HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() ? Kayıt: 20.05.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 2.186 İtibar Gücü: 19 | Sabir Benİm Yelkenlerİm Hayal kırıklıklarıyla öğreniyor insan sabırlı olmayı, bir de kaybettikçe. Acılarsa sabrın son sınavı. Gün geliyor bütün çektiklerinin ödülü bir an bahşediliyor insana. Yeni doğmuş bebeğin saçlarını okşarken, bir hastalıktan gözünü yeniden dünyaya açarken, her şey o an için değil midir. Kavuşmalar da sabra dahil, sokağın başında beliriyorsa beklenen, sabreden biri bıraktığı içindir geride. Sevgi sabırdır kavuşmayı bekleyen, bir kadını sevmek hangi yaşında olursa olsun gözlerinde doğmamış çocukları görmektir. Uzun yolculuklardan sonra bayrağı dikerken kaşif kutuplara, ya da dağın tepesine, sabır der ki; bütün çektiklerine değdi ve ben hep seninleydim bu an için. Sabır züğürt tesellisi değil gerçeğin ta kendisi. Bir başkasına acı veren insan da acı çekiyor. Belki de daha fazlasını. Bu yüzden gaddar bile sabretmek zorunda vicdanına. Uyurken keder pusuda sabahı bekler ya insanı pençesine almak için, göz kapakları açılmaya görsün, acı bıraktığı yerden başlar, acılar zor sabreder geceye, hep sabahı bekler. Şimdi gözümün bebeği bu satırları yazarken her sabah bir koşu tren istasyonuna giden çocuk geri dönüyor eli boş. Babası çıkmamış trenden. Ama o her sabah gidiyor karşılamak için. Çocuklara ölümü açıklayacak cesaret nerede büyüklerde, bir gün öğrenecek nasılsa, yasta yaşlı gözlerle bütün mahalle. Gelecek baban diyorlar, küçük oğlan çocuğu her sabah treninden babasının çıkmasını bekliyor bu yüzden. Sabredecek ve büyüyecek, insanın yürümekle bitirmeyeceği yol yok yeter ki sabırla yürüsün, onurlu bir yaşam istemek ve sabretmek gibi uzun yollar, ama hepsi bitimli. Sabır gecikmenin bekleme odası, yaşamak bir zaman oyunu yeter ki sabret, ulaşılmaz avucunun içinde, aşk da buna dahil. Sabrı öğretmek zor, hele şimdilerde ayaküstü yemeklerin, donmuş yiyeceklerin, suya karıştırılarak oluveren içeceklerin, anında fotoğraf çeken kameraların ve her gece uyduruk aşkların kırıp sarıldığı diziler çağında gençlere sabrı öğretmek çok zor. Sabır bir fikir ve her iyi fikir gibi bulmak zor. Seni sabırla sevmeye devam ediyorum. Hangi deniz kabuğunu kulağıma götürsem Duyduğum senin sesin. Her gidişinde seninle beraber giderim, sen bunu bilmezsin. Deniz kenarında beni bir başına zannedersin. Ben okyanuslara açılırım Sabır benim yelkenlerim, bunu hiç bilmezsin |
| | |
| | #2 (permalink) |
![]() ../TURKEI:D/.. Kayıt: 20.04.2006
Mesajlar: 12.995 İtibar Gücü: 98 | Sabrı öğretmek zor, hele şimdilerde ayaküstü yemeklerin, donmuş yiyeceklerin, suya karıştırılarak oluveren içeceklerin, anında fotoğraf çeken kameraların ve her gece uyduruk aşkların kırıp sarıldığı diziler çağında gençlere sabrı öğretmek çok zor eline saglik... |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() ★.HayaL MahsuLü.★ Kayıt: 25.06.2006 Yaş: 23
Mesajlar: 7.898 İtibar Gücü: 74 | Yoksun iste, öLümüne özlemini çekiyorum simdi. Gittin, hayatimdan düsLerimi, aniLarımi sarsarak ve tekmeLeyerek kaLbimin kapiLarini ardina kadar... BiLki yagan yagmura, açan günese aLdirmiıyorum artik. GünLerin tadi yok, suLar da akmiyor. Göçüp gitti uzak diyarLara sevgi kusLarim... YagmurLa da konusmuyorum artik, derdimi de anLatmiyorum nehirLere. AyriLik denizine düsmüs, tersine kürek çeken saskin bir denizci gibi kaLakaLmisim yorgun daLgaLar arasinda... Rüzgar da esmiyor... Yoksun iste gecenin zifiri saçlari akiyor uzaktaki dagLara usuL usuL, yokLugun öLüm gibi, buza dönüyor hayat , eLLerim, bedenim, ayakLarim üsüyor& Çekip uzakLara giden hayaLLerimin pesinde uçup gidiyor kirLangiçLar, kirLangiçLar gidiyor ben kaLiyorum... OmuzLari düsmüs basamakLardan inerek hiç bir sevgi kitasina variLamiyacagini anLadim. AnLadim ki, herkes kendi yarasini kanatir ve her aci bir baska aciya açiLan kapidir... Bir zamanLar gözLerin gönüL bahçemin çiçekLeriydi; gözgöze, geLdikce kokulu güLLer açardi yüzünde. Bakmaya, dokunmaya kiyamazdim... ELLerini her tuttugumda bir sonsuz sevinç kapLardi yeryüzünü, gökyüzünün bütün yiLdizLarini tutup basina taç yapmak geçerdi içimden. Ne zaman seninLe buLussam, zamani durdurmak ve zincire vurmak isterdim saatLeri. Sonra ayriLirdik, , gözyaslarin gücüme giderdi. Oturup agLardim senin yerine... Ne zaman buLustugumuz yerden geçsem içim burkuLur, gözLerim durup durup doLar. Her esen yeLde, yagan yagmurda, çagLayan irmakta, uguLdayan ormanda hep senin kokunu duyarim. Yoksun iste, yitirdim içimde güLen o sevdaLi çocugun gözLerini. AnLadim ki, kayip çocuk gözLeridir hüznün diger bir adi, bu karanLik soguk geceLerde. AnLadim ki, bütün yiLdizLarin karardigi gece sevinçLerin tükendigi yerdir. Iç çekmenin baska bir anLami var mi baska diLLerde biLmiyorum..?. Ben sustum, öpüLmemis zaman girdapLari kemiriyor dudakLarimi. AnLadim ki, bütün iççekisLer sevgiLiLerine kavusmayan sevdaLiLarin hüzünLü gözLerine benzer, yasamin kiyisinda kiriLmis tomurcukLara... Yoksun iste, uzandigimiz her nehirde bir mutsuz yasamin tortusu kaLdi. Sen ki, benim yaz yagmurum, güz günesimdin. AnLadim ki, sensiz hayat çekiLmiyor, terkediLmisLigin hüznü vurur simdi suLara... AnLadim ki, her gidis bir dönüsü anLatmaz... ÖzLem tek yönLü uzun bir yoL iste gidipte dönmeyen... AkLima düstükçe bakisLarin, bir hüzün sarkisi kiriLir kaLbimde. Ki, canima batiyor kirikLari her defasinda... |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() # ^a£e£uyia # asq'm Kayıt: 22.04.2006
Mesajlar: 10.864 İtibar Gücü: 50 | ![]() Sırtı terlemiş bu yalnızlığın bencileyim kalsam tutar mısın yangımı ecele ver meğer ki sinendeyim hadi bir garip diyerek tuttuştur ah yar. yokluğu büyük bir vehamettir ateşten ve külden yokluğunda hastalıklı bir işrak vaktidir vakt-i'stanbul kethudasını yedi tepeli şehrinden yansıtır gözlerine iş'ret et mahur beste çalsın menekşenin açıdırı bahar mı geldi o zaman bu nedir kışı yaşadım bu gece üşüdüm. Siretimden yansıyan tüysüz yumaklar gibi varlığını aya vermiş aydınlığı güneşin yer değiştirmiş bütün satılmış şehirler bu gece bitmez bir yorgunluğu saklayacak adamların yüzünden parçalanan yüzler bu gece başka bir ilham verecek ölüm çılgınlığında eytam çocukluğum bahar mıdır yoksa açmış işte menekşe o zaman bu nedir neden terledi sırtım yalnızlığımın vakt-i'istanbuludur yedi tepeli şehirde viran bağları minarelerden yansıyor ağları eytam kalmış çocukluğum neden sırtı terledi yalnızlığımın yokluğu büyük bir kayıptır tabib ateşten ve külden,pustan ve dumandan iş'ret vardır maviyle gülşeninden ayyuka feryattan bir ceker ikincisinde ağlar bütün bağlar yedi tepeli şehr'istanbuldur işr'etinde yokluğundur. el verdi derviş muhip bir semten aşk-ı maileyin bütüne sarsın denizi özlediğim köy gibisin üç minareden ortancasında boy verir yokluğun bahar mıdır nedir kışı yaşadığım sırtı terledi yalnızlığın burda iş'reti var ak gerdanından indir bütün kolyelerini halden anlayan düşlerin var. sırtı terledi yalnızlığın aydan iş'ret var şehr-i'stanbulda maiye boyandı heryer |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sen Benİm Kahramanimsin..!! | mavice | Paylaşmak İstedikleriniz | 6 | 07-09-2007 00:44 |
| SABIR | belongtodeath | Dini Konular | 3 | 15-08-2007 00:14 |
| Sunucu ÇILDIRACAK YA!!!! İŞTE "SABIR TESTİ" | seeelinnn89 | Komik Videolar | 10 | 27-07-2007 20:07 |
| SABIR İNSANIN KARŞISINA HERYERDE ÇIKAR | @izci@ | Dini Konular | 2 | 08-09-2006 21:32 |
| ***SABIR ÜC CESITTIR*** | DiLrUbA | Dini Konular | 10 | 14-05-2006 00:37 |