HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | şişe şişe kaN tükeTTim, sayFa sayFa siteMLerde Acıyan yanımı tut, Sen değirince elini geçiveriyor yangınlar... Acı-yan-ımı tut. Dokun bana... Yarama tuz serpecek olan da elin, uzat; dokun bana. Muhtaçlığı bir senin kudretinde sevdim, gölgende uyudum, her şeyi duydum... Kucağında mı hâlâ ilk gece bıraktığım gölgem? Hani o geceden önce sabah, uzanmıştım kucagina. Bana o sevdiğim ninniyi söylemiştin. Off, sesini özledim. Ses tellerinin havayla buluşmasını özledim. Konuş, muhtaçlığıma su serp! Acıyan yanımda kalsın ellerin. Hah, öyle dokunmuşluk izleri bırak tenimde. Ruhumdan zaten hiç eksilmedi ki suretin ! "İhtiyacım var sana,milyon kere!" cümlesi "Aşığım sana, topraklarımın sonsuzluğu kadar!" cümlesine eş oldu. Kulağına şöyle-böyle, çekingenlikle fısıldadığım cümleyi hatırladın mı? Hani daha önce kimsenin işitmesine tahammül edemeyeceğim, ama ilk çekingenlikten sonra sana binlercesini, en güzellerini kurarak tekrarladığım sözcüklerim? Nefesin kesilmişti hani, korkmuştum kalbin duracak diye. O kadar hızlı atıyordu ki! Kesilmiş nefesinin ritmi hâlâ kulağımın ucunda... Nefesini özledim Seni sen yapan, her seferinde beni sana yaklaştıran diyafram hareketlerini... Gel buraya! Yanımda nefes al! Sonra, daha da yaklaş! Nefesini ciğerlerime doldururum belki... Acıyan yanıma üfle ellerinle. Ellerin merhemimdir, sür; nefesinse yegâne ilacım. Sabahtan kalma sarhoşlukla gecelere vurduğumuz delilikleri hatırladın mı? Hani, sabah canımız hiçbir şey istemezdi. Ama, biz inatla birbirimizi isterdik. Sabaha aldırmamışlık lar yapardık,gecenin devamı başka bir gece gibi olurdu gündüz. Zaten umrumuzda olmazdı güneşin günle oynaşmaları. Bizim için mühim olan,can larımızın kaynaşmasıydı! Acıyan yanıma dokun. Yaklaş bana, korkma Yaralarıma merhem olursun ancak, kanatacak yer kalmadı ki! Şişe şişe kan tükettim, sayfa sayfa sitemlerde. Çoğalmadan azaldım. Tükendikçe büyüdüm... Acıyan yanımı bırak şimdi. Bana dokunmayı da...Suretine yüz sürmek istiyorum yalnızca. Gölgene sığındığım günlerdeki gibi yüzünü yüzüme daya... "Son damlana kadar bitireceğim seni." dediğim gecedeki gibi yüzümden başla, bitir beni! Parça parça dokunma bana, kanarım... Gölgene sığdır beni; yuvamı ver,sığınayım. Karanlığınla koru beni karanlıklardan yine... Hah, şimdi bitirme vaktin beni... Her gün yaptığın gibi, bitir beni, son damlam yine kalsın, üzerine dökülmem için. Kapat ışığı! Acıyan yanıma tuz basmakla başla... aLInTI _________________ |
| | |
| !NC!PéR!S! için teşekkür edenler 5 kişi. | CaRmAsHıCh (30-05-2007), modestus (30-05-2007), |
| | #2 (permalink) |
![]() Hąγąt Gúz£Ldi® Kayıt: 07.02.2007 Yaş: 21
Mesajlar: 5.375 İtibar Gücü: 35 | yaşıyorum Bak yağmurlar düştü İstanbul'a Gönlüm bir buruk sancılarım şimdi daha fazla Gökyüzü siyah örtüsünü çekmiş üstüne Güneşini saklamış karanlık kapkaranlık her taraf Çarpıntılarım ayyuka çıktı yağmur namelerinde Bulutlar bir biriyle kavgada Tüm heybetleriyle gürlüyor Sen yoksun bir başınayım Sıgaram çayım masamın başında İstanbul'a yağmur düştü haberin var mı Tatlı nameleri var hayaller üretiyor Bardaktan boşalırcasına Sacaklardan kaldırımlara düşüyor yağmurlar Küçük çocuklar görüyorum Islanmamak için çatı altlarında Yanlızlığım dimdik ayakta sanki nöbette Gözlerim seni arıyor İstanbul'da yağmurda Bomboş sokaklarda Mutluluğun sırrı sevinç yanlızlığınki hüzün Varoşlarda bir telaş var tüttürmek için bacaları Varsın odam soğuk olsun yanmasın bir şey Hasretin yakıyor beni ısıtmıyor İstanbul'da yağmur yağıyor şimdi Ne haldeyim haberin var mı? güzel paylaşımdı yüreğine sağlık canım |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() Bu kız Kalıcı :P Kayıt: 27.10.2006
Mesajlar: 5.829 İtibar Gücü: 56 | Bakışlarım öyle boş ki, artık hissetmiyorum hiçbir şeyi... Sanki tüm duygularım, gözlerimdeki tüm ışık yok olmuş ve bir daha hiç çıkarılamayacak kadar derinlere gömülmüş gibi. Nerede hata yaptım bilmiyorum. Zaten kurumuş olan hangi dala nasıl da bastım? Daha önce beni mutlu ettiğini düşündüğüm her şey yok oldu sanki. Neydiler ya da kimdiler bilmiyorum ama artık yoklar... Ümitlenme her telefon çalışında Koşma kapılara her adım sesinde Senin sandığın yıldız artık yok yerinde Kabul et kalbim, kabul et kalbim Ah kalbim biz ayrıldık "Aşk"... Tarifini bile yapamazken öyle olabildiğimizi ya da olabileceğimizi iddia ediyoruz, ne garip değil mi? Kocaman bir soru işaretinden ibaret olan hayatımızı bu ne idüğü belirsiz şeyin ardından koşmakla geçiriyoruz hep. Yakalayınca ne oluyor peki? Bir anlık bir huzura kavuşuyoruz ve yine bir anda o huzuru kaybediyoruz... Kovalamaca; o basit ve bizi hayatın ne kadar kötü yanı olursa olsun yinede yaşamaya değer olduğunu düşündüren yakalamaca oyunu en baştan ve yine yeniden başlıyor... İçimde bir şeyler kopuyor, paramparça oluyorum. Aynı parçalar yeniden kopup bir daha parçalanıyor, sonu yokmuş gibi, garip bir yap-boz oyunu bu... Gitti giden dönmeyecek, Kabul et kalbim Asla seni sevmeyecek, Hayat ne zalim... Bağırmak istiyorum, haykırmak istiyorum ama kelimeler boğazıma düğümleniyor ve susuyorum... Susup sabrediyorum ve üstelik korkum daha da büyüyor... Aslında ummadığım bir yerde, ummadığım bir anda patlamaktan korkuyorum... Düşünüyorum da; sayılarını hatırlamadığım kadar çok olan "keşke"lerime bir yenisini daha eklemekten ve geri dönüşü olmayan bir yola girmekten korkuyorum aslında... O yanmadı senin kadar Feryat etsen neye yarar Ya sen dur sonsuza kadar ya kabul et... Kabul et kalbim, kabul et kalbim... Ah kalbim biz ayrıldık... Diğer yandan da; hayat kısa, bağır çağır, boşalt içini diyorum kendi kendime. Sonra da bu kısacık hayatı daha da çekilmez hale getirebileceğimi düşünüyorum. Çelişkiye düşüp yine susuyorum. Kendi içime haykırmaya devam ediyorum kimsenin duymadığından emin bir halde. Gözyaşlarımı içime akıtıyorum ve biliyorum ki kimse görmüyor, göremiyor... Ve "Sessiz Çığlığıma" ses vereceğin "o" günü bekliyorum... |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() ^_SiVri diLLErin aLAyı keSiLir anLa..!_^ Kayıt: 04.12.2006
Mesajlar: 2.063 İtibar Gücü: 20 | Acıyan yanıma dokun. Yaklaş bana, korkma Yaralarıma merhem olursun ancak, kanatacak yer kalmadı ki! Şişe şişe kan tükettim, sayfa sayfa sitemlerde. Çoğalmadan azaldım. Tükendikçe büyüdüm... Acıyan yanımı bırak şimdi. Bana dokunmayı da...Suretine yüz sürmek istiyorum yalnızca. Çok GüSelDİ ELlerinizE SağLık Ark.DaşLar |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | Gidiyorum, kaç gitme kararı alışımdan sonra.. kaç kere gitmek için koyuldum yola. Yol hep döndü yeniden sana, sanki bir çemberin üstüne kurulmuş gibi. Başlangıç nasıl sendeyse sonda hep sendeydi. Son hep sendin. Başlangıcım olmanı istemiştim, son sen olmamalıydın. Eğer sen son isen tükenirdim, tükenmek istemiyordum. Tüketmek değildi amacım. Başlangıcı sende olan sevgimin sonu senden ırak olmalıydı. Ben sende yaşadığım her şeyi sende bırakıp koyulmalıydım yola, ben sendeki beni alıp çıkmalıydım ışığın rehberliğindeki yoluma. Sen kaçışlarımın değil yaşanmışlığımızın meyvesi olmalıydın, şeftali gibi. şefkate dayalı,bir şef önderliğinde. Ben sevmenin değil şefkatin varolduğu ilişkilere dayamıştım sırtımı. Başımın göğse dayandığı, saçlarımın okşandığı, uyumaya başladığımda tokalarımın çıkarıldığı şefkate yönelik paylaşımı yaşamaya alışmıştım. Sevmenin acısı altında yaşamaktansa şefkatin kollarında huzuru bulmanın fanatiğiydim. kolaydı bu tür ilişkiler, kolaydı sevişirken beyinsel değil bedensel doygunluğa ulaşmak. Sonra, işte kaç yoldan sonra sen çıktın karşıma... Biri çıktı “sev” dedi, sonuna ekler ekledi(n)(m). Sevmenin ve sevilmenin hırçınlığını kattın ruhuma. Hüznü tattırdığın damak tadıma, acıyı buladın. Işıldayan bakışlarım seni izledi. Sesim sesinden, bedenim bedeninden, ruhum ruhundan, aklım aklından haz alır oldu. Çırpındıkça sana saplandım çamurunda. Dalgalarda sana sarıldım sahil diye. Çakıla attığım her adımda canımın acımasına aldırmaksızın sana koşturdum, merhemim olursun diye. Kaldırılan kadehlerde seni içtim, tüttürülen sigarada seni içime çektim. Gün geldi nefretim, gün geldi sevdam oldun. Bir gün geldi, sen ben oldun... İşte o zaman gösterdi kendini kaçma içgüdüm. Adına “gitmek” dedim. kesinlikle gidiyorum , dedim. Ve yola koyuldum, nefes alabilmek için. Beni sende bırakamazdım bu sefer. Yolum sana dönemezdi. Rotayı çizdim karakalemimle, saman kağıda. Yolum engebeli ama dönüşü olmayacak şekilde uzandı önümde.Beni senden teslim aldım.seni seninle bıraktım, Okunmuş sularda arındım, tütsünün dumanını soluklandım. Çıplaklığımızı kazandım, kazandırdım sana. Baktım ki aramızda hırsla, inatla duran sevgi hiçbir şekilde kıpırdamıyor. Kıpırdamamanın ötesinde ne senden nede benden elini çekmiyor. Beni senden alırken sevgiyi çırçıplak salmışız aramıza, gördüm. Başkalarından derlediğim şefkatin kollarında tuttuğum sevgi(n)(m)in gücünü unutmaya çalışırken, ırmağın sesi getirdi kendime beni. Sevgiyi taşıyamazdı bu yürek kaç yol sonraya kadar. Bırak diyordu, ırmak, Sevgin senden uzakta değere kavuşacağı yerde kalsın. Sevgiyi yanımda taşımanın beni sorumluluk altına alacağını, düşünmüştüm, anbean. Giderken sana bir hediye verdim, yüreğim kanat çırparken. Sevginin benden uzak olacağı yeni yollara attım kendimi...Sonra ilk ve son olarak aradım yolumun üstünde ki telefondan seni... Senden aldığım beni, bende unuttuğun seni anlattım kısılmış sesimle...Ve sana veda ederken, sığındığım bencillikte seni sorumlulukla baş başa bıraktım... “sevgim sana emanetimdir....." |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | cohk teşekkür ederim katkılarınız için |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() -^^_yaLan_^^- Kayıt: 13.04.2007 Yaş: 23
Mesajlar: 1.313 İtibar Gücü: 12 | Başlangıcım olmanı istemiştim, son sen olmamalıydın. Eğer sen son isen tükenirdim, tükenmek istemiyordum. Tüketmek değildi amacım. Başlangıcı sende olan sevgimin sonu senden ırak olmalıydı. Ben sende yaşadığım her şeyi sende bırakıp koyulmalıydım yola, ben sendeki beni alıp çıkmalıydım ışığın rehberliğindeki yoluma bu yazının tamamını arşivime aldım ..emeğinize saplık arkadaşlar |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| şişe vurmaca (cok zevkli) | swindler | Flash Oyunlar | 9 | 02-07-2008 17:06 |
| Şişe temizlerken.... | **Zerd@** | Yemek Tarifleri | 3 | 16-01-2007 08:29 |
| ßir ŞiŞe aŞk...*** | CeSaR | Şiir arşivi | 62 | 04-10-2006 16:19 |
| Sosyete takviminde sayfa sayfa Türkiye | **Zerd@** | Magazin Haberleri | 0 | 15-09-2006 08:51 |
| Marmaris'te 295 şişe kaçak içki! | **waterlily** | Son Dakika Haberleri | 3 | 13-08-2006 03:55 |