HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Hayatımda sevdamdın, tutunamayandın ![]() Hep uzaklara gönderdim duygu yüklü satırlarımı. İlmik ilmik işledim. Gözlerimden akan damlalar kah ıslattı kağıdı, kah kalemin ucu köreldi, mürekkepi kurudu, ben yazdım, yazdım... Uzağı yakın edeyim istemedin ama yakındayken hiç vazgeçemedin. Bir an çelişki bir an kendindin. Karar veremedin sevdiğine. İnanmak zor geldi, reddettin, yalnızlığı eş seçtin. ‘Yalnızlığı seviyorum’ diyen sesin aklımda. Yalnız değilsin ki sen? Kalabalıklar içinde hep karmaşık, tutunamayan. Farklı tenlerde soluklandın. Sessizce kabul ediyordun. Kabul edemediğin her soluklandığın ten de neden beni aradığın. Ruhunu kemiren, seni yiyip bitiren bir virüstüm. Biteviye koşturuyor, koşturdukça pes etmiyor, pes etmeyen halin durulmuyor, durulmadıkça tutunamıyor, tutunamadıkça daha çok yol alıyordun. Her defasında bir gölgeydim ben. Sen uzak kaldıkça gölgem büyüyor kocaman oluyor, devleşiyordum. Kendine kabul ettiremediğin duygu kıskacında hep gidip geldin. Hayatına girenleri bir bir tüketiyor bir beni yok edemiyordun. Farkında olmadığın her tükenişin ardından ben daha çok büyüyor ve çoğalıyordum. Arayışların yorgun bıraksa da seni dur durak bilmiyordun. Kendini tüketmek için gelmiştin dünyaya. Beni tükettiğini düşünürken her defasında tersiydi olan. Kök salamadığını düşünürken farkında olmadan kökleniyordun. Görünmeyen dallarını bedeninin içinde saklı tutsan da sezgisel hissediyordum. Dallardan yapraklar büyüdükçe çoğalıyor, çoğalan yapraklar seni görünmez kılıyordu. Kök salmaktan korkan sen usaremle susku içinde kökleniyor, ‘sevda değil’ diye haykıran sesin, kendine korku veriyordu, duymak istemiyordun. Hayatımda sevdamdın, tutunamayandın.. |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Biz aşka tutunmak için akşamı beklerdik... İhanetse o caddede beklerdi. Bir mutlu bir mutsuz, bir zengin bir fakir, bir kederli bir umarsız yapardı bizi o sokak. İçimize hep değişik bir hal katar, öyle alırdı içine bizi o cadde... Sıra caddeye, sıra caddenin bize ihanet aşılamasına gelirdi sonra... Benim içim kanardı, sense kanardın o caddeye, kanardın sana yüklemek istediği defetme duygusuna, aşağılardın beni, bir başkasına dönerdi duyguların... İhanet hep o cadde bulurdu bizi... Bizi hep o caddede sordular sonra... Aşka tutunmak için akşamı beklerdim. Bu kent, boşluğa sarılan aşıklarla doluydu... Ama bir boşluğa benzemiyordu senin yokluğun... Üzerime biniyordu bu derin açlık hali... Seni soruyorlardı... Bir tek haritadan biliyordum yakınımda olduğunu... Buralarda, diye söylenip yürüyordum hızla... Bu kentte kim hızla yürürse, o aşk beslediği birine gidiyordur...Oysa ben hızla yürüdükçe, aşktan kaçıyordum aslında... Aşk beni bulur, yok sayar, çürütür diye korkuyordum... Bizi o caddede sordular hep... Yanıtı haritadandı, yakındın... O caddede alıştılar yalnızlığımıza... Kimse dokunamadı yaralarıma... Kimseye anlatmadım, kimseyle konuşmadım aylarca. İnsan konuşmadan da yaşarmış meğer... Sevgili sana dokunamadan da yaşarmış... Hayat dediğin gözlerini o caddeye dikip, ta boynunda bir ıslaklık hissetmekse eğer... Alıştılar yalnızlığıma... Bu kentte yalnızlar yargılanır hep... Beni o caddede yalnızken yargıladılar... Bir gün o caddede bulamadılar bizi... Hayat, içinden çıkılmaz bir hal alıyordu git gide... Beni ipe çekenler incinmesin diye, seni de saklayıp içime, gidiyordum bu kentten... Çünkü bu kent durmadan alevler içinde kıvranıyordu. Başka bir kenti yakmalıydım artık. Yalnızlığımı, yaralarımı kimsenin bilmediği bir kasabaya doğru yola çıktım. Nereye gidersem gideyim, hep o caddeyi taşımışım içimde... Nerede olursam olayım, aslında beni aşağılayıp, bir başka adamın yanına gittiğin duvarın üzerinde oturmuşum... Zaman neyi işaret ederse etsin, aslında o akşamüstünde durmuş hayat... Dün o caddede hatırladık birbirimizi... Yıllar geçti aradan... Üzerini toprakla doldurduğum sancılarım diniyordu günden güne... Aşkı bir kıyıya atıp, herkesin kaygısında buluştum... İşimi, evimi, insanlığı, kainatı düşlüyordum artık... Onlar için yaşıyordum, uğraşıyordum. Beynime aşka yer bırakmayacak kadar yabancı doldurdum. Kimdiler, neden benimleydiler, ne istediler hatırlamıyorum. İçimdeki alevi tükettim... Tam da o an karşıma çıktın, yine o caddede... Ben değil, sönmeye yakın yaralarım, bitmeye hazır acılarım sana dokunuyorlardı... Ne kadar özlemişim... Ne kadar istemişim... Nasıl dayanmışım bu yangına... Dönmüşsün işte... Hem de bana... Hem de bu kentin en yalnız adamına... En çok yargılanan adamına... Bizi o caddede kurşunladılar sevgili... Bu kent beni yalnız tanıdı hep... Bana dönmeni, beni bu nefessizlikten kurtarmanı hazmedemediler. Bizi beklediler, namluyu aşka uzattılar bu kez... Namluyu ateşlediler. Bizi o caddede kurşunladılar sevgili... aLıntı... |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 1.931 İtibar Gücü: 20 | çoq güsel harikasın... |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | teşekkürLer sende ÖyLesin.. |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() ღYiğitseN UsLandır beniღ Kayıt: 26.04.2007
Mesajlar: 4.718 İtibar Gücü: 46 | Yüreğimin Kanadını Kırasım Geldi Ah! Benim hercai yüreğim.. Vazgeç bu sevdadan. Kaç kere umut sofrasına oturup, her seferinde boynunu bükerek sessizce aç kalktın? Uslanmadın mı! Sen ne zaman bu konuda hayal kursan gerçekler o hızla kaçtı senden. Umutsuz yaşamak nedir hala öğrenemedin! Ne kaldı ki, hayal ediyorsun? Dokunduğun yürek artık çok değişti kabul et. Gri ve ışıklı bir gecenin pencerene dolmasına izin verseydin aylar önce, görecektin aşkın seni nasıl da yaktığını.Güçlüyüm deme! Gücün bitti artık. O, artık çok uzaklarda aşk şarkıları söylüyor ellere.Başka başka tenlere dokundukça gökkuşağı açtırıyor yüreklerde.Yedi mevsimin solgun tüm çiçekleri bizim yanı başımıza çöreklendi anla artık! Gitmeliyiz. Her çalan telefonda büyüyüp - küçülme dayanamıyorum! Yok etmeyi bilmek gerek kendine gel: Öleceğim.Uyurken bile hızla çarpan hallerinden usandım artık.Kopup gidecekmişsin gibi geliyor benden. Gözlerimle belirsiz bir biçimde bir araya gelişlerin de canımı sıkıyor. Olur olmadık zamanlarda ağıtlar yakmak hiç hoş değil. Müzik bile dinleyemez oldum sayende; tansiyonumu yükseltecek kadar gümbürdeyip dengemi bozuyorsun. Kişisel denklerimi dahi alt üst ettin..Gecenin kör vaktinde, yangınını gevezelikle geçiştirmek için tüm enerjimi harcıyorum.Ne zoruma! Tozu yerinden oynatmak başımıza bela açacak.Bizim aşk kalemiz yıkıldı.Kapat bu sayfayı; kanadını kırasım geliyor! |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sensizlik Devrim Olacaktı Hayatımda | zuzu | Paylaşmak İstedikleriniz | 8 | 27-02-2007 21:51 |