HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
| Kayıt: 04.05.2006 Yaş: 27
Mesajlar: 163 İtibar Gücü: 13 | sitemim sanadır eyy yar... Yalnızlığın derinliklerinde, müphemliğin dolambaçlı yollarında kendime –bir ışık, bir meşale bulmak ve- aramak. Bu, sabahı olmayan, hasretinin ince ince dokuduğu kilimin nakışlarında aramak. Yüreğimde bir yudumluk sevgi... Visalinin ateşiyle yanacak küçük bir kıvılcım bekleyen kandil.... Gel de yak... Yak ki, şu kısacık ömrümde, sıcak bir kalbe, ışıldayan bir simaya ihtiyacım sonsuz. Bu yaktığın ateşinde ısınmak, gözlerinin derinliklerinde aşkımın izdüşümlerine dolaşmak, kalbimin atışında varlığını hissetmek, yaşamak iştiyakımın tek sebebi olsun. Yaşadığın için yaşamak, öldüğün için ölmek isterim. Lakin doğduğun için doğmadığıma, duyduğum utanç ve ızdırabımın beni gün geçtikçe eritmesinden; senin için yaşayamayacağımdan korkum tarifsiz. Her an kalbimin iflasından, gözlerimin fersizleşmesinden, ayağımın sensiz attığı adımlara isyan etmesinden korkuyorum. Bu korkum bütün damarlarımı dolaşıp, beni sensizliğin fezasında yok etmekte muktedir olduğu zaman, kendimi bulamama korkusuna seviniyorum. Sen yoksun, biliyorum. Lakin bildiğime inanmıyorum. Daha doğrusu inanmak istemiyorum. Bülbülün gül dalından inmesi, yıldızların sönmesi, ateşin dondurması, buzların insanı sıcaklıktan kıvrandırması; bunların, yüreğimdeki ateşi söndürdüğün zaman olacağını unutma. Sen, ey karagözlüm, sen! Bilir misin ki, seni nasıl nefret edercesine sevdiğimi, kavuşmayasıya hasretinin hamallığını yaptığımı? Haberin var mı yüreğimde kopan fırtınalardan? Duyabilir misin her gece rüyamda sana haykırdığımı, görebilir misin gözlerimden akan kanlı yaşları... Rüyamda kalkan her trene sana kavuşmak için bindiğimi, her doğan günün senin gülüşün kadar güzel olduğunu zannettiğimi bilir misin? Heyhat.. Nerden bilirsin? Lakin ben senin hasretinle yaşıyorum. Onu da benden esirgersen neyleyim hayatı, yaşamayı. Sensiz hayat, çölde su aramaya benziyor. Tıpkı yüreğimin kumsallarında gördüğüm seraplar gibi. Her visalini sandığım anda kumların yüzümü yakması, beni derinliklerinden çıkılması olmayan dehlizlerden haykıran bir mahkuma döndürüyor. Bu da güzel. Güzel, güzel. Ya güzel olmayan ne? Seni sevmem mi? Yoksa sevip de sevilmemem mi? Bunlar da mı güzel? Sevgi, kavuşulamayan sevgililere duyulan tarifsiz hasretin kalplerde bıraktığı yanık izleri mi? Yoksa gözlerde kopan fırtınalar mı? Ama neden? Kavuşmak sevginin, aşkın sonumu? Mutlu son, aşkın sönmek bilmeyen ateşini, kutbun burudetine mi tevellüt ettiriyor? O zaman ben, senin aşkının ateşiyle yanıp kül olmaya razıyım. Yüreğimdeki sıcacık aşkın sönmesin de benim şu naçiz vücudum kül olmuş ne çıkar? Eğer kavuşmak aşkımın sonu ise, beni yüreğinin zindanlarında bir ömür hapset. Hapset ki bu ateş sönmesin. Sevdayı bilmeyen kalpler utansın... Kalpsizler de......... |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 718 İtibar Gücü: 15 | Ynt: sitemim sanadır eyy yar... saol arkadaşım paylaşımın içinn |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() bLackpearL Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 6.851 İtibar Gücü: 29 | Ynt: sitemim sanadır eyy yar... Seni sana rağmen yaşadım ben. Hep kaçışlarla dolu, hep eksik. Bir yanını tamamlasam mutlaka başka bir yerden açık veriyordum. Tamamlamaya uğraştıkça seni gizlerinde kaybolup gidiyordum. Bedenine değil, ruhuna taliptim ben. Bu yüzden bu kadar zorlanıyordum. Ben bir adanın değil, bir kıtanın kaşifiydim. Yola çıkmıştım bir kere dönüşüm yoktu ama öyle çok duraklıyordum ki, geriye dönüp baktığımda başladığım yerden bir kaç metre bile uzaklaşmadığımı fark ediyordum. Üstelik menzilin ucunda ki sen, benden daha hızlı kaçıyordu. Ufukta bile görünmeyen seraptın artık. Kaç kez ‘vazgeç’ dedim kendime, kaç kez o yolun kenarındaki bir ormana girip yok olmayı düşündüm. Yaşadığım da bu değil miydi? Seninle birlikte varlık bulduğumu düşünürken senin olmaman yokluk hissinden başka ne verebilirdi ki bana? Oysa nasılda coşku doluydum başlarken? Gecelerimi de gündüzlerimi de sana adamaya hazırdım. Her gün yeni bir yönünü öğrenip şaşıracaktım. Seninle yaşadığım hiçbir şeyin tadını unutmayacaktım. Sen sonbahar rüzgârında kopmuş, serseri dolaşan bir defne yaprağı, ben sana dal olacaktım. Hangimiz yaprak hangimiz dal karıştırıyorum artık. Ben bu uykuları uyuyalı çok olmuştu. Şimdi aynı uykuları yeniden uyuyorum. Acı uykusu, hüzün uykusu, korku uykusu… Bir gece birini bir gece diğerinin sonsuzluğunda kayboluyorum. Ne garip kendimi kuşatma altında ki bir ordunun komutanı gibi görüyorum. Ne çok askerim var bana ihanet eden… Ben düşmanı alt edemediğimden değil, bu arkadan vuruşlar yüzünden yeniliyorum. Bir beyaz bayrak gerek artık bana. Bütün menzillerini kaybetmiş bir komutanın onurunu daha fazla zedelemeden teslim olmayı bilmesi gerek. Uzun sürmez esaretim. İçimde bu yenilginin acısını yıllarca taşıyacak olsam bile bir yolunu bulup kavuşurum özgürlüğüme. Gidiyorum. Geride yaşanmamış zamanları bırakarak sende ürkekliğinle baş başasın şimdi hep tamamlanacak değil ya "bu da böyle yarim kalsın..." |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Yakarışım sanadır ey Rabbim !!! | _aLmİrA_ | Dini Konular | 8 | 27-08-2008 11:38 |
| Seslenişim Sanadır / Duy Beni ( Tavsiye ) | Pasli_Hisler | Paylaşmak İstedikleriniz | 7 | 03-10-2007 22:56 |
| Yar sitemim sanadır | sweet_ | Paylaşmak İstedikleriniz | 9 | 21-09-2007 01:45 |
| INJI AND DILRUBA /Sanadır bu satırlarım…ATISMASI | DiLrUbA | Paylaşmak İstedikleriniz | 35 | 13-03-2007 13:43 |
| Sanadır YAR ! | SweetWitch | Paylaşmak İstedikleriniz | 3 | 25-11-2006 01:16 |