HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | arTık nOktaSız bu maSaL ![]() Yorgunum, ağzımdan düşürdüğüm son-baharla, kendime sürgün yitik adreslerden geliyorum. Dinle bak; kavgalarımı susturdum. Kundaklanmış sığınaklarımdaki bitap vurgunlarımı dağıttım. Tedirginim; hasretin voltasında gölgesiz kaldım. Adın yitik, sesin yitik, mevsimin yitik… Ölüme rehin ömrümün sağanak kayıplarını, ruhsuzluktan acuze bedenimin arka sokağına astım. Nerede, nereye esir bilmem avuntum yitik… Kısır sancılı düşler vurulur bileklerime. Sen gitmeler topladın ceplerine, ben intiharlar dilime. Sen düşler sattın aşka, ben korkular yalnızlığa. Görmedin; ayrılığın satırbaşında, son damla mavi gözyaşıma düşürdün gözlerini. Düştükçe yandım, yandıkça kanadım, kanadıkça sana çoğaldım. Her çoğalmamda kendime eksilen sen yanımla aşka çattım. Ben gözümü ölüme açtım, önüme sen uzandın. En çok sen kesilmiş soluğumdan asıldım. Bilmedin; vakitsiz gitmelerine tökezlerken sol yanım, ben çocuk yanımın ayrılık yaşındaydım. Biraz durgun, biraz yorgun, biraz yabancılaşmıştım. Sür beni şimdi yörüngesi kendi içinde kayıp kentinin yedi tepesinden. Zehir zemberek intizar kokulu soluğuna kat hadi. Artık; ne ucu yanık ayrılık yaşıma, ne dilime mahkûm müebbet suskunluğuma, nede hüküm giymiş zamanda eksilen “sen” hücrelerime uğramam bir daha… Kalemim kırıldı yar, bu masal noktasız artık. Adın dilimde kırık, adın içimde kırgınlık, adın gölgemde... alıntı |
| | |
| !NC!PéR!S! için teşekkür edenler 4 kişi. |
| | #2 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Gücüm yok... Ey sevgili tükendim artık! Çek ipimi öleyim... Aşk Olur Adı Çıkıp gitme zamanı şimdi yine ey yar, uzaklar düşünce bir kez yüreğe, sen düşünce hayale, ruhumu zaptetmek mümkün müdür?... Ki, gittiğim her yerde senden izler ararım, hiç bir yerde olmadığını bile bile. Olmadık zamanlarda aklıma düşersin, yaralanırım... Dilimin ucuna her geldiğinde dilimi ısırırım, seni sevdiğimi haykırmamak için. Seni sevdiğimi yalnız sana söylemek için bir gün kavuştuğumda. Ne varki her yaklaştıkça uzaklaşıyorsun& Ama artık anlıyorumki sana kavuşmak sonsuz bir hayal, yine de sevdamı yükleyip yüreğime, seni bulmak, sana söylemek için sevdiğimi. her sabah düşerim yollara yeniden... Şimdi her seher çıkıp dağlara ismini haykırırım yankılı kayalara... İlan-ı aşk ederim, dinlemeselerde beni! Duymasalarda! "Ey dağlar, ey nehirler, ey rüzgar, ey bulutlar, ey insanlar duyduk- duymadık demeyin, ben onu seviyorum," derim... Sensiz hayat yok benim için, yaşam yok. Söz vermiştim sevdama, yaşarsam aşk için yaşarım yalnız, aşkım için... Ölürsem aşk için... "Gönül her zaman gelmeyeni beklermiş" derler, sevdası saklı duran sevgiliyi. Gelmese de bir ömür yine beklenirmiş o sevgili. Sen benim bir ömür hasretini çektiğimsin, beklediğimsin ey yar. Bütün boşluklarını seninle doldurdum ömrümün& Yazdığım bütün şiirlerde, söylediğim bütün şarkılarda sen vardın yüreğimde. Aşka dair ettiğim bütün yeminlerde sen vardın yanımda. Gelmesende bekleyeceğim... Düşlerim dağınık şimdi, kara bulutlar kümelenip durur usuma, acılar çöreklenip yüreğime, yerden yere vurur beni olmadık zamanlarda. Ben seni sevdiğimden beri, ilmek ilmek hasret dokur ömrümün gergefine zaman... Seni ne zaman özleyip ağlasam güzelleşir yeryüzü, güzelleşir gökyüzü, ışık dolar gözlerime... Sevgiyi damıtır en derin yerinden gözlerim... Aşk olur adı... Ey yar yıldızım yitikse şimdi, doğmuyorsa ve ışımıyorsa gecelerime ay. Beni terkedip başka ufuklarda parlıyorsa, almıyorsa beni kucağına bir vefalı dost gibi ve gelmiyorsa beklediğim sabah. Özlediğimde yanımda yoksan eğer, uzaklar acımasızca vuruyorsa. Ben yine de hep seni düşlerim ışıl ışıl, seni özlerim zifiri gecelerde de olsa... Şimdi her gece bir tren kalkıyorsa gönlümün istasyonundan sana doğru, elim kalkmıyorsa ve sallayamıyorsam verdiğin mendili ardından. Gözyaşlarım ateş olup düşüyorsa ve hüzün olup yakıyorsa düştüğü yeri sebep sensin. Meğer ki aşk imiş beni bağlayan hayata bu güne kadar. Her soluk aldığımda sevdayı hissettiğim içinmiş, sevdayı yüreğimde ölümüne taşıdığım içinmiş ki yaşamışım... Ve savunmşum yaralı kalbimi, hicranlar içinde de olsa, savunmuşum gözyaşımı kimseye aldırmadan. Bilki, tomurcuklar açmadan kuruyorsa dalımda, her bahar bir tek kan gülleri açıyorsa gülşende, ey aşk, ey sevdiğim sensin sebep... Şimdi ölüme hüküm giyiyorsam her yargılandığım yerde, hüznün acılı ırmaklarında kalıyorsa hayallerim ve sonunda kırılıyorsa kalem. Bil ki sebep sensin ey aşk, ey sevgili. Ben sefilliği, garipliği, çölü, kimsesizliği, sahrayı, sahrada derviş olmayı, aşka mahkum olmayı senin için seçmişim ey yar... İstersen sev beni! istersen kır! Acıt, ez, öğüt, paramparça et. Gücüm yok tükendim ey yar! Çek ipimi... Söyle, ne desem son sözüm sorulup, zülfün boynuma dolandığında, Söyle ne etsem, nereye gitsem... Ah! etsem, delinir mi kara bağrım? Yaralı geyikleri kurtulur mu canevimin? Söyle, son sözüm sorulduğunda, tutar mı elimi aşk? Toplar mı yerlere savrulan hayallerimi? Yaşatır mı anılarda? Gücüm yok... Ey sevgili tükendim artık! Çek ipimi öleyim... |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Bana bir masal anlat, içinde sen ol, ben olayım, gökkuşağı olsun, ateşin etrafını çeviren şölenler olsun, gece olsun; mavi karanlık, serin, taburcu edilmiş aşıklar olsun sahilden karşı kıyıyı izleyip ütopyalar kuran, sesin olsun engin mavi göğe yükselip kaybolan, rengi mor olsun bulutların, düşman karabulut gibi çöksün tepemize, elini elimin üzerine koy, ayağımızı sürüyelim, kaçalım varamadığımız geleceğimize, küçük çapta bir deprem olsun şehirde, birbirimizin enkazı altında kalalım. Bana bir şarkı söyle, tebessüm etmeyi öğreneyim, baktığın her yer ateş olsun, çıra gibi tutuşayım, apartman balkonları göz kırpsın uzaktan, o şehirden sonsuza dek başka şehirlere kaçalım, kör bir dilencinin pasaklı avuçlarında kaybolalım, bir çöp varilinin dibine çöküp bütün geceyi köpeköldüren şarap ve kuru ekmekle geçirelim, ılık bir yaz sabahı uyandığımda gitmiş olma, yattığın yer hep vücut ısısında olsun ve gözlerin mahmur olsun, bana baktığında dünyalar benim olsun, sonra tebessüm et, dünyanın en büyük çılgınlığını yapalım yine, aşık olalım, yanalım.. Bana bir şiir yaz, cümlelerin hep devrik bir imparator gibi yarım kalsın, bozkırda arpa boyu yol alamayalım, sözcüklerin alışılagelmiş ve yağmalanmış sıkıcılığından koparabildiğin kadar uçuk bir kaç cümle serpiştir hayallerime, o kentin arka sokaklarında adın kadar kuytu, adın kadar karanlık, adın kadar sarhoş ve yağma bir şiir yaz, mercan mavisine çalalım, ölebildiğimiz kadar ölelim.. Birşey söyle bana, geçmişe ya da geleceğe dair, bir iki önemsiz kelam, ya da dünyanın en anlamlı cümlesini kur, hayatın anlamını üfle kulaklarıma, ne kadar aptal olduğumu, benim yanlış adam olduğumu söyle, önemsizliğimi hatırlat, bir masal kadar gerçekaltı, bir şarkı kadar detone, bir şiir kadar ütopik olduğumu söyle, Ve bir virgül koy cümlemin ortasına bir yere, asla geri kalanı yazılmamak üzere.. |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() ../TURKEI:D/.. Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 12.995 İtibar Gücü: 98 | Bilmedin; vakitsiz gitmelerine tökezlerken sol yanım, ben çocuk yanımın ayrılık yaşındaydım. Biraz durgun, biraz yorgun, biraz yabancılaşmıştım. Sür beni şimdi yörüngesi kendi içinde kayıp kentinin yedi tepesinden. Zehir zemberek intizar kokulu soluğuna kat hadi. Artık; ne ucu yanık ayrılık yaşıma, ne dilime mahkûm müebbet suskunluğuma, nede hüküm giymiş zamanda eksilen “sen” hücrelerime uğramam bir daha… Kalemim kırıldı yar, bu masal noktasız artık. Adın dilimde kırık, adın içimde kırgınlık, adın gölgemde... MERCI INJIMM |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Biliyorum çok oluyorum gecelere ve sığamıyorum kendi kabında devingenliğini örtbas etmeye çalışan yorgun bir yüreğe. Vedasızlığına alışmaya başlamışken hayatın yağmurlar çıkageliyor. Tenim artık eskisi gibi çoğalamıyor hüzüne her adımda bir anlam bulamıyor tükenmişliğe. Ve ben tüm gücümle buradayım işte.. Nihayetinde arzulanan aşkları, sevgileri, mutlulukları topluyor bir yanım. Mıknatıs gibi ve belkide zıt kutupların birbirini çekmesi gibi çekiyor geceme yağmurdan arta kalan bulutlarımı. Yaşamak diyorum bu belirsizlikte ve öpebilmek sevdayı. Zor olan taraflarından gülümseyebilmek gibi birşey hayata. Tanımsız silüetlere şiir okumak, bir tarafından gizlice tutunabilmek aşklara. Bu kadar zormu acaba.. Şimdi durdurulamaz olanın en ayrıntılı tasvirlerinde zamana terkediliyor hayal ötesi yalnızlıklarım. Ve durup dinlenmeden, koşup düşmeden nasılda çoğalıyor umutlarım. Gülebiliyorum şimdi. Şimdi daha çok yakınlığına aşk büyütebiliyor yamalı yüreğim.. Biliyorum ile başlayan cümleler kuruyorum. İçinde sana ait olan düşlerden mutluluklar türetiyorum. Şiirlerde türevini aldığım aşkın yazılara tercümesini yapıyorum. Yazılarda giyindiği anlamları bir bilsen nasılda sahipleniyorum.. Sabaha daha var. Kimse yok burada. Bir yalnızlık bir ben. Birde sen düşlerime misafir gelen. Ağlamak yağmurların işi ey sevdası yorgun yüreğim. Ve yazıda geçen anlamlarıdır içimde sabahlara kadar büyüyen.. En sevdiğim şarkı çalınıyor gecemde. Bir kenarına yaslanıyorum göremediğim yüzünün. Ve coğrafyasında tükenirken gençliğim. Satır aralarında kalıyor sana sarılan yüreğim.. Sessizliği ancak böyle olduğum zaman sevebiliyorum. Çoğulluğun, yontularında kaos olmak bana ancak hüzüne istektir, ve her bitiminde seslenişin ve sana ait olan yazının son noktasında bana kalan ayrılığa sitemdir.. Bugün yine heyecana mağlup olurken şehir adı verilen çoğullukta, sesini duyar ve sevinirmiyim yanımda olduğuna inanışıma. Yağmur yağmasın artık ne olur alışmışken seni tanıdığım zamanlarıma. Yazık olmasın ne olur.. İşte böyle bir geceden peşime takılan kelimeleri okudun yüreğine kendi içinden. Keşke duyabilsem dediğim zamanlarımda duyabilirmiyim acaba bu satırları sana ait o en güzel sesten. Ve geçerken gözlerinin önünden. Gülebilirmiyim acaba sana ait olan o en güzel düşüncelerden. Yüreğime aldanıpta sevebilirmiyim sabahları hep seni düşünerekten, seni zamansızca özleyerekten.. Alıntı.. |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() ../TURKEI:D/.. Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 12.995 İtibar Gücü: 98 | İşte böyle bir geceden peşime takılan kelimeleri okudun yüreğine kendi içinden. Keşke duyabilsem dediğim zamanlarımda duyabilirmiyim acaba bu satırları sana ait o en güzel sesten. Ve geçerken gözlerinin önünden. Gülebilirmiyim acaba sana ait olan o en güzel düşüncelerden. Yüreğime aldanıpta sevebilirmiyim sabahları hep seni düşünerekten, seni zamansızca özleyerekten..injim saoll |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | Ellerinize sağLık harikasınız yine.. |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | teŞekkürLer... |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| dön artık.. | PaçoSS | Paylaşmak İstedikleriniz | 14 | 24-11-2007 17:10 |
| Kalemim Kırıldı Yâr, Bu Masal Noktasız Artık.. | KãRdé£éN | Paylaşmak İstedikleriniz | 14 | 22-09-2007 17:37 |
| Bekleme Artık...! | M'LANCOLY | Paylaşmak İstedikleriniz | 8 | 17-12-2006 11:39 |
| Yeter artık | @izci@ | Galatasaray | 0 | 15-10-2006 10:58 |
| ...:::Susuyorum Artık:::... | @G@NT@ | Paylaşmak İstedikleriniz | 1 | 02-08-2006 23:32 |