~Leb-i Sevdâ~ ♥ Tiryakinim ♥
Kayıt: 05.09.2006 Yaş: 24 Mesajlar: 640 Rep gücü: 12 | Sana Daim Yüregim...  | |  | | |  Kabus sarmıştı rüyalarımı. Uykular haram kılmıştı kendini, yatağım sessiz bir koy gibiydi oysa, huzur vardı bedenimin derinlerinde, aşk öyle bir yüzünü göstermişti ki bana, acıyı katık yapıp hayatıma, uğruna hayatımı söndürdüm. Elimi yaktım ufak bir dokunuşla, bağrıma taş bastım, unutmak istemedim, acıyı vazgeçilmez saydım...
Kabus sarmıştı dünyamı. Dört yıl beni esir etmişti kendine. Zordu, hayat gibiydi günlerim, sadece demi biraz daha fazlaydı, ağzımı acısıyla burkan.
Sen buldun beni... Uzaktan bir ışık belirdi, adı yoktu, adım atılmıyordu, önüm karanlık, içim korkaktı, Garip bir titreme vardı dizlerimde. Sana dalıp gidiyordum, yollarını bekliyor ve bunları yaptığım için, bir kez daha tehlikeli koylara parmak uçlarımı soktuğum için, garip hallerimi fark ediyor ve kuşanıp, kendimle savaşmaya başlıyordum...
Yordum kendimi, heyecanımı bastıramadım. Kanat çırpan yüreğimi alıp avuçlarına saldım. Duam; bu kez pişman olmamaktı, acıyı hissetmemeseydi yüreğimin.
Yarınlar yaşanmak için günlerle devir daim yapıyor. Kırpılmıyor gözler, kımıldamıyor yapraklar. Sonbaharı geçtimde, kışın buzulunda hapsoldu yüreğim; üşüyorum sensiz. Yağmurlar yağıyor, dünya karın altında bembeyaz oluyor ve ben gözlerimde hasretim, dilimde türkün, gece nöbetini veriyorum sevdanın. Islıklar çalıyorum sokaklarda, gece tozu katıyorum dumana, uyansın herkes, geçsin bu zaman artık... Daimi sonsuz olan, seninle doğan güneşleri senin gözlerinde sabahlamayı umut ediyor ve seni sayıklıyorum...
Dost var, seni anlattığım. Bıkmadan dinliyor sendeki beni, sanki daha önce hiç duymamış gibi!.. Sitemler ekliyorum sayfama, karalamalar yapıyorum. Bazende üzerini çizip yırtıp atıyorum... Ne zaman biter bu hapis, esaret ay ışığını almış gözlerimden, vazgeçmedim, vazgeçmedim... Kolaymı? Bir makaraya geri sarmak yılları... Öyle yollardan geçmişim ki, öyle yol almışki yüreğim, örümcek ağına benzemiş, ince urganım... Çöz beni, hiç olmadığım kadar sessiz olucam. Şaşırıcak herkes, çok konuştum eyyy millet, birazda sessizlik şart!
Hadi, bak, kışıda devir etmeye ne kaldı? Sonrası ilk bahar, ve seninle daha sıcak olucak, kavrulacak cennet sıcağı bir yaz... Sabrı öğretti bana zaman, sevmek derin bir denklem, bir kolunu kaldırsan anlamını ve şeklini kaybeden.
Isınmaya başladı yine tenim. Biliyorum, gidiyor kış, el sallıyor bizlere. Elveda hüzün, selam gözümü yollarda bırakan ' AŞK(ım)' !.... | |  | |  | |