ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani.

Cevapla
Alt 14-06-2007, 01:52   #11 (permalink)
ZaLiM
İşi kavrayan 2de1'ci
 
ZaLiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.931
İtibar Gücü: 20


18
Enerji


Tiryakilerin çoğu ciğerlerini katranla doldurduklarının farkındadırlar ama sigaranın genel bir uyuşukluğa neden olduğunu bilmezler.

Yalnızca ciğerlerini değil aynı zamanda yavaş yavaş damarlarını da nikotin, karbonmonoksit gibi zehirlerle doldururlar.

Oksijen ciğerler ve kan dolaşımı tarafından vücudun çeşitli organ ve kaslarına taşınır. Sigara içen insanlar kaslarını ve organlarını giderek daha fazla oksijenden yoksun bırakırlar ve böylece bedenlerini her geçen gün daha kötü işlem yapmaya ve daha uyuşuk olmaya başlar, ayrıca vücudun diğer hastalıklara olan direnci de azalır.

Bütün bunlar çok yavaş ve azar azar gerçekleştiğinden tiryakiler hiçbir şeyin farkına varmazlar. Kendilerini her gün bir önceki günle aynı hissederler. Herhangi bir hastalıkları olmadığı için uyuşukluklarına neden olarak yaşlarının ilerlemesini gösterirler.

Gençken çok zinde bir bedene sahip olduktan sonra otuz yılı aşkın bir süre devamlı yorgunluk çektim. Yalnızca çocukların ve gençlerin enerji dolu olduklarına inanmaya başlamıştım. Sigarayı bıraktıktan kısa bir süre sonra birden bire kazandığım enerji benim için en güzel hediyelerden biriydi. Spordan tekrar zevk almaya başladım.

Bedenin kötü kullanılması ve enerji eksikliği diğer olumsuz davranışlara da yol açar. Tiryakiler sportif aktivitelerden ve hobilerden uzak durup kendilerini yemeğe ve içkiye verirler.




19
Rahatlatıyor ve Özgüven Veriyor

Yanılgıların en kötüsü budur. Benim için bundan kurtulmak sigarayı bırakmanın en büyük kazancı olan sigaranın esirliğinden kurtulmakla aynı değerdedir –bundan sonra yaşamınızı sürekli bir güvensizlik içinde geçirmek zorunda kalmazsınız.

Tiryakiler geceleri dışarıdayken sigaraları azaldığında kendilerini güvensiz hissederler ve o güvensizlik duygusuna aslında sigaranın neden olduğuna inanmakta çok güçlük çekerler. Sigara içmeyenler bu duyguyu bilmezler, çünkü bu duygu tütünün bir ürünüdür.

Ben sigarayı bırakmanın verdiği avantajların çoğunu aylar sonra seanslarımda fark etmeye başladım.

Yirmi beş yıl boyunca kontrol için doktora gitmemekte direndim. Yaşam sigortası yaptırmak istediğimde kontrole gitmeyi kabul ettiğim için daha fazla para ödedim. Hastanelere ve doktorlara gitmekten nefret ederdim. Yaşlanma ve emeklilik düşüncelerine katlanamazdım.

Bunlardan hiçbirinin sigara yüzünden olduğunu düşünmüyordum, fakat sigarayı bırakınca bir kabustan uyanır gibi oldum. Artık her günü sabırsızlıkla bekliyorum. Yaşamımda doğal olarak kötü olaylar da oluyor ve ben de herkes gibi stres ve gerginliklerle karşı karşıya kalıyordum. Bunlarla baş edecek güvene sahip olmak çok güzel bir şey. İnsan fiziksel canlılık, enerji ve özgüvenle güzel anların tadını daha çok çıkarıyor.



20
Kara Lekeler


Sigarayı bırakmanın bir başka mutluluğu da aklımızın bir köşesinde gizlenen o kara lekelerden kurtulmaktır. Bütün tiryakiler aptal olduklarını ve sigaranın olumsuz etkilerini görmezlikten geldiklerini bilirler. Sigarayı çoğunlukla hiç düşünmeden, otomatik olarak içeriz fakat kara lekeler aklımızın bir köşesinde pusuda bekler.

Sigara içtiğimiz sürece bu kara lekelerin ortaya çıktığı anlar şunlardır:

• Sigara paketlerinin üzerindeki uyarı yazısını okuduğumuzda
• Kanserle ilgili bir şey duyduğumuzda
• Sigaraya karşı kampanyalar açıldığında
• Öksürük krizi tuttuğunda
• Kalbimizde bir ağrı olduğunda
• Çocuklarımızdan, arkadaşlarımızdan yada yakınlarımızdan biri bize acıklı bir şekilde baktığında
• Diş doktoruna gittiğimizde veya birini öperken yada sigara içmeyen birisiyle konuşurken nefesimizin ne kadar kötü koktuğunu ve dişlerimizin ne kadar lekeli olduğunu fark ettiğimizde
• Sigara içmekten dolayı sosyal saygınlığımızı yitirdiğimizde

Bütün bunların farkında değilsek bile o kara lekeler aklımızın bir köşesinde pusuda bekler ve bağımlılığımız arttıkça bizi kendilerine çekmeye çalışırlar. Bu çekişme ancak o iğrenç bağımlılıktan kurtulmaya karar verdiğimiz zaman sona erer.

Bu kara lekeler olmadan ve bir daha sigara içmek gereksinimi duymayacağınız bilincinde olarak yaşamanın zevkini ne kadar vurgulasam azdır.

Son iki bölümde sigara içmenin büyük dezavantajlarını ele almıştım. Önümüzdeki bölümde ise dengeyi sağlamaya özen göstererek sigara içmenin avantajlarını sıraladım.
ZaLiM Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 14-06-2007, 01:53   #12 (permalink)
ZaLiM
İşi kavrayan 2de1'ci
 
ZaLiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.931
İtibar Gücü: 20


22
İrade Yöntemi İle Bırakmak

Toplumumuzda sigarayı bırakmanın çok güç olduğu düşüncesi yaygındır. Sigarayı bırakmayı öğütleyen kitaplar bile bırakmanın ne kadar zor olduğuyla başlar. Aslında bırakmak o kadar kolaydır ki. Evet kuşkunuz olmasını anlıyorum fakat olayı iyice bir düşünün.

Bir mili dört dakikanın altında koymayı hedeflerseniz amacınıza ulaşmakta güçlük çekebilirsiniz. Bu hedef için yıllarca yoğun bir şekilde hazırlanmanız gerekir ve belki o zaman bile fiziksel açıdan başaramazsınız. (Gerçekleştirdiğimiz şeyleri hayal gücümüz belirler. Ne kadar ilginç değil mi? Bannister dört dakikanın altında koymayı başarmadan önce böyle bir derece erişilmez gibi geliyordu. Bugün ise gayet normal bir şey oldu.)

Sigarayı bırakmaya çalışıyorsanız yapacağınız tek şey sigara içmemektir. Kimse sizi sigara içmeye zorlamaz (kendiniz hariç tabii), yaşamak için yemek ve içmek gibi sigara içmek zorunda değilsiniz. Bırakmak istiyorsanız neden güçlük çekeceksiniz ki? Hiç zor bir şey değil. Tiryakiler irade yöntemiyle bırakmaya çalıştıklarında olayı kendi kendilerine güçleştirirler. Ben irade yöntemini tiryakiye bir tür özveride bulunduğu duygusu veren yöntem olarak tanımlıyorum. Şimdi bu yöntemi bir ele alalım.

Hiçbirimiz sigara içmeye karar vermeyiz. İlk içtiğimiz sigaralar yalnızca bir denemedir ve tatları iğrenç olduğundan ne zaman istersek o zaman bırakabileceğimizi sanırız. İlk sigaralarımızı genellikle canımız istediği zaman ve çoğunlukla sigara içen başka insanlarla birlikteyken içeriz.

Ne olduğunu daha doğru dürüst anlamadan düzenli olarak sigara almaya ve sürekli sigara içmeye başlarız.

Bağımlı olduğumuzu anlamamız çoğunlukla uzun sürer, çünkü tiryakilerin sigarayı gereksinim duydukları için değil zevk aldıkları için içtikleri yanılgısına düşeriz. Sigara içmekten zevk almayız (zaten hiçbir zaman zevk almayız) ve ne zaman istersek o zaman bırakabileceğimizi sanırız.

Genellikle, ancak sigarayı bırakma girişiminde bulunduğumuz zaman bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu fark ederiz. İlk bırakma girişimlerimiz daha sigaraya yeni başladığımız zamanlarda olur, çoğunlukla para sıkıntısı yüzünden (genç bir erkek bir kızla tanışır, birlikte bir yaşam sürmek için para biriktirmek ve sigara içmek için para harcamamak ister) yada sağlık yüzünden (genç hâlâ aktif bir sporcudur ve nefesinin daraldığını fark eder). Neden ne olursa olsun stresli bir durum beklenir. Bırakır bırakmaz küçük canavar besin istemeye başlar. Böylece tiryakinin canı sigara ister, içemediğinden dolayı da içinde bulunduğu stres artar. Stresli durumlarda kendisine destek olan yardımcısı artık olmadığından üç kat eziyet çeker. İşkence dolu bir süreden sonra ya bir özveride bulunup “daha az içmeye” niyetlenir yada “yanlış zaman seçmiş” olduğu sonucunu çıkarıp “daha az stresli olduğu bir anı beklemeye” karar verir. Oysa stres olmadığı zaman sigarayı bırakmaya da gerek kalmaz; bir dahaki stres durumunda tiryaki bir girişimde daha bulunur. Doğru zaman bir türlü gelmez çünkü yaşam giderek daha az değil daha çok stresli bir hale gelir. Anne babamızın evinden çıkar kendi evimizi kurarız, borçlanırız, çocuklarımız olur, işimizdeki sorumluluğumuz artar vs. Tiryakilerin yaşamında stres hiç azalmak çünkü strese neden olan sigaradır. Alınan nikotin miktarı arttıkça hem stres hem de sigaranın gerekli olduğu aldatmacası artar.

Yaş ilerledikçe stresin arttığı aslında bir yanılgıdır ve bu yanılgıyı sigara doğurur. Bu konuya 28. bölümde daha ayrıntılı bir şekilde değineceğim. Tiryaki başlangıçta yaşadığı başarısızlıklar sonucunda bir sabah kalkıp sigara içmek istememe olasılığına inanmaya başlar. Bu umut genellikle sigarayı bırakmış diğer kişilerden duyduğu hikayelerden kaynaklanır (örneğin “grip olmuştum iyileştikten sonra canım artık sigara içmek istemedi”).

Kendinizi kandırmayın. Ben bu tür söylentileri çok araştırdım ve olayın öyle dışarıdan göründüğü gibi basit olmadığını anladım. Çoğu durumda tiryaki kendini sigarayı bırakmaya zaten hazırlamış oluyor ve gribi yalnızca bir bahane olarak kullanıyor. Ben ne zaman grip olsam sigara içmemi engellediği için dört gözle iyileşmeyi beklerim.

Sigarayı birdenbire bırakan insanların çoğu bir şok yaşamıştır. Ya yakın bir akrabaları sigara yüzünden ölmüştür yada sağlıkla ilgili bir sorun yüzünden korkmuşlardır. “Bir gün aniden sigarayı bırakmaya karar verdim. Ne mükemmel bir insanım.” Demek çok kolaydır. Kendinizi kandırmayı bırakın! Öyle bir şey kendiliğinden olmaz; sizin de biraz katkıda bulunmanız gerekir.

Sigarayı irade yöntemi ile bırakmanın neden bu kadar zor olduğunu daha ayrıntılı bir şekilde inceleyelim. Yaşamımızın çoğunu gerçekleri görmezlikten gelip “yarın bırakacağım” diyerek geçiririz.

Bazen bir şey sigarayı bırakma girişiminde bulunmamıza neden olur. Sağlıkla ilgili sorunlar, parasal nedenler, sosyal saygınlık yada son zamanlarda çok fazla nefes darlığı çekmişizdir ve aslında sigaradan zevk almadığımızı fark etmişizdir.

Neden ne olursa olsun gözlerimizi açıp sigaranın olumlu ve olumsuz yanlarını tartmaya başlarız ve aslında yaşamımız boyunda bildiğimiz sonuca varırız. Zaten mantıklı düşündükten sonra ancak bir tek kanıya varılabilir: SİGARAYI BIRAKMAK!

Tiryaki sigara içmezse daha iyi olacağını bildiği halde sigarayı bıraktığında bir özveride bulunduğu duygusuna kapılır. Bu gerçi bir yanılgıdır ama çok etkili bir yanılgıdır. Nedenini bilmemesine rağmen sigaranın yaşamın iyi ve kötü anlarında kendisine destek olduğuna inanır.

Daha sigarayı bırakmadan önce hem toplumun beynine işlediği hem de kendi bağımlılığının yarattığı boş inançları aklına yerleştirmiştir. Buna bir de sigarayı bırakmanın ne kadar güç olduğu konusundaki daha da etkili yanılgı eklenir.

Aylardır sigara içmeyen ve hâlâ sigara diye ölen tiryakileri duyar. Bunlar mutlu olmasını bilmeyen insanlardır, önce sigarayı bırakırlar sonra da yaşamlarının geri kalan bölümünü sigara içmek isteyerek geçirirler. Yıllarca sigara içmeden mutlu bir şekilde yaşarken bir gün bir sigara içip tekrar bağımlı olan tiryakileri de bilir. Büyük bir olasılıkla hastalıkları iyice ilerlemiş olan, kendilerine gözle görülür bir şekilde zarar veren ve sigaradan zevk almadıkları belli olan tiryakiler de tanıyordur –fakat yine de sigara içmeye devam eder. Ayrıca bunların bir yada daha fazlasını belki kendi de yaşamıştır.

İşte “Yaşasın! Duydun mu? Ben artık sigara içmek zorunda değilim” diye başlayacağına sanki Everest Dağı’na tırmanacakmış gibi sıkıntılı bir duyguya kapılım kötü kaderine kızar, çünkü küçük canavarın tuzağına bir kere daha düşenin bir daha kurtulamayacağı inancındadır. Bir çoğu arkadaşları ve yakınlarından özür dilemeye bile başlar: “Bak sigarayı bırakmaya çalışıyorum. Önümüzdeki haftalarda herhalde gergin olurum lütfen biraz anlayış göster!” Bu tür girişimler başarısız olmaya mahkumdur.

Tiryakinin birkaç gün sigarasız kalabileceğini kabul edelim. Ciğerlerindeki tıkanıklık kısa bir süre sonra kaybolur. Birkaç gündür sigara almadığı için cebinde parası vardır. Sigarayı bırakmak istemesinin nedenleri bir anda aklından çıkar. Bu, araba kullanırken kötü bir kaza görmeye benzer. Bir süre yavaş kullanırız fakat acelemiz olduğu bir an yine her şeyi unutup gaza basarız.

Diğer taraftan karnınızdaki küçük canavar nikotinsiz kalmıştır. Bedeninizde bir ağrı yoktur; bir soğuk algınlığı yüzünden aynı rahatsızlığı çekseniz ne işinize gitmezlik ederdiniz nede depresyonlara girerdiniz. Gülerek geçiştirirdiniz. Oysa tiryakinin düşündüğü tek şey bir sigara isteğidir. Bunun neden bu kadar önemli olduğunu kendi de anlamaz. Karnındaki küçük canavar beyninde büyük bir canavara dönüşür ve birkaç saat yada gün önce sigarayı bırakmanın nedenlerini sayan kişi tekrar başlamak için bahaneler bulmaya çalışır ve şunları söylemeye başlar:

1. Yaşam çok kısa. Yarın bir bomba patlayabilir yada bir arabanın altında kalabilirim. Zaten çok uzun süredir içiyorum. Hem bugünlerde artık her şeyin kansere yol açtığını söylüyorlar.
2. Yanlış zaman seçmişim. Yılbaşından / tatilden / yaşamımdaki bu stres döneminden sonra bıraksam daha iyi olacakmış.
3. Konsantre olamıyorum. Gerginim ve moralim bozuk. Doğru dürüst çalışamıyorum. Arkadaşlarım ve ailem beni artık sevmiyor. İşin gerçeği herkesin yararı için benim tekrar sigaraya başlamam gerekiyor. Ben sigaraya çok düşkünüm ve anlaşılan bir daha sigarasız mutlu olmama olanak yok. (Benim otuz üç yıl sigara içmeme neden olan buydu.)

Tiryaki bu noktaya geldiğinde kaderine razı olup bir sigara yakar ve şizofreni artar. Açlığını giderdiği ve küçük canavarı doyurduğu için büyük bir rahatlama duyar fakat uzun süre sigara içmediyse sigaranın tadından iğrenir ve bu iğrenç şeyi neden içtiğini bir türlü anlayamaz. Sonunda iradesinin yetersiz olduğuna inanmaya başlar. Aslında hiçbir eksiği yoktur. Yalnızca kararını değiştirmiş ve yeni düşüncelerinin ışığında tamamen mantıklı başka bir karar vermiştir. İnsan kendisini perişan hissettikten sonra sağlığın ne anlamı kalır ki? Mutsuz olduktan sonra varlıklı olup da ne olacak? Hiçbir şey. Kısa fakat eğlenceli bir yaşam, uzun ve perişan bir yaşamdan çok daha iyidir.

Ne mutlu bize ki, bunun tam tersi doğru. Sigarasız bir yaşam çok daha eğlenceli. Benim otuz üç yıl boyunca sigara içmeme bu hayal neden olmuştur. İtiraf etmeliyim ki bu hayal gerçek olsaydı hâlâ sigara içiyor olacaktım (düzeltme yapayım –ölmüş olacaktım).

Tiryakilerin çektikleri eziyetin sigarasızlıklar bir ilgisi yoktur. Sigarasızlık gerçi bu eziyetin başlamasına neden olur ama asıl savaş insanın kafasında gerçekleşir ve buna kuşku ve kararsızlık yol açar. Tiryaki işe başından bir özveride bulunduğu inancıyla girdiği için bir süre sonra yoksunluk duygusuna kapılır –bu da bir tür strese yol açar. Ne zaman beyni “yak bir sigara” dese strese girer. Sigarayı bırakır bırakmaz sigara içmeye gereksinim duymaya başlar. Fakat sigarayı bırakmış olduğu için içemez, bu durum onu iyicene depresyona sokar ve bu depresyon onu tekrar sigaraya iter.

Bırakmayı güçleştiren bir başka etken de bir şey olsun diye beklemektir. Ehliyet almayı amaçladığınızda ehliyet sınavını geçer geçmez hedefinize ulaşmış olursunuz. “İrade yönteminde” ise: “Sigarasızlığa yeterince uzun bir süre dayanırsanız sigara içme isteğiniz yok olacaktır” kanısı geçerlidir.

Hedefinize ulaştığınızı nasıl anlarsınız? Bir şey olsun diye beklersiniz, hiçbir zaman anlamazsınız, çünkü artık bir şey olmaz. Son sigaranızı söndürdükten sonra sigarayı bırakmış oldunuz; eğer hâlâ bir beklenti içindeyseniz bu yalnızca sigarasızlığa ne kadar zaman dayanacağınızın beklentisidir.

Daha önce belirttiğim gibi tiryakilerin çektiği eziyet beyinle ilgili bir şeydir ve güvensizlikten kaynaklanır. Fiziksel bir ağrı yaratmaz ama etkisi çok güçlüdür. İnsanın kendisini perişan ve güvensiz hissetmesine yol açar. Tiryaki sigarayı unutmak bir yana sigaradan başka bir şey düşünemez olur. Günlerce hatta haftalarca ağır depresyonlara girer. Düşüncelerinde hep kuşku ve korku vardır.

“Bu çılgın arzu daha ne kadar sürecek?”
“Bir daha mutlu olabilecek miyim?”
“Bir daha uyanmak isteyecek miyim?”
“Bir daha yediğim yemeklerden zevk alabilecek miyim?”
“İleride stresle nasıl başa çıkacağım?”
“Bir daha sosyal olaylardan zevk alabilecek miyim?”

Tiryaki her şeyin hemen ilerlemesini bekler fakat içinde bulunduğu derin keder sürdükçe sigaranın değeri daha da artar.

Aslında gerçekten bir şey olur fakat bunu tiryaki fark etmez. Üç hafta boyunca tamamen nikotinsiz kalmaya dayandıktan sonra vücudun nikotin gereksinimi kalmaz. Daha önce belirttiğim gibi nikotin eksikliğinin yarattığı özlem o kadar azdır ki fark edilmez bile. Tiryakilerin çoğu yaklaşık üç hafta sonra sigarayı bırakmayı başardığını düşünür. Bunu kanıtlamak için bir sigara yakar ve her şey yeniden başlar. Sigaranın tadı iğrenç gelir ama bedenine tekrar nikotin vermiş olduğu için sigarasını söndürür söndürmez nikotin seviyesi düşer ve içinden bir ses: “Bir tane daha yak” demeye başlar. Tam kurtulmuşken tekrar bağımlılık kazanır.

Ondan sonraki ilk sigarasını genellikle hemen yakmaz. “Tekrar bağımlılık kazanmak istemiyorum” diye düşünür. Şöyle biraz zaman geçsin diye bekler. Belki birkaç saat, belki birkaç gün belki de birkaç hafta. Sonunda “Tekrar bağımlılık kazanmadığıma göre ikinci bir sigara içmemde bir sakınca olmasa gerek” diyerek daha önceki tuzağa yeniden düşer, fakat artık çok ince bir ip üzerinde yürüyordur.

Sigarayı irade yöntemiyle bırakmayı başarmış olanlar beyinlerine işlenmiş o asılsız inançlar yüzünden bir süre içinde sıkılır ve zorlanırlar. Bedensel bağımlılık sona erdikten çok sonra tiryaki hâlâ sigara özleminden yakınır. Yeterince dayanırsa artık bir daha başlamayacağına inanmaya başlar. Yakınmaya son verir ve yaşamın sigarasız da sürdüğünü ve hatta zevk verdiğini kabul eder.

Birçok tiryaki irade yöntemiyle başarılı olmuştur, fakat güç ve zahmetli olan bu yol, başarıdan çok başarısızlıkla sona erer. Başarmış olanlar bile yaşamları boyunca sigara konusunda hassas kalırlar. O asılsız inançlar belli bir ölçüde hâlâ etki eder ve sigaranın insana iyi ve kötü zamanlarda destek olduğuna inanırlar. (Sigara içmeyenlerin çoğu da bu aldatmacaya inanır. Onların da beynine işlenmiştir ama sigaradan “zevk almayı” öğrenememişlerdin yada işin olumsuz yanlarından kaçınmışlardır, hayır teşekkürler!) Uzun zaman sigara içmeyenlerin tekrar başlamalarının nedeni budur işte.

Sigarayı bırakmış birçok kişi zaman zaman “özel bir ödül” olarak yada kendisini sigaranın tadının iğrenç olduğuna inandırmak için bir puro yada sigara içer. Tadı iğrençtir fakat sigarasını söndürdüğü an vücudundaki nikotin seviyesi düşer ve bir ses: “Bir tane daha yak!” demeye başlar. Bir sigara daha yaktığında tadı yine iğrenç gelir ve kendisini kutlamaya başlar. “Yaşasın! Zevk almadığım sürece bağımlılık kazanmam nasıl olsa, yılbaşından / tatilden / bu stresten sonra tekrar bırakırım.”

Çok geç. Yeniden bağımlılık kazanmış, ilk düştüğü tuzağa yeniden düşmüştür.

Hep söylüyorum, zevkin bununla bir ilgisi yoktur, hiç de olmadı! Sigarayı zevk için içseydik kimse ilk sigarasından başka sigara içmezdi. Zevk almadığımız halde sigara içecek kadar aptal olabileceğimize inanamadığımızdan dolayı sigaranın bize keyif verdiğini sanırız. Sigara içmek işte bu yüzden çoğunlukla bilinç altında gerçekleşir. İçtiğimiz her sigarada ciğerimize doldurduğumuz pisliği düşünsek ve kendimize “bu iş bana 30.000 pound’a mal oluyor ve şu anda içtiğim sigara ciğerlerimde kansere yol açacak sigara olabilir” dersek zevkin hayali bile kalmaz. Sigaranın kötü sonuçlarını bilerek aklımızdan çıkarmaya çalıştığımızda aptallık yaptığımızı düşünürüz. Bu kötü sonuçları oturup düşündüğümüzde ise dayanılmaz olur! Tiryakileri özellikle toplum içinde izlerseniz yalnızca sigara içtiklerini fark etmedikleri zaman mutlu olduklarını görürsünüz. Fark eder etmez rahatsız olur ve özür dilemek isterler. İnsan sigarayı küçük canavarı beslemek için içer... küçük canavarı vücudunuzdan büyük canavarı da aklınızdan çıkardığınız an sigara içmeye ne gereksinim nede arzu duyacaksınız.
ZaLiM Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 14-06-2007, 01:53   #13 (permalink)
ZaLiM
İşi kavrayan 2de1'ci
 
ZaLiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.931
İtibar Gücü: 20


23
Sigarayı Azaltmak? Aman Dikkat Tuzak!


Tiryakilerin çoğu sigarayı ya bırakmaya hazırlık olsun diye yada küçük canavarı kontrol etmek amacıyla azaltırlar. Bu adım bir çok doktor ve kitap tarafından yardım olarak önerilir.

Ne kadar az sigara içerseniz o kadar iyi tabii ama sigarayı azaltmak tamamen bırakmak isteyenler için iyi bir adım değildir. Sigarayı azaltma çabaları yaşam boyunca tuzaktan kurtulamamamıza neden olur.

Genellikle sigarayı bırakma girişimlerinden biri başarısız olduğu zaman daha az sigara içmeye yönelinir. Tiryaki birkaç saat yada gün sigarasız yaşamaya dayanamayacağım, bundan sonra yalnızca en sevdiğim sigaraları içeceğim veya günde on sigarayı geçmeyeceğim. Bunu başarırsam ya bu düzeyde kalırım yada daha da azaltırım.” der.

Fakat feci bir şey olur.

1. Yapabileceği en kötü şeyi yapmıştır. Nikotine olan bağımlılığı devam etmekte ve canavar hâlâ yalnızca bedeninde değil aynı zamanda düşüncelerinde de yaşamaktadır.
2. Bütün zamanını bir sonraki sigarayı düşünerek geçirmeye başlar.
3. Sigarayı azaltmadan önce canı ne zaman isterse bir sigara yakıyor ve özlemini hiç değilse kısmen gideriyordu. Şimdi yaşamın doğal stresine ve sıkıntısına bir de nikotin eksikliğinin verdiği özlem duygusunu ekledi. Sinirli ve perişan olmasına kendisi neden oldu.
4. İsteğine hep boyun eğdiği zamanlar içtiği sigaraların çoğundan zevk almıyor, çoğumu içtiğini bile fark etmiyordu. Her şey otomatik olarak gerçekleşiyordu. Keyif alındığına inandığı sigaralar yalnızca bir süre sigarasız kaldıktan sonra içtikleriydi (örneğin günün ilk sigarası, sindirim sigarası vs.)

Artık içeceği sigaralar için bir saat daha fazla beklediği için hepsinden “zevk” almaya başlar. Ne kadar çok beklerse aldığı “zevk” o kadar büyümüş gibi gelir. Bu “zevke” aslında sigara değil gerginliğin sona ermesi neden olur. Bu gerginlik de nikotin eksikliğinden yada insanın kafasında yarattığı özlemden kaynaklanır. Ne kadar uzun süre sigarasız kalırsa sigaradan alacağı “zevk” o kadar artar.

Sigarayı bırakmanın en zor yanı kimyasal bağımlılık değildir. Onu atlatmak kolaydır. Tiryakiler bütün gece sigarasızlığa dayanırlar, sigara özlemi yüzünden uyanmazlar bile. Birçok tiryaki ilk sigarasını yakmadan önce yatak odasından çıkmıştır. Bir çoğu önce kahvaltı eder. Bazısı işe gitmeyi bile bekler.

On saat boyunca sigara içmemeye aldırmazlar fakat gündüz on saat sigarasız kalsalar çıldırırlar.

Çoğu tiryaki yeni bir araba alınca içinde sigara içmek istemez. Tiryakiler sigaranın eksikliğini fazla duymadan süpermarketlere, tiyatroya, doktora, hastanelere, vs. Giderler. Metrodaki sigara yasağı yüzünden bile ayaklanma çıkmadı. Tiryakiler sigara içmeleri kısıtlandığı zaman nerdeyse sevinirler. Aslında uzun süre sigarasız kaldıkları için içlerinden sevinirler. Bu onlara bir gün sigara içmek istemeyecekleri umudunu verir.

Sigarayı bırakmanın en zor yanı beynimize işlenmiş boş inançlardan, sigaranın bir tür destek veya ödül olduğu ve sigarasız yaşamın aynı zevki vermeyeceği hayallerinden kurtulmaktır. Sigarayı azaltmak size sigarayı bıraktıracağına öz güveninizin kaybolmasına, perişan bir hale düşmenize ve dünyadaki en değerli şeyin bir süre sonra içeceğiniz sigara olduğuna ve onsuz artık mutlu olamayacağınıza inanmanıza yol açar.

Sigarayı azaltmaya çalışan tiryakilere acıdığım kadar hiç kimseye acımam. Daha az sigara içtikleri zaman canlarının sigarayı daha az isteyeceği yanılgısına düşerler. Aslında durum tam tersidir. Daha az sigara içtikleri zaman daha çok sigara özlemi çekerler; sigaradan aldıkları zevk arttıkça sigaranın tadı daha iğrenç gelir. Fakat bu onlara sigarayı bıraktırmaz. Zaten tat bu konuda hiçbir zaman etkili olmamıştır. Tiryakiler sigarayı tadından dolayı içselerdi kimse bir taneden daha fazla sigara içmezdi. Buna inanmak güç mü geliyor? Peki o zaman üzerinde tartışalım. En iğrenç sigara hangisidir? Evet, günün ilk sigarası, kışın öksürük krizine girip balgam tükürmemize neden olur. Tiryakilerin en çok sevdikleri sigaralardan biri hangisidir? Günün ilk sigarası! O ilk sigarayı tadı ve kokusu çok güzel olduğu için içtiğinize gerçekten inanıyor musunuz? Yoksa o sigaranın dokuz saatlik sigara özlemini ortadan kaldırdığı açıklamasını daha mı mantıklı buluyorsunuz?

Sigarayı azaltma çabaları hem başarısızlıkla sona ermeye mahkumdur hem de büyük bir işkencedir. Başarısızlıkla sonuçlanır çünkü tiryaki daha az içmeye alışınca sigarayı daha az isteyeceği yanılgısına düşer. Fakat söz konusu olan bir alışkanlık değil, bağımlılıktır ve bağımlılığın temelinde giderek daha az değil daha fazla istemek vardır. Tiryaki sigarayı azaltabilmek için yaşam boyu irade gücüne ve disipline gereksinim duyar.

Sigarayı bırakmanın güç tarafı nikotine olan kimyasal bağımlılık değildir. Onu atlatmak kolaydır. Güç olan şey sigaranın insana zevk verdiği yanılgısından kurtulmaktır. Bu yanılgı daha sigara içmeye başlamadan önce beynimize işlenmiş daha sonra kendi bağımlılığımızla pekiştirilmiş boş inançlardan kaynaklanır. Sigarayı azaltmak tiryakinin düştüğü bu yanılgıyı öyle bir hale getirir ki, sigara tiryakisinin yaşamını tamamen kontrolü altına alır ve tiryaki dünyanın en güzel şeyinin bir sonraki sigara olduğuna inanmaya başlar.

Daha önce belirttiğim gibi sigarayı azaltmak için bir zaman başarıyla sonuçlanamaz çünkü yaşam boyu irade ve disiplin gerektirir. Sigarayı bırakacak kadar iradeniz yoksa azaltacak kadar hiç yoktur. Bırakmak çok daha basit ve acısızdır.

Azaltmanın başarısızlığa uğradığı binlerce hikaye duydum. Başarıyla sonuçlandığını bildiğim birkaç girişim ise oldukça kısa bir süre sonra gerçekleşmiş ve tiryakinin aniden sigarayı tamamen bırakmasıyla sona ermiştir. Bu tiryakiler sigarayı azaltmalarına rağmen bırakmışlardır azalttıkları için değil. İnsan sigarayı azaltarak yalnızca çektiği eziyeti artırmış olur. Başarısızlıkla sona ermiş bir sigarayı azaltma girişiminden sonra tiryakinin sinirleri yıpranmıştır ve bağımlılığın ömrünün sonuna kadar süreceğine inanmaya başlar. Bu onun bir girişimde daha bulunana kadar beş yıl daha sigara içmesine neden olur.

Sigarayı azaltmak sigaranın ancak bir süre yoksun kaldıktan sonra zevk verdiğini kanıtladığı için sigara içmenin ne kadar gereksiz olduğunu açık bir şekilde ortaya koyar. Önce başınızı duvara vurmanız (yani sigarasızlık özlemi çekmeniz) gerekir ki acı sona erdiğinde rahatlayabilesiniz.

Seçim hakkı sizin:

1. Yaşam boyu daha az sigara içmek. Bu kendi kendinize uyguladığınız bir işkencedir ve nasıl olsa başaramazsınız.
2. Kendinizi giderek daha fazla zehirlemek. Bunun ne anlamı var?
3. Kendinize iyilik yapıp sigarayı bırakmak.

Sigarayı azaltmakla ortaya çıkan ikinci önemli nokta ise arada bir içilen sigara diye bir şey olmamasıdır. Sigara içmek, kırmak gayreti göstermezseniz yaşamınız boyunca sürecek zincirleme bir olaydır.

UNUTMAYIN: SİGARAYI AZALTMAK SİZİ DAHA KÖTÜ DURUMA DÜŞÜRÜR.
ZaLiM Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 14-06-2007, 01:54   #14 (permalink)
ZaLiM
İşi kavrayan 2de1'ci
 
ZaLiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.931
İtibar Gücü: 20


24
Tek Bir Sigara


Tek bir tane sigara içme düşüncesini aklınızdan çıkarın. O bir hayaldir. Tek bir sigara, sigaraya başlamanıza yetti. Zor durumlarda destek, özel anlarda ödül görevi gören tek bir sigara, sigarayı bırakma girişimlerinin çoğunu başarısızlığa sürükler.

Ter bir sigara bağımlılığından kurtulmayı başarmış insanları tekrar tuzağa düşürür. İnsan bazen artık sigaraya gereksinim duymadığını kanıtlamak ister ve kanıtlar. Sigaranın tadı o kadar iğrenç gelir ki, bir daha bağımlılık kazanmayacağını sanır, oysa kazanmıştır bile.

Tek bir özel sigaranın düşüncesi tiryakileri çoğunlukla sigarayı bırakma isteğinden alıkoyar –sabah ilk sigara veya sindirim sigarası.

“Tek bir sigara” diye bir şey olmadığını aklınızdan çıkarmayın. Sigara içmek zincirleme bir olaydır, siz kesmezseniz yaşamınız boyunca devam eder.

Sigarayı bırakmış insanların bazıları bu tek bir sigara efsanesi yüzünden yakınır dururlar. Ara sıra içilen sigara yada paket diye bir şey olmadığı düşüncesini benimseyin –o yalnızca bir hayaldir. Sigara içmeyi düşündüğünüzde aklınıza kendinize ruhsal ve fiziksel olarak zarar verme, sigaranın esiri olma ve ömür boyu pis bir ağız kokusuyla dolaşma hakkına kavuşmak için bir servet harcayarak geçirdiğiniz pis yaşamı getirin.

Ne yazık ki sigara gibi, iyi ve kötü zamanlarda destek veya zevk olarak kullanabileceğimiz başka bir şey yok. Lütfen aklınızdan çıkarmayın: Sigaranın böyle bir hüneri yoktur. Bu felaketi ya yaşamınız boyunca çekersiniz yada hiç çekmezsiniz. Çok güzel badem tadı var diye siyanür içmeyi düşünmezsiniz bile; arada bir içilen sigara veya puro düşüncesi ile kendinize eziyet etmeyi bırakın artık.

Bir tiryakiye “Bağımlılık kazanmadan önceki zamana dönme şansınız olsaydı tekrar sigaraya başlar mıydınız=” diye sorduğunuzda “Şaka yapıyor olmalısınız” yanıtını alırsınız. Oysa tiryakiler yaşamlarının her günü bu seçim şansına sahiptirler. Neden doğru karar vermezler? Çünkü korkarlar. Bırakamamaktan veya yaşamın sigarasız eskisi gibi olmayacağından korkarlar.

Kendinizi aldatmayı bırakın. Başarırsınız. Herkes başarır. Çok basit.

Olayı daha da basitleştirmek için anlamanız gereken bazı temel noktalar var. Şimdiye kadar üçünü ele aldık:

1. Vazgeçmeniz gereken hiçbir şey yok. Kazanacağınız bir sürü güzel şey var.
2. Tek bir sigara düşüncenizi aklınızdan çıkarın. Öyle bir şey yok. Yalnızca pislik ve hastalık dolu bir yaşam var.
3. Sizin başkalarından hiçbir farkınız yok. Her tiryaki sigarayı kolaylıkla bırakabilir.






25
Ara Sıra Sigara İçenler, Gençler, Sigara İçmeyenler


Çok sigara içenler ara sıra sigara içenleri genellikle kıskanırlar. Buna hiç gerek yoktur. Ara sıra sigara içenler bir bakıma daha çok bağımlıdırlar ve asıl acınacak durumda olan onlardır. Gerçi sağlık açısından daha az risk alırlar ve daha az para harcarlar ama diğer bakımdan daha kötü durumdadırlar.

Tiryakilerin hiçbirinin sigaradan zevk almadığını unutmayın. Tiryakilerin zevk aldıkları tek şey sigara özlemini gidermektir. Bu yüzden zamanla birbiri ardına sigara içmeye başlarlar.

Birbiri ardına sigara içmeyi engelleyen üç ana neden vardır.

1. PARA: Birçok tiryakinin yeterli parası yoktur.
2. SAĞLIK: Kendisini sigara özleminden kurtarmak için vücuduna zehir vermek zorundadır. Vücudunun bu zehirle başa çıkma kapasitesi insandan insana ve kişinin o ani durumuna göre değişir. Bu sigara tüketimini otomatik olarak kısıtlar.
3. DİSİPLİN: Bu disiplin toplum, iş yeri, arkadaşları, yakınları yada kafasındaki sürekli çelişmeden dolayı kendisinden kaynaklanır.

Bu aşamada bazı terimleri tanımlamak yerinde olur.

SİGARA İÇMEYENLER: Hiçbir zaman tuzağa düşmemiş fakat bu yüzden de övünülecek yanları olmayan, tanrı tarafından sigaradan korunmuş kişilerdir. Başlangıçta kimse bağımlılık kazanacağını sanmaz. Sigara içmeyen bazı kişiler ara sıra bir sigara içerler.

ARA SIRA SİGARA İÇENLER: Bunlar iki gruba ayrılırlar:

1. Farkında olmadığı halde tuzağa düşmüş tiryakiler. Onları kıskanmaya hiç gerek yoktur. Onlar daha merdivenin ilk basamağındadırlar ve büyük bir olasılıkla yakında koyu tiryaki olacaklardır. Anımsayın: Siz de ara sıra içerek başlamıştınız.
2. Eskiden çok sigara içen ve sigarayı tamamen bırakamayacağını düşünen kişiler. En acınacak durumda olan bunlardır. Bunlar üzerinde ayrı ayrı durulması gereken alt gruba ayrılır.

GÜNDE BEŞ TANE SİGARA İÇEN TİRYAKİ: Sigara onun için gerçekten bir zevkse neden yalnızca beş tane içer? Bağımlı değilse ve kolaylıkla bırakabiliyorsa neden içmeye devam eder? Unutmayın, alışkanlık aslında insanın kafasını duvara vurmasıdır, acı yok olduktan sonra bir rahatlama duygusu belirir. Günde yalnızca beş tane sigara içen tiryaki sigara özleminin verdiği stresi günde bir saat bile gideremez. Günün geri kalan bölümünü ve yaşamının büyük bir kısmını farkında olmadan kafasını duvara vurarak geçirir. Parası yetmediği veya sağlığını düşündüğü için günde yalnızca beş tane sigara içer. Koyu bir tiryaki sigaranın zevk vermediğine inandırmak kolaydır da gelin bir de ara sıra sigara içen birini inandırmaya çalışın. Şimdiye kadar sigarayı azaltmaya çalışmış herkes bunun gerçek bir eziyet ve yaşamının gerisini bağımlı olarak geçirmenin bir garantisi olduğunu iyi bilir.

YALNIZCA SABAHLARI VE AKŞAMLARI SİGARA İÇEN TİRYAKİ: Günün bir yarısında sigarasızlık özlemi çekerken kendisine ceza verir ve diğer yarısında bu özlemi giderir. Zevk alıyorsa neden bütün gün sigara içmediğini, almıyorsa neden içtiğini bir sorun kendisine.

ALTI AY İÇEN ALTI AY İÇMEYEN TİRYAKİ: (Yada “İstediğim an bırakabilirim. Şimdiye kadar binlerce kez bıraktım.”) Sigaradan o kadar zevk alıyorsa neden altı ay boyunca içmez? Zevk almıyorsa neden altı ay sonra tekrar içmeye başlar? Aslında bağımlılığından hiçbir zaman kurtulamaz. Gerçi bedensel alışkanlığından kurtulur ama asıl sorun –o inandırıldığı aldatmacalar- etkisini hâlâ sürdürür. Sigarayı her bırakışında artık bir daha başlamamayı umar ama bir süre sonra yine tuzağa düşer. Birçok tiryaki sık sık bırakıp sonra tekrar başlayanları kıskanır. “İnsanın istediği zaman sigara içip istemediği zaman içmemeyi böyle kontrol edebilmesi ne güzel bir şey” diye düşünür. Aslında bu tür tiryakiler hiçbir şeyi kontrol edemezler. Sigara içtikleri zaman içmemeyi isterler. Bırakmanın bütün angaryasını yaşadıktan sonra yoksunluk duygusu başlar ve tekrar tuzağa düşüp sigara içmemeyi istemeye başlarlar. Her bakımdan en kötü durumu seçmiş olurlar. Sigara içerken içmemeyi isterler sigarayı bırakmayı başardıklarında ise tekrar başlamak isterler. Şöyle bir düşündüğünüzde bütün tiryakilerin aynı durumda olduğunu fark edersiniz. Sigara içebildikleri zamanlar ya bunu gayet normal karşılarlar yada keşke içmesek derler. İçemedikleri zamanlar sigaranın değeri artar. Tiryakinin içinde bulunduğu iğrenç ikilem işte budur. Bu ikilemden kurtulamaz çünkü hâlâ bir efsane, bir hayal peşindedir. Tek çıkar yol sigarayla birlikte bu hayalden de vazgeçmektir.

YALNIZCA ÖZEL ANLARDA SİGARA İÇEN TİRYAKİ: Evet işin başında hepimiz yalnızca özel anlarda içeriz. Bu özel anların bu kadar çabuk artması ne garip değil mi? Daha ne olduğumuzu anlamadan sürekli içmeye başlarız.

SİGARAYI BIRAKMIŞ FAKAT HÂLÂ ARA SIRA BİR SİGARA YADA PURO İÇENLER: Bir bakımdan en kötü durumda olan bunlardır. Ya sürekli bir şeyden yoksun kaldıkları duygusu içindedirler yada ara sıra içilen puroların sayısı artar. Tiryaki karanlığın içine giden ince bir ipin üzerinde yürümektedir. Er yada geç koyu bir tiryaki olacaktır. Sigaraya başladığı zaman düştüğü tuzağa düşmüştür.

Ara sıra sigara içenleri iki kategoride toplayabiliriz. Birinci kategori yalnızca toplum içindeyken bir sigara yada puro içenlerden oluşur. Bu kişiler aslında sigara içmezler. Sigara onlar için bir zevk değildir. Dışlanmamak, diğerlerinden biri olmak için içerler. Hepimiz böyle başlarız ya. Puro dağıtıldığı bir zaman dikkat edin çoğu kimse uzun bir süre purosunu yakmaz. Koyu sigara tiryakileri bile puroyu bitirmeyi dört gözle beklerler. Kendi içtikleri sigara markasından çok daha fazla zevk alırlar. Büyük ve pahalı purolarda durum daha da kötüdür –o lanet şey bütün akşam bitmek bilmez.

İkinci kategoriye çok nadir rastlanır. Bana gelen binlerce insandan neredeyse on tanesi bu kategoridendi. Bunun en iyi örneği son vakalarımdan biriydi.

Bir gün bir kadın aradı ve özel bir randevu istedi. Kendisi avukat, yaklaşın on iki yıldır günde tam iki tane sigara içiyor. İradesi çok güçlü bir kadın aslında. Ona grup seanslarında başarı oranının daha yüksek olduğunu ve tek kişilik seansları yalnızca tanınmışlığı yüzünden grup seansını bozabilecek kişilerle yaptığımı belirttim. Ağlamaya başladı, gözyaşlarına dayanamadım.

Oldukça pahalı bir seans oldu. Çoğu tiryaki bu kadının neden sigarayı bırakmak istediğini anlamaz. Günde yalnızca iki sigara içebilmek için benim o hanımdan aldığım parayı seve seve vermeye razı olur. Çünkü ara sıra sigara içenlerin daha mutlu olduklarını ve olayı kontrolleri altında tuttuklarını sanır. Kontrol olayı doğru olabilir ama kesinlikle daha mutlu değillerdi. Kadın sigaraya başlamadan önce annesiyle babası akciğer kanserinden ölmüşler. O da benim gibi ilk sigarasını içmeden önce sigaradan çok korkuyormuş ve sonunda benim gibi dıştan gelen o yoğun baskıya dayanamayarak ilk sigarasını içmiş. O da ilk sigarasının tadından nefret etmiş. Fakat benim gibi hemen teslim olup ardı ardına sigara içmeye başlamamış, benim düştüğüm duruma düşmemeyi başarmış.

Sigaradan alınabilecek tek zevk sigara özlemini gidermektir. Bu özleme vücudun aslında farkına varılamayacak kadar hafif olan nikotin eksikliği veya kaşınan bir yeri kaşımamak zorunluluğunun doğurduğu gibi ruhsal bir işkence neden olabilir. Sigaranın kendisi pislik ve zehirdir. İnsan ancak bir süre içmediği zaman sigaradan zevk aldığı hayaline kapılır. Açlık ve susuzlukta olduğu gibi özlemi artırdıkça doyumu daha çok olur. Tiryakiler sigara içmenin bir alışkanlık olduğu yanılgısına düşerler. “Günde belli bir sayıda sigarayla yada yalnızca bazı özel durumlarda sigara içmekle yetinebilirsem beynim ve bedenim buna alışacaktır. Sonra kısıtlı bir şekilde sigara içmeye devam eder, istediğim zaman daha da azaltırım” diye düşünürler. Şunu aklınıza yerleştirin ki, sigara içmek alışkanlık değil, bağımlılıktır. Bütün bağımlılar sigarasızlık özlemine dayanmaktansa bunu gidermek eğilimindedirler. Şu anda bulunduğunuz düzeyde kalmak isteseniz bile yaşamınızın gerisini irade ve disiplinle geçirmeniz gerekir, çünkü bedeniniz uyuşturucuya karşı giderek bağışıklık kazanır ve daha az yerine daha fazla ister. Uyuşturucunun size fiziksel ve ruhsal olarak zarar vermeye başladığı, giderek siniz sisteminizi, canlılığınız ve öz güveninizi etkilediği gibi siz de daha sık sigara içmeye karşı koyamazsınız. Başlangıçta sigarayı istediğiniz zaman içip istemediğiniz zaman içmemenizin nedeni budur. Benim gibi hiçbir zaman sigaradan zevk aldığı hayaline kapılmamış bir insanın içtiği her sigarayı fiziksel bir eziyet olarak görmesine karşın birbiri ardına sigara içmesinin nedeni de budur.

Bu kadını kıskanmanıza hiç gerek yok. Her on iki saatte bir tek sigara içerseniz sizin için dünyadaki en değerli şey sigara olacaktır. Bu kadın on iki yıl boyunca büyük çelişkiler içinde kalmış. Annesi, babası gibi akciğer kanserine yakalanmaktan korktuğu halde sigarayı bırakacak gücü kendinde bulamamış. Her gün yirmi üç saat on dakika sigara içmemek için savaş vermiş. Böyle bir şey olağanüstü bir irade gerektirir ve bu yüzden de çok nadir görülür. Sonunda gözleri yaşlı bir zavallı durumuna düşmüş. Olaya bir de mantıklı bir şekilde bakın. Sigara ya gerçekten avantajlı ve zevkli bir şey yada değil. Öyleyse neden bir saat, bir gün, bir hafta boyunca vazgeçelim ki? Kendimizi neden bu avantaj ve zevkten yoksun bırakalım? Aslında hiçbir avantajı ve zevki yoksa neden sigara içelim?

Günde yalnızca beş tane sigara içen bir adamı anımsıyorum. Telefonda kısık bir sesle söylediği ilk şey şuydu: “Beyefendi, ölmeden önce sigarayı bırakmak istiyorum.” Derken yaşamını anlatmaya başladı: “Altmış bir yaşındayım. Sigara yüzünden gırtlak kanseri oldum. Şimdi günde ancak beş sigara sarmaya iznim var. Eskiden geceleri derin ve kesintisiz uyurdum. Şimdi saat başı uyanıyor ve sigara içmeyi düşünüyorum. Uyurken bile rüyamda sigara görüyorum. Günün ilk sigarasını saat onda içiyorum. Beşte kalkıyorum ve birbiri ardına çay içiyorum. Karım sekize doğru kalkıyor, sinirli olduğum için beni kapı dışarı ediyor. Seraya gidip orada bir şeyler yapıyorum fakat aklımda hep sigara var tabii. Dokuzda ilk sigaramı sarmaya başlıyorum, o sigarayı mükemmel bir hale gelinceye kadar sarıyorum. Mükemmel olup olmaması beni hiç ilgilendirmiyor aslında ama böylece kendimi biraz oyalamış oluyorum. Sonra saatin on olmasını bekliyorum. O anda eleklim heyecandan zangır zangır titremeye başlıyor. Sigarayı hemen yakmıyorum. Yakarsam bir sonraki sigara için üç saat beklemem gerekecek. Sonunda sigarayı yakıyorum, bir nefes alıyorum ve hemen söndürüyorum. Tu taktik sayesinde bir sigarayı bir saat boyunca içebiliyorum. Sigaranın boyu yarım santimetre kalıncaya kadar içiyorum sonra bir sonraki sigarayı beklemeye başlıyorum.”

Bütün bunlar yetmiyormuş gibi sigaraları sonuna kadar içmeye çalıştığından sürekli dudaklarını yakıyormuş. Herhalde gözünüzde acınacak durumda, aptal bir adam canlandırdınız, oysa 1.90 cm. boyundaki bu adam eskiden deniz kuvvetlerinde astsubaymış, sporcuymuş ve sigara içmeye hiç niyeti yokmuş. Savaş zamanında yaygın olan sigaranın cesaret verdiği düşüncesiyle askerlere bedava sigara veriliyordu. Diğer bir deyişle bu adama sigara içmesi emredilmiş gibi olmuş. Yaşamının geri kalan bölümünü bir servet harcayarak, diğer insanların vergilerine katkıda bulunarak ve kendisini fiziksel ve ruhsal açıdan bir harabeye sokarak geçirmiş. Bir hayvan olsaydı toplum onu çoktan acılarından kurtarırdı. Aynı toplum fiziksel ve ruhsal açıdan sağlıklı geçlerin sistemli bir şekilde sigaraya yönlendirilmesine ise hâlâ göz yumuyor.

Yukarıdaki vaka size abartılmış gibi gelebilir. Evet çok nadir fakat rastlanan bir vakadır. Bunun gibi binlerce vaka var. Bu adam bana açıldı ve yaşamını anlattı fakat emin olabilirsiniz ki birçok arkadaşı günde yalnızca beş tane sigara içtiği için onu kıskanıyordur. Böyle bir şeyin sizin başınıza gelmeyeceğini sanıyorsanız lütfen KENDİNİZİ KANDIRMAYI BIRAKIN.

O YOLDA İLERLİYORSUNUZ BİLE.

Tiryakilerin yalancılıkta adları çıkmıştır zaten, kendi kendilerini bile aldatırlar. Aldatmak zorundadırlar. Ara sıra sigara içenlerin çoğu iddia ettiğinden daha fazla fırsatta daha çok sigara içer. Günde sözüm ona beş tane sigara içen tiryakilerle yaptığım görüşmelerde bu sayıyı daha benimle konuşurken geçtiklerini çok gördüm. Ara sıra sigara içenleri düğün, parti gibi yerlerde izlediğinizde birbiri ardına sigara içenlerden hiçbir eksikleri olmadığını görürsünüz.

Onları kıskanmanıza hiç gerek yoktur. Sigara içmenize gerek yoktur aslında. Yaşam sigarasız çok daha güzeldir.

Gençleri sigaradan vazgeçirmek daha zordur; sigarayı bırakmakta güçlük çekeceklerinden değil bağımlı olduklarını kabul etmedikleri yada hastalığın daha ilk aşamasında oldukları ve ikinci aşamadan önce zaten bırakacaklarına inandıkları için. Özellikle sigaradan nefret eden çocukların anne ve babalarını uyarmak istiyorum: Sakın yanlış bir güven duygusu içine girmeyin.

Bağımlılık kazanana kadar bütün çocuklar tütün tadından ve kokusundan nefret ederler. Sizde de öyle olmuştu. Devletin sigaraya karşı düzenlediği kampanyalara da güvenmeyin. Tuzak hep aynı. Çocuklar sigara içmenin insanı ölüme sürüklediğini bilirler fakat bir sigaradan bir şey olmayacağını da bilirler. Günün birinde bir arkadaşlarının etkisi altında kalırlar. Belki çocuğunuzun bir sigara içtiğinde tadının ne kadar iğrenç olduğunu görüp sigaradan uzak duracağını sanıyorsunuzdur. Çocuklarınızı Acımasız gerçeklere karşı uyarın.
ZaLiM Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 14-06-2007, 01:55   #15 (permalink)
ZaLiM
İşi kavrayan 2de1'ci
 
ZaLiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.931
İtibar Gücü: 20


26
Gizli Gizli Sigara İçenler


Gizli gizli sigara içenler ara sıra içenler grubuna dahil edilebilirler. Fakat gizli gizli sigara içmenin etkileri o kadar haindir ki ayrı bir bölümde ele almak gerekir. Kişisel ilişkilerin bozulmasına neden olurlar. Benim neredeyse boşanmama yol açıyordu.

Yine başarısızlıkla sonuçlanan sigarayı bırakma çabalarımdan birini anımsıyorum. Bu girişimime karımın sürekli öksürüğüm ve nefes darlığı çektiğim için duyduğu endişe neden olmuştu. Sağlığımla ilgili bir korkum olmadığını söylediğimde bana “Biliyorum korkun olmadığını ama sevdiğin bir insanın kendisine sistemli bir şekilde zarar verdiğini görmek zorunda kalsan nasıl hissederdin kendini?” dediğinde söyleyecek bir şey bulamadım ve sigarayı bırakmaya çalıştım. Bu girişim üç hafta sonra bir arkadaşımla yaptığım ateşli bir tartışmadan sonra sona erdi. Bu tartışmayı o andaki ruh halimden dolayı özellikle çıkardığımı ancak yıllar geçtikten sonra anlayabildim. O zamanlar ise gerçekten bozulmuştum. Fakat tartışma bir rastlantı değildi, çünkü o arkadaşımla ne daha önce ne de daha sonra hiçbir tartışmamız olmadı. O günkü olay ise kesinlikle küçük canavarın işiydi. Her neyse bana bahane olmuştu, canım deliler gibi sigara istiyordu ve yine başladım.

Karımın hayal kırıklığına uğramasına dayanamayacağımdan kendisine hiçbir şey söylemedim. Bir tek yalnızken içiyordum. Sonra yavaş yavaş arkadaşlarımla birlikteyken de içmeye başladım, artık karımdan başka herkes sigara içtiğimi biliyordu. O zamanlar kendimden çok memnun olduğumu anımsıyorum. “Hiç değilse bu şekilde daha az sigara içmiş oluyorum” diye düşünüyordum. Karım sonunda bir gün beni sigara içmeye devam etmekle suçları. Hiç fark etmemiştim ama meğer sık sık tartışma yapıp evden dışarı fırlıyormuşum. Diğer zamanlarda iki saat içinde yaptığım alışverişleri daha uzun sürede yapmaya ve normal olarak benimle gelmesini istediğim yerlere tek başıma gidebilmek için bahaneler bulmaya başlamıştım.

Sigara içenlerle içmeyenler arasındaki uçurum giderek büyüyor ve yakınları ile birlikte olmaktan kaçınıyorlar yada çok nadir görüşüyorlar. Gizli gizli sigara içmenin en kötü yanı tiryakinin bir şeyden yoksun kaldığı hayalinin güçlenmesidir. Ayrıca insanın kendisine olan saygısını yitirmesine neden olur; diğer her bakımdan dürüst bir kişi ailesini ve arkadaşlarını aldatmak zorunda kalır.

Herhalde ya şimdiye kadar bu tür bir şey yaşamışınızdır yada şu anda yaşıyorsunuzdur.














27
Sosyal Baskı


İngiltere’de 1960’lardan beri on milyondan fazla kişinin sigarayı bırakmasının başlıca nedeni şu anda meydana gelen sosyal değişimdir.

Evet biliyorum. Sağlık ve ikinci sırada da para, sigarayı bırakmamızı gerektiren başlıca nedenlerdir. Fakat bu nedenler hep vardı. Sigaranın yaşamımızı tehdit ettiğini anlamak için kanser hakkındaki felaket raporları okumamıza gerçekten gerek yok. Bedenlerimiz olağanüstü gelişmiş mekanizmalardır ve herkes ilk nefesten itibaren sigaranın zehirli olduğunu bilir.

Sigaraya başlamamızın tek nedeni arkadaşlarımızdan kaynaklanan sosyal baskıdır. Sigaranın şimdiye kadar sahip olduğu tek artı puan bir zamanlar toplum tarafından tamamen kabul edilir olmasıydı. Bugün sigara içenler tarafından bile anti sosyal bir davranış olarak görülüyor.

Eskiden erkekler sert gözükmek için sigara içerlerdi. Sigara içmeyenler korkak olarak nitelendirildiğinden sigaraya başlamak için çok çaba sarf ederdik. Erkeklerin çoğu barlarda, kahvehanelerde tütün dumanı içinde otururdu. Havada her zaman yoğun bir duman olur ve düzenli olarak boyanmayan tavanlar kısa bir süre sonra sarı veya kahverengiye dönüşürdü. Bugün durum tam tersi. Bugünün sert erkeği artık sigara içmiyor, uyuşturucuya gereksinim duymuyor.

Bu sosyal değişim nedeniyle bugün sigara içen bütün tiryakiler ciddi bir şekilde sigarayı bırakmayı düşünmeye başladılar ve sigara içenler artık zayıf karakterli insanlar olarak görülüyorlar.

Bu kitabın 1985’te yazdığım ilk baskısından beri meydana gelen en önemli değişiklik sigaranın anti sosyal bir davranış oluşunun giderek daha da vurgulanmasıdır. Sigaranın modern kadının veya sert erkeğin övünç kaynağı olduğu günler artık geride kaldı. Bugün herkes tiryakilerin bir nedenden dolayı sigara içmeyi sürdürdüklerini biliyor: Sigarayı bırakmayı başaramadıkları veya bırakmayı denemeye korktukları için. Tiryaki sosyal saygınlığının kalmadığını bürolarda uygulanan sigara yasağı, kamu yerlerindeki sigara içilmeyen bölümler, sigarayı bırakmış kişilerin bilgiçlik taslayarak yaptıkları saldırılar sayesinde her gün hissediyor. Tiryakinin davranışları giderek doğallığını yitiriyor. Son zamanlarda gençlik zamanımdan anımsadığım ama uzun bir süredir görmediğim durumlar yaşadım –örneğin küllük istemeye utanıp sigarasının külünü avucuna yada çantasına döken tiryakiler.

Yaklaşık üç yıl önce Noel günü bir restorandaydım. Gece yarısıydı. Herkes yemeğini bitirmişti. Normal olarak bir sigara yada puro içilen bir anda kimse bir şey içmiyordu. Hemen üstüme alınarak “ah, kitabım etkisini göstermeye başlamış” diye düşündüm. Garsona o restoranda sigara içmenin yasak olup olmadığını sordum ve yasak olmadığı yanıtını aldım. “Çok garip, birçok insanın sigarayı bıraktığını biliyorum ama hiç değilse sigara içen bir kişi olmalı” diye düşünürken köşeden biri bir sigara yaktı. Bunun üzerine restoranın her köşesinden teker teker sigaralar yakıldı. Anlaşılan herkes “buradaki tek tiryaki herhalde ben değilimdir!” diye düşünüyormuş.

Artık birçok tiryaki kendilerini frenledikleri için yemek aralarında sigara içmiyor. Birçoğu yalnızca oturdukları masadaki insanlardan özür dilemekle kalmıyor, bir de başka bir yerden şikayet gelir mi diye etrafındaki masalara bakıyor. Batan gemiyi terk edenlerin sayısı her gün artarken daha hâlâ içinde oturanlar sona kalacaklarından dolayı paniğe kapılmaya başlıyorlar.

SONA KALAN SİZ OLMAYIN!
ZaLiM Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 14-06-2007, 01:55   #16 (permalink)
ZaLiM
İşi kavrayan 2de1'ci
 
ZaLiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.931
İtibar Gücü: 20


28
Zamanlama


Yalnızca sağlığınıza verdiği zarar yüzünden artık sigarayı bırakmanın tam zamanı olduğunu değil uygun zamanı seçmenin de çok önemli olduğuna inanıyorum. Toplumumuz sigarayı sağlığa zarar verebilen kötü bir alışkanlık olarak görür. Aslında öyle değildir. Sigara bir uyuşturucu bağımlılığı, bir hastalık ve Batı toplumunda bir numaralı ölüm nedenidir. Tiryakilerin başlarına gelen en kötü şey bu iğrenç nesneye bağımlılık kazanmalarıdır. Bağımlı olmayı sürdürdüklerinde başlarına daha da felaket şeyler gelir. İyileşme şansına sahip olabilmek açısından zamanlama çok önemlidir.

Sigaranın sizin için hangi zamanlarda ve durumlarda önemli olduğunu bir düşünün. Bir işadamıysanız ve sigaranın stresi giderdiği uydurmasına inandığınız için sigara içiyorsanız yıllık izin gibi boş olduğunuz bir anı seçin. Özellikle rahatlamak için veya canınız sıkıldığında sigara içiyorsanız bunun tam tersini yapın. Ne şekilde olursa olsun konuyu ciddi bir şekilde düşünüp bırakma girişiminizi yaşamınızın en önemli olayı haline getirmeniz gerekir.

Takviminizde yaklaşık üç haftalık bir süre arayın ve bu süre içinde sizi başarısızlığa itecek herhangi bir olay olup olmadığını göz önünde bulundurun. Düğün yada Noel gibi olaylar kendinizi ona göre hazırlar ve bir şeyden yoksun kaldığınız duygusuna kapılmazsanız sizi amacınızdan alıkoymaz. O zamana kadar sigarayı azaltmaya kalkışmayın, çünkü bu sizi yalnızca sigaranın bir keyif olduğu yanılgısına düşürür. O pis nesnelerden olabildiğince çok içmek size yardımcı bile olur. Son sigaranızı içerken özellikle kötü kokusuna ve tadına dikkat edin ve buna bir son verdiğinizde her şeyin ne kadar güzel olacağını düşünün.

NE YAPARSANIZ YAPIN, “ŞİMDİ DEĞİL, DAHA SONRA” DEMEK VE OLAYI ERTELEMEK HATASINA DÜŞMEYİN. KENDİNİZE BİR PLAN YAPIN VE DÖRT GÖZLE BU PLANI UYGULAMAYI BEKLEMEYE BAŞLAYIN.

Vazgeçtiğiniz hiçbir şey olmadığını tam tersine yakında bir sürü güzel şeye kavuşacak olduğunuzu unutmayın.

Yıllardır dünyada sigara gizemini benden daha iyi bilen kimse olmadığını söylerim. Olay şudur: Tiryakiler yalnızca nikotin gereksinimini karşılamak için sigara içtikleri halde bağımlılıklarına nikotin bağımlılığının kendisi değil doğurduğu aldatmacalar neden olur. Akıllı bir insan bir aldatmacaya bir kez düşer. Yalnızca aptallar bildikleri halde sürekli aynı aldatmacaya kapılırlar. Çok şükür bütün tiryakiler aptal değil de yalnızca kendilerini aptal yerine koyuyorlar. Sigara içen herkes kendi özel, kişisel aldatmacasına sahiptir. Bu yüzden olayı daha da anlaşılmaz bir hale getirecek kadar fazla tiryaki tipi vardır.

Bu kitabın ilk baskısından beri geçen beş yılın verdiği deneyimi ve sigara içmek konusunda her gün yeni bir şey öğrendiğimi düşündüğümde ilk baskıda yazdığım her şeyin hâlâ geçerli olduğuna hem seviniyor hem şaşırıyorum. Yıllar geçtikçe edindiğim bilgiyi tiryakilere en iyi şekilde aktarmak konusunda birçok deneyim kazandım. Her tiryakinin kolaylıkla bağımlılığından kurtulabileceğini ve sigarasızlıktan zevk bile alabileceğini tiryakiye anlatmayı başaramazsam bildiklerimin hiçbir anlamı kalmıyor ve çok üzülüyorum.

Sık sık “Kitabı bitirene kadar sigara içmeye devam edin diyorsunuz. Böylece tiryaki kitabı ya sonsuza dek okuyor yada hiç bitirmiyor. Bu yüzden o noktayı değiştirmelisiniz.” Şikayetini duyuyorum. Evet, mantıklı bir açıklama ama “Sigarayı hemen bırakın” dersem bazı tiryakiler kitabı okumaya bile başlamazlar.

İlk günlerimde bir tiryaki bana “Sizden yardım istediğim için sinirimden deli oluyorum. Güçlü bir iradem olduğunu biliyorum. Yaşamımın diğer her alanında söz sahibi benim. Bütün diğer tiryakiler irade yöntemiyle sigarayı bırakırken ben size gelmek zorunda kalıyorum” dedi ve devam etti: “Sigara içebilirsem sanırım tek başıma başarabilirim.”

Bu bir çelişki gibi geliyor ama adamın söylemek istediğini çok iyi anlıyorum. Sigarayı bırakmanın çok güç bir şey olduğuna inanırız. Zor durumlarda neye gereksinim duyarız? Küçük arkadaşımıza. Bir de ondan vazgeçmek bize daha da güç gelir. Yalnızca yerine getirilmesi zaten güç olan bir görevle karşı karşıya kalmaz aynı zamanda bu durumlarda normal olarak kullandığımız küçük desteğimizden de yoksun bırakılmış oluruz.

Bu adamla yaptığım görüşmeden çok sonra yöntemimin en iyi yanının işte bu sigara içmeye devam edin talimatı olduğunu anladım. Sigarayı bırakma sürecinden geçerken sigara içmeyi sürdürebilirsiniz. Kendinizi kuşkulardan ve korkulardan arındırdıktan sonra son sigaranızı söndürür, artık sigara içmeyen bir insan olmaktan mutluluk duymaya başlarsınız.

Zamanlama konusundaki önerimi ciddi bir şekilde sorgulamama neden olan tek bölüm bu bölümdür. İş yerinde bir stres halinde hemen sigaraya uzanıyorsanız sigarayı tatil zamanı bırakmanızı, rahat bir ortamdayken sigara içmekten hoşlanıyorsanız bunun tam tersini öneriyorum. Aslında işin en kolay yolu bu değil. En kolay yöntem bırakmak için en güç zamanı –sık sık toplum içinde bulunacağınız, stresli, sıkıntılı yada konsantre olmanız gereken bir zamanı- seçmektir. Kendinize en kötü durumlarda bile sigarasız kalarak yaşamdan zevk alabileceğinizi kanıtladığınız an diğer her durum çocuk oyuncağı gibi gelecektir. Size böyle bir şey önerirsem sigarayı bırakmaya kalkışır mısınız acaba?

Bununla ilgili bir benzetme yapmak istiyorum. Karımla birlikte sık sık yüzmeye gideriz. Havuza birlikte gittiğimiz halde çok nadir birlikte yüzeriz. O önce ayak parmaklarından birini suya sokar ve ancak yarım saat kadar sonra yüzmeye başlar Ben bu uzun işkenceye katlanamam. Su ne kadar soğuk olursa olsun sonunda içine gireceğimi bildiğim için işi kolaylaştırır, hemen dalarım. Ona kendini benim gibi hemen suya atmazsa belki hiç yüzemeyeceğini anlatmaya çalıştığımı varsayalım. Sonuç olarak yüzmekten vazgeçer. Sorunun ne olduğunu herhalde anlamışsınızdır.

Birçok tiryakinin zamanlama konusundaki önerimi kabus gibi gördükleri günü ertelemek için kullandıklarını biliyorum. Diğer bir düşüncem ise sigara içmenin avantajları bölümünde uyguladığım yöntemi uygulayarak “Uygun zamanı bulmak çok önemlidir. Bir sonraki bölümde size sigarayı bırakmanın en iyi zamanını açıklayacağım” demekti. Siz sayfayı çevirince yalnızca kocaman bir “şimdi” okuyacaktınız. Bu gerçekten en iyi yol olurdu ama uygular mıydınız?

Sigaranın en kurnaz yanı budur. Stres içinde olduğumuzda o anın sigarayı bırakmak için uygun olmadığına inanırsınız; stressiz bir zamanda ise sigarayı bırakmaya gerek duymazsınız.

Aşağıdaki soruları yanıtlayın.

İlk sigaranızı içtiğiniz zaman yaşamınızın geri kalan kısmını her gün, bütün gün, hiç durmaksızın sigara içerek geçirmeye gerçekten karar verdiniz mi?

TABİİ Kİ HAYIR!

Yaşamınızı gerisini her gün sürekli sigara içerek mi geçireceksiniz?

TABİİ Kİ HAYIR!

Peki, ne zaman bırakacaksınız? Yarın? Önümüzdeki yıl? Ondan sonraki yıl?

Bağımlılık kazandığınızı fark ettiğinizden beri kendinize sorduğunuz soru bu değil midir? Bir gün uyanıp artık sigara içmek istemeyeceğinizi mi umuyorsunuz? Kendinizi aldatmayın. Ben otuz üç yıl boyunca böyle bir anı bekledim. Durdum. Uyuşturucu bağımlılığı giderek azalmaz, artar. Yarın daha kolay olacağını sanıyorsanız hâlâ kendinizi aldatıyorsunuz. Bugün başaramazsanız yarın neden daha kolay olsun ki? Ölümcül bir hastalığa yakalanana kadar bekleyecek misiniz? Bunun hiçbir anlamı yok.

Gerçekten tuzak zamanın şimdi uygun olmadığı –yarın daha kolay olacağı inancıdır. Hep büyük bir stres içinde olduğumuzu sanırız. Aslında bu doğru değildir. Yaşamımızın en büyük stresinden kurtulduk. Evden dışarı çıkarken vahşi hayvanların saldırısına uğramaktan korkmamız gerekmez. Çoğumuzun bir sonraki öğün ne yiyeceğimiz veya akşam nerede yatacağımız konusunda endişesi yoktur. Vahşi bir hayvanın yaşamını düşünün. Sığınağından çıkan bir tavşan kendini kızgın bir savaşın içinde bulur ve bu yaşamı boyunca böyle devam eder. Fakat tavşan bunun üstesinden gelir. Adrenali ve diğer hormonları vardır –tıptı bizim gibi. Her canlı varlık için yaşamın en stresli anları aslında çocukluk ve geçlik yıllarıdır. Yine de üç milyon yıl gelişme sonunda stresten kurtulmak için en iyi şekilde donatılmışızdır. Savaş başladığında beş yaşındaydım. Sürekli bombalanıyorduk ve ben iki yıl boyunca anne babamdan ayrı kaldım. Bana iyi davranmayan insanların yanında kalıyordum. Yaşamımın kötü bir devresiydi ama geçti. Bende yaşam boyu süren izler bıraktığına inanmıyorum, tam tersine bu sayede karakterimin güçlendiğini sanıyorum. Yaşamıma şöyle dönüp baktığımda bu lanet nesneye bağımlılık kazanmaktan başka bir başarısızlığımın olmadığını görüyorum.

Bir kaç yıl önce dağlar kadar derdim olduğunu sanırdım. İntihar etmenin eşiğindeydim –bir çatıdan atlayacak değildim ama sigaranın beni yakında öldüreceğine inanıyordum. Yaşam küçük arkadaşımla bu kadar tatsızsa onsuz hiç çekilmez diye düşünüyordum. İnsan kendisini fiziksel ve ruhsal açıdan zayıf hissettiğinde her şeyden daha çok etkilenir. Şimdi kendimi yine genç bir adam gibi hissediyorum. Bu değişikliğe neden olan bir tek şey var. Artık sigara içmiyorum.

‘Sağlık olmadan hiçbir şey olmaz’ klişe bir sözdür ama doğrudur. Eskiden spor hastaları sinirimi bozardır. Hayatta kendini zinde hissetmekten çok daha fazla şey olduğunu söyleyip dururdum –içki ve sigara gibi. Ne kadar saçma. Kendinizi fiziksel ve ruhsal açıdan güçlü hissettiğinizde iyi anların keyfini çıkarabilir kötü anlarla baş edebilirsiniz. Stresle sorumluluğu sık sık karıştırırız. Kendimizi güçlü hissetmediğimiz zaman sorumluluk stres olur. Bu dünyanın Richard Burton7ları fiziksel ve ruhsal açıdan güçlüdürler. Onlara zarar veren yaşamın stresi, iş dünyası, yaşları değil hayalden başka bir şey olmayan küçük arkadaşlarıdır. Ne yazık ki, bu nesneler onun ve diğer milyonlarca kişinin durumunda olduğu gibi insanı ölüme sürükler.

Olaya bir de şöyle bakın. Yaşamınızın sonuna dek bu tuzağın esiri olmamaya karar verdiniz. Kolay da olsa güç de olsa kendinizi bir zaman bu tuzaktan kurtarmanız gerekir. Sigara içmek ne bir alışkanlık nede bir zevktir. Bir uyuşturucu bağımlılığı ve hastalıktır. Yarın bırakmanın daha kolay değil daha güç olacağını saptadık. Zamanla kötüye giden bir hastalığı HEMEN tedavi etmek gerekir –yada elinizden geldiği kadar çabuk. Yaşamımızın her haftasının ne kadar çabuk gelip geçtiğini düşünseniz yeter, daha fazla bir şey söylemeye gerek yok. Üzerinizdeki gölge olmadan yaşamanın ne kadar zevkli olacağını bir düşünün. Söylediklerimin hepsine uyarsanız beş gün bile beklemenize gerek kalmaz. Son sigaranızı söndürdükten sonra yalnızca ne kadar kolay olduğunu düşünmeyecek, ZEVK ALACAKSINIZ!
ZaLiM Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 14-06-2007, 01:58   #17 (permalink)
ZaLiM
İşi kavrayan 2de1'ci
 
ZaLiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.931
İtibar Gücü: 20


29
Sigarayı Özleyecek miyim?


Hayır! O küçük nikotin canavarı ölüp vücudunuzdaki nikotin özlemi sona erince geri kalan aldatmacalar da kaybolacak ve hem gerginlik ve stresle başa çıkabilmek hem de iyi anları doyasıya yaşayabilmek açısından fiziksel olduğu kadar ruhsal olarak da daha güçlü olduğunuzu fark edeceksiniz.

Artık tehlike yaratabilecek tek şey hâlâ sigara içen insanların etkisidir. “Komşunun tavuğu komşuya kaz görünürmüş” derler. Herkes tarafından bilinen bu söz yaşamımızın birçok alanında geçerlidir. Sigarayı bırakmış kişiler sigaranın dezavantajlarını uydurma “avantajlarla” karşılaştırdıklarında ortaya çok büyük bir fark çıktığı halde neden hâlâ sigara içenleri kıskanırlar?

Çocukluğumuzdan beri beynimize işlenmiş ol asılsız inançları düşünürseniz tuzağa düşmemizin gayet normal olduğunu anlarsınız. Sigara içmenin ne kadar büyük bir geri zekalılık olduğunu bir kez gördükten ve bir çoğumuz bırakmayı başardıktan sonra neden aynı tuzağın içine yine düşeriz? Sigara içenlerin etkisinden dolayı.

Çoğunlukla başkalarıyla beraberken özellikle yemek sonrasında tehlike daha büyüktür. Tiryaki sigara yakar ve sigarayı bırakmış olan kişi bir rahatsızlık duyar. Bu konudaki araştırmaları incelerseniz bunun ne kadar garip bir şey olduğunu görürsünüz. Sigara içmeyenler içmedikleri için mutludurlar, sigara içenlerse beyinlerine işlemiş inançların etkisiyle sigaranın kendilerine zevk verdiği hayaline kapılmalarına rağmen hiç başlamamış olmayı dilerler. Öyleyse sigarayı bırakmış bazı kişiler içenleri bu durumlarda neden kıskanırlar? Bunun iki nedeni vardır.

1. “Tek bir sigara”. Unutmayın böyle bir şey yoktur. Buna artık bir kerelik bir şey diye değil, tiryaki açısından bakmaya çalışın. Siz tiryakiyi kıskanırken kendisi davranışını uygun bulmaz ve o sizi kıskanır. Tiryakileri izlemeye başlayın. Sizi bağımlılığınızdan uzaklaştıracak en iyi yardımcı onlardır. Sigaranın ne kadar çabuk bittiğine ve tiryakinin ne kadar çabuk yeni bir tane yaktığına bakın. Özellikle de tiryakinin sigara içtiğinin farkında bile olmadığına ve sigarayı otomatik olarak yaktığına dikkat edin. Zevk almadığı halde kendisini onsuz iyi hissetmediği için sigara içtiğini düşünün. Sizden ayrıldıktan sonra sigara içmeye devam edeceğini unutmayın. Ertesi gün pislik dolu göğsüyle kalktığında kendini zehirlemeyi sürdüreceğini düşünün. Bir daha göğsünde ağrı olduğunda, gözüne sağlık bakanlığının uyarı yazısı iliştiğinde, sigara içmeyen biriyle beraber olduğunda, bir dahaki dünya sigara içmeme gününde, kansere meydan okuma kampanyasında, metroda, hastanede, kitapçıya, doktora, süpermarkete, kiliseye vs. Gittiğinde omuzlarında hep bu yükü taşıyacak, kendine fiziksel ve ruhsal açıdan zarar verme ayrıcalığı için bir servet harcayacaktır. Yaşamını pislik içinde, ağız kokusu, lekeli dişler, aklının köşesindeki kara lekelerle geçirecek ve kendine sistemli bir şekilde zarar veren nesneye esir olacaktır. Bütün bunlara da sigaraya başlamadan önceki haline kavuşmak hayali için katlanacaktır.
2. Sigarayı bırakmış kişilerin bazı durumlarda duydukları rahatsızlığın ikinci nedeni de sigara içenlerin aktif olarak bir şey yapmaları, yani sigara içmeleri, sigarayı bırakmış bir kişinin ise bir şey yapmadığı için yoksunluk duygusuna kapılmasıdır. Sigarayı bırakmadan önce şunu aklınıza koyun: Sigara içmeyenin yoksun kaldığı bir şey yoktur. Zavallı tiryaki birçok şeyden yoksun kalır:

SAĞLIK
ENERJİ
PARA
ÖZ GÜVEN, ÖZ SAYGI
İÇ HUZUR
CESARET
SAKİNLİK
ÖZGÜRLÜK.

Artık sigara içenleri kıskanmak yerine onları gerçekten oldukları gibi yani perişan ve zavallı varlıklar olarak görmeye başlayın. En kötü durumda olan bendim, biliyorum. Bu yüzden bu kitabı okuyun. En acınacak durumda olanlar bu gerçeklere katlanamayarak kendilerini aldatmaya devam etmek zorunda olanlardır.

Eroinmanları kıskanmazsınız. İngiltere’de eroin yüzünden ölenlerin sayısı yılda üç yüzü geçmez. Nikotin ise yılda yüz binlerce insanın ölümüne neden olurken bu sayı dünya çapında iki buçuk milyonu bulur. Nikotin tarihteki tüm savaşların toplamından daha fazla kişinin ölümüne neden oldu. Her bağımlılık gibi sizinki de kendiliğinden iyiye gitmek yerine, zamanla kötüleşir. Sigara içmekten artık bugün bile zevk almıyorsanız yarın hiç almayacaksınız. Tiryakileri kıskanmayın. Onlara acıyın.
İnanın: ACINACAK DURUMDALAR.
ZaLiM Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 14-06-2007, 01:58   #18 (permalink)
ZaLiM
İşi kavrayan 2de1'ci
 
ZaLiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.931
İtibar Gücü: 20


30
Kilo Alacak mıyım


Bir başka yanılgı da budur. Bu yanılgıyı sigarayı “irade yöntemi” ile bırakmaya çalışan ve sigaranın eksikliğini gidermek için şekerlere başvuran tiryakiler yaymışlardır. Nikotin eksikliğinin yarattığı özlem açlık sinyallerine benzer, bu yüzden sık sık açlıkla karıştırılır. Açlık yemekle giderilir ama nikotin özlemi hiçbir zaman tam anlamıyla giderilmez. Her uyuşturucuda olduğu gibi vücut bir süre sonra bağışıklık kazanır ve uyuşturucu yarattığı özlemi artık tam anlamıyla gidermez olur. Daha sigarayı söndürür söndürmez vücuttaki nikotin seviyesi düştüğünden tiryaki sürekli nikotin özlemi içindedir. Bunun doğan sonucu ardı ardına sigara içmektir. Fakat tiryakiler aşağıdaki nedenlerden biri yada ikisinden dolayı işin bu noktaya gelmesini engellerler:

1. Para açısından –daha fazla sigara içecek paraları yoktur.
2. Sağlık açısından –sigara özlemini gidermek için kendimizi zehirleriz bu da otomatik olarak içebileceğimiz sigaraların sayısını kısıtlar.

Tiryakiler sürekli nikotin özlemi içinde oldukları ve bu özlemi hiçbir zaman tam anlamıyla gideremediklerinden bu boşluğu doldurmak için genellikle çok yemek yer ve çok içki içerler yada daha güçlü uyuşturuculara başvururlar. (ALKOLİKLERİN ÇOĞU KOYU SİGARA TİRYAKİLERİDİR. BUNUN GERÇEKTEN BİR SİGARA SORUNU OLUP OLMADIĞINI MERAK EDİYORUM.)

Tiryaki sigarayı yemeğin yerine kullanmaya başlar. Kendi yaşadığım kabus yıllarında öyle bir noktaya gelmiştim ki kahvaltı ve öğle yemeğini tamamen kaldırmıştım. Bunun yerine bütün gün birbiri ardına sigara içiyordum. Son yıllarda, akşamı dört gözle bekler olmuştum, çünkü ancak o zaman sigarayı bırakabiliyordum. Fakat bu kez de bütün akşam atıştırıp duruyordum. Aç olduğumu düşünüyordum, ama aslında nikotin özlemi içindeydim. Diğer bir deyişle gündüzleri yemek yemek yerine sigara içiyor akşamları da sigara içmek yerine yemek yiyordum. O zamanlar bugüne göre on üç kilo daha fazlaydım ve bunun önüne geçemiyordum.

Vücudunuzdan canavarı atar atmaz o iğrenç güvensizlik duygusu yok olur. Öz güveninizle birlikte öz saygınız da geri kalır. Böylece yalnızca yemek alışkanlıklarınızı değil tüm yaşamınızı kontrol altına almayı garantilemiş olursunuz. Sigaradan kurtulmanın en büyük avantajlarından biri de budur.

Daha önce de söylediğim gibi kilo alma yanılgısına sigarasızlığa alışma döneminde sigara yerine kullanılan şeyler neden olur. Bu yöntemle bırakmayı kolaylaştırmaz yalnızca güçleştirirsiniz. Bu konuya ileride sigara yerine kullanılanlarla ilgili bölümlerde daha ayrıntılı bir şekilde değineceğim.











31
Yanlış Motivasyonlardan Kaçınmaz


Sigarayı “irade yöntemi” ile bırakmaya çalışan bir çok tiryaki motivasyonunun güçlendirmeye çalışırken bir sürü yanlış motivasyon toplar.

Bunun birçok örneği vardır. En tipik örneği: “Tasarruf edeceğim parayla ailemle çok güzel bir tatil yapabiliriz.” Bu mantıklı ve akıllıca bir plan gibi gelebilir ama temelde yanlıştır, çünkü kendisine saygı duyan bir tiryaki tatile çıkmak yerine yılın elli iki haftası sigara içmek ister. Sonuçta tiryaki hâlâ kuşkuludur, çünkü hem elli hafta boyunca sigaradan vazgeçmek zorundadır hem de sigarasız bir tatilden zevk alıp almayacağından emin değildir. Bu mantık tiryakinin büyük bir özveride bulunduğu duygusunu güçlendirir ve gözünde sigaranın değerini iyice artırır. Bunun yerine en iyisi olaya şöyle yaklaşmaktır: “Sigara içerek ne kazanıyorum?” Başka bir örnek: “Daha iyi bir araba alabilirim”. Doğru. Bu plan arabayı alana kadar insanı oyalar. Fakat yeni araba hevesi geçer geçmez özveri duygusu yine ortaya çıkar ve tiryaki er yada geç tekrar tuzağa düşer.

Bir başka tipik örnek ise iş arkadaşları ve yakınlarla anlaşmalar yapmaktır. Bu yöntemde günün belli zamanlarında duyulan sigara içme isteği kendiliğinden ortadan kalkar. Yine de bazı nedenlerden dolayı başarısızlıkla sonuçlanır:

1. Motivasyon yanlıştır: Başkaları sigarayı bırakıyor diye siz neden bırakacaksınız ki? Bu yalnızca özveri duygusunun artmasına yol açar. Bütün tiryakiler aynı anda sigarayı bırakmaya içtenlikle karar verirlerse ne iyi olur. Fakat hiç bir tiryaki sigarayı bırakmaya zorlanmamalıdır. Aslında tiryakilerin hepsi içlerinden sigarayı bırakmak isterler fakat bırakmaya tamamen hazır değillerse böyle bir anlaşma yalnızca sigara içme isteklerini artırır. Gizli gizli içmeye ve kendilerini giderek daha bağımlı hissetmeye başlarlar.
2. “Eziyeti paylaşmak” veya birbirine bağımlı olmak: Tiryaki sigarayı “irade yöntemi” ile bırakmaya çalıştığında sigara içme isteğinin geçmesini beklerken eziyet çeker. Çektiği eziyete dayanamayıp sigara içerse başarısızlığa uğramış olur. “İrade yönteminde” birinin er yada geç dayanamayıp vazgeçeceği önceden programlanmıştır. Böylece diğerleri bekledikleri bahaneye kavuşmuş olurlar. Onların suçu yoktur. O kişi vazgeçmeseydi onlar dayanacaklardı ama şimdi yarı yolda bırakılmış oldular. Aslında çoğu gizli gizli içiyorlardır bile.
3. “Eziyeti paylaşmanın” öteki yüzü “övgüyü paylaşmaktır”. Paylaşma olduğu zaman başarısızlık anında saygınlık yitirmek o kadar kötü değildir. Sigarayı bırakan kişi büyük bir başarı kazanmanın mutluluğunu yaşar. İnsan tek başınayken arkadaşlarının ve yakınlarının onayı onun için ilk günlerde gereksinim duyacağı büyük bir ödül olur. Herkes aynı anda aynı şeyi yapıyorsa övgüyü paylaşmak gerektiğinde ödül azalır.

Yanlış motivasyonların diğer klasik bir örneği ise rüşvettir (örneğin anne baba çocuklarına sigaradan vazgeçmeleri için para önerir veya “dayanamazsam sana 100 pound vereceğim” diyerek kişi kendini koşullar). Bir filmde böyle bir şey görmüştüm. Sigarayı bırakmaya çalışan bir polis memuru sigara paketinin içine 20 pound koyar ve kendi kendine bir anlaşma yapar. Bir daha sigara içmek için önce o parayı yakacaktır. Bu onu birkaç gün sigara içmekten alıkoyar ama sonunda parayı yakar.

Kendinizi aldatmayın. Bir tiryaki sigara için ortamla olarak 30.000 pound harcar. Sigara içmenin ölümcül bir hastalığa yakalanma riski dörtte birdir. Sigara insanın yaşam boyu kötü bir ağız kokusuna sahip olmasına, ruhsal ve fiziksel işkence çekmesine, sigaraya esir olmasına, toplum tarafından küçük görülmesine ve öz saygısını yitirmesine neden olur. Bütün bunlar sigarayı bırakmak için yeterli değilse birkaç göstermelik neden hiç etkili olamaz, tam tersine özveri duygusunun güçlenmesine yol açar. Olaya artık şöyle bakın.

Sigara içmenin bana ne yararı var? HİÇ
Neden sigara içmek zorundayım?
ZORUNDA DEĞİLSİNİZ!
KENDİ KENDİNİZİ CEZALANDIRIYORSUNUZ.
ZaLiM Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 14-06-2007, 01:59   #19 (permalink)
ZaLiM
İşi kavrayan 2de1'ci
 
ZaLiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.931
İtibar Gücü: 20


32
Bırakmanın Kolay Yolu


Bu bölümde sigarayı bırakmanın kolay yolu ile ilgili talimatlar vereceğim. Bunlara uyarsanız bırakmanın oldukça kolay hatta eğlenceli bile olduğunu görürsünüz. Yapmanız gereken yalnızca iki şey var:

1. Bir daha sigara içmemeye karar verin.
2. Bu yüzden bunalıma gireceğinize, sevinin.

Şimdi herhalde “Bu kitabın gerisi ne işe yarayacak? Neden bunu başında söylemediniz?” diye soruyorsunuzdur. Bir an bunalıma girer, er yada geç düşüncenizi değiştirirdiniz. Herhalde şimdiye kadar bir kaç kez yapmışsınızdır.

Dediğim gibi sigara hain ve sinsi bir tuzaktır. Bırakmanın en güç yanı kimyasal bağımlılık değil, beyninize işlenmiş aldatmacalardır. Bu yüzden önce yanılgıları, aldatmacaları ortadan kaldırmak gerekir. Önce düşmanını tanı, taktiklerini öğren ki, rahatlıkla yenebilesin.

Yaşamımın büyük bir bölümünü sigarayı bırakmaya çalışarak geçirdim ve haftalarca ağır depresyonlar yaşadım. Sonunda bıraktığımda sigara tüketimim bir anda yüzden sıfıra düştü ve hiç acı çekmedim. Sigarasızlığa alışma döneminde bile yaşamdan zevk aldım ve şimdiye kadar kesinlikle pişman olmadım. Sigarayı bırakmak başıma gelen en güzel şeydi.

Nasıl bu kadar kolay bırakabildiğimi bir türlü anlayamadım ve nedenini bulabilmem uzun zaman sürdü. Bundan sonra bir daha sigara içmeyeceğimi kesinlikle biliyordum. Bundan önceki denemelerimde de kararlıydım ama aslında sigarayı bırakmaya yalnızca çalışıyordum ve yeterince uzun bir süre sigarasız kalmaya dayanırsam sigara içme arzusunun yok olacağını umuyordum. Sürekli bir şey olsun diye beklediğimden yok olmuyordu tabii, ben yakındıkça sigara arzusu artıyor ve özlem devam ediyordu.

Son girişimim değişikti. Bugün bütün tiryakilerin yaptığı gibi ben de düşünmeye başlamıştım. O ana kadar ne zaman başarısız olsam bir sonraki deneme daha kolay olacak düşüncesiyle kendimi avutuyordum. Yaşamımın sonuna kadar sigara içeceğimi aklıma bile getirmiyordum. Bu düşünce içimi öyle bir nefretle dolduruyordu ki, sigara konusunu artık ciddi bir şekilde ele almıştım.

Otomatik olarak sigara yakmak yerine sigara içerken ne duyduğumu çözümlemeye başladım. Bildiğim şey onaylanmış oldu. Sigaradan zevk almıyor, sigarayı pis ve iğrenç buluyordum.

Sigara içmeyen insanları incelemeye başladım. Onları o ana kadar yüzeysel, anti sosyal, sıkıcı insanlar olarak görürdüm. Oysa daha dikkatli incelediğimde güçlü ve sakin bir karaktere sahip olduklarını fark ettim. Stres ve gerginliğin daha kolay üstesinden geldiklerini, insanlarla birlikteyken ise tiryakilerden daha çok eğlendiklerini gördüm. Tiryakilerden daha canlı ve hareketli oldukları kesindi.

Sigarayı bırakmış kişilerle konuşmaya başladım. O zamanlar onları sağlık yada para nedeniyle sigarayı bırakmak zorunda kalmış fakat hâlâ gizli gizli sigara özlemi duyan insanlar olarak görürdüm. Birkaçı “Bazen sigara özlemi duyuyorum, ama o kadar nadir ve o kadar hafif ki, önemsemeye değmez” derken, çoğu “Sigarayı özlüyor muyum? Şaka yapıyor olmalısın. Kendimi hiç bu kadar iyi hissetmemiştim.” Diyordu.

Sigarayı bırakmış kişilerle yaptığım görüşmeler aklımın bir köşesine yer etmiş başka bir gizemi aydınlattı. Ben doğuştan zayıf bir insan olduğumu sanırdım fakat bir anda bütün tiryakilerin aynı kabusu yaşadıklarını anladım. Kendi kendime “Şu anda milyonlarca insan sigarayı bırakıyor ve gayet mutlu bir şekilde yaşamlarını sürdürüyor. Sigaraya başlamadan önce sigara içmenin hiçbir gereğini duymuyorum, o iğrenç nesnelere alışana kadar ne denli uğraştığımı da hâlâ anımsıyorum. Peki neden şimdi sigara içmek zorundayım?” diye düşündüm. Sigara benim için bir keyif değildi. O pis şeyden nefret ediyor, yaşamamın gerisini bu iğrenç nesnenin esiri olarak geçirmek istemiyordum.

Sonunda kendime şunu dedim:

“Allen, İSTESEN DE İSTEMESEN DE ŞU ANDA SON SİGARANI İÇMİŞ OLDUN.”

Daha o an bir daha sigara içmeyeceğimi anladım. Bu kadar kolay olacağını hiç sanmıyordum, tam tersine çok güçlük çekeceğimi düşünüyordum. Aylar boyu depresyonlarda olacağımdan ve yaşamımın gerisini sürekli özlem içinde geçireceğimden emindim. Oysa başından beri tam anlamıyla bir zevk oldu.

Neden bu kadar basit olduğunu ve bu kez o iğrenç sigarasızlık özlemini neden duymadığımı anlamam çok uzun sürdü. Nedeni şuydu: Sigara özlemi diye bir şey yoktur. O yalnızca kuşku ve güvensizlikten doğar. Gerçekten çok basit ve açıktır. SİGARAYI BIRAKMAK KOLAYDIR. İşi güçleştiren kararsızlık ve yakınmadır. Tiryakiler bağımlıyken bile bazen uzun süre sigarasız kalmaya dayanırlar. Yalnızca sigara içmek istedikleri ama içemedikleri zaman özlem duyarlar.

Sigarayı bırakmayı kolaylaştırmanın yolu kesin ve geri dönüşü olmayan bir karar vermektir. Bu kararın doğruluğundan kuşkulanmak, kararı sorgulamak yerine mutlu olmak ve sigara konusunun kapandığını ummak değil bilmektir.

Başından beri kararlı olursanız işi kolaylaştırırsınız. Kolay olacağına inanmazsanız nasıl başından beri kararlı olursunuz? İşte kitabın geri kalan bölümü bu bakımdan gereklidir. Sigarayı bırakmadan önce üzerinde durmanız gereken önemli birkaç nokta var:

1. Başaracağınıza inanın. Sizin başkalarından hiçbir farkınız yok ve sigara içmek yada içmemek tamamen sizin elinizde.
2. Vazgeçtiğiniz hiçbir şey yok. Tam tersine kazanacağınız o kadar çok şey var ki! Yalnızca daha sağlıklı ve daha varlıklı olmakla kalmayacak iyi günlerde daha çok eğlenip kötü günlerde daha az sıkıntı duyacaksınız.
3. “Tek bir sigara” diye bir şey olmadığını anlayın artık. Sigara bir uyuşturucu bağımlılığıdır ve zincirleme olarak devam eder. Sigara içememek yüzünden bunalıma düşerseniz kendinizi gereksiz yere cezalandırmış olursunuz.
4. Sigarayı zarar verme olasılığı olan bir alışkanlık olarak değil uyuşturucu bağımlılığı olarak görmelisiniz. Hoşunuza gitse de gitmese de BAĞIMLI OLDUĞUNUZU KABUL ETMELİSİNİZ. Görmezlikten gelerek bağımlılığı yok edemezsiniz. Bu bağımlılığın süründüren bütün hastalıklar gibi yalnızca yaşam boyu sürmekle kalmayıp aynı zamanda giderek kötüleştiğini unutmayın. İyileşmek için en iyi zaman şimdidir.
5. Hastalıkla (yani kimyasal bağımlılıkla) sigara içen veya içmeyen insanların içinde bulundukları ruhsal durumu birbirinden ayırın. Tiryakiler bağımlılık kazanmadan önceki zamana dönme şansına sahip olsalar bu şansı hemen kullanırlardı! Siz bugün bu şansa sahipsiniz! Bunu sakın ‘sigarayı bırakmak’ olarak görmeyin. Son sigaranızı içtiğinize dair kesin kararınızı verdikten sonra sigara içmeyen bir insan olursunuz. Artık tiryakileri yaşamlarını sigarayla kendilerine zarar vererek geçiren zavallılar olarak görürsünüz. Sigara içmeyen bir insanın böyle bir sorunu yoktur. Kesin kakarı verir vermez amacınıza ulaşmış olursunuz. Bu yüzden mutlu olmanız gerekir. Bütün gün oturup yakınarak kimyasal bağımlılığın geçmesini bekleyeceğinize dışarı çıkıp yaşamın tadını çıkarmaya çalışın. Yaşam sigara içtiğiniz zaman da güzeldir, içmediğiniz zaman her geçen gün daha da güzelleşir.

Sigarayı bırakmayı gerçekten kolaylaştırmak için sigarasızlığa alışma döneminde (en fazla üç hafta) hiç sigara içmemeye kararlı olmalısınız. Bu mantıkla yola çıktığınızda bırakmak çok kolay gelecektir.

Başlangıçta sizden rica ettiğim gibi açık kalplilikle okuyorsanız artık sigara bırakma aşamasına gelmiş olmanız gerekir. Şu anda tasmasını sabırsızlıkla çekiştiren bir köpeğin heyecanıyla vücudunuzdan zehri atmak için bekliyor olmalısınız.

Hâlâ bir sıkıntı içindeyseniz, bunun nedeni aşağıdaki unsurlardan biridir.

1. Sizde daha jeton düşmemiş. Yukarıda sıraladığım beş noktayı bir daha okuyun ve doğruluklarına inanıp inanmadığınızı saptayın. Herhangi bir noktada kuşkunuz varsa onunla ilgili bölümü bir kez daha okuyun.
2. Başarısızlığa uğramaktan korkuyorsunuz. Endişeye kapılmanıza gerek yok, okumaya devam edin, başaracaksınız. Sigara inanılmaz bir tuzaktır. En zeki kişiler de düşer ama bir tek aptallar olayı çözdükten sonra kendilerini aldatmaya devam ederler.
3. Söylediklerimin doğruluğunu kabul ediyor fakat yine de kendinizi perişan ediyorsunuz. Yapmayın! Gözlerinizi açın şu anda çok güzel bir şey olmak üzere, esirlikten kurtuluyorsunuz.

İşe doğru mantıkla başlamak çok önemlidir: Sigara içmemem ne güzel değil mi? Bu mantığı sigarasızlığa alışma süreci boyunca sürdürmeniz gerekir. Bundan sonraki birkaç bölümde özellikle bu konu üzerinde duracağım. Sigarasızlığa alışma süresinden sonra bilinçli olarak bunu düşünmenize gerek kalmayacaktır. Otomatik olarak öyle düşünecek ve bunu daha önce neden göremediğinizi merak edeceksiniz. Yalnız dikkat etmeniz gereken iki nokta var.

1. Son sigaranızı söndürme planınızı kitabın sonuna erteleyin.
2. Yaklaşık üç hafta süren sigarasızlığa alışma döneminden sık sık söz etmiştim. Yanlış anlaşılmasın. Üç hafta boyunca eziyet çekeceğinizi sanabilirsiniz. Bu doğru değildir. “Üç hafta dayanabilirsem tamamdır” yanılgısına düşmeyin. Üç hafta sonra hiçbir şey olmayacak. Kendinizi birdenbire sigara içmeyen bir insan olarak hissetmeyeceksiniz. Sigara içmeyenler kendilerini içenlerden farklı hissetmezler. Şimdi üç hafta boyunca sigara içmemekten yakınıyorsanız üç hafta sonra da yakınırsınız. Demek istediğim şudur: “Artık sigara içmeyeceğin ne güzel değil mi?” gibi bir mantıkla başlarsanız üç hafta sonra sigara içme hevesiniz kalmaz. Fakat “Üç haftayı bir atlatabilsem” diyorsanız o üç hafta sonunda sigara diye ölürsünüz.


33
Sigarasızlığa Alışma Süresi


Son sigaranızı söndürdükten sonra yaklaşık üç hafta kadar sigara özlemi çekebilirsiniz. Bu birbirinden ayrı iki faktöre dayanır.

1. Nikotin eksikliği, bir boşluk veya güvensizlik duygusu, tiryakilerin özlem diye tanımladığı bir tür açlık veya ellerle ilgili bir şey.
2. Bazı olayların yarattığı psikolojik etki, örneğin telefonda görüşmek.

Tiryakiler “irade yönteminde” bu iki etken arasındaki farkı anlamamak ve ayırt edememekten dolayı güçlük çekerler. Sigarayı bırakmayı başarmış birçok kişinin tekrar tuzağa düşmesinin nedeni de budur.

Nikotin eksikliği insana acı vermez ama hafife de alınmamalıdır. Açlığın çok güçlü bir dürtü olmasına ve yemeksiz kaldığımız zaman sinirlerimizin bozulmasına karşın bütün gün yemek yemediğimiz zaman yalnızca midemiz guruldar, acı çekmeyiz. Vücudumuz nikotinsiz kalınca da aynı şey olur. Aradaki fark vücudumuzun besine gereksinim duyduğu, zehre duymadığıdır. Doğru mantıkla yola çıkıldığında özlemle başa çıkmak kolaylaşır ve kısa bir süre sonra özlem yok olur.

Tiryakiler “irade yöntemi” ile de olsa birkaç gün sigarasız kalmayı başarırlarsa nikotin özlemi kısa sürede kaybolur. Sorun ikinci faktördür. Tiryakinin belli zaman ve durumlarda sigara isteğini karşılamaya alışmış olması çağrışımlar doğurur (örneğin: “Sigara olmadan içkiden zevk alamam”). İkinci bir örnek bunu belki daha iyi açıklayabilir.

Birkaç yıl sinyalleri sürücünün solunda olan bir araba kullandıktan sonra sinyalleri sağda olan bir araba kullanmaya başladığınızda sağda olduklarını bildiğiniz halde birkaç hafta boyunca sinyalleri çalıştırmak istediğinizde silecekleri çalıştırırsınız.

Sigara bırakmak da buna benzer. Sigarasızlığa alışma süresinin başında belli durumlarda çağrışım mekanizması çalışmaya başlar. O anlarda sigara istediğinizi sanırsınız. İnandırılmış olduğunuz aldatmacaların etkisine başından karşı koyarsanız çağrışım mekanizması çabuk kaybolur. “İrade yönteminde” tiryaki sigara içme isteğinin gitmesini bekler; böylece çağrışım mekanizmasını ortadan kaldırmak yerine artırır.

Yemek yemek özellikle arkadaşlarla birlikte bir restorandayken sigara çağrışımı yaptırır. Sigarayı bırakmış kişi sigara içemediği için sıkıntı duyar. Arkadaşları sigaralarını yaktıklarında kişinin bir şeyden yoksun kaldığı duygusu daha da artar. Artık o, güzel yemekten ve arkadaşlarıyla birlikte olmaktan zevk alamaz çünkü bunlar ona sigarayı anımsatır. Böylece üç kat daha fazla eziyet çeker ve sigara konusundaki asılsız inançlar iyice beynine yerleşir. Oysa kararlı olup biraz dayanabilirse kaderini kabul edip yaşamına devam edecektir. O asılsız inançların etkisi kısmen sürer ve sigaraya sağlık yada para yüzünden bırakmış kişilerin uzun yıllar belli durumlarda sigara özlemi çekmelerine neden olur. Bu kişiler akıllarındaki sigara hayali yüzünden huzur bulamaz ve kendilerine boşu boşuna eziyet çektirirler.

Benim yöntemimde bile başarısızlığın en büyük nedeni çağrışım anında gösterilen tepkidir. Sigarayı bırakmış kişi sigarayı kimyasal etkisi olmayan bir ilaç olarak görmeye başlar. “Sigaranın bana yararlı olmadığını biliyorum ama kendimi buna inandırırsam bazı durumlarda yardımcı olabilir.” diye düşünür.

Kimyasal etkisi olmayan bir ilaç anlık sıkıntıları gerçekten ortadan kaldırdığı için psikolojik açıdan çok etkilidir. Fakat sigara bir ilaç değildir. Önce izleri yaratır sonra onları yok eder ve bir süre sonra bu izleri tam olarak bile yok edemez. Batı toplumundaki bir numaralı ölüm nedeni olduğunu bir tarafa bıraksak bile kendisi hastalık üreten bir şeydir.

Sigara içmeyenlerin veya sigarayı yıllar önce bırakmış kişilerle ilgili bir örnek vereyim. Kocasını yitirmiş bir kadını ele alalım. Böyle durumlarda tiryakiler çoğunlukla bütün iyi niyetleriyle bir sigara uzatıp: “İç bir tane, rahatlarsın.” derler.

Kadın sigarayı kabul ederse bağımlı olmadığı ve özlem duymadığı için rahatlamaz. Sigara ancak psikolojik açıdan geçici bir destek olabilir o kadar. Bittiğinde trajedi hâlâ devam etmektedir. Aslında artık durum daha da kötüdür. Çünkü kadın nikotin özlemi duymaya başlamıştır. Bu özleme dayanmakla bir sigara daha içip özlemi gidermek arasında kalır ve kısır döngü ortaya çıkar. Sigara bir an için psikolojik desek sağlamaktan başka bir işe yaramamıştır. Aynı etkiyi avutucu sözler yada bir içki de yaratabilirdi. Sigara içmeyen yada sigarayı bırakmış birçok kişi bu tür durumlar yüzünden sigaraya başlamışlardır.

Yanlış inançlara daha başlangıçta karşı koymak gerekir. Şunu artık aklınıza yerleştirin: Sigaraya muhtaç değilsiniz ve sigarayı bir tür yardım yada destek olarak görmeyi sürdürdükçe kendinize eziyet çektirmiş olursunuz. Kendinizi perişan etmeye hiç gerek yok. Sigara, restoranda yenen bir yemeği yada arkadaş toplantılarını çekici bir hale getirmektense bozar. Tiryakilerin restoranlarda zevkten değil zorunluluktan dolayı sigara içtiklerini unutmayın. Bağımlı oldukları için uyuşturucuları olmadan ne yemekten ne de yaşamdan zevk alabilirler.

Kendinizi sigaranın aslında keyif veren bir şey olduğu düşüncesinden arındırın. Birçok tiryaki “Keşke zararsız sigara olsa” diye düşünür. İçinde yalnızca ot olan zararsız sigaralar vardır ama deneyen herkes kısa bir süre sonra vazgeçer. Sigara içmenizin tek nedeninin vücudunuza nikotin sağlamak olduğunu anlayın artık. Nikotin arzunuz yok olduğunda sigaraya fazla gereksinim duymazsınız.

Sizde sigara arzusunu sigara özleminin mi (o boşluk duygusu) yoksa çağrışım mekanizmasının mı uyandırdığına aldırmadan varlığını kabul edin. Fiziksel bir ağrı olmadığına göre doğru bir mantıkla yola çıkarsanız sigara sorununuz kalmaz. Sigarasızlığın yarattığı duygudan endişelenmeyin. O kadar kötü değildir, asıl sorun o can atılan ama yasak olan sigarayla yapılan çağrışımlardır.

Bu yüzden bunalıma gireceğinize kendinize şöyle deyin. “Bunun ne olduğunu biliyorum. Nikotin eksikliğinin yarattığı duygudur bu. Tiryakiler bunu yaşam boyu çekerler bağımlılıkları da bu yüzden devam eder zaten. Sigara içmeyenlerin böyle bir sorunu yoktur. Bu sigaranın birçok dezavantajından yalnızca bir tanesidir. Vücudumu bu kötü şeyden tamamen kurtarmam ne güzel değil mi?”

Diğer bir deyişle vücudunuz gelecek üç hafta içinde hafif bir sarsıntı geçirecek ama bu süre içinde bütün yaşamınız boyunca sürecek çok güzel bir şey olacak. İğrenç bir hastalıktan kurtulacaksınız. Bu sigaranın eksikliğini duymaktan zevk bile alacaksınız. Size bir eğlence doğacak.

Olayı heyecanlı bir oyuna dönüştürün. Nikotin canavarına midenizdeki bir tür kurt olarak bakın. Siz onu üç hafta boyunca yemeksiz bırakmaya çalışırken o yaşamını sürdürebilmek için bütün taktikleriyle size sigara içirtmeye çalışacaktır.

Bazen moralinizi bozmaya çalışacaktır. Bazen hazırlıksız olacaksınız, biri size sigara verecek ve siz belki sigarayı bıraktığınızı unutacaksınız. Unutmazsanız hafif bir özlem duyacaksınız. Bu tür durumlara önceden hazırlanmanız gerekir. Size sigara isteten şey ne olursa olsun buna bedeninizdeki küçük canavarın neden olduğunu ve bu durumlarda sigara içmemekle canavara bir darbe daha indirdiğinizi düşünün.

Sakın sigarayı unutmaya çalışmayın. Sigarayı “irade yöntemi” ile bırakmaya çalışan tiryakilerin depresyonlara girmelerine neden budur. Bütün gün oturup sigarayı unutmayı beklerler.

Bu uyku tutturamamaya benzer. Düşündükçe uykunuz kaçar.

Ne olursa olsun unutamayacaksınız. İlk birkaç gün küçük canavar size sürekli anımsatacaktır, buna engel olamayacaksınız. Çevrenizde tiryakiler ve sigara reklamları oldukça sigarayı anımsamaya devam edeceksiniz. Sigarayı unutmak zorunda değilsiniz zaten. Kötü değil çok güzel bir şey olmakta. GÜNDE BİN KEZ DE DÜŞÜNSENİZ TADINI ÇIKARIN. ÖZGÜR OLMANIN NE KADAR GÜZEL OLDUĞUNU KENDİNİZE SÜREKLİ ANIMSATIN. KENDİNİZİ ZEHİRLEMEK ZORUNDA OLMAMANIN MUTLULUĞUNU DÜŞÜNÜN.

Bir süre sonra sigara özlemi eğlenceye dönüşecek ve siz sigaranın aklınızdan ne kadar çabuk çıktığına şaşıracaksınız.

Ne yaparsanız yapın AMA KARARINIZDAN KUŞKU DUYMAYIN. Kuşku duymaya başladığınız an yakınmaya da başlarsınız ve her şey daha kötü olur. Onun yerine o anı yeni bir şevk arayarak değerlendirin. Kuşku duymanızın nedeni bir depresyonsa sizi bu duruma düşürenin sigara olduğunu anımsayın. Bir arkadaşınız sigara uzattığında gururla “Ne mutlu bana ki artık gereksinim duymuyorum” deyin. Buna önce biraz bozulur ama sigarasızlığın sizi etkilemediğini görünce onun da aklı yatmaya başlar.

Sizi bu karara çok önemli nedenlerin ittiğini unutmayın. Bir tek sigaranın size mal olacağı binlerce lirayı düşünün ve kendinize bu korkunç hastalıklardan birine yakalanma riskine girmek isteyip istemediğinizi sorun. Özellikle de bu duygunun yakında geçeceğini ve her dakikanın sizi amacınıza yakınlaştıracağını düşünün.

Bazı tiryakiler yaşamlarının geri kalan bölümünü “otomatik uyarıcıları” tersine çevirerek geçireceklerinden korkarlar. Diğer bir deyişle psikolojik oyunlar yardımıyla kendilerini sigaraya gereksinim duymadıklarına inandırmaları gerektiğini düşünürler. Çok yanlış. İyimser bir kişi şişeyi yarı dolu, kötümser bir kişi yarı boş olarak görür. Sigara durumunda şişe boştur ama tiryaki onun dolu olduğuna inanır. Sigara içmenize gerek olmadığını anladığınız an kısa bir süre sonra bunu kendinize sürekli söylemek zorunda kalmazsınız, çünkü sigaraya gerçekten gerek yoktur. Yaşamınızda en son gereksinim duyduğunuz şey sigaradır, dikkat edin en son yaptığınız şey olmasın.
ZaLiM Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 14-06-2007, 02:00   #20 (permalink)
ZaLiM
İşi kavrayan 2de1'ci
 
ZaLiM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.931
İtibar Gücü: 20


34
Tek Bir Nefes


Sigarayı “irade yöntemi” ile bırakmaya çalışan bir çok tiryakinin perişan olmasına neden budur. Üç dört gün sigarasız kaldıktan sonra devam edebilmek için ara sıra bir sigara içmeye yada bir iki nefes çekmeye başlarlar. Bunun ruh hallerinde yarattığı felaket etkinin farkına varmazlar.

Çoğu tiryaki bu ilk nefesin tadını beğenmez ve sevinir. “İyi, hiçbir zevk almadım, demek ki sigara isteğim azalıyor.” Diye düşünür. Aslında tam tersi olur. Aklınızdan çıkarmayın: SİGARA HİÇBİR ZAMAN ZEVK DEĞİLDİR. Sigarayı zevk için içmiyordunuz. Tiryakiler sigarayı zevk için içseler de hiçbir zaman birden fazla sigara içmezlerdi.

Sigara içmenizin tek nedeni küçük canavarı beslemekti. Dört gün boyunca aç bıraktınız. O bir sigaranın veya nefesin onun için ne kadar değerli olduğunu düşünün! Siz fark etmezsiniz ama bilinçaltınız yeni gelen nikotini hemen kaydeder ve o ana kadarki bütün çabanız boşa çıkar. İçinizden bir ses: “Her türlü mantığa karşın sigara çok güzel bir şeydir. Bir tane daha iç. Diye fısıldamaya başlar.

Bir tek nefes çekmenin iki zararlı etkisi vardır:

1. Bedeninizdeki küçük canavarı yaşatmaya devam eder.
2. Daha da kötüsü beyninizdeki büyük canavarı yaşatmaya devam eder ve ilk nefes ikinciyi istetir.

Unutmayın: Tiryakilerin sigaraya başlamalarının nedeni tek bir sigaradır.




35
Benim İçin Daha mı Zor Olacak?


Bir tiryakinin bağımlılığından ne kadar kolay kurtulacağını belirleyen sonsuz etken vardır. Herkesin karakteri, işi, yaşam koşulları ve sigarayı bırakmak için seçtiği zaman farklıdır. Bazı mesleklerde daha zor olabilir, ama yanlış inançlar ortadan kalkınca bu fark kaybolur. Bunu kir kaç örnekle açıklamaya çalışayım.

Tıp mesleğinde çalışan kişiler için daha zor olduğu söylenir. Oysa sağlık açısından etkilerini daha iyi bildikleri ve bunlarla her gün karşılaştıkları için doktorların sigarayı bırakmaları daha kolaydır sanırız. Onları sigarayı bırakmaya zorlayan nedenler daha güçlüdür ama aşağıdaki nedenlerden dolayı bırakmaları daha kolay değildir:

1. Sağlık açısından risklerin sürekli bilincinde olmak korku yaratır. Bu korku sigara özlemini gidermemizi gerektiren durumlardan birini doğurur.
2. Doktorlar mesleklerinden dolayı büyük bir stres içindedirler ve genellikle sigarasızlığın yarattığı stresi iş yerlerinde gideremezler.
3. Bir de suçluluk duygusunun verdiği stres eklenir. Doktorlar insanlara iyi örnek olmak zorundadırlar. Bu baskı özveri duygusunu güçlendirir.

Doktor sigara özlemini ancak gerçekten hak ettiği ve günlük stresin geçici olarak yok olduğu aralarda giderebilir. Bu yüzden de sigara onun için çok değerlidir. Doktorlar ister istemez uzun süre sigarasız kalan ve ancak ara sıra sigara içen tiryakiler kategorisine girerler. Tiryaki “irade yönteminde” özveride bulunduğuna inandığı için kendini kötü hisseder. Ne verdiği aradan ne de içtiği çay yada kahveden zevk alır. Böylece özveride bulunduğuna inanmaya başlar ve belli çağrışımlardan dolayı her şeyin sorumlusunun sigara olduğunu düşünür. Şu aldatmacalardan kurtulup sigara içemediğiniz için üzülmekten vazgeçerseniz vücudunuz nikotin isterken bile siz büyük bir zevkle kahvenizi içebilirsiniz.

Bir başka zor durum da can sıkıntısıdır, özellikle de stresle bir araya geldiği zaman. Bunun tipik örneklerini şoförler ve küçük çocukları olan ev kadınları yaşarlar. İşleri stresli fakat monotondur. Sigarayı “irade yöntemi” ile bırakmaya çalışan bir ev kadını “yoksun kaldığı” şeyi anımsayacak çok zamanı olduğundan depresyona girer.

Doğru mantık kullanıldığında bu durumun da üstesinden gelinir. Sigarayı bıraktığınızı düşünmekten korkmayın. Sigarayı düşündüğünüzde o lanet canavardan kurtulduğunuz için mutlu olun. Olaya iyimserlikle bakarsanız sigarasızlık bir eğlenceye dönüşür.

Yaşları, cinsiyetleri, zeka dereceleri, meslekleri ne olursa olsun VERDİĞİM TALİMATLARIN HEPSİNE UYAN tiryakiler sigarayı bırakmayı hem kolay hem de eğlenceli bulacaklardır.




36
Başarısızlığın Ana Nedenleri


Sigarayı bırakma girişimleri genellikle iki nedenden dolayı başarısızlığa uğrar. Birincisi diğer tiryakilerin etkisidir. Zayıf bir anınızda veya başkalarıyla birlikteyken biri bir sigara yakar. Bu konuya daha önce ayrıntılı bir şekilde değindim. Tek bir sigara diye hiç bir şey olmadığını anımsayın. Zincirleri kırdığınız için sevinin. Tiryakilerin sizi kıskandığını aklınıza yerleştirin ve onlara acıyın. İnanın acınacak haldeler.

Başarısızlığın ikinci nedeni araya kötü bir gün girmesidir. Sigara içmeyenlerin de sigara içenler gibi iyi ve kötü günleri olduğunu unutmayın. Yaşam inişli çıkışlıdır ve her şey birbirine bağlıdır. “İrade yönteminde” tiryaki yaşadığı ilk kötü günde hemen sigarayı arar ve tabii o kötü gün daha da kötü olur. Sigara içmeyen bir kişi stres ve sıkıntıyla hem fiziksel hem de ruhsal açıdan daha rahat başa çıkabilir.

Sigarasızlığa alışma döneminde kötü bir gün yaşamaktan korkmayın. Eskiden sigara içtiğiniz zaman da kötü günleriniz olduğunu (yoksa bırakmaya karar vermezdiniz) unutmayın. Sigara içemediğiniz için üzüleceğinize kendi kendinize şöyle deyin: “Evet, bu gün pek iyi bir gün değil, ama sigara da bir işe yaramayacak. Yarın daha iyi bir gün olur, şu anda hiç değilse bir artı puana sahibim. O iğrenç sigara alışkanlığından kurtuldum artık.”

Tiryakiler sigaranın kötü yanlarını görmezlikten gelirler. Hiçbir zaman sigara yüzünden öksürmezler, sürekli soğuk algınlığına yakalanırlar. Issız bir yerde arabanız bozulduğunda bir sigara yakarsınız. O sigara yüzünden mutlu mu neşeli mi olursunuz? Tabii ki hayır. Biri sigarayı bırakır bırakmaz yaşamda ters giden her şeyin suçunu sigarasızlığa yüklemeye başlar. Arabanız bozulduğunda: “Eskiden böyle durumlarda bir sigara yakardım.” Diye düşünürsünüz, fakat sigaranın hiçbir sorunu çözmediğini unutur, hayal ürünü bir destek arayarak kendinize eziyet çektirirsiniz. Kendinizi zor bir duruma düşürür, sigara içemediğiniz içi perişan olursunuz, içseniz durumunuz daha da kötü olur. Doğru bir karar aldığınızı biliyorsunuz; bu karardan kuşku duyarak ne diye hâlâ kendinize işkence çektiriyorsunuz?

Unutmayın olumlu düşünmek her zaman için çok önemlidir.


37
Sigaranın Yerine Kullanılanlar


Birçok kişi sigaranın yerine şeker, sakız, nane şekeri, içinde ot olan sigaralar, haplar kullanır. HİÇBİRİNİ KULLANMAYIN. Bu tür şeyler işinizi kolaylaştırmak yerine yalnızca güçleştirir. Canınız sigara istediğinde ve siz sigara yerine başka bir şey kullandığınızda sigara isteğinizin devam etmesine ve artmasına neden oluyorsunuz. Aslında “Sigara içmeliyim veya bu boşluğu başka bir şekilde doldurmalıyım” diyorsunuz. Bu bir şantajcıya yada inatçı bir çocuğa yenilmek gibidir. Canınız sigara istemeye devam eder ve işkence uzar. Ne olursa olsun kullandığınız şey sigaranın yerine geçmez, çünkü istediğiniz yemek değil nikotindir. Başka bir şey kullanmakla sigarayı düşünmeye devam etmiş oluyorsunuz. Aklınıza şunu yerleştirin:

1. Nikotinin alternatifi yoktur.
2. Nikotine muhtaç değilsiniz. Nikotin besin değil zehirdir. Nikotin özlemi duyduğunuzda yalnızca tiryakilerin bu duyguyu yaşadıklarını sigara içmeyenlerin böyle bir sorunu olmadığını anımsayın. Bu özlemi nikotinin neden olduğu başka bir dert, canavarın ölüm çığlığı olarak görün.
3. Unutmayın! Sigara özlemi yaratır, gidermez. Sigaraya ve sigaranın bir alternatifine muhtaç olmadığınızı ne kadar çabuk anlarsanız o kadar çabuk kurtulursunuz.

Nikotin içeren sakızların yada başka şeylerin yakınından bile geçmeyin. Bunların vücuttaki nikotin miktarını sabit tuttukları ve sizi nikotinsizliğin kötü etkilerinden korudukları için sigarasızlığa alışma dönemini dolaylaştırdıkları söylenir. Aslında aynı nedenlerden dolayı bırakmayı güçleştirirler. Sigara alışkanlığı sürekli sigara özlemi gidermektir. Nikotinin hiçbir yararı yoktur. Sigara içmenizin tek nedeni nikotinsizliğin yarattığı özlemi gidermektir. Bu özlem kaybolunca alışkanlık da yok olur. Zaten özlem o kadar hafiftir ki herhangi bir önlem almak gerekmez. Sigara içmenin asıl sorunu daha önce de söylediğim gibi kimyasal bağımlılık değil aklımızı karıştıran aldatmacalardır. Nikotin içeren sakızlar kimyasal bağımlılığın devam etmesine neden olurlar, kimyasal bağımlılık da psikolojik bağımlılığın uzamasına yol açar.

Sigarayı bırakmış birçok kişi nikotinli sakızlara bağımlıdır. Hâlâ sigara içen sakız bağımlıları da vardır. Sakızın tadının iğrenç olduğunu söyleyerek kendinizi aldatmayın. İlk sigaranızın tadını anımsayın.

Sigaranın diğer bütün alternatifleri nikotinli sakızlarla aynı etkiye sahiptir. “Sigara içemediğime göre boşluğu normal sakız yada şekerle dolduruyorum” düşüncesinden söz ediyorum. Sigarasızlığın yarattığı boşluk besinsizlikten doğan açlıktan ayırt edilmezse de biri birinin yerini tutmaz. Aslında canınızı sigara istetecek bir şey varsa o da kendinizi tıka basa sakızla ve nane şekeri ile doldurmaktır.

Sigara alternatiflerinin en kötü yanı asıl sorunun yani beynimize işlenmiş yanlış inançların devam etmesine neden olmalarıdır. Gripten kurtulduğunuzda bir alternatif arar mısınız? Tabii ki hayır. “Sigaranın yerini tutacak bir şey arıyorum” dediğinizde aslında “Bir özveride bulunuyorum” demiş oluyorsunuz. “İrade yönteminde” yaşanan depresyonlar tiryakinin özveride bulunduğuna inanmasından kaynaklanır. Tiryaki bir sorunun yerine başka bir sorun yaratmıştır. İnsanın kendisini şekerlerle tıka basa doldurması hiç hoş bir şey değildir. Yalnızca şişmanlayıp kendisini kötü hissetmesine arkasından da sigaraya tekrar başlamasına neden olur.

Hiçbir alternatife muhtaç olmadığınızı unutmayın. Sigara özlemi bu zehre karşı duyulan açlıktır ve kısa bir süre içinde yok olacaktır. Bu önündeki birkaç günü atlatmanıza yardımcı olur. Bedeninizi zehirden beyninizi esirlikten ve bağımlılıktan kurtarmaktan zevk alın. İştahınız artarak, daha çok yemek yemeye başlar ve önünüzdeki günlerde birkaç kilo alırsanız endişe etmeyin. Daha sonra değineceğim “uyanma zamanında” sigaranın gereksizliğini keşfettiğiniz an güveniniz artacak ve olumlu düşünce ile yemek alışkanlıkları dahil bütün sorunların üstesinden geleceğinizi göreceksiniz. Sakın yemek aralarında atıştırmayın. Yoksa şişmanlar ve mutsuz olursunuz. Ayrıca sigarayı kesin olarak ne zaman bıraktığınızı da bilemezsiniz. Sorundan kurtulmak yerine yerini değiştirmiş olursunuz.
ZaLiM Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
SigaRa Law sştu 11 31-12-2007 17:50
Ah.. Şu Sigara..!! BurcuUu_ Şiir Köşesi 6 15-11-2007 08:35
sigara öldürüyor babür Sağlık 1 29-06-2007 03:39
SiGaRa .... ahSenTi Sağlık 1 24-01-2007 17:53





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847