son Bir Uyarı


Sigaraya başlamadan önceki zamana dönebilme şansına sahip hiçbir tiryaki bugünkü aklıyla sigaraya başlamazdı. Bana gelen birçok kişi sigarayı bırakmalarına yardımcı olabilirsem bir daha sigaraya dokunmamaya kararlıdır. Yine de sigarayı bırakmayı başarmış birçok kişi yıllarca mutlu bir yaşam sürdükten sonra yeniden tuzağa düşüyor.

Bu kitabın sigarayı bırakmanızda size çok yardımcı olacağına inanıyorum. Yalnız bir uyarıda bulunacağım. Sigarayı kolaylıkla bırakan tiryakiler aynı kolaylıkla yeniden başlarlar.

SAKIN BU TUZAĞA DÜŞMEYİN.

Ne kadar zamandır sigara içmediğinizi yada bir daha başlamamak konusunda kendinize ne kadar güvendiğinizi bir kenara bırakıp bundan sonra hiçbir nedenden dolayı sigara içmemeyi yaşamınızın temel ilkesi haline getirin. Tütün endüstrisinin reklam için harcadığı milyarları hiçe sayıp bunun ölüme yol açan bir numaralı zehir olduğunu anımsayın. Eroin çekmeye kalkışmazsınız oysa Batı toplumunda nikotinden ölenlerin sayısı eroin yüzünden ölenlerinkinden çok daha yüksektir.

Unutmayın tek bir sigaranın size vereceği hiçbir şey yoktur. Giderilmesi gereken bir özleminiz olmadığı gibi tadı da iğrenç gelecektir. Yalnızca vücudunuza nikotin sağlayıp içinizdeki fısıltıyı başlatacaktır: “Bir sigara daha yak.” Sonra bir süre kendinizi perişan hissetmekle o iğrenç kısır döngüye geri dönme arasında seçim yapma durumuna düşersiniz.


42
Beş Yıllık Deneyim


Bu kitabın ilk baskısından beri hem kitabın hem de düzenlediğim seansların sayesinde beş yıllık bir birikimim oldu. Başlangıçta çok savaş verdim. Uzmanlar yöntemime burun kıvırdılar. Bugün ise seanslarıma katılmak için dünyanın her köşesinden tiryaki geliyor. Bunların içinde diğer her meslek sahibinden daha fazla doktor var. Bu kitap İngiltere’de sigarayı bırakma konusunda en etkili yardımcı olarak görülüyor ve ünü yurtdışında da hızla yayılıyor.

Ben bir hayırsever değilim. Tamamen kişisel nedenlerden dolayı bana zevk verdiği için sigarayla savaşıyorum –kesinlikle sigara içenlerle değil. Ne zaman bir tiryakinin sigarayı bıraktığını duysam benimle ilgisi olmasa bile içime bir sevinç dolar. Yıllardır aldığım bilince teşekkür mektubu bende sonsuz bir mutluluk yaratır.

Çok kez hayal kırıklığına da uğradım tabii. Buna iki kategoriye ayırdığım tiryakiler neden oldu. Sigarayı kolaylıkla bırakan fakat özellikle de geçen bölümdeki uyarıya rağmen sonra yeniden başlayan ve bir daha bırakamayan tiryakilerin sayısı beni çok üzüyor. Bu yalnızca okuyucular için değil aynı zamanda seanslarıma katılan kişiler için de geçerlidir.

Yaklaşık iki yıl önce bir adam vardı. Çok üzgündü, ağlıyordu. “Bana bir hafta boyunca sigara içmemem için yardımcı olursanız size 1000 pound vereceğim. Bir hafta dayanabilirsem başaracağımı biliyorum.” dedi. Belli bir ücret aldığımı ve onun dışında para vermesine gerek olmadığını söyledim. Grupların birine katıldı ve o kadar kolay başardı ki, kendisi de şaşırdı. Sonra bana çok nazik bir teşekkür mektubu gönderdi.

Seanslara katılanlara ayrılmadan önce son olarak “Sakın unutmayın bir daha bir tek tane bile sigara içmek yok.” derim. Bu adam giderken “Hiç merak etmeyin, Allen bir bıraktım mı bir daha hiç içmem.” dedi.

Uyarımı tam olarak anlamadığını fark etmiştim. “Şimdi ne düşündüğünüzü biliyorum ama altı ay sonra?” diye sorduğumda bana “Allen, bir daha hiç sigara içmeyeceğim” yanıtını verdi.

Yaklaşık bir yıl sonra yeniden aradı. “Allen, Noel’de küçük bir puro içtim ondan beri günde yine iki paket sigara içmeye başladım. Ona “İlk telefon görüşmemizi anımsıyor musunuz) Sigaradan o kadar nefret ediyordunuz ki bir hafta boyunca sigara içmemenizi sağlarsam bana 1000 pound ödemeyi önermiştiniz.” dediğimde “Anımsıyorum. Ne kadar aptallık ettim değil mi?” dedi. “Bir daha sigara içmeyeceğinize dair verdiğiniz sözü anımsıyor musunuz?” diye sorduğumda “Biliyorum çok geri zekalıyım.” diye yanıtladı.

Bu şuna benziyor. Boğazına kadar bataklığa batmış ve yakında tamamen batacak bir insana rastlıyorsunuz, dışarı çekiyorsunuz, size teşekkür ediyor ve altı ay sonra yeniden içine atlıyor.

Aynı adamın daha sonra katıldığı başka bir seansta söyledikleri çok ilginçti.

“İnanır mısınız, oğluma yirmi birinci yaş gününe kadar sigara içmezse 1000 pound vereceğimi söyledim ve verdim. Şimdi yirmi iki yaşında ve baca gibi sigara içiyor. Bu kadar aptal olduğuna inanamıyorum.”

“Oğlunuza nasıl aptal dediğinizi anlamıyorum. O hiç değilse yirmi iki yıl tuzağa düşmemeyi başarmış ve kendisini ne gibi bir felaketin beklediğini de daha bilmiyor. Oysa siz biliyordunuz, yine de ancak bir yıl dayanabildiniz.” karşılığını verdim.

Sigarayı kolaylıkla bırakan fakat sonra yeniden başlayan tiryakiler başlı başına bir sorun oluştururlar. Onlara yardımcı olabilmek için yakında ikinci bir kitap çıkaracağım. Bu arada siz sigarayı bırakırsanız LÜTFEN RİCA EDİYORUM AYNI HATAYA BİR KEZ DAHA DÜŞMEYİN. Tiryakiler bu kişilerin bağımlılıkları devam ettiği ve sigarayı özledikleri için yeniden başladıklarını sanırlar. Aslında bırakmakta hiç güçlük çekmedikleri için sigaradan artık korkmazlar ve “Arada bir içmemde bir sakınca yok, bir daha bağımlılık kazansam bile yine bırakırım nasıl olsa.” diye düşünürler. Korkarım olay bu kadar basit değil. Sigarayı bırakmak kolay da bağımlılığı kontrol altında tutmak olanaksızdır. Sigarayı bırakmanın en önemli şartı sigara içmemektir.

Beni hayal kırıklığına uğratan ikinci kategori ise bırakmayı denemeye cesaret bile edemeyecek derecede korkanlar yada denese bile çok savaş verenler kategorisidir. Buradaki temel sorunlar şunlardır.

1. Başaramamaktan korkmak. Başaramamak ayıp değil ama hiç denememek büyük aptallık. Olaya söyle bakın: Bir yere gizleniyorsunuz fakat sizi arayan yok! En kötü durumda başaramazsınız o zaman da durumunuz şimdikinden daha kötü olmaz. Başarırsanız ne kadar iyi olacağını düşünün. Fakat denemezseniz başarısızlığınızı garantilemiş olursunuz.
2. Paniğe kapılmaktan ve kendini perişan etmekten korkmak. Bu yüzden endişe etmenize hiç gerek yok. Bundan sonra hiç sigara içmemenin size ne gibi bir felaket getireceğini düşünün. Hiç. Sigara içmeye devam ettiğiniz zaman ise başınıza felaketler gelecek. Panik sigaradan kaynaklanır ve kısa sürede yok olur. En büyük kazanç bu korkudan kurtulmaktır. Yoksa tiryakilerin kollarının bacaklarının kesilme riskine sigaradan aldıkları zevkten dolayı mı katlandıklarını sanıyorsunuz? Paniğe kapıldığınızda derin bir nefes almanız yeterlidir. Başkaları moralinizi bozarsa onlardan uzaklaşın. Bir garaja, boş bir büroya yada başka bir yere gidin.

Ağlamak istediğinizde utanmayın. Ağlamak gerginliği atmanın en iyi yoludur. İçinden geldiği gibi ağlamak insanları her zaman rahatlatmıştır. Oğlan çocuklarının ağlamamaları gerektiğini söylediğimizde çok büyük kötülük yaparız. Zavallılar gözyaşlarını tutarlar ama dişleri, birbirine vurmaktan zangırdar. Duyguları dışa vurmak uzun süre erkekliğe yakıştırılmadı. Fakat insanlar duygularını içlerine atmak için değil dışarı göstermek için yaratılmışlardır. Bağırın, çağırın, tepinin, kartonları dolapları tekmeleyin. Verdiğiniz savaşı, kaybetmemeniz gereken bir boks maçı olarak görün.
Zamanı kimse durduramaz. Her geçen dakika içinizdeki canavar biraz daha ölür. Kaçınılmaz başarınızı kutlamaya başlayın.

3. Talimatlarıma uymamak. İnanılması güç ama bazı tiryakiler “Yönteminiz bende etkili olmadı” diyorlar. Sonra talimatlarımı –yalnızca bir tanesini değil tümünü –nasıl hiçe saydıklarını anlatıyorlar. (Açıklığa kavuşturmak için bölümün sonunda bir kontrol listesi vereceğim.)
4. Talimatlarımı yanlış uygulamak. En önemli hatalar:
a) “Sigarayı düşünmekten vazgeçemiyorum.” Tabii vazgeçemezsiniz ve denemeye kalkarsanız korku ve mutsuzluk yaratırsınız. Bu akşamları uykuya dalmak gibi bir şeydir: Siz denedikçe güçleşir. Ben her sabah kalkarken yada her akşam yatarken yüzde doksan sigarayı düşünürüm. Önemli olan ne düşündüğünüzdür. “Canım öyle çok sigara istiyor ki!” yada “Ne zaman özgür olacağım?” diye düşünürseniz durum kötü. “YAŞASIN, artık özgürüm!” diye düşünürseniz mutlu olursunuz.
b) “Bu bedensel bağımlılık ne zaman kaybolacak?” Nikotinin vücudunuzu terk etmesi uzun sürmez ama vücudun ne zaman nikotin istemekten vazgeçeceğini söylemek olanaksız bir şeydir. İnsanın kendisini boş ve güvensiz hissetmesi normal açlık, üzüntü veya stres tarafından kaynaklanır. Bu yüzden “irade yöntemi” uygulayan tiryakiler sigarayı kesin olarak ne zaman bıraktıklarını tam olarak bilmezler. Vücut nikotin istemezse ve siz yalnızca açlık duyarsanız veya stres içindeyseniz beyin hâlâ “Bu senin sigara istediğin anlamına gelir” der. İşin komik tarafı nikotin isteğinin geçmesini beklemenize gerek yoktur, zaten o kadar hafiftir ki fark edilmez bile. Biz onu bir istek olarak biliriz: “Canım şimdi sigara istiyor.” Diş doktorundan çıktığınızda çenenizdeki ağrının geçmesini mi beklersiniz? Tabii ki hayır. Günlük yaşamınıza devam edersiniz. Çeneniz ağrısa da mutlusunuzdur.
c) “Sigardan kurtulduğunuzu fark edeceğiniz anın gelmesini beklemek.” Bunu beklerseniz yalnızca bir korku daha yaratmış olursunuz. Bir kez “irade yöntemi” ile üç hafta boyunca sigarasızlığa dayanmıştım. Sigarayı bırakmış eski bir okul arkadaşıma rastladım. Nasıl olduğumu sorduğunda “Üç haftadır idare ediyorum.” Dedim. “Ne demek üç haftadır idare etmek?” diye sordu. Ben de üç haftadır sigara içmediğimi söyledim. Bunun üzerine bana “Peki şimdi ne yapacaksın? Yaşamının gerisini idare etmekle mi geçireceksin? Ne bekliyorsun ki? Başardın artık. Artık tiryaki değilsin.” dedi.
Kendi kendime “Haklı, neyi bekliyorum ki?” diye düşündüm. Ne yazık ki o zamanlar tuzağın mekanizmasını bilmiyordum ve kısa bir süre sonra yeniden başladım. Fakat bu noktayı aklımın bir köşesine koydum. Son sigaranızı söndürdüğünüz an sigarayı bırakmış oluyorsunuz. Önemli olan ilk andan itibaren sigara içmemekten mutluluk duymaktır.
d) “Canım hâl^sigara istiyor.” O zaman aptalsınız. “Sigarayı bırakmak istiyorum.” dedikten sonra nasıl “Bir sigara içmek istiyorum” dersiniz? Bu bir çelişkidir. “Bir sigara içmek istiyorum dediğiniz zaman “Ben bir tiryaki olmak istiyorum” demiş olursunuz. Sigarayı bırakmış kişiler sigara içmek istemezler. Ne istediklerini bilirler. Kendinizi cezalandırmaktan vazgeçin artık.
e) “Benden geçti artık.” Neden ki? Yapmamanız gereken tek şey kendinizi zehirlememektir. Yaşamınıza son vermek zorunda değilsiniz. Bakın, çok kolay. Önünüzdeki bir kaç gün biraz sıkıntı çekeceksiniz. Vücudunuz nikotin isteyecek. Bu süre içinde hep şunu düşünün: Eskisinden daha kötü bir durumda değilsiniz. Sigara içtiğiniz süre içinde de sigarasız kalabiliyordunuz, uyurken, kilisede, süpermarkete veya kütüphanelerde. O zamanlar buna pek aldırmıyordunuz. Şimdi bırakmazsanız yaşamınızın sonuna dek sigarasızlıktan yakınacaksınız. Sigara yemeğin, içkinin, arkadaş partilerinin zevkini artırmaz tam tersine azaltır. Vücudunuzun hâlâ nikotin istediği zamanlar bile güzel bir yemek veya arkadaş toplantıları hoş olaylardır. Yaşam çok güzel bir şeydir. Aralarında tiryakiler de olsa insanların içine girin. Unutmayın yoksunluk duyan siz değilsiniz, tiryakilerdir. Hepsi teker teker sizin yerinizde olmaya can atar. İlk olmanın ve dikkatleri üzerinize çekmenin tadını çıkarın. Sigarayı bırakmak, üzerinde bol bol konuşulabilecek güzel bir konudur, özellikle de tiryakiler sizin hoşnut ve mutlu olduğunuzu görünce. Hayranlık içinde yüzeceksiniz. Buradan önemli olan yaşamın başından beri keyfini çıkarmak. Tiryakileri kıskanacak hiçbir neden yok. Tiryakiler sizi kıskanacak.
f) “Kendimi perişan ve gergin hissediyorum.” Bu ancak talimatlarıma uymazsanız başınıza gelir. Sorun nerede onu bir düşünün. Bazıları söylediğim her şeyi anlar, her şeye inanır ama işin başında sanki felaket bir şey olacakmış gibi dünyanın sonu gelmiş havasına girer. Yalnızca kendi isteğinizi değil aynı zamanda dünyadaki bütün tiryakilerin özendiği bir şeyi yapıyorsunuz. Sigarayı bırakmış herkes –hangi yöntemle olursa olsun- ruhsal dengesine kavuşur ve sigarayı düşündüğü zaman içinden “YAŞASIN! ARTIK ÖZGÜRÜM!” diye sevinir. Sizin de amacınız buysa daha ne bekliyorsunuz ki? İşe bu düşünceyle başlayın ve sonun kadar öyle devam edin. Kitabın geri kalan bölümü size başka bir alternatif olmadığını gösterecektir.
ZaLiM Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 14-06-2007, 02:02   #24 (permalink)
ZaLiM
İşi kavrayan 2de1'ci
 
ZaLiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.931
İtibar Gücü: 20


KONTROL LİSTESİ


Aşağıdaki talimatlara uyarsanız başarısızlığa neden kalmaz.

1. Bir daha içinde nikotin olan hiçbir şey içmeyeceğinize, çiğnemeyeceğinize veya yemeyeceğinize dair resmi bir ant için ve buna sadık kalın.
2. Şunu aklınızdan çıkarmayın: Vazgeçtiğiniz hiçbir şey yok. Sigara içmeyen bir insan olarak her bakımdan daha iyi durumda olacaksınız (bunu zaten hep biliyordunuz.) Sigara içmek için hiçbir mantıklı neden olmadığı halde sigaradan bir tür zevk yada destek aldığınızı sanıyor olmalısınız –yoksa içmezdiniz. Sigara ne gerçek bir zevk nede gerçek bir destektir. Bu sonradan acı duymamak çok hoş olduğu için başınızı duvara vurmak gibi bir yanılgıdır.
3. Sigaradan vazgeçmeyecek tiryaki yoktur. Siz bu sinsi tuzağa düşmüş milyonlardan yalnızca birisiniz. Bir zamanlar sigarayı bırakamayacaklarını düşünen diğer milyonlarca tiryaki gibi sonunda siz de bırakacaksınız.
4. Sigaranın avantajlarıyla dezavantajlarını ne kadar çok tartarsanız tartın hep aynıdır: “Geri zekalılık etme, sigarayı bırak.” Bu hiç değişmeyecek. Hep böyleydi yine böyle kalacak. Kararınızın doğruluğuna inandıktan sonra kuşku duyup kendinize eziyet çektirmeyin.
5. Sigarayı düşünmekten korkmayın, sürekli düşünüyorsanız da merak etmeyin. Yalnız bundan sonra sigarayı şu şekilde düşünmelisiniz: “YAŞASIN! ARTIK SİGARA İÇMİYORUM!”
6. Sigaranın yerine başka bir şey kullanmayın. Sigaralarınızı SAKLAMAYIN. Tiryakilerle birlikte olmaktan KAÇINMAYIN. Artık sigara içmiyorsunuz diye yaşam tarzınızı DEĞİŞTİRMEYİN.

Yukarıdaki talimatlara uyarsanız sigaradan kurtulduğunuzu yakında anlarsınız. Fakat:

7. O anın gelmesini beklemeyin. Hiçbir şey olmamış gibi yaşamınıza devam edin. Güzel günlerin tadını çıkarın kötü günleri de atlatmaya çalışın. Bu sayede o anı fazla beklemezsiniz.



43
Batan Gemideki Tiryakilere Yardım Edin


Tiryakiler bugünlerde bir panik içindeler. Toplumda bazı şeylerin değiştiğinin farkındalar. Bugün artık sigara içmek tiryakiler arasında bile anti sosyal bir davranış olarak görülüyor. Olayın sona yaklaştığının siz de farkındasınız. Milyonlarca tiryaki sigarayı bırakıyor diğerleri de bunun bilincinde.

Ne zaman bir tiryaki sigarayı bıraksa geride kalanlar kendilerini kötü hissederler. Tiryakiler bir kağıda sarılmış kuru yapraklar için o kadar para vermenin, onları yakıp kansere yol açan katranlı maddeleri ciğerlerine doldurmanın komik olduğunu içgüdüsel olarak bilirler. Bu olayı hâlâ bir aptallık olarak görmüyorsanız yanan bir sigarayı kulağınıza sokmaya çalışın ve kendinize aradaki farkı sorun. Tek fark bu şekilde bedeninize nikotin vermemiş olmanızdır. Ağzınıza sigara koymaktan vazgeçebilirseniz nikotine gereksinim duymazsınız.

Tiryaki sigara içmesine hiçbir mantıklı açıklama getiremez fakat başkaları da içtiği için kendisini o kadar kötü hissetmez.

Tiryakiler sigara yüzünden hem kendilerini hem de başkalarını aldatırlar. Buna zorunludurlar. Saygınlıklarını tamamen yitirmemek için kendi kendilerine aldatmacalar yaratırlar. Alışkanlıklarını hem kendilerine hem de başkalarına karşı haklı çıkarmak gereksinimi duyarlar. Bu yüzden sürekli sigaranın hayal ürünü avantajlarının reklamını yaparlar. Tiryaki sigarayı “irade yöntemi” ile bırakmaya çalışırsa sürekli bir şeyden yoksun kaldığı duygusuna kapılır ve yakınır. Bu tiryakiler için sigara içmeye devam etmekte ne kadar haklı olduklarının kanıtıdır. Bir tiryaki sigarayı bırakmayı başardığında sağlığına zarar vermeye ve gereksiz para harcamaya son verdiği için mutludur. Fakat bunun için kendini haklı çıkarmaya çalışmaz, etrafta sigara içmemenin ne kadar harika olduğunu abartılı bir şekilde duyurmaz. Bunu ancak biri ona sorduğu zaman anlatır. Fakat tiryakiler istemedikleri şeyleri duymamak için zaten bir şey sormazlar. Unutmayın, tiryakiler korku yüzünden sigara içerler ve sigara içmemenin avantajlarını görmezlikten gelirler. Ancak sigarayı bırakmaya niyetlendikleri zaman bu konuyla ilgilenirler.

Tiryakilere yardımcı olun. Korkularını silin. Sağlığa zarar vermek zorunda olmamanın, sabahları kalkınca öksürmek ve nefes darlığı çekmek yerine sağlıklı ve zinde olmanın, esirlikten kurtulmanın, o kara lekeler olmadan yaşamdan zevk alabilmenin ne kadar güzel olduğunu anlatır.

Yada en iyisi bu kitabı okumalarını sağlayın. Morallerini bir de havayı kirlettikleri veya pis oldukları gibi saldırılarla bozmayın. Sigarayı bırakmış kişilerin bu konuda en kötü oldukları söylenir. Bunda doğruluk payı vardır ve sanırım “irade yönteminden” kaynaklanır. Tiryaki alışkanlığından kurtulmuştur fakat beynindeki aldatmacaların izleri olduğu gibi durduğundan bir bakıma hâlâ özveride bulunduğunu düşünür. Çabuk kırılır ve doğal bir karşı koyma mekanizmasından dolayı saldırılarda bulunur. Bu kendisine yardımcı olabilir ama diğer tiryakilere hiçbir yararı yoktur. Yalnızca onların savunmaya geçmelerine, kendilerini daha da perişan hissetmelerine ve sigara gereksinimlerinin artmasına neden olur.

Toplumdaki sigara imajının değişmesi milyonlarca kişinin sigarayı bırakmasına neden olduğu halde sigarayı bırakmalarını kolaylaştırmaz. Tam tersine olayı büyük bir ölçüde güçleştirir bile. Bugün tiryakilerin çoğu sigarayı sağlık nedeniyle bıraktığını düşünür. Bu aslında doğru değildir. Sağlık sigarayı bırakmanın en büyük nedenidir gerçi ama tiryakiler yıllardır sağlığa aldırmadan ölümüne sigara içerler. Asıl neden toplumun artık sigaranın gerçek halini, yani kötü bir uyuşturucu bağımlılığı olduğunu görmesidir. Zevk zaten hep hayaldi. Toplumdaki bu değişiklik, hayali ortadan kaldırdığı için tiryakinin artık tutunacak hiçbir dalı kalmaz.

Londra metrosunun tamamında uygulanan sigara yasağı bu ikilemin klasik bir örneğidir. Tiryaki ya “Peki, eğer metroda sigara içemezsem başka bir taşıt kullanırım.” diye düşünür ve metro idaresi büyük kayıplar yaşar, yada “Tamam, bu hiç değilse daha az sigara içmeme neden olur.” Der. Metroda içeceği ve zaten zevk almayacağı bir yada iki sigaradan bir saatliğine vazgeçecektir. Fakat bu zorunlu yoksunluktan dolayı yalnızca ruhsal bakımdan eziyet çekmekle ve ödülünü beklemekle kalmaz bir de vücudu acil olarak nikotin istemeye başlar –ve birazdan yakacağı ilk sigara ona en çok keyif verecektir.

Zorunlu yoksunluk sigara tüketimini azaltmaz çünkü tiryaki içebildiği an çok daha fazla sigara içer ve böylelikle sigaranın ne kadar değerli bir şey olduğu düşüncesi onaylanmış olur. Zorunlu yoksunluğun en hain yanı hamile kadınlar üzerindeki etkisidir. Zavallı geçlerin sonunda bağımlılık kazanmalarını sağlayan reklam bombardımanına tutulmasına göz yumarız. Sonra kafalarındaki yanlış inançlardan dolayı sigaraya gereksinim duyduklarını sandıklarında yaşamlarının herhalde en büyük stresine girerler, çünkü tıp onlara bebeğe zarar vermek istemiyorlarsa sigarayı bırakmalarını söyler. Bir çoğu istediği halde bırakamaz ve yaşamı boyunca suçluluk duygusu çeker. Birçoğu bırakır ve bıraktığına sevinip “Harika bunu bebeğim için yapıyorum dokuz ay sonra ben de kurtulmuş olurum zaten.” diye düşünür. Sonra sancılarla birlikte doğumdan korku başlar derken dünyanın en güzel duygularından biri yaşanır. Sancılar ve korku geçmiş bebek doğmuştur. Eski çağrışım mekanizması yeniden başlar. Asılsız inançların izleri hâlâ duruyordur ve daha neredeyse göbek bağı kesilmeden genç annenin ağzına bir sigara yerleşir. O sonsuz sevinci içinde sigaranın tadının ne kadar iğrenç olduğunu fark etmez bile. Yeniden başlamak niyetinde değildir. “Yalnızca tek bir sigara.” diye düşünür. Çok geç! Bağımlılık kazanmıştır bile. Nikotin bedenine girmiş eski arzu yeniden ortaya çıkmıştır. Hemen olmasa bile doğum sonrası yaşanan depresyon zamanında düzenli olarak sigara içmeye başlar.

Eroin kullanmak yasal bir suç olarak görüldüğü halde toplumumuz haklı olarak şu soruyu sorar: “Bu zavallı insanları kurtarmak için ne yapabiliriz?” Tiryakilere de aynı davranışı göstermemiz gerekir. Tiryaki sigarayı istediği için değil içmesi gerektiğine inandığı için içer ve eroinmanlardan farklı olarak yıllarca ruhsal ve fiziksel eziyet çeker. Hızlı ölümün yavaş ölümden iyi olduğunu söyleriz hep. Bu yüzden tiryakiyi kıskanmanıza hiç gerek yoktur, ona acımalısınız.


ZaLiM Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 14-06-2007, 02:02   #25 (permalink)
ZaLiM
İşi kavrayan 2de1'ci
 
ZaLiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.931
İtibar Gücü: 20


44
Sigara İçmeyenlere Bir Öğüt


SİGARA İÇEN ARKADAŞLARINIZIN VEYA YAKINLARINIZIN BU KİTABI OKUMASINI SAĞLAYIN.

Önce kitabın içeriğini inceleyin ve kendinizi sigara içen bir kişinin yerine koyun. Tiryakiyi bu kitabı okumaya yada sağlığına verdiği zarar ve gereksiz bir şekilde harcadığı para yüzünden sigarayı bırakmaya zorlamayın. O bunu sizden daha iyi bilir. Tiryaki sigarayı zevk aldığı yada istediği için içmez. Saygınlığını yitirmemek için hem kendisini hem de başkalarını sigaradan zevk aldığına inandırmaya çalışır. Sigaraya bağımlı olduğunu, ancak onun sayesinde rahatladığını, sigaranın kendisine cesaret ve güven verdiğini ve onsuz bir yaşamın zevksiz olacağını sandığından dolayı sigara içer. Sigarayı bırakmaya zorlandığı zaman kendisini tuzağa düşmüş bir hayvan gibi hisseder ve daha çok sigara içmek ister. Belgi gizli gizli içmeye başlar ve onun için sigaranın değeri artar.

Siz madalyonun öbür tarafına ağırlık verin. Onu sigarayı bırakmış kişilerle bir araya getirin (milyonlarca var.) Onlar, ona bir zamanlar kendilerinin de yaşamlarının sonuna dek sigaradan kurtulamayacaklarını sandıklarını ve yaşamın sigarasız ne kadar güzel olduğunu söyleyeceklerdir.

Bırakabileceğini düşündüğü an sizi dinlemeye başlayacaktır. İşte o zaman ona sigara özleminin yarattığı aldatmacaları, sigaranın ona enerji vermek yerine güvenini yok ettiğini, sinirli ve gergin olmasına neden olduğunu anlatabilirsiniz.

O zaman bu kitabı okumaya hazır olabilir. Akciğer kanseri, kalp hastalıkları vs. ile bombardıman edilmeyi bekleyecektir. Ona bu kitabın konuya bambaşka bir açıdan yaklaştığını ve yalnızca küçük bir bölümünün hastalıkları içerdiğini belirtin.

SİGARASIZLIĞA ALIŞMA DÖNEMİNDE ONA YARDIMCI OLUN.

Sigarayı bırakmış kişi eziyet çekse de çekmese de çekiyormuş diye kabul edin. Sigarayı bırakmanın ne kadar kolay olduğunu söyleyerek içinde bulunduğu güç durumu önemsemezlik etmeyin, o bırakmanın kolay olduğunu kitaptan öğrenir. Sürekli onunla ne kadar gurur duyduğunuzu, çok daha iyi göründüğünü, çok daha güzel koktuğunu ve kolay kolay nefes aldığını söyleyin. Ona destek olmaya devam etmeniz çok önemlidir. Bir tiryaki sigarayı bırakmaya çalıştığında arkadaşlarının ve yakınlarının sevinci ve ilgisi ona başlangıçta çok yardımcı olur. Fakat insan ne yazık ki, çabuk unutur bu yüzden onu övmeyi bilinçli olarak sürdürün.

Sigaradan söz etmiyor diye unuttuğunu sanıp anımsatmak istemeyebilirsiniz. “İrade yönteminde” anımsatmak istemeyebilirsiniz. “İrade yönteminde” bunun tam tersi olur, tiryaki sigaradan başka bir şey düşünmez. Siz konuyu açmaktan kaçınmayın ve ona övgü yağdırmaya devam edin. Anımsatılmak istediği zaman o size söyler.

Sigarasızlığa alışma döneminde fazla strese girmemesini sağlamaya gayret edin. Yaşamına küçük sevinçler ve keyiflerle renk katmaya çalışın. Bu sigara içmeyen için de zor bir zamandır. Gergin bir kişinin siniri diğerlerine de yansır. Moralinin bozuk olmasına karşı kendinizi hazırlayın. Sinirini sizden çıkarmaya çalışırsa hemen karşılığını vermeyin, o anda aslında sizin övgünüze ve acımanıza gereksinim duyar. Sinirli olduğunuz zaman ona göstermemeye çalışın.

Sigarayı “İrade yöntemi” ile bırakmaya çalıştığım zamanlar uyguladığım taktirlerden biri sinir küpü olup karımın ve arkadaşlarımın: “Yeter artık! Seni böyle sinirli görmeye dayanamıyorum, iç bari bir tane sigara.” demelerini beklemekti. Tiryaki böylelikle onurunu yitirmemiş bağımlılığına yenilmemiş olur, çünkü sigarayı o kendisi içmemiş ona içmesi söylenmiştir. Size böyle bir oyun yapmaya kalkarsa sakın onu sigara içmeye yönlendirmeyin. Onun yerine “Sigara seni bu hallere düşürüyorsa dua et ki, yakında kurtulacaksın. İyi ki, bırakacak cesarete ve mantığa sahipsin.” deyin.
ZaLiM Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 14-06-2007, 02:03   #26 (permalink)
ZaLiM
İşi kavrayan 2de1'ci
 
ZaLiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.931
İtibar Gücü: 20


Final:

Bu Skandala Son Vermek İçin Yardımcı Olun



Ben sigaranın bazı toplumunda nükleer silahlar dahil en büyük skandal olduğuna inanıyorum.

Uygarlığın temeli, insanlığın bu denli ilerlemesinin nedeni edindiğimiz bilgi ve deneyimleri yalnızca birbirimize değil aynı zamanda gelecek kuşaklara aktarmamızdır. Daha az gelişmiş hayvanlar bile yavrularını yaşamın tehlikelerine karşı uyarmak gereğini duyarlar.

Nükleer silahlara ne kadar karşı çıkarsam da bu tür kararların hiç değilse olumlu bir amaca yönelik olarak, insanlığa yarar sağlamak için alındığını itiraf etmeliyim. Sigaranın gerçekleri ise ortada. Belki son savaşta insanlar sigaranın gerçekten cesaret ve güven verdiğine inanıyorlardı ama bugün öyle olmadığı biliniyor. Bugün gazetede çıkan sigara reklamlarına bakarsanız sigaranın rahatlama veya zevk verdiğine dair hiçbir şey yazmadığını görürsünüz. Yalnızca sigaranın boyu veya tütünün kalitesi belirtilmiştir. Bu zehrin boyu yada kalitesi bizi neden ilgilendirsin ki?

İki yüzlülük inanılır gibi değil. Toplumumuz sigarayla karşılaştırıldığı zaman çok küçük bir sorun olduğu halde eroine karşı çıkar. Oysa bir zamanlar dünya nüfusunun yüzde altmışı sigara içiyordu veya hâlâ içiyor ve çoğu paralarının büyük bir kısmını sigaraya harcıyor, her yıl on binlerce kişi sigara yüzünden yaşamını yitiriyor. Batı toplumunda ölüme yol açan en büyük etken sigara. Peki, bundan en çok kimin kazancı var? Sevgili Maliye Bakanlığımızın. Sigara içenlerin felaketi üzerinden yılda trilyonlar kazanıyor, tütün endüstrisiyse reklam için yılda milyarlar harcıyor.

Sigara firmalarının paketlerin üzerine uyarı yazısı bakmaları ve devletin kanser tehlikesi, kötü ağız kokusu ve kesilmiş bacaklar hakkındaki programlar gibi kampanyalar için biraz para ayırması ne kadar akıllıcadır. Böylece vicdanlarını rahatlatıp: “Biz sizi tehlikeye karşı uyardık. Bu sizin seçiminizdi.” diyebilirler. Tiryakilerin seçim şansı eroinmanlarınkinden fazla değildir. Tiryaki olmaya karar vermezler; sinsi bir tuzağa düşürülürler. Gerçekten seçim şansı olsaydı yarın her an bırakabilecekleri düşüncesiyle başlayan geçlerden başka kimse sigara içmezdi.

Olaya neden iki ayrı açıdan bakılıyor? Eroinmanlar yasalar karşısında suçlu görüldükleri halde neden bağımlı olduklarını kaydettirip bağımlılıklarından kurtulmak için bedava olarak eroin alabiliyor ve gerekli tıbbi tedaviyi görebiliyorlar? Sırf şaka olsun diye kendinizi sigara tiryakisi olarak kaydettirmeye çalışın. Size maliyet fiyatına bile sigara vermezler. Değerinin üç katı fazlasını vermeniz gerekir ve ne zaman devletin kasası boşalsa Maliye Bakanlığı tütün vergisini artırır. Sanki sigara içenlerin yeterince sorunu yokmuş gibi!

Doktora gidip yardım istediğinizde size ya bildiğiniz şeyi “Sigarayı bırakın, sizi ölüme sürüklüyor.” Söyler yada en azından reçete parasını vermek zorunda olduğunuz ve içinde kurtulmaya çalıştığınız uyuşturucu bulunan nikotin sakızları önerir.

Sigaradan uzaklaşma kampanyaları tiryakiye yardımcı olmaz, yalnızca sigarayı bırakmasını güçleştirir. Paniğe kapılmasına neden olur, bu da sigara içmek isteğini artırır. Gençleri bile sigaraya başlamaktan alıkoymaz. Gençler sigaranın insanı ölüme sürüklediğini bilirler ama tek bir sigaranın böyle bir tehlike yaratmadığını da bilirler. Sigara çok yaygın olduğu için gençler sosyal baskı yada merak gibi nedenlerden dolayı er yada geç bir sigara içeceklerdir. Tadı iğrenç geleceğinden büyük bir olasılıkla bağımlılık kazanacaklardır.

Bu skandala neden göz yumuyoruz? Neden devletimi artık etkili bir kampanya düzenlemiyor? Neden bize nikotinin bir uyuşturucu ve ölüme yol açan bir zehir olduğu, ne rahatlama ne de özgüven duygusu verdiğini, yalnızca yaşam gücümüzü yok ettiğini ve çoğunlukla tek bir sigaranın bağımlılık kazanmamıza yettiğini söylemiyor?

H.G. Wells’in “Zaman Makinesi” adlı kitabını okumuştum. Kitap gelecekte olan bir olayı anlatıyordu. Adamın biri bir nehre düşer, yanındakiler nehir kenarında kıpırdamadan duran hayvanlar gibi onun çığlıklarını umursamadan orada öylece dururlar. Bu davranışı insanlık dışı ve ürkütücü bulmuştum. Toplumumuzun sigara konusundaki genel kayıtsızlığını buna çok benzetiyorum. İngiltere’de tütün endüstrisinin finanse ettiği dart turnuvaları hep televizyonun en çok izlenen zamanlarında gösterilir. İzleyiciler “Yüzde seksen!” diye bağırırken oyuncunun bir sigara yaktığı görülür. Turnuva mafya tarafından finanse edilseydi ve oyuncu kolundan şırınga vuran bir eroinman olsaydı ne gibi bir etki yaratırdı tahmin edin!

Toplumun sağlıklı, hiçbir eksiği olmayan gençlere kendilerine fiziksel ve ruhsal açıdan zarar verme, yaşam boyu sigaraya esir olma ve pislik ve hastalık içinde yaşama ayrıcalığı için bir servet harcatmasına neden göz yumuyoruz?

Belki abarttığımı düşünüyorsunuzdur. Abartmıyorum. Babam elli yaşında sigara yüzünden öldü. Güçlü bir adamdı, bugün hâlâ yaşıyor olabilirdi. Ben kırk yaşlarındayken ölümden kıl payıyla kurtuldum, gerçi buna sigara değil beyin kanaması neden olmuştu. Şimdi yaşamımı sigara konusunda danışmanlık yaparak geçiriyorum. Sigara yüzünden sakat kalmış yada sona yaklaşmış kişiler beni görmeye geliyor. Şöyle bir düşünme zahmetinde bulunursanız sizin de bu durumda birçok kişi tanıdığınızı fark edersiniz.

Toplum içinde artık yeni bir rüzgar esiyor. Bir kartopu yuvarlanmaya başladı ve umarım bu kitap sayesinde bir çığ haline gelir.

Bu kitaptaki düşünceleri yayarsanız siz de katkıda bulunmuş olursunuz.
ZaLiM Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
SigaRa Law sştu 11 31-12-2007 17:50
Ah.. Şu Sigara..!! BurcuUu_ Şiir Köşesi 6 15-11-2007 08:35
sigara öldürüyor babür Sağlık 1 29-06-2007 03:39
SiGaRa .... ahSenTi Sağlık 1 24-01-2007 17:53





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847