HIZLI ARAMA
| Paylaşmak İstedikleriniz Bizimle ne paylaşmak istiyorsanız yazında bilelim hani. |
![]() |
| | #1 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | Dünya üzerindeki tüm yaşamlar sera etkisi ile yakından ilişkilidir. Sera etkisi olmayan bir dünya, yaklaşık 33 o C’lik bir soğuma ile karşı karşıya kalır ki, bu da dünyamızın bir kutuptan diğerine buzlarla kaplanması anlamına gelmektedir. Ancak, sera gazlarının atmosferde aşırı bir şekilde artması da sürekli ısınma şeklinde dengelerin bozulması tehdidini yaratmaktadır. Dünyanın ortalama yüzey sıcaklı ğ ı 15 o C’dir. Geçti ğ imiz yüzyılda bu sıcaklık 0,6 o C’lik bir artış göstermiş tir. Kıtalar üzerindeki sıcaklık okyanuslar ve denizlere oranla daha fazla artmıştır. 1950 yılından bu yana deniz yüzeyi sıcaklı ğ ı kara yüzeyindekinin ancak yarısı kadar artmıştır. Gece sıcaklıklarında da her 10 yılda ortalama 0,2 o C artı ş görülmüş tür. IPCC (Intergovernmental Panel On Climate Change)’nin 2001 yılında yayımlanan üçüncü değerlendirme raporunda 2100 yılına kadar dünyamızdaki ortalama sıcaklığın 1,4-5,8 o C arasında artacağı belirtilmektedir. Bu artışın 1990-2025 yılları arasında 0,4-1,1 o C, 1990-2050 yılları arasında 0,8-2,6 o C civarında seyredeceği kurgulanmaktadır. Küresel ısınmaya bağlı olarak geçti ğ imiz yüzyılda kar örtüsü ve buzul boyutlarında küçülmeler ya ş andı. 1960’ların sonlarından bu yana Kuzey Yarıküre’de kar örtüsünde %10’luk bir azalma oldu. Orta ve daha yukarı enlemlerde göl ve nehirlerin yıllık buzla kaplı kalma sürelerinde yaklaşık 2 haftalık bir kısalma oldu. 20nci yüzyıl boyunca dağ buzullarında da büyük çapta zirveye doğru çekilmeler yaşandı. 1950’lerden 2000’e kadar geçen sürede Kuzey Yarıküre’de bahar ve yaz aylarındaki deniz buzulu boyutlarında %10-15 oranında küçülmeler yaşandı. 20nci yüzyılın son 30 yılında Arktik deniz buzulu kalınlığında yaklaşık %40’lık bir azalma ya ş andı. Önümüzdeki süreçte de ısınmaya bağlı olarak okyanusların ılıklaşmasıyla birlikte da ğ buzullarının ve kutuplardaki buz örtüsünün erimeye devam etmesi beklenmekte ve deniz seviyelerinin de 9-100 cm arasında yükseleceği tahmin edilmektedir. 20nci yüzyıl boyunca deniz seviyelerinde 10-25 cm arasında bir artı ş oldu ğ u saptanmıştır. Sibirya’nın batısında 11 bin yıldır donmuş halde bulunan ve yaklaşık Fransa ve Almanya büyüklüğündeki turbalıklar küresel ısınmanın etkisiyle son 3-4 yıldır erimeye başladılar. Son 40 yıl içinde bu yörede 3 o C’lik bir sıcaklık artışı görülmüştü. Artık geri dönüşü olmayan bu erime olayının sonucunda atmosfere milyarlarca ton metan gazı dahil olacak. CO2 gazından 20 kat daha fazla ısı tutabilme özelli ğ i olan CH4 gazının bu düzeyde atmosfere salınımı küresel ısınma hızını ve şiddetini bu güne kadar yapılan tahminler üzerinde arttıracaktır. Deniz seviyesinde görülecek yükselme, birçok kıyı bölgesi yerleşimini olumsuz yönde etkileyecektir. Örneğin deniz seviyesinde meydana gelecek 100 cm’lik bir artışla Hollanda’nın %6’sı, Bangladeş ’in %17,5’i ve birçok adanın ya tümü ya da büyük bölümü sular altında kalacaktır. Denizlerdeki yükselme kıyı ekosistemlerinde büyük değişiklikler yaratacak, denizlere yakın alçak düzlüklerde yeni bataklıklar meydana gelecektir. Denizlerin karalar üzerinde ilerlemesi ile oluşacak arazi kayıplarının yanında kıyı erozyonlarında da artışlar görülecektir. Mevsimler bazı bölgelerde daha uzun olmaya başlayacak, kış ve gece sıcaklıkları, yaz ve gündüz sıcaklıklarından daha fazla artma eğiliminde olacaktır. Isınan bir dünyada sıcak stresinden dolayı daha çok insan ölecek, tropik bölge hastalıkları serin iklim bölgelerine doğru yayılma gösterecektir. Isınmayla birlikte okyanus ve denizlerden daha fazla su buharlaşacak ve dünya daha rutubetli olacaktır. Bu da yağışların artmasına neden olacaktır. Kıtalar üzerine düşen yağış miktarı son yüzyıl içerisinde %1’lik bir artış göstermiş tir. Gücünü suyun buharlaşmasından alan kasırgalar muhtemelen daha da güçlü olacaklardır. El Nino kasırgası önceki yüz yıllık periyotla karşılaştırıldığında son 20-30 yıllık süreçte daha sık, uzun süreli ve şiddetli görülmeye başlanmıştır. Sert ve devamlı rüzgarlar, suyun topraktan daha hızlı bir şekilde buharlaşmasına yol açacak, bu da bazı bölgelerin eskisinden de daha kurak olmalarına neden olacaktır. 20nci yüzyıl boyunca orta ve daha yukarı enlemlerdeki kıtalar üzerine düşen yağış ta %5-10 arasında artış saptanmıştır. Yoğun yağış sıklığında da %2-4’lük artış (24 saatte 50 mm) görülmüştür. Buna karşılık subtropikal alanlardaki karalara düşen yağışta %3’lük azalma olmuştur. Özellikle kuzey ve batı Afrika ve Akdeniz ülkelerinin kimilerinde yağışlarda düşüş yaşanmıştır. Son 10 yılda Asya ve Afrika gibi bazı kıtalarda kuraklık ve sıcaklık şiddetlerinde artış olmuştur. İklimi ısınmış bir dünyada muhtemelen önceden oldu ğ undan daha fazla tarım ürünü üretilebilecektir. Ancak, bu üretim ille de ş u anda verimli olan bölgelerde olmayıp serin iklim kuşaklarına doğru kayacaktır. Kuzey Yarıküre’de özellikle üst enlemlerde son 40 yıllık süreçte, ürün yetiştirme sezonunda her on yılda 1-4 gün uzama belirlenmiştir. Küresel ısınma ve nemin artmasına paralel olarak gelecekte tarım ürünlerine ve ormanlara daha fazla böcek ve hastalık musallat olacaktır. Küresel ısınmanın etkisiyle hayvanlar ve bitkiler kutuplara ve üst dağlık kesimlere yüksek rakımlara doğru göç edeceklerdir. Ancak, bu göç yollarını tıkayan kentler ya da tarım arazileri ile karşılaşan ve bunları aşamayan bitki türlerinin nesilleri tükenecektir. |
| | |
| SweetWitch isimli kullanıcıya, bu konu için teşekkür edenler: | _cherry_ (05-03-2007) |
| | #2 (permalink) |
![]() Yalnızlık.. Kayıt: 20.05.2006 Yaş: 20
Mesajlar: 2.186 İtibar Gücü: 19 | Bu gidiş hiç iyi değil.Havaya bir bakıyoruz güneşli birde bakıyoruz 5 dk sonra kapalı.Şahsen korkmaya başladım artık bu durumlardan.Allah yardımcımız olsun.Paylaşım için Allah razı olsun. |
| | |
| | #3 (permalink) |
![]() -_-Venİ_Vidİ_Vicİ-_- Kayıt: 20.01.2007
Mesajlar: 1.366 İtibar Gücü: 13 | gercekten cok farklılastı havalar...... allah yardımcımız olsun ne diyelim |
| | |
| | #4 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | ( YorumLarınız için T$kLeR. Gidi$atımız iyi deqiL , dediqiniz qibi ALLAH (c.c.) yardımcımız oLsun. ) Son 400 yılın en yüksek sıcakları Bilimadamlarının raporuna göre, önlem alınmazsa dünya büyük bir felakete doğru gidiyor. En büyük suçlu insanoğlu. Sıcaktan bunaldığımız şu günlerde, bilim adamları doğal felaketlerin en büyüğü küresel ısınmaya karşı hergün uyarılar yağdırıyor. ABD’nin Kongresi’nin talebiyle Ulusal Bilim Akademisi’nin hazırladığı raporda, dünyanın son 400 yüzyılın en sıcak dönemini yaşadığı belirtiliyor. 155 sayfalık raporda, küresel ısınma ile ilgili çizilen felaket senaryolarına temel oluşturacak bu verilerin büyük sorumlusu insanoğlu.FELAKETiN EŞİĞİ Motorlu araçlar, savaşlar, deodorant gibi ürünlerin yaydığı gazlar, önlem alınmazsa büyük bir felaketin eşiğine götürecek nedenler. Raporda Kuzey Yarımküre’deki sıcaklığın 20. yüzyıl boyunca ortalama 1 derece artması ise son 2000 yılın en büyüğü olarak gösteriliyor. Raporda 19′uncu yüzyıldan önce ise volkan patlamaları küresel ısınmaya en büyük nedendi. ‘Ancak yerini insanlar aldı’ deniliyor. |
| | |
| | #5 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | Kaynakça Apaydın, Ahmet, Mavi Gezegen Dergisi, Sayı: 3, Ankara, 2000 “Climate Change 2001: The Scientific Basis”, The Intergovernmental Panel on Climate Change (IPCC) Report “Climate Change 2001: Synthesis Report”, IPCC “Climate Change and Biodiversity”, IPCC Technical Paper V, April 2002 “Running Pure: The Importance of Forest Protected Areas to Drinking Water”, a research report for the World Bank/WWF, August 2003 “Global Warming”, Encarta web sayfası “Desertification”, Encarta web sayfası “Dünya İklimine Sibirya Alarmı”, BBC Turkish web sayfası İklim Değişikliği Özel İhtisas Komisyonu Raporu, DPT Yayın No: 2532, Ö İ K: 548, Ankara, 2000 Su Havzaları, Kullanımı ve Yönetimi Ö İ K Raporu, DPT Yayın No: 2555, Ö İ K: 571, Ankara, 2001 |
| | |
| | #6 (permalink) |
![]() Bir Gün Anlarsın Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 24
Mesajlar: 3.430 İtibar Gücü: 51 | Küresel ısınmaya karşı - Bulunduğunuz ortam sıcaklığını düşürün. Fazla değil, sadece 1°C düşürün, böylece bir miktar enerji tasarrufu yapabilirsiniz. Eğer üşürseniz; ki bu ihtimal genelde yoktur, üzerinize modaya uygun bir kazak, süveter giyebilirsiniz. - Elektrikli cihazların Stand by konumunda bırakmayın. Televizyonlarımızı stand by konumunda bırakmak bir miktar enerjiyi gereksiz yere harcamamıza neden olur. Kumandayla kapatmak yerine oturduğumuz yerden kalkarak TV'yi üzerinden kapatabiliriz. - Şarj cihazlarını prizlere takılı bırakmayın. Küçük şarj cihazları kullanılmadıkları zaman bile bir miktar enerji harcarlar. Cep telefonu, oyuncaklar... gibi cihazlarınızı şarj etmediğinizde ya da pilleri dolduğunda şarj cihazlarını prizde bırakmayınız.) - Daha fazlasını kaynatmayın. Su ısıtıcıları sizin çay ya da kahve içmeniz için gereken enerjiden çok daha fazlasını harcarlar. Eğer bir bardak içecekseniz sadece bir bardak su kaynatın daha fazlasını değil. - Uçağa daha az binmeye çalışın. Bu toplantıya katılmak için gerçekten uçakla mı gitmeniz gerekiyor ? Tatilinizi gerçekten yurtdışında yapmaya mı ihtiyacınız var? Ve tüm dünyadaki akrabalarınız, sizi gerçekten sevselerdi size yakın bir yere yerleşmezler miydi : ) - Çok parlak ışıkları söndürün. Gerçekten onlara ihtiyacınız yoksa lütfen onları kapatın. Zira onlar çok fazla enerji tüketirler. Eğer karanlıktan korkuyorsanız, inanın hayaletler gerçek değil. - Daha verimli ampul kullanın. Düşük enerji ampulleri size gereken ışığı verdikleri gibi 3 kat daha az güç harcarlar. - Dondurucularınızı sızdırmaz hale getirin. Dondurucular çok iyi sızdırmazlık sağlandığında en yüksek verimde çalışırlar, bu sayede havayı dondurmak için yoğun bir şekilde çalışmak zorunda kalmazlar. - Arabanızı olabildiğince az kullanın. Yürüyün, ata binin, koşun, paten kayın, toplu taşıma araçları kullanın… Her ne durumda olursa olsun aracınızı kullanmamaya çalışın. - Evinizin ısısını havaya atmayın. Evinizin çatı arasını, duvarlarını, sıcak su hatlarını ve kazanı ısı kaçağına karşı izole edin. Kapı pencere ve çerçevelerinizi hava kaçaklarına karşı kontrol edin. Evinizi ılık tutun, sıcak değil ve böylece gezegenimizi biraz daha soğutmuş olursunuz. - Çamaşır yıkama sıcaklığını düşürün. Kıyafetlerinizi 40-60 derecede yıkayacağınız yerde 30 derecede yıkayın. Makineniz daha az enerji kullanmış olur ve elbiseleriniz hala parlayan beyaz renklerde kalır. - Yiyeceklerinizi kendi bölgenizden temin edin. Yakın çevrenizdeki yiyeceklerle beslenin, dünyanın bir ucundakilerle değil, sadece çevrenizdeki yiyecekleri yemekle ölmezsiniz. Böyle bu yiyecekler dünyanın diğer uçlarından uçaklarla size taşınmaz. |
| | |
| | #7 (permalink) |
![]() Kayıt: 20.09.2006
Mesajlar: 3.485 İtibar Gücü: 18 | PayLa$ımın için T$kLeR. |
| | |
| | #8 (permalink) |
![]() Bir Gün Anlarsın Kayıt: 21.04.2006 Yaş: 24
Mesajlar: 3.430 İtibar Gücü: 51 | Küresel Isınmayı Yavaşlatmak İçin Neler Yapabiliriz Uzmanlar, küresel ısınmayı yavaşlatmak için 10 yıl kaldığı konusunda uyarıyor. Küresel ısınma, tüm dünyayı olduğu gibi, Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Daha şimdiden kuraklık tehdidi baş gösterdi bile… Dünya Doğal Hayatı Koruma Derneği, bireysel olarak uygulayabileceğimiz basit ama etkili önlemler konusunda yol gösteriyor. Küresel ısınmaya karşı basit önlemler: 1. Su Tatlı su, yeryüzünde yaşamın sürekliliği için en temel gereksinimdir. Yeryüzünün yüzde 70'i suyla kaplı olmasına karşın, bunun yüzde 97'si deniz suyudur. Yüzde 2'si kutuplarda buzul halindedir. Sonuç olarak, tüm dünyada içilebilir su miktarı varolan kaynakların yalnızca yüzde 1'idir. Bu kaynaklar, artan dünya nüfusu, kalkınma ve yatırım kararları nedeniyle giderek tükenmektedir. Kalkınma programları, tatlı su kaynaklarının sürekliliğiyle uyum içinde yürütülmedikçe, doğaya verilen zarar artacaktır. Su döngüsü ve onu destekleyen ekosistemler, suyu arıtarak ve geri dönüştürerek insanlar, hayvanlar ve bitkiler için hazır hale getirir. Ancak günümüzde en çok bozulmuş habitat türü tatlı su ekosistemleridir. Türkiye'de son 40 yıl içinde 1 milyon 300 bin hektar sulak alan kurutulmuş ve tahrip edilmiştir. Bu da Van Gölü'nün üç katından fazladır. Türkiye'nin tüm kullanılabilir su varlığı 110 milyar metreküptür. Tuna Nehri'nin Karadeniz'e bir yılda 206 milyar m3 su boşalttığı göz önüne alınırsa, sanılanın aksine, ne kadar su fakiri olduğumuz anlaşılacaktır. •Evde kullanılan temizlik malzemeleri, atık sularla birlikte nehirlere karışır. İçinde fosfat bulunmayan ve suda ayrışabilen temizlik ürünlerini kullanın. •Dişlerinizi fırçalarken, bulaşık yıkarken ya da traş olurken açık bırakılan musluk, dakikada yaklaşık 15-20 litre suyun boşa akmasına sebep olur. •Tek bir kişi yılda ortalama 49 bin 140 litre suyu tuvaletlerde tüketir. Sifonun bir kez çekilmesi ile 10 lt su harcanır. Yeni teknolojiler sayesinde standart modellere göre yüzde 60 daha az su tüketen klozetler bulunmaktadır. •Sifon çekildiğinde suyu renklendirsin ve temizlesin diye tuvalete asılan maddeleri kullanmayın. Bunlar kanalizasyona karışarak kirliliğe sebep olur. •Çamaşır suyu, atık maddelerin ayrılıp çözülmesini sağlayan yararlı bakterileri öldürür. Çamaşır suyunu olabildiğince az kullanın. •Bozuk musluklardan ve tuvaletlerden sızan su, evinizdeki toplam su tüketiminin yüzde 5'i kadardır. Akan tesisatınızı onarın. •Kapı önü, balkon, teras gibi yerlerin temizliğinde hortumla su tutmak yerine süpürge kullanın. •Bahçenizi sulamak için, buharlaşmanın az olduğu sabah ya da akşamüstü saatlerini tercih edin. •Arabanızı yıkarken kova ve sünger kullanın. Hortumla yıkama, yaklaşık 550 litre su kullanımı demektir. •Musluklara ve duş başlıklarına takılan ve su akışını azaltırken basıncı artıran yeni sistemleri edinin. •Suyu kireç ve bakterilerden arındıran filtreler kullanın. 2.Tarım ve gıda •Organik tarımla elde edilen ürünleri seçin. Organik tarımla elde edilen sebzeler diğerlerine göre daha fazla yararlı madde içermektedir. •Uluslararası sertifikaları olan organik tarım ve hayvancılık ürünlerini tüketerek sürdürülebilir üretimleri destekleyin, organik tarımın yaygınlaşmasına katkıda bulunun. •Günlük gıdalarınızı seçerken mümkün olduğu kadar yaşadığınız yörede ve bulunduğunuz mevsimde yetişen taze besinleri tercih edin. Bu hem sizin sağlığınız hem de çevre açısından en doğru yaklaşımdır. •Doğal koşulları zorlamadan ve değiştirmeden elde edilen ürünlerle beslenerek hem kendinize, hem de çevreye verilen zararın azalmasına katkıda bulunun. •İşlenmiş, ambalajlanmış gıda satın alırken ya da tüketirken mutlaka üretim, tüketim tarihlerini ve içindekiler bölümünü okuyun. Ürünün içinde bilmediğiniz maddeler varsa mutlaka ne olduklarını araştırın. 3.Temizlik •Temizlik ürünü satın alırken, ne tür temizlik için kullanacağınızı düşünün. Yalnızca gereksiniminiz olan ürünleri satın alın. •Temizlik ürünü satın alırken konsantre ürünleri tercih etmeniz hem tasarruf sağlar, hem de daha az ambalaj tüketmenize neden olur.Ambalajı geri dönüştürülmüş ürünleri tercih edin. •Aldığınız ürünü kullanmadan önce, mutlaka kullanma kılavuzunu okuyun. •Temizlik ürünlerini kesinlikle birbiriyle karıştırmayın. •Kullanma dozunu etikette belirtildiği kadar ayarlayın. Fazla kullanmak daha iyi temizlik sağlamazken, hem sağlığınıza, hem de çevreye daha çok zarar verir. •Temizlik ürününü çocukların erişemeyeceği yerlerde saklayın. •Temizlik ürünlerinin kapaklarını sıkıca kapatın ve hiçbir temizlik ürününü yiyeceklerle aynı dolapta saklamayın. •Temizlik ürünlerini sonuna kadar kullanın. Ambalajları içinde kalan maddelerle çöpe atmayın. •Hiçbir temizlik ürününü kendi ambalajından başka bir ambalajda saklamayın. •Bulaşık makinesine koymadan önce yemek artıklarını iyice temizleyin. •Yanıcı maddeleri yaşam alanınızdan uzak bir yerde saklayın. •Temizlik ürünlerini oda sıcaklığında ve kuru bir yerde saklayın. •Fazla miktarda temizlik ürünü kullanılması gerektiğinde, ortamı iyice havalandırın. •Bulaşık ve çamaşır makinenizi aşırı doldurmamaya özen gösterirken, tam dolmadan da çalıştırmayın. •Temizlik ürünlerini her kullanışınızda koruyucu eldiven kullanma alışkanlığı edinin. 4.Enerji Her tür enerji, elde edilmesinden son kullanıcıya ulaştırılmasına kadar geçtiği tüm aşamalarda havaya, suya, yaşayan canlılara ya da yok edilmesi sorun olan atıklarıyla çevreye zarar verir. Hidrolik enerji, nehirlere barajlar kurulmasına, barajlar da nehir kıyısında yaşayan insan topluluklarının başka yerlere göç etmesine ve nehir ekosisteminin çökmesine sebep olur. Rüzgar ve güneş enerjisi santralleri habitatların etkilenmesi ve doğal peyzaj bütünlüğünün bozulması anlamına gelir. Biyokütle enerjisi temini için kullanılan bitkilerin yetiştirileceği tarlalar, belirli doğal alanların tarım alanına dönüştürülmesine sebep olur. Fosil yakıtların yerini nükleer enerjinin alması, hem nükleer kaza kaygısı, hem de radyoaktif atıkların güvenli biçimde depolanamaması yüzünden olanaksız görünür. •Gerekmediği zamanlarda bir saniyeliğine bile olsa ışığı kapatın. •Her ortam için doğru tip ve büyüklükte ışıklandırma kullanın. •Floresan ampulleri tercih edin. •Mikrodalga fırınlar donmuş yiyeceklerin çözülmesi için kullanıldığında fazla enerji harcar. Ancak yiyeceklerin ısıtılması, az miktarda yemek yapılması, su kaynatılması gibi amaçlarla kullanıldığında ekonomiktir. •Suyu ocak yerine elektrikli ısıtıcıda ısıtarak hem daha hızlı sonuç alırsınız, hem de daha az enerji harcarsınız. •Güneşi bol yerlerde yaşıyorsanız, sıcak su gereksiniminizi güneş enerjisiyle sağlayın. •Klimaların filtresini en az ayda bir kez değiştirin. •Evinizi ısı kaybına karşı yalıtın. •Eşyalarınızı radyatörleri kapatacak şekilde yerleştirmeyin. •Eğer çok ihtiyaç varsa, klima yerine vantilatör kullanmayı tercih edin. •Klima kullanıyorsanız, doğrudan güneş ışığı almayan yerlere yerleştirin. •Mutlaka kurşunsuz benzin kullanın. Yüksek performans sağlayan benzin türlerini yeğleyin. •Otomobil alırken, öncelikle gereksiniminize göre büyüklüğünü belirleyin. Daha sonra da kendi sınıfında yakıt tüketimi en az olan modelleri seçin. Hem siz tasarruf edersiniz, hem de doğaya yararlı olursunuz. •Evinizde kullandığınız yakıtların düşük kükürt içermesine özen gösterin. •Günümüzde çalıştırılmadan önce otomobillerin motorlarının ısıtılmasına gerek yoktur. •Otomobillerde aşırı yük taşımak benzin tüketimini artırır. Taşıma kapasitesini aşmayın. 5.Ulaşım Ulaşım araçlarının karbondioksit (CO2) emisyonu, sera etkisi yaratan en etkin gazlardandır. Toplam karbondioksit emisyonunun yüzde 80'i ve azot oksitlerin (NOx) emisyonunun yüzde 60'ı kara yolu ulaşımından kaynaklanır. •Olabildiğince toplu taşıma araçlarını tercih edin. •Kısa mesafelere arabayla gitmek yerine, yürüyün. •Satın alırken kurşunsuz benzin tüketen araçları tercih edin. •Aracın egzoz emisyon ölçümünü, lastiklerin rot-balans ve hava ayarını düzenli aralıklarla yaptırın. •Benzin deposunu ağzına kadar doldurtmayın. Depo çok dolu olduğunda benzin buharı sızarak hava kirliliğine sebep olur. •Dengesiz ve aracın kapasitesinin üzerindeki yüklemeler, daha fazla benzin yakılmasına ve lastiklerin ömrünün azalmasına sebep olur. •Uzun duraklamalarda aracın kontağını kapatın. •Kullandığınız fren ve debriyaj balatalarının asbestsiz olmasına dikkat edin. Her fren yaptığınızda balatalardan ya da sürekli kullanım halinde olan debriyaj sisteminden atmosfere karışan asbest, solunum yoluyla akciğerlere gider. •Aracınızın düzenli bakımını ihmal etmeyin. •Gereksinim duyduğunuzdan daha büyük araç almayın. Aracınızın hava ve yakıt filtrelerini her zaman temiz tutun. •Araç kullanırken bütün camları sonuna kadar açmak aracın aerodinamik yapısını bozarak daha fazla yakıt tüketimine sebep olur. •Patinajlar ve ani frenler hem daha fazla yakıt tüketmenize, hem de lastiklerin ve fren balatalarının aşınmasına sebep olur. •Satın aldığınız aracın Avrupa Birliği emisyon normlarına uygun bir motora sahip olduğundan emin olun. 6.Ambalaj a-) Plastik Plastiğin doğada yok olma süresi bin yıldır. Ham petrol, doğal gaz gibi yenilenemeyen kaynaklar plastik üretimi için azaltılmakta, oluşan zararlı gazlar hava, su ve çevre kirliliğine sebep olmaktadır. Plastik yandığında, çok tehlikeli bir madde olan ve sera etkisi yaratan dioksin ortaya çıkar. b-) Cam Kullandığımız tüm ürünler içinde yüzde 100 geri dönüştürülebilen ve sonsuz kullanımı olan tek madde camdır. Cam çevreden toplanıp renk ayrımı, temizleme, yıkama ve öğütme işlemlerinden geçtikten sonra yeniden üretime kazandırılır. Kırık camların eritilmesi ve yeniden değerlendirilmesi, asıl süreçten yüzde 32 daha az enerji kullanılmasını sağlar. Yani, bir tek cam şişe geri dönüştürüldüğünde, 100 Watlık bir ampulü dört saat yakabilecek enerji tasarruf edilmiş olur. Hammadde kullanımı yerine geri dönüşüm yoluyla üretilen cam, üretimi sırasında neden olunan hava kirliliğini yüzde 20 oranında, su kirliliğini de yüzde 50 oranında azaltır. Cam ambalajların bir özelliği de cam şişe ve kavanozların yıkanarak tekrar kullanılabilmesidir. Bunlar toplandıktan sonra fabrikada yıkanır ve tekrar doldurulurlar. Bir cam şişe ortalama 20 kez kullanıldıktan sonra geri dönüştürülür. c-) Kağıt Kağıdın hammadesi olan selüloz lifi, odun, pamuk, şeker kamışı ve kullanılmış kağıttan elde edilir. Avrupa'da atık kağıt tüm kağıt üretiminin yüzde 65'ini karşılamaktadır. Kullanımdan geri dönen atık kağıtlar, mürekkepten arındırma ve beyazlatma gibi birtakım işlemlerden geçirilir. Üretilen kağıdın, en iyi koşullarda ancak yüzde 40'ı geri dönüştürülebilmektedir. İş dünyasının yazı kağıtları ve fotokopilerden yılda yaklaşık 1 milyon ton atık kağıt ürettiği tahmin edilmektedir. Yüzde 100 geri dönüşümlü kağıttan üretilmiş bir ton kağıt, 17 ağaç, 4100 kws enerji ve yaklaşık 26.5 m3 suyun tasarruf edilmesi demektir. Geri dönüşümlü liften üretilmiş kağıt, hava kirliliğini yüzde 74, su kirliliğini yüzde 35, enerji sarfiyatını yüzde 28 oranında azaltmaktadır. Ancak bir süre sonra lifleri parçalanarak kullanılmaz hale geldiği için kağıt atıklarının geri dönüşümü sınırlıdır. d-) Metal Bugün konserve, reçel, hayvan mamaları, tatlılar, çaylar, kahveler, meşrubatlar ve spreyler gibi birçok ürünün saklanmasında metal ambalajlar kullanılmaktadır. Evsel atıkların yüzde 5'ini oluşturan metal ambalajların çöpe atılması, çok büyük miktarda hammadde ve enerji kaybına sebep olur. Metal ambalajların geri dönüştürülmesi, kok kömürü, kireçtaşı ve demir cevheri çıkartılmasının üzerindeki yükü ve çöp dağlarında kapladıkları yeri azaltmaktadır. Bir ton kalay kaplı çeliğin geri dönüştürülmesi sonucu 1.5 ton demir cevheri ve 0.5 ton kok kömüründen tasarruf edilmektedir. Hammadde olarak demir cevheri kullanmak yerine metal ambalajların geri dönüştürülmesi enerji sarfiyatını yüzde 70, hava kirliliğini yüzde 30 ve su kirliliğini yüzde 60-70 azaltır. e-) Aluminyum Değerli olması ve çok kolay işlenmesi, alüminyumun geri dönüşümünü kolaylaştırmıştır. Bugün, tüm dünyada dakikada yaklaşık 108 bin alüminyum kutu geri dönüştürülmektedir. Orijinal hammadde kullanmak yerine geri dönüşüm yoluyla üretilen her bir alüminyum kutunun üretiminde yüzde 95 daha az enerji harcanmaktadır. •Geri dönüşümü destekleyin. Ambalajında geri dönüşüm işareti olan ürünleri yeğleyin. •Cam ambalajın binlerce yıldır geri döndüğünü ve içindeki ürünün camla hiçbir etkileşimde bulunmadığını bilerek alın. •Plastik poşet ve yiyecek kapları gibi plastik ürünleri yeniden kullanın. •Plastik traş bıçağı, çakmak, tükenmez kalem, folyo pişirme kapları gibi tek ya da çok az kulanımlık ürünleri kullanmayı en aza indirin. •Az miktardaki alışverişlerinizde plastik poşet kullanmayın. •Büyük boy ürünleri kullanın. Hacmi fazla ürünler hem daha fazla kulanım hem de daha az ambalaj tüketimi demektir. •Şişe ve kavanoz gibi cam saklama ürünlerini tekrar kullanın. •Atmak istediğiniz cam malzemeleri organik çöplerle birlikte atmayın. Biriktirip en yakınınızdaki cam kumbaralarına atın. •Cam şişe ve kavanozları atarken renklileri ve renksizleri ayırın. Metal kapakları çıkartın. •Çok fazla ambalaj malzemesi kullanılmış ürünleri almayın. •Çocuklara oyuncak alırken dayanıklı olmasına dikkat edin. Oyuncaklar bozulduklarında çöpe giderler ve geri dönüşümleri çok zordur. •Hediye olarak sevdiklerinize bir çevre örgütünün üyeliğini verin. 7.Sağlık •Doğru ve dengeli beslenme alışkanlıkları edinin. •Doğal yöntemlerle üretilmiş, ekolojik sebze ve meyvelerle beslenmeye özen gösterin. •Düzenli spor yapın. •UVA ve UVB ışınlarının zararlarından korunmak için mutlaka filtreli güneş gözlüğü kullanın. •Güneşe çıkarken mutlaka koruyucu güneş gözlüğü kullanın. •Sigara içmeyin, sigara içilen ortamlardan olabildiğince uzak durun. •Evde kullandığınız boya incelticileri, temizlik malzemeleri gibi çözücülerin kapaklarını işiniz bittiğinde sıkıca kapatın. Bu ürünlerin içinde bulunan bazı zararlı maddeler buharlaşarak havaya karışır ve sağlığınızı ciddi olarak tehdit eder. •Hastalandığınızda doğru ilacı, doğru zamanda, gerektiği miktarda kullanın. Doktor önerisi dışında ilaç kullanmayın. •İlaçları ve aşıları uygun sıcaklıkta saklayın. Kullanmadan önce prospektüsleri okuyun. •Son kullanma tarihi geçen ilaçların çöpe atılması çevre açısından tehlike yaratır. Bu ilaçlar usulüne uygun olarak paketlenerek Belediye Sağlık İşleri'nin denetiminde ortadan kaldırılmalıdır. 8.Bilgisayar ve ofis malzemeleri Bilgisayar, yaklaşık 24 kiloluk bir metal, plastik, cam ve silikon yığınıdır. Bir tek bilgisayarda bulunan yongaları üretmek için 12 ton su tüketilir. Bütün bir bilgisayarın üretimindeyse yaklaşık 33 ton su, 1 kg bakır, 700 çeşit kimyasal madde kullanılır, 2300 kws enerji harcanır ve 63 kg çöp ortaya çıkar. •Evinize ya da iş yerinize alacağınız bilgisayarın, yazıcının ya da fotokopi makinesinin, hem şimdiki hem de gelecekteki gereksinimlerinizi karşılayacak nitelikte olmasına özen gösterin. •Elektrik tüketimi benzerlerine göre daha düşük modelleri satın alın. •Aldığınız bilgisayarın ya da ambalajın, CD, disket, toner, kartuş vb. ofis gereçlerinin geri dönüşümlü malzemeden üretildiğinden emin olun. •Geri dönüşümlü kağıt kullanabilen yazıcıları yeğleyin. •Bilgisayardaki metinlerden kağıt çıktısı almaktan vazgeçin. Bu konuda ısrar eden kişilerin de bundan vazeçmesini sağlamaya çalışın. •Yazılı haberleşme yerine elektronik haberleşmeyi, kağıt kullanarak faks çekme yerine bilgisayarla faks çekmeyi ya da e-posta göndermeyi, belgeleri fotokopiyle çoğaltmak yerine elektronik ortamda iletimini tercih ederek kağıt kullanımını en aza indirin. •İş yerinde yazıcıları olabildiğince paylaşın. •Kullanmadığınız zamanlarda bilgisayarınızı ve tüm ofis gereçlerini kapatın. Bekleme konumunda da enerji tüketimi önemli düzeydedir. •Yazıcı ve fotokopi makinelerinde, üreticinin önerdiği kağıt ve diğer tüketim malzemelerini kullanın. Yanlış malzeme, gerecin bozulmasına sebep olabilir. •Kullanmayacağınız bilgisayarları atmayın, Türkiye'de bilgisayarla henüz tanışmamış daha pek çok okul olduğunu unutmayın. 9.Kozmetik •Kozmetik ürünlerin bulunduğu şişe, kutu vb. kapaklarını sıkıca kapatın. •Güneş, kozmetiklerin içindeki koruyucuların bozulmasına sebep olur. Kozmetiklerinizi güneşte ve sıcak ortamlarda bırakmayın. •Ürüne asla su eklemeyin. Su, bakterilerin üremesine sebep olur. •Kokusu ya da rengi değişen ürünü atın. •Ambalajı zarar görmüş ürünü satın almayın. •Hayvanlar üzerinde test edilen ürünleri satın almayın. •Geri dönüşümlü ambalajı olan ürünleri tercih edin. •Ürünün etiketini, içindekiler bölümünü ve kullanma talimatlarını mutlaka okuyun. •CFC içeren spreyleri kesinlikle kullanmayın. Ozon tabakasına zarar vermeyen ürünleri tercih edin. •Makyaj malzemelerinizi başkalarıyla ortak kullanmayın. Mikrop bulaşabilir. •Temizliğinden emin olmadığınız parfümerilerdeki deneme ürünlerini kullanmayın. •Göz makyajı ürünlerinizi 3-4 ayda bir değiştirin. •Araba kulanırken asla göz makyajı yapmaya çalışmayın. •Enfeksiyon durumunda, durumu farkettiğiniz anda ürünü kullanmayı bırakın. O ürünü bir daha kullanmayın, atın. •Ürünü kullanmayı bıraktıktan sonra, ciltte oluşan sorunlar devam ederse, bir cilt doktoruna gidin. •"Dermatolojik olarak test edilmiştir", "hipoalerjenik", "doğal ürünler içerir" gibi yazılara dikkat edin ve bu tür ürünleri almaya çalışın. •Güneşe çıkarken, mutlaka yüksek koruma faktörlü kremler kullanın. •Alfa hidroksil asit (AHA) içerikli kremleri almadan önce cildinizin küçük bir bölümünde deneyin. •AHA içerikli ürünler güneşin etkisini artırmaktadır. AHA içerikli bir ürün kullanıyorsanız, güneşe mümkün olduğu kadar az çıkın, mutlaka yüksek koruma faktörlü güneş kremi kullanın. •Saçlarınızı boyatmadan 24 saat önce dirseğinizin iç tarafına çok az miktarda boyayı sürerek deneyin. Saç boyaları birçok kişide alerjik tepkilere yol açmaktadır. •Manikür sırasında, tırnakları çevreleyen deriyi kesmeyin ve itmeyin. Bu deriler, tırnağı oluşturan hücreleri korumakta ve enfeksiyonu engellemektedir. •Yapay tırnak kullanmayın. Uzun süre yapay tırnak kullanımı tırnakların ince, donuk ve kırılgan olmasına neden olur. 10.Zehirli kımyasallar a-) Oturma ve yatak odasında •Sentetik halılar, sentetik köpüklerden yapılan şilteler ve döşemeler, köpük, lateks ya da plastik malzemeden yapılan örtüler kullanmayın, bunlar uçucu organik kimyasallar (VOC) yayar. Yün, pamuk, jüt gibi organik doğal liflerden üretilmiş halıları tercih edin. •Halı yerine ahşap, seramik ya da mantar taban malzemelerini tercih edin. •Ürünlerde bulunan, brom içeren yanmayı önleyici maddelere kısıtlama getiren TCO 95 etiketi taşıyan bilgisayarları ve monitörleri alın. •Eğer hamileyseniz, halı kaplatma ya da önceden kaplanmış halıları kaldırtma, badana-boya işleri yaptırmayın. •Oda spreyleri ve koku yayıcılar yerine temiz havayı yeğleyin, pencerelerinizi açın! Bunu yapamıyorsanız, bir kase kabartma tozu gibi doğal koku gidericileri ya da vazo çiçekleri kullanın. •Kuru temizlemeden olabildiğince uzak durun. Makinede yıkanabilen kumaşları tercih edin. •Yatak odanızda televizyon, bilgisayar, video gibi elektronik aletler bulunmamasına özen gösterin. b-) Çocuk bakımında •İçeriğinde polikarbonat bulunan biberonları satın almayın. Piyasadaki biberonların çoğu, bisfenol A içeren polikarbonattan yapılmıştır. Bisfenol A, biberonun içindeki sıvıya geçebilen, hormon sistemine zarar verici bir kimyasaldır. Biberonun ambalajındaki PC7 yazısı ya da geri dönüşüm üçgeni içindeki 7 rakamı, ürünün içeriğinde polikarbonat kullanıldığını belirtir. •Eskimiş biberonları kullanmayın. •Çocukların iki yıldan daha eski PVC oyuncaklarla oynamasına izin vermeyin. •Çocuklar için plastik logo taşımayan ve kimyasal işlemden geçmemiş giysileri tercih edin. c-) Banyoda •Sentetik kokulu kozmetikleri kullanmak yerine, doğal ürünlerden yapılmış, kokusuz kozmetikleri kullanın. •Triklosan içeren diş fırçalarını, diş macunlarını ve ağız sularını kullanmayın. •Tehlikeli kokuları ve uçucu organik kimyasalları emebilen vinil yer malzemesinden uzak durun. •Klorinle ağartılmış kağıt bazlı temizlik ürünlerini kullanmayın. •Ürünlerinde phthalates kullanılmadığını belirten markaları tercih edin. •İçinde böcek öldürücü bulunan bit şampuanlarını kullanmayın. Bunlar tümüyle zehirli kimyasallardır. Plastik bit tarağı kullanarak, saçları ıslakken tarayın. d-) Mutfakta •Taze meyve ve sebzeleri iyice yıkamadan ve soymadan yemeyin. •Konserve gıdalardan uzak durun. •Triklosan içeren plastik kesme tahtalarını, bulaşık bezlerini, süngerleri, deterjanları, sabunları ve dezenfektanları kullanmayın. •Streç film kullanmayın. •Ambalajında PVC3 ve PC7 yazılarını ya da geri dönüşüm üçgeni içinde 3 ve 7 sayılarını gördüğünüz ürünleri almayın. •Taze, organik gıdaları işlenmiş gıdalara tercih edin. •Su filtresi kullanın. •Yağ oranı yüksek yiyeceklerin tüketimini en aza indirin. •Ton balığı gibi yağ oranı yüksek balıklar, yüksek düzeyde kimyasal madde içerebilir. Bu durum özellikle çocuklar, hamile kadınlar, hamile kalmayı planlayan ya da bebek emziren kadınlar için zararlıdır. 11.Sürdürülebilir kalkınma kavramı •Yaşama saygı duymak •İnsanoğlunun yaşam kalitesini artırmak •Yeryüzündeki yaşamın çeşitliliğini korumak •Yenilenemeyen kaynakların tüketimini en aza indirmek •Yeryüzünün taşıma kapasitesinin üzerine çıkmamak •Alışkanlıklarımızı değiştirmek •Herkesin kendi yöresine sahip çıkmasına olanak tanımak •Kalkınma ve çevreyi bütüncül politikalar çerçevesinde ele almak |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Kategori | Cevaplar | Son Mesaj |
| Küresel ısınma ve Türkiye'ye etkileri | @izci@ | Türkiye Hakkında - Genel - | 3 | 12-03-2008 18:07 |
| yagların ruhi etkileri | Ruhsar | Şifali Bitkiler | 3 | 20-06-2007 23:21 |
| Küresel Isınmanın Sonucları | arda34 | Yeni Teknolojiler ve Haberler | 2 | 31-05-2007 00:32 |
| Günahların Yan Etkileri | Raid_IRON | Dini Konular | 4 | 26-01-2007 14:51 |
| Renkler ve etkileri... | **Zerd@** | Bilelim Öğrenelim | 0 | 30-11-2006 23:43 |