ÜYE GİRİŞİ

HIZLI ARAMA


Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani.

Cevapla
Alt 27-04-2007, 14:39   #1 (permalink)
BonJuk
Kendini aşan 2de1'ci
 
BonJuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
>>>>GaLatasaray<<<<
Kayıt: 29.10.2006
Mesajlar: 5.324
İtibar Gücü: 58


Senin için...

Bitmiyor Bu Hayat ve Sonu Gelmiyor Sonsuzluk Acısının. . .

“Bitmiyor bu hayat ve sonu gelmiyor bu sonsuzluk acısının, sonu gelmiyor insan acısının. . .

Yoksa ben ister miydim öykülerde saklanarak yaşamak ? . .”

İnan ne zamandır tanıyamıyorum kimseyi… Tanıdığımı sandığım insanlar öylesine çabucak değişiyor ki…İnsanları tanımakta zorlanınca, bütün öfkem, bütün kırgınlığım kendime yöneliyor. Gecenin ortasında , günlerdir karşısında kendimi seyrettiğim aynada soruyorum, “kimsin sen” diye… Nasıl bir hayattırki bu ; onca adanmışlıktan sonra yalnızca kendimden hesap sorabiliyorum. Herkes öylesine korkmuş ki hayattan… Herkes öylesine sarılmış ki kendi korkularına… Çünkü başka nedeni yok gecenin bu saatinde aynanın karşısında kendimden hesap sormamın… Öyle ki , bütün sorularım sonunda gelip benden hesap soruyor… Bütün uğradığım haksızlıklar sonunda gelip benden hesap soruyor… İnat ettim kendim olmakta, bu yüzden tiksindi benden dünya ve sonuna dek reddetti. Yandı özlediğim herşey, korkularımla birlikte…Şimdi bir sen kaldın, birde yüzümdeki kanayan ışık…Görünüp görünüp kaybolmakta öyle inatcı ki o sevgi dedikleri , o aşk dedikleri ; düştüğüm her boşluk bana seni hatırlatıyor… Düştüğüm her boşluk, seni daha çok sevdiriyor… Hayatın içinde seni barındırdığı her karesinde uzun uzun soluklar alarak, o günlük , o sıradan ayrıntılarını alabildiğince büyütüp, içinde kaybolarak seviyorum seni... Ve odanın içinde, varlığına yıllardır aşina olduğun bir eşya gibi sessizce kaybolarak , seni izlemek ve başının üzerinden sonsuzluğa akıp giden düş bulutlarında şekillenen herşeyi, şu yüreğimde senin için büyüttüğüm şiire mısra yapıp eklemek ; seni sevmek. . .

“Bitmiyor bu hayat ve sonu gelmiyor bu sonsuzluk acısının, sonu gelmiyor insan acısının. . .

Yoksa ben ister miydim öykülerde saklanarak yaşamak ? . .”

Seni sevmek, Nisan ayında bir mucize gibi gökyüzünde dans eden kar tanelerinin, Tanrının bu aşk için gönderdiği bir işaret olduğuna inanmak… Seni sevmek, yalnızlığın soğuk kollarından biraz olsun sıyrılıp, nefes alabilmek için , geceleri saatlerce tek başıma şehrin karanlık sokaklarında kalabalığın soluğuyla ısınmaya çalışmak… Hiç tanımadığım insanların yüzünde senin yüzünü aramak, onların kaybetmiş, umutsuz hayatlarında yaralı geçmişinin ve çocuksu düşlerinin izlerini sürmek… Seni sevmek, bu kentin tozlu, soluk ışıkları ruhumu ısırırken, aynı gecenin yıldızları altında seni deliler gibi özlemek. . .

Seni sevmek, direnmek sevgili… Güçsüz olanı acımasızca yok eden bu kentin hoyratlığına ve senin için, artık inanmaktan çoktan vazgeçtiğim, yaşadığım hayalkırıklıklarıyla çok uzun zamandır kaybettiğim o aşk duygusunun gerçekliğinin canlı ispatı olmana direnmek… Kalbine inançla aşk tohumları ekmek seni sevmek… Sevmek, o yitirdiğim aşk şarkısı adına umutlarımı sana adamak. . .

“Bitmiyor bu hayat ve sonu gelmiyor bu sonsuzluk acısının, sonu gelmiyor insan acısının. . .
Yoksa ben ister miydim öykülerde saklanarak yaşamak ? . .”

Seni sevmek, ait olduğun gökyüzünde seni özgür bırakmak. .Koparmamak kanatlarını… Seni sevmek, çocuksu bir saflıkla, tek vazgeçemeyeceğinin ben olduğuma kendimi inandırarak, sana boyun eğmek… Seni sevmek, bir babayı, bir can yoldaşını, hayatının sonuna kadar yanında olduğunu bildiğin güvenilir dostu, ilgiye ve şefkate doymayan çaresiz bir küçük çocuğu, ama en çok da tutkulu, kıskanç ve yüreği sonsuz maviliklere akan bir deli aşığı sevmek gibi. . .

Ve şunu bil ki bu sevgime asla çoklarının yaptığı gibi yetersizliklerimi, kusurlarımı, yalnızlık korkumu, başarısızlıklarımı yüklemiyorum. Eğer öyle olsaydı yitirmekten ölesiye korkar, seni kör bir tutkuyla sahiplenirdim… Oysa seni bir dine bağlanır gibi değil, kendi özgürlüğümü sever gibi seviyorum. . .

Bu sevgiden midir yoksa özlemden midir bilmem, gecenin kör saatinde aşağıdaki mısralar dökülüyor yüreğimden damla damla… Ve hayatım boyunca okuduğumda beğendiğim tek şiirimi senin için yazıyorum. . .

“Bitmiyor bu hayat ve sonu gelmiyor bu sonsuzluk acısının, sonu gelmiyor insan acısının. . .

Yoksa ben ister miydim öykülerde saklanarak yaşamak ? . .
Sonsuzluğu senin o kısacık ömrüne çevirmek istemez miydim ? . .
Öyküler denizinin en dibinde saklanmak ister miydim? . .
Ama ne zaman soluk almak için çıksam, bitmiyor, bitmiyor bu hayat. . .
Yoksa bu karanlık sonsuzluğu senin o kısacık ömrünle değiştirmek istemez miydim ? . .”
BonJuk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
BonJuk için teşekkür edenler 12 kişi.
axxa (19-10-2007), bLue (27-04-2007), BurcuUu_ (25-07-2007), eLFiDa (25-07-2007), FoRuM_MeLeGi (25-09-2007), KãRdé£éN (14-08-2007), Law (28-08-2007), Pasli_Hisler (24-09-2007), Ruhsar (04-08-2007), SeVDaNıN_ReNGl (27-11-2007), sweet_ (25-09-2007), __ n i L i m __ (17-08-2007)
Alt 27-04-2007, 14:40   #2 (permalink)
BonJuk
Kendini aşan 2de1'ci
 
BonJuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
>>>>GaLatasaray<<<<
Kayıt: 29.10.2006
Mesajlar: 5.324
İtibar Gücü: 58


KaranLıkLarda Büyüt Beni. .

. . .Her nefesin uçurum çaresizliği gibi duvarlardan geri dönüyorsa ruhunun dehlizlerine, bırak ta yalnızlığın içinde büyüt beni. . Kavuşmaların peçelerine sarılmış taş kundaklarında uyut beni. . .

Burada sadece geçmişimi bırakıp " yarınlarımdan " sana sesleniyorum yine..Elimde bir gülüşün, yüreğimde sesin. Seni arıyorum karanlığın içinde. Seni, umut tarlalarına güneşin ekildiği zamanlarda sevdim.Seni hep yıldızların karanlığa serpildiği gecelerde bekledim ve hayal ettim...Biliyorum bir an üşüsem gecenin en karanlığında, sıcak yüregini örterim üzerime. Işıksız kalsam merdiven boşluklarında, gözlerindeki umuda sarılırım.Yaktığın sigaranin ateşine dalar, küllendirim hasretin münzevi çığlıklarını.Sanma ki uzaklardayım; kurumaya yüz tutmuş ciceklerimle gülüşlerine düşerim her gece. Sen gülümsediğinde ; dilim susar, yüreğini dinlerim rüzgarların koynunda. . .

Seninle yüregimi büyütüyorum. . .Bir kez bile ellerini tutamayacak olsam da, seni büyütüyorum yüreğimin ovalarında..Bir kavuşsak seninle, eski albümlerdeki cocukluk fotoğraflarımı sana gösterecegim. Sen tatlı tatlı gülümseyeceksin, üzerinde siyah önlüğüyle gülümseyen o zamanki cocuğa.. ..Belki de ellerimi tuttuğunda anlayacaksın ..Kücücük ellerimle gökyüzüne bu kadar büyük hayalleri nasıl çizebiliyorum diye..Sevgin, büyüyor yüreğimde.. Yaşatıyorum seni imkansızlığın ötesinde. . .

Yağmurlar düşerken ne olur arkanı dönme...O ince zülüflerini incitmeyeyim diye yağmur damlası oldu yüreğim. Islak yüreğimle avuçlarına süzülüyorum bulutların arasından...Gözlerim yağmur sonrası ...Sana yağıyorum, sana akıyorum gökyüzünden. . .

Uzaklardayız biliyorum..Bir nefes kadar uzaktayız seninle. Oysa her nefes alışında varlığın düşüyor avuçlarıma. Toprağımda hiç solmayak sevda çicekleri ekiyorum ..Yalnızlığın gölgesine inat sevdamın güneşiyle büyüteceğim o ektigim cicekleri..Bugün yüreklerimize umudu ekip, yarınlarımızda vuslatı biçeceğiz. Şimdi karanlıklarda nefes aldığımızı düşün ey yar..Bir gün bize de güneş doğmayacak mı ?. Yüreklerimize gerilmiş perdeler bir gün vuslatın seherlerini görmeyecek mi ?...İnan gülüm, inanmalıyız ve herşeye inat yaşatmalıyız içimizdekileri. . .

Göreceksin, geceden sonra sabah olacak .Bu hasret vuslata gebe..Şimdi yaşama zamanı. Zaman durmuyor, akıyor hayat sebillerinden. Ağlama, ağlama ki ; solmasın baharlarımız..Kararmasın icinde yeni ektigimiz ciceklerin yürekleri. Sen ağlacaksan olsan, bırakta benim tenime düşsün gözyaşların. Aldırma yılların sana bıraktığım mirasa..Artık kaldırma zamanı gelmedi mi umutları kış uykusundan. ?..Haydi kendine ve bana bi iyilik yap; bir gülümse ne olur Yusufçuk kuşlarına..Kaldır başını içinden delice bağır. . " Seni seviyorum. . . " diye..Ben uzaklarda olsam da o sevda kelimesini duyup sana yüreğimi bırakacağım. . .

Acılarına yansa da ömrün, umutlarına tutun. Her nefesin uçurum çaresizliği gibi duvarlardan geri dönüyorsa ruhunun dehlizlerine, bırak ta yalnızlığın içinde büyüt beni. Kavuşmaların peçelerine sarılmış taş kundaklarında uyut beni. Bir gün bu hasret bitecek değil mi ? Gözlerindeki gülüşleri kana kana içmeyecek miyim göz pınarlarından. ?.Haydi, zaman; gülümse zamanı. Eğme başını, hüzne bırakma kalem kaşlarını. Islansa da kirpiklerin, umuda tutun sen. Bak senin her nefes alışında bir adam gülümsüyor hayata..Acılara inat senin mutluluklarıyla sarıyorum yaralarımı..Şimdi sevme zamanı, tahta beşiklerde bıraktığın sevdaları uykulardan kaldırma vakti..Şimdi her seherleri şebnemlere gülümsediği zaman. Saçlarına düşen her damlaya ben kefilim. Çünkü, senin yüreğine düşmek için, bulutlara vuslatın şerbetini içirdim. Her damlasında ben olacağım. Senin avuçlarında solup yine senin gözlerinde doğacağım hayata. . .

Her zaman gülümse ki; dünyada yüzlerine yoksullugun resmi cizilmiş cocuklara senin gözlerindeki aydınlatan ucurutmalar yapalim....Ve yüregimi ve sana dua eden tüm cicekleri yüregindeki ölümsüz sevgiyle selamla. . .


BonJuk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 27-04-2007, 14:41   #3 (permalink)
BonJuk
Kendini aşan 2de1'ci
 
BonJuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
>>>>GaLatasaray<<<<
Kayıt: 29.10.2006
Mesajlar: 5.324
İtibar Gücü: 58


"Sen"siz Yapamam. . !

Bir rüzgar gibi gelip geçtin hayatımdan. .
Dinmedi içimde o acı hatıran. . .

Hep çabuk bitiyor güzel olan ne varsa.. Zaman, durmasını istediğin anlarda hızla akıp giderken yoluna; geçmesini çok istediğinde duruyor adeta. Bu yüzden düşman oldum yokluğunda günlere, aylara. .

Mutluluğun rüzgarı değip geçerken hissettirmeden, acının fırtınası dağıtırcasına esiyor ruhumda. Kalıcı olan onlar, acıtanlar zaten.. Bir de anılar... Sensizliğimde tek sığınağım, tek sarıldığım. .
Artık onlar da gülümsetemiyorlar beni. . .

Gidişinden sonra ben birşeyleri unuttum. Gözyaşlarım değildi onlar. Doyasıya gülmeyi unuttum. Bir de aşkı haberim olmadan çaldırdım galiba güneşe, seni verdiğimden beri yokluğuna. . .

Öyle bir karanlık ki yıldızsız gece misali. Bütün yıldızların birer birer sönüyor ışığı.. Gün doğduğunda yağmurlar başlayacak yine.. Düşecek damlalar ruhuma, sırılsıklam ıslanacağım yalnızlıklarla. .

Gözlerinin gözlerime değişi geliyor aklıma bazen, düşürüyorum gözlerimi.. Hissediyorum ki bütün bakışlarım anlamsız, bomboş.. Ellerinin sıcaklığını hatırlıyorum bazen, farkediyorum ki avuçlarım daha çok üşüyor o zamanlar ellerinin yoksunluğundan. .

Ne vakit sana dair birşeyler hatırlasam, daha başedilemez hale geliyor yalnızlığım. . .

Ağladım boşluğuna dizlerim bağlanmış. .
Sensiz herşey boş, herşey yalanmış. . .

Boşluğun, yalnızlığın ötesinde birşey hayatımda yarattığın anlamsızlık. Tıpkı bir hiçlik gibi. Bütün doğrularımla çelişiyor, ayırd edemiyorum hangisi yalan. Sensizlik mi, yoksa sensizliğe rağmen içimde direnen sevdan mı beni böylesine acıtan. Gözyaşlarım yokluğuna mı yoksa kendi yarımlığıma mı akıyor gözlerimden. .

Yanımdayken farkında değilmişim sanırım seni bunca sevdiğimin... Düşünemezdim ki böyle biteceğimizi, aklıma bile gelmezdi hatta.. Sen benimle kalacaktın hep . Beraber bakacaktık dünyanın renklerine. Gidip te bakışlarımı da götürmeyecektin yanında. Dünyanın renklerini görmemeye mahkum etmeyecektin beni. .

Benim adımlarım hala korkak ve sığ.. Basamıyorum yere sağlam, sapasağlam. . .

Ne fayda yaram dinmez. .
Günlerim geçmek bilmez. .
Anılarım silinmez yarim yarim. . .

Bunca yakınışımı duyuyor musun acaba? Martılar haber getiriyor mu sana? Bilsem geri geleceğini daha çok bağırır çağırırdım.. Her an, her saniye seslenirdim sana, sesimi yitirene kadar. Yitirdiğim hiç bir şeyin de önemi yok zaten. Seni kaybetmeyi kaldırabiliyorsa yüreğim, katlanamayacağı ne var ki? . .

Her ne kadar sağlam durabildiğimi düşünsem, bir o kadar da güçsüz kalıyorum bazen. Hayatın hoyrat poyrazına yeniliyorum gitgide.. Bütün savaşlarım mağlubiyetle sonuçlanıyor. Ancak seninle olduğum gün galibiyetim olacak, hissediyorum. .

Adeta kazımışım sevdanı içime, ne yapsam silemiyorum. . .

Sensiz yapamam buralarda duramam. .
Kolay değil inan, başkasıyla olamam. . .

Ne olurdu böyle gitmeseydin? Ya da beni de götürseydin giderken gittiğin uzaklara. Böyle çaresiz, böyle sensiz bırakmasaydın beni buralarda. . .

Öyle bir yerdesin ki bende, ne sevdanı çıkarıp atabiliyorum içimden, ne de başka bir şey koyabiliyorum yerine. . .

Her gün gelip geçtiğim yollarda bile izlerin var.. Duruyorlar öylece.. Herşey yerli yerinde, bir tek sen yoksun olman gereken yerde. . .

Yar söyle nasıl alışırım yokluğuna. .
Terkedip gidişin yıllardır aklımda. . .
Ben seni unutmam, unutamam yanarım. .
Kırdığım olsan da hep seni anarım. . .

Sen gittiğinde bir gece vaktiydi. Puslu gökyüzünde son yıldız da söndürmüştü ışığını.. Yağmur da yağıyordu üstelik.. Bense gözlerimi bulutlarla yarıştırdım, ta ki kuruyana kadar göz pınarlarım. O günden sonra güneşin doğması da umrumda olmadı zaten, hep geceydi.. Gökyüzü mavi değil, siyahtı artık. Baharın başlangıcında, kara kışlar çökmüştü ruhuma. O günden sonra bahar da gelmedi. .

Karanlıktan korkan küçük bir kız çocuğu gibi kaldım öylece.. Ben durdum, herşey yıkıldı bir bir üzerime.. Geriye söylenmemişler, yaşanmamışlar ve yarım kalanlar kaldı sadece.. Güzel olan ne varsa senin ardından geldiler onlar da. . .

Bu yağmur, bu soğuk bu isyan.. Duymadı sesimi bağıra çağıra ağladığımda. Kimseler bilmedi gömüldüğümde sessiz hıçkırıklara. .

Bu hasret yakıyor, bu ıssızlık üşütüyor ruhumu.. Hiç bir yokluk acıtamaz canımı bundan fazla. . .

Artık senli rüyalara uyuyup, açmak istemiyorum gözlerimi kabuslara. .

Bu karanlıklar hala korkutuyor beni, ne olursun bırakma ellerimi. .

Sensiz yapamam buralarda duramam. .
Kolay değil inan, başkasıyla olamam. . .
BonJuk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 27-04-2007, 14:46   #4 (permalink)
firtina_cocuk
Banned
 
firtina_cocuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Kayıt: 25.01.2007
Yaş: 23
Mesajlar: 2.636
İtibar Gücü: 0


yureğıne sağlık arkadasım +18 geldı
firtina_cocuk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 27-04-2007, 14:51   #5 (permalink)
BonJuk
Kendini aşan 2de1'ci
 
BonJuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
>>>>GaLatasaray<<<<
Kayıt: 29.10.2006
Mesajlar: 5.324
İtibar Gücü: 58


Ben Artık Gidiyorum

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum... Ah bir görsem, bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden, sevginden vazgeçmek... Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye, galiba böyle de başarabilirim...

Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen, tek yapabildigim yazmak oldugundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere, seni beynimde, içimde bitirerek yaziyorum, yada bitirmek isteyerek... Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben senden, sevginden vazgeçmek istiyorum.

Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz "bir tanemmm" olmuştun sen... Öyle ya; Sen bir taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde, Yoktu Sen Kadar Güzel Güleni!

Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın... Ve ben her seferinde en baştan başladım... Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok... Ben senden vazgeçmek istiyorum!

Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istiyorum... Sesini duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek, ismini duydugumda içimin titreyip,gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum... Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen... Zaten kolay olan ne vardı ki benim için; Sanki seni öldürmemle sevmem arasında hiçbir fark yoktu.... Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım...Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümek,yeni çıkan filmleri birlikte izlemek, saatlerce sana sarılı kalmak,sadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak, bir sabah gözlerimi açtıgımda yanımda seni bulmak isterken, sen sevgimle utanmamı sagladıgın için galiba gerçekten "bir taneydin"!

Işte bu yüzden imkansızlıgına hep inandım!
Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever oldugumda, sen benim her şeyim oldugunda ben senin için hiç yoktum... Bu yüzden yalnızlıklarım, aglamalarım, özlemlerim canını hiç acıtmadı.Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyecegin en son şeydi...

Keşke kendi dünyamda bir zamanlar seni sevdigimden hiç bahsetmeseydim
Sen beni hiç sevmedin!
Ben Seni Seviyorum dedigimde Seni Seviyordum!
Ben Seni Özlüyorum dedigimde Seni Özlüyordum.
Ben Senin Için Ölürüm Dedigimde ben senin özleminden zaten ölüyordum...

Ve Ben Simdi Senin Hayatından Gidiyorum!

Ben Kaybettim...
Sen Kazandın!
Artık sesimi duymayacaksın...

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum, kokunu içime yıllarca bana yetecek kadar çekerek, sana sımsıkı sarılmak istiyordum.... Gelmedin!

Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum...Ben artık gidiyorum..
BonJuk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 27-04-2007, 14:52   #6 (permalink)
BonJuk
Kendini aşan 2de1'ci
 
BonJuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
>>>>GaLatasaray<<<<
Kayıt: 29.10.2006
Mesajlar: 5.324
İtibar Gücü: 58


Alıntı:
firtina_cocuk isimli üyeden alıntı Mesajı göster
yureğıne sağlık arkadasım +18 geldı
beğendiğinize sevindim..
BonJuk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 27-04-2007, 14:53   #7 (permalink)
BonJuk
Kendini aşan 2de1'ci
 
BonJuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
>>>>GaLatasaray<<<<
Kayıt: 29.10.2006
Mesajlar: 5.324
İtibar Gücü: 58


Vurgunum sana, bir mahkum gibi,
Uykular haram, bir zehir gibi,
Aşığım fakat, hasretin deli,
Ezelden beri...

Ellerim kayıyor saçlarımdan..
Öyle bir karanlık ki bu, baktığım yıldızların ışığı bile yansımıyor ruhuma.
Gecenin zifirinden savrulup yere, birer birer dökülüyor yıldızlar.. Her düşen yitiriyor ışığını. En sonunda, son yıldız da söndürüyor ferini..

Ben, küçük bir kız çocuğu gibi hala korkuyorum karanlıktan..

Bir uzatsan ellerini, karanlığın içinden bir ışık versen bana, aydınlansa ruhum, umursamasa geceyi..

Gece bile almayacak beni içine, biliyorum...

Bir hadise var, kimse bilmiyor,
Olmuyor bende, deprem olmuyor,
Hiçbir şey beni böyle sarsmıyor,
Bir senin gibi...

Kaç gündür isyanım var yaşama. Sessiz çığlıklarım, gülümseyen gözyaşlarım var. Kırgınım artık, dargınım sevdaya da..

Sen... Sevdaların en yüreklisini vermiştin bana oysa.. Düşlerin en gerçeğini, umutların en güzelini getirmiştin.. Gökyüzünün rengine boyamıştın tüm dünyamı..

Düşlerle umutlarla beraber, kayıp gittin ellerimin arasından.. Dünyamın tüm renklerini de alıp yanında, çıktın dünyamdan...

Ellerim hayatın hoyrat poyrazına yenildi..

Aydınlanmayan karanlıklar kaldı bana senden geriye...

Mühürledim seni kalbime,
Kurşunlar işlemez ciğerime..
Zincirledim seni kalbime,
Anahtarları yok denizlerde...

Şeytan diyor ki tövbeler etmeli,
Uğrunda yüz kere, bin kere ölmeli!!
Cehennemde bile zulmetsen de...
Bir seni sevmeli...

Şimdi sızlayan yerisin sevda yanımın.

Sen gittin ya... Yokluğunla değişti sanki dünya. Ne düşler gerçek artık, ne de umutlar var. Ne gökyüzü mavi artık, ne de denizler..

Sensizliğime dokunuyor bütün şarkılar. Rüzgar senin ellerinle dokunuyor saçlarıma. Yağmur, yokluğunu yağdırıyor ruhuma..
Sabahlar olmuyor artık.. Güneş, düşlerime sen geldiğinde doğuyor sadece gecelerime.

İçimde büyük bir inatla yaşatıyorum seni. Yokluğunda acısa da yüreğimdeki yerin, umursamadan bu acıyı saklıyorum seni orda.

Benim yüreğim de sensin belki de, insan kendi yüreğinden vazgeçemiyor
BonJuk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 27-04-2007, 15:02   #8 (permalink)
BonJuk
Kendini aşan 2de1'ci
 
BonJuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
>>>>GaLatasaray<<<<
Kayıt: 29.10.2006
Mesajlar: 5.324
İtibar Gücü: 58


Sadece "SeN" Gerisi Vesaire...

Bugün günlerden SEN..Uyanır uyanmaz derin bir SEN çektim içime kendime geldim..Saat SEN'i onbeş geçiyor..Gülümsedim..
Yüzümü yıkamak için lavaboya gittim..aynaya baktığımda gördüğüm SEN,musluğu açtım SEN akıyordun...yüzümü yıkadım..SEN kadar yumuşak havlumla sildim yüzümü..Usul usul salona geçtim radyonun SEN düğmesine dokundum..SEN söylüyordu türküler..Gülümsedim..
Türküyü dinlerken mutfağa yürüdüm..demliği ateşe bıraktığım anda kapı zili SEN diye çalmaya başladı..Kapıyı açtığımda,kapıcının kapıya bir gazete,bir tane ekmek bıraktığını gördüm..Kapıyı kapadıktan sonra girdim içeri..Gazeteyi masaya bıraktım..ekmek taze taze SEN kokuyordu..Gülümsedim..
Her zaman ki gibi iki kişilik hazırladım kahvaltı servisini..kendim ve SEN için..oturduk beraber kahvaltıya..Bir yudum çay içtim bardağımdan tadı biraz buruk geldi,biraz daha SEN koydum bardağa,karıştırdım..Şimdi çayımın tadı aynı SEN gibi..Gülümsedim..
Gazeteyi aldım elime ilk sayfasında yine SEN..Kahvaltı masasını beraber topladıktan sonra,pencereye doğru yürüdüm,perdeyi araladım..
Gökyüzünden şakır şakır SEN yağıyordun..Gülümsedim..
Dışarıda havanın soğuk olduğunu tahmin ettiğim için üşümemek için SEN giyindim üzerime..ısındım..Gülümsedim..
Sokak kapısını araladım..satıcılar var güçleriyle SEN,SEN diye bağırıyordu..Gülümsedim..
Yürüdüğüm caddenin mağazalarının vitrinlerinde SEN varsın..
Gelip geçen tüm insanların yüzlerinde SEN..Biliyormusun otomobillerin kornaları bile SEN çalıyor..Gülümsedim..
Köşe başına doğru yürüdüm..Her zaman ki gibi orda duran çiçekçi kadın;sepetinden bir SEN çıkarıp uzattı..aldım kokladım SEN gibi kokuyordu..Gülümsedim..
Önünden geçtiğim sinema salonun afişlerinde SEN vardın..uzun uzun bakındım..Gülümsedim
Yürümeye devam ediyorum..karşıdan mahallemizin çocukları geliyor..durdurdum onları..şakalaştık biraz,kahkalarında sıcacık SEN vardın..Gülümsedim..
Bazen tanıdıklar soruyorlar..Neden hep gülümsüyorsun diye..Gülümsüyorum..
Bilmiyorlar..Bilseler sormazlardı..Gördüğüm her şeyde SEN,duyduğum her ses SEN..kokladığım tüm herşeyde SEN varsın..SEN'in olduğun yerde gülümsememek olurmu..
SEN'le dolu yeni bir güne doğru yürüyorum..
Dedim ya;herşeyde SEN varsın..Sadece SEN..birazda BEN..
BonJuk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 27-04-2007, 15:03   #9 (permalink)
BonJuk
Kendini aşan 2de1'ci
 
BonJuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
>>>>GaLatasaray<<<<
Kayıt: 29.10.2006
Mesajlar: 5.324
İtibar Gücü: 58


YükLemini Kaybetmiş Aşkın GizLi Öznesiyim..!

Uğruna dağları sırtıma yükleyip canımı “ canına “ adadığım kadın…

Yüzümü jilet gibi kesen ayazın beşiğine uzanmış gecenin en dar vaktinde yazıyorum yine. Gözbebeklerimde biriktirdiğim isyanların körpe kelimeleri dilimde öğütüp yine sana geldim elimde yüreğim, yüreğimde hasretin ile..Unuttuğun sevdamı hüviyetimde saklayıp yalnızlığının orucunu senin gözlerinde açmaya geldim. Kapında kelimelerim diz çöküp yine senin gülüşlerinde solmaya geldim. Ölümü dudaklarına kuşanıp saçlarınla sevişen arsız rüzgar ile kör topal savaşmaya geldim. Elimde sevgi silahıyla, huzurunda gözyaşlarını yüreğimle silmeye geldim ey yar..

Unuttun mu sevgili, lacivert okyanuslara uzanan umuttu gözlerin. Yaralı yüreğimi güvenle dayadığım sevda uçurumuydu yüreğin. Sen, kelebeklerin gözyaşlarını kurulayıp gökyüzüne senin omuzlarından kanatlandığı sevda meleğiydin. Sen yüreğimde; yanık türkülerle büyütülmüş çocuğun sevdaya adanmış son kelimeleriydin .. Ömrümü ayak uçlarına eğip uğruna canımı adadığım taze baharların umut kokan tomurcuğuydun sen. Adınla başlayıp gözlerinde biten bir sevdaydın bende..Ben sende di’li geçmiş zaman cümlelerine gömülmüş bir hatıra olsam da; ben hala sende “ yüklemini kaybetmiş aşkın gizli öznesiyim..”

Aynalar bile inkâr eder oldu yüreğindeki var oluşuma. Karanlıklar şahit oldu yüreğinde yavaş yavaş yok oluşuma..Gözlerinde tozlandım, yüreğinde hasrete yakalandım. Ama sen bilmedin…Yüreğimi sensizliğin kirpiklerine asıp koynunda bir cocuk gibi ağladım, kınalı dağları yüklenip bağrıma yokluğun sancılarını dindirmek için bağrıma taş üstüne taşlar bastım..Ama yüreğimin ıslaklığın silmedin..Bırak silme gözyaşlarımı, aksın toprağa. Toprağın dudaklarından öpen her gözyaşım senin günahlarına kefen olsun. Bırak bilme hasretin kanayan yaralarını. Kangren olup bedenimi alacak olsa da bırak kanasın.. Her damlası, yollarında susuz kalmış fidelerin canına can olsun...

Gitmelere alışığım sevgili.. İlk önce canımdan canı kaybettim bir Ekim günü... Kır saçlarına kurban olduğum babamı kaybettim bir sonbahar günü, sonra bir gün masmavi düşlerimi. Birisinin acısını yüreğime saklamışken ansızın bir Eylül günü düşlerimi kaybettim.. Canım babamı koca bir çınar ağacının gölgesine, masmavi düşlerimi geleceğin ıssız suretine gömdüm. Unutmadım acıları, unutmadım yüreğime sakladıklarımı. Her gece dualarıma ekleyip sancıları, taş kundaklara sardım kırık dökük hatıraları.. Ve sonra bir gün seni kaybettim. Yüreğimi bedenimden söküp kendini tozlu hatıralara gömdün..Gelişine adaklar adayamadan gidişine gözyaşlarımı bıraktım. Babamla, düşlerimle başlayan kaybedişlerime kendini ekledin. Bendeki seni öldürmeye çalıştın ama izin vermedim.. Suskunluğu giyinip kelimelerinle vedaları hazırlasan da ben seni yüreğimin toprağına gömmedim. Sende unutulmayı göze alıp seni bir yudum nefesle büyüttüm.. Kanayan geçmişine gülüşlerimi merhem diye sürüp gözlerimde uyuttum seni...

Bıkmadan utanmadan seni yaşatan oldum. Önüme dizdiğin kör uçurumlara inat ben sana yürüdüm ayaklarımda acılarına ezerek..Gövdesinden koparılmış kökleri koynuma alıp göğsümde kanattım kırık dökük çığlıklarımı. Gittiğin her günü geceyle kefenleyip sesi dudaklarımdan koparılmış çığlıklarımla harf harf seni çağırdım yüreğime..Duymadın…Adını kaç kez satırlara kazıyıp olur olmadık sevdana susadım. Ama sessizliğime “ sesinle “ akmadın… Güneşin bile kıskandığı taze gülüşlerini kanayan yaralarıma merhem diye sürmeni diledim. Sarmadın.. Ama sen sarmasan da ben gülüşlerini yaralarıma sarıp adını dudaklarıma mühürledim sevgili...

İçimdeki cocuğu dinlememeyi öğreneli çok oldu ey yar.. Gittin, devasa sensizliği çığlıklara bölüp yalnızlığını demledim gecenin esir düştüğü ayazlarda. Susmalarının kiracısı olsam da sensizlikte ateşi saklayan dağ gibi sustum. Karanlığı besleyen bir çığ gibi yutkundum kanayan çığlıkları. Ama hicbir zaman sen benden gittin diye seni unutmadım sevgili. Acılarını, dünüme; adını, bugünüme ve sevdamı ölümsüzlüğe mühürleyip senin yüreğinde nefes aldım hep..

Gelmeyeceksen sevgili; üfle karanlığa yakılmış kandilleri.. Saçının tellerinden ör darağacımın urganlarını. Son kez tutmayacaksan üşüyen ellerimi, dudaklarıma sür ayrılığın sen kokan zehrini. Kanayan dudaklarınla öp soğuk kurşunları. Öp ki; gözlerinde ateşlenmiş kurşunları yetim gönlüm onur bilsin sevgili…..

Adını dudaklarıma mühürlediğim sevgili; sen beni hep baharı kıskandıran güzelliklere meyleden ipi kopuk bir serseri bil ama ben senin koynunda ölmeyi diliyorum zamanın tanıklığında, ellerimi semaya açıp kör kütük ağlamalarımda senin gülüşlerinde kefenlenmeyi istiyorum sevgili...Ben senin gülüşlerine yanmadım ki , gidişinle seni ayak uçlarıma gömeyim. Ben senin acılarını sevdim sevgili. Bırak ellerini uzatma bana, bırak üşüyen dudaklarımı yüreğinle bir kez bile dokunma. Sana vasiyetimdir bir gün çınar ağacına gömülecek bedenimi ıslak gözyaşlarınla yıkayıp sıcak gülüşlerinle kefenlesinler ne olur. Gülüşlerinle kefenlesinler ki; toprağın altında kemiklerim üşüdüğünde sıcak yüzüne sarılayım..
BonJuk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
Alt 27-04-2007, 15:06   #10 (permalink)
BonJuk
Kendini aşan 2de1'ci
 
BonJuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
>>>>GaLatasaray<<<<
Kayıt: 29.10.2006
Mesajlar: 5.324
İtibar Gücü: 58


Bu hikaye senin için!

'Anlamak' kelimesini sözlüklerden çıkartıp elimle dokunacağım kadar somut hale getirdiğin ve yüreğime yerleştirmeme yardım ettiğin için...

'Anlamak' ve 'anlaşılmanın' en güzel denilen sevişmeleri kıskandırdığını bildiğin ve bana da öğrettiğin için... Durum ne olursa olsun, dilinde bu kadar güzel bir 'özgürlük' şarkısıyla yaşayabildiğin için... Senin için...

.....................

Bu, insanın içinde yaşatıp zamanla sevdiği ve kendisine çok acı verse de, neredeyse bedenine bir organ gibi eklediği, hüzün doğuran tüm uzun soluklu duyguları yerle bir eden, kısacık bir hikayedir!


Sonra sen geldin.

Yaşayıp gidiyordum... 'Yaşayıp gitmek! ' Ne saçma! Bu fiili nedense, hayatımızın sıkıcı olduğunu, bir günün diğerinden farklı geçmediğini düşündüğümüzde kullanırız. Oysa tam tersi olması gerekmez mi? 'Yaşamak ve gitmek...' Yaşıyorum, gidiyorum, yol alıyorum. O halde şöyle demeliyim: 'Yaşıyordum ama gitmiyordum.' veya 'Gidiyordum akıp zaman içinde, kaybolmuş vaziyette, ancak yaşamıyordum.'

Bir aşk hikayesine boyanmıştı bütün mevsimlerim
Tuhaflığı yoktu yazın kazak giyip de
Kışın denize girişimin
Kazağımda da aşk kokusu vardı
Acıma dokunan ve
Nasıl kokacağını şaşıran
Yosunlarda da

Sonra sen geldin.

“Hadi gel, hayatı anlayalım ve anlatalım.' dedin. Çok konuştuk bu konuda, çok... Hem her duygunun tarifini almak istedin hem de hepsi hakkında, bildiğin ne varsa bana vermek. Seninle konuştukça, kendime dair son derece basit ama yine de hiç üzerinde durmadığım bir şeyler olduğunu görmek beni nasıl da şaşırtıyordu.
'Acı' konusunda çok konakladık...

Kanattıkça beni böyle acı
Ve sohbetler yetmeyince nefes almaya
Ağlardım
Yaralarımdan şiir yapardım

Acı bir annedir, durmadan hüzün doğuran. Ahh, ben o hüzünlerle boğuşmak, azıcık nefes alabilmek için kaç kitap okudum, kaç film izledim, kaç hayat belledim, bir bilseniz.

Yooo! Dostlarıma haksızlık edemem şimdi. Turuncuya boyalı güney akşamlarından, fesleğen kokulu batı ikindilerinden, kuzeyin gri sabahlarına kadar kaç sohbet vardır yüreğimde daima saklayacağım. Ahh, benim kelimelerle beyinlerinde tepindiğim dostlarım... Nasıl da isterlerdi gözlerimden yanaklarıma dökemediğim gülüşleri görmeyi. Bence, dostlar daima 'gülmek' ve 'gülümsemek' arasındaki farkı bilirler, bu nedenle onlara arkadaş değil de 'dost' deriz zaten. Her sohbette yüreğimi yatırıp masaya, son derece dikkatli ve zarif hareketlerle, acı ve hüzün doğuran parçalarıma ulaşır, üzerini örterlerdi. İyi hissederdim bir süre. Apartmanların üzerinde uçuşan martıları fark ederdim en azından. Ancak sonra yine hüzün... Yüzsüz hüzün...

Baktığım yerlerde gözlerim
Bazen öyle uzun kalırdı
İnanmazsınız ama
Baktığım yerler sıkılırdı

Sonra sen geldin.

Geldin ve: “Hele şu yükünün birazını bana ver.” dedin. Şaşırdım çünkü görünüşe göre senin yükünün benimkinden fazlası vardı ama eksiği yoktu. Sen anlatırken fark ettim ki içinde bir yerlerde bu yüklerle başa çıkmak için özel eğitimli bir parçan vardı. Bu parça, yükün niteliğini ya da niceliğini, yürekte en hafif duracak hale getirebiliyordu gerçekten.

Konuşurken bir yandan da yüreğimin en tozlanmış ve uzun süredir de yanına hiç uğranmamış parçasını koydun masaya. “Bak,” dedin 'bunlar hayat dostu parçalar. Şimdi bunları öyle güzel temizleyeceğiz ki bir daha canın içindeki parçalara dokunmak istediğinde ve hüzne giderken, bunların ışıltısına takılacaksın. Takılacaksın ki hüzün doğuran acı parçaları koyuvereceksin yerinde tozlanmaya. Böylece de zamanla ağırlıkları, olması gerektiği kadar olacak. Oysa sen ha bire parlatıp parlatıp durmadan onlara bakıyordun önceden ve bu da onları olduğundan ağır hale getiriyordu. Oysa tam tersini de yapabiliriz hepimiz. Işıldayan parça daima daha ağırdır. Gel, hayat dostu parçaları ışıldatalım durmadan.”

Sen geldin
Kelimelerini şekere batırarak
Sen geldin
Baktığın yerlerde çiçekler bırakarak

Acıya ve hüzne gereğinden çok yüz vermemeli insan. Ben artık hüznü içimde şişmanlatmamayı, başarıyorum galiba. Geçen gün ne gördüm dersiniz? Meğer ne kadar yakışıyormuş martılar denizin üzerine! Hikaye bu kadar...

Merak edeceksiniz belki, bu değişiklikleri sağlayan dostum kimdi? Diyelim ki, kırk yaşını geçmiş veya otuzuna gelmemiş bir adamdı, seksen yaşında bir ihtiyar, hep otuzunda yaşayan bir kadındı ya da dört yaşında bir çocuk; hem hepsiydi, hem hiçbiri değildi. Ne fark eder ki? Bir can’dı.


Canımın içi değil
İçimin canı olup da
Sen
Geldin
Üstelik
Aşk da
Değildin

"HOŞGELDİN"
BonJuk Çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
 
 
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Kategori Cevaplar Son Mesaj
Senin icin Sevdigim.. BuRcu Paylaşmak İstedikleriniz 12 07-03-2008 13:32
Senin için..! sweet_ Şiir Köşesi 14 27-02-2008 17:53
Senin için.. PaçoSS Paylaşmak İstedikleriniz 0 16-10-2007 21:23
...::BIRTANEM - SENIN ICIN!!::... Deli_Sibz Şiir arşivi 444 22-01-2007 22:13
Senin icin agLamak.. Saripapatya Paylaşmak İstedikleriniz 8 05-12-2006 21:16





1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620 621 622 623 624 625 626 627 628 629 630 631 632 633 634 635 636 637 638 639 640 641 642 643 644 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 682 683 684 685 686 687 688 689 690 691 692 693 694 695 696 697 698 699 700 701 702 703 704 705 706 707 708 709 710 711 712 713 714 715 716 717 718 719 720 721 722 723 724 725 726 727 728 729 730 731 732 733 734 735 736 737 738 739 740 741 742 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 756 757 758 759 760 761 762 763 764 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 779 780 781 782 783 784 785 786 787 788 789 790 791 792 793 794 795 796 797 798 799 800 801 802 803 804 805 806 807 808 809 810 811 812 813 814 815 816 817 818 819 820 821 822 823 824 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 837 838 839 840 841 842 843 844 845 846 847