HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #21 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: ..:MaSaL::. Satırlarından geldim birkaç saat önce...Uzun zamandır okumadığım ve özlediğim satırlarından. Sessizliğin fazlasıyla konuşkandı. Beni bir zamanlar anladığına inandığım satırlarından geldim, yürekli sevginden...Okudum seni, hasretle ve sevgiyle. Ama ben senin, artık hiç yazışmayacağımızı bilen satırlarından geldim. Düşlerin nerede sevgili, düşlerini göremediğim satırlarından geldim. Korkuların ne zaman bitecek sevgili? Düşlerin ne zaman gün ışığına çıkacak? Ve sen nereye yerleştirdin sana verdiğim güzel sevgimi? Ört üstünü ne olur, üşümesin ve gösterme kimseye. Özenip, beğenip almaya kalkmasın. Bari sevgim sende kalsın. Çünkü ben senin, artık beni istemeyen satırlarından geldim. Beni aramayan, merak etmeyen ve özlemeyen satırlarından. Gülüşlerim sende kaldı demiştim, doğruymuş. Seni okurken birden gülmeye başladım. Tekrardan yanıma almak istedim, size ihtiyacım var dedim, gelmediler. Ve ben senin, gülüşlerimi alıkoyan satırlarından geldim. Görüyorsun işte, sadece ben sevmemişim seni. Bana ait her bir güzellik seni seçti, senin yanında kaldı. Bana sadece ben kaldım gibi. Artık biliyorum, belki de seni kimsenin çözmesini ve tanımasını istemedin diye, o kapalı kutu gibi kapattığın yüreğini kimse anlamasın diye bıraktın beni. Sen aşk adamısın, sen her mevsim aşık olmalısın, bu yüzden, daha fazla yakınlaşmak adına korktun. Birine tekrardan yakın olmaktan..Bu yüzden bana bir ayrılık hediye ettin, beni bana bıraktın, sen sana kaldın. Ben senin, sana kalan satırlarından geldim sevgili. Sadece sana ait olan satırlarından... Biliyor musun, hiçbir zaman çözmeye çalışmamıştım seni. Konuşmalarının arasına sıkıştırdığın cümleleri aldım sadece senden. Her konuşmamızda "benden yana hiçbir zaman kuşkun ve korkun olmasın" diye başlayan cümlelerini aldım. Korkuyorum derdim ama sen sürekli sana inanmamı ve güvenmemi isterdin ve biz oturup saatlerce konuşurduk özlemlerimiz üzerine. Oturup saatlerce konuşur ve gülerdik. Gülerken yüreğim kayardı sana doğru ama sende beni yalnız bırakmaz, bana yüreğini açar, bu küçük sevgi oyunlarına benimle beraber katılırdın. Ve bu sevda sözlerin beni öyle çok etkilerdi ki, her telefonu kapatışımızda sana doyamadan sesinden uzaklaşırdım. Sen görmezdin, ben yanardım. Sen görmezdin, ben hep yanardım. Her konuşmamızın bitişinde, ben yüzünü çizmeye çalışır, kilometreler ötesine taşırdım. Belki de sen başından beri biliyordun sevgili, kısa bir zaman sonra çekip gideceğini. Benden sana inanmamı istiyordun ama biliyordun. Herkes biliyordu. Arkadaşlar, dostlar, hayallerim, umutlarım...Bir ben bilmiyordum. Dile kolaydı, insanlara kolaydı, sana kolaydı, bir bana kolay değildi sevgili. Ben senin, bütün bunları bilen ama unutan satırlarından geldim. Beni her gün biraz daha geleceğimize hazırlayan ama o gelecekten sinsice uzaklaşan satırlarından. Böylesi bir bitiş yakışmamıştı bize, sana...İşte bu yüzden ben senin, bu bitişe yakışmayan veda satırlarından geldim sevgili. Artık o kadar çok yoksun ki, ben de ne kadar varolduğunu karıştırıyorum bazen. Yokluğun varlığını geçti. Benim varlığım ise tarihi eskimiş şiirlerde kaldı nedense. Basit birer sözler değildi onlar. Sakın öyle düşünme. Senin gördüklerinden de fazla, benim gördüğüm; heyecanlar, kalp atışları, kavuşmaların şehveti, birikmiş hasretler ve aşk vardı tabi ki. Bu yüzdendir ki asla yırtıp atmaya kıyamadım, seni içimden çıkarmaya kıyamadığım gibi. Ben senin, beni içinden çıkarmaya kıydığın satırlarından geldim... Yalancı bir bahardayız. Bense bu yalancı baharda, yalancı gülüşler dağıtıyorum etrafa ve gariptir hiç umut kalmadığı halde gelme ihtimalini hesaplıyorum, kağıt kaleme gerek duymadan. Gözlerimi kapatınca kurduğum hayaller rotasını şaşırdı zaten sevgili. Olur olmadık zamanlarda, olur olmadık bir şekilde karşıma çıkıp, geldim diyebilme ihtimalini düşünüyorum. Sakın ha! Bu, okullardaki havuz problemlerine benzemez. Ben senin, bir nehir gibi bana akabilme olasılığına düştüm. Bir aşkın bitişi, bir nehrin kuruyuşuna benzermiş. Ben senin, o nehri kuruttuğun satırlarından geldim sevgili... Aklıma düşüyor deli dolu, sevgi dolu mesajlaşmalarımız. "Tatlısın yine yüreği aşk kokan ama aşktan korkan altın çocuk..." O çocuk şu an nerede bilmiyorum ama artık aşktan daha fazla korkuyor. İnancını ve güvenini yitirdi, bana her zaman güven diyen bir çocugun, uzayın boşluğunda kaybolan sesinde. Oysa ki sürekli, benim çekip gitmemden korkardın, "içimdesin, kimse alamaz sen gitmedikçe" dediğinde bile biliyordun aslında hiçbir yere gitmeyeceğimi. Gitmedim...gitmeyecektim...gitmeyi hiç düşünmedim. Peki bana gitme diyen çocuk nerede? Hani kimse alamazdı beni senden ben gitmedikçe? Tüm sorular, tüm mesajlar ve tüm resimler bir film karesinden çıkmışçasına donuk ve anlamsız. Film bitti ve dağıldı oyuncular. Yönetmen karlı bir iş yapmanın sevincinde, seyirciler finalin hüznünde, baş roldeki sen ünlü bir oyuncusun artık...Ve ben senin dillendirdiğin bütün replikleri unutan satırlarından geldim sevgili. Söylediğin bütün replikleri unutan satırlarından... Gözlerinden biraz hüzün içmeme izin verir misin? Bitmiş olsa bile aşkın, geceleri maskesini çıkartıp da yatan bir ben kalsam da yalnızlığımda, bana biraz umut ve anlayış verir misin? Kendim için bir şey istiyorsam namerdim ama içimdeki çocukluğu güldürmek için bana rengarenk balonlar alır mısın? Ağladığım ve korkularımı yenemediğim zamanlar oluyor bazen. Sesimi uzaklardan da olsa duyup gelerek, bana biraz sabır ve gülüş verir misin sevgili? Ben senin, bu sorulara cevap vermeyen satırlarından geldim. İçindeki beni bir kurşun hızı kadar çabuk unutan satırlarından. Hayatın acılarıyla ve sorunlarıyla uğraşıyorum her gün. Ve her sabah, bugünü de atlatabilecek miyim düşüncesiyle geçiyor vapur saatleri. Yorulduğumu ve bittiğimi hissettiğim, tökezleyip tam yere düşeceğimi fark ettiğim anlarda, gözlerimi kapatıp, beni bir yabancı gibi ortada bırakışını aklıma getiriyor, yüreğimdeki sahipsiz sevginden, inanamayacağın bir şekilde güç alıyorum. Yine de, benden ayrı olsan da, hala yaşadığını ve uzaklarda da olsa, bir yerlerde nefes aldığını bilmek; küçük şeylerden mutlu olan Polyanna misali ısıtıyor içimi. Yokluğunda varlığın gibi sevgili. Hiç fark yok. Ve ben yokluğunu da varlığını sevdiğim gibi seviyorum. Çünkü ben sevgime kırgınlığımı bulaştırmadım sevgili, söylemedim ona beni ne kadar üzdüğünü. Bu yüzden, cinsiyeti ve şehri belli olmayan bir sevgi taşıyorum içimde. Ve ben senin, artık bu sevgide bir sorumluluğun olmayan satırlarından geldim sevgili. Yalnız olduğumu düşünme sakın...Hiç olmadığım kadar kalabalığım belki. Beni gerçekten sevildiğime inandıran hayat ve şiir dostlarım, daha gidecek çok yolum, söylenmiş ve söylenmeyi bekleyen şarkılarım, hınzırca gülümseyen yavru kurt sessizliğim, henüz içinde dans edemesem de deli yağmurlarım, nasıl çoğaldığını hiçbir zaman anlayamadığım sabrım ve gücüm ve ne istediğini bilen düşlerim var... Verdiğin sözleri tutamadığın için üzülme sakın, hayat herkesi farklı şekilde büyütüyor ve ben hayatın bir şiir olmadığını biliyorum sevgili, mutluluğun sallandığımız bir salıncak olmadığını bildiğim kadar...Bu yüzden benim sevdam da bir şiir değildi. Ve ben senin, bu sevdanın bir şiir olduğunu düşünen satırlarından geldim sevgili, sevdayı bir şiir gibi yaşayan satırlarından... Artık gidiyorum desem de, nereye gidebileceğimi ben de bilmiyorum ya da bildiklerimi senden gizlemeyi tercih ediyorum. Senden uzaklaştıkça sana daha da yakın olduğumu hissetmem, gidebilecek hiçbir şehir ve yön bırakmıyor bana. Bir uçağın sesini duyuyorum, çok yakınlarımdan geçiyor. Üç dört saat sonra, senin yaşadığın şehrin içinden de geçebilir belki. Sen de aynı sesi duyar mısın acaba? Bir tek beni duymuyorsun, beni işitmiyorsun gibi. İşte bu yüzden, ben senin, artık beni duymayan satırlarından geldim sevgili. Beni artık hiç duymayan satırlarından... Biliyor musun, ben sana kavuşmayı değil, sana kavuşmayı düşlemeyi sevdim...Bu yüzden de ben senin bu düşleri kanattığın satırlarından geldim sevgili, bu düşleri delik deşik yaptığın satırlarından... Gülüşlerinle alkışla beni, yeter...Çünkü seni sevdiğimi bilen ve bilecek olan satırlarından geldim...Şimdi de seni, dahası bizi, o satırlarda bırakarak gidiyorum... Ama sen ne olur, ne olur gülüşlerinle alkışla beni... Seni yürekten sevmiş olduğumu bilen satırlarından geldim... |
| | |
| | #22 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: ..:MaSaL::. YÜREĞİMİN GERÇEK SAHİBİNE… SENİ SENİNLE YAŞAMAK VARKEN SENSİZLİĞİN ERTESİNDEYİM… ÇARESİZLİĞİME ANLATTIM SENİ BİRAZ MAHÇUP GÖZLERLE,BİRAZ YANLIZLIĞIMI KATARAK SEVGİME,VE BİRAZDA SANA OLAN KIRGINLIĞIMI KATIK EDEREK ANLATTIM SENİ…. BELKİ YAŞANANLARIN İZLERİ VAR HALA YÜREĞİMDE ,BELKİDE YAŞAYAMADIKLARIMIN BURUKLUĞU…. HER NE OLURSA OLSUN BİYERLERDE VARSIN BİLİYORUM VE HİSSEDİYORUM… ŞİMDİ HAYALLERİMİN PEŞİNDEYİM İNAN… KURTARMAK BELKİDE YAŞATMAK İSTİYORUM HAYLLERİMİ(HAYALLERİMİZİ) HER SEVDALININ HAYALİDİR…. YAŞAMAK BERABER VE YAŞLANMAK AYNI EVDE AYNI HAVAYI SOLUYARAK, DÜŞÜNÜYORUM DA NE GÜZEL HAYALLERİMİZ VARDI; SENİN EN ÇOK SEVDİĞİN ARKADAŞININ ADINI TAŞIMALIYDI OĞLUMUZUN ADI… VE ASLA VAZGEÇMEKTE YOKTU HAYALLERİMİZDE, HAYAL BUYA İŞTE YAŞAMAK VARDI SONSUZA KADAR BERABER OYSA Kİ BİZ SONSUZA KADAR DEĞİL BİR SONRAKİ GÜNÜ YAŞAMAKTAN BİLE ACİZDİK,,, YİNE HAYAT BUYA BİR YERLERDE KARŞILAŞTIRIP DURUYOR BİZİ… HER NE KADAR KAÇMAK İSTESEMDE BEN KAÇAMIYORUM,HER SESİNİ DUYDUĞUMDA ADINI OKUDUĞUMDA,BİR ŞİİRİN KÜÇÜK BİR MISRASINDA VEYE NEFRET ETTİĞİM BİR ŞARKININ HER HANGİ BİR NOTASINDA SANA VAR OLAN BİRŞEYLER DUYMAK VEYA YAŞAMAK… İŞTE VAZGEÇİLMİYOR BE GÜLÜM… SENİ YÜREĞİMİN BİR YERLERİNDE YAŞATTIĞIMI BİL.SEVGİME SAHİP ÇIKAMADIN AMA NE OLUR SEVİLDİĞİNİ BİL OLURMU? 13/11/05 |
| | |
| | #23 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: ..:MaSaL::. Bu dinlediğim son şarkı bizim üstümüze söylenmiş. Kilit vurdum kalbime, umutlarıma. Ne bundan böyle sevdaya dair bir şeyler beklenebilir yüreğimden ne de nefret edebilirim birinden. Ben hamal değilim ki; hep kahrını taşıyım ömrün; Alın atık üzerimden hayata dair ne varsa. Alın sevdaya dair acıları, paylaşın aranızda... Sen sanıyorsun ki, kolay geliyor gidişin bana.. Arkanı döndüğün ilk andan gözlerim gülecek mi yeniden sanıyorsun? Söylesene! Sen ne sanıyorsun aşkı, sevgiyi, söylesene! Kolay olan, kaçmaksa, yalansa, vazgeçişse; ben zor olanı seçiyorum ve Seni Hala Seviyorum. Sen öyle san, farzet ki her şey çok kolay... Gittiğini sandığın sen, giderken bende kalanlarını, yani seni, yani aşkı, yani bizi alamayacaksın benden.... Geri vermeyeceğim onları, benim onlar, bana ait. Biliyor musun, acı olan asla gidişin değil.. Belki bir gün sevmeyi öğrendiğin de yanında ben olmayacağım.. Bir sabah gözlerini yeni doğan güne açtığında başkası olacak yatağında.. Benim içinse sadece "sen" var olacak baktığım her yerde... Ve işte ilk defa o gün sebepsiz ağlayacağım, o gün yağan yağmur gizlemeyecek gözyaşlarımı. Kim bilir belki de aynadaki hayalin ilk kez asacak suratını bana ve o sabah sensiz ve üşümüş uyanacağım! Her şeyin bir bedeli var biliyorum ve bende bu bedeli ödüyorum. Ödediğim bedel sensizlik, yalnızlık, aşksızlık Oysa yüreğim her şeye rağmen mutlu olmanı diliyor.... Seni bulduğum yerden başlıyorum yürümeye.. Seni düşünüyor ve gecenin ayazında üşüyorum.. Veda bile etmeden gidişin geliyor aklıma, sadece susuyorum.. |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| masal dünyası | GiRL_Léé | Fotoğrafçılık ve Resimler | 7 | 23-11-2007 13:28 |
| Masal Gibi... | ^^DoLCe^^ | Fotoğrafçılık ve Resimler | 16 | 02-03-2007 22:37 |
| maSaL Bu ya! | __ n i L i m __ | Paylaşmak İstedikleriniz | 11 | 10-02-2007 16:43 |
| ~ bi maSaL ~ | sinemis | Paylaşmak İstedikleriniz | 2 | 28-08-2006 15:34 |
| Masal | WhirLpooL | Paylaşmak İstedikleriniz | 0 | 18-08-2006 22:03 |