HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() dansöz dünya salla oyna.. Kayıt: 29.01.2007 Yaş: 19
Mesajlar: 8.781 İtibar Gücü: 50 | Yaz yağmurunun mırıldandığı şiir ![]() Bir anda şehrin üzerine yağmaya başlar yaz yağmuru. Kalabalık şehrin gürültüsü, yağmurlu bir şarkıya bırakır yerini. Bardaktan boşalırcasına yağan yağmur, tatlı bir kaçışmayı da beraberinde getirir. Evler, arabalar, caddeler, parklar ve kaldırımdan karşıya geçmeye çalışan küçük kedi... her şey ama herşey ıslanır. Sıcaktan kavrulan ağaçlar, susuz kalan yapraklar ve susuzluktan çatlayan toprak suya kanar. Yaz yağmurunu pencere kenarından usulca izlerken, tuhaf bir duyguya kaptırıyorsunuz benliğinizi: "Yağmur nasıl oluyor da hiçbir ayrım yapmaksızın herşeyin üzerine yağabiliyor. Nasıl bu kadar cömert davranabiliyor?" diye soruyorsunuz kendi kendinize. Hayata "kuru kuruya" bağlı olanlar için önemsenmeyecek bir konu belki ama, hayatın kalp atışlarını yüreğinde hissedenler için hayati bir mevzu.Keza; dünyanın en değerli varlığı olan insanlar olarak birbirimizde kusur bulmakta inanılmaz hünerler sergileyip, karşımızdakini kırıp dökmek için fırsat kollarken, yağmurun verdiği bu ders asla görmezlikten gelinemez. Yağmur; çirkin güzel, küçük büyük, zengin fakir, yaşlı genç, doğulu batılı, siyah beyaz, canlı cansız... hiç ama hiçbir hesap yapmadan kendini herkese sunuyor. Belki bu yüzden seviliyor. Belki de bu yüzden insanlar yağmura "berekettir–rahmettir" diye methiyeler diziyor... Yaz yağmuru için, yağdığı yerin önemli yoktur. O ayrım yapmaz. Herkesin ve herşeyin üzerine aynı güzellikte, aynı ritimle yağar. Ve bundan dolayı herkes onu sever. Kimsecikler şikayet etmez ondan.... Bu sabah yine yaz yağmuru yağdı şehrin üzerine. Her damla sanki dudağında bir şiir mırıldanır gibiydi. Bir şiir... insanda rahatlık hissi uyandıran... ayrımcılık yapmamayı öğütleyen, küçük görmeyi yasaklayan ve herkese kucak açmayı öğreten bir şiir...Sizce kaçımız yağmur kadar vefalı, yağmur kadar cömert yaşabiliyor hayatı? Maalesef dostlar maalesef, acı ama gerçek ki; dünyanın en değerli varlığı olan insanlar olarak, bir yağmur damlası bile etmiyoruz çoğu kez! Ve kaybediyoruz, kazanmamız gerekenleri... Bir bir dökülüyoruz bu yolda. Ve yağmur kazanıyor, kazanmamız gerekenleri... Bu yüzden hep havada özgürce dans eden o oluyor. Öyle bir dans ki; görenleri kendine hayran bırakıyor. Bizse başımız eğik sadece seyretmekle yetiniyoruz bu güzelliği... Gökyüzünden salınarak yere inen yağmuru birazdan bir çift ayak çiğnemeye başlıyor. Ama yağmur buna da aldırış etmiyor. Çünkü; yeri geldiğinde ezilmenin de kendisine birşeyler katabileceğini, acılardan da dersler çıkarılması gerektiğini iyi hesap ediyor. Yani kaybettiğinde de kazanmasını biliyor. Ve mutluluğu, asla mutsuzluğun kollarına terk etmiyor. Ve sonunda kazanan yine o oluyor... Ne olurdu, bizlerde yağmur kadar tertemiz yaşayabilseydik hayatı. Kirletmeseydik tertemiz duygularımızı. Ne kaybederdik ayıplarımızı birbirimizin yüzüne vurmak yerine, örtmeyi deneseydik. Karşımızdakileri yaralamak ne kazandırdı ki bizlere bugüne dek. Ne geçti ki elimize sanki? Ne olurdu yaz yağmuru kadar vefakar olabilseydik!... Biz nasıl yaşarsak yaşayalım; yağmur yağmaya devam ediyor şehrin üstüne, herşeyin üstüne... |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() '_bÜyÜk iNsaN_' Kayıt: 20.12.2006
Mesajlar: 3.734 İtibar Gücü: 45 | ![]() Yar... bakma gözlerime öyle..Göremezsin orada savaştan öte bir şey.Okunmaz bende mutluluğun izi..Saçlarımdan süzülür ayrılığın tadı.Gitmeler yer tutmuştur yüreğimde, hasret delip geçmekte ruhumu.. Ve aklım terk etti beni, senin ardından.. Yar...susma bana öyle , bir şey de..gel de geleyim, git de gideyim.Ama batırma içime bu sessizliği.. şimdi hangi şehre sığınırım, hangi kapılarda bulurum izini… Hayat küsmüş, seninle basıyor üstüme, ölüm uzuyor içimdeki yollara. Ve ben yavaş yavaş düşüyorum gidişine astığın uçuruma… Şimdi ne okunur, ucuna kan bıraktığın dudağımda. Gözlerime yuva yapmış hüzün kırıkları, bata çıka yaşıyorum bu koca yalnızlığı…En keskin susmalarda öldürdün beni,harflerimi de adıma gömdün. Kara yazılarda okudum hikayemi.. Duvarlarda çürüdü parmak uçlarım.Soğuk bir hücre ayazına gömdüm, yüzümde açan gölgeni… Yar... durma öyle uzakta, öteden estirme ayrılık rüzgarını.Hazan değdirme yaralarıma.Şimdi yalvarışlar dizilmiştir gözlerime, yüzüme bir bıçak gibi bakma ! Vurma içime bu soğuk sabahı.Unut gecenin en derin yaralarını.Varlığınla ört yüreğimi, uykuma geçit ver.Solgun düşler derledim yarına, saklımda büyüttüm ismini.. Yokuşlara dayanmaz ömrüm,idam et bu ayrılığı. Yol ver gideyim, içimin en titrek yanına seni nöbet bileyim.hem daha mı çok benden kanayan yaraların?Bir yol ver,bir şey de ama susma ! İniltisinden durulmaz yoksa bu ayrılığın.Ve dokunmaz ellerim sana, sen aldırmasan da… Gözlerindeki kor acıtmasın yüreğimi, ben unuttururum varlığımı… Yar... yakma bu sonbahar düşkünü hayatımı,gömerim geçmişe adımı.Ama bitmesin bu ayrılığın son mısraları.Çünkü bu ;yarası içinde saklı bir bedenin son duaları… |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Şiir | SeaBoy | sştu | 4 | 01-01-2008 11:48 |
| Bir şiir | anibus_rocker | Paylaşmak İstedikleriniz | 11 | 28-10-2007 19:12 |
| Bir nisan yağmurunun, o ılık bulutlarıyla gel... | sweet_ | Paylaşmak İstedikleriniz | 12 | 18-09-2007 15:03 |
| PKK ya Şiir.. | TuяkismAиiAc | Türkiye Hakkında - Genel - | 8 | 04-12-2006 02:23 |