HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 7.680 İtibar Gücü: 31 | Kırık Düşünceler... Kırık Düşünceler... Bazen öyle bir ortam istersiniz yazmak için, ya da birden bir şeyler gelir de dökülüvermek ister kağıda. Ancak ev çok kalabalıktır, misafirler "Ben bir limonlu çay daha alabilir miyim?" veya "Evladım yapma! Ne tembih ettim sana evde?" nidalarıyla gözlerinin içine baktığınız halde, kalkıp gitmek şöyle dursun, bir de konu üstüne konu açarlar sohbete malzeme... Bazen de her şey güzeldir, ortalık sessizdir. Hatta biraz daha abartırsak mum ve tütsünüz bile mevcuttur. Gelgelelim kör gözüm kör üstüne misali aklınıza birçok konu geldiği halde isimlendiremediğiniz çeşitli yoğunluklardan dolayı, nereden başlayacağınızı bilemezsiniz. Ben de öyle bir akşamdayım. Bu saate kadar neler yaptım? Bu akşam kendime bir güzellik yaptım ve bir şişe şarap aldım. Bu akşam Allahın bir akşamı... Gittim nehir kıyısına, lakin üzerimdeki kar tulumu benden ağır geldiği için, karların içinde bata çıka yürüyorum. Aslında yürümüyorum. Ay'da yürür misali cebelleşiyorum. Gerçi ayaklarım görünmediği için ayak bastılarım da görünmüyor. İnanılmaz ve insanın kanını donduracak bir soğuk var. Hava eksilerde bir yerde... Bu sıradan akşamda kendimi avutuyorum. Niyetim, kendimin elinden tutup biraz gezdirmek. Belki biraz seramoni'ye ihtiyaç duyduğum bir zaman... Gerçi içinde bulunduğum koşullar seramoniye göre biraz rampada kalıyor ancak ne yapayım ki kendime çare olmak zorundayım. Nehir yer yer burgaçlar yaparak akıyor ve tek bir ışık yok yerin dibine batasıca şehirde... Aslında canım ağlamak istemiyor da değil hani... Az sonra ağlıyorum da... Hem de sümüklerimi akıta akıta... Hatta gözyaşlarımdan bir iki damlası açık olan ağzımdan içeri giriyor. Önemsemiyorum. Ne kadar süre ifrazat salgılayıp ağladığımı bilmiyorum. Aslında bu sıradan gecede buraya gelmişliğimin bu akşamlık pişmanlığından olsa gerek, taşlara vurmam gereken başımı ne yönde vurmam gerektiğini, hüznü artık unuttum diye kınacıya kına almaya giderken, karşıdan koşarak bana doğru gelen yalnızlığın yüzüme çarpmak suretiyle, neden hâlâ gönüllü olarak kaşkol görevi yaptığını, artık aklımı başıma toplayıp ülkeye dönmem gerektiğini, zira ölümün de var olduğunu ve buradaki mezar taşlarının bizdeki gibi sıcak görünmediğini düşünüyorum. Ancak bu kimsesiz geçirdiğim doğum günümde şu an için yakacak bir mumumun olmamasından mı yakıp yakıp duruyorum çakmağımı bilmiyorum. Veya bu gecede kendimin elinden tutup, yine kendime ara gazı vermek için bu menem yere gelmiş olabilir miyim? Bunu da bilmiyorum. Soluklandığım şu hiçbir özelliği olmayan ırmak kenarında, İstanbul özlemlerimi mi ağırlamaya çalışıyorum? Simsiyah bir ırmakta İstanbul hatıraları şimdilik öküz kulağına konmuş sinek misali... Her ne kadar seven kalpler derneğine üyeliğim filan yoktuysa da İstanbul'da, Kanarya Sevenler Derneği'ne girmiş çıkmışlığım vardı. Yıllar içerisinde ukte olmuştu bu mevzuu bana. Gitmezsem ukte kalacaktı içimde... Bir ukte de bir muhallebici aşkımın olmasıydı. Mesela ilkbahar olmalı ve ben aşık olmalıyım. Öbürü her kimse işte, Sarıyer Muhallebicisi'ne gitmeliyiz. Benim muhallebim mutlak tarçınsız olmalı. Çünkü eşek hoşaftan ne anlar? Öbürü ilk kaşık sallayışından tabağındaki son lokmayı almak için yaptığı sortiyi bitirip kaşığı kasenin ortasına bırakana kadar bir sürü albenili ve anlamı kendinde gizli sözler tüketmeli. Kendi ne denli farkına varamasa da sırtında damgalı bir aşk yarası olmalı ki genellikle orta yolcu laflar etmeli. Yani bu da kabulüm, bir sakıncası yok! Hatta yazımı küçük, anlamı çok büyük sözler vermeli tutamayacağı... Tutamayacağını kendinin de bildiği sözler... Ben böyle koyun gözlerle bakmalıyım ona. Hatta eğer susayıp da su içmediyse henüz ya da bardağıyla oynamıyorsa ellerini tutmalıyım... ve ben koyun gözlerimle ona bakarken, ansızın değişiklik olsun diye sperm bankası vasıtasıyla çocuk sahibi olma fikrine kapılıp, ertesi gün mutlak anlamda bana her zaman akıl hocalığı yapmış dostuma bu konuda danışmam gerektiğini şiddetle düşünmeliyim. Bu anlam ve önemi balık kılcığında gizli akşamda, şarabın ve soğuğun etkisiyle kararsızım. Bu coğrafyada "İtin olsun gemilerin direği" cinsinden bir dostum falan da yok. Muhtemelen yarım saate kadar çisim gelir ve eve yollanırım diye düşünüyorum. O dakikadaki hayata bakış açımda bu konu var. ...Ve nitekim sıcak cay ve poğaça düşüyle kendimi yeniden kandırıp kalkıyorum oturduğum yerden... Düşüncelerimin bu akşamlık beni bozduğunu, hatta karizmanın yerlerde süründüğünü hissettiğimde evin dönüş yoluna girdiğimi fark ediyorum. Aklıma kel alaka bir şekilde güneş geliyor ve bugüne değin beni hiç yanıltmadığını düşünüyorum. Allah için birgün batıdan doğmadı, doğudan da batmadı. Birgün sektir be kardeşim! Bravo diye aklımdan geçirirken beynimden de şüphelenmiyorum değil hani... Acaba eski yaşımı cadde üzerine, karların arasına gömerken cevizi mi kırıyorum? İnanır mısınız hâlâ bilmiyorum... |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Kayıt: 25.04.2006 Yaş: 33
Mesajlar: 136 İtibar Gücü: 14 | Ynt: Kırık Düşünceler... Bu anlam ve önemi balık kılcığında gizli akşamda, şarabın ve soğuğun etkisiyle kararsızım. Bu coğrafyada "İtin olsun gemilerin direği" cinsinden bir dostum falan da yok. Acaba eski yaşımı cadde üzerine, karların arasına gömerken cevizi mi kırıyorum? İnanır mısınız hâlâ bilmiyorum. Ellerine emeğine yüreğine sağlık... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Menekşe ile Halil dizisi hakkında bütün yorumlar ve düşünceler buraya | Notheart | Canlı dizi izle | 5 | 31-05-2008 16:32 |
| Sessİz DÜŞÜnceler | glbhr | Güzel Sözler - Sevgi Mesajları | 0 | 11-08-2007 21:24 |
| Gxl kırık tuş olma... | _P!nK_ | Paylaşmak İstedikleriniz | 2 | 06-12-2006 01:59 |
| Bazen aklımdan çok kötü düşünceler geçiyor, mani olamıyorum günah mı? | merveli | Dini Konular | 2 | 19-11-2006 17:13 |
| ..:::DÜŞÜNCELER:::... | ewa | Fotoğrafçılık ve Resimler | 15 | 27-07-2006 00:22 |