HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() ღYiğitseN UsLandır beniღ Kayıt: 26.04.2007
Mesajlar: 4.718 İtibar Gücü: 46 | Aşkın Eski, Kalın ve Tozlu Kütüğü.. ![]() Bana tarihi anlatma! Ben çoktan geçtim geçmişin bıraktığı izlerden Sahi sen kimdin ve ne zaman gelmiştin? Ömrüm… Kara kaplı bir defterin ilk sayfaları kadar tozlu, ucundan kan damlayan bir bıçağın körelmiş kısmı kadar işlevsiz… Her gece damarlarımdan akan kanı durdurabilmek uğruna, savaş veriyorum kendimle. Toplu iğne ucunda yaşanmış "hayat" kırıntılarından, dizlerimi kanatan aşk yenilgilerinden kaçabilmek uğruna, var gücümle çalışıyorum. Kelimeleri birer birer yaslıyorum adının kazındığı kalem uçlarına. Benden çok sana ait olan duygu sarhoşluklarını köreltiyorum uzadıkça cümleler, uzadıkça bu aşk. Ankara’nın daralan, genişleyen, sonra yeniden daralan sokaklarında adım adım seni kazıyorum düşüncelerime. Elimde, yakıldığı zamanı unutulmuş bir sigara, sanki her son nefeste bir ilk gibi çekiyorum seni içime. Durmadan…durmadan…dur(a)madan!!! Sınırlarımı zorlayarak gelmiştin ve yine sınırlarımı zorlayarak işte gidiyorsun sanal dünya(n)dan. Öznesini ve yüklemini sıkı sıkı tut bu aşkın demiştin bir defasında hatırlıyor musun? Bu yüzden her cümlemde bu aşkın bir eylemi, varlığınınsa bir zamiri oldu. Günler geçtikçe, cümleler kısalır sandıkça; hepsi uzamaya, bu aşksa kısalmaya başladı. Kalemim bu defa senin için köreliyor. Her aşk arkasında, kiminde ucu kırık, kiminde henüz işlenmemiş, kimindeyse gittikçe küçülen, çürümüş bir odun parçası bıraktı. Şimdi hepsi bir kenarda durmuş yüzüme yazıyorlar kayıp giden bir tarihin bütün cümlelerini. Kendi senaryolarımın şaşkınlığında, gerçek ve yalan arasında, ayıklamaya zorluyorlar ‘hangisiydi?’ sorusunun cevabını. Meğer sonradan dönmek ne zormuş aşkın eski, kalın ve tozlu kütüğüne. Meğer sonradan düşünmek tüm ayrıntılarıyla bir paylaşımı, ne kadar can-a kast bir halmiş! Gece sevişmelerini bedende kor gibi yaşamak, omuzlarındaki masajın rahatlığını duyumsamak, özlem zincirlerinin ruhta açtığı yarayı yeniden anımsamak, meğer ne kadar zormuş!! Yapay uzantılara hiç layık görmedim ben seni. Doğaldın. Doğal yazılmalıydın. O akşam elime ilk defa dokunup ‘merhaba’ dediğin zamana layık kalmalıydın. Öylesine içten, öylesine huzurlu ve öylesine… … Bana ‘beklemek nedir?’ anlatma! Ben çoktan anladım, beklemenin alfabenin ilk harfinden çok, son harfi olduğunu… … Mercan setlerini bilirsin. Denizlerin ciğeridir. Boyları bir santimetreden fazla değildir; ama yan yana geldiklerinde, adaların ve kıta sahillerinin etrafında kilometrelerce bir alanı kaplarlar.Biz seninle hiç yan yana gelemedik. Gelsek de yan yana durmayı beceremedik. Üzgünüm... Bu seçim benden çok sana ait. Bir zamanlar sen de benim rengimdin. Uzun ayrılık günlerinden sonra kısa bir buluşmayla griye dönen ruhumu, tek bir bakışla renklendirendin. Derin bakışlı derinliğim. Coğrafyamın gökyüzü renkli çocuğu… Anla diye değil; anlama diye yazıldı bu ucu körelmiş kalemden, kelimeleri parçalayarak yazılan yazılar! … Çok mu beklenmedik bir anda yakalandım siyah beyaz resimlerin ruhumda açtığı boşluğa, bilmiyorum ama; yine beklenmedik bir itirafla çekip gidiyorum kara sularından. Telaşlı ve ürkek bakışlarınla, titreyen yazılarıma gelip konuk olan bedeninle, yaralarıma yaramaz gözlerle bakan tuza sevdalı yüreğinle, ilk tutulduğum deniz sendin. Ve şimdi bana, yüz altmış karaktere sığdıramadığım ‘elveda’ sözcüğüyle, aşkından körelmiş deniz kokan bir kalemi, doyamadığım tenine mühürleyip çekip gitmek düşüyor hayatından. Biliyorum ki; o renk senin için tutku; benim içinse ayrılık demek ! !!! |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() Bu İşte Bi Yalnızlık Var Kayıt: 28.12.2006
Mesajlar: 1.571 İtibar Gücü: 31 | Bıkmadan usanmadan seni yaşatan oldum. Önüme dizdiğin kör uçurumlara inat ben sana yürüdüm ayaklarımda acılarına ezerek. Gövdesinden koparılmış kökleri koynuma alıp göğsümde kanattım kırık dökük çığlıklarımı. Gittiğin her günü geceyle kefenleyip sesi dudaklarımdan koparılmış çığlıklarımla harf harf seni çağırdım yüreğime.. Duymadın… Adını kaç kez satırlara kazıyıp olur olmadık sevdana susadım. Ama sessizliğime “ sesinle “ akmadın… Güneşin bile kıskandığı taze gülüşlerini kanayan yaralarıma merhem diye sürmeni diledim. Sarmadın. Ama sen sarmasan da ben gülüşlerini yaralarıma sarıp adını dudaklarıma mühürledim sevgili. |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() ღBad-ı sabahღ Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 4.537 İtibar Gücü: 72 | ![]() Yüce bir dağın eteğindeydik,biraz hayat yorgunu ama bir o kadar umutlu.. Güvercinler kanat çırpıyordu ben sağır sen dilsiz ellerimiz kör.. Ben sana yalvar yakar, durdur beni yoksa koşar adım çıkacağım şu dağa Çamur var ayaklarımda balçığı kilolarca, Görmüyor musun çoraplarım kan kırmızı ama içinde beyazları işledim.. Bağcıklarımı kendi ellerimle düğümledim... Daha bir adım atmadan kesildi nefesim, Sigara zararlı diyorlar ondan olsa gerek Ciğerimi delen bu zehir zemberek.. Gökyüzü inadına ağlıyordu ben konuyu değiştiriyordum Trenler kalkıyordu görüyordum ama payıma el sallamak kalıyordu Koca bir şehir yanıyordu bu yerde kapaklanmış da kim ben miyim Tekrar yüzüne bakmaya cesaret edebilir miyim O dağın zirvesi ne kadar da serin, değer değil mi attığın her adımına Öylesine muhtaçsın zirvesinde gürüldeyen buz gibi suyun Boşluğa akıp giden her damlasına.. Çin seddi germişler haberim yoktu kuşlar söyledi Heryer kapı heryer bataklık heryer duvarlarla çevrili.. Ben tökezleyip düşen her adımda,heryerde hançer çiçekleri.. |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() ღYiğitseN UsLandır beniღ Kayıt: 26.04.2007
Mesajlar: 4.718 İtibar Gücü: 46 | Gözlerimdeki hüzün damla damla akarken bu kente, gökyüzüm şimşek şimşek çakmakta ve bir yıldız daha kaymakta her şeyden habersiz. Gecenin mumu erirken an ve an, ben karanlığa kavuşurken sessiz sedasız, aramaktayım senin ihanet dolu bakışlarını her şeye inat… Yine… Yeniden…. Defalarca kanayarak..… Görüyor musun yar? Bir sandal açılmakta şimdi tek başına, içine koca umut parçalarımı doldurmuş gitmekte, Kaybolmakta bilinmezliğe… Kalbimin kırıkları kan kırmızı rengin içine gömülmekte çığlık çığlığa… Yollarına sermişim hepsini, gelirsen kanasın diye dört bir tarafın, Vazgeç diye gelmekten her tarafa dökmüşüm gümüş rengi cam parçalarını… Anla ve gelme… Gelme yanmasın canın.… Yanmasın canım daha fazla… Sen giderken usulca, Ellerinin kokusunu son kez çektim ciğerlerime sen farkında olmadan… İhanetinin acımtırak tadı yaktı boğazımı, tam o anda şeytanın kahkahalarını duydu kulaklarım, karanlığın en korkutucu zamanlarında… O anda anladım şeytanın egemenliğine girdiğini… O zaman anladım senin çoktan gittiğini… Anladığım anda kaçtım… Sana doğru koşarken kaçtım, senden kaçmaya başladım… Yollarına serdiğim kırıklara takıldı ayaklarım… Acım arttı, acım fazlalaştı… Kanayarak kaçtım… Gözlerimdeki hüzün damla damla akarken bu kente, kan kırmızıya boyandı tüm deniz… Bir sandal gitmeye başladı bilinmezliğe… Gecenin mumu erirken, yıldızlar düşmeye başladı bir bir sandalın üzerine… Cehennemin ateşi yakmaya başladı yüreğimi… Ben seni ararken, şeytan son kez baktı gökyüzüne… Fırtınanın ortasında kalakaldım bir başıma… Şeytanın nefesi batırdı umut dolu sandalı ve sen… Sen yine, yeniden dönmeye başladın karanlığıma… Dört bir yanım kanamaya başladı… İhanetinin acısı sardı her tarafımı… Her bir zerrem dolmuşken seninle… Ben seni bıraktım… Kendimi yollara attım… Yıldızlar serildi önüme… Yine de senden kaçtım… Kaçarken tekrar tekrar seni aradım… Gözlerimdeki hüzün damla damla akarken bu kente, gökyüzüm şimşek şimşek çakmakta ve bir yıldız daha kaymakta her şeyden habersiz. Gecenin mumu erirken an ve an, ben karanlığa kavuşurken sessiz sedasız, aramaktayım senin ihanet dolu bakışlarını her şeye inat… Yine… Yeniden…. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Hepiniz hoşça kalın! | Notheart | Paylaşmak İstedikleriniz | 9 | 08-09-2008 17:17 |
| Beyaz tozlu tehdide hapis cezası | Kr㣠| Son Dakika Haberleri | 0 | 24-09-2007 19:20 |
| /* Nickleri Kalın Göstermek */ | WingmaN | Hazır kodlar | 0 | 05-08-2007 07:08 |
| Mustafa Kemal Atatürk’ün Soy Kütüğü | chatlac_chucky | Türkiye Hakkında - Genel - | 1 | 20-01-2007 15:36 |
| Sevgiyle Kalın... | azerhan | E-mail Kutunuz | 6 | 15-06-2006 19:39 |