HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #21 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | harikasın... |
| | |
| | #22 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Tanımadığımız dokunuslarda tanıdık izler arıyoruz... Bölmüyor... Acıtmıyor... Kanatmıyor bizi hiç bir şey... Bir çocuk oluyor avuçlarımda gece... Bulut gibi... Dokunsam yağacak... Üflesem dağılacak... Su gibi... Parmaklarımı aralasam akıp gidecek... Farkedemedıgım, eksik bır parçamıydın yap-bozumda, gelıp ansızın kendı boşluğunu kapatan? Ve gecenin gözlerinde nem... Bir hiç gibi gidiyor... Gelenler gider, boşluklar biriktiririz itinayla... Suretler takas edilir gölgelerle... cebimde ki rüyaları bozdurdum onları harcayarak geliyorum sana... hane bakiyesi hüzün ya harcıyorum işte hepsini sana gelirken.... gören kör, işiten sağır,yaşayan ölü nasıl olur sormuyorum artık.. |
| | |
| | #23 (permalink) |
![]() >>>>GaLatasaray<<<< Kayıt: 29.10.2006
Mesajlar: 5.324 İtibar Gücü: 58 | Kal Deme!!! Ne Olur... KALAMAM...... ![]() Kal Deme Ne Olur... Kalırsam... SonBaharı Yaşar Yüreğim..Dökülürüm..Sararıp Solarım... Solar Çiceği Baharımın..Çekilir Tebessümlerim Yüzümden.. Yüreğime Süzülür GözYaşım...Çığlığım Sarar Sessizliği..İçimi Ahım.... Kal deme Bana..Ruhumu Esaretine Alan Bu Zindan Elinden... Kalamam... Kalırsam..GözYaşlarım Dökülür Yanaklarımdan..Sevdamın Toprağına.. Katıksız Hüzünleri Kuşanır..Ömrüm..Hüzünleri Kuşanırım YaR... İçimin Çöl Kuraklığında Eririm..Tükenirim..Ne Olur Anla.. Siyahi Umutlara Tutunan Yüreğim..Şimdi SimSiyah Renge Çalar... Kalamam... .... Kalırsam Tükenirim..Biterim.... -Alıntı- |
| | |
| | #24 (permalink) |
![]() >>>>GaLatasaray<<<< Kayıt: 29.10.2006
Mesajlar: 5.324 İtibar Gücü: 58 | biR şaRkı oLsuN ![]() Gerçi sarp ve zorludur sevginin yollari. Ama içinize ates düstü mü, izlemekten geri durmayin. Sizi kanatlarinin arasina alip saklamak isterse, karsi koyun. Çünkü bilin ki, bir an gelir, o kanatlarin arasindan bir kiliç çekilir ve vurur, inletir sizi. Gerçi sözleri düslerinizi darmadagin edebilir, tipki kuzey rüzgarinin bahçeleri darmadagin ettigi gibi. Ama sizinle konustugu zamanlarda, yine de ona inanmamazlik etmeyin. Çünkü basiniza taci oturtacak ol.n da, sizi çarmiha gerecek ol.n da sevgidir. Serpilip gelismenizi isteyen de o, budanip kalmanizi isteyen de odur. Diyelim ki korkulara kapilmissiniz da sevgiden salt bir huzur ve zevk bekliyorsunuz, O zaman çiplakliginizi örtün ve sevginin zorlu düzeninden uzaklasip mevsimleri olmayan bir dünyaya siginin, daha iyidir derim. Çünkü ancak orada güler ve aglayabilirsiniz, ama ne gülüsünüz tam olur, ne de aglarken tüm gözyaslariniz dökülür. Karsisindakine kendinden baska hiçbir sey vermez Sevgi, Ve kendinden baska hiçbir seyi de geri almaz. Ne kendi disindaki seylere sahiptir, ne de kendisine sahip olunabilir. Hiçbir zaman sevgiye yön verebileceginizi düsünmeyin. Çünkü sevgi, eger sizi o degerde bulmussa, kendi yönünü kendi çizecektir. Sevginin kendini mutlu kilmaktan öte hiçbir arzusu yoktur. Ama eger sevgiye kapilmissaniz ve tutkulariniz olsun istiyorsaniz sunlari kendinize seçin derim: Tutkunuz, sevginin içinde erimek olsun. Tipki geceye sarkilar söyleyen bir akarsu gibi akip gidin. Tutkunuz, asiri duygusal davranislarin getirecegi acilari tanimak olsun. Tutkunuz, kendi sevgi anlayisinizla kendinizi vurmak olsun. Varsin istekle ve coskuyla aksin kaniniz. Tutkunuz, kanatl.nmis bir yürekle sabaha gözlerinizi açip sevgi dolu bir güne basliyor olusa tesekkür etmek olsun, Tutkunuz, gün ögleye eristiginde oturup sevginin yüce heyecanini düsünmek olsun, Tutkunuz, gün aksama erdiginde evinize minnet dolu bir yürekle dönebilmek olsun. Ve yüreginize gömdügünüz sevgili için iyi birseyler dileyip yatin: dudaklarinizda onu yücelten bir sarki olsun... ? |
| | |
| | #25 (permalink) |
![]() >>>>GaLatasaray<<<< Kayıt: 29.10.2006
Mesajlar: 5.324 İtibar Gücü: 58 | Yokluğun her şeyden daha soğuk... Yine mi dönüyorum hüzünlü saatlere? Oysa çağırışlarını duymuştum.. Belki sensindir diye bir umut kapladı içimi... Ama nafile, sana uzanan bütün yollar kapalı... Öğrendim, evet geç de olsa öğrendim bunu.. Çok geç olsa da... Yokluğun her şeyden daha soğuktu.. Yokluğun soğuk, yokluğun buz gibi... Hani; öyle üşürsün ki, artık hiç bir şey hissetmez uzuvların.. Uyuşur kalır da manasız bir donukluğun çizgileri oluşur, ardından.. Bir kabuk içindeki parçalanmayı döker, ezip de geçer tüm bedenini.. Acısı en derinden gelir de yakar her yerini... İşte ben de öyle üşüdüm... Manasız buluyorum sanki artık her şeyi... Sevgi deseler sadece bir iç çekebilirim.. Aşkı sorsalar, aynı dili mi konuşuyoruz diye anlamsızca bakabilirim gözlerine... Anlatın derim durmayın, bırakın tüm şiirleri, şarkıları, masalları... Anlatın...! Dokunabilir miyim aşka, dokunabilir miyim ellerimle diye sorarım.. Geçer mi üşümesi yüreğimin, geçer mi üşümesi içimin... Aşk dediğiniz şey gelince ansızın, anlar mı beni aşkla gelen.. Beni ben oldugum için mi, kendi var ettigi için mi ister... Varolanlara, benden kalanlara hoş geldin mi der.. Yoksa bir iki zaman sonra herkes gibi o da mı çekip gider... Bakışlarım dondu sanki, yüreğim donunca... Nasıl da manasız bakıyorum etrafa.. Görmesin istiyorum hiç kimse gözlerimi.. Görmesin hiç kimse hüzün tanelerimi... Susuyorum artık derin derin... Nasıl da konuşmak istiyorum oysa... Saatlerce susmadan konuşmak istiyorum.. Tüm biriktirdiklerimi en başından başlayıp sonuna kadar anlatmak istiyorum... Anlatmak yetmez biliyorum, anlaşılmak da istiyorum... Bir el istiyorum başımda... Saçlarıma dokunsun istiyorum.. Tüm bedenimden söküp alsın yalnızlığımı tılsımıyla... Bir el istiyorum dokunsun saçlarıma yumuşacık.. Ve alsın tüm donuklukları usulca... Bir göz istiyorum gözlerimde... Anlamsız bakan gözlerimin içini görsün.. Hala arkalarda kalmış ışık hüzmelerinin içine dalsın.. Çıkarsın tüm umutlarımı eski sandığın içinden.. Açsın da ışığı ile umut olsun yollarıma.. Yolum olsun, yordamım olsun istiyorum... Bir omuz istiyorum... Başımı yaslayıp uzun uzun ağlayabileceğim... Yıllardır biriktirdiğim hüzün tanelerini tek tek dökebileceğim bir omuz istiyorum.. Ona yaslanınca her şeyi unutmak istiyorum, sıcacık olmak... İçimi huzur kaplasın istiyorum.. Hiç konuşmadan saatlerce orada kalmak.. Hiç konuşmadan anlaşılabilmek istiyorum... Biliyorum, ne de çok sey istiyorum... Bunların sadece puslu bir hayal olduğunu da biliyorum.. Seni bende var edişimi, aslında sadece bende olduğunu.. Aslında sadece bir hayal olduğunu çok iyi biliyorum... Ama yine de seni çok özlüyorum.. Yine de çok üşüyorum, ve yine de seni istiyorum... Ve sessizce hüzünlerime geri dönüyorum... Ama seni hala çok seviyorum... |
| | |
| | #26 (permalink) |
![]() >>>>GaLatasaray<<<< Kayıt: 29.10.2006
Mesajlar: 5.324 İtibar Gücü: 58 | Sonu yazılmamış bir masalın iki oyuncusuyuz biz, sen masalın güzel perisi ben ise, yolunu kaybetmiş bir masal kuşu. Kağıttan bir ev yapsak koysak çimlerin üstüne, rüzgar gelse ucursa estiği yere kadar gitsek ne güzel olurdu... Seversiniz bazen... Bir kuşu beslemek misali, karşınızdaki insanı sevginizle beslersiniz. Farklıdır sevmesi insanların. Kimisi kafese tıkar kuşunu öyle sever, öyle besler, alır özgürlüğünü elinden, seviyorum sanır... Öyle sandıkça sıkar karşısındakini, bunaltır. Ufacık bir fırsat bulsa kaçmak, kurtultulmak ister artık. Aslında korkularından yapar insan bunu, karşısındaki insana anlatamaz, anlatmasını bilmez. Bir başka insana gitmesini istemez. Her koca devin koca korkuları vardır, kimse bilmez... Kimede serbest bırakır kusunu, salıverir gökyüzüne; döner gelir der elbet tabii seviyorsa... Alır riski bırakır kafesten. Bilir ki koysa kafese bir gün kesin uçup gidecek, kesin terkedecek... Serbest bırakır artık... Döner gelir o da karnı acıktıkça, yüreği sevgiye acıktıkça. Ne kadar çekinse de bilir geri döneceğini adam. Bilir başka yerlere, başka kişilere gitse de bir gün bir şekilde geri döneceğini... O da bilir daha iyisinin daha iyisinin olmadığını, ama bağzen nankörlüğü tutar, unutur onun için yapılanları, uğramaz olur bir zaman... Başka kapılarda, başka pencerelerde aynını arar. Ama başka yerlerde aradığını bulamaz. Pişman olur, geri döner bir zaman sonra. Öyle yenik, öyle mahçup döner ki hem de... Artık kafese girmeye bilee rağzı olmuşmuştur... Şanslıdır... Eğer geri döndüğünde açık bir pencere veya aynı evde, aynı kişeleri bulabilirse.... Eğer terk ettikleri taşınmamış, aynı yerde kalabilmişse... ... Kocaman bir hayat girdi aramıza.. Ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirm sana... Ölüler özgürdür... Her zaman yolun sonunu merak ettim, yolun sonunaa varıncaa sen yoktun... alıntıdır. |
| | |
| | #27 (permalink) |
| ..MazoşisT.. Kayıt: 19.06.2007
Mesajlar: 3.205 İtibar Gücü: 0 | CanıSım HePSini oKuyamaDım ama oKuDuKLaRım HaRiKayDı eLLeRine SaĞLıK BiTanem |
| | |
| | #28 (permalink) |
![]() || NefeSimSin || Kayıt: 02.06.2007 Yaş: 17
Mesajlar: 9.366 İtibar Gücü: 58 | YüreĞine, EmeĞine SağLık hazellim.. |
| | |
| | #29 (permalink) |
![]() >>>>GaLatasaray<<<< Kayıt: 29.10.2006
Mesajlar: 5.324 İtibar Gücü: 58 | Aşka ve Terke Dair Bazen öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz. Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında... En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişlerinizin sebebi, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur. Göz yaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak... Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsiz; "Ölmek var, dönmek yok"tur. Lakin gün gelir anlarsınız içten içe bir şeyin kanadığını... Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya... Şurasından burasından eleştirmeye koyulursunuz: "Şöyle görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa..." Başkalarını örnek göstermeye, "Bak onlar nasıl yaşıyor" demeye başlarsınız. Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız. Aşkınızın gözü kör değildir artık, yanlışını görür düzeltmek istersiniz. "Eskiden böyle miydi ya..." diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirilerin kapısı; açıldıkça bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltından. Böyle süremeyeceğini bilirsiniz. Değişsin istersiniz. O, sevgisizliğinize yorar bunu. İhanete sayar. Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür. "Ya sev böyle ya da terk et" diye gürler... Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ışıtan o rüya,bir kabusa dönüşür birden... Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size... Hoyrattır, bakmaz yüzünüze... Zehir akar dilinden, konuşturmaz, suçlar, yargılar, mahkum eder. Mühürler dudaklarınızı, yırtar atar yazdıklarınızı, siler sizi defterden... "İyiliğin içindi hepsi, seni sevdiğim için..." dersiniz, dinletemezsiniz. Ayrılırsanız yaşayamayacağınızı bilirsiniz, lakin böyle de sevemezsiniz. İhanetten kırılmıştır kaleminiz; severek, terk edersiniz... "Madem öyle"nin çağı başlar ondan sonra... Madem ki siz böylesine tutkunken, o hep başkalarını seçmiştir, madem ki kıymetinizi bilmemiştir, o halde günah sizden gitmiştir. Lanet ederek bu karşılıksız aşka, çekip gitmeleri denersiniz. Aşkın göçmenlik çağı başlar böylece... Daha özgür olacağınız limanlara demirlersiniz bir süre... Ne var ki unutamaz, uzaktan uzağa izlersiniz olup biteni. Etrafı bir sürü uğursuzla dolmuş, kurda kuşa yem olmuştur. Deli kanlılar, eli kanlılar, uğruna ölenler, sırtına binenler sarmıştır çevresini... Gurur duyar onlarla, koynunda besler gözünü oysunlar diye... Uğruna kan dökenleri sever, yoluna gül dökenlerden fazla... "Bana ne... Kendi seçimi" diye omuz silkmeye çabalarsınız bir süre. Ama sonra... Ansızın kulağımıza çalınan bir şarkı ya da bir kapı aralığından süzülüp gelen bir koku, hatırlatır onu yeniden... Yaban ellerde, başka kollarda ondan bahseder ağlarsınız. Kokusunu özlersiniz, türküsünü söylemeyi, şarkısını dinlemeyi, yemeğini yemeyi, elinden bir kadeh rakı içmeyi... Karşı nehrin kıyısından hasret şiirler haykırırsınız, sular kulağına fısıldasın diye... Dönüp "Seni hâlâ seviyorum" diye bağırmak geçer içinizden... Dönemezsiniz. Göremedikçe bağlanır, uzaklaştıkça yakınlaşırsınız. Anlarsınız ki bir çaresiz aşktır bu, ne onunla olur, ne onsuz... Hem kollarında ölmek, kucağına gömülmek arzusu, hem "Ne olacak sonunda" kuşkusu... Böyle sevemezsiniz, terk de edemezsiniz. Sürünür gidersiniz. |
| | |
| | #30 (permalink) |
![]() >>>>GaLatasaray<<<< Kayıt: 29.10.2006
Mesajlar: 5.324 İtibar Gücü: 58 | ![]() ''Aldanma cesur durduğuma Yalandır gözlerim...bakma Tutarsız, Belli-belirsiz sözlerim...kanma Soluk soluğa hasretliğim yorar,dayanamazsın Ağlarsan,karışmam... Ağlarsan; Susturmam!!!'' Emanetti garip yüreğim bir ihtimal gelişine, Ve gel(e)medin diye kalakaldı en diplerde. Çıkamadı... Yolunu kaybetti,doğruyu bulamadı... Yumdum gözlerimi korkusuz,sımsıkı tutundum iplere Öne...Arkaya Öne...Arkaya Sallandım uzunca bir süre Ya kayıp düşersem...tutmaz mısın? Tutmazsın... Açtım gözlerimi, Karşımda birini bulmayı beklerken, Karşımda SEN i bulmayı beklerken, Buz gibi bir yokluk çarptı yüzüme Sokuldu koynuma,usul usul sızdı içime... Dinmeyen yaş yürek yakar ya,buz gibi yokluk da can koparıyor candan Bilesin... Değişsin yönü rüzgarların , Ve değmesin yüreğime bakışların Gidiş olsun yolun, Bitiş olsun... Resmedeyim sözlerini kalbime, Unutulmasın,yadigar kalsın vedalar Dilinden...yüreğime Ellerin dokunmasın saçlarıma,ki alışması kolay olsun Gidişin umudum olsun Bu son olsun!!! Bırak beni Bırak da düşeyim gözlerinin orta yerinden ait olduğum yere... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Senin icin Sevdigim.. | BuRcu | Paylaşmak İstedikleriniz | 12 | 07-03-2008 13:32 |
| Senin için..! | sweet_ | Şiir Köşesi | 14 | 27-02-2008 17:53 |
| Senin için.. | PaçoSS | Paylaşmak İstedikleriniz | 0 | 16-10-2007 21:23 |
| ...::BIRTANEM - SENIN ICIN!!::... | Deli_Sibz | Şiir arşivi | 444 | 22-01-2007 22:13 |
| Senin icin agLamak.. | Saripapatya | Paylaşmak İstedikleriniz | 8 | 05-12-2006 21:16 |